onedio
Sağlıklı Bir Cilt İçin 10 Altın Kural
Güzel ve sağlıklı bir cilt için en temel 10 kuralı biliyor musunuz? Bunları yapın, gerisini kozmetiğe bırakın! Kozmetik dünyasından medet ummadan önce yapmamız gereken bazı temel kurallar var. Cilt sağlığımız için önce bunlara uymalıyız, sonra bakım ürünlerindan fayda beklemeliyiz… 1. Güneş ışınlarına çok fazla maruz kalmayın. 2. Günde en az 8-10 bardak su için. 3. Sigaradan ve sigara içilen ortamdan uzak durun. 4. Alkol ve kafein tüketmekten kaçının. 5. Hayatınızdaki stres faktörleri ile mücadele etmeyi ve rahatlamayı öğrenin. 6. Düzenli egzersiz yapın. 7. Demir yönünden zengin besinler tüketmeye özen gösterin. 8. Vitamin ve mineral yönünden dengeli ve yeterli beslenin. 9. Kesinlikle güne kahvaltı yapmadan başlamayın. 10. Günde 1-2 fincan yeşil çay tüketin.
2014'te Doğum Yapacak En Ünlü 10 Kadın
Scarlett Johansson 1998 yılında oynadığı Atlara Fısıldayan Adam filmindeki rolü ile çıkış yaptı. Daha sonra Hayalet Dünyası (Ghost World), Bir Konuşabilse (Lost in Translation) ve İnci Küpeli Kız (Girl with a Pearl Earring) gibi filmlerde rol aldı. 2003 yılında iki Altın Küre adaylığı kazandı.İlk bebeğini bekliyor.
Tüm Zamanların En İyi 10 Şarkıcısı
Leto, Thirty Seconds to Mars'ın solisti ve gitaristidir. Grubu 1998 yılında Los Angeles'ta abisi Shannon Leto ile birlikte kurmuştur. Thirty Seconds to Mars kendi grup adlarını taşıyan ilk albümlerini 2002'de yayınladı ve olumlu eleştiriler aldı.Daha sonra yayınladıkları albümü A Beautiful Lie (2005) birçok ülkede platinyum almıştır. This Is War (2009) grubun üçüncü albümüdür, 2009 Aralık ayında yayınlanmıştır. Dördüncü stüdyo albümleri Love, Lust, Faith and Dreams (2013) Mayıs ayında çıkmıştır. Ve albümün çıkış şarkısı Up in the Air Mtv Video Müzik Ödüllerinde 'En İyi Rock Klibi' ödülünü almıştır. Leto aynı zamanda müzik videolarını da kendisi yönetmiştir.
Muhtemelen Daha Önce Görmediğiniz 32 İlginç Şey
Çoğumuz dünyada olup biten pek az şeyin farkındayız. Neyse ki teknoloji ve fotoğrafçıların sayesinde daha fazlasını öğrenebilme şansımız var. Bu galeride sizler bilmediğiniz ilginç şeyleri sunmaya çalıştık.İyi eğlenceler...
Kafanızı Kurcalayacak 10 Paradoks
etiket
Paradoks, görünüşte doğru olan bir ifade veya ifadeler topluluğunun bir çelişki oluşturması veya sezgiye karşı bir sonuç oluşturmasıdır. Çoğunlukla, çelişkili gözüken sonuç veya sonuçların aslında çelişkili tarafları vardır. Kimi zaman kendiliğinden oluşan paradokslar olduğu gibi matematikçilerin ve ünlü düşünürlerin oluşturduğu dünyaca ünlü paradokslar da vardır: Bu tip paradokslar matematikte yeni buluşlara yol açarken, soyut düşünceyi de beslemiştir. Ne tür paradoks olursa olsun ortaya çıkan sorular ve karışıklık hem ilginç, hem de eğlendiricidir.
Reklam
Birbirinden Yeni İzlenesi 10 Yabancı Dizi
Biri Vampir mi dedi? The Strain, bir vampir salgını konusunu ele alıyor. Dizinin ilk sezonu 13 bölümden oluşacak. Yapımcılar, Guillermo Del Toro ve Lost'un yapımcıları.
Reklam
Final Yapmış En İyi 20 Yabancı Dizi
etiket
Ekonomik bunalımın bütün dünyayı huzursuz ettiği 1930'lu yıllarda bu olağandışı topluluğun ve ucubelerinin dengeler üzerindeki oyununu konu ediyor. Seyir halinde olan karnavalın son üyesi Ben Hawkins, California'da yaşayan Rahip Justin Crowe'la aynı gizemli ve şifreli rüyaları paylaşıyor. Sihrin bu son çağında, kaderleri birleşen bu iki insan, bilinçli ya da bilinçsiz olarak iyilik ve kötülük arasındaki büyük çarpışmaya doğru sürüklenirler...
'Bu Vahşiliğe İlgisiz Kalmamız Söz Konusu Değildir'
MHP Genel Başkanı Bahçeli, İsrail'in Gazze'ye saldırısına ilişkin, 'İsrail insan canı almakla kalmamış, hukuk cinayetleri de işlemiştir. Elbette bu olan biten vahşiliğe ilgisiz kalmamız söz konusu değildir' dedi.KAYSERİ MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarına tepki göstererek, 'Gerek Türkmeneli'nde gerekse de Gazze'de ölümler otomatiğe bağlanmıştır. İsrail insan canı almakla kalmamış; hukuk cinayetleri de işlemiştir. Elbette bu olan biten vahşiliğe ilgisiz kalmamız söz konusu değildir' dedi. Bahçeli, partisinin il başkanlığı tarafından Kayseri Kadir Has Kongre Merkezi'nde düzenlenen bayramlaşma programında yaptığı konuşmasında, herkesin geçmiş bayramını tebrik etti. Her günün bayram havasında geçmesi temennisinde bulunan Bahçeli, 'Küslükler bizden uzak olsun. Kavgalar bize yabancı dursun. Gerilimden, gerginlikten, cepheleşmeden ve ayrımcılıktan siyasi medet uman kriz ve kaos mihraklarını aramıza sokmayalım. Türkiye'nin önüne engel çıkaran, Kayseri'nin huzuruna kast eden hükümet beslemeli imtiyazlı çevrelere fırsat vermeyelim. İstikbalimizle oynayanlara karşı saflarımızı sıkı tutalım. Lütuf bildiğimiz değerlere hazımsızlık çeken iç ve dış odaklara karşı uyanık ve hazırlıklı olalım' şeklinde konuştu. Türk İslam aleminin çok acil huzur ve sükunete kavuşmasını dileyen Bahçeli, insanlık vicdanının küçücük yavruların şiddete kurban gitmesine gözü kapalı, kundaktaki bebeklerin ölümüne seyirci kaldığını söyledi. İnsan hakları örgütlerinin, küresel adaletin, uluslararası toplumun ölen ve öldürülen Türk ve Müslüman olunca acınacak halde duyarsız kaldığını dile getiren Bahçeli, şunları kaydetti: 'Maalesef İsrail oruç demeden, bayram demeden Gazze saldırısını sürdürmektedir. Batı Şeria'da 12 Haziran'da kaybolan 3 Yahudi yerleşimcinin 18 gün sonra ölü bulunmasının ardından vahşet örtüsü Gazze'nin üzerine serilmiştir. İsrail yönetimi 25 gündür Gazze'ye cehennem azabı yaşatmaktadır. Şu ana kadar bin 300'e yakın Gazzeli hayatını kaybetmiş, 7 bin Gazzeli yaralanmıştır. Yapılan son açıklamalara göre, 70'i aşkın cami bombalanmış, 2 bin 360 ev yıkılmış, 23 bin ev kullanılamaz hale gelmiştir. Ramazan Bayramı'nın ilk gecesi Gazze yine vurulmuş, onlarca masum katledilmiştir. İsrail, bayramın üçüncü gününde, yani dün, bir okulu hedef almış ve yine kan dökmüştür. Gerek Türkmeneli'nde gerekse de Gazze'de ölümler otomatiğe bağlanmıştır. İsrail insan canı almakla kalmamış; hukuk cinayetleri de işlemiştir. Elbette bu olan biten vahşiliğe ilgisiz kalmamız söz konusu değildir.' İsrail'in Gazze'ye ölüm saçarken, vicdan, insanlık, hoşgörü, merhamet yerlerde sürünürken AK Parti hükümetinin etkisiz ve edilgen olduğunu öne süren Bahçeli, 'Aday Erdoğan Gazze çığlığı atarken, Gazze sömürüsü yaparken, kanı durduracak, saldırıları engelleyecek tesirli adımlardan uzaktır' dedi. Türk milletinden özür dilemelidir Gazzeli masumlar ölürken, Erdoğan'ın geri istenen Yahudi Cesaret Madalyası'nı iade edecek dirayeti henüz gösteremediğini ifade eden Bahçeli, Türkiye'nin Washington Büyükelçisinin, aday Erdoğan adına Amerikan Yahudi Kongresi'ne mektup yazdığını, '2004 yılında alınan ödülü iade etmekten memnuniyet duyacağız' açıklaması yaptığını belirtti. Erdoğan'ın ödülü geri vermeye hazır olduğunu elçisi kanalıyla açıkladığını, o halde sözünü, vaadini hemen somut olarak yerine getirmesi gerektiğini dile getiren Bahçeli, şöyle devam etti: 'Hatırlarsanız bayramın ilk günü Erdoğan'a, Ankara'dan bir çağrı da bulunmuş ve 10 yıl önce aldığı cesaret ödülünü yüzsüzce, onursuzca taşımaktansa derhal iade etmesini istemiştim. Bugün de aynı sözümü daha güçlü bir şekilde tekrarlıyorum. Aday Erdoğan boynunda taşıdığı kanlı ödülü derhal çıkarmalı ve sahiplerine göndermelidir. Durmamalı, gecikmemeli, korkmamalıdır. Hatta bununla da yetinmemeli, BOP Eşbaşkanlığının lekesini üzerinden temizlemeli, Müslüman katillerine sesini yükseltmelidir. Erdoğan, Türk milletinden özür dilemelidir. Halen içinde kıvrandığı, halen ortasında çırpındığı emperyalist gaddarlıktan yakasını kurtaracak adamlığı göstermelidir. Aday Erdoğan yıllardır zalimlerle kolkoladır.' Erdoğan'ın bir taraftan İsrail'e 'eften püften' tepkiler vermekle kalmadığını, diğer taraftan Türkmenlere de sırtını döndüğünü iddia eden Bahçeli, 'Türkmenlerin ölümünü korkakça izlemiş, onların varlık mücadelesine en ufak bir destek vermemiştir. Gün be gün soydaşlarımızın erimesine, yerlerinden yurtlarından edilmesine ve sistematik ölümlerine insaflı ve milli bir tavır gösterememiştir. Erdoğan Patani'ye üzülmüş, Myanmar'a sızlanmış, Somali'ye ağlamış fakat Türkmeneli'ne karşı taş kalpli kesilmiştir' diye konuştu. Türkmenlerin hayrına ne yapmış, hangi ihtiyaçlarını gidermiştir Erdoğan'ın bayramın ilk günü, partisinin İstanbul İl Başkanlığınca Haliç Kongre Merkezi'nde düzenlenen bayramlaşma töreninde, duyan herkesi pes dedirtecek açıklamalarda bulunduğunu iddia eden Bahçeli, şunları söyledi: 'Bu zihniyet şöyle demiştir: 'İddialı konuşuyorum, cumhuriyet tarihinde Türkiye dışındaki Türkmen kardeşlerinin yanında bizim gibi var olan bir hükümet olmamıştır'. Erdoğan ispatını ispatla mükelleftir. Bugüne kadar Türkmenlerin hayrına ne yapmış, hangi ihtiyaçlarını gidermiştir? Eğer Erdoğan, Kerkük’ü peşmergenin ele geçirmesini, Musul'un IŞİD tarafından işgalini kast ediyorsa, doğrudur, bu alçaklıklara hakikaten de çok emeği geçmiştir. Türkmenler ölüyorken, IŞİD'e göz yuman, Musul'daki diplomatik misyonumuza saldırıyı sineye çeken aday Erdoğan'dır. Türkmenler cinayetlere uğrarken, Barzani'ye 'kardeşim, dostum' diyerek sarılan, Kürdistan nakaratlarıyla başından konfeti temizleyen aday Erdoğan'dır. 'Onlar Şii' diyerek mezhepçilik yapan, Türkmenlere vicdan kapılarını sürgüleyen de aday Erdoğan'dır. Erdoğan, Türkmenlerin yanında olduklarını söylüyorsa; şu anda onbinlerce soydaşımızın aç ve açıkta olmasını nasıl izah edecektir? Yardım konusunda çok iddialı ise Ortadoğu'yu inleten Türkmen çığlığını, toprağa düşen Türkmen bedenlerini ne şekilde açıklayacaktır?' Erdoğan'ın milletin adamı olarak değil, bölücülerin, Siyonizmin, batı hesaplarının, soyguncuların, rüşvetçilerin, açılım, yıkım ve çözüm lobisinin 17-25 numaralı adamı olarak öne çıktığını ileri süren Bahçeli, 'Şimdi siz değerli Kayserili vatandaşlarıma soruyorum, böyle birisinden Cumhurbaşkanı olur mu? Kayseri'nin hemşehrisi Cumhurbaşkanımız Sayın Abdullah Gül'e haksızlık yapan, nefis hatırlatması yanlışına düşen, adını doğru dürüst anmayan, siyasi planlamada yok sayan bir adama Kayseri destek verecek midir? Sayın Gül'ü vesayetçi imasıyla zan altında bırakması, koşmayan, terlemeyen, yetkilerini kullanmayan bir Cumhurbaşkanı olarak göstermesi vefasızlık sayılmayacak mıdır?' şeklinde konuştu. Bahçeli, 'Yeni Türkiye denen kepazelik, öze dönüş değil, özden keskin kopuştur. Yeni Türkiye kuruluş ruhuna dönüşme değil, bu ruhu yok etmedir. Aday Erdoğan Diyarbakır’da, 'kimlikler, kültürler, klavyeler, diller üzerindeki baskıyı kaldırdık' diyerek PKK’ya göz kırpmıştır' dedi. Bahçeli, partisinin il teşkilatı tarafından Kayseri Kadir Has Kongre Merkezi'nde düzenlenen bayramlaşma programında yaptığı konuşmada, Başbakan Erdoğan'ın tarihi bir gaflet ve hatanın içinde olduğunu, Türkiye'yi 12 yılda mahvettiğini öne sürdü. Terör örgütü PKK'ya affın kapıda olduğu görüşünü savunan Bahçeli, teröristlerin dağdan indikten sonra bizatihi hükümet tarafından güvenceye alınacağını, el bebek gül bebek muamelesi göreceğini iddia etti. 1 Ekim'de göreve başlayacağı ve çoğunlukla Erbil'de faaliyet göstereceği söylenen Kamu Güvenliği Müsteşarlığı bünyesinde kurulacak özel sekretaryanın teröristlerle koordinasyonu sağlayacağını iddiasında bulunan Bahçeli, Mahmur Kampı'ndan dönüş için hazırlıklar yapıldığını, dağdan inen teröristlere konut yardımı yapılacağını, iş kurmaları için geniş imkanlar sağlanacağını öne sürdü. 'Yeni Türkiye' tepkisi 'Sizlerin evi yokken, işiniz ve aşınız bulunmazken PKK'lılara vergilerinizi peşkeş çekme niyeti hafife alınamayacak bir rezilliktir' diyen Bahçeli, şöyle devam etti: 'Aday Erdoğan PKK'ya diz çökmüştür. Erdoğan 26 Temmuz günü Diyarbakır’da, Türkiye’yi özüne, aslına, kuruluş ruhuna döndürdüklerini açıklamış ve buna da yeni Türkiye demiştir. Yeni Türkiye denen kepazelik, öze dönüş değil, özden keskin kopuştur. Yeni Türkiye kuruluş ruhuna dönüşme değil, bu ruhu yok etmedir. Aday Erdoğan Diyarbakır’da, 'kimlikler, kültürler, klavyeler, diller üzerindeki baskıyı kaldırdık' diyerek PKK’ya göz kırpmıştır. 'Köylerdeki, mezralardaki, yollardaki baskıyı kaldırdık' diyerek bölücülüğü yüreklendirmiştir. Erdoğan, Türkiye'yi ortadan kaldırmak üzeredir. Türk milletinin güvenlik duvarlarını imha etmenin eşiğindedir. Aday Erdoğan sözde çözüm sürecinde, barış, özgürlük, huzur, refah, birlik, beraberlik ve kardeşlik var iddiasındadır. Ne var ki çözüm süreci, çözülmedir, çökmedir, çürümedir.' 'Dünümüzde, bugünümüzde bu toprakların evladı olanları doğdukları yerlere göre tasnif etmek, suçlamak ve yabancı görmek çok büyük bir şuursuzluktur' diyen Bahçeli, şöyle devam etti: 'Bu bir insanlık suçudur. Bu bir nefret suçudur ve bu Türk milletini yok saymadır. Bu durum karşısında Priştine'den, Prizren'den, Sofya'dan, Üsküp'ten, Batı Trakya'dan, Ortadoğu'dan, Kafkaslar'dan gelen kardeşlerim ne diyecekler, Erdoğan'a nasıl dayanacaklardır? Rumeli türküleriyle gözleri nemlenen aziz vatandaşlarım Erdoğan'a kesif bir şekilde itiraz etmek ve varsa desteklerini çekmek için ne beklemektedir? Aday Erdoğan Türk milletinin birliğine suikast yapa yapa ne hakla, hangi yüzle cumhurbaşkanı olmak için mücadele vermektedir? Helal aşımıza haram lokma doğrayan bu adaya 10 Ağustos ders olmalıdır. Doğum yeri çetelesi tutan bu adaya 10 Ağustos'ta kabus yaşatılmalıdır.' AK Parti hükümetinin yolsuzluk ve rüşvet akıntısına kapıldığını iddia eden Bahçeli, rüşvetçilerin, 17-25 Aralık operasyonunu yapan savcılardan, polislerden teker teker intikam aldığını söyledi. Hırsızlığın, dürüstlükten öç aldığını ifade eden Bahçeli, şunları söyledi: 'Adaletsizlik, hukuksuzluk, usulsüzlük, temiz ve vicdanlı tutumları hedefe koymuştur. Türkiye'de suçlular yetki sahibidir. Kanun kaçakları yüksek mevkilerdedir. Kaçakçılar el üstündedir. Organize suç çeteleri altın dönemini yaşamaktadır. AKP'ye rüşveti bastıran işini yürütmektedir. Haracı veren ihaleyi kapmaktadır. Havuzlarda haram birikmiş ve taşmıştır. TÜRGEV'e bağış yapan kim varsa ya boğazdan arsa ya da devletten bol kazançlı, bol karlı iş almaktadır. Böylesi karanlık ve azap verici bir döneme aziz milletimiz müstahak değildir. Kayserili gece gündüz çalışıp evine ekmek götürürken, Erdoğan ve yandaşları malı götürmekte, küplerini doldurmaktadır. Haksızlığa engel olmak milli ve dini sorumluluktur. Erdoğan kamunun her imkanını kendi çıkarı için kullanmaktadır. Devlet, Erdoğan’ın oyuncağı, para kasası, çek defteridir. İşadamları Erdoğan’a bağış kuyruğuna girmiştir. İhalelerden alınan yüzdelere zam yapılmıştır. Terör lobisi, kan lobisi, rant lobisi, Rum lobisi, Barzani, PKK, IŞİD, HDP, Türk düşmanları, Mehmetçik katilleri, komplocular, çözümcüler, açılımcılar, kötü adamlar, 63'lükler Erdoğan demektedir.' 'Ekmeleddin Bey cumhurbaşkanı olacaktır' Türkiye'nin böyle gidemeyeceğini, böyle ayakta kalamayacağını, Türk milletinin bu 'rezaletlere' daha fazla katlanamayacağını belirten Bahçeli, '10 Ağustos, Ankara'da şehit sömürüsü yapıp, Diyarbakır'da PKK'ya tek kelime edemeyen adamın kenara çekileceği tarihtir. 10 Ağustos, Peygamberimizin Mekke'nin fethiyle gurura kapıldığını iddia eden günahkarların, 'akara makara' diyerek yüce kitabımızla alay eden rüşvetçilerin mahcup olacağı tarihtir. 10 Ağustos, rüşvetin, zilletin, hakaretin, iftiranın, iç ve dış politikada dibe vuran itibarın kaybedeceği tarihtir. 10 Ağustos, demokrasi dışı arayışların, özgürlük karşıtı cephenin, korku elçilerinin, teslimiyetçilerin, tavizkarların, müzakerecilerin, şiddetseverlerin boyun eğeceği kutlu bir yenilenmedir. Erdoğan'ın, mahvımız demek olan yeni Türkiye'sine karşı, ekmek kazanacak, Ekmeleddin Bey cumhurbaşkanı olacaktır' şeklinde konuştu. 10 Ağustos'ta huzur için, umut için, birlik için, kardeşlik için, itibar ve güvenlik için 'Ekmeleddin Bey' denilmesini isteyen Bahçeli, içeride dirlik, dışarıda itibar için Ekmeleddin İhsanoğlu'nun tercih edilmesi gerektiğini söyledi. 'Ekmeği bütün Ekmeleddin Bey'i cumhurbaşkanı olarak seçelim. Ekmekle oynayanlara değil, ekmeği nimet görenlere destek verelim. Ekmeğini kazanma derdinde olan kardeşlerim, söz sırası sizdedir' diyen Bahçeli, şunları kaydetti: 'Vatan, millet, bayrak diyen Türkiye sevdalısı ekmek bilen kardeşlerim, karar sizindir. Ülkesini ekmek kapısı gören, milletini ekmek gibi aziz bilen, sözü namus, yüzü nur dolu kardeşlerim, mühür elinizdedir. Ekmek parası için gurbetin yollarına düşen, ekmeğini taştan çıkarmak maksadıyla çalışmayı ibadet gören kardeşlerim yetki sizdedir. Ekmeleddin Bey varken, Cumhurbaşkanlığı makamını 17-25 Erdoğan'a vermeyiniz. Biliniz ki 10 Ağustos'ta ya ekmek kazanacak ya da ekmeksizler ekmek çalmaya devam edecektir. Türkiye Cumhuriyeti’nin doğrulması, Çankaya’yı kurtarmak için Ekmeleddin Bey Cumhurbaşkanı olmalıdır. Bunun için herkes, her dava arkadaşım geceyi gündüze katmalıdır.' Sandıklara mutlaka sahip çıkılması uyarısında bulunan Bahçeli, sandık güvenliğinin çok önemsenmesini, oy ve iradenin sandığa yansıtılmasını istedi. Bahçeli, konuşmasının ardından partililerle bayramlaştı. Muhabir: Musa ÖzyürekAA
Reklam
Devlet Bahçeli: 'İhsanoğlu Büyük Bir Mutabakatın Sonucudur'
MHP Genel Başkanı Bahçeli, 'Sayın İhsanoğlu, büyük bir mutabakatın sonucudur. Sayın İhsanoğlu, Türk milletinin, Türkiye’nin, 77 milyonun adayıdır' dedi.İZMİR MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Ramazan Bayramı dolayısıyla partisinin İzmir il başkanlığınca Halkapınar Spor Salonu’nda düzenlenen bayramlaşma töreninde yaptığı konuşmada, bayramların, milli ve manevi hayat bakımından ayrıcalıklı öneme sahip olduğunu ifade ederek, kardeşliği güçlendirdiğini, paylaşmanın güzelliklerini yaşattığını ve sosyal dengeyi tesis ettiğini dile getirdi. Bayramların aynı zamanda, kavuşma ümidi, kaynaşmanın ve 77 milyonun ele ele, gönül gönüle olmasının adı olduğunu belirten Bahçeli, bu günlerde şehit ana ve babalarını, memleket, millet için fedakarlık yapan kahramanların geride bıraktıklarının hatırlamanın herkesin sorumluluğu olduğunu söyledi. Bahçeli, bayramda yakın coğrafya da yaşanan acılara da işaret ederek, şunları kaydetti: 'Kerkük ağlarken bizler gülemeyiz. Musul, Telafer, Kaşgar, Akmescit inlerken bizler rahat ve huzur bulamayız. Elbette Gazze’nin çığlıklarını da duyacağız. Filistin sokaklarındaki yıkıma duyarsız kalmayacağız. Trablus’un iç çekişini, Halep’in ahını, Şam’ın feryadını, Kudüs’ün zeytin kokulu havasını, Bağdat’ın, Ninova’nın, Tıkrit’in, Samarra’nın, Erbil’in solgun bakışlarını derinlerimizde hissedeceğiz. Babil’in asma bahçelerini, Basra’nın güzelliklerini aklımızdan çıkarmayacağız. Komşu ülkelerin, eski hakimiyet havzalarımızın istikrara kavuşması için ellerimizi semaya açacağız.' Törene katılanlar ile tüm Türk-İslam aleminin Ramazan Bayramı’nı kutlayan Bahçeli, 'Türk yurtları ve tüm insanlık için sevgi, barış ve huzur getirmesini Rabbim’den niyaz ediyorum' dedi. 'Müslümanlar ve Türkler sistematik olarak öldürülüyor' Bahçeli, İslam coğrafyasında vahşet ve karışıklığın hüküm sürdüğünü, Osmanlı hakimiyetinden koparılan topraklarda Müslümanların ve Türklerin sistematik olarak öldürüldüğünü belirterek, bu yapılırken de zalimlerin İslam’a kara çaldığını ifade etti. 'Küresel hesapların, Müslüman varlığına kast ettiğini ama bundan daha kötüsü, bu zulümde bildik işbirlikçilerin zalimlerle kol kola hareket ettiğini' dile getiren Bahçeli, şöyle konuştu: 'İçimizden devşirilen işbirlikçiler bildik zalimlerle kol koladır. BOP’a Eşbaşkanlık yapan zalim yamağını siz iyi biliyorsunuz. Müslüman kanına doymayan küresel saldırganlara boyun eğen, bölgesel senaryolarda oynatılan malum adamı iyi tanıyorsunuz. İsrail Gazze’yi yakarken, bu adam sadece konuşmuştur. Mısır’da darbe yapılırken, bu adam sadece gürültü çıkarmıştır. İki pilotumuz şehit edilirken, Mavi Marmara’da 10 vatandaşımız katledilirken, Reyhanlı’da 53 vatandaşımız bombalı saldırıya kurban giderken bu adam sadece ipe un sermekle meşgul olmuştur. Bu adam ki, Caber’deki Süleyman Şah türbesi tehdit edilirken sesini çıkaramamış, hatta Türkiye’ye dışarından füze attırıp Suriye’yle savaşa sokmayı bile planlamıştır.' 'Türkiye'nin tarihsel gücü, saygınlığı heba edildi' Bahçeli, cumhurbaşkanlığına aday olan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, Türkiye'ye çok şey kaybettirdiğini ileri sürerek, şöyle devam etti: 'Türkiye’nin tarihsel gücü, aday Erdoğan tarafından eritilmiştir. Türkiye’nin saygınlığı, aday Erdoğan tarafından heba edilmiştir. Türkiye’nin milli ve kültürel birikimi, aday Erdoğan’ın hışmına uğramıştır. Aday Erdoğan, tüm komşularla sıfırı tüketmiş, tüm komşularla aramızı açmıştır. Türkiye bölgesinde yalnızlaşmış, içine kapanmıştır. 'Darbeci' diye yaftalanan Sisi, Gazze’de akan kanın durması için mekik diplomasisi yürütürken, Filistin Devlet Başkanı Mısır’a umut bağlamışken, aday Erdoğan günü gün etmiş, yalan ve ikiyüzlülükle vakit geçirmiştir. Aday Erdoğan, İsrail’e önde hakaret ederken, arkada oğlu tıka basa doldurduğu gemileriyle İsrail limanına çoktan yanaşmıştır. Aday Erdoğan, İsrail’i sahnede terör devleti diye suçlarken, perde gerisinde boynundaki Yahudi Cesaret Madalyasını parlatmış, aldığı yüzbinlerce dolarlık ödülü saymıştır. Bir yandan İsrail’i en ağır şekilde eleştiren Erdoğan, diğer yanda jet yakıtı ihraç ederek bu ülkenin ölüm saçan uçaklarını havalandırmıştır. Erdoğan konuştukça batmış, meydanlara çıktıkça bitmiş, maskesi düşmüştür. Türkiye, 12 yıldır silgisi kaleminden önce biten, bir dediği diğerini tutmayan bir adamın elinde israf olmuştur. Erdoğan’da iftira vardır, yalan vardır, gıybet vardır, karartma vardır.' Başbakan Erdoğan'ın, bu süreçte kendilerini, 'İsrail’in işini kolaylaştırmakla suçladığını' hatırlatan Bahçeli, 'Bize İsrail dalkavuğu demek için bir insanın Calut’un soyundan gelmesi, Firavun’un izinden yürümesi yeterlidir. Sözüm ona biz, gündemi Gazze’den alıp başka yerlere çekmek istiyormuşuz. Hatta Türkmen kardeşlerimizi de istismar ediyormuşuz. Erdoğan hakikaten de ruh sağlığını acilen gözden geçirmelidir. İsrail’in işini kolaylaştıran, Siyonizme bekçilik yapan, büyük İsrail hedefine hizmet eden, füze savunma sistemiyle İsrail’e koruma kalkanı inşa eden kendisi değilmiş gibi konuşmaktadır. Yani yavuz hırsız ev sahibini bastırma teşebbüsündedir' ifadelerini kullandı. Bahçeli, Başbakan Erdoğan'ın, 'geceler boyunca tek endişesinin Filistin olduğunu' söylediğine de işaret ederek, şöyle devam etti: 'Hal böyleyse Erdoğan’ın elini tutan yoktur. Önünde engel de bulunmamaktadır. Çoluğunu çocuğunu, villadaki ganimetleri gemilerinden birisine yükleyip İsrail’in izin ve icazetiyle hemen Gazze’ye iltica etmelidir. Madem tek endişesi, tek derdi Filistin’dir, o halde aday Erdoğan derhal Türkiye’yi terk etmeli, Hamas’a katılmalıdır. Dikkatinizi çekerim ki, bizim Erdoğan’dan en bariz farkımız burada ortaya çıkmaktadır. Biz de Filistin’e üzülür, sıkılır ve yanarız; fakat geceler boyunca Türkiye’yi, Türkmenleri ve Türk milletini düşünür, bunlarla ilgili kaygı taşırız. Aday Erdoğan, Gazze’yi milli mesele gördüğünü açıklamaktadır. Sanki Türkiye’nin milli meselelerini benimsemiş ve savunmuş gibi sırayı Gazze almıştır.' Başbakan Erdoğan'ıın millilikten anladığı tek şeyin, sandıkta ortaya çıkan millilik olduğunu, bir insanın milli olabilmesi için öncelikle vatana, millete ve bayrağa şaşı bakmaması gerektiğini söyleyen Bahçeli, 'Bir insanın milli olması için gayri milli unsurlara eğilip diz çökmemesi şarttır. Kozmopolit perişanlıktan millik çıkmaz, kaos tüccarına, Türk düşmanına, kimlik hasmına, Mustafa Kemal’e ayyaş diyen, TC’ye kasteden, Türklüğü etnik seviyeye indirmeye yeltenen bir şahsiyete milli değil, militanlaşmış milliyetsiz denir' ifadelerini kullandı. IMF borçlarının ödenmesi Bahçeli, Başbakan Erdoğan'ın konuşmalarında kimi zaman kendilerini itham ederek, milliyetçiliği 'IMF borçlarını ödemek, dış yükümlülüklere karışı Merkez Bankası kasasında tutulan rezerv artışı ile kimin cebine gittiği muamma olan milli gelir artışı' olarak tasvir ettiğini savunarak şunları söyledi: 'Bunları söylerken, Türkiye’yi kaçakçılara, kara paracılara, altın hırsızlarına, sıcak paracılara, ekonomik tetikçilere, para baronlarına, faiz ve rant merkezlerine teslim etmesinin ne anlama geldiğini itiraf edememektedir. Bunun adı, Türk milletinin topluca yoksullaşması, işsiz kalması ve ekmeğinden olmasıdır. Gelen sermayeden daha fazlasının çıkmasını sağlayan ekonomik sömürü düzeninin bir ucunda küresel para babaları, diğer ucunda ise aday Erdoğan ve yandaşları vardır. Şu hazin gerçeğe bakınız ki, İsrail Kürdistan’ı teşvik edip bağımsızlığını özendirirken, Erdoğan nedense hiç rahatsız olmamıştır. Çünkü aday Erdoğan, Öcalan, Anglo-Sakson komplo, Barzani ve Netanyahu, Tarihi Şark Meselesi Ligi’nin Kürdistan sahasında ter akıtan beş oyuncusudur. Erdoğan Rabia işaretindeki başparmağı da açarsa işlem tamam olacak, hem rüşvet kadrosunun, hem de Kürdistan korosunun niyet ve sayısı tam olarak deşifre olacaktır.' Mehmet Akif Ersoy'un, 'Girmeden tefrika bir millete, düşman giremez; Toplu vurdukça yürekler, onu top sindiremez' sözlerine atıfla kötülüğün kaybetmesi için iyilerin bir arada olması gerektiğini ifade eden Bahçeli, 10 Ağustos'ta Türkiye'yi tarihi bir sınavın beklediğini söyledi. Bahçeli, 10 Ağustos'un, iyinin, doğrunun, temizin, güzelin, hidayet ve hikmetin belini doğrultması için çok önemli bir karar anı olacağını ifade ederek, şöyle konuştu: 'Türk milleti 12’nci Cumhurbaşkanını, aracısız seçecektir. Türkiye Cumhuriyeti’nin zirve noktasına yepyeni ve taptaze bir şuur gelecektir. Dileğim, bu seçimin, herhangi bir gerginliğe, herhangi bir taşkınlığa ve krize meydan vermeden demokratik olgunlukla yapılmasıdır. Cumhurbaşkanı adayımız Sayın Prof. Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu’dur. Sayın İhsanoğlu, büyük bir mutabakatın sonucudur. Sayın İhsanoğlu, Türk milletinin, Türkiye’nin, 77 milyonun adayıdır ve cepheleşmeye karşı birlikte yaşamın, yasaklara karşı özgür tavrın, baskıya karşı demokrasinin, yozlaşmaya karşı milli kültürün, yolsuzluğa karşı dürüstlüğün, yandaşlığa karşı milletin ortak vicdanıdır. Sayın Cumhurbaşkanı adayımız, geniş ve samimi nitelikli söz ve ağız birliğinin sapasağlam kararıdır.' Bahçeli, Cumhurbaşkanlığı'nın bulunduğu Çankaya'nın, Mustafa Kemal'in ve Kurtuluş Savaşı'nın aziz hatırası olduğunu, Konak’ta çekilen ilk bayrağın, milli mücadele yolunda sıkılan ilk kurşunun, Samsun’da atılan ilk adımın, Amasya’dan yayımlanan ilk tamimin, Erzurum’da toplanan ilk ulusal kongrenin özü ve özeti olduğunu dile getirdi. 'Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı kardeşliğimizin simgesidir' Bir kişinin cumhurbaşkanı olabilmesi için öncelikle bunu bilmesi gerektiğini savunan Bahçeli, şunları kaydetti: 'Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı kardeşliğimizin simgesidir. Milli ve üniter devlet yapımızın teminatıdır. Cumhurbaşkanı dış dünyaya dönük yüzümüz, içimize dönük birlik sancağımızdır. Çankaya’nın duvarlarında hala Sakarya Zaferi’nin sevinçleri çınlamaktadır. Büyük Taarruz ve Dumlupınar’ın sımsıcak anıları Çankaya’dan buram buram tütmektedir. Türkiye’yi kuran ve kurtaran milliyetçilerin kutlu hatıra ve mirası Çankaya’nın ruhunda toplanmıştır. Bunları bilmeyen adamdan Cumhurbaşkanı olmaz. Türkiye Cumhuriyeti’ne adı konmamış savaş açan gafil ve cahile cumhurbaşkanı olmak düşmez.' Bahçeli, cumhurbaşkanı adayı olan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, 17-25 Aralık’ta düzenlenen operasyonlarda suçüstü yakalandığını ileri sürdüğü konuşmasında, 'Aday Erdoğan, sırtında 17-25’in kamburuyla Çankaya yokuşunu çıkamayacak, 10 Ağustos’ta nefes yetmezliğinden kaybetmeye mahkum olacaktır' dedi. Başbakan Erdoğan'ın, '17-25 Aralık operasyonlarını topluma, darbe girişimi, Pensilvanya’nın Türkiye’yi susturma girişimi ve ulusal güvenliğe, milli bekaya ve sözde çözüm sürecine suikast olarak göstermeye çalıştığını, tüm bunların sorumlusu olarak da bir 'paralel yapılanmayı' işaret ettiğini' dile getiren Bahçeli, şöyle davam etti: 'Karşımızda darbe değil, rüşvetçiler ve rüşvet suçu vardır. Karşımızda tezgah, oyun, senaryo değil; yolsuzluğa çakılmış, harama sapmış hükümet durmaktadır. Erdoğan ister hakim ve savcıları kıyıma uğratsın, ister emniyetin altını üstüne getirsin. İster inlerine gireceğiz desin, ister hainler, vaiz lobisi, faiz lobisi, virüsler, haşhaşiler sözleriyle avunsun. Erdoğan, 17-25 Aralık'ın hesabını er yada geç verecektir. Bugün değilse de çok yakın zaman içinde adaletin huzuruna kuzu kuzu çıkacaktır. Erdoğan’a göre en rahat yer cezaevidir. Hatta yüce kitabımız Kuran’ın sakince okunacağı yer olarak cezaevini göstermiş, demir parmaklıkları övmüştür. Madem böyledir; Erdoğan’a önerim şimdiden kendisine bir kitap çantası hazırlaması, çıkacağı uzun yolculuk için şimdiden hazırlanmasıdır.' Bahçeli, 10 Ağustos'ta yapılacak seçimde milletin kazanacağını, milli ruhun silkinip ayağa kalkacağını ifade ederek, partililere ve seçmenlere şöyle seslendi: 'Hep birlikte sandığa gidelim, sandığa sahip çıkalım, oyumuzu mutlaka kullanalım, eşimize, dostumuza, yakınımıza oy kullandıralım. Tatil mevsiminde rehavete kapılmayalım. Şu bayram gününde, gelin ekmek için Ekmeleddin Bey’de söz keselim. İçeride huzur, dışarıda itibar için Ekmeleddin Bey diyelim. Ekmeği bütün Ekmeleddin Bey’i cumhurbaşkanı olarak seçelim. Ekmekle oynayanlara değil, ekmeği çoğaltanlara destek verelim. Ekmeğimize kan doğrayanların değil, ekmeğimizi büyütmeye aday olan Ekmel Bey’in önünü açalım. Ekmeleddin Bey varken, cumhurbaşkanlığı makamı '17-25 Erdoğan’a yakışmaz. Ekmeleddin Bey dururken, hain emeller Çankaya’ya çıkamaz. Biliniz ki 10 Ağustos’ta, ya ekmek kazanacak ya da ekmeksizler ekmek çalmaya devam edecektir. Ya doğruluk kazanacak ya da hırsızlar Çankaya’yı mesken tutacaktır. Ya millet kazanacak ya zillet sökün edecektir. Türkiye Cumhuriyeti’nin düzlüğe çıkması, gerçek ve sağlıklı bir değişimin olması, dengeli bir dönüşümün filizlenmesi için Ekmel Bey, cumhurbaşkanı olmalıdır. Bunun için herkes, her dava arkadaşım geceyi gündüze katmalıdır.' Vatandaşlardan açıklanan anket sonuçlarına da itibar etmemelerini isteyerek, 'Siz aldanmayın algı operasyonlarına. Siz bakmayın yandaşlar ne yazmış, siz aldırış etmeyin havuz medyası ne söylemiş. Allah’ın izniyle 10 Ağustos’ta Çankaya hak eden konuğuyla tanışacaktır ve 12’inci Cumhurbaşkanımız Sayın Prof. Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu olacak, Cumhuriyet kurtulacaktır' dedi. Bahçeli, konuşmasının ardından partilerle tek tek bayramlaştı. Muhabir: Ufuk KırabalıAA
Erkekleri Mutlu Eden Kadın Özellikleri
Çekicilik Bir erkeğin sizi fark etmesini sağlayan ilk nokta dış görünüşünüzdür. Onu etkilemeniz için gereken ilk şey de haliyle biraz çekiciliktir! Bunun için olağanüstü bir çabaya gerek yok. Bakımlı ve kendinden emin bir ifadeye sahip olmanız, sizi yeteri kadar çekici kılacaktır çünkü… “Kendinden emin” tanımını kesinlikle ukalalık ya da havalı davranmak olarak algılamayın. Mesela aranızda kendinizi ifade etmenizi engellemeyecek kadar mesafe bırakın. Gizemli durmanızda ve her şeyi apaçık konuşmamanızda yarar var. İdeal vücut Karşınızdaki erkeğin sizde ikinci olarak dikkat edeceği şey vücut hatlarınızdır. Göğüsleriniz, kalçanız ya da boyunuzun uzunluğu onu cezbedebilir. İdeal vücut hatları olarak yorumladıkları 90-60-90’a yaklaşabiliyorsanız, zaten birçok rakibinizi geride bıraktınız demektir. Ancak unutmayın ki bazı erkeklerde ideal vücut anlayışı değişir. Kısa boylu, küçük göğüslü ya da çok uzun boylu olmanız tercih sebebi olabilir; o da sizin şansınıza kalmış! Güzel bir yüz Sıra geldi yüzünüze… Tanıştığınız erkeğin yavaş yavaş incelemeye başladığı yüzünüzün doğal bir güzelliğinin olması, gözlerinizin, kulaklarınızın ve burnunuzun yüzünüzle orantılı olması, sizi bu elemeden geçirecektir. Gözlerinizin ve dudaklarınızın güzelliği, bu aşamada ayrı bir önem taşır. Dudak kalınlığınız, konuşurken kullandığınız mimikler, gözlerinizin iri ya da ufak olması yine tercihleri etkileyecektir. Tutku Bunca adımdan sonra partneriniz sizden tutku ve şehvet de bekleyecektir. Kendisine pozitif yaklaşmanız, birlikte olduğunuzun her anı keyifli kılmanız iyi olur. Bu şartlar altında yanınızdaki erkek, en mutlu erkek sayılabilir. Saygı Diğer hemcinslerinin yanında onu küçük düşürecek şakalar yapmanız büyük dezajantaj! Erkekler böyle bir hareketi saygısızlık olarak yorumlar. Gözündeki değerinizin azalmasını istemiyorsanız, ona başkalarının yanında saygılı davranmalı, hatta arada bir pohpohlamalısınız. Espri anlayışı Karşınızdaki erkeğin yüzünü güldüren her şeye iyi bir tepki vermelisiniz. Eğer çok şakacı bir insan değilse, zaten bu kadar gülümsemesine saygı göstererek sizin de gülmeniz bir jesttir. Hele de yaptığı kötü esprilerde bile ona iyi tepkiler vermeniz, kendisini yanınızda rahat hissetmesini sağlayacaktır. Eğer güldüren kişi sizseniz, arkadaşlarının en sevdiği insan olabileceğinizden sizi asla yanından ayırmayacaktır. Zeka ve kendine güven Zeki kadın genellikle erkekler için problemdir, ama bu sadece kısa süreli ilişkiler için geçerlidir. Eğer karşınızdaki erkek uzun süreli bir ilişki arayışındaysa, zeki olmanız ve kendinize güvenmeniz sizi daha çekici kılacaktır. Dürüstlük ve güven Karşınızdaki adamın uzun süre yanınızda olmasını istiyorsanız, önce ona güvenmeli ve kademeli olarak dürüst olmalısınız. Bu kelimeden kasıt, eskide kalan ilişkilerinizi ve kötü anlarınızı ilk günlerde anlatmamak, birbirinizi tanıyıp ne kadar güvenebileceğinizi anladıktan sonra aşama aşama paylaşmaktır. Erkek kendine güvenen ve dürüst bir kadınla birlikte olmaktan mutlu olacak, hatta size söylemese de sizinle gurur duyacaktır. Altın gibi bir kalp Erkeklerin kötü günlerinde kadınlar genellikle gündelik planlarını uygulamaya devam ederler. “Ne, neden, niçin, neyin var” gibi soruları kullanmadan kendilerini anlayacak bir kadına ihtiyaç duyan erkekler, böyle birini bulduklarında ise asla bırakmak istemezler. Ve tabii ki aşk! Bazı erkekler ilk üç maddede mutluluğu yakalarken, çoğu erkek ise aşk arar. Kendisine sadık, çekici, tutkulu, güzel, güvenilir, şefkatli ve en önemlisi kendisine aşık bir kadın bulduklarında, aradıkları mutluluğu bulmuş olurlar. Ancak bunların hepsinin bir arada bulunduğu bir kadın bulmak oldukça zor olduğundan, genellikle karma 5 şık ile uzun süre hayatlarına devam ederler!
Fatih Akın'a Hamburg Film Festivali'nde Ödül
Yönetmen, senarist ve yapımcı Fatih Akın, Hamburg Film Festivali'nde Douglas-Sirk Ödülü 2014'e layık görüldü. Wiederspiegel, yönetmen Akın'ın sadece Almanya'daki Türkiye kökenliler için bir örnek olmadığını, özel bir ekol oluşturduğunu belirtti. Fatih Akın'ın filmlerinin ağırlıklı Hamburg'da oynadığını hatırlatan Wiederspiegel, Akın için 'Şehrimizin, sinemanın dünya haritasında yer almasını sağlıyor' ifadelerini kullandı. Douglas-Sirk Ödülü, Hamburg'da doğmuş yönetmen Douglas Sirk'in ismini taşıyor ve 1995 yılından beri film kültürüne destek sağlayan kişilere veriliyor. Hamburg doğumlu olan Fatih Akın'a, ödülü, yeni filmi 'The Cut'ın 27 Eylül'de Almanya galasında verilecek. Fatih Akın, başrollerinde Meltem Cumbul, Güven Kıraç, Sibel Kekilli ve Birol Ünel'in yer aldığı Duvara Karşı (Gegen Die Wand) isimli projesiyle 2004'te Berlin Film Festivali'nde Altın Ayı Ödülü'nü kazanmıştı. Fatih Akın, bu yıl 71.'si düzenlenecek olan Venedik Film Festivali'nde 'The Cut' filmi ile 'en iyi film' başta olmak üzere birçok kategoride yarışacak.Al Jazeera
Reklam
Game of Thrones için Azor Ahai Teorileri (!!! ağır spoiler içerebilir)
       Öncelikle kitap serisinin ismi A Song of Ice and Fire Song (Buz ve Ateşin Şarkısı) olmasına rağmen insanlar arasında daha çok serinin ilk kitabının ismiyle anıldığı için başlıkta Game of Thrones ismini kullandım. Şimdi öncelikle nedir bu Azor Ahai onunla başlayalım. Azor Ahai, Aegon'un Karaya Çıkışı'ndan yaklaşık 8000 yıl önce yaşamış efsanevi bir kahramandır. Uzun Gece'nin ortasında Ötekiler'i yendiği kılıcı Işık Getiren'i kullandığı söylenir. Kralların Çarpışması kitabında Salladhor Saan Işık Getiren'in dövülme hikayesini şöyle anlatır:    ''Dünyanın karanlığa gömüldüğü zamanlardı. Karanlığın karşısına dikilecek kahramanın daha önce hiç görülmemiş emsalsiz bir kılıcı olmalıydı. Azor Ahai, otuz gün otuz gece hiç uyumadan tapınakta kaldı ve kutsal ateşte bir kılıç dövdü. Erit, döv, katla. Erit, döv, katla. Kılıç tamam olana kadar. Ama soğutmak için suya soktuğunda çelik parçalara ayrıldı.    O bir kahramandı, baştan başladı. Bu sefer tam elli gün elli gece tapınakta kaldı ve dövdüğü kılıç, ilkinden daha iyi görünüyordu. Azor Ahai bir aslan yakaladı, çeliği hayvanın kalbinde soğutacaktı ama kılıç canavarın kalbine değer değmez yine parçalara bölündü. Azor Ahai'nin kederi büyüktü, ne yapması gerektiğini bilmiyordu.    Üçüncü gün, kılıç için yüz gün yüz gece çalıştı. Kılıç, kutsal beyaz alevler içinde parlarken karısını çağırdı. 'Nissa Nissa' diye seslendi kadına, karısının adı buydu. 'Göğsünü aç ve seni bu dünyadaki her şeyden daha fazla sevdiğimi unutma.' Kadın, adamın dediğini yaptı ve Azor Ahai sıcak çeliği karısının kalbine sapladı. Kadının içindeki bütün kan, bütün cesaret, bütün güç çeliğe aktı ve Işık Getiren yaratıldı.''Kehanete göre, Asshai'nin eski kitapları uzun yaz mevsiminin ardından gelecek olan günü anlatır. O gün yıldızlar kanayacak ve soğuğun ağır nefesi dünyanın üstüne çökecek. O dehşet dolu gün geldiğinde, bir savaşçı alevlerin arasındaki kılıcı çekecek. O kılıç Işık Getiren'dir. Kahramanların Kızıl Kılıcı'nı tutan adam, Azor Ahai'nin yeniden hayata gelişi olacak ve karanlık onun ardında kalacak. Vadedilmiş Prens, Işık Getiren'i bir kez daha ellerine alacak ve Ötekiler'e karşı kullanacak eğer o yenilirse dünyada onunla birlikte düşecek. Ve yine kehanete göre bu Vadedilmiş Prens kanayan bir yıldız altında, tuz ve dumanın içinde doğacaktır.
Türkiye'de Balayına Gidilecek En İyi 10 Yer
Unutulmaz bir balayı geçirmek her yeni evli çiftin hayalidir. Genellikle çiftlerin tercihi yurt dışı olsa da yurt içinde de unutulmaz bir balayı için çok sayıda alternatif bulunuyor. İşte Türkiye'de balayı için gidilebilecek yerler;Kaynak: Birinfo - Bilgi İçerikli Medya Platformu
Reklam
'İsrail Gazze'yi Ateşe Verdikçe Erdoğan Memnun Oluyor'
MHP lideri Devlet Bahçeli, 'Gazze’de çocuklar ölürken, Erdoğan’ın çocuğu deniz ticaretiyle İsrail’den para kazanıyor' dediMHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli , Başbakan Tayyip Erdoğan ’ın İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarını istismar ettiğini savunarak, İsrail Erdoğan’ın siyasi gıdasıdır. İsrail; Erdoğan ve zihniyetinin siyasi ikbal ve aynasıdır. Bu ülke silaha sarıldıkça, Filistin’i ateşe verdikçe Erdoğan içten içe memnun olmakta, meydanlarda hançeresi yırtılırcasına bağırıp çağırma konusunda altın fırsat yakalamaktadır. Gazze’nin çocukları ölürken, Erdoğan’ın çocuğu deniz ticaretiyle İsrail’den para kazanmaktadır' dedi. “17-25 Aralık itibariyle taşan rüşvet ve yolsuzluk seli kurumadan, Çankaya’nın kapıları Erdoğan’a kapalıdır” ifadelerini kullanan Bahçeli, “Aday Erdoğan oğluyla birlikte villalarda eritemediği milyar dolarların hesabını vermelidir. Aday Erdoğan 700 bin liralık kol saati takan rüşvetçilerin ve akara-makara diyerek her Cuma ayet çaktığını söyleyen iblis suratlı bakanlarının hesabını vermelidir” şeklinde konuştu. Cihan Haber Ajansı’nda yer alan habere göre, Bahçeli, partisi tarafından Ankara Arena Spor Salonu'nda düzenlenen bayramlaşma programına katıldı. Partililerle bayramlaşan Bahçeli, Ramazan Bayramı'nı kutlayarak Türk ve İslam alemine Cenab-ı Allah’tan esenlikler, güzellikler, huzur ve barış dolu günler diledi. 'Gazze'de kan vardır, Suriye'de şiddet vardır, Libya'da belirsizlik vardır, Irak'ta vahşet egemendir. Kırım dertlidir, Doğu Türkistan kahırlıdır, Balkanlar gergindir, Türkmeneli ise acı, kayıp ve gözyaşı içindedir.' diyen Bahçeli, Türkiye'nin çevresinden adeta kan nehirleri aktığına dikkat çekti. 'Aday Erdoğan meydanlardan iftar sofralarına kadar boş konuşmaktan, boşa kürek çekmekten, mazlumların kanı üzerinden siyaset tasarlamaktan başka ne işe yaramıştır?' diye soran Bahçeli, şöyle devam etti: 'Gazze’ye füzeler atılırken, aday Erdoğan iftiralarını sıralamış, istismarlarını sürdürmüştür. Gazze’li masumlar katledilirken, aday Erdoğan İsrail’e gürültüden başka bir anlama gelmeyen tepkilerini devam ettirmiştir. Cumhurbaşkanı adayı olan çeyrek adam; İsrail’i terör devleti olarak suçlamış, Hitler’i aştı diye yüklenmiş; soykırımcı, hesap verecek, yargılanacak, yanına kalmayacak, döktüğü kanda boğulacak sözleriyle oyalanmıştır. Şunu iyi biliniz ki; İsrail Erdoğan’ın siyasi gıdasıdır. İsrail; Erdoğan ve zihniyetinin siyasi ikbal ve aynasıdır. Bu ülke silaha sarıldıkça, Filistin’i ateşe verdikçe Erdoğan içten içe memnun olmakta, meydanlarda hançeresi yırtılırcasına bağırıp çağırma konusunda altın fırsat yakalamaktadır. Aday Erdoğan’ın Filistin davasına en ufak bir yardım ve katkısı şu güne kadar olmamıştır. İsrail’e gece bekçiliği yapan, Siyonist emellere yıllardan beri kule nöbetçiliğiyle çanak tutan kalpsiz ve samimiyetsiz bu adamın Gazze sömürüsü her şeyden önce günahtır, ayıptır, ahlaksızlıktır. Gazze’nin çocukları ölürken, Erdoğan’ın çocuğu deniz ticaretiyle İsrail’den para kazanmaktadır.' Gazze’ye tonlarca bomba yağarken, Erdoğan'ın Yahudi Cesaret Madalyası Ödülü’nü ısrarla boynunda taşıdığını dile getiren Bahçeli, 'Geçtiğimiz günlerde, Amerikan Yahudi Kongresi, Erdoğan’ın 2004 yılında aldığı ödülü geri istemiştir. Şu ana kadar aday Erdoğan’dan konuyla ilgili herhangi bir cevap gelmemiş, gelememiştir. Buradan Erdoğan’ı; 10 yıl önce aldığı cesaret ödülünü yüzsüzce, onursuzca taşımaktansa derhal iade etmeye davet ediyorum. Sayın aday, ödül verenler sana mektup yazarak ödüllerini geri istiyor. Sen daha duracak ve bekleyecek misin? Bu zilleti görmezden gelecek misin? Bu aşağılanmaya eyvallah diyecek misin? Dikkatinizi çekiyorum, aday Erdoğan aldığı ödül istenir istenmez, Musevi toplumuna şirinlik yapmaya, antisemitizme karşı olduğunu seslendirmeye, meselesinin sadece İsrail yönetimi olduğunu dillendirmeye başlamıştır. Erdoğan burada da suçüstü basılmıştır. Aday Erdoğan’ın, nefret ve öfke dolu konuşmalarından sonra, durumu kurtarmaya çalışması, yaraları tamire girişmesi nafiledir. Şu an Musevi kökenli vatandaşlarımız Erdoğan’ın konuşmalarından dolayı tabir yerindeyse açık hedef olmuştur. Antisemitizm hastalığı tekrar nüksetmiştir.' diye konuştu. Erdoğan'ın dökülen Türkmen kanından, alınan Türkmen canından rahatsız olmadığını savunan Bahçeli, “Erdoğan'ın Türk ve Türkmen hasmı olduğunu”söyledi. 'Ölen her Gazzeli’nin vebali Erdoğan’ın omuzlarındadır.' diyen Bahçeli, şöyle devam etti: 'Erdoğan burada konuşurken, İsrail orada kan akıtmaktadır. Erdoğan burada sahte kefen giymekten bahsederken, Gazze boydan boya gerçek kefene bürünmektedir. O halde Gazze’nin güvenliği için aday Erdoğan çenesini kapatmalıdır. Milli mesele olarak evvela millet menfaatlerinin yanında olmalı, siyasi ayak oyunlarıyla bir çuval inciri berbat etmemelidir. Aday Erdoğan’ın tek endişesi Filistin olduğuna göre; kendisine tavsiyemiz çok acil Hamas saflarına katılması, yetmez ise bu örgütün askeri kanadı İzzeddin El Kassam Tugaylarına gönüllü olarak yazılmasıdır. Hiç olmaz söz ve eylemleri arasında bir uyum olacaktır. Hiç olmazsa Türkiye bir musibetten kurtulacaktır.' Camileri bombalayan, türbeleri havaya uçuran, peygamber kabirlerini yok eden ve ciltler dolusu insanlık suçu işleyen IŞİD ve İsrail kahpeliğine en sağlam ve milli duruşu MHP'nin gösterdiğini belirten Bahçeli, 'Aday Erdoğan, model olacağım derken maskara olmasından dolayı Türkiye kaybetmiştir. Aday Erdoğan, gaza gelip, fren tutmayıp kendisini dünya lideri mertebesine koymak isterken Türkiye çaptan ve gözden düşmüştür. Kaybeden İslam’dır. Kaybeden aziz Türk milletidir. Zarar gören Türk’lüktür. Tepesinde haç gezen camiler varken, ecdadının aziz hatıraları inkar edilen bir millet ortadayken, geçmişle gelecek arasındaki kültürel ve kardeşlik bağlarımız koparılırken Erdoğan’ın konuşmaya dahi yüzünün olmaması lazımdır. Erdoğan millilik namına ne varsa mahvetmiştir. Milliliğe karşı haçlı ittifakının safına girmiştir. Erdoğan’ın lafın gelişi sarfettiği milliği ise pazara kadar, yani seçimden seçimedir. Bizim milli duruşumuz, milliyetçi vizyonumuz, kardeşlik irademiz ve Türk-İslam ülküsünü kuşatan ülkücülüğümüz ise mezara kadar, mahşere kadar bizimledir, bizim pusulamızdır.' şeklinde konuştu. Böyle bir adamın cumhurbaşkanı olmasının yenilgilerin en büyüğü olacağını belirten Bahçeli, aday Erdoğan'ın devletin tüm imkanlarını kendi çıkarına seferber ettiğine dikkat çekti. Valiler, kaymakamların kuklaya dönüştürüldüğünü; TRT başta olmak üzere tüm kamu gücü aday Erdoğan için harekete geçirildiğini anlatan Bahçeli, bunların hesabını sormanın da boyunlarının borcu olduğunu ifade etti. Akli melekeleri yavaşlayan, bilincinde tortular oluşan Erdoğan'ın şımardıkça gerçek yüzünü ele verdiğini, kafasının dibindekileri çıkardığını dile getiren Bahçeli, şunları söyledi: 'Eğri gemiyle doğru sefere çıkılamaz. Yanlış rotayla doğru limana varılamaz. Haram ellerle helalin bayrağı sallanamaz. Aday Erdoğan Cumhurbaşkanı olamayacak kadar şüphelidir. 17-25 Aralık itibariyle taşan rüşvet ve yolsuzluk seli kurumadan, Çankaya’nın kapıları Erdoğan’a kapalıdır. Aday Erdoğan oğluyla birlikte villalarda eritemediği milyar dolarların hesabını vermelidir. Aday Erdoğan 700 bin liralık kol saati takan rüşvetçilerin ve akara-makara diyerek her Cuma ayet çaktığını söyleyen iblis suratlı bakanlarının hesabını vermelidir. Şarlatanın önüne yatan bakanlarının, evlere Halk Bankası’nın ayakkabı kutusu şubesi açan, yatak odalarında para madenleri işleten, babacığım babacığım diyerek soygun paralarını TÜRGEV’e saklayan çocukların mahkeme önüne çıkmasını sağlamalıdır. Aday Erdoğan talihli yavrularının aldığı gemilerin kaynağını açıklamalıdır. Aday Erdoğan darbe laflarını, ulusal güvenliğimize saldırdılar demeyi bıraksın da hakkındaki iddialardan dolayı adalet karşısına çıkacak cesareti göstersin. Bu olmadan aday Erdoğan 10 Ağustos’ta afallayacak, emeğini, ekmeğini çaldığı Türk milleti kendisine hak ettiği dersi verecektir.' Aday Erdoğan'ın paralel devlet ezberinden de artık vazgeçmesini isteyen Bahçeli, 'Eğer devlet içinde paralel bir yapılanma varsa, eğer emniyet içinde bazı gruplar binlerce kişiyi dinlemiş ve kaydetmişse sorarım sizlere, bu Erdoğan nerededir? Hükümetin başındaki zat; devlet içinde yuvalanma varsa bunu nasıl fark etmemiş, nasıl engelleyememiştir? Görünen odur ki yargı ele geçirilirken, emniyet ve bürokrasiye belirli çevreler tıka basa doldurulurken Erdoğan izlemekle kalmamış, hayasızca destek olmuştur. İşler sarpa sarınca, menfaatler çakışınca aday Erdoğan bundan şikayet etmeye başlamıştır. Soruyorum; Türk askerine düzenlenen komplonun başında kimler vardır? MHP’ye yapılan operasyonların içinde hangi isim ve kesimler yer almıştır? Aday Erdoğan düne kadar övdüğü, palazlandırdığı, devleti adeta teslim ettiği kim varsa; şimdilerde paralel diye suçlamaktadır. Oysaki gerçek paralel, gerçek eğri Erdoğan’dır. Müsebbip Erdoğan’dır. Şayet hükümetten habersiz devlet bünyesine sızma ve kadrolaşma mümkün oluyorsa, Türkiye vahamet düzeyde tehditlerle karşı karşıya demektir. Bu Erdoğan’ın uyuduğunu, uyuşturulduğunu ya da uyutulduğunu göstermektedir. Şimdi soruyorum sizlere; Başbakanlık’ta tutsak alınan bir adamın Cumhurbaşkanı olması mümkün müdür?' diye sordu. Bahçeli, 'Erdoğan’ın aylardır Pensilvanya diyerek her türlü hakaret ve kötü söz yönelttiği Sayın Gülen Türkiye’ye dönmeli ve mutlaka yüzleşmelidir. Aday Erdoğan’ın suçlamaları karşısında Sayın Gülen’in cevap hakkı vardır. 12 yılın 11 yılında AKP’yle kurduğu ilişkileri, bildiği gerçekleri Sayın Gülen açıklamalı, bu zihniyetin maskesini düşürmelidir. Cumhurbaşkanı seçim sürecinde ağzının ayarı iyice kaçan Erdoğan, her fırsatta bizi Pensilvanya’nın ortağı, Sosyalist İşçi Partisi ve Devrimci Halk Partisi’yle işbirliği halinde göstermektedir. Bizim ne olduğumuzu, ne yaptığımızı yegane varlık kaynağımız büyük Türk milleti gayet iyi bilmektedir. Aday Erdoğan önce PKK’nın filikasına nasıl bindiğini, bölücülerin iktidardaki adamı olmanın nasıl bir duygu olduğunu yüreği varsa açıklamalıdır. Aday korkmaktadır. 10 Ağustos’ta kaybettiği takdirde vereceği hesabın derdindedir.' diye konuştu. Bahçeli, konuşmasının son bölümünde cumhurbaşkanı adayı Ekmeleddin İhsanoğlu için destek istedi.T24
Yakın Geçmiş Türkiye Sinemasının Unutulmayacak 9 Yönetmeni
Fakir genç ve zengin fabrikatör kızının hikâyesinden üç kişilik bir yalnızlığa uzanan sinemamız dünya çapında en fazla başarıyı barından sanat dalımız. Her geçen gün daha cesur ve bakir konular izlerken bir yandan da bu cesareti mümkün kılan insanlara daha fazla hayranlık beslemeye başlıyoruz. İşte sinemamızın son on yılına özgün tutumları ile damga vuran 9 güzel insan:
En Çok İlgi Gören 21 Kedi Türü ve Özellikleri
etiket
Kediler en sevdiğimiz hayvanlardan bir tanesi. O kadar tatlı ve minnoşlar ki bazen yanaklarını ısırmak istiyoruz! Bu içeriğimizde sizlere kedi türleri ve kedi cinsleri hakkında bilgiler vereceğim. Kedi türlerini isimleri ile birlikte bulabileceksiniz. Listemizde neler yok ki? Tüy dökmeyen kedilerden, büyümeyen kedilere, uysal kedilerden en tatlı küçük kedilere, fars kedisinden gri kedilere kadar pek çok kedi türü bu yazımızda. En güzel kediler sizinle olsun! :D
7 Maddede Işın Kılıcı Renkleri ve Anlamları
Işın kılıcı renklerini herkes biliyor ama anlamlarını pek kimse bilmiyor. Altın, beyaz ve siyah renkleri neredeyse kullanan hiç kimse olmadığı için es geçtim. En çok kullanılan 7 rengi açıkladım.
Reklam