onedio
İstanbul Trafiğinin Yıllık Maliyeti 6.5 Milyar TL
Toplam 112 rotada yapılan çalışmada, megakentte trafikte geçirilen her 60 dakikanın 40 dakikasının kayıp olduğu ortaya çıktı. Trafikte yaşanan gecikmenin yıllık maliyeti yaklaşık 6.5 milyar TLİstanbul’da ana arterlerde gerçekleşen trafik sıkışıklığı düzeyleri ve dönemler arasında yaşanan farklılıkları ortaya çıkarmak için hayata geçirilen ‘İstanbul Trafik Otoritmi’ çalışmasında ilginç sonuçlar elde edildi. Beykoz Lojistik Meslek Yüksekokulu Lojistik Uygulamaları ve Araştırmaları Merkezi tarafından hayata geçirilen projede TEM, E-5 ve bağlantı yollarındaki araçların geçiş hızları ile varış süreleri hesaplanarak, trafikte kaybedilen zaman dilimleri yüzdeler olarak ortaya çıkarıltıldı. Toplam 112 rotada yapılan çalışmalar sayesinde, İstanbul trafiğinin yüzde 84’üne denk gelen kısmının da istatistik verileri de tespit edildi.29 yerine 100 dakika sürüyorMilliyet gazetesinden Mert İnan'ın haberine göre ölçüm ve hesaplamalar trafiğin en yoğun olduğu 07.00 - 09.00 ve 18.00 - 20.00 saatleri arasında gerçekleştirilirken, her 30 saniyelik zaman diliminde 300 bin farklı araçtan alınan veriler kaydedildi. ‘İstanbul Trafik Otoritmi’ çalışmasına göre megakentte ortalama olarak trafikte geçirilen her 60 dakikanın 40 dakikasının kayıp olduğu, kaybedilen zamanın yaklaşık yüzde 40’ının trafik yoğunluğundan kaynaklandığı ortaya çıkarıldı.Trafiğin en yoğun olduğu saatlerde normalde 29 dakikada gidilmesi gereken bazı güzergâhların ise 100 dakikalık sürede katedildiği tespit edilirken, İstanbul trafiğinde en yoğun güzergâhın İSTOÇ-FSM olduğu belirlendi. Bu güzergâhta saat 18.00 ile 20.00 arasında yaşanan trafik sıkışıklığı nedeniyle sürücülerin yüzde 81’lik bir zaman kaybı yaşadığı belirlendi.‘Pik saatler’de ortalama sürelerKozyatağı - Taksim17.61 kilometrelik mesafe trafiğin açık olduğu saatlerde 50 kilometre süratle 21.13 dakikada geçilirken, Sabah ve akşam saatlerinde 14.25 kilometreye düşen sürat nedeniyle 73.97 dakikada gidilebiliyor.Bakırköy - Mecidiyeköy80 kilometre süratle açık trafikte 12 dakikada gidilen mesafe, pik saatlerde 8 kilometreye düşen araç hızı nedeniyle 115 dakikada katediliyor.Taksim - Maslak45 kilometre araç hızıyla açık olan trafikte 18 dakikada gidilen mesafe, sabah ve akşam saatlerinde 21 kilometrenin altına düşen sürat nedeniyle 40 dakikanın üzerinde katediliyor.Cevizlibağ - Avcılar19 kilometrelik mesafe 50 kilometre ortalama hızla gidildiğinde 23 dakikada katedilirken, ortalama hız 16 kilometreye düştüğü için 68 dakikada gidiliyor.Mecidiyeköy - Maslak14 kilometrelik mesafe 50 kilometre hızla 17 dakikada gidilirken, mesai saatlerinin başlangıç ve bitiş dilimlerinde 16 kilometreye düşen hız nedeniyle 50 dakikada gidiliyor.Kozyatağı - Atatürk Havalimanı50 kilometrelik mesafe 50 kilometre hızla 60 dakika sürüyor. Mesai dilimlerinde 22 kilometreye düşen hız bu süreyi 136 dakikaya çıkartıyor.FSM Köprüsü- İstoç20 kilometre mesafe ortalama 40 kilometre süratle 23 dakikada gidiliyor. Ancak pik saatlerde 10 kilometre ortalama hız nedeniyle bu süre 112 dakikaya çıkıyor.Sabah saatlerinde araç başına 10.8 liraBeykoz Lojistik Meslek Yüksekokulu Öğretim Üyeleri Prof. Dr. Okan Tuna ve Yrd. Doç. Dr. Serkan Gürsoy, yapılan çalışma hakkında şu bilgileri verdi: “300 bin farklı nokta ve araçtan, her 30 saniyede bir data verisi alıyoruz. Özel bir işletim sistemi ile dataları 9 aydır analiz ediyoruz. Araçların üzerindeki GPS aletleri sayesinde konum, hız ve yönlerinin ortalamasını alıyoruz. Sabah işe giderken E-5 rotasını kullanan bir kişi dönüşte farklı rota izleyebiliyor. Nedeni, mesai saatlerinin sabit, işten çıkış saatinin esnek olması. İBB trafik raporuna göre her gün 200 bin araç Avrupa-Asya koridorunu kullanıyor. Hafta içi sabah saatlerinde araç başına 10.8 lira kayıp yaşandığını hesapladık. Bu koridorda aylık zarar 2 milyon 185 bin TL. 3 milyonu aşkın aracın bulunduğu İstanbul’da trafikteki gecikme nedeniyle ortalama yıllık 6.5 milyar TL ekonomik kayıp yaşanıyor.”Kaynak: Milliyet
Kurtlar Vadisi'nin Yapımcısından Yeni Dizi: Haşhaşiler
Kurtlar Vadisi'nin ekibi yeni bir dizi hazırlıyor. Selçuklu dönemini anlatacak olan dizide Haşhaşiler, Hasan Sabbah, Alparslan, Ömer Hayyam gibi karakterler yer alacak.Pana Film’in yeni dizi projesi hakkında ilk detaylar ortaya çıktı. Selçuklu İmparatorluğu’nun altın döneminin anlatılacağı yapımda Alparslan, Hassan Sabbah, Nizam-ül Mülk, ve Ömer Hayyam gibi tarihe damga vuran karakterler yer alacak.Sultan Alparslan’ın Anadolu’nun kapılarını Türklere açtığı 11. ve 12. yüzyıla ışık tutacak olan projede dönemin dikkat çeken tarihi kişileri yer alacak. Hassan Sabbah’ın ve kurduğu Haşhaşi örgütünün dönemin devletlerinde estirdiği terör faaliyetlerini de izleyici karşısına çıkacağı yapımın önemli mekânlarından birisi de Haşhaşilerin merkezi olan Alamut Kalesi olacak.Pana Yazım Grubu tarafından kaleme alınan yapımın tarih danışmanlığını Prof. Dr. Mehmet Çelik yapıyor. Oyuncu kadrosu saklanan yapımın yakında izleyici karşısına çıkması bekleniyor.Pana Film’in yakın dönem planları arasında dizi projesi ile birlikte ‘Alparslan’ konulu bir film de yer alıyor.     Yazete.com
Kapatılan Linyit Ocağı, ‘Zeytin Madeni’ne Dönüştürüldü
Soma’da iktidara yakın Kolin şirketinin 6 bin ağacın hukuka aykırı olarak kesilmesine tepkiler dinmemişken, Aydın’dan ‘ örnek ‘ bir haber geldi. İktidarın enerji politikaları nedeniyle doğa tahribatiyla karşı karşıya bulunan birçok köyün aksine, Aydın’ın Kuloğulları köyü, kapatılan linyit ocağındaki zeytinlik çalışmasıyla dikkat çekiyor.Hürriyet’ten Erdal İpekeşen’in haberine göre, Aydıner isimli firma, 2007’de linyit madeni bulunan araziyi satın alarak, madeni işletmek yerine 13 bin ağaçlık bir zeytin ormanı kurmayı tercih etti.Habere göre, Aydıner firması önce araziyi teraslayarak tarım yapılır hale getirdi, incelemeler neticesinde toprağın en çok zeytine uygun olduğunu tespit ederek çalışmalara başladı.2007’de önce zeytinlik oluşturulmaya başlanırken, zeytin fabrikasının da temelleri atıldı. Bu süreçte Ziraat Mühendisi Mücahit Özkaya danışmanlık, Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü de teknik destek sağladı. Köy muhtarı Dursun Ertürk’ün de yıllara dayanan çiftçilik tecrübesinden yararlanıldı, Ertürk işletmenin başına getirildi. Köylüler de madende çalışmak yerine toprakta çalışma fırsatı elde etti.Arazide yerel çeşitlerden Memecik zeytin çeşidine ayrı bir önem veriliyor. Bunun yanında Gemlik zeytin çeşidi seçilmiş. Çiftlikte tarım ilacının kullanılmadığı belirtiliyor, bunun yerine fidanların etrafına fare ve diğer kemirgenlere karşı PVC boruları geçirilmiş. Sinek ve böceklere karşı da hindi, kaz, ördek, tavuk, horoz gibi kanatlı hayvanlar kullanılmış.Köy Muhtarı Dursun Ertürk kanatlı hayvanlara ‘parasız çalışan işçilerim’ ismini vermiş. diyor. Bu kanatlıları da yine modern tarım kapsamında yaşlandıklarında kesip satmayı düşünüyorlar.Ağaçların arasında büyüyen otları ise gezici ağıllarla koyunların temizlemesi sağlanmış. Ertürk’ün buluşu ile tekerlekli kafesler üretilmiş ve koyunların bu kafesler içinde götürüldükleri yerde otlamaları sağlanmış.Kraterleşmiş maden havuzları ise yapay göletlere dönüştürülmüş, göletlerin içinde balık ve kaplumbağa ile beraber kaz ve ördekler ve bazen yaban kazları bulunuyor.Bir zamanlar ‘Açık Alan Kömür İşletmesi’ olan sahada kurulan çiftliğin zeytinyağı şimdi yarışmalarda ödüller almaya başlamış. Milano’da Gino Celletti’den Monocultivar Zeytinyağı yarışmasında altın madalya kazanmış, Roma’da 2015 yılı kataloğunda dünyanın en iyi 500 zeytinyağından biri olarak ‘çok iyi’ dereceyle yer almayı başarmışlar.Diken
AKP Seçimler Öncesi Çağlayan, Güler ve Bağış'ı Yüce Divan'a mı Çıkaracak?
AKP içinde 'Seçimler yaklaşırken suça bulaşanları neden koruyalım' görüşünün daha sık dillendirilmeye başlandığı ifade edildi17-25 Aralık yolsuzluk ve rüşvet iddialarına ilişkin TBMM’de kurulan Soruşturma Komisyonu, şüpheli dört eski AKP’li bakanı dinledi. Kulislerde, eski Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan , eski İçişleri Bakanı Muammer Güler ve eski Avrupa Birliği Bakanı Egemen Bağış ’ın Yüce Divan’a gönderilmesi için parti içinde bir eğilim olduğu konuşuluyor.AKP içinde “Seçimler yaklaşırken suça bulaşanları neden koruyalım” görüşünün daha sık dillendirilmeye başlandığı ifade ediliyor. Bu yönde bir iddia da süreci yaptığı hukuki değerlendirmeleriyle ve başvurularıyla yakından takip eden savcı kökenli CHP milletvekili Ali Özgündüz’den geldi. Özgündüz de “AKP içindeki mütedeyyin vekiller, bize rahatsızlıklarını aktarıyor” dedi.Dilek Gedik’in Taraf’taki haberine göre, Meclis Soruşturma Komisyonu’nun yılbaşından hemen sonra raporunu hazırlayarak eski dört bakan hakkındaki görüşünü açıklaması bekleniyor.Raporun “Yüce Divan” yönünde olması durumunda TBMM Genel Kurulu’nda gizli oylama yapılacak. Kulislere yansıyan bilgilere göre, Soruşturma Komisyonu’nun AKP’li üyelerinin eski bakanların ifadelerinin alındığı toplantılardaki tavırları bile bu yönde eğilimin bir işareti.Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar’ın dışındaki üç bakanın komisyondaki mesaileri oldukça sert geçti. Şüpheli konumunda olan eski Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, eski İçişleri Bakanı Muammer Güler ve eski AB Bakanı Egemen Bağış’a sadece muhalefet partili komisyon üyelerinin değil AKP’li üyelerin de soruları, iktidar partisi içindeki rahatsızlığın işaretleri olarak değerlendirildi.AKP yönetiminin, seçim kararının alınmasına kısa bir süre kala, Soruşturma Komisyonu’ndan çıkacak sonucun belirleyici olabileceğini değerlendirdiği ve siyaseten “Yüce Divan’a gidip, aklansınlar” seçeneğini Meclis grubu ve parti tabanından gelen baskılar ışığında değerlendirebileceği ifade ediliyor.CHP İstanbul Milletvekili Ali Özgündüz de AKP Grubu içindeki mütedeyyin milletvekillerinin rahatsız olduğunu belirterek “İdeolojik dinciler değil gerçek dindarlar rahatsız. Mütedeyyin milletvekilleri rahatsızlıklarını bize aktarıyor” bilgisini verdi.Özgündüz, bu milletvekili grubunun 17 ve 25 Aralık yolsuzluk ve rüşvet soruşturmaları ile ilgili süreci ve Meclis Soruşturma Komisyonu çalışmalarını yakından takip ettiğini dile getirerek “AKP’nin vicdan sahibi milletvekilleri, iddiaları, delilleri merak ediyor. Yolsuzluklara bulaşanları niye koruyalım diyorlar. İsterlerse kendilerine orijinal fezlekeyi incelemeleri için göndeririz” çağrısında bulundu.T24
Reklam
Maliye Bakanı Şimşek: '25 Alanda Değişim Öngörüyoruz'
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, 'Türkiye'nin rekabet gücünü, verimliliğini artıracak, Türkiye’yi hızlı büyüme patikasına oturtacak, yeni kapsamlı bir reform programı hazırladık. 25 alanda değişim ve dönüşüm öngörüyoruz' dedi.Şimşek, Avrupalı Türk Demokratlar Birliği'nin (UETD) Frankfurt'ta düzenlediği bir toplantıya katıldı. Bakan Şimşek'e Türkiye'nin Frankfurt Başkonsolosu Ufuk Ekici de eşlik etti.Şimşek burada yaptığı konuşmada, Frankfurt'ta uluslararası yatırımcılarla bir araya geldiğini belirterek, 'Almanya'nın önde gelen fonları, bunlar gelişmekte olan ülkelere yatırım yapıyorlar. Onların bütün temsilcileriyle, fon yöneticileriyle bir araya geldik. Türkiye'deki son reform çalışmaları ve Türkiye'nin ekonomik görünümüne ilişkin fikir alışverişinde bulunduk' dedi.Türkiye'nin AK Parti hükumetleri döneminde büyük bir değişim ve dönüşüm yaşadığını ifade eden Şimşek, bunun en önemli sebebinin siyasi istikrar olduğunu vurguladı.Ülkelerin kalkınması adına siyasi istikrarın tek başına yeterli olmayacağını anlatan Şimşek, 'Mesela Orta Doğu'da, Orta Asya’da, dünyanın bir çok köşesinde 30-40 yıl iktidarda olan şahıslar, partiler var. Ancak beraberinde reform yapmazlarsa, o ülkelerin refahı artmıyor. Çünkü reform çok önemli. Türkiye'de ise siyasi istikrarın olduğu dönemlerde çok güçlü reformlar yapılıyor. Rahmetli Menderes, Rahmetli Özal dönemlerini hatırlayın. O dönemler Türkiye'nin hızlı çıkış yaptığı dönemlerdi. Ortak özellik hem siyasi istikrar var, yani güçlü bir iktidar var hem de reformcu bir kimlik var' ifadelerini kullandı.'1990 yılından 2002 yılına kadar yerimizde saymışız'AK Parti hükümetleri döneminin de böyle bir dönem olduğunu ifade eden Şimşek, şöyle devam etti:'Türkiye gerçekten bu dönemde bir çok sorununu çözdüğü gibi bir zıplama dönemi yaşadı. Basit bir örnek vereyim 1990 yılında Türkiye'nin milli geliri 200 milyar dolar, 2000’li yılların başına gelirseniz yine 200 milyar dolar. Yani 10 yılda yerimizde saymışız. 2002’de AK Parti iktidara geldiğinde milli gelirimiz 200 milyar dolarmış. Geçen sene, bu küresel krize, avro bölgesindeki borç krizine, Orta Doğu’daki çalkantılara, petrol fiyatlarının 10-15 yıl öncesine göre 20 dolarlardan 100 dolarlara çıkmasına rağmen Türkiye milli gelirini 820 milyar doların üzerine çıkardı.Yani 1990 yılından 2002 yılına kadar yerimizde saymışız. Aslında dünyada da büyük bir kriz yokken kendi krizlerimizle boğuşmuşuz. Siyasi istikrarsızlık var ama 2000’li yılların başından itibaren büyük bir değişim ve dönüşümün temelini oluşturacak siyasi bir istikrar var, uzun vadeli bir vizyon var ve reformlar uygulanınca Türkiye o zaman gerçekten dünya ile arayı hızlı bir şekilde kapatabiliyor.'Türkiye'nin siyasi istikrar ve reformları 20 yıl daha devam ettirmesi durumunda büyük ekonomilerle arasındaki farkı tamamen kapatacağına işaret eden Bakan Şimşek, 'Bir rakam vermek açısından söyleyeyim. AB üyelerinin geliri diyelim ki 100 avro ise bizim 2000’li yılların başında 30 avro civarındaydı, yaklaşık olarak söylüyorum. Mesela basitleştiriyorum, geçen sene Avrupa 100 iken biz 55’e çıkmışız. Arayı ciddi bir şekilde kapatmaya başlamışız' diye konuştu.'Vergilerin yüzde 23’ünü eğitime harcıyoruz'Bakan Şimşek, Türkiy’de son 12 yılda vergi gelirlerinin dağılımının değiştiğine de değindi. Türkiye'nin en büyük payı eğitime ayırdığına dikkati çeken Şimşek, sözlerini şöyle sürdürdü:'2002 yılında Türkiye’de bütün bireylerden, bütün şirketlerden, bütün çalışanlardan toplanan vergi 100 liraysa bunun 86 lirası, yani yüzde 86’sı devletin faizine gidiyordu. Yani devletin o kadar borcu var ki, geriye bir şey kalmıyordu. Geriye kalan yüzde 14 ile ne yapacaksınız? Maaş mı ödeyeceksiniz, yatırım mı yapacaksınız? Sağlıkta devrim mi yapacaksınız? Mümkün değil. Bu nedenle devlet o dönemde herkese borçluydu. IMF’ye de borçlu, hatta memuruna borçlu, işçisine borçlu zaten hizmet yapamıyor sağlık sistemi berbat bir durumda. Şimdi bakın çok değil 12 yıl sonra bugüne baktığınız zaman, mesela 2014 yılı için topladığımız her 100 liralık verginin biz şimdi 86 lirasını tam tersini millete hizmet olarak sunuyoruz. Yüzde 14’ ü faize gidiyor, yüzde 86’sı eğitime, sağlığa, altyapıya, araştırma geliştirmeye gidiyor ve tabii ki fakirlere yardıma gidiyor. Türkiye bu anlamda büyük bir başarı sağladı.Şu anda bir bütçe dönemindeyiz. 2015 bütçesi Meclis'te. Muhalefeti dinlerseniz sanırsınız ki hangi ülkeden bahsediyorlar. Yarını bu ülke çıkartamayacak gibi anlatıyorlar. Halbuki vergilerin yüzde 23’ünü biz eğitime harcıyoruz. En büyük önceliği eğitime verdik. 2000’li yılların başında bütçeden en büyük pay savunmaya gidiyordu. Biz şimdi en fazla parayı milli eğitime veriyoruz. İkinci sırada sağlık geliyor. Sağlığa da vergi gelirlerinin yüzde 21’ini veriyoruz. Aslında sağlık ve eğitim beraber vergi gelirlerinin neredeyse yarısını oluşturuyor. Geriye bir o kadarını sosyal güvenliğe yani emeklilere, sosyal kesimlere destek olarak veriyoruz. Bir o kadarını yatırım olarak harcıyoruz. Vatandaşın teveccühünün aslında arkasında bu davanın millete bir hizmet davası olduğu açık ve net.''Türkiye Avrupa'nın 2. büyük ekonomisi olabilir'Şimşek, Türkiye'nin Almanya, İngiltere, Fransa, İtalya ve İspanya’nın ardından Avrupa’da en büyük altıncı ekonomiye sahip olduğunu ifade etti.Yapılan tüm uluslararası çalışmalara göre Türkiye’nin 2040-2050’li yıllarda Avrupa’da en büyük ikinci ekonomi olabileceğini belirten Şimşek, Türkiye’nin genç nüfusu ve eğitime destek vermesiyle yaklaşık 820 milyar dolar olan milli gelirini 5 trilyon dolar civarına ve kişi başına düşen milli geliri de 50-60 bin dolarlara çıkarabileceğini dile getirdi.'Türkiye’yi hızlı büyüme patikasına oturtacak yeni, kapsamlı bir reform programı hazırladık'Avrupa Birliği’nin (AB) son ilerleme raporunda Türkiye’nin 33 fasıldan 30’unda ilerleme sağladığını açıklamasını hatırlatan Şimşek, '26 fasılda ileri düzeyde AB’ye uyum var diyor. Bu şu demek aslında; siyasi engeller olmasa Türkiye şu anda AB ile müzakerelerde 26 faslı açıp kapatmış demek. Bunu kendileri söylüyor. Geriye bir kaç fasıl kalacaktı ve aslında normalde Türkiye çoktan üyeliğe neredeyse hazır noktada' şeklinde konuştu.Türkiye'nin yeni reform paketine ilişkin ekonomi alanında da gelişmeler olduğunu aktaran Şimşek, şunları kaydetti:'Başbakanımız reform programının bir kısmını açıkladı. Biz bir yıldır ekonomi ekibi olarak bir reform programı üzerine çalıştık. Türkiye’de ikinci nesil reformları, Türkiye’nin rekabet gücünü, verimliliğini artıracak, Türkiye’yi hızlı büyüme patikasına oturtacak yeni kapsamlı bir reform programı hazırladık. 25 alanda değişim ve dönüşüm öngörüyoruz. Onlara ilişkin bin 300’e yakın tedbir var. Bu tedbirler enerji verimliliğinden tutun, tasarrufların artışına kadar. Finans piyasalarının gelişmesinden tutun Türkiye’nin dünyada 5. en büyük sağlık ihracat merkezi olmasına kadar bir çok alan var.Bütün bu alanlara ilişkin hangi reformu hangi kurum ne zaman yapacak ve ne kadarlık bir bütçe gerekiyor bunların hepsi belirlendi. Biz seçimi beklemeyeceğiz. Seçimden önce de reformların bir kısmını uygulamaya koyacağız. Dolayısıyla Türkiye bir anlamda yatırımlar açısından daha cazip olacak. Tabii Türkiye’nin sorunları var, eksikler var. Türkiye daha gelişmekte olan bir ülke. Biz daha her şeyi halletmedik ama gerçekten büyük ilerleme var.''Modada İtalya’yı geçmek istiyoruz'Türkiye’nin bir çok alanda dünyanın alanında en iyi ülkeleriyle rekabet edeceğini ve bu ülkeleri geçeceğini ifade eden Bakan Şimşek, sözlerini şöyle tamamladı:'Örneğin modada İtalya’yı geçmek istiyoruz. Dünyanın en iyi tekstil konfeksiyon üretim üstlerinden birisiyiz. Markalaşma, tasarım noktasında bazı eşikleri, bazı aşamaları kaydedersek onları geçeriz. Çünkü üretim bizde. Biraz daha katma değeri yüksek alanlara, dizayna, tasarıma ağırlık vereceğiz. Biz şuan da turizmde dünyanın en büyük altıncı ülkeyiz. Vatandaşımız yılda 32 milyar dolar turizm geliri elde ediyor. 36 milyona yakın turist geliyor. Turizmde niye Fransa’yı geride bırakmayalım? İstanbul Paris’i niye geçmesin? Bunlar olacak. Biz iktidara geldiğimizde İstanbul’a gelen turist sayısı 2-3 milyondu. 12 yılda 10 milyonu aştı. Aynı şeyi makine tesisatta yapacağız. Dünyanın en iyi ülkelerinden bir tanesi Almanya. Bu konuda da biz burayla yarışmak istiyoruz.'Bakan, Şimşek konuşmasının ardından UETD üyeleriyle fotoğraf çekildi. Ardından, Almanya'dan ayrılan Şimşek, akşam saatlerinde Türkiye'ye hareket etti.AA
Fenerbahçe Tek Golle 3 Puanı Aldı
Spor Toto Süper Lig'in 12. haftasında Fenerbahçe, tarla gibi bir zeminde oynanan maçta deplasmanda Balıkesirspor'u 1-0 mağlup etti. Sarı-lacivertliler'e altın değerinde 3 puanı kazandıran gol, kaleci Emrullah'ın büyük hatasının da payıyla Portekizli yıldız Raul Meireles'ten geldi.Spor Toto Süper Lig'in 12. haftasında Fenerbahçe, deplasmanda Balıkesirspor ile karşılaştı. Ligde son 2 maçında 4 puan bırakan İsmail Kartal'ın ekibi, Balıkesir Atatürk Stadı'ndan 3 puanı, Meireles'in tek golüyle aldı. Balıkesir Stadyumu'nun 'tarlayı' anımsatan kötü zemininde oynanan futbolun kalitesi oldukça düşük kaldı. Zorlu zemin şartlarında oynanan maçta, duran toplar ve doldur-boşaltlarla rakip kalede tehlike yaratmaya çalışan iki ekibin maçında Fenerbahçe'ye galibiyeti getiren gol büyük bir hata sonucu geldi.Maçın 40. dakikasında Meireles'in sağ kanattan ceza sahasına ortaladığı top, doğrudan kaleye yöneldi. Kaleci Emrullah Şalk, üzerine gelen topu elinden kaçırınca Fenerbahçe zorlu deplasmanda 1-0 öne geçti.Karşılaşmanın ikinci yarısında zeminin daha da ağırlaşması nedeniyle iki ekip defansif bir anlayışa büründü. Sarı-lacivertliler'de teknik direktör İsmail Kartal 69'da Kuyt'ın yerine Alper Potuk'u, 75'te Emre Belözoğlu'nun yerine Selçuk Şahin'i ve 85'te Sow'un yerine Emenike'yi sahaya sürdü. Ev sahibi ekibin maçın son bölümünde çok adamla yaptığı akınlardan sonuç çıkmayınca Fenerbahçe sahadan 1-0 galibiyetle ayrıldı.Bu sonucun ardından puanını 24'e çıkaran Fenerbahçe, maç fazlasıyla 1. sıraya yükseldi. Ligde üst üste 8. maçından da galibiyet çıkaramayan Balıkesirspor ise 2 puanla son sırada kaldı.MAÇTAN NOTLAREMRE'YE BÜYÜK PROTESTOBalıkesirspor deplasmanında ilk 11'de başlayan Emre Belözoğlu ve Volkan Demirel'e tribünlerden tepki geldi. Balıkesirspor taraftarı top Emre Belözoğlu'na geldiğinde tepki gösterdi. Aynı tepkilerini Fenerbahçe kalecisi Volkan Demirel'e de gösteren Balıkesirli taraftarlar top Volkan Demirel'in ayağına geldiğinde ıslıkla tepki gösterdi.Tepkilerin sebebi ise Emre'nin PFDK'dan aldığı cezanın az olması olarak yorumlandı.İKİ EKİP 38 YIL SONRASpor Toto Süper Lig'de 38 yıl sonra karşılaşan Balıkesirspor ile Fenerbahçe arasında yapılacak maçta 2 bine yakın polis, jandarma ve özel güvenlik personeli görev yaptı. Balıkesirsporlu futbolcular, sahaya, 'Bütün insanlar özgür ve eşit doğar' yazılı dövizle çıktı.Rakibiyle ligde daha önce 1975-1976 sezonunda yaptığı maçlarda deplasmanda 3-0 yenilen ve sahasında golsüz berabere kalan Balıkesirspor'un 38 yıl sonra Fenerbahçe'yi konuk ettiği mücadeleye taraftarlar büyük ilgi gösterdi.Fenerbahçe taraftarı, kale arkasında kendilerine ayrılan bölümü, kırmızı-beyazlılar, kapalı ve maratonu doldururken, kale arkalarında yer yer boşluklar görüldü.Maç için stat içi ve dışında yoğun güvenlik önlemi alınırken, 2 bine yakın polis, jandarma ve özel güvenlik personeli görev yaptı.156 basın mensubunun akredite olduğu maç öncesinde sahaya ısınmak için çıkan her iki takımın oyuncuları da taraftarlarınca tezahüratlarla desteklendi.AZİZ YILDIRIM OTELDE İZLEDİTakımıyla Balıkesir'e gelen Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım, cezası nedeniyle maçı konakladığı otelinde televizyondan izledi. Sakatlığı bulunan Diego ile Serdar Kesimal, Balıkesir'e gelmezken, teknik direktör İsmail Kartal, ligde son yapılan Eskişehir maçı kadrosunda 3 değişiklik yaparak takımını sahaya sürdü. Eskişehir maçında forma giymeyen Alves ile maçın ikinci yarısında oyuna dahil olan Mehmet Topal ve Webo ilk 11'de sahaya çıktı. Kartal, Kadlec, Alper Potuk ve Emenike'yi yedek soyundurdu. Balıkesirspor'un hafta içinde sözleşme imzaladığı teknik direktörü Kemal Özdeş ise Suat Altın İnşaat Kayseri Erciyesspor maçı kadrosunda 2 değişiklik yaptı. Özdeş, Okan Alkan ve İlhan Depe yerine Jabbie ve Alanzinho'yu ilk 11'de sahaya sürdü. Sakatlığı devam eden Andre Nuno ve Santos kadroya alınmadı.Bugün, Balıkesirspor Kulübü yöneticileri, teknik heyet ve futbolculara, İl Emniyet Müdürlüğü tarafından moral kahvaltısı verildi. Kahvaltıya, il yöneticileri katıldı.Fotomaç
Reklam
Türkiye'de 2014 Yılına Damga Vurmuş 29 Unutulmayacak Olay
2014 yavaş yavaş geride kalırken, birçoğumuzun hemfikir olacağı üzere gerçekten unutulmaz birçok olayla hatırlayacağımız bir yıl olacak. Komşularla yaşanan sorunlar ve ortadoğuda alevlenen silahlı hareketler, ülke içinde yaşadığımız soruşturmalar, harareti yüksek seçim dönemleri ve maalesef birçok can kaybının yaşandığı iş kazaları, 2014 yılına dair hatırlayacağımız olaylardan olacak. İşte 2014 yılında Türkiye...
Çağlayan'ın Saat Cezasını Sarraf'ın Adamı Yatırmış
Gümrük Bakanlığı 17 Aralık operasyonuyla gündeme gelen ve Rıza Sarraf tarafından eski Bakan Zafer Çağlayan’a İsviçre’den getirtilen saat için 213 bin 300 TL ceza kesti. ‘Alındı belgesi’nde cezayı yatıran isim olarak Sarraf’ın adamı Murat Yılmaz var.Eski Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan’a işadamı Rıza Sarraf tarafından getirilen saatle ilgili Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’nın kestiği cezanın ödemesinin, 17 Aralık operasyonuna adı karışan ve TBMM’ye gönderilen fezlekede Sarraf’ın adamı ve “çantacısı” olarak nitelendirilen Murat Yılmaz tarafından yapıldığı ortaya çıktı. Saat için 213 bin 300 lira ödendi.17 Aralık soruşturmasındaki en çok tartışılan konulardan birini Rıza Sarraf tarafından eski Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan’a alındığı iddia edilen 700 bin liralık Patek Philippe 5101G marka saat oluşturuyor. Çağlayan, önceki gün TBMM soruşturma komisyonunda bu konudaki sorularla karşılaşmıştı. Çağlayan, kendisi “yoğun çalıştığı için” saatin alınmasını Reza Zarrab’dan “rica ettiğini”, “onun yurtdışından getirttiğini” belirterek, “Ama parasını kendim ödedim” demişti.
2. Dünya Savaşı'nın 5 İlginç Subayı
2. Dünya Savaşı, elemleriyle, trajedileriyle, kahramanlıklarıyla acı dolu bir tarihi olay. Ülkemiz bu savaşa girmediyse de, savaş ve takip eden gelişmeler, bütün dünyayı derinden etkiledi.Bu savaş boyunca öne çıkan subaylardan beşine dair bilgiler okuyacaksınız. Aralarında eğlenceli olanlar da var, kahramanlığıyla öne çıkanlar da. 3.sünün mutlaka çıkacaksa Dota 2 turnuvalarıyla yapılması temennimiz.
Reklam
Rolleri Uğruna Tanınmayacak Hallere Bürünen 25 Başarılı Oyuncu
Bir oyuncunun rolü için onlarca kilo alıp vermesi, saatlerce süren makyajlara katlanması ve bunların yanında harika bir oyunculuk sergilemesi beraberinde bol bol ödül de getiriyor görüldüğü üzere. İzleyiciye ise şaşkınlıkla izlemek düşüyor.Voldemort, Gollum gibi değişimlerde bilgisayar efekti olduğu için dahil edilmedi. Johnny Depp makyajlarıysa apayrı bir kategoride sayılmaktadır.
Nobel Ödülü 4.8 Milyon Dolara Satıldı
ABD'li genetik bilimci James Watson'ın 1962'de DNA'nın çift sarmallı yapısını keşfettiği için verilen Nobel ödülünü satışa çıkardığı, ödülün 4,8 milyon dolara satıldığı bildirildiABD'li genetik bilimci James Watson'ın 1962'de DNA'nın çift sarmallı yapısını keşfettiği için verilen Nobel ödülünü satışa çıkardığı, ödülün 4,8 milyon dolara satıldığı bildirildi.BBC'nin haberine göre, New York'taki Christie's müzayede evinde açık artırmayla satışa sunulan altın madalyanın 2,5 ila 3,5 milyon dolara satılması bekleniyordu. İlk defa hayatta olan bir Nobel sahibinin ödülü satılmış oldu. 86 yaşındaki Watson'un ödülünü maddi zorluklar nedeniyle satışa çıkardığı belirtildi.Watson'ın, satıştan elde ettiği gelirinin bir bölümünü okuduğu Chicago Üniversitesi, çalıştığı Cambridge Üniversitesi ve başkanlık ettiği Cold Spring Harbor Laboratuvarı’na bağışlayacağı duyuruldu.Watson'ın 2007'de verdiği bir röportajda, 'siyahların beyazlardan daha az zeki olduğuna dair' açıklamasının ardından bilim çevreleri tarafından dışlandığı belirtiliyor.Watson, DNA'nın çift sarmallı yapısını keşfettiği çalışmasıyla Francis Crick ve Maurice Wilkins ile tıp dalında ödül almaya hak kazanmıştı. 2004'te hayatını kaybeden Crick'in ödülü de geçen yıl 2,2 milyon dolara satılmıştı.Dünya.com
'Gerçek Sanatçı Saray Övmez, Berkin'in Annesine Hakareti Normal Görmez'
MHP lideri Devlet Bahçeli, ‘Ak Saray’ı öven sanatçılar, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Berkin Elvan’ın annesini yuhalatmasına ‘ insani bir şey ‘ diyen türkücü Yavuz Bingöl ve Erdoğan’a methiyeler düzen Yazar Alev Alatlı‘ya yüklendi: “Aydın aydınlatır, karartmaz.”Twitter’dan gündeme dair açıklamalarda bulunan Devlet Bahçeli, son günlerin en çok konuşulan isimlerinden biri olan Yavuz Bingöl’e ve Berkin Elvan konusundaki açıklamalarına değindi. “Gerçek sanatçı saray övmez, duvar kağıtları altın varaklı, bardak ve çanakları altın sırmalı olan binlerce odalı kaçak yapıyı haklı çıkarmaz” ifadelerini kullanan Bahçeli, “Heyhat, böyle bir ortamda 15 yaşındayken 16 kiloya düşerek hayatını kaybetmiş Berkin Elvan’a ve annesine hakaret de normal görülür” yorumunu yaptı.Alev Alatlı’yı da unutmadıAk Saray’ı “Neredeyse benim evim daha ihtişamlı” sözleriyle savunan sanatçı Hülya Avşar ve saraya maniler düzen İbrahim Tatlıses‘e de göndermelerde bulunan Bahçeli, Erdoğan için “Bugün George Orwell olsa sizi ayakta alkışlardı. O yetmez Daniel Defoe de kalkar o da alkışlardı” diyen yazar Alev Alatlı hakkında da şu ifadeleri kullandı:“Hele birisi var ki, bugüne kadar yazdığı kitapları manen yakmış ve münevverliği iktidar mürebbiyeliğiyle değiştirmiştir. Buna göre, Rus yazar Aleksandr Soljenitsin yaşasaymış, yüzbinlerce Suriyeliye kapılarını açan hükümeti ve övülen şahsı ayakta alkışlarmış! ‘Evrensel dolandırıcılığın hüküm sürdüğü zamanda gerçeği söylemek devrimciliktir’ diyen George Orwell da alkışlarmış.Yani dünya alem alkış yarışına girermiş. Yerel dolandırıcılığı görmeyen, yerel ve küresel bağlantılı soygunu inkar edenden aydın falan olmaz. Aydın aydınlatır, karartmaz. Aydın vicdanın sesini dinler, telkinlere gelmez. Aydın çağa yön verir; yoksa iplerini iktidarın emrine vermez.”Diken
Reklam
İşte Zafer Çağlayan ve Muammer Güler'in Mal Varlıkları
TBMM Soruşturma Komisyonu'nda ifade veren eski bakanlar Muammer Güler ve Zafer Çağlayan'ın mal varlıkları komisyona ulaştı.Eski bakanlar Muammer Güler ve Zafer Çağlayan ’ın mal bildirimleri, TBMM Soruşturma Komisyonu’na ulaştı. Edinilen bilgilere göre, Güler’in oğlu Barış Güler ’in 6 dairesi ve 26 tarlası bulunuyor, THY Hukuk Müşavirliği'nde çalışan kızı Burcu Güler 'in ise iki dairesi bulunuyor.İşte Muammer Güler ve Zafer Çağlayan'ın yakınları ile birlikte mal varlıkları...Burcu Güler - Muammer Güler'in kızı İki tane dairesi var. 1. dairesi değer olarak 270 bin TL gösterilen Şişli’de bir rezidansta. Ancak dairenin gösterilen rakamdan daha yüksek olduğu belirtiliyor.İkinci dairesi ise Esenyurt Garden City'de bulunan değerli bir daire.Burcu Güler THY’de Hukuk Müşavirliğinde çalışıyor. Aylık maaşı 3 bin 500 - 4 bin TL civarında.Barış Güler - Muammer Güler'in oğlu Bankada 809.000 TL + 29.000 TL var. Vakıfbank, Halkbank, TEB, Denizbank'ta Barış Güler’in üzerine kayıtlı 6 daire ve Tekirdağ Bölgesinde 26 tarlası var. Tüm daireler 2010 yılı öncesinden. Ankara - Emek Ankara- Bahçelievler İstanbul – Beylikdüzü İstanbul – Başakşehir Kocaeli – Ş.Çakırköy – 2 daireMUAMMER GÜLER MAL VARLIĞI1- Daire 19902 - Arsa 19973 - Yazlık Koop. 4.000..- 20004 - Yazlık Koop 12.000..- 20015 - Daire 275.000.- 20066 - Daire 140.000.- 20077 - Daire 160.000. Dolar 20098 - Kagir Ev 40.000. TL 20079- 420.000 TL 200910- Koop Hissesi 1/16 2005MUAMMER GÜLER BANKA (İlk Bakan Olduğunda Bildirdiği) 21.02.2013 1.873.788 TL 24.01.2014 2.224.000 TL ARAÇ 21.02.2013 2010 Model Hyundai 38.000 24.01.2014 2013 Model Hyundai 58.000 Beyan Edilmemiş Olan… 29.05.2013 Hyundai İX35 20 Diesel JEEP (Bu günkü değeri yaklaşık 120.000 TL. Aynı arabadan aynı tarihte Barış Güler de alıyor.BARIŞ GÜLER’İN ORTAK OLDUĞU FİRMALAR1- BBS Danışmanlık Gayrimenkul ve Eğitim AŞ: Yüzde 20 hisse. (Yüzde 79’u avukatı Ahmet Şefik Kuş, yüzde 1’i Kuş’un eniştesi Süreli Demir’e ait)2- AŞK Beslenme ve Danışmanlık LTD ŞTİ: Yüzde 5 hisse. (Yüzde 85’i avukatı, yüzde 10’u avukatın eniştesine ait)3- BBS Sigorta Aracılık AŞ: Yüzde 48 hisse. (Yüzde 51 avukatına, yüzde biri avukatın eniştesine ait)4- Innova Gayrimenkul Geliştirme Hizmeti AŞ.: Yüzde 50 hisse (Şirketin yüzde 50’si de Osman Baran’a ait görünüyor)NAKİT MAL VARLIĞI 2007: 336 bin TL, 2008: 460 bin TL, 2010: 907 bin TL, 2010: 1.176 bin TL, 2012 6. ay: 236 bin (600 bin TL gayrimenkul alıyor)BANKA HESAPLARI 2010’da 228 bin Euro, 2011 yılında 238 bin Euro, 2012’de 6. ay 242 bin Euro, 9. ay 1 milyon 409 bin Euro. (Gayrimenkul satışı depi 3 milyon 100 bin TL)Zafer Çağlayan’ın eşiNAKİT (2007’den 2014’e kadar): 17 bin dolar, 47 bin Euro.TAŞINIR MALLAR (27 Eylül 2007-22 Ekim 2013): 171 bin 500 TL’lik tablo ve 5 adet saat, 1 milyon 139 bin TL’lik altın ve mücevherat (Hiç değişmemiş).PARA AKIŞI 2009: 1 milyon 300 bin TL TAŞ Yapı’dan gelen para. 2010: TAŞ Yapı’ya 2 belge karşılığı 3 milyon 701 bin TL mal satışı. TAŞ Yapı’ya 2 belge 175 bin TL. 2013: LİMAK’a 50 bin TL havale. 2013’te 815 bin TL fatura kesmiş. Kolin inşaat’a 8 belge (mal ve hizmet kesili) 1 milyon 35 bin TL.T24
Uşak Hakkında Bilinmeyen Gerçekler
Son günlerde sosyal medyada sürekli olarak çıkan Uşak ile ilgili yanlış haberleri düzeltebilmek adına bu galeri hazırlanmıştır. Sosyal medyada Uşak ile ilgili bir kötü izlenim yaratarak, Uşak espri malzemesi haline getirilmeye çalışılmaktadır. En başta mülki ve yerel idareler, STK'lar ve diğer kurum ve kuruluşların Uşak ile ilgili tanıtım yapamaması, Uşak'a gereken değerin ve özenin gösterilmemesi sonucunda, Uşak bugün çok yanlış bilinmekte ve haketmiş olduğu değeri ve önemini elde edememektedir. Bu galeride Uşak'ın aslında nelere sahip olduğunu ve sosyal medyada yansıtıldığı gibi değersiz ve önemsiz bir yer olmadığını anlayacaksınız...
Reklam
Bugün Mutlaka Okumanız Gereken 10 Köşe Yazısı
Şişli’de Sarıgül bombası nihayet patladı. Patlayacağı zaten belliydi. Yerel seçimler öncesi Mustafa Sarıgül’ün Şişli Belediye Başkanlığı için “emanetçi” birisini aradığı biliniyordu. Teklif götürdüğü isimler Sarıgül’ün koltuk önerisini reddetmişti. Sarıgül’ün teklif götürdüğü isimlerden birisi de yıllardır yakınında olan Hayri İnönü’ydü. Hayri İnönü yalnız başkan adaylığını değil Sarıgül ile “anlaşmayı” da kabul etti.Sağır sultanların bile duyduğu bir anlaşmaydı bu. Yerel seçimlerden sonra Hayri İnönü artık Sarıgül’ün “emanetçisiydi.” Sarıgül yalnız belediye başkanını değil, belediye meclisine girecek isimleri de belirledi. Oğlu Emir Sarıgül’ü de 4’üncü sıradan belediye meclis üyesi yaptı. Yetmedi belediye başkan yardımcılığı koltuğuna da oturttu.
İstanbul'da İki Yeni Devlet Kurmuşlar!
Dışişleri Bakanlığı’na başvurarak Demokratik ve Anayasal Songhrati Thaumaturgy Cumhuriyeti ile Lemurya isimli devletin fahri konsolosları olduğunu söyleyen iki kişi, yakalanıp ceza aldı. İstanbul'da adres göstererek hayali devlet kuran kişiler, Türkiye'ye diplomatik nota da verdi.Yeni Şafak Gazetesinin haberine göre, İstanbul'da 4 kafadar, hayali devletler kurarak, diplomatik dokunulmazlık kazanmaya çalıştı.Habere göre; 4 kafadar, Dışişleri Bakanlığı’na başvurarak Demokratik ve Anayasal Songhrati Thaumaturgy Cumhuriyeti isimli bir devletin fahri konsolosları olduğunu söyledi ve Türkiye’de bu devletin temsilciliğini açmak istedi.Güney Asya’da olduğunu iddia ettikleri ve takımadalardan oluştuğunu söyledikleri devlet adına ticaret, ekonomi ve kültür ofisi açmak istediklerini ifade eden kafadarlardan Ahmet Çatalkaya, temsilcisi olduğu devletin 2003 yılında Malezya’dan bağımsızlığını kazandığını ve kendisinin de devletin İstanbul’daki fahri konsolosu olduğunu iddia etti.1996 yılına kadar Başbakanlık Müşaviri olarak çalıştığını öne süren Çatalkaya, söz konusu ülke adına ofis açmak için Genelkurmay Başkanlığı, İçişleri Bakanlığı ve Milli İstihbarat Teşkilatı’yla da temas kurduklarını öne sürdü.Sahte diplomatın bir diğer iddiası ise, temsilcilik talep edilen belgede ismi ve imzası bulunan Songhrati Thaumaturgy Cumhuriyeti isimli devletin hükümet başkanı Keith Mackenzie Mcocsci’nin esasen Türk vatandaşı olduğu ve Ankara’da bulunduğuydu.OLMAYAN ÜLKENİN DİPLOMATITemsilcilik için resmi başvurunun yapılmasının ardından Dışişleri’ni arayan Ahmet Çatalkaya, konuyla ilgili Genelkurmay Başkanı’nı bilgilendirdiklerini ve Genelkurmay’ın gerekli istihbarat çalışmasını yaparak olumlu görüş verdiğini de öne sürdü.Belgeleri inceleyen Dışişleri yetkilileri, yaptıkları inceleme sırasında şok gerçekle karşılaştı. Yeryüzünde Songhrati Thaumaturgy Cumhuriyeti diye bir ülke yoktu ve hiç olmamıştı.Dışişleri çalışanları, belgedeki yazışma adresinin İspanya’ya, telefon ve faks numaralarının Almanya ve İngiltere’ye ait olduğunu, belgede verilen internet sitesinin ise böyle bir ülkeyle hiç ilgisinin bulunmadığını gördüler. Temsilcilik için gösterilen adresin ise İstanbul’da bir turizm şirketine ait olduğu ortaya çıktı.PİŞKİNLİĞİN DE ÖTESİBu tespitler üzerine 4 kafadar, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na şikayet edildi. Başsavcılık diğer üç kişiyi serbest bırakırken, Çatalkaya hakkında soruşturma başlattı.Sahte diplomatın vukuatları bununla da sınırlı değil. Ahmet Çatalkaya’nın 2011 yılında da “Yeni Lemurya Cumhuriyeti” adında, olmayan bir devlete ait sahte pasaportla yakalanıp tutuklandığı ortaya çıktı.İstanbul 44. Asliye Ceza Mahkemesi’nde yargılanan Çatalkaya, suçlamaların asılsız olduğunu iddia ederek, adı geçen devletin Irak Büyükelçiliği’ne atandığını gösteren belgeler de sundu.VİYANA SÖZLEŞMESİ’NE ATIFÇatalkaya, savunmasında, Viyana Sözleşmesi gereği diplomatik dokunulmazlığının sağlanması hususunda Yeni Lemurya Cumhuriyeti’nin Türkiye’ye nota verdiğini iddia etti.Mahkemenin talebi üzerine Dışişleri’nden gelen yanıtta, “Adı geçen ülke uluslararası sistemde ve tarafımızca tanınan gerçek bir ülke değil” dendi.Çatalkaya, İstanbul’da yargılandığı bu davada “resmi evrakta sahtecilik” suçundan 2 yıl hapis cezasına çarptırıldı.Yeni Şafak | Milliyet
İnşaat Rantına Önlem Paketi
Ekonomiden Sorumlu Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun imar sektörünü de kapsayan yeni bir şeffaflık paketi açıklayacağını söyledi.Finans sektörünün temsilcileriyle görüşmek için ABD'nin New York kentinden bulunan Ekonomiden Sorumlu Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun imar sektörünü de kapsayan yeni bir şeffaflık paketi açıklayacağını söyledi. Babacan Anadolu Ajansı 'na verdiği röportajda, paketin 'imar' başlığıyla ilgili olarak inşaat sektörünün gelişmesini ve milli gelirden aldığı payın artmasını istediklerini belirten Babacan, 'Hem yerel yönetimlerimizde hem de imar yetkisi olan merkezi kuruluşlarımızda mevzuatla ilgili düzeltilmesi gereken, iyileştirilmesi gereken hususlar var' dedi.'Belediye başkanları da rahatsız'İmar sektöründe şeffaflık gerektiğine vurgu yapan Başbakan Yardımcısı şöyle konuştu:'İmar değişikliklerinin mutlaka şeffaf bir zeminde götürülmesi önemli. Bunun yanında da imar uygulamaları ile beraber bir de rant kavramını bir arada düşünmek gerekiyor. Bu oluşan rantın nerede nasıl vergilendirileceği önemli. Belediyenin alacağı pay, merkezi hükümetin alacağı vergi önemli. Öte yandan, yine bu oluşan rantın toplumda ya da inşaat sektöründe adil bir paylaşımı da çok önemli. Hem ölçüsüz olmamalı bu rant, mutlaka diğer sektörlerle, diğer iş sahaları ile mukayeseli, ölçülü bir ranttan bahsediyor olmalıyız hem de bunun daha adaletli bir paylaşımından bahsediyoruz. Belediye başkanlarımızın çoğu da mevcut uygulamalardan son derece rahatsız. Onlar da istiyorlar ki kanunla düzenlenmiş bir alan haline gelirse bunlar, belirsizlikler kanunla giderilirse bizler de çok rahat ederiz'.Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, belli başlı gayrimenkul projelerine bakıldığında, bunların önemli bir kısmının aslen sanayici olan ve inşaat sektörüne de giren firmaların projelerinden oluştuğunu kaydetti. İnşaat sektöründe proje bazında rekabetten arındırılmış uygulamalar görülebildiğini ve böylece normalden çok daha fazla rant oluşabildiğini anlatan Babacan, 'Bunları biraz daha normalleştirmek gerekiyor. Bizim yapmak istediğimiz herhangi bir sektörün önünü kapatmak diğer sektörün önünü açmak değil, oyun sahasını düzeltmek ve rekabet sahasını eşitlemek' dedi.'Petrol fiyatları enflasyonu düşürecek'Petrol fiyatlarındaki düşüşün enflasyona da olumlu etkileri olduğunu ifade eden Babacan, şunları kaydetti:'Her 10 dolarlık düşüşün enflasyona etkisi yarım puan. Örneğin gelecek yıl petrol fiyatları ortalama 72 dolar olursa, biz hesabımızı 102 dolara göre yaptık, 102 dolar değil de 72 dolar olursa, bu enflasyonun beklediğimizden 1,5 puan daha aşağıda oluşmasını sağlar. Cari açığın beklediğimizden 1,5 puan daha düşmesini sağlar. Büyüme konusunda ise her 10 dolarlık düşüş büyümeye 0,3'lük katkıda bulunuyor. Petrol 102 değil de 72 dolar olursa bunun büyümemize etkisi yüzde 0,9 olacak olumlu yönde.''Petrol fiyatları düşse bile rehavete kapılmayacağız' diyen Babacan, 'Petrol fiyatları hiç düşmemiş gibi bütçe disiplinine devam edeceğiz. Petrol fiyatları hiç düşmemiş gibi ülkemizdeki tasarruf programlarının artması için gayret göstereceğiz, reform irademizi aynen sürdüreceğiz.' ifadelerini kullandı.Kaynak: AA
İngiltere'de Sürücüsüz Araç Denemeleri Başlıyor
İngiltere'de sürücüsüz taşıtların trafiğe ve yol güvenliğine etkisinin araştırılması için 1 Ocak'tan itibaren dört bölgede test sürüşleri başlayacak. Sürüşler en az bir buçuk yıl sürecek. Bu süre üç yıla da çıkabilir.Proje, İngiltere Maliye Bakanı George Osborne'un bütçe hazırlıklarını anlattığı 'Sonbahar Raporu'nun açıklanmasının ardından, kamu sektöründe görev yapan sivil toplum kuruluşu Innovative UK tarafından duyuruldu.BBC Türkçe'de yer alan habere göre; Osborne, proje için Temmuz ayında ayrılan 10 milyon sterline ek olarak, 9 milyon sterlin daha fon sağlanacağını duyurdu.Sürücüsüz arabaların test sürüşleri Bristol, Coventry, Milton Keynes ve Londra'nın güneydoğundaki Greenwich bölgesinde başlayacak.Bristol'de oluşturulacak ve aralarında Axa sigorta şirketinin de bulunduğu konsorsiyum, arabaların trafiği azaltıp azaltmadığını ve yol güvenliğini artırıp artırmadığını araştıracak.Konsorsiyum ayrıca, halkın bu yeni teknolojiye tepkilerini, uygulamanın yasal sürecini inceleyecek ve sigorta değerlendirmesi yapacak.Sürücüsüz arabalar, Greenwich'te de yolcu taşıma amaçlı servis aracı ve vale park hizmetleri için denenecek.Halkın tepkisi incelenecekGreenwich'te projeyi hayata geçirecek Ulaşım Araştırma Laboratuvarı'nın üyeleri arasında General Motors, AA ve RAC sürücü kursları da bulunuyor.Proje kapsamında, otomatik sürüş özelliği bulunan bir araba simülatörü de incelenecek bölgenin üç boyutlu bir modelini çıkaracak, bu modelleme sayesinde de halkın bilgisayar aracılığıyla sürülen araca tepkileri gözlemlenecek.Ulaşım Araştırma Laboratuvarı Başkanı Rob Wallis, bu yöntemle halkın 'yenilikçi teknolojiyi kabullenebildiğini veya otomatik araçlara güvendiğini' gösterebileceklerini söyledi.Milton Keynes ve Coventry bölgelerindeki projenin uygulayıcıları arasında da Ford, Jaguar Land Rover ve mühendislik firması Arup da bulunuyor.Söz konusu bölgelerde de sürücüsüz araçlar hem karayollarında hem de yayalara ayrılan bölgelerde özel tasarlanan eğitim alanlarında test edilecek.Bu grup da, araçların navigasyonuna yardımcı olması için yollarda ve çevre bölgelerdeki alt yapıya gerekli teknolojilerin geliştirilmesi üzerinde çalışacak.t24
Reklam