onedio
Franck Ribery Milli Takım Kariyerine Nokta Koydu
Bayern Münih’in yıldız ismi Franck Ribery, Fransa Milli Takımı kariyerine nokta koyduğunu açıkladı. Kicker ‘e verdiği röportajda kararını açıklayan Ribery, bundan sonra milli takım forması giymeyeceğini ifade etti. Sakatlığı nedeniyle 2014 Dünya Kupası kadrosundan çıkartılan ve turnuvada görev alamayan Ribery, daha önce 48 resmi maçta Altın Horozlar için sahaya çıkmıştı. 31 yaşındaki Ribery’nin Fransa’nın ev sahipliği yapacağı Euro 2016′da görev alması bekleniyordu. Geçtiğimiz günlerde Didier Deschamps ile kavgalı olan Samir Nasri de milli takımı bıraktığını açıklamıştı.AMK Spor
Yeni Bond Kızı Lea Seydoux
James Bond serisinin 24’üncü filminde Daniel Craig’in karşısında oynayacak Bond kızı seçildi. Hollywood kulislerine göre; Altın Palmiyeli La vie d’Adele / Mavi En Sıcak Renktir filmiyle bir anda yönetmenlerin gözdesi hâline gelen Léa Seydoux, yeni Bond filminde başrolde yer alacak. Seydoux ile yapımcıların prensipte anlaştığı, ayrıntılar üzerinde görüştükleri konuşuluyor. Léa Seydoux, Mavi En Sıcak Renktir filmiyle Cannes Film Festivali’nde En İyi Kadın Oyuncu Ödülü’ne de değer görülmüştü. Daniel Craig’in dördüncü kez 007’yi canlandıracağı, Sam Mendes’in de ikinci kez yönetmen koltuğuna oturacağı Bond filmi için pek çok aktrisin adı gündeme gelmişti. Son yılların en gözde modellerinden Cara Delevingne ve Penelope Cruz’un isimleri de adaylar arasında öne çıkıyor. 40 yaşındaki Penelope Cruz rolü aldığı takdirde en yaşlı Bond kızı olacak. Ne ki, İsrail çıkışının ardından Cruz’a “böyle önemli bir rolün verilmesinin ihtimal dâhilinde bile olmadığı” söyleniyor. WP
NBA'den Yıldız Yağacak
NBA'den de birçok oyuncunun ülkeleri için ter dökeceği Dünya Kupası'nda milli takımımız da yer alacak.  30 Ağustos-14 Eylül tarihleri arasında İspanya'da düzenlenecek FIBA Dünya Kupası'na sayılı günler kala takımların kadroları yavaş yavaş belli oluyor. Dünyanın en önemli basketbol ligi olan NBA'den de birçok oyuncunun ülkeleri için ter dökeceği Dünya Kupası'nda milli takımımız da yer alacak. Organizasyonda mücedele edecek takımların en büyük kozları da NBA'de yer alan yıldızları olacak. ABD Milli Takımı dahil Dünya Kupası'nda 30'dan fazla yıldızın forma giymesi bekleniyor. 2010'da ülkemizde düzenlenen son Dünya Kupası'nda milli takımımızı finalde mağlup ederek şampiyonluğa ulaşan ABD, İspanya'da da turnuvanın en büyük şampiyonluk adayı konumunda bulunuyor. LeBron James, Kevin Durant, Carmelo Anthony gibi birçok büyük oyuncu takımda yer almasa da Birleşik Devletler; Stephen Curry, James Harden ve DeMarcus Cousins gibi çok önemli yıldızlara sahip. NBA'de geçtiğimiz sezon gösterdiği performansla 'En Çok Gelişme Gösteren Oyuncu' ödülünün sahibi olan Goran Dragic takımı Phoenix Suns ile oldukça çetin bir mücadelenin yaşandığı Batı Konferansı'nda Play-Off şansını son birkaç maçta kaybetti. Buna rağmen takım olarak beklentilerin çok üzerinden bir performans gösteren Suns'da en çok öne çıkan isim Dragic oldu. 28 yaşındaki oyuncu İspanya'da düzenlenecek turnuvada Slovenya forması ile mücadele edecek. Önemli basketbol ülkelerinden biri olan Porto Riko'da en çok beklenti içinde olunan oyuncu şüphesiz Jose Juan Barea'dır. Geçtiğimiz sezon Minnesota'da yedekten gelerek katkı sağlamaya çalışan ancak istikrarlı bir performans gösteremeyen Barea'nın İspanya'daki turnuvada forma giymesi halinde ülkesi adına önemli bir katkı yapması öngörülüyor. Bu sezon Milwaukee Bucks'ın kötü performansına rağmen çaylak sezonunda gösterdiği performansla gelecek adına iyi bir ışık veren Giannis Antetokounmpo, Yunanistan Milli Takımı'yla Dünya Kupası'nda mücadele edecek. NBA'de son iki sezonda Houston Rockets forması giyen Francisco Garcia, İspanya'da düzenlenecek organizasyonda ülkesi Dominik Cumhuriyeti ile mücadele edecek. Avrupa'nın en önemli basketbol ekollerinden olan İspanya, evinde düzenlenecek turnuvada altın madalyayı hedefliyor. Dünya Kupası tarihinde tek şampiyonluğunu 2006 Japonya'da kazanan Boğalar, ülkemizden düzenlenen son Dünya Kupası'nda 6. olmuştu. Marc Gasol, Jose Calderon, Pau Gasol, Ricky Rubio gibi birçok önemli NBA yıldızını kadrosunda bulunduran İspanya'nın en önemli oyuncusunun 2012-2013 sezonunda NBA'in 'En İyi Savunma Oyuncusu' seçilen Marc Gasol olması beklenebilir. Son Avrupa Şampiyonu Fransa'da takımın en önemli yıldızları Tony Parker ve Joakim Noah'ın 2014 Dünya Kupası'nda kadroda yer almayacak olmasıyla Horozlar'da öne çıkan isim Portland Trail Blazers'ın çok yönlü oyuncusu Nicolas Batum olacaktır. Arjantin'de Manu Ginabili'nin sakatlığı sebebiyle turnuvada yer alması zor görünürken Tangocular'ın en güvendiği isim Indiana Pacers forması giyen Luis Scola olacaktır. 2010'da ülkemizde düzenlenen Dünya Kupası'nda gümüş madalya alarak büyük bir başarıya imza atan milli takımımızda NBA'de forma giyen 3 oyuncu bulunuyor. Utah Jazz'dan Enes Kanter, Milwaukee Bucks'tan Ersan İlyasova ve geçtiğimiz sezon Houston Rockets'ta olan bu yaz döneminde de New Orleans Pelicans'a takas olan Ömer Aşık. Enes'in sakatlık sorunları, Ersan'ın Milwaukee'de mutsuz geçirdiği sezonun ardından milli takımımızda en çok katkı Ömer Aşık'tan bekleniyor. Bu sezon San Antonio Spurs ile NBA şampiyonluğu yaşayan Tiago Splitter, Brezilya'nın, Dünya Kupası'ndaki en büyük kozlarından biri olabilir. Leandro Barbosa ve Anderson Varejao gibi oyuncuları da kadrosunda bulunduran Sambacılar, İspanya'da A Grubu'nda yer alıyor. Turnuvada Litvanya Milli Takımı kadrosunda yer alan Donatas Motiejunas ve Jonas Valanciunas, Adriyatik ülkesinin en önemli kozları durumundalar. Bu sezon Brooklyn Nets ile başarılı bir sezon geçiren pota altı oyuncusu Andray Blatche, 2014 Dünya Kupası'nda Filipinler Milli Takımı'nda yer alacak.Sporx
Reklam
Harry Potter Serisindeki 40 Büyülü Nesne
etiket
Hogwarts çeşitli büyüler, büyülü canlılar ve büyülü nesnelerle aklını başından almıştır her Potterhead'in. Sevdiğimiz bu dünyayı büyülü nesnelerin bazılarıyla tekrar hatırlamak ve sizlere de hatırlatmak istedim. Bu galeriyi hazırlamak acayip hoşuma gitti. Umarım siz de beğenirsiniz iyi eğlenceler :) Yazılı içeriğin bir kısmı tr.wikipedia.org adlı siteden alıntı yapılmıştır.
Ay'da En Fazla Toprak Sahibi İlk 10 Kişinin Serveti Ve Yatırım Yaptığı Miktar
İşte Ay Vakfı Tarafından Açıklanan 10 Kişi,Ay Vakfı (Lunarregistry.com) tarafından açıklanan resmi dönüm (1000 m2) fiyat listesi:Sea Of Tranquility (Sessizlik Denizi) Bölgesinde Dönüm Fiyatı: 37.50 $Lake Of Dreams (Rüyalar Gölü) Bölgesinde Dönüm Fiyatı: 34.25 $Sea Of Serenity (Huzur Denizi) Bölgesinde Dönüm Fiyatı: 31.25 $Sea Of Vapours (Buhar Denizi) Bölgesinde Dönüm Fiyatı: 18.95 $Yapılan yatırımların hangi bölgeden yapıldığı açıklanmadığı için bu dört fiyatın ortalamasını baz alarak hesapladık: 30.48 $ İşte Sonuç;
Reklam
Nietzsche'den İyi Yazmanın 10 Kuralı
8 Ağustos 1882 ile 24 Ağustos 1882 tarihleri arasında Nietzsche; Lou Andreas-Salomé'ye yazdığı mektuplarda iyi bir yazar olmak için sahip olunması gereken on altın kuralını açıklar.
'Sadece Türkiye'yi Değil Muhalefeti Dahi Dönüştürdük'
Cumhurbaşkanı adayı ve Başbakan Erdoğan, 'Biz sadece Türkiye'yi değil muhalefeti dahi dönüştürdük, değiştirdik' dedi.ANKARACumhurbaşkanı adayı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, cumhurbaşkanı seçimi kampanyası kapsamında, Etlik Mahallesi'nde düzenlenen mitingde vatandaşlara hitap etti. “Barışın, kardeşliğin, adaletin, dayanışmanın başkenti Ankara, seni bugün bir kez daha hasretle, muhabbetle selamlıyorum. Ankara, senin bütün ilçelerini selamlıyorum, bütün semtlerini, caddelerini, sokaklarını selamlıyorum. Ankara, 80 vilayetten gelip buralı olan, Ankaralı olan tüm Ankaralı kardeşlerimi selamlıyorum” diyerek konuşmasına başlayan Erdoğan, Afganistan’dan Cezayir’e, Azerbaycan’dan Sudan’a cumhurbaşkanı seçimi için Ankara’ya gelen tüm dost ve kardeş ülkelerin gençlerini selamladığını söyledi. Ankara’nın manevi şahsiyetleri Hacı Bayram Veli, Seyit Hüseyin Gazi, Abdulhakim Arvasi, Bünyamin Ayaşi, Ali Semarkandi ve Tacettin-i Veli hazretlerine hürmetlerini ilettiğini dile getiren Erdoğan, “Gazi Mustafa Kemal’i, Kurtuluş Şavaşımızın kahraman kumandanlarını, şehitlerimizi, gazilerimizi hürmetle anıyorum. İstiklal Marşı'nı Ankara’da yazan merhum Mehmet Akif’e bir kez daha Rabbim’den rahmet niyaz ediyorum” diye konuştu. Erdoğan, 80 vilayete elini uzattığı, dünya başkentleri arasında itibarlı bir yeri olduğu, mazlumlara umut ışığı olduğu için Ankara ile iftihar ettiğini belirterek, “Ankara, sen Gazze’nin yanında dimdik duruyorsun. Sen, mazlumların yanında sarsılmadan duruyorsun. Sen, Suriyeli gariplere sahip çıkıyorsun. Sen, Türkmen kardeşlerine güç veriyorsun, işte onun için seninle iftihar ediyoruz Ankara. Allah sizlerden razı olsun, Rabbim Ankara’yı korusun, Rabbim kardeşliğimizi, dayanışmamızı, yol arkadaşlığımızı daim eylesin” ifadesini kullandı. Cumhurbaşkanı seçiminin Türkiye, millet, tüm dost ve kardeş halklar için hayırlara vesile olmasını dileyen Erdoğan, seçime 1 gün kadığını, 5 Temmuz’da Samsun’da başladıkları kampanya sürecinde 27’si il olmak üzere 40 yerde miting düzenlediklerini, yarın da “41 kere maşallah” diyerek Konya’da vatandaşlarla buluşacaklarını anlattı. Başbakan Erdoğan, dün Malatya ve Gaziantep’te vatandaşlarla muhteşem bir buluşma gerçekleştirdiklerini, Ankara’ya gelmeden önce Kayseri’de sıcağın altında 100 binlerle kuçaklaştıklarını belirterek, “Yarın Konya’da inşallah bu süreci noktalıyoruz. Buradan Ankara’ya coşkunuz, heyecanınız, ahdevefanız için teşekkür ediyorum. 81 vilayetin hepsine, bu harekete, davaya, kardeşlerine sahip çıktıkları için sonsuz şükranlarımı sunuyorum” değerlendirmesinde bulundu. Milletin, pazar günü tarihinde ilk kez doğrudan doğruya Türkiye Cumhuriyeti’nin cumhurbaşkanını tayin edeceğini, Allah’ın izni, halkın takdiriyle milletin kendi oylarıyla seçtiği ilk cumhurbaşkanının belli olacağını ifade eden Erdoğan, “Pazar gününe hazır mıyız Ankara? Sandığa gidiyor muyuz Ankara? Yeni Türkiye’ye ‘evet’ mi Ankara? Güçlü Türkiye’ye ‘evet’ mi Ankara? Öncü Türkiye’ye ‘evet’ mi Ankara? Türkiye’nin gücüne güç katıyor muyuz Ankara? Milletin adayına oy veriyor muyuz Ankara? Kim o aday, kim? Maşallah, süphanallah, barakeallah. Ankara kararını vermiş. Başkent Ankara tercihini yapmış, Ankara tarihi güne hazırlanmış, rabbim sizlerden razı olsun” diye konuştu. Erdoğan, Ankara’nın Selçuklu ile cihan devleti Osmanlı dönemini yaşadığını, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışına, İstiklal mücadelesine, Cumhuriyetin kuruluşuna yakından şahitlik yaptığını hatırlatarak, şöyle devam etti: “10 Kasım 1938’de Gazi Mustafa Kemal hayata gözlerini yumdu. Hemen ertesi gün 11 Kasım’da şurada Ulus’taki İkinci Meclis Binasını askerler kuşattı. Neden biliyor musunuz? İsmet İnönü’yü zorla cumhurbaşkanı seçtirebilmek için. Bunu da yaptılar. TBMM’yi tehdit ederek İsmet İnönü’yü cumhurbaşkanı seçtirdiler. Bu CHP var ya bu CHP… Bu CHP zihniyetinin gidecek yeri yok. Çankaya milletten koptu, Çankaya diğer vilayetlerden koptu, Çankaya yanı başındaki Yenimahalle’ye, Keçiören’e, Mamak’a, Gölbaşı’na bile uzaklaştı. Çankaya duymaz oldu, görmez oldu, hissetmez oldu. Çankaya milletin derdiyle dertlenmez oldu. O kadar ki bazı kendini bilmezler çıktı, ‘Kabe Arap’ın olsun bize Çankaya yeter’ diye şiirler yazdılar. 1920’de Meclis’te, İlk Meclis açıldığında Meclis’in duvarında ne yazıyordu biliyor musunuz? Şura Süresi’nin 38. ayeti yazıyordu. Ne diyor bu ayet? ‘Onlar, aralarında işlerini istişare ile görürler.’ Meclis, bu işi görüyordu. Sonra bunu kaldırdılar, ‘hakimiyet milletindir’ yazısını koydular. Sonra bunu da değiştirdiler, ‘egemenlik ulusundur’ yazdılar. İsmet İnönü döneminde bu yazıyı da Meclis’in duvarından sildiler. Sadece Çankaya'yı değil, Meclis’i de milletten koparmak istediler.” Başbakan Erdoğan, 1950’de Demokrat Parti’nin seçimi kazanmasının ardından Ankaralıların Ulus’taki Meclis binasının önüne toplandığını, gece yarılarına kadar oradan ayrılmadığını, Adnan Menderes ve arkadaşlarının ilk işlerinin “egemenlik ulusundur” levhasını Meclis’in duvarına asmak olduğunu aktardı. Erdoğan, “Merhum Menderes geldi, milletle Meclis’i kuçaklaştırdı, merhum Celal Bayar geldi, Çankaya ile milleti kuçaklaştırdı. Merhum Özal geldi, Sayın Abdullah Gül geldi, Çankaya milletle buluştu. Şimdi inşallah 10 Ağustos’ta Çankaya ile millet arasındaki bütün engeller Allah’ın izniyle ortadan kalkıyor. 10 Ağustos’ta millet Çankaya’nın kilitlerini tamamen kaldırıyor, 10 Ağustos’ta millet bir kez daha ama bu sefer daha güçlü şekilde Çankaya ile kuçaklaşıyor, Çankaya ile bir oluyor, beraber oluyor” ifadesini kullandı. 'Cumhurbaşkanlığı makamını vesayet kurumu olmaktan tamamen çıkarıyoruz' Cumhurbaşkanı seçimi için hazırladıkları reklam filmini anımsatan Başbakan Erdoğan, 'Sürgün artık sona eriyor, aşık ile maşuk artık buluşuyor, millet sahibi olduğu yıldızı getiriyor, ehline teslim ediyor. Çankaya'nın kapıları artık ardına kadar millete açılıyor. Meclis üzerindeki, milli irade üzerindeki baskıları kaldırmıştık şimdi Çankaya üzerindeki cumhurbaşkanlığı üzerindeki baskıları, tehditleri kaldırıyor; cumhurbaşkanlığı makamını vesayet kurumu olmaktan tamamen çıkarıyoruz' ifadelerini kullandı. Erdoğan, hazırladıkları reklam filminden MHP'lilerin rahatsız olduğunu belirterek, şunları söyledi: 'Neden biliyor musunuz? Ezan varmış, seccade varmış. Seccadenin üzerinde başı yaşmaklı benim Anadolulu bacım varmış. YSK'ya MHP şikayet etti; YSK, 6'ya 4 oy çokluğuyla onların istediği gibi karar verdi, verdiniz de ne oldu. Ben buradan sesleniyorum; 'Bu ezanlar ki şehadetleri dinin temeli, ebedi yurdumun üstünde benim inlemeli.' Hadi gel şimdi beni sustur, bu benim İstiklal marşım ya. Böyle bir anlayış, mantık olabilir mi? Bu MHP'nin bilyeleri dağıldı, Kılıçdaroğlu'na bakar oldu, Pensilvanya'ya bakar oldu, bilye dağıttı bilye. 'Söyle bana arkadaşını, söyleyeyim sana kim olduğunu.' Bitti, ya huyundan ya suyundan, Kılıçdaroğlu'nun peşine takılırsan gideceğin yer burası. Onlar ezanlarımızı susturmadı mı? Bu CHP, Kuran kurslarımızı kapatmadı mı? Bunlar imam hatipleri kapatmadı mı? Bunlar Kur-an'ı kapatmadı mı? Bunlar başörtümüze saldırmadı mı? Yıllarca bu ülkede okullara, üniversitelere, imam hatiplere başörtüsünden dolayı rahatsız oldular, katsayısını getirdiler ve bu ülkede inancını yaşamak isteyenlere, inancını yaşatmadılar. Ey CHP senin mazin bu kadar karanlık. Şimdi ne oldu? MHP de onun peşine takıldı.' Şu anda başörtülü olarak üniversiteye gidildiğini, imam hatiplerde bir sıkıntı olmadığını, katsayının kalktığını, istenilen üniversiteye gidildiğini ve devlet dairelerinde çalışıldığına değinen Başbakan Erdoğan, 'Bu akşam Kanal 7'de yayımlanacak programda yardımcı doçent kardeşimiz enteresan bir şey söyledi. 'Ben, öğrenci olarak başörtülü okuyamadığım üniversitede, şimdi yardımcı doçent olarak başörtülü görev yapıyorum. Onun için sizlerden Allah razı olsun' dedi. Mesele bu, baki kalan bu kubbede hoş bir sada imiş meğer. Halkın rızası, hakkın rızası mesele bu' diye konuştu. 'Milletin yoksulluğunu görmediler ezanla uğraştılar' Erdoğan, başkentin on yıllar boyunca milletin gündeminden farklı gündemlerle meşgul olduğunu dile getirdi. Ankara'daki siyasetçilerin, idarecilerin kimi zaman cumhurbaşkanları ve başbakanların milletin sorunlarıyla uğraşmak yerine başka işlerle uğraştıklarını kaydeden Başbakan Erdoğan, 'Milletin yoksulluğunu görmediler ezanla uğraştılar, milletin feryadını duymadılar camilerle uğraştılar, eğitimin kalitesini yükselteceklerine, eğitimi yaygınlaştıracaklarına on yıllarca bunlarla uğraştılar. Türkiye'yi büyütmek yerine gittiler halkın diniyle, inancıyla, kültürüyle uğraştılar. Ekonomiyi büyültmek yerine 'sermayeye yeşil' dediler, 'kızıl, ak, kara' dediler. Milletin ekmeğiyle uğraştılar' değerlendirmesinde bulundu. Erdoğan, 3 Kasım 2012'de söz konusu olumsuzluklara son verdiklerini vurgulayarak, gereksiz tartışmaların içine girmediklerini, yapay gerilimlerle oyalanmadıklarını, yasaklara, yoksulluğa ve yolsuzluğa savaş açtıklarını, 12 yılda Ankara'nın bambaşka bir şehir olduğunu anlattı. 'Demokratik tokat atalım' 'Bu, Kılıçdaroğlu denilen zavallı, siyasette hala çırak bile olamadı, bu zavallı maalesef hala edep dışı konuşmalar yaparak, hayasızca bazı hakaretler yapıyor' diyen Erdoğan, 'Bu, Kılıçdaroğlu'nun bu Bahçeli'ye bunun peşine takılan Ekmel'e, Pensilvanya'ya gelin pazar günü şu sandıktan oyları, sandıkları bütünleştirerek adeta patlatırcasına bir demokratik tokat atalım, fazla zamanımız kalmadı. Pazar akşamı partimizin genel merkezinden herkesin 'balkon konuşması' dediği o tarihi konuşmayı inşallah sizlerle buluşarak yapalım' dedi. Erdoğan, Ankara'nın şu anda bölgesinde demokrasinin, özgürlüklerin başkenti olduğunu artık yasaklayan değil özgürlükleri teslim eden bir başkent olduğunu ifade etti. Başörtüsünün artık kamuda, üniversitede serbest olduğuna, farklı dil ve lehçelerde konuşmak ve yayın yapmanın serbest olduğuna işaret eden Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: 'Göğsünü gere gere 'ben Türküm, Kürtüm, Lazım, Çerkezim, Boşnakım, Romanım, Sünniyim, Aleviyim' demek serbest mi? Bizden önce neden bunlar denemiyordu? Niye söylenemiyordu, inançları yaşamak, yaşam tarzlarını idame etmek serbest mi? Kılıçdaroğlu rahatsız olmuş. Erdoğan niye böyle söylüyor, bu ayrımcılıktır. Bugüne kadar Alevi vatandaşım, Alevi olduğunu söylemediği için rahatsızdı işte onun önünü açtık, Sen de Alevisin, çık rahat rahat 'ben Aleviyim' de, korkma, rahat ol, huzurlu ol ben de Sünniyim, Sünni olduğumu rahatça söylüyorum, milleti aldatmayalım. Ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol. Mevlana'ya sevgin olduğunu söylüyorsun, ya göründüğün gibi ol, ya olduğun gibi görün, aldatıcılardan olma. Biz bunu sağladığımız için Türkiye büyüdü, bunu teşhis ettiğimiz için Türkiye ekonomisi büyüdü.' 'Veren el, alan elden üstündür' Milli gelirin 820 milyar dolara yükseldiğini belirten Erdoğan, 'Ey MHP, bankaları boşalttın, bankaları' dedi. Göreve geldiklerinde zor durumda bulunan Ziraat Bankası, Vakıfbank, Halk Bankası'nın şimdi güçlendiğini ifade eden Erdoğan, 'Yolsuzlukların olduğu bir Türkiye'de bunlar olabilir miydi?' diye sordu. Erdoğan, 'Bakınız IMF'ye borç... CHP'nin yavrusu DSP, kendilerini ziyarete gittik. 'Bizim için öyle diyorsunuz ama biz yavru değiliz' dediler. 'Ya' dedim, 'Bırak o işi, bal gibi yavrusunuz. Ha, değilseniz, onlar sizin yavrunuz' dedim. Ne oldu? Gittiler, beraber yürüyorlar şimdi yolda. Ana ile yavru beraberler, yan yana, birlikte yürüyorlar. Bir şey olacaklarından filan değil, o ayrı mesele' diye konuştu. İktidarı IMF'ye 23,5 milyar dolar borçla devraldıklarına değinen Erdoğan, geçen yıl 14 Mayıs'ta Türkiye'nin IMF'ye borcunun sıfırlandığını belirtti. IMF'nin iimdi Türkiye'den 5 milyar dolar borç istediğini kaydeden aktaran, 'Veririz. Veren el, alan elden üstündür' ifadesini kullandı. AK Parti'den önceki iktidarın Merkez Bankasını boşalttığını bildiren Erdoğan, 'Ey Bahçeli, neyi, kime anlatıyorsun? Merkez Bankasının kasasında neredeyse bir şey kalmamıştı. 27,5 milyar dolar... Bunun da ciddi kısmı altın, bunun yanında da yurt dışındaki vatandaşlarımızın parasıydı. Ama şimdi 133 milyar dolar kasamızda paramız var. Nereden, nereye' değerlendirmesinde bulundu. Erdoğan, Ankara ile İstanbul, Konya ve Eskişehir arasındaki yüksek hızlı tren hattına işaret ederek, Ankara'nın, hızlı trenin başkenti olduğunu söyledi. Ankara'nın, havayollarının, savunma, uzay ve uydu sanayilerinin de başkenti olduğunu ifade eden Erdoğan, 'Önceki gün İstanbul'da bir kardeşimiz Edirne Keşan'da, Türkiye'de üretilen bir insansız hava aracını 24 saat 34 dakika havada kalarak bir rekor kırdı. Adı Bayraktar. Türkiye'de üretiliyor, kendi mühendislerimiz, teknisyenlerimiz üretiyor. Baba, evlatlar, hep beraber, ailece bunu yaptılar' dedi. 'Muhalefeti dahi dönüştürdük' Türkiye'nin kendi tankını, helikopterini, savaş gemisini, piyade tüfeğini, uydu ve roketini tasarlayarak, ürettiğini anlatan Erdoğan, şöyle devam etti: 'Ey gidi CHP, ey gidi MHP, sabah akşam başörtüsüyle uğraşırsan bu seviyeye gelemezsin. Sabah akşam milletin inançlarıyla uğraşırsan, ta Moğolistan'daki ilk Türk anıtlarına, Saraybosna'daki Osmanlı camilerine, köprülerine ulaşamazsın. Ama biz ulaştık, yollarını yaptık. Hani sen milliyetçiydin ya? Sen kafatası milliyetçisisin. Vatansever değilsin. Milliyetperver değilsin. Milletin diliyle, inancıyla, kültürüyle, yaşam tarzıyla uğraşırsan ekonomiyi büyütemezsin, ihracatı artıramazsın. 36 milyar dolardan aldık, bak şimdi 155 milyar dolara geldik. Nereden nereye... Bakın şimdi CHP ne yaptı, dikkat edin burası çok önemli, sözüm ona dindar, muhafazakar bir şahsı cumhurbaşkanı adayı gösterdi. CHP genel müdürü şimdi gittiği yerlerde kitaptan, Hz. Peygamberden bahsediyor. Allah lafzı celilini ağzına alıyor. Hamdolsun, ne kadar güzel. Güzel şeyler oluyor. O da alıştı bu işlere. Güzel, güzel. Aman yarabbim, ne güzel gelişmeler. Öbür taraftan HDP'nin adayı 77 milyona hitap etmeye, 'bayrak' demeye, 'vatan' demeye, 'cami' demeye başladı. Baktım ki hutbelerden de bahsediyor. Baktım, Diyanet İşleri Başkanlığını eleştiriyor. Diyor ki 'Diyanet İşleri Başkanlığı hutbeleri, merkezden gönderiyor.' Allah Allah, bak neleri takip etmeye başladı. Ya senin camiyle işin var mı? Bunlar sipariş üzerine bu işleri yaparlar, sipariş. Bunların ibadeti falan, hepsi bunların tamamıyla aldatmaya yöneliktir, oy kazanmaya yöneliktir. Bunlar olduğu gibi görünüp, göründüğü gibi olanlar değildir. Biz sadece Türkiye'yi değil, muhalefeti dahi dönüştürdük, değiştirdik.' 'Haddini bil' Artık muhalefete ve onun adayına söz söylemeyeceğini ifade eden Erdoğan, 'muhalefetin ne kadar içler acısı durumda olduğunun zaten görüldüğünü' söyledi. Erdoğan, şunları söyledi: 'Artık Pensilvanya dengesini yitirdi. Beddua üzerine beddua ediyor. CHP seçimden umudunu kesti, artık millete hakaret ediyor. Müslümanlara hakaret edilmesine seyirci kalıyor. Aynı programa çıkıyor, aynı programda, bu Doğan Grubu'nun yayın organında, görsel medyada çıkıyor bir tane aşağılık kadın, afedersin onun yanında Müslümanlara hakaret ediyor. Bunda ise ses yok. Şu hale bak. Kimsin sen ya? Sen kimsin? Önce haddini bil. Sen nasıl olur da yüzde 99'u Müslüman olan böyle bir ülkede, kalkarsın da 'Müslümanlardan başka bir şey mi bekleyeceksiniz' dersin? Kimsin sen? MHP derseniz, bu yönetim MHP'yi aldı, CHP'nin ve Pensilvanya'nın kuyruğu haline getirdi. Durumları gerçekten içler acısı. 30 Mart'ta Ankara'da bir ortak aday çıkardılar, derslerini aldılar. Ortak adayları hala kaybettiğine inanmış değil, mahkeme kapılarında sonuç bekliyor. 10 Ağustos'ta da ortak adaylarının akıbeti aynı olacak.' Erdoğan, cumhurbaşkanı adayı Ekmeleddin İhsanoğlu için 'Ortak aday tam manasıyla evlere şenlik' nitelemesinde bulundu. 'Kılıçdaroğlu, ağlanacak haldesin' Merhum Gazeteci Savaş Ay'ın, Kılıçdaroğlu'nun Genel Müdürlüğü dönemindeki SSK hastaneleriyle ilgili programını hatırlatan Erdoğan, 'Çok başarılı bir genel müdür, değil mi? Adam gülüyor ya, sırıtıyor. Hastaneler rezalet... Sırıtıyor ya, gülüyor. Hani güleriz, ağlanacak halimize var ya, Kılıçdaroğlu sen busun, ağlanacak haldesin. Bu adamı nasıl oldu da CHP'ye getirdiler? Kaset, kaset, kaset' diye konuştu. Eski CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ın, 'Başbakan bunu çıkarmak zorunda' dediğini belirten Erdoğan, 'Git sen çıkar ya. Yargı var, her şey var, git çıkar. Ben sana yolu gösterdim. İşte 'bu dinleyenler, bu gözetleyenler seni de gözetlediler' diyorum. Eğer bu Başbakan samimi olmasaydı, sen bugün daha da rezil olacaktın. Anayasa tartışmalarında anında olaya Binali Yıldırım kardeşimle biz müdahale ettik, hemen yayından kaldırıldı. Bizim bu iyiliğimizi hala görmüyor ve diyor ki 'Başbakan bunu çıkarsın.' Ya sen hala kalkıp da Kılıçdaroğlu'nu korumaktan vazgeç. Dürüst ol sen de. Maalesef Kılıçdaroğlu, Bahçeli, ikisi de bu oyunlara, bu Pensilvanya oyununa geldikleri halde, birçok arkadaşını aday gösteremedikleri halde, hala akıllanmadılar. Bunlar evlere şenlik.' 'Buradan ortak adaya bir ders verin. Bilmiyor, öğretin' diyen Erdoğan, İstiklal Marşı'ndan 'Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda/ Şüheda fışkıracak, toprağı sıksan şüheda/Canı, cananı, bütün varımı alsın da Hüda/Etmesin tek vatanımdan, beni dünyada cüda' dizelerini okudu. Erdoğan, 'Mesele bu. Ankara, Ekmel'e İstiklal Marşı'nın bu dörtlüğünü öğretti. Ama Ekmel ne diyor, 'Bu Çanakkale Şehitleri herhalde' diyor' dedi. 'Her gün gaf, her gün hata, her gün skandal' Konuşmasında MHP'ye ve CHP'ye gönül verenlere seslenerek, İstiklal Marşı'nı bile bilmeyen birine oy vermemeleri ve cumhurbaşkanı seçmemeleri gerektiğini belirten Erdoğan, HDP'nin ise bu işlerle ilişkisi olmadığını, kongrelerinde Türk bayrağının bulunmadığını, İstiklal Marşı'nın söylenmediğini anımsattı. Erdoğan, HDP'ye gönül verenlere de seslenerek, İstiklal Marşı'nı tanımayan, bayrağa saygı duymayan bu anlayışa gereken dersin verilmesi gerektiğini vurguladı. CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'nun Hakkari'de Türk bayrağı olmadan miting yaptığını anımsatan Erdoğan, 'Bunların hali bu. Diyorum ki keşke 40 gün önce değil de 2-3 ay önce ortaya çıksaydı bu ortak aday, millet daha da çok eğlenirdi. Her gün gaf, her gün hata, her gün skandal' dedi. Cumhurbaşkanı adayı İhsanoğlu'nun, 'Ben edebiyatçıyım. İstiklal Marşı'nı, Çanakkale Şehitleri'ni bilirim. Yahya Kemal'in Süleymaniye'de Bayram Namazı'nı bilirim' sözlerine dikkati çeken Erdoğan, Yahya Kemal'in 'Süleymaniye'de Bayram Namazı' diye bir şiirinin bulunmadığını, 'Süleymaniye'de Bayram Sabahı' diye bir şiiri olduğunu vurguladı. Erdoğan, 'Ben inanıyorum ki Ankara'da CHP'ye, MHP'ye gönül vermiş kardeşlerim, Saadet Partisi'ne, BBP'ye gönül vermiş kardeşlerim bu monşer adaya destek olmayacaklar. Ankara'dan 10 Ağustos'ta inşallah farklı bir sonuç bekliyoruz. Ankara'da sadece AK Partili kardeşlerimden değil bütün vatandaşlarımdan güçlü bir destek bekliyoruz' ifadelerini kullandı. Erdoğan, 10 Ağustos'un Ankara'yı değiştireceğini, Çankaya'yı çok güçlü kılacağını, 77 milyonun bir, tek yürek ve hep birlikte Türkiye olacağını dile getirdi. 'Bayrağımızın, pasaportumuzun, paramızın itibarını çoğaltacağız' Erdoğan, Ankara'nın ilçelerini, mahallelerini çok daha güçlü kılacaklarını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü: 'Ankara Kızılcahamam'ın Güven Mahallesi'ne de ulaşacak, Gazze'ye de ulaşacak, Ankara Şereflikoçhisar'ın Yeşilyurt Mahallesi'ne de ulaşacak, Somali'ye de ulaşacak, Güdül'ün Çukurören Mahallesi'ne de ulaşacak, Irak'ta Tuzhurmatu'daki Türkmenlere de ulaşacak. Selçuklu'nun mirasını geleceğe taşıyacağız, Osmanlı cihan devletinin mirasını geleceğe taşıyacağız. Cumhuriyetimizi daha da güçlendirecek, bayrağımızın, pasaportumuzun, paramızın itibarını daha da çoğaltacağız.' Ankara'ya yatırımlar Ankara'ya 12 yılda yapılan yatırımlara da işaret eden Erdoğan, 'Ne kadar yatırım yaptık biliyor musunuz? 50 katrilyon lira. Ulaştırma ve haberleşmede 12,5 katrilyon, toplu konutta 11 katrilyon, eğitimde 5 katrilyon, gençlik ve sporda 2,5 katrilyon, enerjide 2 katrilyon, orman ve su işlerinde 2 katrilyon, sağlıkta 1,5 katrilyon yatırım yaptık. Ankara sağlıkta yaptığımız tesislerle ülkemizin kalbi olacak. Toplamda 7 bin 226 yatak kapasiteli Etlik ve Bilkent sağlık kampüslerinin yapımı devam ediyor. 2 şehir hastanesi kuruyoruz Ankara'ya. Birisi Etlik'te birisi Bilkent'te' diye konuştu. Ankara'yı Konya, Eskişehir, Bilecik, Sakarya, Kocaeli, İstanbul ile hızlı tren aracılığıyla buluşturduklarını, bunun devamının geleceğini bildiren Erdoğan, Avrupa'nın müstesna bir ülkesi olarak Başkentray'ın çalışmalarının hızla devam ettiğini, Batıkent-Sincan, Kızılay-Çayyolu metrolarının tamamlandığını, Keçiören-Tandoğan metro hattı yapım çalışmalarında sona yaklaşıldığını, test sürüşlerine başlayacaklarını, Kızılay'dan Esenboğa Havalimanı'na giden Ulus, Siteler, Kuzey Ankara Projesi, Pursaklar, Saray fuar alanının da güzergahında bulunduğu bir metro hattı daha kurulacağını söyledi. Cumhurbaşkanı adayı ve Başbakan Erdoğan, bunlar da hayata geçirildiğinde Ankara'nın toplu taşım konusunda çağ atlayacağını belirterek, Ankara-Niğde, Ankara-İzmir, Ankara-Samsun arasında 3 otoyol projesiyle ilgili altyapı çalışmalarının son sürat devam ettiğini, 10 Ağustos'un ülke ve Ankara için milat olacağını kaydetti. Vatandaşlardan iradelerine, sandıklara, demokrasiye sahip çıkmalarını isteyen Erdoğan, Türkiye'de bulunan gurbetçilerin 44 gümrükte oylarını kullanabileceğini anımsattı. Erdoğan, Türkiye'nin önünde önemli bir fırsat olduğunu, 12 yıldır tarih yazdıklarını ifade ederek, 'İnşallah 10 Ağustos'ta yeni Türkiye'nin, büyük Türkiye'nin tarihini yazacağız. El ele, gönül gönüle daha güçlü bir Türkiye'yi inşa edeceğiz. Mutlaka sandığa gidin, güçlü Türkiye için, yeni Türkiye için oyunuzu kullanın. İleride çocuklarınıza, torunlarınıza, 'evladım, torunum, işte ben milletin ilk cumhurbaşkanını seçtiği o seçimde oy kullandım' deyin. 'Halkın oylarıyla belirlenen ilk cumhurbaşkanlığı seçiminde oy kullandım' deyin' şeklinde konuştu. Meydandaki vatandaşlardan ellerini kaldırmalarını isteyen Erdoğan, 'Bize Allah yeter, bize millet yeter, kardeşlerim bize Ankara yeter. Dualarınızda Gazze'yi unutmayın, dualarınızda Mısır'ı, Libya'yı unutmayın, Suriye'deki, Irak'taki mazlum kardeşlerinizi unutmayın. Rabbim yar ve yardımcımız olsun, Allah bizi utandırmasın, mahçup etmesin. Milli irade, milli güç, hedef 2023' diye konuştu. Mitingden notlar Mitingin gerçekleştirildiği alana eşi Emine Erdoğan’la gelen Başbakan Erdoğan, platforma çıkarak vatandaşları selamladı. Vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği mitingde bazı vatandaşların da çevre binaların pencere ve balkonlarından mitingi izlediği görüldü. Erdoğan, konuşmasının ardından Saadet Partisi'nden istifa eden Amasya Hamamözü İlçesi Belediye Başkanı Bahattin Destebaş, MHP’den istifa eden Çorum Uğurludağ Belediye Başkanı Remzi Torun ve BBP’den istifa eden Karaman Sarıveliler Belediye Başkanı Hayri Samur’a AK Parti rozetlerini taktı. Erdoğan, daha sonra mitingi izlemek üzere alanda bulunan yabancı gençlerle selamlaştı. Vatandaşları da selamlayan Erdoğan, kendisi için “Uzun Adam” şarkısını besteleyen ve geçen hafta hayatını kaybeden sanatçı Murat Göğebakan’a da vatandaşlardan Fatiha okumalarını istedi. Çok sayıda pankartın bulunduğu miting alanında 'Vefayı Senden Öğrendik Sen Nereye Biz Oraya', 'Zalimler Korksun Bakışından Mazlumlar Sana Gardaş Olsun', 'Ankara Sana İnanıyor' şeklindeki pankartların yanı sıra Başbakan Erdoğan'ın reklam filminde okuduğu, Sezai Karakoç’un 'Ey Sevgili' şiirinden bölümlerin yer aldığı pankartlar dikkati çekti. Başbakan Yardımcıları Bülent Arınç, Ali Babacan ve Emrullah İşler, Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Mevlüt Çavuşoğlu, Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç, AK Parti Grup Başkanvekili Mahir Ünal, AK Parti Genel Başkan Yardımcıları Salih Kapusuz ve Abdulhamit Gül, AK Parti Genel Sekreteri Haluk İpek ve milletvekillerinin de katıldığı mitingde, yabancı siyasetçi ve konuklar da yer aldı. Muhabir: Kadir Karakuş, Enes Kaplan, İlkay Guder, Barış Kılıç, Selma Bıyıklı Adabaş
İstanbul'dan Kaçmak İçin Yakın Yerler; KIRKLARELİ
Kırklareli;Nazardan kaçırılmış doğası, zengin tarih ve kültür varlıkları, Karadeniz'deki uzun ve kimi yerde pudra tozu misali kumsallarıyla donatılmış dingin denizi, Rumelili hissedişi yüksek bal yürekli insanları, engin mutfağı ile bu lezzetlere ev sahipliği yapan pek çoğu doğanın koynunda yer alan lezzet duraklarıyla, İstanbul'un insanı boğan keşmekeşinden kaçmak isteyenler için eşsiz bir seçenektir.Keşfetmeye var mısınız ?KırklareliKırklareli Gezi Rehberi
Reklam
Ermeni Ustadan 'Allah'ın Adları' Rekoru
Türkiye'nin Ermeni vatandaşlarında 22 yıllık kuyum mıhlama ustası Şenol Vayvalako, 7 yıl önce rüyasında Hz. Muhammed'i gördükten sonra Müslüman oldu. Vayvalako, 4.5 yıllık çalışmayla 15 bin Star Daimond taşını tek tek işleyerek, Allah'ın 99 adı olan 'Esma'ül Hüsna'nın yer aldığı bir eser ortaya çıkardı. ANTALYA - Antalya'nın Muratpaşa İlçesi'nde oturan 1 çocuk babası, Ermeni asıllı Türk vatandaşı kuyum mıhlama ustası 40 yaşındaki Şenol Vayvalako, 7 yıl önce rüyasında Hz. Muhammed'i gördüğünü ve bunun üzerine Müslümanlığa geçtiğini söyledi. Yaşadıklarının herkese nasip olamayacağını belirten Şenol Vayvalako, “O rüyadan sonra kendimi çok değerli gördüm. İslam için bir şeyler yapmam gerektiğini düşündüm. Esma'ül Hüsna konusunda karar kıldım. Ancak yapılıp yapılamayacağına karar vermem 1 yılımı aldı. Danıştığım kişilerin bana verdiği cevap, bunun yapılamayacağı yönündeydi. Ama ben yine rüyama inanarak evimi, arabamı satıp bu işi yapmaya karar verdim. Allah da bana nasip etti, yaptım. Yaklaşık 5 yılımı aldı. Bu dünyada bir ilk. Böyle bir eseri tasarlayıp yapabilen kimse çıkmamış' diye konuştu. AFRİKA'DAN ABANOZ AĞACI, GÜMÜŞ VE ALTIN KAPLAMA Eser hakkında da bilgi veren Şenol Vayvalako, şunları söyledi: “Afrika'dan abanoz ağacı getirttim. Fırına koyduktan sonra 1 yıl beklettim. Bu ağaçta hiçbir boyama, renklendirici yok. Ağacın içini oyup, şekil verdiğim metale desenleri tek tek işledim. Arkasına işlemelerle birlikte altın kaplama yaptım. Üstünde yaklaşık 7- 7.5 kilogram gümüş var. Her birini 18 gram altınla kapladım. Arkasını 22 ayar altınla kapattım. Ortaya, yekpare tek bir pano çıktı. Bu eser yağlı boya değil, kazıma, oyma değil, başlı başına bir tasarım. Eserin üzerine işlediğim taşlar laboratuvar üretimi. Star Daimond denilen bir taş. Yaklaşık 15 bin adet taş kullandım.' GUİNNESS REKORLAR KİTABI'NDAN HABER BEKLİYOREserin Guinness Rekorlar Kitabı'na girmesi için başvurduklarını sözlerine ekleyen Vayvalako, şöyle dedi: “Rekorlar Kitabı yetkilileri, bize daha önce böyle bir eserin yapılmadığını söyledi. Birkaç gün içerisinde Guinness Rekorlar Kitabı'ndan da haber alacağız. İnşallah o kitaba da gireceğiz. Türkiye 'yi tüm dünyaya tanıtıp, adımızı duyurmuş olacağız. Dünyada eşi benzeri olmayan bir eser ortaya çıkardığını iddia eden Vayvalako, “Özellikle Arap ülkelerindeki şeyhler, milletvekilleri almaya geldi. Bu eserin Türkiye'de ekspertiz değerinin belirlenmesini istiyoruz. Ben kar marjı gözetmiyorum. Bu eserden gelecek parayla Kuran-ı Kerim'i ayet ayet yazmak istiyorum' diye konuştu. Kısa süre önce yaşadığı deneyimleri de paylaşan kuyum mıhlama ustası Vayvalako, konuşmasını şöyle tamamladı: “Ben bir yola girdim. 4.5 yıl hiçbir gelirim olmadan sadece bu eseri yaptım. Ben Ermeniyim, Hıristiyandım. Kuran ve İncil yanımda. Rüyamda peygamber efendimizi görüp, 'Hayır ben bu işi yapmıyorum' diyemezdim. Şimdi bunu verip daha büyüğünü yapmak istiyorum.' Süleyman EKİN/DHA
NBC: 'Tarantino Bana 'Kulübe Hoş Geldin!' Dedi'
'Kış Uykusu', Altın Palmiye kazandığı Cannes Film Festivali'ne ev sahipliği yapan Fransa'da dün vizyona girdi. Yönetmen Nuri Bilge Ceylan, Fransa gazetelerine verdiği röportajlarda, Altın Palmiye'nin henüz hayatını değiştirmediğini söyledi.Nuri Bilge Ceylan’a Cannes Film Festivali’nde büyük ödül Altın Palmiye’yi kazandıran ‘Kış Uykusu’, festivale ev sahipliği yapan Fransa’da dün gösterime girdi. Daha evvel ‘Koza’ adlı kısa metraj filmiyle adım attığı Cannes Film Festivali’nde, festivalin en uzun filmlerinden biriyle büyük ödülü alan yönetmen, 3 saat 20 dakikalık filmin gösterimi dolayısıyla Fransa’nın büyük gazetelerine söyleşiler verdi.Liberation gazetesine tam sayfa röportaj veren Türk sinemasının ünlü yönetmeni, ödülün kariyeri ve hayatında yarattığı etkiye dair soru üzerine; “Belki bir sonraki filmim daha hızlı ilerleyecek. Ama şimdilik hayatımda fazla bir değişiklik olmadı. Elbette film her yerde gösterime girecek ve bu benim daha da tanınmama yardımcı olacak. Ödül gecesindeki seramoniden sonra toplu fotoğraf çekiminde de ilk duyduğum cümle bu olmuştu. Quentin Tarantino bana ‘Kulübe hoş geldin! Ben Altın Palmiye aldığımda festival başkanı da bana aynı şeyi söylemişti’ demişti” sözleriyle yanıt verdi.‘HER KARAKTERDE BİRAZ BEN VARIM’“Buna benzer büyük ödüller almakta bir tehlike olduğunu söyleyebiliriz. Sanatçının bir yanını öldürebilir, çünkü bir sondur neticede. Ama diğer taraftan heyecanım sönmedi. Ben hayatı zor kaldıran biriyim ve sürekli olarak sanata ihtiyacım var. Benim sinema yapma ihtiyacım buradan geliyor. Yaşamakta zorlandığım zor şeylerden söz etmeye devam edeceğim. Sanki film yaparak kendi varlığımla pazarlık ediyorum. Kış Uykusu’nun her karakterinde biraz benden izler var. Ama elbette kendimi en çok Aydın’a yakın hissediyorum. Filmlerimde benden izler olduğu gibi, karakterlere insanların hiç sevmediğim yanlarını da koyuyorum.” HürriyetArzu Morin ÇAKIR
Reklam
Oscar'da Nuri Bilge Ceylan'a Karşı Fatih Akın mı Yarışacak?
Nuri Bilge Ceylan'ın Kış Uykusu'nun Türkiye'nin Oscar adayı gösterilmesinin ardından ilginç bir gelişme oldu. Fatih Akın'ın The Cut filminin de Almanya adına yarışması gündeme geldi. Bu arada 2013'ün Altın Palmiyeli filmi de bu yarışa katılabilir.Oscar yarışını bu yıl Türkiye başlattı. Oscar aday adayı olarak Ceylan’ın Altın Palmiye Ödüllü Kış Uykusu filminin seçilmesi, sinema çevrelerinden olumlu tepkiler alıyor. Her yıl 70’i aşkın ülkenin katıldığı yarışta diğer ülkeler henüz rengini belli etmedi. Peki, Ceylan’ı yarışta neler bekliyor, rakipleri kimler olabilir? Gelin, yakından bakalım... ALTIN PALMİYELER YARIŞIRSA Abdellatif Kechiche’in Altın Palmiye Ödüllü filmi La vie d’Adèle/ Mavi En Sıcak Renktir, bu yıl Nuri Bilge Ceylan’ın rakiplerinden biri olabilir. Adèle Exarchopoulos ile Léa Seydoux’nun başrolleri paylaştığı Mavi En Sıcak Renktir, geçen yıl Oscar yarışına katılamamıştı. Zira aday adayı filmlerin en geç Eylül sonuna kadar kendi ülkelerinde gösterime girmesi gerekiyor. Yapımcı firma, filmin Fransa gösterim tarihi olarak 9 Ekim’de direttiğinden, Kechiche’in fırtınalar estiren eseri Oscar yarışına katılamamıştı. Kimi eleştirmenlere göre, Fransa’nın bu yıl şansını Kechiche’le denemesi ihtimal dâhilinde görünüyor. Fransa’nın Mavi En Sıcak Renktir’i aday adayı olarak Akademi’ye sunması durumunda, Oscar için bu yıl Altın Palmiyeli iki film yarışabilir. AKIN, EKİM’E KALDI Fatih Akın da Ceylan’ın olası rakiplerinden biri olarak öne çıkıyor. Akın’ın uzun süredir merakla beklenen filmi The Cut, Venedik Film Festivali’nde Altın Aslan için yarışacak. Ermeni Soykırımı’ndan sağ kurtulan ve iki kızını aramak üzere yollara düşen bir adamın öyküsünü anlatan filmin, Venedik serüveni Oscar yarışının da başlangıcı olabilir. Filmin sinema çevrelerinden olumlu eleştiriler alması durumunda, Almanya’nın The Cut’ı Oscar aday adayı olarak sunması bekleniyor. Ne ki, filmin Almanya gösterim tarihi şimdilik 16 Ekim olarak belirlendiğinden, Akın’ın yarışma koşullarını sağlayamaması sözkonusu olabilir. Nuri Bilge Ceylan’ın Cannes’da birlikte yarıştığı pek çok isimle Oscar serüveninde de karşılaşmasına kesin gözüyle bakılıyor. Cannes’da Büyük Jüri Ödülü’nü kazanan Xavier Dolan, son dönemde eleştirmenlerin favori yönetmenlerinden biri oldu. “Genç usta” Dolan’ın Mommy filmi, Fransızca olduğundan Kanada Oscar şansını Dolan ile deneyebilir. Keza, Rus yönetmen Andrey Zvyagintsev Leviathan filmiyle Cannes’da pek çok eleştirmenin favorileri arasında gösteriliyordu. Rusya’nın Cannes’da En İyi Senaryo Ödülü’nü alan Leviathan’ı Oscar yarışına sunması sinema çevreleri için şaşırtıcı olmayacaktır. DARDENNE FAKTÖRÜ Oscar Ödüllü Fransız aktris Marion Cotillard da bu yıl bir kez daha kırmızı halıda yürüyecek gibi görünüyor. Cotillard, Cannes’da büyük ödülü Ceylan’a kaptıran Dardenne Kardeşler imzalı Deus jours, une nuit/ İki Gün, Bir Gece adlı filmde başrolde yer alıyor. Ödül avcısı Dardenne Kardeşler, daha önce Oscar’a aday gösterilmedi. Belçika’nın İki Gün, Bir Gece’yi yarışa sunması hâlinde, Belçika da yarışın güçlü adaylarından biri olabilir. VE DİĞER ÜLKELER Oscar kazanan tek Latin Amerika ülkesi olan Arjantin’in Relatos salvajes/ Vahşi Öyküler, Bulgaristan’ın Stephan Komandarev imzalı The Judgement/ Hüküm, geçen yıl Oscar yarışına yeninden katılan Ekvator’un Feriado/ Tatil, Yunanistan’ın Little England/ Küçük İngiltere ve Hong Kong’un The Golden Era/ Altın Çağ filmlerini seçmesi hâlinde ödül şansının yüksek olduğu öngörülebilir. Taraf
Reklam
Dünden Bugüne Fenerbahçe Formaları
Her ne kadar kulübümüzün kuruluş tarihi 1907 olarak kabul edilmiş olsa da, Fenerbahçe tarihi 1890’lara dayanmaktadır.Kulübün ilk logosu Fenerbahçe Burnu’ndaki fenerden esinlenerek hazırlanmış, formalarda kullanılacak renkler ise bahçesindeki papatyalardan esinlenilmişti. Papatyaların, kıskançlık ve temizliği simgeleyen sarı-beyaz renkleri Fenerbahçe Futbol Kulübü’nün ilk renkleriydi.
Furkan Bayrak, Dünya Şampiyonu Oldu!
Dünya Gençler Güreş Şampiyonası'nda, 74 kiloda Furkan Bayrak altın madalya kazandı. Türkiye Güreş Federasyonu'ndan yapılan yazılı açıklamada, Hırvatistan’da düzenlenen şampiyonanın ilk gününde mindere çıkan Furkan Bayrak'ın, İranlı rakibi Payma Bouyeri’yi 4-2 mağlup ederek, dünya şampiyonu olduğu bildirildi. 2016 ve 2020 Olimpiyatları'nda altın madalya hedefleyen başarılı sporcu, sabah seansında Hintli, Belaruslu, Ermeni ve Alman rakiplerini mağlup ederek, finalde güreşmeye hak kazandı. Final müsabakasında İranlı güreşçi Payma Bouyeri karşısında geriye düşmesine rağmen maçı bırakmayan milli güreşçi, minderden 4-2 galip ayrıldı ve altın madalyanın sahibi oldu.Sporx
Kış Uykusu Oscar Yolcusu!
Nuri Bilge Ceylan'ın Cannes Film Festivali'nde Altın Palimiye ödülünü kazanan 'Kış Uykusu' filmi Oscar'da ülkemizi temsil edecek. 87. Oscar Akademi Ödülleri’nde Türkiye’yi, 67. Cannes Film Festivali’nde “Altın Palmiye” ödülü kazanan Nuri Bilge Ceylan’ın “Kış Uykusu” filmi temsil edecek.
10 Ülkenin Düğün Gelenekleri
Çin'de düğün yapmak için bir astroloji uzmanının doğum tarihine ve saatine bakarak yorum yapması gerekiyor.  Eğer horoskoplar uygunsa düğün hazırlıkları başlıyor. Yalnız bu da değil 7. ayın 15'inen sonra evlenmek uğursuzluk kabul ediliyor.
Reklam