onedio
İçimizde Burukluk Yaratan 5 Hayvan
Hayvanları seviyoruz, onların doğal yaşam alanlarına insanların girmesini hiç istemiyoruz ancak iç içe yaşadığımız bazı hayvanların aymaz tavırları bizi biraz üzmüyor değil.
'IŞİD Bizden Çok Maaş Veriyor'
Irak Maliye Bakanı Zebari Al Jazeera’ye verdiği mülakatta IŞİD’in ‘yeryüzündeki en zengin terör örgütü’ olduğunu söyledi, “Savaşçılarına bizim askerlerimize ödediğimizden daha çok para ödüyorlar” dedi.2014’ü büyük bir kaos ve istikrarsızlık içinde tamamlamaya hazırlanan Irak’ta ekonomi, iki büyük sıkıntıyla boğuşmaya çalışıyor.10 Haziran’da Musul’u ve devamında Irak’ın geniş kesimlerini kontrol altına alan IŞİD’e karşı mücadelenin büyük maliyeti ve petrol fiyatlarında yılın ikinci yarısında gerçekleşen dramatik düşüş.Irak’ın yeni Maliye Bakanı ve Kürt siyasi hareketinin önemli isimlerinden olan, Kürt Bölgesi lideri Mesut Barzani'ye yakın bir isim olarak bilinen ve önceki hükümette Dışişleri Bakanı olarak görev yapan Hoşyer Zebari, Al Jazeera’dan Jane Arraf’a verdiği özel mülakatta, IŞİD’in bölgedeki ekonomik gücü ve örgüte karşı mücadelenin zorluklarıyla ilgili açıklamalarda bulundu.‘Yeryüzünün en zengin örgütü’IŞİD’i yeryüzünün en zengin terör örgütü olduğunu belirten Zebari, örgütün gelirini adam kaçırma, fidye, petrol gelirleri ve el koyduğu bankalar gibi farklı kaynaklardan edindiğini söyledi ve 'Musul'da Tikrit'te ve diğer birçok yerde milyonlarca dolar , trilyonlarca dinarı kontrol ediyorlar' dedi.Örgütün kendi vergilendirme sistemi olduğunu da vurgulayan Zebari, IŞİD'in muazzam mali kaynaklara sahip olduğunu hatta bünyesindeki savaşçılara Irak’ın kendi askerlerine verdiği maaştan daha fazlasını verdiğini hatırlattı.Örgütün aracılar vasıtasıyla Türkiye ve diğer ülkelerdeki şahıslara petrol satışı gerçekleştirdiğini iddia eden Zebari, IŞİD’in petrol kaynaklarının kullanımını kesmek amacıyla koalisyon uçaklarının Irak ve Suriye’de örgütün elindeki petrol tesislerini vurduğunu belirtti.IŞİD’e karşı mücadele için yeteri kadar olmasa da mali kaynaklara sahip olduklarını belirten Zebari, ancak koalisyon güçlerinden hava saldırılarını sürdürmesini istediklerini çünkü bu saldırıların etkisini gösterdiğini öne sürdü.Zebari söz konusu hava saldırılarının ardından örgütün koordinasyonunun bozulduğunu ve saldırı pozisyonundan savunma pozisyonuna geçtiğini belirtti.Zebari, IŞİD'in sahada belli bölgelerde gerilediğini ancak örgütün mali gücünün kırıldığını söylemenin zor olduğunu kaydetti.‘Irak bütçesiz yönetilemez’Irak’ın 2014 yılında bütçesiz yönetildiğini ve bunun normal olmadığını belirten Maliye Bakanı, yeni bir bütçe hazırladıklarını ve önümüzdeki hafta bütçeyi meclise sunmayı umduklarını kaydetti.Zebari, “Irak’ta bütçe şeffaf değil. Mesela ordu kontrolünde olmayan Şii milislere ne kadar para gittiğini söyleyebilir misiniz?' şeklindeki soruya şu sözlerle cevap verdi:' Şeffaflık hakkında benim de bir bilgim yok. Uluslararası Şeffaflık Örgütü yakın zamanda bir rapor yayınladı ve şeffaflık konusunda Irak’ı alt sıralarda gösterdi. Şu anda bizim önümüzdeki yıl için hazırladığımız bütçe son derece şeffaftır. Ancak 2014 yılı için savunmaya ne kadar harcandığına dair net bir sayı vermek çok zor olacaktır. 2015 yılı bütçesi için IŞİD ile mücadele amacıyla askeri harcamalara ise yüzde 22’lik bir oran ayırdık '.Irak’taki yolsuzluk sorunun bir sebebinin de bütçesizlik olduğunu belirten Zebari, “Bütçe olmadığı için para dağılımının hangi kıstaslara göre yapılacağı bilinmiyordu ve paranın gelişigüzel harcanması bizim kaynaklarımız üzerinde büyük bir yük oluşturdu” dedi.Zebari, yeni Irak hükümetinin yolsuzlukla mücadele için harekete geçtiğini öne sürerken, 50 bin halayet askere maaş ödenmesi skandalının buzdağının yalnızca görünen yüzü olduğunu ve diğer alanlardaki yolsuzlukları da incelediklerini vurguladı.Kaynak: Al Jazeera
Reklam
Gıda Fiyatı Dünyada Düşüyor, Türkiye'de Artıyor
Gıda fiyatı dünyada dip yaparken Türkiye’de artmaya devam ediyor. Merkez Bankası'nın tespitlerine göre enflasyon hedeflerinin şaşmasına sebep olan gıda zamları, vatandaşında cebini yakıyor. Tür­ki­ye­’de gı­da zam­la­rı tar­tış­ma­sı bit­mi­yor. Dün­ya­da gı­da fi­yat­la­rı sü­rek­li dü­şer­ken, Tür­ki­ye­’de hız­la ar­tı­yor. Bu ar­tış­la­ra gös­te­ri­len ‘ku­rak­lı­k’ açık­la­ma­sı, ar­tık bu zam­la­rı izah et­me­ye yet­mi­yor.Dün­ya Gı­da Ör­gü­tü (FA­O) ta­ra­fın­dan ya­yın­la­nan “Gı­da Fi­yat En­dek­si” ve­ri­le­ri­ne gö­re, Ka­sım ayın­da En­deks ge­çen yı­lın ay­nı dö­ne­mi­ne gö­re yüz­de 6.4 ge­ri­le­ye­rek 192,6 pu­an ol­du. Tür­ki­ye­’de ise bu ra­kam 272 se­vi­ye­si­ne fır­la­dı. Ra­kam­la­ra gö­re, son 11 yıl­da dün­ya­da gı­da fi­yat­la­rı yüz­de 92 ora­nın­da ar­tar­ken, ay­nı za­man di­li­min­de Tür­ki­ye­’de yüz­de 172 ora­nın­da art­tı.Süt ürün­le­ri yüz­de 26 art­tıFA­O’­nun ve­ri­le­ri­ne gö­re, son bir yıl­lık dö­ne­me ba­kıl­dı­ğın­da ise dün­ya­da gı­da fi­yat­la­rı dip ya­par­ken, Tür­ki­ye­’de enf­las­yo­nu zıp­la­ta­cak oran­lar­da ar­tış gös­ter­di. Me­se­la bu dö­nem­de dün­ya­da süt ve süt ürün­le­ri yüz­de 29 ora­nın­da dü­şer­ken, Tür­ki­ye­’de yüz­de 26 art­tı. Dün­ya­da bit­ki­sel yağ fi­yat­la­rı yüz­de 17 aza­lır­ken, Tür­ki­ye­’de zey­tin­ya­ğı bir yıl­da yüz­de 18, Ay­çi­çek ya­ğı ise yüz­de 5 zam­lan­dı.Yi­ne dün­ya­da şe­ker fi­yat­la­rı yüz­de 8 iner­ken, Tür­ki­ye­’de yüz­de 10 zam­lan­dı. FA­O’­nun ve­ri­le­ri­ne gö­re dün­ya­da hu­bu­bat yüz­de 6 ora­nın­da dü­şer­ken, Tür­ki­ye­’de pi­rinç yüz­de 37, no­hut yüz­de 21, fa­sul­ye yüz­de 32 zam­lan­dı.Rekor fındıkta!Dünyada gıda fiyatları bu kadar düşmüşken Türkiye’de ise, enflasyonu yükselten en büyük neden gıda fiyatları oldu. Son bir yılda fiyatı en çok artan ürünler başında yüzde 133 ile fındık olurken, bu sıralamayı yüzde 127 ile kuru kayısı, yüzde 61 ile kuru incir, yüzde 48 ile Antep fıstığı izledi.Üretici birlikleri fiyatları düşürsünTürkiye Ziraatçılar Derneği (TZD) Başkanı İbrahim Yetkin ise, aracılar nedeniyle gıda fiyatlarının arttığını vurgulayarak, üretici birliklerine ‘Fiyatları düşürün’ diye seslendi. İbrahim Yetkin, şunları söyledi: “Avrupa’da çiftçiler kooperatife üyeler. Kooperatifler üreticiden aldığı ürünleri direk tüketiciye satıyor. Böylece fiyatlar yükselmiyor. Türkiye’de ise aracılar yüzünden gıda fiyatları 4-5 kat artıyor. Çiftçi ürününü ucuza satıyor fakat tüketici pahalı yiyor. Burada üretici de tüketici de zarar görüyor.”Aracılar fiyatları speküle ediyorŞemsi Bay­rak­tar, “Tar­la­da, bah­çe­de ol­duk­ça dü­şük fi­yat­lar­da sey­re­den ürün­ler, mar­ket­te 4-5 ka­ta va­ran oran­lar­da sa­tı­lı­yor. Üre­ti­ci­nin ye­ri­ni pi­ya­sa ak­tör­le­ri­nin al­ma­sı, fi­yat­la­rı spe­kü­las­yo­na açık ha­le ge­tir­mek­te­dir”dedi.Ürün arzında sıkıntı varTürkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar dünyada gıda üretiminde artış yaşanırken, Türkiye’de doğal afetler nedeniyle gıda arzında bir sıkıntı yaşandığını bu nedenle Türkiye’de gıda fiyatlarının giderek arttığını söyledi. TZOB Başkanı Bayraktar, Türkiye’de gıda fiyatlarının artmasının nedenlerini şöyle sıraladı: “Çiftçi başına düşen üretimin küçük miktarda olması, üreticinin güçlü ekonomik örgütlenmemesi, taşıma ve depolama sistemlerinin yeterince gelişmemiş olması gibi nedenler fiyatları artırıyor.”Sümeyra Kırca, BUGÜN
Bu Hafta 8 Yeni Film Vizyonda
Türkiye sinemalarında bu hafta 4'ü yerli 8 film vizyona girecek.'Kırımlı: Aşkta ve Savaşta''Kırımlı: Aşkta ve Savaşta', 2011 yılında hayatını kaybeden ve eserlerinin tamamında Kırım Tatar kültürünü, Kırım Türklerinin acılarını yansıtan Cengiz Dağcı'nın 1956'de yayınlanan ilk romanı 'Korkunç Yıllar'dan yola çıkılarak senaryolaştırıldı.Yönetmen Burak Cem Arlıel imzası taşıyan filmin senaryosunu, Nil Ünsal ve Atilla Ünsal kaleme aldı.Murat Yıldırım, Selma Ergeç, Bülent Alkış ile Gülçin Santırcıoğlu'nun oynadığı filmde, 2. Dünya Savaşı sırasında Alman esir kamplarında tutulan Tatar esirlerin çektiği acılar ve yaşanan insanlık dramı anlatılıyor.'Yağmur: Kıyamet Çiçeği'Engin Hepileri, Elena Viunova, Erkan Kolçak Köstendil, Devrim Saltoğlu, Settar Tanrıöğen, Altan Erkekli, Sait Genay, Rıza Sönmez, Hüseyin Avni Danyal ve Ruhi Sarı'nın oynadığı 'Yağmur: Kıyamet Çiçeği' adlı filmi, Onur Aydın yönetti.Dram türündeki filmde, Kazım Koyuncu'nun hayatının yanı sıra Çernobil felaketi, Rus kadınları ve Trabzonspor'un 1995-1996'da şampiyonluğu kaybedişi ve sonrasında şehirde ilan edilen yas konu ediniliyor.'Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku'Çiğdem Vitrinel'in yönettiği 'Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku' filminin oyuncu kadrosunda Erdal Beşikçioğlu, Sezin Akbaşoğulları, Harun Tekin, Derya Alabora ile Hare Sürel rol aldı.Filmde, Erdal Beşikçioğlu'nun canlandırdığı 'Arif' ile Sezin Akbaşoğulları'nın hayat verdiği 'Müzeyyen' karakteri arasında geçen acıklı aşk hikayesi beyaz perdeye aktarılıyor.48. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde 'Geriye Kalan' filmiyle 'En İyi Yönetmen' ödülünü alan Çiğdem Vitrinel'in ikinci uzun metrajlı filmi, İlhami Algör'ün aynı adlı romanından uyarlandı.'Rimolar ve Zimolar: Kasabada Barış'İsmet Kurtuluş ile Nermin Er'in yönettiği ve Yekta Kopan, Janset, Ezgi Mola ile Şevket Süha Tezel'in seslendirdiği 'Rimolar ve Zimolar: Kasabada Barış', Türkiye'nin ilk kukla çocuk yapımı olarak sinemalarda yer alacak.Çocukları kuklaların renkli ve eğlenceli dünyasına davet eden filmin teması iki farklı kasabada yaşayan Rimolar ve Zimolar'ın dargınlık ve yanlışlıkları üzerine kurulu.Türkiye genelinde 60'ı aşkın salonda vizyona girecek filmde, birbirinden renkli ve sempatik kahramanların komik ve düşündürücü hikayeleri izlenebilecek.'Exodus: Tanrılar ve Krallar'İngiliz aktör Christian Bale ile Ben Kingsley, Sigourney Weaver, John Turturro ve Aaron Paul'un oynadığı 'Exodus: Tanrılar ve Krallar' filminin yönetmenliğini Ridley Scott yaptı.Hz. Musa'nın hayatının önemli dönüm noktalarını konu edinen filmde, Hz. Musa'yı Christian Bale canlandırıyor.Firavun Ramses'in şiddetinden kaçmak için Hz. Musa'ya güvenen 600 bin kişiyle Hz. Musa'nın bin bir türlü engeli aşma çabalarını anlatan film; firavun yönetiminin başına gelen felaketler ve ordusunun denizde yok olması olayına odaklanıyor.'Özgürlük Dansı'Ken Loach'ın yönettiği 'Özgürlük Dansı'nın oyuncu kadrosunda Barry Ward, Francis Magee, Aileen Henry ile Simone Kirby gibi isimler rol aldı.Cannes Film Festivali'nde 'Altın Palmiye' adayı olan filmde, Jimmy Gralton'un gerçek yaşam hikayesinden esinlenerek adalet ve özgürlük için sanata sarılan bir aktivistin toplumun bakış açısını değiştirme mücadelesi anlatılıyor.Türkiye'de ilk olarak Filmekimi kapsamında izleyiciyle buluşan filmde; Barry Ward'ın canlandırdığı İrlandalı aktivist 'James Gralton'un, ABD'de geçirdiği 10 yıllık sürgün döneminin ardından memleketine dönüp uzun süredir kapalı bulunan ve insanların şarkı söyleyip, dans etikleri şehir lokalini açmasının ardından toplumda yaşanan gerginlikler anlatılıyor.'Bire Bir'Güney Koreli yönetmen, senarist ve yapımcı Kim Ki Duk'un yeni filmi 'Bire Bir', gerilim meraklılarının ilgisinini çekmeye aday.Filmin oyuncu kadrosunda Dongseok Ma, Young Min Kim, Yi Kyeong Lee ile Tee Yoo gibi isimler yer alıyor.Gerilimli olduğu kadar dram sahneleriyle de öne çıkan filmin konusu şöyle:'Liseli bir kız öldürülür. Kızı öldüren yedi kişiden biri, eğitimli bir askeri tim tarafından kaçırılır. İşkence yapıldıktan sonra cinayeti itiraf eden bir not yazdırılır ve salınır. Bir zamanlar hiçbir şeyden korkmadığını düşünen bu adam şimdi büyük bir korkunun içindedir. Cinayete karışan diğerlerinin de kaçırılıp işkenceye uğradığını ve kimilerinin intihar ettiğini öğrenir. Bunun üzerine bir sonraki kurbanı takibe koyularak onu kaçıranların peşine düşer.''Safari Macerası'Ben Stassen'in yönettiği 'Safari Macerası', seyirciyi üçüncü boyutta gerçek zamanlı bir maceraya davet ediyor.Namibya'nın Pasifik kıyılarından Kilimanjaro Dağları'nın zirvesine uzanan yolculukta, doğal güzelliğin ve içerisinde yaşayan onlarca canlının büyüleyici görüntüleri izlenebilecek.AA
Reklam
Arınç: 'İmamın IŞİD’e Katılması Maalesef Gerçek'
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Fuat Avni'nin medyaya operasyon düzenleneceğine ilişkin iddialarını vahim bulduğunu söyledi. Arınç, 'Çanakkale Bayramiç'te bir imam hatibinin IŞİD'e katılması maalesef gerçek. Adı geçen görevlinin 25 Haziran 2014 tarihi itibarıyla görevine son verildi' dedi. TBMM kürsüsünde CHP'nin 'torpil' iddialarına yanıt verirken, bakanlar kurulunda yer alan isimler arasında ayrım yapılması gerektiğini söyleyen Arınç, 'Burada oturan bazı bakan arkadaşlarım oğlum için kadro teklif etti kabul etmedim' ifadelerini kullandı...TBMM Genel Kurulu'nda, Cumhurbaşkanlığı, TBMM, Başbakanlık, Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay, Sayıştay, Kamu Denetçiliği Kurumu, MİT, Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği, Diyanet İşleri Başkanlığı, Vakıflar Genel Müdürlüğü, Türkiye İnsan Hakları Kurumu'nun 2015 yılı bütçeleri kabul edildi.Bütçe üzerinde yapılan eleştirileri yanıtlayan Arınç, Çanakkale'nin Bayramiç ilçesinde bir imam hatibin IŞİD'e katılmasının maalesef gerçek olduğunu kaydetti. Adı geçen kişinin görevine bu iş ortaya çıktıktan sonra 25 Haziran 2014 tarihi itibarıyla son verildiğini bildiren Arınç, 'Az da olsa, belki başka yerlerden var mıdır bilmiyorum ama böyle bir imam hatibin böylesine bir katiller ordusuna katılmak üzere dışarıya gitmesi bizi fevkalade yaralamıştır. Umarım bunların önü alınacak çalışmaları da hep beraber yaparız' dedi.İbadethane sayılan cami, mescit, kilise, havra ve sinagoglara ait elektrik enerjisi yıllık giderlerinin Diyanet İşleri bütçesine konulacak ödeneklerden karşılanmasına karar verildiğini söyleyen Arınç, 2014 yılı için ibadethanelerin aydınlatma giderleri harcama tertibine konulan ve eklenen ödeneğin 70 milyon TL iken bugün itibarıyla kullanılan miktarın 48 milyon 361 bin TL olduğunu belirtti.Arınç, Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün çalışmalarıyla ilgili bilgi verdi. TÜRGEV ile ilgili bazı sözlerin sarfedildiğini anımsatan Arınç, 'Bu konuda içimiz rahattır. Bana bu konuda zannediyorum ki 20 civarında önerge gelmiştir. Bu önergelerin hepsini cevaplandırdım. Bize verilen beyannamedeki bilanço miktarlarını, kendilerine yapılan bağışları ve gayrimenkul sahibi iseler bunun kaç tane olduğunu içinizdeki, içimizdeki bütün arkadaşlarıma bildirdim. Yani cevaplandırılmayan bir soru önergesi yok' dedi.TÜRGEV'in amaçları doğrultusunda faaliyet gösterdiğine inandıklarını dile getiren Arınç, 'Nereden yardım alıp almadığını soracak durumda değiliz. Çünkü Vakıflar Kanunu'muzda yaptığımız değişiklikle vakıflar yurt dışından da bağış kabul edebilmektedir' diye konuştu.Arınç, İnsan Hakları Kurumu'nun kanununda 11 maddelik bir değişiklik öngördüklerini, fonksiyonlarını, yetki ve sorumluluklarını yeniden düzenleyeceklerini bildirdi.'Ayağına kurşun sıkan tek grup siyasetçilerdir'Arınç, AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili Nevzat Pakdil'in milletvekillerine yönelik kanun teklifi ile ilgili bir konuşma yaptığını anımsattı.Bu konuda özeleştiri yapmak istediğini ifade eden Arınç, 'Ayağına kurşun sıkan tek grup siyasetçilerdir. Bu çok acı bir şey. Herkesin bir koruması vardır ama milletvekilleri korunmasızdır ve milletvekilinin en büyük hasmı yine milletvekilidir' ifadesini kullandı.Siyasetçinin, siyasetçiye sahip çıkması gerektiğini belirten Arınç, 'Herkes birbirine sahip çıkarken, korurken, kollarken, biz, birbirimizi yok edecek veya gözardı edecek veya küçültecek bazı şeylerin içinde oluruz' diye konuştu. Arınç, şunları söyledi:'Ne demek istiyorum? 1995'te Milletvekili oldum, herkesin ağzında bir sakız 'Milletvekilinin dokunulmazlığı', 'milletvekilinin lojmanı', 'milletvekilinin maaşı.' Anadolu'ya gidiyoruz, diyorlar ki 'Sizin altınızda araba varmış, yediğiniz içtiğiniz bedavaymış, mükellef villalarda kalıyormuşsunuz.' Allah Allah, bunların hiçbirisi yok. Yerken paramızı veriyoruz, maşallah Meclis Başkanımız da her gün artırıyor zaten. Yani, burada 8 bin kişi yemek yiyor günde ama gazetelere bakarsanız 'Meclis'te bir ayda 400 ton et yenildi' deniyor, sanki hepsini biz yemişiz gibi. Vicdansız, ahlaksız, yazma böyle. Benim dönemimde ortalama 5 bin kişiydi. Bazen 13 bin kişi girer bu Meclis'e, bazen 8 bin kişi girer, bazen 5 bin kişi girer, bunlar bizim vatandaşlarımız, hepimiz yanımıza alırız. Güneydoğu milletvekillerine Allah yardım etsin, en kolayı İstanbul milletvekilidir, çok fazla seçmenleri gelmez, bunlara bir geldi mi maşallah 20 kişi gelir.Maaşımız o kadar değil, lojmanımız o kadar ahım şahım değil. Dokunulmazlığımız, onu kendi aramızda da çok konuşuyoruz ama onun da istisnaları var.Lojmanlardan 2003 Ocak ayında çıktık. İyi, lojmanlardan çıktık da nereye gidecek bu milletvekilleri? Yani, evi varsa evine gitti adamcağız, evi yoksa kiraya gitti veya misafirhanelerde kaldılar. Ben de dedim ki 'TOKİ denilen kuruluş var, askere, Milli Eğitime, Sağlık Bakanlığı'na bina yapıyor, TOKİ bize de yapsın. Lojman değil, parasıyla bize satsın.' 'Ne kadar güzel' dediler. İlan ettim ama başıma gelmeyen kalmadı. Bir şey doğrudur ama gazeteler yazdığı zaman tüylerimiz diken diken olur, hemen yanlarına gideriz. 'Ben bu işte yokum ha, bilesin bak benim ismimi de yaz' deriz. 355 tane müracaat oldu, 351'i müracaatını geri çekti.Benden sonra gelen Başkanımız, tabii Bülent Arınç ismini taşımayınca ona aynı tepki gösterilmedi, o da Yenimahalle'den bina yaptırdı. Bir kısmımız Yenimahalle'de TOKİ'den konut aldı, ondan sonra gelen İncek'te yaptırdı. Şimdi İncek'te konutları var milletvekillerin. Onlara 'evet' derken bana niye 'hayır' demiştiniz? Hangisi yanlıştı, hangisi doğruydu? TOKİ, milletvekillerine konut yaptı arkadaşlar, hem de güzel yaptı, Yenimahalle biraz pahalı oldu ama şartları itibarıyla onlar da bugün ucuza geldi.'Maaşlarımız az' diye gelenler, dışarı çıktıkları zaman bir gazeteci görürlerse 'Bunlar maaşları artırmak istiyor, asgari ücret bu kadarken milletvekili maaşı bu kadar olur mu? Ben bunu reddettim' diyor. Benim yanımda öyle konuşmamıştı. Bir milletvekilinin maaşının Başbakanlık müsteşarına endekslenmesi ne demek? Ben milletvekiliyim, ben seçilmiş bir insanım. Benim hesabım ayrı olmalı. Hani maaşlarda bir düzenleme yaptık ama hala biz müsteşara endeksliyiz. Müsteşara endeksli olmaktan bizim çıkmamız lazım. Maaş az olur, çok olur, farklı bir şey ama ben bir statü sahibi olmalıyım. Benim özlük haklarım, benim sosyal haklarım ne olacak, bunu bilmem lazım. Buradaki öncülüğümüz de şudur: AB için, müktesebat için her şeyi yapıyoruz kardeşim, bir de bunu yapalım dedik. Bir de milletvekilleri için böyle bir düzenleme olsun. Orada var mı yok mu beni ilgilendirmez, var olan da var, yok olan da var.''Milletvekillerinin ödenek ve yollukları, hak kazanma ve ödemeleri, dışarıdan atanan bakanları, emekliliği, tedavi hakkını, analık halini, ölüm yardımını, sosyal hakları, personel istihdamını, protokol sırasını'na ilişkin teklifte bulunulduğunu hatırlatan Arınç, '5 tanesini çıkaralım isterseniz, yerine bir tane ilave edelim isterseniz ama bunları konuşalım. Dönem bitiyor. Ocak'tan sonra seçim, kimse burada kalmaz, kimse bunları düşünmez' dedi.Ocak ayının ilk gündemine bunun konulması gerektiğini dile getiren Arınç, '(Efendim, sizin çoğunluğunuz var, siz çıkarın) Bu, eski usuldür. Doğrusu, hepimizi ilgilendiren bir konuda, hepimizin bu işe nasıl doğru biliyorsanız onu koymak suretiyle, mutlaka bu çıksın diye demiyorum ama üzerinde müzakere edilsin, konuşulsun, ondan sonra da bunu Parlamento'ya getirelim değerli arkadaşlar. Bunu yapmadığımız takdirde çok zor durumda kalırız' diye konuştu. Arınç, sözlerini şöyle sürdürdü:'İstanbul'da yemek yiyebileceğiniz bir tek Filizli Köşk var. Bir de benim dönemimde termalde 30 odalı küçük termal bir tesis yaptırdık. Bir Yalova ziyaretimde 'buraya da bizim emekli milletvekillerimiz, aktif milletvekillerimiz gelir, kaplıca tedavisi görür ve burası ormanın içerisinde bir yer, orada da rahat eder' dedik. Sağ olsun Cemil Çiçek Bey birkaç ay önce de orayı kapattı. Tadilat düşüncesiyle kapattığını söylüyor, inşallah, sözü böyledir, o zaman bir an evvel ne yapacaksa orada yapsın. Arkadaşlar, bizim böyle yerlere ihtiyacımız var.14. dönemin deniz kenarında villaları var, 15. dönemin Kuşadası'nda var, 16. dönemin var, 17. dönemin Antalya'da var, 20. dönemden sonra bir şey yok. 20. dönemde biz geldik her şey bitti 'harç bitti yapı paydos' dediler. Onların yaptığı doğru muydu? Eleştirebilirsiniz ama o zaman hazine tahsisleriyle hepsi yazlıklara kavuştu. Hepsi, yaz aylarında görüyorum İzmir'e giden uçağın içerisinde. Biz kendimize geldiğimiz zaman 'Aman laf olur sonra' Ne lafı olacak? 3 gün konuşurlar, 4. gün biter kardeşim. Kim konuşacak? Haksız bir iş mi yapıyoruz? Yanlış bir iş mi yapıyoruz? Bu dönemin bir şerefi olsun, bence milletvekillerine ait bir düzenlemeyi yapalım. Mesela ben eski Meclis Başkanı olarak belki pasaportta yine kırmızıyı kullanmaya devam edeceğim ama milletvekillerimiz 3. dereceye gelmiş memur gibi aynı pasaportu kullanacak. Bu doğru mu arkadaşlar? Toplasanız 2 bin 800 civarındayız. 500'ü burada, geri kalanlar da önceki dönemler. Her gün de bir cenaze merasimi oluyor zaten burada. Yani bu insanı kuyruklara sokmanın, rezil etmenin, perişan etmenin bir alemi var mı? Bizim neyimiz eksik? Hakimleri, askeri düşünüyoruz, kanun çıkarıyoruz; akademisyenleri düşündük, kanun çıkardık hem de üç günde maşallah. Milletvekilleri için niye çıkaramıyoruz, neden bir araya gelmiyoruz? Ben Meclis Başkanımızdan da buna öncülük yapmasını istiyorum ve sizlerin hep beraber bu noktaya gelmek suretiyle, yardımcı olmanız suretiyle ocak ayı içerisinde bu konuyu gündemden çıkarmamız gerektiğini düşünüyorum.''Toptan suçlamak iyi bir üslup değil'Arınç, 'bazı milletvekili ve bakan yakınlarının kamuda KPSS aranmaksızın veya imtihana girmeden göreve alındığı' iddialarını anımsattı.'Pek çok isim var. Bunların hepsi doğru değildir, yalandır diyemem ama bir kısmı doğrudur' diyen Arınç, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun konuşmasını anımsatarak, 'Arkadaşlar, toptan suçlamak iyi bir üslup değil' dedi. Arınç, şunları söyledi:'Bence o konuda çok haklı olsa dahi, katılırım bazı noktalara ama bu bizim üzerimize yüklenecek bir suç değil. Benim kızım var, çalışmıyor, başörtüsünden dolayı öğretmenlik yapamadı. Damadım var, evlendiği zaman doktordu, KPSS'sini bilmem, doktor nasıl oldu bilmem. Oğlum var, itiraf edeyim, bazı bakan arkadaşlarımız bana teklif ettiler, 'Bir kadro verelim, oğlunuzu da böyle yapalım.' Oğlum da benim kafamda, 'Baba ben özel sektörde çalışacağım' dedi. Şu anda da 6 senedir özel sektörde işçi statüsünde çalışıyor. Seneler sonra iki çocuğu olmuş bir bakan var, daha bir yaşını doldurmadı, çocuğu olmayan da vardır, çocuklarından hiçbirisinin devletle ilişiği olmayan da vardır. Yani bütününü suçlamak yerine 'bazıları, şunlar, bunlar' diyebilir.83 tane ismin içerisine beni koymasalar olmaz. Doktor Metin bilmem ne diye, bana söylediler; vallahi de, billahi de bu ismi tanımıyorum, hayatımda görmedim, rüyamda görmedim. Sonra 'araştırın' dedim. Bir ara Meclis'te çalıştığını söyledikleri için, artık Google'dan her şeyi çıkıyor ortaya, danışmanlarım buldular, getirdiler. Mamak Belediyesi'nde, Aile ve Sosyal Politikalar'da, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nda çalışmış, bilmem nerede çalışmış; 16 yıllık memurken de TİB'e geçmiş. Peki, benimle ne ilgisi var bunun? Bir ara Meclis'te geçici görevle bulunmuş. Hepiniz milletvekilisiniz, danışmanlarınızdan bir tanesi en azından geçici görevli değil mi? Kaldı ki benim yanımda çalışmamış. Üzüldüm ve açıklama yaptım?'CHP'den de birçok milletvekilinin Meclis'te yakınlarının çalıştığını belirten Arınç, 'Ben giderken 276 kadroyu iptal ederek gittim buradan. Emekli olanın veya başka yere gidenin yerine adam koymadım, ben burada israfı önlemeye çalıştım' dedi.İstisnai kadroları kullanmanın belediyeler de dahil suç olmadığını belirten Arınç, kanunların buna izin ve imkan verdiğini, sadece etik açıdan meseleye bakılabileceğini kaydetti.Eleştirilere her zaman saygı duyacağını ifade eden Arınç, 'Ama bunları 'AK Parti döneminde şunlar şunlar yapıldı, bunların hepsi zaten hırsızdır, hepsi yolsuzdur…' Böyle bir ithama biz müstahak değiliz. Bunu yaptığımız zaman bu eleştirilerden herkes üzerine düşeni almalıdır' dedi.'Translarla basın toplantısı yaptı'Bugün bir üslup tartışması yaşandığını belirten Arınç, 'Meclisimizin de itibarını düşünerek bazı konularda, özel hayatın gizliliğine girmeden, şahsiyet yapmadan, kişilik haklarını zedelemeden konuşabiliriz, konuşmalıyız' dedi.'Şurada bağırıp çağırıyoruz, dışarı çıktığımız zaman 'saygılar efendim' diyoruz. Bunu bu kürsüde de yapalım yani kabahat şu koltukların renginde midir, yoksa bu kürsünün şehveti midir, nesidir bilmiyorum. Ama kendimizden geçiyoruz kardeşim, tanıyamaz hale geliyoruz' diyen Arınç, şunları kaydetti:'Mahmut Tanal Bey, bana göre altın gibi kalbi var ama yaptıklarına bakıyorum. Vallahi böyle, gönlümden geçeni söylüyorum. Birkaç defa konuştuk her meseleyle ilgili, her meseleye kendisini görevli sayıyor. Sonra hepimizden daha cesur bir arkadaşımız kardeşim. İhsan Hoca'nın yapamadığını yaptı, translarla basın toplantısı yaptı arkadaşımız, onların hakkını savundu. Yani Meclis kürsüsüne veya basın toplantısına herkesi çıkarmak mümkün ama böylesi cesaret ister, her kişinin karı değil Tanal, er kişinin karı, bak sen onu bile yaptın.İhsan Özkes'e 'Kurultaydan en yüksek oyu sen aldın. Bir görev daha var, mescitte imamlık yap, Musa Çam'ı da imam, arkasında cemaati' dedim. Bak, ne geçiyor gönlümden biliyor musun, siz, Musa Çam'ı cemaat yapamazsın ama Musa Çam sana Jandarma Marşını söyletir.Bir mescit açılabilmesi için CHP'de bir psikiyatriste ihtiyaç varmış, onu da söyledim. Bu, daha önce de açılabilirdi, daha sonra da açılabilirdi. Ama sağ olsun, Bekaroğlu bizde yapamadığını sizde başardı. Onu da kutlamak gerekir, ne diyeyim? Arkadan bir tek cemevi açmak kaldı. Cemevi açılmasını, Meclis'ten önce bence CHP'de istemeniz lazım. Yani o ihtiyaç orada daha gerçek olabilir.'Arınç'ın bu sözleri, Genel Kurul'da tüm gruplarda gülüşmelere yol açtı.Konuşması sırasında TBMM Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı'nın 'Beşiktaş gol atmış' anonsu üzerine Arınç, 'Zaten ümitliydim bu takımdan, inşallah arkadan üst üste gelmez bir şeyler' dedi.Meclis'in hak etmediği bu tartışmalardan kurtulması gerektiğini belirten Arınç, 'Ne olur, bu üslup içerisinde tartışmalarımızı, görüşmelerimizi yapalım. Bu Meclis bunu hak ediyor. Yarın buradan gittiğimiz zaman tutanaklar bizim şahidimiz olacak' dedi.'Bahsi geçen 'tweet'leri aldım, ciddi buldum, biraz da vahim buldum'İzne tabi ruhsatlarla ilgili bir soru üzerine, Başbakanlık Genelgesi'nin yürürlüğe girdiği 15 Haziran 2012'den bugüne kadar 7 bin 94 dosya geldiğini, bunlardan yüzde 91'inin olumlu, yüzde 5,5'inin olumsuz olarak cevaplandırıldığını, yüzde 3,5'inin ise değerlendirilmesinin devam ettiğini söyledi. Arınç, 'Bu genelgenin kaldırılması söz konusu olabilir ama şu an için görevine devam ediyor' dedi.'Diyanet Vakfı'nın camide toplanan paralarla Diyanet İşleri Başkanı ve üst düzeylerine kaç otomobil alınmıştır?' sorusuna Arınç, 'Böyle bir durum kesinlikle söz konusu değildir' yanıtını verdi.Arınç, 'fuatavni' isimli Twitter hesabından yazılanlara ilişkin, şunları söyledi:'Bana da arkadaşlarım getirdiler. Biliyorsunuz Twitter'da fenomen haline gelen bir isim var, bu isim bazen yazılarında olacak olayları isim ve yer vermek suretiyle yazıyor. Yani ismini burada zikretmekte de beis yok; 'Fuat Avni' isminde. Tahminen 50'ye yakın tweet atmış. Bu 'tweet'lerinin başında '12 Aralık Cuma günü İstanbul, Ankara ve Malatya merkezli operasyonlar yapılacak, şunlar, şunlar olacak, şu kadar gazeteci vesaire gözaltına alınacak' diyor. Yani bu bilgiler, isim de verilerek yapıldığına göre ciddi sayılması gerekir. Adalet Bakanlığımızla, tabii burada olmadığı için belki telefonla görüşebildik. Yani bu tür bilgilerin bir ilgisi, esası yoktur, biz buna böyle inanıyoruz ama tabii yarın, 3 gün, 5 gün sonra öyle bir operasyon yapılır mı, ne kadar kapsamda yapılır, ne amaçla yapılır? Onu bizim bilmemiz mümkün değil.Twitter'da her yazılan şeyi gerçek olarak kabul edemeyeceklerini ifade eden Arınç, bu kişinin daha önce yazdığı 'tweet'ler bulunduğunu ve bunların pek çoğunun hakaret, düşmanlık, kin ve iftira olduğunu kaydetti. Arınç, şöyle devam etti:'Bunlara inanmayız ancak buradaki isimler ve yapılacak operasyonda görev alacak polislere kadar da isimler verildiğine göre... Yani, buna sadece benim 'ciddidir, bunun üzerinde durulmalıdır' dememden gayrı bir şey olamaz. Ben, Emniyet Genel Müdürlüğü mensubu değilim, bir savcı, hakim değilim. Adalet Bakanı ne olsa ne söyleyebilirdi onu da tahmin edemem. Ama bahsi geçen 'tweet'leri aldım, ciddi buldum, biraz da vahim buldum. Daha ne söyleyebilirim? Umarım ki bunların aslı çıkmaz veya bu ölçüde çıkmaz veya yargı sürecinin dışına taşan bir olay olmaz. Bunu da temenni ederim, bunu da söylemek isterim.''İnceleme ve soruşturma başlatıldı'TBMM Başkanvekili Sadık Yakut ise Milli Saraylar'a bağlı sosyal tesislerin işletilmesine dair yönergenin Genel Sekreter imzasıyla değil, Meclis Başkanı imzasıyla yürürlüğe girdiğini söyledi.TBMM'de düzenlenen 'Hazreti Mevlana'yı Anlamak' konulu konferanstaki konuşmacının, hiçbir şekilde tasvip edilmesi mümkün olmayan yakışıksız ifadeler kullandığını belirten Yakut, 'Kürsüye çıkan hiçbir kimsenin ne konuşacağını önceden kimse bilemez zaten, kimse kestiremez' dedi.Konuyla ilgili olarak inceleme ve soruşturma başlatıldığını, 2 idarecinin açığa alındığını, ayrıca konferanstaki ifadelerle ilgili olarak da Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu anımsattı.Yakut, CHP Sivas Milletvekili Malik Ecder Özdemir'in 'İstanbul'daki yolsuzluklar hakkında ne diyeceksiniz?' sorusu üzerine, şunları söyledi:'Başkanlık Divanı'nda konu görüşülmüş olup dış denetim için 3 Sayıştay denetçisi, iç denetim için 2 denetçi ve inceleme soruşturma için de 2 muhakkik görevlendirilmiştir. İnceleme ve soruşturmanın sonucuna göre de gereği yapılacaktır. Ayrıca Genel Sekreterlik tarafından mevcut kafeteryaların Devlet İhale Kanunu'na göre ihale edilerek kiraya verilebilmesi için başlatılan çalışmalar neticesinde Maliye Bakanlığı'ndan gerekli izinler alınmış olup, Sayın Başkan'ın ve Başkanlık Divanı'nın takdirine göre bu yerler kiraya verilecek veya TBMM tarafından işletilecektir.'Yakut, Meclis Başkanı Cemil Çiçek'in Başkanlık konutunda değil, kendi evinde oturduğunu ve Başkanlık konutuna taşınmayacağını da çeşitli vesilelerle ifade ettiğini söyledi.Yakut, 'medya mensuplarına otopark yasağı getirildi' ifadesinin doğru olmadığını, aksine mevcut otoparktan daha geniş bir otopark tahsis edildiğini kaydetti.Muhabir: Alp Özden | AA
TPAO Özelleştiriliyor, Petrol-İş Tepkili
Yurt içinde ve yurt dışında birçok büyük petrol projesinde yer alan Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı'nın (TPAO) özelleştirilmesi için kanun teklifi hazırlandı. Özelleştirme yöntemi henüz bilinmezken, Petrol-İş Sendikası hükümetin kararına tepkili.Enerji Bakanı Taner Yıldız bugün TPAO'nun özelleştirilmesine yönelik teklifin Bakanlar Kurulu'na gönderileceğini söyledi. Ancak Yıldız özelleştirme yönteminin ne olacağı konusunda detay vermedi.TPAO yönetimi daha önce yaptığı açıklamalarda, özelleştirme konusunun gündeme gelmesi halinde Türk Hava Yolları (THY) modelinin benimsenebileceğini belirtmişti.THY özelleştirmesinde şirket hisselerinin yüzde 49'u halka arz yoluyla satılırken, yüzde 51'lik pay kamuda kalmış ve çoğunluk hissedar devlet olmuştu.'Yurt dışındaki örnekler incelenmeli'BBC Türkçe'nin sorularını yanıtlayan eski TPAO Başkan Yardımcısı Mete Gürel, şirketin özelleştirilmesinde yurt dışındaki örneklerin incelenerek bir yol haritası çizilmesi ve yabancı finansman çekilmesi gerektiğini söyledi.Gürel, 'Çoğunluk hissedar yine devlet olarak kalacaktır' dedi.'Kesinlikle blok satış olmamalı'1990'lı yıllarda Özelleştirme İdaresi'nin Başkan Vekili olan Taraf gazetesi ekonomi yazarı Süleyman Yaşar ise 'Özelleştirme yapılacaksa yöntem değiştirilmeli' görüşünde.BBC Türkçe'ye konuşan Yaşar'a göre hükümetin son dönemde tercih ettiği blok hisse satışı yöntemiyle yapılan özelleştirmeler, 'Kâr transferinden başka bir işe yaramıyor'.'Özelleştirme yönteminde mutlaka bir çekirdek yatırımcı grubu olmalı ve bu grup TPAO'nun işleyişine yön vermeli' diyen Yaşar, aksi takdirde iktidara yakın gruplara haksız bir servet hakkı doğacağını savunuyor.
Altın Küre 2015 Adayları Belli Oldu
Hollywood Yabancı Basını'nın verdiği Altın Küre (Golden Globes) ödüllerine aday filmler belli oldu. Ödül töreni 11 Ocak 2015 pazar günü düzenlenecek.En iyi yabancı film ödülü dalında Türkiye'nin adaylık beklediği Nuri Bilge Ceylan'ın Kış Uykusu filmi adaylık kazanamadı. Yılın yine en çok izlenen ve konuşulan filmlerden, Christopher Nolan'ın Interstellar filmi Hans Zimmer'in en iyi film müziği dalı haricinde adaylık kazanamadı.Altın Küre Ödülleri 2015 yılı Film kategorisi adaylarıEn İyi Film - DramaBoyhoodSelmaThe Imitation GameFoxcatcherThe Theory of EverythingEn İyi Film - Müzikal veya KomediBirdmanThe Grand Budapest HotelSt. VincentInto the WoodsPrideEn İyi Erkek Oyuncu - DramaSteve Carell - FoxcatcherBenedict Cumberbatch - The Imitation GameJake Gyllenhaal - NightcrawlerEddie Redmayne - The Theory of EverythingDavid Oyelowo - SelmaEn İyi Kadın Oyuncu - DramaJennifer Aniston - CakeJulianne Moore - Still AliceRosamund Pike - Gone GirlReese Witherspoon - WildFelicity Jones - The Theory of EverythingEn İyi Erkek Oyuncu - Müzikal veya KomediMichael Keaton - BirdmanRalph Fiennes - The Grand Budapest HotelChristoph Waltz - Big EyesBill Murray - St. VincentJoaquin Phoenix - Inherent ViceEn İyi Kadın Oyuncu - Müzikal veya KomediAmy Adams - Big EyesEmily Blunt - Into the WoodsJulianne Moore - Maps to the StarsHelen Mirren - The Hundred-Foot JourneyQuvenzhané Wallis - AnnieEn İyi Yardımcı Erkek OyuncuMark Ruffalo - FoxcatcherEthan Hawke - BoyhoodJ.K. Simmons - WhiplashRobert Duvall - The JudgeEdward Norton - BirdmanEn İyi Yardımcı Kadın OyuncuPatricia Arquette - BoyhoodKeira Knightley - The Imitation GameEmma Stone - BirdmanMeryl Streep - Into the WoodsJessica Chastain - A Most Violent YearEn İyi YönetmenAlejandro González Iñárritu - BirdmanRichard Linklater - BoyhoodAva DuVernay - SelmaDavid Fincher - Gone GirlWes Anderson - The Grand Budapest HotelEn İyi SenaryoBoyhoodBirdmanGone GirlThe Imitation GameThe Grand Budapest HotelEn İyi Orijinal Şarkı - (Şarkı Adı)Big Eyes: Lana Del Ray (Big Eyes)Selma: John Legend, Common (Glory)Noah: Patty Smith, Lenny Kaye (Mercy Is)Annie: Sia (Opportunity)The Hunger Games: Mockingjay - Part 1: Lorde (Yellow Flicker Beat)En İyi Orijinal Film MüziğiThe Imitation Game - Alexandre DesplatThe Theory of Everything - Yohan YohansonGone Girl - Trent Reznor, Atticus RossBirdmanInterstellar - Hans ZimmerEn İyi Animasyon FilmThe Book of LifeThe BoxtrollsBig Hero 6How to Train Your Dragon 2The Lego MovieEn İyi Yabancı FilmIdaLeviafanTuristGettMandariinidVatan
Reklam
Pompada Çifte İndirim
Petrol fiyatlarında ard arda yaşanan dip seviyeler benzin ve motorin fiyatlarına indirim olarak yansımaya devam ediyor.Petrolün varil fiyatı dün 63 dolarlara kadar gerileyerek son 5 yılın en düşük seviyesine indi. Bugün de 63 dolar üzerindeki seyrini sürdürüyor.Petroldeki bu düşüş, yurtiçinde akaryakıt ürünlerine yansımaya devam ediyor.Bu çerçevede benzin ve motorine bir indirim daha yapıldı.Benzinin litresi 7 kuruş, motorinin litresi 11 kuruş ucuzladı.Yeni FiyatlarBenzindeki 7 kuruş indirimden sonra İstanbul ve Ankara'da 95 oktan kurşunsuz benzinin litresi 4.40 TL'den 4.33 TL seviyelerine indi.11 kuruşluk motorin indiriminden sonra İstanbul'da 3.93 TL'den 3.82 TL seviyelerine, Ankara'da 3.97 TL seviyelerinden 3.86 TL seviyelerine düştü.İndirimli fiyatlar bu gece yarısından itibaren geçerli olacak.Dünya
'Pazar Günü AVM’lerin Kapanması Söz Konusu Değil'
Gümrük ve Ticaret Bakanı Nurettin Canikli, 'Pazar günü AVM’lerin kapanması söz konusu değil' dedi.Bakan 'AVM’lerin pazar tatili ekonomiye zarar verebilir. AVM'ler artık yaşam biçimi haline geldi. Böyle bir uygulama milli gelirde ciddi azalmaya yol açar. Geldiğimiz noktada sıkıntı yaratır' dedi.Canikli, TBMM Sanayi ve Ticaret Komisyonu'nda yaptığı açıklamada, bu önerinin hükümetin gönderdiği AVM yasası taslağında bulunmadığını, ancak milletvekillerinin verdiği tekliflerde yer aldığını da vurguladı.2014 Eylül ayı itibariyle Türkiye genelinde 342 adet AVM ve 9 milyon 955 bin 785 metrekare kiralanabilir AVM alanı var.Dünya Bülteni
Süheyl Batum: 'CHP Maalesef Kendi İçinde Hukuksuzluğu En Üst Seviyeye Taşıdı'
CHP Merkez Yönetim Kurulu tarafından ihraç istemiyle Yüksek Disiplin Kurulu’na sevk edilen Eskişehir Milletvekili Süheyl Batum hakkındaki karar belli oldu. Batum oy çokluğuyla CHP'den ihraç edildi.Odatv’ye konuşan Batum, dün CHP Yüksek Disiplin Kurulu’na savunma yapmak için değil, sadece hukuksuzlukların altını çizmek için gittiğini belirterek, şunları anlattı:Saçmasapan gerekçelerle...“Partinin yürüttüğü bir oyunu şikâyet etmek, olanları siz hukukçularla paylaşmak için geldim dedim. Birincisi, böyle bir kararı MYK’nın alamayacağını, Tüzüğün,yani parti anayasasının çok açık olduğunu, bu kararı ancak Parti Meclis’nin verebileceğini hatırlatıp, şunları vurguladım; Bülent Tezcan’ın hazırladığı saçma sapan gerekçelerle, milletvekili güvencesini yok sayarsanız, ‘ama sen aynı zamanda üyesin, o yüzden MYK karar verir’ derseniz, yarın Ankara Cumhuriyet Savcılığı dokunulmazlığınızı yok sayıp, sizi de Asliye Ceza’da yargılar. Ne var, siz aynı zamanda vatandaşsınız der. Benim bu sözlerimi dinleyenlerden tek biri çıkıp, ‘böyle bir yetkimiz var, kullanabiliriz’ diyemedi.İkincisi; Tüzük açık; 5 gün içinde Disiplin kurulu’na gönderilmesi lâzım. Tam 15 gün sonra gönderildi. Buradaki amaç, o süreçte kamuoyunda yıpratılmam için haberler yapılmasıydı, Enis Berberoğlu eliyle yapıldı, bir algı oluşturuldu.Üçüncüsü; Disipline sevk eden organın disiplin gerekçesi olan fiili açıkça bildirmesi lazımdı. Ama ortada fiil yok. O zaman savunma hakkımı nasıl kullanacağım, ne olduğunu bilmiyorum ki. Dördüncüsü; Söylediğim iddia edilen, ‘Her hafta bir milletvekili istifa edecek, CHP’yi bu istifalarla sarsacağız’ sözünü hiçbir yerde söylemedim. Bunu ispatladım, gerekirse tanık dinleyin dedim, ama dinlemediler. Çünkü minareyi çalıp, kılıfını uydurmaya karar verilmişti. Bu oyunun içinde Genel Başkan, Berberoğlu var, ama eminim siz hukukçular verilen bu karara uymayacaksınız dedim. Kararı gazete haberiyle öğrendik, sabah 4’te mi aldılar ki, gazeteden öğreniyoruz?”Kararı suratlarına çarpacağımBatum, bundan sonrası için de şunları söyledi:“Ben ve benim gibi düşünen herkesin bu gidişata itiraz etmesi lâzım. İhraç kararı için elbette mahkemeye gidip, alacağım kararı MYK üyelerinin suratına çarpacağım. Ayrıca 15 gün bekleyip, kamuoyunda algı operasyonu ile itibarımı zedelemek isteyen Genel Başkan ve yardımcılarından da yargı önünde hesap soracağım. Hukuk devletini yerleştirmesi gereken CHP, kendi içinde hukuksuzluğu en üst seviyeye taşımıştır. Tamam, partiden at, ihraç et, ama ispatla, savunma hakkına riayet et. Karar almadan, gazetede yayınlatma. Nasıl ki, AKP hukuksuzlukları ile mücadele ediyorum, sonuna kadar bu hukuksuzlukların üzerine de gideceğim. CHP yanlış yolda diyorduk. İşte bu karar, onun göstergesidir.”
Reklam
Gelecek 10 Yılı Şekillendirecek 10 Sosyal ve Teknolojik Trend
10 yıl kadar önce, 'sürücüsüz elektrikli arabalar, dijital para birimleri ve derin deniz madenciliği' gibi fikirler, insanlara birer bilim kurgu filmi senaryosu gibi gözüküyordu. Şimdi geldiğimiz nokta ise; sosyal, ekonomik ve teknolojik değişimlerin ne denli hızlı geliştiğinin bir göstergesidir. Çünkü düne kadar imkansız gibi gözüken bu yaratıcı fikirlerin, tek tek gerçeğe dönüştüğüne hep birlikte şahit oluyoruz. Bitcoin'in kullanıma geçmesi ya da BM'nin bazı şirketlere derin deniz madenciliği için lisans vermesi, bunlara örnektir.     Listemizdeki trendlerin bir çoğunun gelecek 10 yıl içerisinde günlük hayatımızın birer parçası olacağına emin olabilirsiniz...
Bill Gates'in 2014 Yılında Okuduğu En İyi 5 Kitap
2014 yılını geride bırakmaya sayılı günler kala, alışık olduğumuz üzere firmalar birer birer “yılın enleri“ni belirlediği listelerini açıklamaya başladı. Apple, Instagram, Microsoft derken Bill Gates de kendi enlerini Gates Notes adlı YouTube kanalından duyurdu.Tam bir kitap kurdu olan Bill Gates, listesini elbette “2014′ün en iyi kitapları” şeklinde derlerdi. Kitapların çoğunlukla iş ve ekonomi dünyasıyla ilgili olması dikkat çekiyor. Teknolojinin dahi isminin bu yıl en çok beğendiği kitaplar arasında ise Business Adventures, Capital in the Twenty-First Century, How Asia Works, The Rosie Effect ve Making the Modern World: Materials and Dematerialization gibi eserler yer alıyor. Söz konusu kitaplar arasında Gates özellikle “şimdiye kadar iş dünyasıyla ilgili okuduğum en iyi kitap” olarak tanımladığı Business Adventures adlı kitabı şiddetle tavsiye ediyor. Bill Gates’in 2014 yılında okumaktan en çok keyif aldığı kitapları açıkladığı video da bir hayli ilgi çekici. Animasyon şeklinde hazırlanan videoda Bill Gates bir LEGO karakterine bürünmüş durumda.LOG
Reklam
Bugün Mutlaka Okumanız Gereken 10 Köşe Yazısı
İki anlayış çekişiyor PKK'da. Bir kanat AK Parti'nin 2010'dan beri her seçim öncesinde çözüm vaat ederek bugüne kadar gelindiğine dikkat çekiyor. Öcalan'ın bir numaralı önceliği ise dışarı çıkmak, o olmasa bile PKK başkanlık makamını İmralı'da aktif hale getirmek. Hükümetin bir numaralı önceliği ise, doğal olarak silahlı eylemlerin yeniden başlamaması, can kaybı olmaması ve o arada seçimlere giderken yeniden asker ve polis cenazeleri günlerine, 'Şehitler ölmez, vatan bölünmez' sloganlarına dönülmemesi. AK Parti ve hükümet cephesinde de görüş ayrılıkları var, evet, daha çok seçim odaklı.
Neden "Ak Saray"da Olmasın ki Diyebileceğimiz 18 Klozet Modeli
etiket
Ak Saray'da bulunan klozetlerin tanesinin 10 bin lira olduğu yönünde haberler sosyal medyada ve basında kendine yer buldu. Milletin malı olan bir sarayda elbette ki ucuza kaçılması düşünülemezdi. Onedio olarak biz milletin sarayına yakışan klozetleri sizler için bulup bir saraya getirdik.
TBMM'de Bütçe Görüşmelerinde Neler Yaşandı?
etiket
TBMM'deki bütçe konuşması sırasında CHP'yi darbecilikle suçlayan Başbakan Davutoğlu'na muhalefet sıralarından sert tepkiler yükseldi. Konuşmasına ara vermek zorunda kalan Davutoğlu, 'Mısır'daki darbecilerle el sıkıştığınız için bu sözü söyledim' diye açıklama yaptı.Başbakan Ahmet Davutoğlu, TBMM'deki bütçe görüşmeleri sırasında muhalefetin eleştirilerine cevap vermek için kürsüye çıktı. Davutoğlu konuşması sırasında CHP'ye yönelik 'darbeci' sözleri Genel Kurul'da gerilimi artırdı.Davutoğlu Mısır'daki darbeden bahsettiği sırada sarf ettiği, 'Darbecilerle problemimiz var. Sizlerle olduğu gibi. Sizler de darbecisiniz' sözleri CHP sıralarında büyük tepki yarattı. CHP'liler sıra kapaklarına vurup protesto Davutoğlu'nu protesto ederken bazı muhalefet milletvekilleri de ayağa kalkarak sert sözlerle tepki gösterdi. Bazı AK Partililer de ayağa kalkarak alkışladı.Oturumu yöneten TBMM Başkanı Cemil Çiçek konuşmasına 5 dakika kadar ara vermek zorunda kalan Davutoğlu'dan CHP'lilerin talebi üzerine sözlerine açıklık getirmesini istedi.Davutoğlu, 'Darbe yapılan Mısır’a heyet gönderdiğini için size darbeci dedim. Gidip darbecilerin elini sıktığınız için darbeci dedim' diyerek açıklama yaptı.
ABD, Artık Dünyanın En Büyük Ekonomisi Değil
Amerika Birleşik Devletleri 1872'den beri elinde bulundurduğu “dünyanın en büyük ekonomisi” unvanını Çin'e kaptırdı.Euronews'ün haberine göre Uluslararası Para Fonu’nun (IMF) son verilerine göre 2014’te Çin satın alma gücü paritesini (SAGP) 17,6 trilyon Dolar’a yükselterek 17,4 trilyon Dolar’da kalan Amerika Birleşik Devletleri’nin önüne geçti.IMF’nin tahminlerine göre 2015’te iki ülke arasındaki fark 1 trilyon Dolar’a ulaşacak. IMF Başkanı Christine Lagard ise Lagarde Çin ekonomisinin istikrarını ve geleceğini değerlendirmek için sadece bir göstergenin baz alınamayacağını açıkladı.Öte yandan Amerika Birleşik Devletleri 17 trilyon Dolar’a yaklaşan gayri safi yurt içi hasılasıyla dünya liderliğini sürdürüyor.Çin ise 10 trilyon Dolarlık GSYH’si ile ABD’nin açık ara gerisinde bulunuyor.Satın alma gücü paritesi (SAGP) ülkeler arasındaki fiyat düzeyi farklılıklarını ortadan kaldırarak farklı para birimlerinin satın alma güçlerini eşitleyen bir değişim oranını ifade ediyor.Euronews
Reklam