onedio
Hippilerin Türkiye'de Başına Gelen 9 İlginç Olay Daha
Gün geçmiyormuş ki memleket sınırları içinde bitli, kırk parasız, leş gibi kokan hippilerin başına yeni bir olay daha gelmesin, süslemesinler güzide gazetelerimizin biricik köşelerini.Bir önceki galeri için; Hippilerin Türkiye'de Başına Gelen 9 İlginç Olay
10 Soruda 17-25 Aralık Operasyonları
17 ve 25 Aralık 2013'te gerçekleştirilen operasyonlar, aradan bir yıl geçmesine rağmen Türkiye kamuoyu gündemindeki yerini koruyor.Operasyonlar hükümet ile muhalefet arasındaki en önemli gerilim başlıklarından.Hükümet bu operasyonların bir 'paralel örgüt' eliyle hükümeti yıkmayı amaçlayan siyasi operasyonlar olduğunu belirtmeye devam ediyor.Muhalefet ise soruşturmalardaki takipsizlik kararıyla hükümet mensuplarının, ailelerinin ve hükümeti destekleyen kişilerin karıştığı büyük yolsuzlukların aklandığı kanısında.Gülen Cemaati'ni hedef aldığı iddia edilen son gözaltı operasyonunun da 17 ve 25 Aralık operasyonlarına cevap niteliğinde olduğu yorumları yapılıyor.Peki 17 Aralık ve 25 Aralık'ta ve sonrasında ne olmuştu? Yaşananları 10 soruda derledik.
CHP'de Pankart Savaşları
CUMHURİYET Halk Partisi (CHP) Aydın İl Başkanlığı'na asılan 3X6 metre ebatlarındaki pankartlar polis tarafından indirilmek istenince gece boyunca pankart savaşı yaşandı. Öte yandan Denizli'de de hazırlanan afişlerin zabıtalar tarafından kaldırılması tartışma yarattı.Polis mahkeme ve savcılık kararlarıyla iki kez pankart indirtirken, parti yönetimi gece yarısı 17 Aralık operasyonun adeta simgeleri haline gelen içi para dolu ayakkabı kutusu, para sayma makinesi, çelik kasa fotoğrafları ve dolar işareti bulunan 'Halk Yolsuzluğa sessiz kalmayacak' yazılı üçüncü bir pankart astı.17-25 Aralık yolsuzluk ve rüşvet olaylarını unutturmak istemeyen CHP Aydın İl Teşkilatı, İstasyon Meydanı'ndaki parti binasına İçişleri eski Bakanı Mamer Güler, AB eski Bakanı Egemen Bağış, Ekonomi eski Bakanı Zafer Çağlayan ile Çevre ve Şehircilik eski Bakanı Erdoğan Bayraktar'ın maskeli fotoğraflarının bulunduğu pankart astı. Türkiye'nin bir çok noktasında parti binalarına asıldığı öğrenilen ve üzerinde '17-25 Aralık yolsuzluk ve rüşvetle mücadele haftası olsun' yazılı pankart için Ankara 2. Sulh Ceza Mahkemesinin kararını emsal gösteren polis, akşam saatlerinde pankartı indirmek için parti binasına geldi. Partililer tarafından polis parti binasına alınmazken, olayı duyan partililer bina önüne akın etti. Polis pankartı indirmek için yaptığı ilk girişimde başarısız olurken pankartın fotoğrafını çekip Cumhuriyet Başsavcılığına başvuruda bulunulduğu öğrenildi. Başsavcılığın talebi üzerine Aydın 2. Sulh Ceza Hakimi Mestan Özgür Özcan, 'Eski bakanlara görevlerinden dolayı hakaret suçu' işlendiğini hükmedip pankartın indirilmesi yolunda karar vermesi üzerine polis, mahkeme kararını CHP Aydın İl Başkanı Hikmet Saatçi'yi tebliğ etti. Bunun üzerine CHP il yönetimi pankartı yerinden indirdi. İndirilen pankart, tutanak karşılığında polise teslim edildi.YENİ PANKART ASILDIPolislerin parti binası önünde, partililerin ise parti binası içerisinde nöbet tuttuğu gece saat 23.30 sıralarında bu sefer parti binası camlarından meydana bakan tarafına yeni bir pankart asıldı. Bu defa asılan pankartta dört eski bakanın yanı sıra Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın oğlu Bilal Erdoğan'ın maskeli fotoğrafı da yer aldı. Üzerinde ise, 'Çekin kirli ellerinizi bu halkın üzerinden' ifadesi bulunan bu pankartın asılması ile nöbet bekleyen polisler hemen pankartı fotoğraflayıp savcılığın yolunu tuttu. Bu sefer Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yazılı talimatıyla pankart indirilmek istendi. 00.30 sıralarında parti yöneticilerine tebliğ edilen yazılı emri uygun bulmayan partililer pankartı indirmeyince, polis özel bir vinç ile pankartı indirdi.'YENİSİNİ ASARIZ'Pankartın indirilmesi sırasında polise herhangi bir zorluk çıkartmayan partililer, polisin çekilmesinin ardından yeniden harekete geçti. CHP İl Başkanı Hikmet Saatçi, 17-25 Aralık yolsuzluğunu ve rüşvetini unutturmayacaklarını belirtirken, 'Biz bu konuda haklı olduğumuzu biliyoruz. Onlar unutturmak istedikçe biz unutturmayacağız. Pankartta dört olan kişi sayısı beşe çıktı. Daha da artabilir. Onlar indirsin biz yenisini asarız' dedi.GECE YARISI ÜÇÜNCÜ PANKART ASILDIİki pankartın indirilmesinin ardından kalabalık dağılmaya başlarken, poliste meydandaki güçlerinin çoğunluğunu geri çekti. Üç ekibin nöbetçi kaldığı parti binası önünde bir hareketlilik yaşanmazken, parti binası içinde partililer yeniden hummalı bir çalışma içine girdi. Yeniden bir pankart yaptırıp gelen partililer saatler 02.00'yi gösterdiğinde parti binasından yeni bir pankart sallandırdı. Bu sefer pankart üzerinde bakanların ve Bilal Erdoğan'ın fotoğrafları yer almazken, pankartta 17 Aralık operasyonun adeta simgeleri haline gelen içi para dolu ayakkabı kutusu, para sayma makinesi, çelik kasa fotoğrafları ve dolar işareti ile 'Halk Yolsuzluğa sessiz kalmayacak' ifadesine yer verildi. Polis bu pankartı da fotoğrafladıktan sonra bölgeden uzaklaştı. Asılan bu pankart halen yerinde duruyor.'DEVLET SOYGUNCUYU KORUMAK İÇİN SEFERBER OLMUŞ'Pankart kriziyle ilgili CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Aydın Milletvekili Bülent Tezcan, 'CHP Aydın il binasındaki pankartı yasadışı emirle indirten savcı telefonlara çıkmıyor. Ne kadar saklanacaksınız? Akıllara zarar, Bütün devlet soyguncuyu korumak için seferber olmuş. Zorbalar devletinin resmidir. Zorbalığın bütün ortakları hesap verecek' dedi.DENİZLİ'DE AFİŞ TARTIŞMASIDENİZLİ Büyükşehir Belediye Meclisi'nde, CHP'liler tarafından '17 ve 25 Aralık'a yönelik hazırlanan afişlerin zabıta ekiplerince kaldırılması tartışma yarattı. Delikçiliçınar Meydanı'na toplanan CHP'liler, belediye başkanı ile hükümeti eleştirdi. Topluluk belediye merdivenlerinin korkuluklarına üzerinde '17-25 Aralık Yolsuzluk ve Rüşvetle Mücadele Haftası' yazan afişi astı. Denizli Büyükşehir Belediye Meclisi'nin dünkü oturumunda birçok madde görüşerek karara bağlandı. Ancak toplantıya yolsuzluk ve rüşvet tartışmaları damgasını vurdu. CHP'li üyeler, '17-25 Aralık Yolsuzluk ve Rüşvetle Mücadele Haftası' adıyla başlattıkları etkinlik kapsamında kentin 19 ayrı noktasına, ağaçların arasına asılan afişlerin zabıta ekipleri tarafından sökülmesini eleştirdi. CHP'lilerin toplantıda tepkileri dinmedi. Konuyu meclis gündemine taşıyan CHP Grup Başkan Vekili Bekir Çapar, afişler için Belediyeden ve Valilikten izin aldıklarını belirterek kaldırılma nedenini sordu. Bunun üzerine söz alan AK Partili Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Zolan ise, afişlerin siyasi propaganda amacı taşıdığını, bu nedenle istenilen her yere asılamayacağını söyledi. CHP'liler toplantının ardından belediye binası önünde afişlerin kaldırılmasını protesto için açıklama yaptı. Zabıtalarca sökülen afişlerden birini açan grup adına açıklama yapan meclis üyesi Bekir Çapar, uygulamanın demokrasi ve hukuka aykırı olduğunu ve Belediye Başkanı hakkında suç duyurusunda bulunacaklarını söyledi.MEYDANDA CHP'LİLERDEN AFİŞ EYLEMİBu gece tekrar asılan afişlerin yeniden toplatılması üzerine CHP İl Başkanlığı, Delikçiliçınar Meydanı'na eylem yaptı. Ellerindeki ayakkabı kutularıyla bir araya gelen yaklaşık 500 CHP'li, 'Mustafa Kemal'in askerleriyiz' ve 'Hırsız var' sloganları attı. CHP İl Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, grup adına basın açıklaması yaptı. Üzerinde '17-25 Aralık Yolsuzluk ve Rüşvetle Mücadele Haftası' yazan afişin iki kez belediye ekipleri tarafından söküldüğünü vurgulayan Çavuşoğlu, 'Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Zolan'ı kınıyoruz. Yolsuzluktan mı, rüşvetten mi sıkıntınız var da afişten mi rahatsız oluyorsunuz? Yolsuzluk ve rüşvete 'hayır' diyorsanız siz de alanlara ininiz. Siz belki de bizim partinin afişteki ambleminden rahatsız olmuşsunuzdur. Bu nedenle afişten parti amblemini çıkardık' dedi.AFİŞ BELEDİYENİN MERDİVEN KORKULUKLARINA ASILDIÇavuşoğlu'nun konuşmasını sürdürdüğü sırada partili gençler, Büyükşehir Belediyesi'nin önündeki merdiven korkuluklarına söz konusu afişi astı. Afişin bir hafta burada asılı kalacağını ve Vali Şükrü Kocatepe'nin de afişin asılmasına izin vermediğini söyleyen İl Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, 'Biz terör örgütü değiliz, siyasi bir partiyiz. Biz, cumhuriyeti kuran partiyiz. Korkma Sayın Vali. Haziran seçimlerinde devran değişecek. Kimse sadakat göstermek zorunda kalmayacaksınız' diye konuştu.'YARATTIĞIN DÜŞMANIN ALTINDA EZİLECEKSİN'Gülen cemaatine destek vermekle suçlandıklarını söyleyen Çavuşoğlu, 'Faşizm kimin üstüne giderse gitsin bizi karşısında bulur. Cemaate, 'Ne istediniz de vermedik' dediler. Bunların her yaptığında dönemin Başbakanı, şimdinin Cumhurbaşkanının da parmağı var. Her seçim öncesi düşman yaratıyor. Ergenekon'da da senin parmağın var. O davanın 'savcısıyım' dedin. Yine bir seçim önü düşman yarattın. Bu kez bu düşman numarasını bu halk yemeyecek. Yarattığın düşmanın altında ezileceksin' diye konuştu. Yaklaşık 30 dakika süren eylem sonrası grubun çoğunluğu sessizce meydandan ayrıldı. Bir grup CHP'li afişin indirilmemesi için burada beklemeye başladı.Cem ULUCAN- Ferah IŞIK- Ramazan ÇETİN/ AYDIN, DENİZLİ- DHA
Rusya Krizinin Türkiye'ye Faturası 6 Milyar Dolar!
İSTANBUL - 1998’de büyük bir finansal kriz yaşayarak borçlarını ödeyemez hale gelen, 2008 küresel krizinden de büyük ölçüde etkilenen Rusya’nın ekonomik durumu şimdi de Ukrayna nedeniyle uğradığı yaptırımlar ve petrol fiyatlarının gerilemesiyle iyice bozuluyor. Enerji ihracatı ülkenin gelirinin üçte ikisini, bütçenin ise yarısını oluşturuyor. Petrol fiyatlarındaki düşüşün ekonomi üzerinde yarattığı baskıyla ülkenin parası yılbaşından bu yana yüzde 50’den fazla değer kaybetti, borsası ise yüzde 50.50 düştü. Kuzey komşumuzun ekonomisinde 1998 krizinin ayak sesleri yeniden duyulmaya başladı. Rusya’daki ekonomik çöküş Türk iş dünyasını da endişelendiriyor. Analistler, Rusya ekonomisinin resesyona sürüklenmesinin Türkiye’ye faturasının 6 milyar dolara kadar çıkabileceğini hesaplıyor.İhracat 5.5 milyar dolara gerilediRusya, AB ve ABD ile Ağustos ayından beri karşılıklı ambargo uyguluyor. Bu ambargo sonrası Rusya’ya ihracatın daha da artacağı bekleniyordu ancak bu gerçekleşmedi. Aksine, Rusya’ya ihracatta ciddi gerileme yaşanıyor. Geçtiğimiz yılın Ocak-Kasım aylarında Rusya’ya yapılan ihracat 6 milyar 501 milyon dolar olmuştu. Bu yılın aynı döneminde ise bu rakam 5 milyar 584 milyon dolar olarak gerçekleşti. Rublenin dolar karşısında değer kaybetmesi, Rusya’ya ihracatın önümüzdeki aylarda daha da gerileceği şeklinde yorumlanıyor. Rusya ekonomisinin küçülme riski, rublenin aşırı değer kaybı ve alım gücünün zayıfl amasının Türkiye’nin Rusya ile ekonomik ve ticari ilişkileri için ne anlama geldiğini uzmanlara sorduk. Uzmanlar da ağır bir fatura çıkardı.ALB Menkuldeğerler’den Enver Erkan, petrol fiyatlarındaki gerilemeyle birlikte Rusya ekonomisindeki dengelerin bozulduğunu belirtti. Rusya, bütçesini yaparken petrol fiyatlarını 95 dolar üzerinden tahmin ettiğinde 2015 yılı büyüme beklentisinin sıfıra indiğini belirten Erkan, fiyatların şu an bulunduğu seviyede ise küçülmenin yüzde 4.7’yi bulabileceğini söyledi. Rusya’nın Türkiye’nin 1’inci ithalat ve 4’üncü ihracat pazarı olduğunu hatırlatan Erkan şöyle konuştu:Kriz Kafkaslar’a yayılırsa ticaretimiz darbe alır“Petrol fiyatlarındaki düşüş bizim için olumlu ancak iç piyasada fiyatlandırılmış durumda. Petroldeki düşüşün Rusya’ya yarattığı kriz ise bizi olumsuz etkiler. Özellikle krizin Rusya ile sıkı ekonomik ilişkiler içindeki Kafkas ülkelerine, Bağımsız Devletler Topluluğu’na (BDT) yayılması Türkiye’nın dış ticaretinde önemli bir kayba yol açabilir. Türkiye, yılın ilk 10 ayında Rusya ve BDT’ye 14 milyar 200 bin dolar tutarında ihracat gerçekleştirdi. Bu coğrafyada yaşancak bir krizin Türkiye’nin ihracatında en az 5 milyar dolar kayba yol açacağını düşünüyoruz. Turizme olumsuz etki de göz önüne alındığında Rusya’nın 2015 yılında Türkiye’ye faturası en az 6 milyar doları bulur.”Asıl etkilenme bavul ticaretinde olacakİstanbul Sanayi Odası Yönetim Kurulu Üyesi Ali Ulvi Orhan, konuyla ilgili yaptığı değrlendirmede, “Rusya, Türkiye için oldukça önemli bir ülke. Rusya ekonomisi zor durumda. Hem ambargo, hem de petrol fiyatlarının düşmesi buna neden oluyor. Para devalüe oldu. Çok kısa sürede halkın alım gücü kayboldu. Bu da bizim reel sektöre yansıdı. Siyasi olarak yakınlaşmalar var. Ancak bunun ekonomiye yansıması nasıl olacak henüz görmedik. Bugün Laleli, Osmanbey ve Merter’de işler bıçak gibi kesildi. Bu insanlar çok ciddi kiralar ödüyorlar. Rusya’daki kriz bir sezon daha devam ederse korkarım ki bu firmaların büyük bir kısmı kapanmak zorunda kalırlar. Bu piyasaların doğal müşterisi komşu ülkeler. Güneyde problemli ülkeler var. Kuzeyde de Rusya Ukrayna krizi çıkması daha da kötü etkileyecek. Bugün halen Rusya’nın yapısından ötürü, satışların büyük kısmı bavul ticareti ile gerçekleşmekte. Asıl etkilenme bu bavul ticaretinde olacak. Bu yıl Rusya’ya mal satan firmalarda yüzde 50 iş kaybı var.Turizme sert darbe inebilirRusya’daki krizin bir diğer kurbanının turizim olmasından korkuluyor. Rusya’nın turizm sektörü açısından önemine vurgu yapan Erkan, Rusların alım gücünün düşmesinin 1997 kriziyle benzerlikler göstererek Türkiye’nin turizm gelirinde önemli bir kayba neden olabileceğini kaydetti. Erkan turizm sektöründeki kaybın 700 milyon dolar ila 1 milyar dolara ulaşabileceğini ifade etti.Rusya pazarı bir ayda yüzde 35 gerilediAntalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkanı ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkan Yardımcısı Çetin Osman Budak da turizm sektörünün Rusya’dan etkileneceğini belirterek şunları söyledi: “Ekim ayında Rusya pazarında yüzde 35’e yakın bir gerileme var. Bu gerileme aylık yabancı ziyaretçi sayısını yüzde 5 düşürdü. Bu yıl ciddi büyüme bekliyorduk fakat 10 aylık dönemdeki yüzde 35’lik düşüş büyümemizi de yüzde 4’e düşürdü. Önlem alınması gerekiyor. Bu işin bir yolu var; tanıtımı iki katına çıkarmak lazım. Turizm açısından önümüzdeki sene sıkıntılı olacak.” Türkiye’ye Almanya ile birlikte en yüksek turist girişi, Rusya’dan gerçekleşiyor ve son yıllarda hızla artıyor. 2012’nin Ocak-Eylül döneminde 3.3 milyon olan Rusya’dan turist girişi 2014’te 4.1 milyona çıktı.Zeybekci: Rusya ile 100 milyar dolarlık hedefte ümitliyizEkonomi Bakanı Nihat Zeybekci, en geç 2015’in ilk aylarında Rusya’yla ticaretteki tüm kota, sertifika, miktar kısıtlamalarıyla ilgili problemlerin ortadan kaldırılacağını belirterek, “İki veya üç yıl içinde en fazla, 100 milyar dolarlık bir hedefe doğru gideceğiz” dedi. Zeybekci, önümüzdeki süreçte Rusya’ya olan mal ihracatının artacağını da söyledi. TBMM Genel Kurulu’nda Ekonomi Bakanlığı’nın bütçe görüşmelerinde Rusya ile ilişkiler de gündeme geldi. Zeybekci, şöyle konuştu: “Rusya Federasyonu’yla toplamda 32 milyar dolar civarında olan dış ticaret hacmimizin sadece 6 milyar dolarını biz ihracat olarak yapabiliyoruz, geri kalan 25-26 milyar dolarlık kısmını Rusya’dan enerji ithal ediyoruz. Rusya’yla şu anda sürdürmüş olduğumuz bir süreç var, yani iki ülkenin gerek teknik heyetleri gerekse bakanları olarak 2014 sonuna kadar veyahut da 2015’in ilk aylarında Rusya’yla ticaretimizin önündeki tüm kota, sertifika veyahut da miktar kısıtlamalarıyla ilgili tüm problemleri ortadan kaldırarak, en fazla iki veya üç yıl içinde, 100 milyar dolarlık bir hedefe doğru gideceğiz.Bu ülkeler de risk altındaSon dönemde yaşanan gerginlik aslında uzun zamandır bölge ülkelerini zorluyor. Rublenin hızlı düşüşü, Rusya'nın komşularını olumsuz etkiliyor. En fazla etkiyi gören ülke ise Ukrayna oluyor. Parası %85 değer kaybeden bu ülke, Rusya ile yaşadığı sorunlar dışında, yüksek faiz ve Rusya yanlısı ayrılıkçılar ile de boğuşuyor. Gürcistan, ve Rusya’nın en büyük ticaret ortaklarından Kazakistan da durumdan etkilenen ve para biriminin değer kaybına uğradığı ülkeler arasında. Moldova, Tacikistan, Kırgızistan, Özbekistan ve Belarus durumdan kötü etkilenen eski Sovyet ülkelerindenEVRİM KÜÇÜK / TAYLAN BÜYÜKŞAHİN | Dünya
Malick'in Yeni Filmi Berlinale'de
65. Berlin Film Festivali'nde Altın Ayı için yarışacak filmlerin bir bölümü açıklandı. Altın Ayı ödüllü Alman yönetmen Andreas Dresen, Oscar ve Altın Palmiyeli yönetmen Terrence Malick ve Peter Greenaway, yeni filmleriyle Altın Ayı için yarışacaklar5-15 Şubat 2015'te 65. kez düzenlenecek Berlin Film Festivali’nde ana yarışmada Altın Ayı için yarışacak filmlerin bir bölümü açıklandı. 1999’da ‘Nightshapes’le Berlinale’den ödülle dönen Alman yönetmen Andreas Dresen’ın yeni filmi ‘Als wir träumten’ (As We Were Dreaming) Altın Ayı için yarışacak yapımlardan. ‘İnce Kırmızı Hat’, ‘Badlands’ ve Altın Palmiye ödüllü ‘Tree of Life’ın yönetmeni Terrence Malick’in başrolüne Christian Bale'i yerleştirdiği yeni filmi de Berlinale’de yarışıyor. İngiliz yönetmen Peter Greenaway ise efsane Rus yönetmen Eisenstein’ı konu alan yeni filmi ‘Eisenstein in Guanajuato’ ile açıklanan seçkide yer alıyor. Ayrıca eşcinsel bir çiftin hafta sonu boyunca yaşadığı aşkı konu alan ‘Weekend’le dikkat çeken genç İngiliz yönetmen Andrew Haigh’in yeni filmi ’45 Years’ da yarışmada dikkat çekiyor. Kenneth Branagh’ın ‘Cinderella’ uyarlaması ise Berlinale’de yarışma dışı özel bir gösterimle izleyiciyle buluşacak.Milliyet Sanat
Reklam
En İyi 12 Steven Spielberg Filmi
Hollywood'un en çok kazanan yönetmeni Steven Spielberg, gerçekten de yönettiği veya yapımcılığını üstlendiği her filmde gişe rekorları kırmaya alışık bir isim. Kimilerince yaptığı filmlerin popüler kültüre yönelik olması sebebiyle eleştirilerin odak noktasına konulsa da dünyada filmleri en çok izlenen yönetmenlerden biri olarak Spielberg'in adını sinema dünyasına çoktan altın harflerle yazdırdığı aşikar.Not: Bu liste Film Listeleri sitesinden alınmıştır.
Reklam
Merkez Bankası'ndan Dolara Sınırlama Hamlesi
Doların 2.41 TL'ye yükselerek yeni rekor kırması üzerine Merkez Bankası'ndan flaş bir karar geldi. Buna göre enerji ithalatçısı kamu kuruluşlarının döviz ihtiyaçları Hazine ve Merkez Bankası tarafından karşılanacak.Soluksuz yükselerek rekorlar kıran dövize karşı, ihalelerde miktar artıran merkez bankası, bunun yetersiz kalması üzerine yeni bir adım attı.Merkez Bankası, enerji ithalatçısı kamu kuruluşlarının döviz ihtiyaçlarının Hazine ve Merkez Bankası tarafından karşılanacağını açıkladı.Merkez Bankası'ndan yapılan açıklamada, 'Enerji ithalatçısı kamu iktisadi teşebbüslerinin döviz ihtiyacının gerekli görülen kısmının Hazine Müsteşarlığı ve Merkez Bankası tarafından doğrudan karşılanması uygun görülmüştür. Uygulama 17 Aralık 2014 tarihinden itibaren başlayacaktır' denildi.Öte yandan  Merkez Bankası yetkilileri bu hamlenin piyasadaki döviz talebini sınırlama amacı taşıdığını belirtirken ilk kez tüm KİT'leri kapsayan bir adım atıldığına dikkat çekti.Analistler kamunun aylık dolar talebinin 1.5 milyar doları bulduğunu belirtirken bu talebin çekilmesi ile dolardaki yükselişin önüne bir süre geçebileceğini belirtiyor. DHA 
Dolardan Yeni Rekor!
ABD doları 2.41 lirayı aşıp 2.4140 liraya çıkarak yeni tarihi düzeye yükseldi.Dolardaki, siyasi gerginlik ve küresel piyasalardaki gelişmelere bağlı tırmanış kesintisiz sürüyor.ABD doları 2.41 lirayı aşıp 2.4140 liraya çıkarak yeni tarihi düzeye yükseldi.Dolara paralel olarak parite etkisiyle 3.0 lira sınırını aşan euro da 3.01 lira düzeyine çıktı.Yarı yarıya dolar ve eurodan oluşan döviz sepeti de 2.71 değerini geçti.Merkez'den dövizde tırmanışa karşı yeni önlem! Soluksuz yükselerek rekorlar kıran dövize karşı ihalelerde miktar artıran Merkez Bankası, bunun yetersiz kalması üzerine yeni bir adım attı.Merkez Bankası, enerji ithalatçısı kamu kuruluşlarının döviz ihtiyaçlarının Hazine ve Merkez Bankası tarafından karşılanacağını açıkladı.Merkez Bankası'ndan yapılan açıklamada, 'Enerji ithalatçısı kamu iktisadi teşebbüslerinin döviz ihtiyacının gerekli görülen kısmının Hazine Müsteşarlığı ve Merkez Bankası tarafından doğrudan karşılanması uygun görülmüştür. Uygulama 17 Aralık 2014 tarihinden itibaren başlayacaktır' denildi.CNN Türk
Ruble Çöküyor!
Petrol fiyatlarının düşmesi, Ukrayna krizi ve FED'in(Amerikan Merkez Bankası) olası faiz artırımı sebebiyle Rus ekonomisi çok zor günler geçiriyor.2014'ün Eylül ayında 1 dolar 37 ruble iken, 24 Kasım'da bu değer 44 rubleye kadar yükselmişti. Her geçen gün dolar karşısında daha da eriyen Rus para birimi ruble, son olarak dün ciddi bir çöküş yaşayarak 64.25 seviyesine kadar düştü. Rusya Merkez Bankası ruble'de yaşanan serbest düşüşün önüne geçebilmek için faizlerde eşine az rastlanır bir artışa gitti. Politika faizini yüzde 10,5'ten yüzde 17'ye yükselten banka gerekçenin 'ruble'deki devalüasyon ve enflasyon riski' olduğunu söyledi.Rusya Merkez Bankasının bu müdahalesi yetersiz kalmış olacak ki, bugün piyasalarda ruble yine sert bir düşüş yaşayarak 75,77 seviyelerini gördü.Petrol fiyatlarındaki düşüşün devam etmesi Rusya'daki krizi katmerlerken, Putin'in Rusya'sının bu ekonomik krize nasıl tepki vereceği merak konusu.
Reklam
Binali Yıldırım, 'Erdoğan Kabinesi' İçin Tarih Verdi
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın siyasi danışmanlığını da yürüten Binali Yıldırım, 5 Ocak'taki Bakanlar Kurulu toplantısını Erdoğan'ın yöneteceğini söyledi.Yıldırım, Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda oluşturulan çalışma gruplarının, ‘gölge kabine’ olarak değerlendirilmesiyle ilgili, “Cumhurbaşkanı’nın hükümeti yönlendirme görevi zaten var. ‘Gölge kabine’ değerlendirilmesi, haksızlık olur” dedi. Hürriyet gazetesinden Nuray Babacan'ın haberine göre, Erdoğan’ın 5 Ocak’taki Bakanlar Kurulu’na başkanlık edeceğini ve bunun 2 aylık periyotlar halinde süreceğini de açıklayan Yıldırım, TBMM’deki sohbetinde şunları söyledi:FİİLEN YARI BAŞKANLIK“Anayasa’daki cumhurbaşkanlığı sistemi, aslında fiilen bir yarı başkanlık sistemidir. Fransa gibi yarı başkanlık sistemiyle yönetilen ülkelerden tek farkı, cumhurbaşkanının parlamentoyu fesih yetkisidir. Bizde direkt olarak fesih yetkisi yok, 45 günde hükümet kurulamazsa bu fesih gündeme geliyor. Şu andaki fiili durum yarı başkanlık sistemidir. Fesih yetkisi dışındaki yetkiler yarı başkanlık sistemindeki gibidir.Böyle olunca, Türkiye’de 20 milyon seçmeninin desteği ile yüzde 52 oy alarak gelen Cumhurbaşkanı ‘Ben bir şeye karışmıyorum’ diyemez. Tayyip Bey’in yerinde başka biri de olsa, beğensek de beğenmesek de Anayasa’daki yetkileri kullanacaktır. Bunları kullanmamak kendi tercihleri olur. Ama Anayasa bu yetkiyi vermiştir. Örneğin Ahmet Necdet Sezer yetkilerini kullanmamıştır. Cumhurbaşkanının, hükümeti yönlendirme görevi vardır. Bu görevi yaparken belli bilgilere sahip olmalıdır. Örneğin Çözüm Süreci ile ilgili, bazı konular beklendiği gibi gitmiyor ya da hızlı ilerlemiyor, bunları hükümetle, başbakanla, bakanlar kurulu ile paylaşması normaldir. Bunu müdahale olarak değerlendirmek doğru değildir. Cumhurbaşkanı ile Başbakan arasında çatışma beklentisi içinde olanlar var ama ben buna ihtimal vermiyorum.Yeni Türkiye’nin hedefleri ve vizyonu doğrultusunda Cumhurbaşkanlığı ofisi yeniden yapılandırılıyor. Türkiye’nin önemli konularıyla ilgili kurullar oluşturulması doğaldır. Mesela Çözüm Süreci ile ilgili bir uzmanlar kurulunun oluşturulmasından daha doğal ne olabilir? Yatırımlarla ilgili ya da ekonomi ile ilgili birimlerin kurulması da aynı çerçevededir. Bu hükümete karşı bir alternatif değildir. ‘Gölge kabine’ olarak değerlendirilmesi, haksızlık olur.” Kaynak: Nuray Babacan | Hürriyet
Erdoğan'dan 14 Aralık Operasyonu'na İlk Yorum:  'Bitaraf Olan Bertaraf Olur'
Cemaat'e yapılan operasyonun bağımsız savcılar tarafından yapıldığını vurgulayan Erdoğan 'AB'den hemen birisi açıklama yapıyor. Sen neye göre bu açıklamayı yapıyorsun? Neyi biliyorsun?' dedi.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Tüpraş fuel oil dönüşüm tesislerinin açılışına katıldı. Erdoğan yaptığı konuşmada, 'Türkiye'ye hala istikamet çizmeye çalışanlarla hiçbir şekilde uzlaşmayacağız' dedi.Erdoğan'ın konuşmasından satır başları:Türkiye olarak büyük bir gurur gününü yaşıyoruz. Toplamda yaklaşık 10 milyar dolar gibi bir yatırım olarak değerlendirmek mümkün. Türkiye'de şu ana kadar tek kalemde yapılmış en büyük sanayi yatırımını hizmete alıyoruz. Bu bizim ve ülkemiz için de büyük bir iftihar kaynağıdır. Tüpraş'a gönülden teşekkür ediyorum.'KİM NE DERSE DESİN KERVAN YÜRÜYOR'Bu ve benzeri yatırımlarla Türkiye enerjiye yön veren bir ülke haline gelecektir. Bu yatırımın farklı bir anlamı daha var. Bir süredir Türkiye ekonomisine yönelik içerde ve dışarda belli çevrelerin sistematik algı operasyonu yürüttüğünü görüyoruz. Bazı dergi gazete ve televizyonlar ve uluslararası çevreler gerçek dışı bir algı yerleştirmeye çalışıyorlar. Bütün bu saldırılara ve operasyonlara rağmen Türkiye tarihindeki en büyük sanayi tesisisin, 3 milyar dolarlık bir tesisin açılışını gerçekleştiriyor olması çok önemlidir son derece manidardır. Kim ne derse desin kervan yürüyor.'KİMSE ALGILARA ALDANMASIN'Türkiye büyümeye devam ediyor. Tüpraş'ın hiçbir algı operasyonuna itibar etmeden bu büyük yatırımı gerçekleştirmiş olması ekonomimizi karalayan çevrelere verilmiş en güçlü cevaptır. Türkiye'deki en büyük yatırımcılardan beklentimiz budur. Uluslararası yatırımcılardan da beklentimiz budur. Kimse algılara aldanmasın, gerçeklere baksın.'MİLLET BURADA'Algı operasyonları yalan haberler yoluyla Türkiye'ye hala istikamet çizmeye çalışanlarla hiçbir şekilde uzlaşmayacağız. Onların önünde hiçbir şekilde diz çökmeyeceğiz. Burası demokratik bir ülke. Biz seçimle geliyoruz millet takdir edince de seçimle gideriz. Aynı şekilde bizler faniyiz. Vakti gelince emaneti sahibine teslim edeceğiz. Ama millet burada ve her zaman var olacak.'LÜTFEN YALANLARA BAKMAYIN'Yeni Türkiye'nin kazanımlarına millet her daim sahip çıkacak. Türkiye'nin eski günlere döneceği umuduyla kirli ittifaklara girenler başarılı olmayacaklarını görsünler ve bundan vazgeçsinler. Ekonomimiz hamdolsun büyümeye devam ediyor. Çözüm süreci ekonomi ve demokrasinin umudu olarak inatla sabırla ve dirençle filizlenmeye devam ediyor. Milli irade her gün güç kazanıyor. Hukuk güç kazanıyor. Lütfen yalanlara bakmayın. Siz kuyruğuna basıldığı için feryadü figan ortalığı velveleye verenlere itibar etmeyin. Hamdolsun çok güzel gelişmeler yaşanıyor daha güzel gelişmeler yaşanacak. Bütün bu yaşananlar normalleşme sürecidir. Unutmayalım ki Yeni Türkiye'ye yönelik tohumların atılış sürecidir. Türkiye'nin eski günlere döneceği umuduyla kirli işlere yeltenenler kirli ittifaklara girenler bunun cevabını alıyorlar ve almaya da devam edecekler.'OMURGALI DURUŞLAR ÇOK ÖNEMLİ'Medya dünyası inşallah girdiği kirli ilişkilerden biran önce sıyrılacaktır diye düşünüyorum. Kendini bu tehlikeli vesayetten kurtaracaktır diye düşünüyorum. Bu kirli odaklarla birlikte olanlar kaybetmeye mahkumdur. Şantaj ve tehditlere, uluslararası çevrelerin kurdukları kumpaslara bu millet gelmiyor gelmeyecek. Vatanını seven insaf sahibi herkesi bu kirli odaklara karşı cesur bir duruşla cevap vermesini hatırlatmak istiyorum. Bi taraf olan bertaraf olur. Onun için tarafımızı çok iyi belirlememiz lazım. Duruşumuz çok önemli. Yalpalayan değil omurgalı duruşlar çok önemli. Omurgalı durduğumuz zaman millet kazanacak. Türkiye kazanacak. Ülkesinin bağımsızlığı tarafında saf tutmayan milletin kararı karşısında yok olup gitmeye mahkumdur. Maşalara taşeronlara paralel yapılara kol kanat gerenler er ya da geç onlar da mahçup olacaklardır.Ekonomi siyaset ve medya dünyasının hiç tereddüt etmeden ülkenin istiklali tarafında saf tutacaklarına ben gönülden inanıyorum.'ONLARLA HİÇBİR ŞEKİLDE UZLAŞMAYACAĞIZ'Tüpraş'ın hiçbir yalana itibar etmeden bu büyük yatırımı gerçekleştirmiş olması, ekonomiyi karalayan bütün o çevrelere verilmiş en büyük cevaptır. Burada bir hususun altını da özellikle çizmek istiyorum, içerde ya da dışarda yalan haberler yalan manşetler yoluyla Türkiye'ye hala istikamet çizmeye çalışanlarla hiçbir şekilde uzlaşmayacağız. Onların önünde hiçbir şekilde diz çökmeyeceğiz. Şahsımın yada arkadaşlarının burada olmaları yada olmamaları hiç önemli değil. burası demokratik bir ülke. Biz seçimle geliyoruz. Millet takdir edince de seçimle gideriz. Aynı zamanda bizler faniyiz. Vakti zamanı gelince emaneti sahibine teslim edeceğiz. Ama unutulmasın ki millet burada ve her zaman var olacak.Yeni Türkiye'nin kazanımlarına biz olsak da olmasak da millet her daim sahip çıkacak. Kirli işlere, kirli ittifaklara girenler başarılı olamayacaklarını görsünler, ve bundan bir an önce vazgeçsinler.CEMAAT'E OPERASYONDün bağımsız savcılar tarafından başlatılan ve hukuk içinde yürütülen operasyonlar karşısında haddi aşan ve insafı aşan bazı tepkiler sergileniyor. Eski Türkiye'nin bütün aktörleri, tüm taraflar ittifak halinde koro halinde savcılarımıza hakimlerimize emniyet görevlilerimize belli merkezlerden idare edilen bir baskıyı uygulamaya çalışıyor.Adımlar atıldığı anda AB'den hemen birisi açıklama yapıyor. Sen neye göre bu açıklamayı yapıyorsun? Neyi biliyorsun? 50 yıldır bu ülkeyi AB kapısında bekletenler acaba bu atılan adımın ne olduğunu biliyor mu? Ulusal güvenliği tehdit eden unsurlar ister basın mensubu olsun gerekli cevabı alacaklardır. Onları bizim bu ülkede egemen duruma getirmemiz mümkün değildir. Acaba AB ne der, bizi alır mı almaz mı böyle bir derdimiz yok. Biz kendi göbeğimizi kendimiz keseriz, kendi aklınızı kendinize saklayın. Avrupa Birliği bu noktada çok dürüstse, burada Sabancı grubunun kardeşini işyerinde katleden Fehriye Erdal'ı bir kapıdan alıp diğerinden bırakanlar hukuk adına bir cevap verebilirler mi?'BUNLARA CEVAP VERİN'Aynı şekilde yine Avrupa'da 7 tane vatandaşımızı öldürenler hala basın mensupları dahi yargıya sokulmadı. Bunun hesabını verebilirler mi? Hala cevabı yok. Aynı şekilde kundaklanarak bizim oradaki kardeşlerimizin evi yakıldı. 7 kişi öldü. Bunun failleri hakkında hala cevap yok. Bunlara cevap verin. Ben bir ülkenin başındaki şahısla görüşüyorum. Dosyaları veriyorum. Türkiye'deki terör örgütüyle ilgili 4000 dava var diyorum. Netice diyorum, netice yok. Avrupa'nın en güçlü ülkesi Almanya'dan bahsediyorum. Peki böyle bir ülke PKK ile alakalı bu dosyalar veriliyor hiçbir netice yok diyorsunuz. Ama kalkıp benim ülkeme yönelik operasyon yürütmek istiyorsunuz. Kusura bakmayın. AB ulusal güvenliğimizi tehdit eden bu unsurlara yönelik güvenlik güçlerinin attığı bir adıma kendisinde müdahale yetkisi görmesin lütfen kendi işine baksın.'HAKİM VE SAVCILARIMIZIN SİNDİRİLMESİNE İZİN VERMEYECEĞİZ'Hakim ve savcılarımızın korkutulmasına sindirilmesine etki altına alınmasına asla ve asla fırsat vermeyiz. Vermeyeceğiz. Atılacak her adım hukuk içinde atılacak karar da inşallah hukuk içinde demokrasi içinde yasalar ve vicdan çerçecvesinde verilecektir. İnanıyorum ki artık normalleşen hukuk sistemi masumların ceza almasına suçluların da elini kolunu sallayarak dolaşmasına müsade etmeyecektir. Yapılanın yapana kar kaldığı Türkiye eskide kalmıştır. Olay bir basın özgürlüğü meselesi değildir. 17 yıl iki gözü dahi görmeyen bir insanı bir operasyonun başı diye yakalayıp 127 kişiyi içeri alanlar işte bunlar. O insanların şikayeti üzerine açılmış bir süreç ve bunun bedelini ödüyorlar ve ödeyecekler. Zulüm ve ihanet hiç karşılıksız kalmamıştır kalmayacaktır. Onlar bağıracaklar feryat edecekler belki de ağlayacaklar. Onlar arkalarına güneydeki sevgili ülkeyi alarak ihanetlerini tescillemeye devam edecekler. Basın özgürlüğü diyorlar alakası yok. Bunların basın özgürlüğünden ne demek istediklerini anlarız. Bize zaman zaman gelirler. Dediler ki içerde gazeteciler var. Yığınla sayı çıkardılar. Adet sadece 7 tane. Bunu açacaklarını bildiğim için Adalet Bakanlığından belgeleri aldım. Bu yedi kişinin suçları bekçi polis öldürmekten tut silah bulundurmaya varıncaya kadar DHKPC terör örgütü mensup olmaya kadar herşeyi önlerine koyduk. Şimdi ne diyorsunuz cevap yok.'TÜRKİYE ARTIK ESKİ TÜRKİYE DEĞİL'İşte bunların avukatlığına soyunuyorsunuz. Kusura bakmayın... Bizden bu davaların yeniden açılmasını istiyorlar. Türkiye artık eski Türkiye değil. Yeni Türkiye... Adalet hakim olacaktır. Biz iftiralara yalanlara algı operasyonlarına boyun eğmeden Türkiye'yi büyütmeye devam edeceğiz. Ekonomimizi daha da büyüteceğiz. Güçlü bir Türkiye inanıyorum ki gündemi belirleyen bir ülke olacaktır.haberler.com
'Gerçek İşsizlik Oranı Yüzde 16,6'
CHP’nin ekonomiden sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Selin Sayek Böke, işsizliğin Şubat 2011’den bu yana en yüksek düzeye ulaştığını ifade etti ve “İşsizlik yüzde 10,5 oranına ulaştı. Bu oran kabul edilemez düzeyde yüksektir” dedi.Selin Sayek Böke bugün açıklanan işsizlik rakamlarıyla ilgili yaptığı değerlendirmede, iş arayan her 10 kişiden 1’inin iş bulamadığını ve siyasi irade değişmediği sürece bu durumun kötüleşmeye devam edeceğini savunarak, “Kanıksanmış olan, bu yüksek işsizlik oranının sorumlusu hükümettir. Unutmayalım ki 2000 yılında işsizlik yüzde 6,8; krizin yaşandığı 2001 yılında yüzde 8,4′tü. Şimdi bu oran yüzde 10,5. Gençlerimiz için tablo daha da vahim. İş arayan her 5 gencimizden 1’i iş bulamıyor. Genç işsizlik oranı Eylül 2014’te yüzde 19,1 oranında gerçekleşti” diye konuştu.Resmi rakamlara göre 3.064.000 kişinin işsiz olduğuna işaret eden Böke, çalışmaya hazır olduğu halde iş aramayan vatandaşların sayısının da Eylül 2014’te 2.485.000 olduğunu hatırlatarak şöyle devam etti:“Neredeyse bir o kadar da artık ümidini kaybettiği için veya farklı sebeplerle iş aramayan, ama esasında iş imkanı yaratılsa çalışmaya hazır olan vatandaşımız var. Resmi rakamlar her 10 kişiden 1’inin iş bulamadığını göstermekte, ancak gerçek rakamlar her 6 kişiden 1’inin iş bulamadığına işaret etmektedir. Gerçek işsizlik oranı yüzde 16,6’dır. Türkiye’nin en önemli kaynağı işte bu çok değerli insan kaynağıdır. Siyasetin ve ekonomi politikasının önceliği de bu en değerli kaynağa yatırım yapmak ve istihdam yaratılmasını sağlamak olmalıdır. Ancak hükümetin bu alandaki karnesi çok zayıftır.”Böke, geçtiğimiz hafta açıklanan büyüme rakamlarının düşüklüğüne de değinerek, büyüme zayıf olunca işsizlik oranının artmasının kaçınılmaz olduğunu kaydetti. Her sene iş gücü piyasasına yaklaşık 1 milyon vatandaşın katıldığının altını çizen Böke, “Ekonomik büyüme tarihsel ortalamamız olan yüzde 5,1’in üzerine çıkmadığı sürece, işsizlik sorunumuzu çözmemiz mümkün olmayacaktır. Hükümetin ekonomi politikaları ile Türkiye büyümesi yüzde 3 civarına hapsedilmiştir. İşsizliğin sorumlusu da bu politikalardır” dedi.Eğitim durumuna göre işsizlik rakamlarında daha vahim bir tablo ortaya çıktığını bildiren Böke, Mayıs 2014’den Eylül 2014’e kadar işsizlik oranının en çok arttığı grupların, meslek lisesi ile üniversite mezunları olduğunu kaydederek, meslek lisesi mezunları arasında işsizliğin yüzde 11, üniversite mezunları arasında ise 12,9 oranına yükseldiğini bildirdi. Böke, “Eğitim politikalarının tamamen değiştirilmesi gerekliliği bu rakamlarda kendisini ortaya koymaktadır. Gençlerimizi hayata hazırlayan, günümüz koşullarına uygun becerilerle donatan, kendi potansiyellerini gerçekleştirmelerine izin veren ve evrensel değerler ile bilimsel temellerle eğitim görme fırsatı yaratan bir eğitim sistemine ihtiyaç duyulmaktadır. 12 yıldır iktidarda olan AKP yönetiminin eğitimi bu prensiplerden uzaklaştırdığı göz önüne alınırsa çözümün, bu vizyon değişikliğini mümkün kılacak olan CHP ekonomi programında yattığı ortadadır” dedi. Ankara ZETE
Reklam
Merkez'den Dolara Karşı Yeni Hamle
Dolar/TL 2,34'ü geçerek son 11 ayın zirvesine çıkınca MB'den hamle geldi.Merkez Bankası minimum 40 milyon dolar olacağını ilan ettiği döviz satım ihalesini 60 milyon dolar olarak açtı.Bu gelişmenin ardından dolar/TL 2,3340'lara doğru gevşedi.Merkez Bankası, döviz satım ihalesinde 60 milyon dolarlık satım yaptı.İhalede ortalama fiyat 2,3337 TL, en düşük fiyat 2,3313 TL olurken, en yüksek fiyat 2,3352 TL seviyesinde oluştu.İhalede teklif tutarı 104 milyon dolar oldu.İhaleye gelen tekliflerin ortalama fiyatı ise 2,3316 TL şeklinde oluştu.Dünya
Reklam
Kartal Zirveyi Sevdi
Beşiktaş, Gaziantepspor'u deplasmanda 1-0 yenerek galibiyet serisini 5 maça çıkardı ve zirvedeki yerini korumayı başardı.Spor Toto Süper Lig'in lideri Beşiktaş, zirvedeki yerini korumak için Gaziantepspor karşısındaydı. Suat Altın İnşaat Kayseri Erciyesspor ve Fenerbahçe maçlarında üst üste alınan yenilgilerin ardından yükselişe geçen Beşiktaş, son 4 lig karşılaşmasını galibiyetle tamamladı. İstanbul Başakşehir'i deplasmanda 2-1 mağlup eden siyah beyazlı ekip, Kasımpaşa'yı 2-0, Kardemir Karabükspor'u 2-1 ve Trabzonspor'u da 3-0 yenerek 4 maçta 12 puan topladı ve zirveye yerleşmişti.Güneydoğu Anadolu temsilcisi ise son haftalarda aldığı mağlubiyetlerle puan cetvelinde geri sıralara düştü. Ligde 4 galibiyet, 3 beraberlik elde ederek topladığı 15 puanla zorlu maç öncesi 12. sırada yer alan Gaziantepspor, son 3 haftada adeta kan kaybetti. Ligin 9. haftasında Akhisar Belediye'yi tek golle geçen kırmızı siyahlı ekip, Torku Konyaspor'a 2-0, Galatasaray'a 1-0 son olarak da Gençlerbirliği'ne 2-0 yenilerek taraftarını üzdü. Gaziantepspor, Beşiktaş karşısında iyi oynayıp, kötü gidişe 'dur' demek istiyordu.Beşiktaş, Gaziantepspor maçına önemli oyuncularından yoksun çıktı. Trabzonspor karşısında takımın en önemli 'gol silahı' Demba Ba'yı kaybeden ve aynı maçta Mustafa Pektemek'in sakatlanmasıyla şok yaşayan 'Kara Kartal'da, savunma bölgesinde de vardı. Tottenham maçında savunma oyuncusu Ersan Adem Gülüm'ün sakatlık yaşaması ve Sivok'un da aynı nedenle henüz takıma katılmaması nedeniyle teknik direktör Slaven Bilic, en geride Pedro Franco ve genç futbolcu Atınç Nukan'a şans verdi. Demba Ba ve Mustafa Pektemek'in sakatlığının ardındanforvette sadece Cenk Tosun görev aldı.Karşılaşmaya Beşiktaş çok önemli bir pozisyonla başladı. Henüz 1. dakikada Sosa ile önemli bir fırsatı kullanamayan siyah beyazlılar, daha sonra net bir fırsat yakalayamadı. Gaziantepspor ise 39. dakikada Mustafa ile çok net bir fırsatı kullanamadı. Böylece ilk devre 0-0 sona erdi. İkinci yarıda da oyunda değişen bir şey olmadı. Ancak konuk takım 64. dakikada 2. yarıdaki ilk net pozisyonda öne geçmeyi başardı. Cenk'in vuruşunu Karcemarkas çeldi, Oğuzhan 2 vuruşta topu boş kaleye gönderdi: 1-0. Golden sonra Cenk ile önemli bir pozisyonu daha kullanamayan Beşiktaş, maç sonuna kadar üstünlüğünü korumayı başardı.Karşılaşmadan 1-0 galip ayrılan Beşiktaş, galibiyet serisini 5 maça çıkarıp 29 puanla liderliğini devam ettirdi. Gaziantepspor ise 15 puanda kaldı.Lig Tv
"Osmanlıca" Bilmenin Yeterli Gelmediği Mezar Taşlarını 6 Maddede Okuma Rehberi
Yolu mezarlığa düşen herkesin okuduğu ve üzerinden zaman geçse bile hafızasında yer eden bir mezar taşı vardır. Çünkü onlar kişilerin ebedi kimlikleri olduğu gibi yaşadıkları dönemin de tanıklarıdır. Mezar taşları tarih boyu araştırmacılar için önemli bilgi kaynakları olmuşlardır. Taşıdıkları semboller ya da yazılar ile geçmişe ayna tutarlar. Salt mezar taşı okumak bir insana ne katar bilinmez ama ille de okuyacaksanız; dilimizin tarihten bugüne gelişimini tamamıyla öğrenmenizde fayda olabilir.
Fransa'dan Onur Ünlü'ye Vize Engeli
Strasbourg Odyssee sinemasında devam eden 26.Türk Sinema Günleri'nde 12 Aralık Cuma akşamı yönetmen, senarist Onur Ünlü'nün dram, fantezi türü siyah-beyaz ve renkli 'Sen Aydınlatırsın Geceyi' filmi gösterildi. Odyssee sineması yönetmeni Faruk Günaltay programa davetli olan yönetmen Onur Ünlü'nün İstanbul Fransız Konsolosluğundan vize verilmediği için Strasbourg'a gelemediğini duyurdu.2014 Antalya Film Festivalinde 'İtirazım Var' filmiyle en iyi yönetmen ödülünü kazanan yönetmen Onur Ünlü 'Sen Aydınlatırsın Geceyi' filmiyle de çok sayıda ödül kazanmıştı.2013 yapımı 1saat 45 dakikalık 'Sen Aydınlatırsın Geceyi' sinema filmi 2013 yılında 32. İstanbul Film Festivalinde Ulusal Yarışmada Altın Lale en iyi film ödülü, en iyi senaryo Onur Ünlü'ye verilmişti. Sinema filmi Uluslararası Sinema Eleştirmenleri Birliği (FIPRESCI) tarafından en iyi film seçilmişti.Çok sayıda Türk ve Fransız sanatseverler Odyssee salonunda 'Sen Aydınlatırsın Geceyi' filmini büyük bir ilgiyle izledi. İzleyenler arasında eski AİHM başkanı Jean Paul Costa, Strasbourg Üniversitesi öğretim üyeleri Prof. Ragıp Ege, Prof. Paul Dumont, AK nezdinde Türkiye Daimi Temsilcilik çalışanları bulundu.13 Aralık Cumartesi akşamı Onur Ünlü'nün 2014 yapımı 'İtirazım Var' filmi beyaz perdeye geliyor. Yönetmen Onur Ünlü, sanatçılar Leyla Hazal Kaya ve Serkan Keskin'nin 'Odyssee' salonuna gelip, gelmeyeceği merakla bekleniyor. Odyssee sinemasın yönetmeni Faruk Günaltay 19 Aralık Cuma akşamı Odyssee'de 'Türk Sineması ve Türkiye nereye gidiyor' konulu açık oturum yapılacağını duyurdu.CNN Türk
Reklam