onedio
Bugün Mutlaka Okumanız Gereken 10 Köşe Yazısı
İki anlayış çekişiyor PKK'da. Bir kanat AK Parti'nin 2010'dan beri her seçim öncesinde çözüm vaat ederek bugüne kadar gelindiğine dikkat çekiyor. Öcalan'ın bir numaralı önceliği ise dışarı çıkmak, o olmasa bile PKK başkanlık makamını İmralı'da aktif hale getirmek. Hükümetin bir numaralı önceliği ise, doğal olarak silahlı eylemlerin yeniden başlamaması, can kaybı olmaması ve o arada seçimlere giderken yeniden asker ve polis cenazeleri günlerine, 'Şehitler ölmez, vatan bölünmez' sloganlarına dönülmemesi. AK Parti ve hükümet cephesinde de görüş ayrılıkları var, evet, daha çok seçim odaklı.
Neden "Ak Saray"da Olmasın ki Diyebileceğimiz 18 Klozet Modeli
Ak Saray'da bulunan klozetlerin tanesinin 10 bin lira olduğu yönünde haberler sosyal medyada ve basında kendine yer buldu. Milletin malı olan bir sarayda elbette ki ucuza kaçılması düşünülemezdi. Onedio olarak biz milletin sarayına yakışan klozetleri sizler için bulup bir saraya getirdik.
TBMM'de Bütçe Görüşmelerinde Neler Yaşandı?
TBMM'deki bütçe konuşması sırasında CHP'yi darbecilikle suçlayan Başbakan Davutoğlu'na muhalefet sıralarından sert tepkiler yükseldi. Konuşmasına ara vermek zorunda kalan Davutoğlu, 'Mısır'daki darbecilerle el sıkıştığınız için bu sözü söyledim' diye açıklama yaptı.Başbakan Ahmet Davutoğlu, TBMM'deki bütçe görüşmeleri sırasında muhalefetin eleştirilerine cevap vermek için kürsüye çıktı. Davutoğlu konuşması sırasında CHP'ye yönelik 'darbeci' sözleri Genel Kurul'da gerilimi artırdı.Davutoğlu Mısır'daki darbeden bahsettiği sırada sarf ettiği, 'Darbecilerle problemimiz var. Sizlerle olduğu gibi. Sizler de darbecisiniz' sözleri CHP sıralarında büyük tepki yarattı. CHP'liler sıra kapaklarına vurup protesto Davutoğlu'nu protesto ederken bazı muhalefet milletvekilleri de ayağa kalkarak sert sözlerle tepki gösterdi. Bazı AK Partililer de ayağa kalkarak alkışladı.Oturumu yöneten TBMM Başkanı Cemil Çiçek konuşmasına 5 dakika kadar ara vermek zorunda kalan Davutoğlu'dan CHP'lilerin talebi üzerine sözlerine açıklık getirmesini istedi.Davutoğlu, 'Darbe yapılan Mısır’a heyet gönderdiğini için size darbeci dedim. Gidip darbecilerin elini sıktığınız için darbeci dedim' diyerek açıklama yaptı.
ABD, Artık Dünyanın En Büyük Ekonomisi Değil
Amerika Birleşik Devletleri 1872'den beri elinde bulundurduğu “dünyanın en büyük ekonomisi” unvanını Çin'e kaptırdı.Euronews'ün haberine göre Uluslararası Para Fonu’nun (IMF) son verilerine göre 2014’te Çin satın alma gücü paritesini (SAGP) 17,6 trilyon Dolar’a yükselterek 17,4 trilyon Dolar’da kalan Amerika Birleşik Devletleri’nin önüne geçti.IMF’nin tahminlerine göre 2015’te iki ülke arasındaki fark 1 trilyon Dolar’a ulaşacak. IMF Başkanı Christine Lagard ise Lagarde Çin ekonomisinin istikrarını ve geleceğini değerlendirmek için sadece bir göstergenin baz alınamayacağını açıkladı.Öte yandan Amerika Birleşik Devletleri 17 trilyon Dolar’a yaklaşan gayri safi yurt içi hasılasıyla dünya liderliğini sürdürüyor.Çin ise 10 trilyon Dolarlık GSYH’si ile ABD’nin açık ara gerisinde bulunuyor.Satın alma gücü paritesi (SAGP) ülkeler arasındaki fiyat düzeyi farklılıklarını ortadan kaldırarak farklı para birimlerinin satın alma güçlerini eşitleyen bir değişim oranını ifade ediyor.Euronews
Nazilerin Adını Kirlettiği Bir Mutluluk Sembolü "Svastika"
Svastika; Hinduizm, Budizm ve Cainizm'e göre kutsaldır. Kökeni Mayalar, Navarrolar ve Sümerler gibi pek çok antik uygarlığa dayanır. Bilinen ilk kullanımı ise M.Ö. 12.000'li yıllara kadar gider. Vişnu'nun 108 sembolünden biridir ve kolları saat yönünde dönük olan şekliyle, başarı ve uğurun yanı sıra hayatın kaynağı olan güneş ışığını simgeler. Kolları ters yöne dönük şekli ise geceyi ve uğursuzluğu ifade eder.Svastika'nın dört kolu; dört kozmik gücü (ateş, su, hava, toprak) simgeler. Efsanelere göre, eski çağlarda bu sembol sayesinde, dört kozmik gücün etki altına alınması ve büyüler yapmak mümkünmüş...
“Things” Senin Gerçekliği 'Hack'leme Tarzın
24 Kasım - 12 Aralık tarihleri arasında mentor desteğiyle fikir sahipleri proje fikirlerini netleştirmeye ve Hackathon’a hazırlamaya çalıştılar.12-14 Aralık’ta proje ekipleri, tasarımcı ve code yazanlar ile birlikte projelerini demo haline getirmek için 2-günlük Hackathon etkinliğinde çalışacak.14 Aralık saat 17:00’da Hackathon’da hazırlayacakları demo’ları sunacaklar.17:00'da Tasarım Atölyesi Kadıköy'e bekliyoruz.
Reklam
Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda Gölge Kabine mi?
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın imzasıyla hayata geçen yeni başkanlıklar, Ankara siyasi kulislerinde de 'Saray'da gölge kabine kuruluyor' söylentilerine yol açtı.Farklı bir Cumhurbaşkanı olacağım' diyen, Türkiye'nin halk oyuyla seçilmiş ilk Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bu yöndeki ilk adımı attı; Erdoğan dün imzaladığı 'Cumhurbaşkanlığı kararnamesi' aile, Cumhurbaşkanlığı teşkilat yapısında değişiklik yaptı.Erdoğan'ın imzaladığı 'Cumhurbaşkanlığı kararnamesi' ile, Cumhurbaşkanlığı'nda mevcut 4 başkanlık sayısı, 13'e çıkarıldı. Kararname gizli olduğu için, Resmi Gazete'de yayınlanmadı.'GÖLGE KABİNE' Mİ KURULUYOR?Hürriyet'ten Zeynep Gürcanlı'nın haberine göre Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın imzasıyla hayata geçen yeni başkanlıklar, Ankara siyasi kulislerinde de 'Saray'da gölge kabine kuruluyor' söylentilerine yol açtı.Cumhurbaşkanlığı'nın mevcut yapısında 4 başkanlık vardı;İdari ve Mali İşler,Kurumsal İletişim,Bilişim Teknolojileriİnsan kaynakları Başkanlıkları.Siyasi kulislere göre, Kararname oluşturulan başkanlıklar ve görev alanları şöyle olacak;İç güvenlik başkanlığı- Ana görev alanı paralel yapıyla mücadele ile çözüm sürecini izlemek olacak. Türkiye'deki iç güvenlik konularıyla ilgili hazırlayacağı raporlar önce Genel Sekreter Yardımcısı'na, ardından da Cumhurbaşkanı'na sunulacakDış ilişkiler başkanlığı- Türkiye'nin dış politikasını izlemekle görevli olacak. Cumhurbaşkanlığı'nda görev yapan Dış İşleri'nden sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı İbrahim Kalın'a bağlı olarak çalışacak.Ekonomi başkanlığı- Türk ekonomisinin durumunu izleyerek, ilgili genel sekreter yardımcısı ile Cumhurbaşkanı için raporlar hazırlayacak.Savunma Başkanlığı- Türkiye'nin savunması, savunma ihaleleri, askeri konulardan sorumlu başkanlık olacak.*Enerji Başkanlığı- Türkiye'nin son dönemdeki en önemli gündem maddelere içinde yer alan, petrol ve doğalgaz boru hatları, bunların siyasi yönleri konusunda çalışacak. Ayrıca yeraltı madenciliği ve alternatif enerji konuları da bu başkanlığın görev alanında olacak.Sosyal işler başkanlığı- Halkla ilişkiler alanında görev yapacak. Halkın, Cumhurbaşkanı'na erişiminde aracı olacak.Yatırım İzleme başkanlığı- Büyük yatırımların izlenmesinden sorumlu olacak. Özelikle Ulaştırma Bakanlığı'nın görev alanında kalan yol, köprü, havaalanı gibi Türkiye'nin büyük yatırımlarını izleyecek. Cumhurbaşkanı'na rapor verecek.İletişim merkezi başkanlığı- Basınla ilişkilerden sorumlu olacak.Yeni teşkilat yapısında işleyiş de şöyle olacak;Başkanlıklar kendi ilgi alanlarında hazırladıkları raporları Genel Sekreter yardımcısına sunacaklar .Bu raporlar daha sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan'a iletilecekCUMHURBAŞKANLIĞI KARARNAMESİ NEDİR?Cumhurbaşkanlığı kararnamesi, 1982 Anayasası ile ihdas edildi. Anayasanın 107.maddesi “Cumhurbaşkanlığı genel sekreterliğinin kuruluşu,teşkilat ve çalışma esasları,personel atama işlemleri Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile düzenlenir' ibaresi yer alıyor.Erdoğan da, bu yetkisini kullanarak, Cumhurbaşkanlığı teşkilat yapısında değişiklik içeren Cumhurbaşkanlığı Kararnamesini imzaladı.İstisnai bir işlem türü olan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi, sadece Anayasa'nın 107. maddesinde belirtilen konularda, yani Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği'nin kuruluş, teşkilat ve çalışma esasları ile, personel atama işlemlerinin düzenlenmesi konusunda çıkarılabiliyor.Bakanlar Kurulu kararnamelerinden farklı olarak, Cumhurbaşkanlığı kararnemesi, sadece Cumhurbaşkanı'nın imzasıyla çıkarılabiliyor.Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin bir başka özelliği ise, idari yargının dışında bırakılması, yani yargı denetimi dışında bırakılması. Zeynep Gürcanlı | Hürriyet
AVM’ler Bayram ve Pazar Günleri Kapalı Olacak
Fiili satış alanı 400 metrekarenin üzerinde olan hiper market ve gross marketlerin içinde olduğu büyük marketlere mesai ayarı geliyor. Buna göre büyük marketler pazar günü ve resmi tatillerde “müşteri trafiğine kapalı” olacak.BÜYÜK mağazaların haksız rekabet yaratan “maliyetin altında zararına satış” yapması ve süresi belirsiz indirimli satış kampanyası düzenlemesi yasaklanıyor. Alışveriş Merkezleri, Büyük Mağazalar ve Zincir Mağazalar Kanun tasarısı Meclis Başkanlığı’na sunuldu. Düzenlemeyle kuruluş izni almadan kurulan ve ticari faaliyette bulunan AVM’ler, büyük mağazalar ve zincir mağazalar vali tarafından kapatılabilecek. Bunların işletmecilerine satış alanları itibariyle metrekare başına 10 lira para cezası verilecek.ZARARINA SATIŞ YASAKHürriyet’ten Erdinç Çelikkan’ın haberine göre büyük mağazalar tedarikçi ve üreticilerden satın aldıkları ürünleri kendi markaları altında satmaları halinde bu satışların toplamı cirolarının yüzde 30’unu geçemeyecek. Son kullanma tarihini açıkça etikette veya ambalajda belirtmeden tüketim mallarında indirimli veya hediyeli satış kampanyası düzenlenemeyecek. Büyük mağazalar diğer işletmeler zarar verecek veya haksız rekabet oluşturacak şekilde maliyetinin altında zararına satış yapamayacak.SABAH AÇILIŞ 10.30 AKŞAM KAPANIŞ 20.30Büyük mağazalar (fiili satış alanı 400 metrekarenin üzerinde) tasfiye, işyeri değişikliği, kış ve yaz mevsim değişimi, bayram ve özel günlerde, seri sonu satışlarda bağlı olduğu odadan indirimli satış izni alacak. Çalışma günlerinde sabah saat 10.30’da açılacak olan büyük mağazalar cumartesi hariç, pazar günü ve resmi tatil günleri tamamen, diğer günler ise saat 20.30’dan itibaren müşteri trafiğine kapalı olacak.YÖRESEL RAF ŞARTISayıları 400’ü bulan AVM’lere yöresel ürün zorunluluğu getiriliyor. Buna göre AVM’lerde mağaza satış alanının en az yüzde 1’ine denk alanda yöresel ürünler için yer ayrılacak.MESCİT ZORUNLULUĞUSatış alanı 2 bin 500 metrekarenin üzerinde olan AVM’lerde hijyen şartlarına uygun erkek ve bayan tuvaleti, mescit ve çocuk odası oluşturulacak.BÜYÜK MAĞAZA=400 METREKARENİN ÜZERİ SATIŞ ALANITASARIDA pazar ve cumartesi hariç resmi tatil günlerinde kapalı olmasına karar verilen büyük mağaza tanımı şöyle: Park ve depolar hariç satış alanı itibariyle fiili satış alanı 400 metrekarenin üzerinde olan süpermarket, hipermarket, mega market, gross market, tanzim, indirimli satış mağazası ve benzeri isimler altında tüketim maddeleri ve ihtiyaç malzemelerinin toptan veya perakende satışının yapıldığı işyerleriyle bunları ihtiva eden alışveriş merkezleri.Kaynak: Hürriyet
Reklam
"Süper Fikrim Var Ama Param Yok!" Diyenler İçin 7 Fon Bulma Platformu
Aklımıza çok güzel fikirler ve proje tasarıları gelse de yeterli paramız olmayabiliyor. Yatırımcımız varsa bile tek bir kaynaktan gereken tüm tutarı sağlamak zor olabiliyor. Neyse ki; iyi fikir sahipleriyle, iyi fikirlere bağış yapmak isteyen gönüllüleri bir araya getiren platformlar var.
OECD: Türkiye Gelir Dağılımı Eşitsizliğinde İkinci Sırada
Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü'ne (OECD) üye ülkelerin çoğunda son 30 yılın en yüksek gelir dağılımı eşitsizliği yaşandığı bildirildi. Türkiye gelir dağılımı eşitsizliğinde Meksika'nın ardından ikinci oldu...OECD raporunda üye ülkelerde gelir dağılımı eşitsizliğini son yıllarda önemli ölçüde arttığı vurgulanırken, üye ülkeler arasında zengin ve fakir arasındaki uçurumun giderek arttığı, üye ülkelerin çoğunda son 30 yılın en yüksek gelir dağılımı eşitsizliğinin yaşandığı kaydedildi.Üye ülkelerde zenginlerin toplam nüfus içindeki payının yüzde 10 olduğuna dikkat çekilen raporda, zenginlerin, yoksullardan ortalama 9,5 misli daha fazla kazandığı ifade edildi.Raporun sonuç bölümünde, gelir dağılımı eşitsizliğinin ekonomik büyüme üzerinde kaçınılmaz olarak olumsuz etki yaptığı, gelir dağılımı eşitsizliğiyle mücadelenin toplumları daha adil ve ekonomilerini daha güçlü hale getirdiği uyarısı yapıldı.
Bakan Fikri Işık'dan Torpil İddialarına Cevap: 'Tuhaf Olan Ne Anlayabilmiş Değilim'
Sanayi Bakanı Fikri Işık, CHP'nin bir yakınının TÜBİTAK Genel Sekreterliği’ne getirilmek için memur yapıldığı iddialarına yanıt verdi. Işık 'Genel sekreter olmak için memur olma şartı yok. Arkadaşımız o kurumda 25 yıl çalışmış pek çok hizmeti olmuş. Siyasal bilimler mezunu bir arkadaşımızı genel sekreter olarak atamışız, ne tuhaf anlayabilmiş değilim' dedi.Sanayi Bakanı Fikri Işık, NTV Ekonomi Müdürü Gökay Otyam’ın sorularını yanıtladı.Bakan Fikri Işık, CHP'li Haluk Koç'un torpil iddialarına ilişkin şunları söyledi'Benimle ilgili dünkü yazıyı gördüm. Yakın arkadaşı Arif Koyuncu, TÜBİTAK’a Genel Sekreter yapılmak için memur yapılmış. Tabii, bu arkadaşların ellerine tutuşturulan bir kağıdı incelemek gibi bir zahmete katlanmadıklarını biliyoruz. Genel sekreter olmak için memur olma şartı yok. Arkadaşımız o kurumda 25 yıl çalışmış pek çok hizmeti olmuş. Biz göreve gelince Ankara Siyasal Bilimler mezunu bir arkadaşımızı genel sekreter olarak atamışız, ne tuhaf anlayabilmiş değilim. Cumhuriyet Halk Partisi’nde bu çok fazla oluyor paralelcilerin ellerine tutuşturdukları kağıtları hemen okuyorlar. Ondan sonra böyle komik durumlara düşüyorlar. İstisnai kadro, Ak Parti döneminden önce verilmiş bir haktır. Dolayısıyla hiç kimse kendisine verilen hakkın kullanımından dolayı bunu niye kullandınız gibi bir şey söylenmez. Dolayısıyla bugün Kemal Kılıçdaroğlu’nun SSK başkanlığı döneminde kendi bizzat yakın akrabası kaç kişiyi SSK’ya aldığı ile ilgili haberler var. Sayın Haluk Koç onlarla da ilgilense iyi olur.'HALUK KOÇ'UN İDDİASICHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Haluk Koç geçtiğimiz pazar günü 85 kişilik bir liste açıklayarak torpil yapıldığını iddia etmişti. Haluk Koç, Bilim ve Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık'ın yakın arkadaşı Arif Koyuncu'nun, bir belediyede özel kalem müdürlüğü görevinin ardından, istisnai kadrodan memur yapıldıktan sonra önce TRT'de müşavir, ardından TÜBİTAK'ta Genel Sekreter yapıldığını iddia etmişti.Kaynak: NTV
Reklam
HES'ler Yolunu Kesti, Mersin Balığının Nesli Tehlikede
Dünyanın en değerli balıkları arasında gösterilen ve Türkiye’de nesli tükenmek üzere olan mersin balığı, hidroelektrik santrallerinin (HES) tehdidi altında.Yumurtlamak için Sakarya Nehri’ne giren balıklara HES’lerde uygun geçişler bırakılmadığı ortaya çıktı. Havyarının pahalı olmasından dolayı ‘altın yumurtlayan balık’ olarak da adlandırılan mersin balığının nesli, aşırı avcılık ve yumurtlama alanlarının azalması sebebiyle tükenme noktasına gelmişti.Zaman’da yer alan habere göre, geçtiğimiz yıllarda, Rusya’dan getirilen yumurtalardan elde edilen yavrular Karadeniz’e bırakıldı. Uygun ortam bulup çoğalmaya başlayan balıklar, yumurtlamak için Karadeniz’den Sakarya Nehri’ne giriyor. Ancak son dönemde nehir üzerine inşa edilen HES’ler, balıkların varlığını tehlikeye soktu. Üremek için nehrin uygun bölgelerine doğru yüzen balıklar, HES’ler sebebiyle geçiş yolu bulamıyor ve ilerleyemiyor. Üstelik Sakarya Nehri üzerinde 8 ayrı elektrik santrali kurulması için de çalışmalar devam ediyor.Mersin balıkları üzerine çalışma yapan İstanbul Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Devrim Memiş, HES’lerdeki balık geçişlerinin, mersin balığı ve diğer türler için uygun olmadığını söyledi. Mersin balığının, yumurtlama göçlerinin baraj ve setlerle engellendiğini dile getiren Memiş, “Sakarya Nehri’nde balığın yumurtlama alanları var. HES’lerdeki balık geçişleri küçük olduğu için mersin balıkları buralardan geçemiyor. Buraların acilen genişletilmesi lazım.” dedi. Sakarya Nehri’nin denize döküldüğü alanın 2-3 kilometre yukarısında balıkçıların yavru mersin balıklarına rastladığını anlatan Memiş, şunları dile getirdi:“Bu yumurtlama olduğunu ispatlıyor. Güzel bir haber. Balığın göç yolunu korumamız gerek. Bakanlığa ve DSİ’ye yazdık. Geçitler yapılmalı. Balık yok olmadan önlem alınmalı. Ferizli bölgesinde planlanan HES yapılırsa balığın hareket alanı kısıtlanacak. En azından faaliyete geçen HES’e kadarki alan serbest olsun. HES olursa yukarıya gidemeyecek balık.”T24
Bugün Mutlaka Okumanız Gereken 10 Köşe Yazısı
İsterdim ki bunlar Ekşi Sözlük yazarlarının biraz gülmek biraz eğlenmek üzere uydurduğu yahut dünyanın çeşitli yerlerindeki olaylardan esinlenerek ürettiği başlıklar olsun. Lakin değil. Hunileri hazırlayın o yüzden. Sıralıyorum…Şehir Tiyatroları Müdürlüğü’ne güreş hakemi bir zabıtanın atanması…*Ağaç kesen muhalefet belediye başkanının ağaç kesme şampisi bir iktidarın Orman Bakanı tarafından dile dolanması…
Reklam
Yaratıcılığı Kışkırtmanın 25 Yolu
Gördüğünüz ilginçlikleri, acayip tabelaları, garip anları, hepsini not edin. Neyin işinize yarayacağını düşünmeden, sanki sadece kayıt tutuyormuşsunuz gibi yapın bunu. Fikir üretirken bunlar yerini bulacaktır.
Reklam
Merkez Bankası'ndan Dolara Müdahale
Merkez Bankası, 2.28 seviyesini geçen dolar karşısında günlük döviz satım ihale tutarını 20 milyon dolardan 40 milyon dolara çıkardı.Doların 2,28'i aşması sonrasında Merkez Bankası’ndan (MB) müdahale geldi.MB, günlük döviz satım ihale tutarını 20 milyon dolardan 40 milyon dolara çıkardı. Bu uygulama yarından itibaren geçerli olacak.MB’den yapılan açıklamada, “Son günlerde döviz kurlarındaki oynaklıkta görülen artış nedeniyle günlük döviz satım ihale tutarı 9 Aralık 2014 tarihinden itibaren “en az 20 milyon ABD Doları”ndan “en az 40 milyon ABD Doları”na yükseltilecektir” denildi.Açıklama sonrasında dolar düşüşe geçti. Gün içinde en yüksek 2.2810 seviyelerini gören dolar, saat 16:00 itibariyle 2.2680 TL'den işlem görüyor.1 HAFTA ÖNCE DÜŞÜRMÜŞTÜMerkez Bankası, 28 Kasım’da döviz satım ihale tutarını 40 milyon dolardan 20 milyon dolara düşürmüştü.Sadece bir hafta sonra ihale tutarında değişikliğe gidilmiş oldu. Dolar bugün 2,28'i aşarak yaklaşık iki ayın en yüksek düzeyini görmüştü.Dünya
Bülent Arınç'tan 'Şehirlerin İsimleri Değişebilir' Sinyali
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Manisa, Diyarbakır ve Hakkari'yi örnek vererek eski isimlerini isteyen şehirlerin bu taleplerinin karşılanabileceğini söyledi.Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, bazı şehirlerinin isminin değiştirilebileceği sinyalini verdi. Manisa’nın isminin de tarihte geçtiği gibi ’Saruhan’ olabileceğini dile getiren Arınç, 'Geçenlerde ’bazı illerin isimleri değişse ne olur?’ diye konuşuldu. Düşünün bir karar verin. Manisa’nın ismi ’şu olsun’ diye karar verirseniz biz de bunu yaparız. İhtiyaç varsa tabi. Hakkari benim adım ’Çölemerik’ olsun diyorsa, öbür taraftan ’bakır da neymiş? Diyarbekir olsa daha güzel olur’ diyen varsa düşüneceğiz kardeşim. Zaman düşünme ve uygulama devri' dedi.Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Manisa’da Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Manisa Şubesi’nin istişare toplantısına katıldı. Toplantıda ayrıca Manisa Valisi Erdoğan Bektaş, Celal Bayar Üniversitesi (CBÜ) Rektörü Prof. Dr. Kemal Çelebi, Ak Partili Manisa milletvekilleri Selçuk Özdağ, Muzaffer Yurttaş, Uğur Aydemir, Recai Berber ve işadamları da yer aldı. Toplantıda konuşan MÜSİAD Şube Başkanı Abdullah Tekin, dernek olarak Manisa ve Türkiye ekonomisine katkı sağlamak için çalıştıklarını söyledi. Toplantıda işadamlarına seslenen Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, 'MÜSİAD’ı seviyoruz, takdir ediyoruz. Sadece ekonomik ticari alanda değil, Türkiye’nin her konusuyla yakından ilgilenen demokratikleşme özgürleşme konusunda çalışmalar yapan MÜSİAD’ın konuğu olmak çok önemli. Bir hemşehriniz, arkadaşınızım. Manisa’ya hayat verenlerle, emeğini alın terini ortaya koyanlarla bir aradayız. Belli bir nesil zaman içinde önemli görevler alıyor, biz de bundan mutluluk duyuyoruz' dedi. Manisa’nın yıllardır İzmir’in gölgesinde kaldığını dile getiren Arınç, kentin gelişimine dikkat çekti.ŞEHİRLERİN İSİMLERİ DEĞİŞEBİLİR ÖNERİSİBaşbakan Yardımcısı Arınç, bazı şehirlerinin isminin değiştirilebileceği sinyalini verdi. Manisa’nın isminin de tarihte geçtiği gibi ’Saruhan’ olabileceğini dile getiren Arınç, 'Geçenlerde bazı illerin isimleri değişse ne olur diye konuşuldu. Yozgatlı Bekir Bozdağ hemen atıldı, ’Yozgat’ın eski ismi ’Bozok'tu’ yine Bozok olsun’ dedi. Ben de kendime dedim, ’Manisa’nın yerine bir isim olsa acaba Saruhan mı olur başka bir yer mi olur.’ Siz de düşünün, düşünmek parayla değil. Düşünün bir karar verin. Manisa’nın ismi şu olsun diye karar verirseniz biz de bunu yaparız. İhtiyaç varsa tabii. Hakkari, ’benim adım Çölemerik olsun’ diyorsa , öbür taraftan bakır da neymiş, ’Diyarbekir olsa daha güzel olur’ diyen varsa düşüneceğiz kardeşim. Zaman düşünme ve uygulama devri' dedi.İSTİKRAR VURGUSUDünyanın ekonomik krizlerle boğuşurken Türkiye’de 7 milyon kişinin istihdam edildiğini söyleyen Başbakan Yardımcısı Arınç, ihracatın da arttığını hatırlattı. Faizlerin düştüğünü ve işsizliğin tek haneli rakamlara indiğini kaydeden Arınç , '1999-2000 yıllarını bilirim. O zaman da milletvekiliydim. Esnafı dolaşıyorum, ekonomik kriz vardı. ’Otuz kırk yıldan bu yana esnafım hiç bu kadar üzülmemiştim. Ama bu sefer ümidimi kaybettim’ dedi. İnsan ümidini kaybetmemeli. Ümit kaybedilirse her şey kaybedilir. Eski günlerin özlemini çeken insanlar var mıdır? ’Hayır olur mu deli misin sen?’ diyenler olabilir. Valla az da olsa var. Bunlar gitsin de eski günler gelsin. Gözlerini kan bürümüş bazı zavallı tipler var. İstikrar dediğimiz şey içtiğimiz su kadar önemlidir. Bu istikrarı AK Parti iktidarı olarak anlamayın. Ama hangi parti olursa olsun istikrar farklı bir şeydir. Kurumların görevlerini yaptığı, ekonomide önemli adımların atıldığı, herkesin 50 yıl sonrasını görebileceği dönemden bahsediyorum' diye konuştu.YATIRIM 200 MİLYAR DOLARA ÇIKMIŞDünyanın en büyük ekonomik kuruluşlarıyla toplantı yaptıklarını, ekonomi zirvesinin kapanış töreninde konuşacağını söyleyen Başbakan Yardımcısı Arınç, 'Ben onlara ekonomiyi çok iyi bildiğim için konuşmuyorum. ’Siz bize Türkiye’nin siyasi istikrarını anlatın, Türkiye için yakın uzak tehlikeler nedir? Biz yatırımlarımızı ona göre yönlendirmek istiyoruz’ diyorlar. O insanlar inanıyor yatırımlarına devam ediyor. Dolaylı ve doğrudan yatırım 200 milyar dolar seviyesine çıktı. Türkiye öyle bir sistem kurdu ki kamu bütçesinden değil yap- işlet- devret modeliyle de yatırım yapıyor. Biz bu havaalanları tünelleri, yap işlet devret metoduyla yapıyoruz' dedi.ÇÖZÜM SÜRECİNE DEĞİNDİİstikrarın sona ermesini isteyenlerin olduğunu iddia eden Başbakan Yardımcısı Arınç, çözüm sürecinin başarılı olması halinde Türkiye’nin uçuşa geçeceğini söyledi. Başbakan Yardımcısı Arınç, 'Türkiye’de bu istikrar birileri istemese yeni yeni oyunlar sergilese dahi Türkiye’de kavga istenmesine rağmen halkımız bunlara itibar etmeyecek. Birliğimiz bozulmayacak. Çözüm süreci Türkiye’nin önündeki en büyük handikaptır. Çözüm süreci başarılı olursa Türkiye uçuşa geçer. Take off durumundan saatte 900 kilometre hızla giden uçağa döner' diye konuştu.ARGE ÇALIŞMALARINA ÖNEM VERİLMESİNİ İSTEDİİşadamlarına yenilik ve ARGE çalışmalarına önem vermelerini tavsiye eden Başbakan Yardımcısı Arınç, yapılan yenilikler sayesinde Türkiye’nin savunma sanayinde ihraç yapmaya başladığını açıkladı. Başbakan Yardımcısı Arınç, 'Hükümetimizin yaptığı en başarılı işlerden biri ARGE yatırımlarına destek vermektir. ARGE ve inovasyonla yeni üretimler yapın. Bedelli askerlikten gelecek parayı kamunun bütçesine girmeden savunma sanayiye aktaracağız. İnanıyor musunuz bunları bir de ihraç ediyoruz. Endonezya’ya Malezya’ya zırhlı personel taşıyıcı, gemi ihraç ediyoruz. Türkiye savunma sanayide iyi noktaya geldi. Eskiden uçağı alırdık, uçmayı bile beceremezdik. Tankların modernizasyonunu bile yabancı ülkelere verecek duruma gelmiştik. Bilgisayar yazılım hariç yüzde 90’ını yapacak durumdayız. İşadamlarımızdan da piyasanın ihtiyacı olan işlerle cari açığın ortadan kaldırılmasına fayda olacak ürünler üretmenizi bekliyoruz' diye konuştu. Mehmed Hakkı ÖZBAYIR- İlker KILIÇASLAN/MANİSA/DHA
İstanbul Trafiğinin Yıllık Maliyeti 6.5 Milyar TL
Toplam 112 rotada yapılan çalışmada, megakentte trafikte geçirilen her 60 dakikanın 40 dakikasının kayıp olduğu ortaya çıktı. Trafikte yaşanan gecikmenin yıllık maliyeti yaklaşık 6.5 milyar TLİstanbul’da ana arterlerde gerçekleşen trafik sıkışıklığı düzeyleri ve dönemler arasında yaşanan farklılıkları ortaya çıkarmak için hayata geçirilen ‘İstanbul Trafik Otoritmi’ çalışmasında ilginç sonuçlar elde edildi. Beykoz Lojistik Meslek Yüksekokulu Lojistik Uygulamaları ve Araştırmaları Merkezi tarafından hayata geçirilen projede TEM, E-5 ve bağlantı yollarındaki araçların geçiş hızları ile varış süreleri hesaplanarak, trafikte kaybedilen zaman dilimleri yüzdeler olarak ortaya çıkarıltıldı. Toplam 112 rotada yapılan çalışmalar sayesinde, İstanbul trafiğinin yüzde 84’üne denk gelen kısmının da istatistik verileri de tespit edildi.29 yerine 100 dakika sürüyorMilliyet gazetesinden Mert İnan'ın haberine göre ölçüm ve hesaplamalar trafiğin en yoğun olduğu 07.00 - 09.00 ve 18.00 - 20.00 saatleri arasında gerçekleştirilirken, her 30 saniyelik zaman diliminde 300 bin farklı araçtan alınan veriler kaydedildi. ‘İstanbul Trafik Otoritmi’ çalışmasına göre megakentte ortalama olarak trafikte geçirilen her 60 dakikanın 40 dakikasının kayıp olduğu, kaybedilen zamanın yaklaşık yüzde 40’ının trafik yoğunluğundan kaynaklandığı ortaya çıkarıldı.Trafiğin en yoğun olduğu saatlerde normalde 29 dakikada gidilmesi gereken bazı güzergâhların ise 100 dakikalık sürede katedildiği tespit edilirken, İstanbul trafiğinde en yoğun güzergâhın İSTOÇ-FSM olduğu belirlendi. Bu güzergâhta saat 18.00 ile 20.00 arasında yaşanan trafik sıkışıklığı nedeniyle sürücülerin yüzde 81’lik bir zaman kaybı yaşadığı belirlendi.‘Pik saatler’de ortalama sürelerKozyatağı - Taksim17.61 kilometrelik mesafe trafiğin açık olduğu saatlerde 50 kilometre süratle 21.13 dakikada geçilirken, Sabah ve akşam saatlerinde 14.25 kilometreye düşen sürat nedeniyle 73.97 dakikada gidilebiliyor.Bakırköy - Mecidiyeköy80 kilometre süratle açık trafikte 12 dakikada gidilen mesafe, pik saatlerde 8 kilometreye düşen araç hızı nedeniyle 115 dakikada katediliyor.Taksim - Maslak45 kilometre araç hızıyla açık olan trafikte 18 dakikada gidilen mesafe, sabah ve akşam saatlerinde 21 kilometrenin altına düşen sürat nedeniyle 40 dakikanın üzerinde katediliyor.Cevizlibağ - Avcılar19 kilometrelik mesafe 50 kilometre ortalama hızla gidildiğinde 23 dakikada katedilirken, ortalama hız 16 kilometreye düştüğü için 68 dakikada gidiliyor.Mecidiyeköy - Maslak14 kilometrelik mesafe 50 kilometre hızla 17 dakikada gidilirken, mesai saatlerinin başlangıç ve bitiş dilimlerinde 16 kilometreye düşen hız nedeniyle 50 dakikada gidiliyor.Kozyatağı - Atatürk Havalimanı50 kilometrelik mesafe 50 kilometre hızla 60 dakika sürüyor. Mesai dilimlerinde 22 kilometreye düşen hız bu süreyi 136 dakikaya çıkartıyor.FSM Köprüsü- İstoç20 kilometre mesafe ortalama 40 kilometre süratle 23 dakikada gidiliyor. Ancak pik saatlerde 10 kilometre ortalama hız nedeniyle bu süre 112 dakikaya çıkıyor.Sabah saatlerinde araç başına 10.8 liraBeykoz Lojistik Meslek Yüksekokulu Öğretim Üyeleri Prof. Dr. Okan Tuna ve Yrd. Doç. Dr. Serkan Gürsoy, yapılan çalışma hakkında şu bilgileri verdi: “300 bin farklı nokta ve araçtan, her 30 saniyede bir data verisi alıyoruz. Özel bir işletim sistemi ile dataları 9 aydır analiz ediyoruz. Araçların üzerindeki GPS aletleri sayesinde konum, hız ve yönlerinin ortalamasını alıyoruz. Sabah işe giderken E-5 rotasını kullanan bir kişi dönüşte farklı rota izleyebiliyor. Nedeni, mesai saatlerinin sabit, işten çıkış saatinin esnek olması. İBB trafik raporuna göre her gün 200 bin araç Avrupa-Asya koridorunu kullanıyor. Hafta içi sabah saatlerinde araç başına 10.8 lira kayıp yaşandığını hesapladık. Bu koridorda aylık zarar 2 milyon 185 bin TL. 3 milyonu aşkın aracın bulunduğu İstanbul’da trafikteki gecikme nedeniyle ortalama yıllık 6.5 milyar TL ekonomik kayıp yaşanıyor.”Kaynak: Milliyet
Reklam