Vatandaş Yine Mutfak Masrafından Kesti
Enflasyonun fırlaması ekonomideki gelgitler derken vatandaşın alım gücü iyice düştü. Bütçeyi gelen zamlar sonrasında yettiremeyen vatandaş yine boğazından kesti.Merkez Bankası, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından önceki gün açıklanan şubat ayı enflasyon gelişmelerini değerlendirdi.Bankanın açıklamasında şubat ayı enflasyonundaki artışın büyük ölçüde gıda fiyatlarından kaynaklandığı belirtildi. Bankanın değerlendirmesine göre; yıllık fiyat artışının en fazla yaşandığı ürün grubu yüzde 29,44 ile taze sebze ve meyve fiyatları oldu.Açıklamada, 2015’te yaşanan rekor seviyedeki artışın olumsuz hava koşullarından kaynaklandığı kaydedildi. Sebze ve meyve fiyatlarındaki artışı yüzde 11,60 ile ekmek ve tahıllar, yüzde 11,48 ile diğer işlenmemiş gıda ürünleri izledi. Merkez Bankası’nın raporunda kırmızı et, katı-sıvı yağlar, çay ve konserve ürünleri ile akaryakıt fiyatlarındaki artışa da vurgu yapıldı. Merkez Bankası, önceki gün şubat ayı enflasyon oranlarını açıklamıştı. Şubat ayında enflasyon bir önceki aya göre 0,71 artmış, yıllık bazda ise yüzde 7,55’e yükselmişti. Yıllık enflasyon artışında ise yüzde 13,70 artan gıda ve alkolsüz içecekler grubu etkili olmuştu. Enflasyonun yükselmesindeki temel etmenlerin değerlendirildiği açıklamada, enflasyonu yüzde 16,16’ya yükselen işlenmemiş gıda grubunun, fiyat artışında belirleyici olduğuna dikkat çekildi.Mevsimsellikten arındırılmış verilerle işlenmemiş gıda fiyatlarının ocak-şubat arasında belirgin bir yükseliş gösterdiği ifade edilen açıklamada, “Bu dönemde kırmızı et fiyatlarındaki yukarı yönlü seyir güçlenerek sürdü. Şubatta işlenmiş gıda fiyatları yıllık enflasyonu yüzde 11,54’e gerilese de bu gruptaki aylık artış eğilimi grup geneline yayılarak sürmüştür. Başta katı-sıvı yağlar, çay ve konserve sebze ürünleri olmak üzere, ekmek ve tahıl dışı grupta yüksek oranlı aylık artışlar gözlenmiştir.” denildi.Enerji fiyatlarında önceki üç aydaki düşüşün ardından şubatta yüzde 1,14 artış yaşandığı belirtilen açıklamada, bu yükselişte Türk Lirası’ndaki değer kaybı ve uluslararası petrol fiyatlarındaki artışın etkisiyle yüzde 2,88 artan akaryakıt fiyatlarının temel belirleyici olduğu dile getirildi. Açıklamada, belediyelerce belirlenen su tarifelerinin ocaktaki yüksek oranlı artışın yanında şubatta da su fiyatlarının yüzde 1,14 oranında yükseldiğine dikkat çekildi.
Vefatının 15. Yılında İzzet Baysal'ın 10 Altın Öğüdü
1907 yılında Bolu’da dünyaya geldi. İlk ve orta öğrenimini Bolu’da, yüksek öğrenimini İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi’nde Mimar olarak tamamladı.İş hayatına devlet memuru olarak başlayan Baysal, 1949 yılında Temper Döküm Fabrikası’nı kurarak sanayiciliğe başladı. Türkiye’de döküm sanayisinin gelişmesinde öncü rolü oynadı. Yıllarca İstanbul’da en fazla gelir vergisi veren ilk on kişi arasında yer aldı.'En büyük eserimdir' dediği İzzet Baysal Vakfı’nı, vergisi ödenmiş kazançlarından tahsis ederek 1987 yılında kurdu.İzzet Baysal Vakfı, 2013 yılına kadar 130 tesis meydana getirmiştir. Bu tesislerin maliyeti 2013 yılı rayiç değerleriyle 347.608.197 TL'dir.İzzet Baysal’ın yaptırdığı hayırlar, köy sağlık evlerinden tam teşekküllü hastanelere, camilerden huzurevlerine, kreşlerden üniversiteye kadar uzanır.Baysalların yaptırdığı kreşe giren bir çocuk; ilk, orta, üniversite hatta doktora seviyesine kadar vakfın eserlerinde eğitim görebilir, yaşlılıkta huzurevinde kalabilir. Bu yardımseverliği İzzet Baysal’a halkımızın gönlünde özel bir yer kazandırmıştır.1994 yılında Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel tarafından 'TC Devlet Üstün Hizmet Madalyası' ile onurlandırılmıştır. Abant İzzet Baysal Üniversitesi, ODTÜ, Mimar Sinan Üniversitesi, Hacettepe Üniversitesi ve Anadolu Üniversitesi senatoları 'Eğitimde Onursal Doktora' payesi vermiştir. TBMM 2006 Yılında İzzet Baysal Vakfına TBMM Üstün Hizmet Ödülü vermiştir.Bolulular, İzzet Baysal’a 'Bolu’nun Babası' unvanını vermiştir. Şehrin en işlek caddesine 'İzzet Baysal Caddesi' ayrıca Bolu ve Gerede’de birer mahalleye 'İzzet Baysal Mahallesi' ismi verilmiştir. Kentin en merkezi yerine ve Üniversite kampüsüne sağlığında heykeli dikilmiştir.Büyük hayırsever İzzet Baysal’a, hayatı boyunca yaptığı hayırlardan hangisinin daha anlamlı ve değerli olduğu sorulduğunda; 'Halkımızın ve gençlerimizin bakışlarında hissettiğim sevgi, bunların hepsine bedeldir.' cevabını vermiş ve çok sevdiği gençlere şöyle seslenmiştir: “Sevgili gençler; size sunabildiğim bu imkanları dürüst ve gayretli çalışmaya, tasarruflu davranmaya ve sebatkar olabilmeye borçluyum. Sizin de aynı ilkelerle benzer imkanlara erişebileceğinizden eminim.”, “Sevgili gençler! içinizden nice Baysal’lar çıkacağına yürekten inanıyor ve sizleri seviyorum.”, Bolululara ise; Bolulular, bu vakıf sizindir ona sahip çıkınız.” demiştir.İzzet Baysal, 5 Mart 2000 tarihinde İstanbul’da hayata gözlerini kapatmıştır. Muazzam bir katılımla, kendi isteği ve Bakanlar Kurulu kararı ile kampüsteki anıtmezarına, çok sevdiği üniversite gençliğinin ve halkımızın kalbine defnedilmiştir.#KalbimizdesinİzzetBaysal
Anneye Anlatır Gibi: "Doların Yükselmesinin Sebepleri"
Ekşi sözlük yazarlarından 'apartheidrejimindebirzenci' son zamanlarda cumhurbaşkanı ile merkez bankası arasındaki gerilimin temel sebebi olan dolar kurunun yükselmesinin altında yatan belli başlı sebepleri anneye anlatır gibi, naif ve basit bir dille anlattı. Biz de daha çok kişinin bundan haberi olması için, yazar arkadaşın izniyle bu bilgileri sizlere aktarmayı borç bildik. İşte anneye anlatır gibi dolar gerçeği. Yazının tamamını buradan okuyabilirsiniz.
Dolar 2.57 TL!
Doların yükselişi sürüyor. Dolar rekor tazeleyerek 2,57 TL'ye çıktı. Merkez Bankası'ndan müdahale geldi. Yükselişte küresel piyasalarda doların 11 yılın zirvesine yakın seyretmesi ve ekonomi yönetimine dair devam eden endişeler etkili.Dolar bankalararası piyasada 2,5528 ile tüm zamanların en yüksek düzeyine çıktı. Bankacılar dolardaki küresel değer kazancı sürecine dikkat çekerken kredi derecelendirme kuruluşu S&P'nin açıklamalarının da etkili olduğunu söylediler. Üst düzey bir bankacı, 'TL'de alış için bir neden yok ve daha önce görmediğimiz seviyeler olduğundan teknik bir destekten de bahsetmek mümkün değil. Kredi derecelendirme kuruluşlarından gelen açıklamalar da bu kapsamda satış için bahane olarak kullanılıyor' dedi.Doların 2.5500 sınırına çıkması üzerine Merkez Bankası'ndan müdahale geldi. Merkez Bankası dün 'minimum 40 milyon dolar' olarak ilan ettiği bugünkü döviz satış ihalesini '60 milyon dolar' olarak açtı.Dolar endeksi zirvedeDolar, altı önemli para biriminden oluşan sepet karşısında 95,636 ile 11 yılın zirvesini görürken, yatırımcılar ABD'de açıklanacak veriler ve para politikasının ne yönde evrildiğine dair ipuçları için ECB'nin yarınki faiz kararına odaklanıyor. Yılın başından bu yana yüzde 6 yükselen dolar endeksini, diğer gelişen ülke ekonomilere kıyasla ABD ekonomisinin daha hızlı büyümesi ve ABD'de görece daha yüksek olan faizler destekliyor. ABD'de Cuma günkü tarım dışı istihdam verisi de doların yönünde etkili olacak.ABD ne zaman faiz artıracak?Chicago Fed Başkanı Charles Evans, ABD Merkez Bankası'nın (FED) 2016'nın ilk yarısından önce gitmemesi gerektiğini söyledi. FED'in para politikasını belirleyen Açık Piyasa Kurulu'nda bu yıl oy hakkı olan Evans, yapacağı bir konuşma için hazırlanan metinde, 'Rahatsız edici düzeyde düşük enflasyon ve küresel ortamdaki belirsizlik göz önüne alındığında faizleri zamanından önce artırmanın getireceği risklerin büyük, faydanın ise az (olduğu görülür)' dedi.Evans, FED faizleri bulunduğu sıfıra yakın seviyede gelecek yıla kadar tutsa bile enflasyonun büyük ihtimalle yüzde 2 hedefine 2018 sonundan önce ulaşmayacağını belirtti. Evans, Fed Açık Piyasa Kurulu'nda faizlerin sıfıra yakın düzeyde bir yıl daha kalmasını savunan ender üyelerden biri.Reuters
Haluk Koç: 'AK Parti ile HDP Arasında İttifak Kuruldu'
CHP Genel Başkan Yardımcısı Koç, 'Başbakan'dan Bakan'a, Merkez Bankası Başkanı'na kadar günlük fırça seansları var Türkiye'de. Tabii ki istişare, tavsiye, danışma olabilir ama müdahale olamaz, bu kurumlar özerktir' dedi.ANKARACHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK), Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında toplandı.Toplantı devam ederken, basın mensuplarına açıklamalarda bulunan ve soruları yanıtlayan Haluk Koç, İç Güvenlik Paketi'nin görüşmelerine değindi.Koç, paketin şu ana kadar 36-37 maddesinin geçtiğini ve iktidarın ısrarının devam ettiğini belirterek, bu konudaki mücadelelerinin süreceğini söyledi.Geçtiğimiz günlerde MİT'le ilgili muhalefet partilerine, özellikle CHP'ye dönük bir takım senaryo uydurma gayretlerinin tanığı olduklarını hatırlatan Koç, 'bu senaryoların hangi dairelerde kurgulandığını, kimlerin onayından geçtiğini ve hukuk tanımaz bir bakanın onayı ile en yukarıya nasıl ulaştırıldığını' daha önce açıkladıklarını ifade etti.Koç, Türkiye'nin iç ve dış güvenliği açısından hassas bir dönemden geçildiğini, Başbakan Ahmet Davutoğlu'na bu konuda bir uyarıda bulunduklarını anımsattı.MİT'in doğrudan Başbakan Davutoğlu'na bağlı olduğuna ve 'haberim yok' diyemeyeceğine işaret eden Koç, 'Sizin sorumluluğunuzda lütfen bu konuda duyarlılığınızı gösterin, bu hukuksuz sürecin önüne geçin' diye konuştu.'Tayyip Bey'e sorarsanız ekonomi çok tıkırında gidiyor ona göre...'-Dolardaki yükselişe dikkati çeken ve ülkenin günlük devalüasyonla tekrar yaşamaya alışan bir ülke haline geldiğini iddia eden Koç, 'Tayyip Erdoğan da harikalar diyarında dolaşır gibi. Demek ki 'Saraydan bakınca öyle görünüyor' demek geliyor insanın içinden' ifadesini kullandı.Dolar kurunun günlük arttığını, düşecek denen faizin ise tersine yükselmeye devam ettiğini dile getiren Koç, şöyle devam etti:'Tayyip Bey'e sorarsanız ekonomi çok tıkırında gidiyor ona göre. Türkiye'de ciddi bir yönetim dağınıklığı başlamıştır, bu konuya sükunet içinde yaklaşılmazsa toparlanması güç bir hal alacaktır. Bir cumhurbaşkanı özerk kurumların, günlük politikalarına ve uygulamalarına aslında 'karışamaz' denmesine rağmen, kendisine asli görev çıkarıyor ve karışıyor. Başbakan'dan Bakan'a, Merkez Bankası Başkanı'na kadar günlük fırça seansları var Türkiye'de. Tabii ki istişare, tavsiye, danışma olabilir ama müdahale olamaz, bu kurumlar özerktir. Eğer bir karışma, tavsiye, istişare olacaksa da bunlar basın üzerinden yürütülmez. Uçakta gazetecilere açıklamalar, dönüyor başka vesileyle ya numaralandırılmış muhtar toplantılarında ya Saray'a çağırdığı bir takım kişilerin önünde konuşma ihtiyacını giderme toplantılarında, geliyor gidiyor faiz, Merkez Bankası. Doğrudan hükümette ekonomiyle ilgili bakanlar hedefe konuyor. Sorumluluğu olmayan bir makamın yetki kullanması bu alanda çok ciddi fatura yükler Türkiye'ye.'Koç, dış dünyanın Türkiye'yi 'risk algısı yüksek' ülkeler sınıfına soktuğunu ve süreci beklemeye, takip etmeye aldığını ileri sürerek, 'Otorite ve güven önemli bir konu bu sektörde. Bugün Türkiye, bu iki konuda önünü göremez hale gelmiştir' görüşünü savundu.Türkiye ile Japonya'nın karşılaştırılamayacağını belirten Koç, orada insanların tüketime katılması için enflasyon yaratılmaya çalışıldığını iddia etti.Japonya'nın Türkiye ile hiçbir ilgisinin olmadığını ifade eden Koç, 'Bu arkadaşa bakıyorsunuz, ekonomiyle ilgili müktesebatı, askerde kantin işletmekten ibaret. Kalkıp dünyanın en önemli alanında, en kırılgan alanında aklı sıra bu işin uzmanı gibi kendine rol biçip, Türkiye'yi birbirine katıyor. Mutfakta yangın var, yangın. Çarşıda, pazarda yangın var. Sen o masal diyarından, harikalar diyarından bakıyorsun meseleye' diye konuştu.Koç, hane halkı borç yükünün katlanılamayacak boyutta olduğunu, bütün bunların sosyal huzursuzluklarla, çeşitli şiddet olaylarıyla toplumda kendini gösterir hale geldiğini öne sürdü.Cumhurbaşkanı'nın, Gezi Parkı odaklı gelişmeler sırasında 'faiz 10 kuruş arttı' diye ortalığı birbirine kattığını ileri süren Koç, 'Bakıyorsunuz bugünkü gelişmelere, en büyük faiz lobisi Saray'dır bugün Türkiye'de ve Saray'da kendini ekonomi bilgini sayan kişidir' dedi.Haluk Koç, 1975-2002 yıllarında bütçeden yapılan faiz ödemesinin 251 milyar dolar olduğunu, 2003-2014 arasında ise bu rakamın 389,4 milyar dolara yükseldiğini savunurken, 11 yılda yapılan faiz ödemesinin, 27 yılda yapılan ödemesinin 1,6 katı olduğunu söyledi.'Faiz lobisinin başı bugün Saray'da oturan kişidir'-Faizlerin bir ayda 2 puan arttığını öne süren Koç, 'Hergün tepinen biri, özerk kurumlara müdahale eden biri, 'faiz indir' gerçekler ortada. Tam tersine faiz yükseliyor, faiz lobisinin başı bugün Saray'da oturan kişidir' değerlendirmesini yaptı.Türk Lirası'nın dolar karşısında son iki ayda yüzde 9 değer kaybettiğini de savunan Koç, şöyle konuştu:'Dolar 2,55'i geçti. Son iki ayda dolar kurundaki 21 kuruşluk artış, ülkenin omzuna ne yükledi? Ülkenin omzuna yüklediği para 90 milyar lira. Reel sektörün omzuna 38 milyar lira. Bu yük nereden çıkacak? Bu yük dönüp dolaşıp, işsizlik olarak topluma geri gelecek ya da zam olarak çeşitli malların hizmet üretiminde milletin sırtına binecek. Onun için çarşıda pazarda yangın var diyorum. Doları olan kazandı. Kimde var? Herhalde istifliyenler de var. Yılbaşında 10 bin dolar parası olan, 2 bin 90 lira kazandı bugün. 10 bin Türk Lirası olan da 353 dolar kaybetti bugün, bu kadar acı bu gerçek. Bu acı gerçeği nasıl dengelerler, nasıl kendi içlerinde bir düzen tuttururlar ama bu işin tetiğini çeken yukarıdaki ekonomi bilginini herhalde zapt etmeleri çok zor. Merkez Bankası bir özerk kurum, Başkanı, hazineden sorumlu Sayın Bakan ne kadar bu baskıyı, yükü taşır ve bunun ülke ekonomisine yansıması nasıl olur? Bir kaos ortamına ekonomik açıdan girdiğimizi net olarak görüyoruz.'Bu duruma sevinmediklerini veya bir siyasi çıkar beklemediklerini dile getiren Haluk Koç, 'Bu ülke, yatırımlar, bu borçlar hepimizin, onun için tek kişinin inadı hırsı, saplantıları Türkiye'yi dış politikada, iç politikada olduğu gibi ekonomi alanında çıkmaz sokağa sürüklemiş görünüyor' açıklamasını yaptı.'AK Parti ile HDP arasında ittifak kuruldu'Koç, Çözüm Süreci'nin bir illüzyona dönüştüğünü, herkesin kandırıldığını iddia ederek, sürece ilişkin açıklanan metnin mürekkebi kurumadan, siyaset arenasının birbirine girdiğini söyledi.AK Parti ile HDP arasında, seçim işbirliğinin yapıldığını ve gelecekle ilgili her türlü ittifakın kurulduğunu savunan Koç, iktidarın, İmralı'dan ve HDP'den gelen talepler doğrultusunda, 'İç Güvenlik Yasası'nda bazı düzenlemeler yapabileceğini' öne sürdü.'Ne bekleyeceksiniz bunlardan? Tarihimizde ecdadının türbesini, mezarını apar topar kamyona yükleyip kaçanlardan daha fazla ne beklenir ki?' diyen Koç, AK Parti'nin ve HDP'nin karşılıklı suçlamalarının, oynanan oyunu, makyajlama amacı taşıdığını savundu.Haluk Koç, AK Parti'nin devlet kurumlarını PKK'yı muhatap almaya zorlamasının Oslo görüşmeleriyle başladığını ileri sürerek, 'Bütün bir milleti Öcalan'ın ağzına bakar hale nasıl getirdiklerini hep beraber değerlendirmemiz gerekiyor' ifadelerini kullandı.'Çözüm değil, seçim önemli'AK Parti ile HDP'nin 'kayıkçı kavgası' yaptığını öne süren Koç, şunları kaydetti:'Seçmen bizi sahnede birbirimize laf sokuştururken görsün ama biz, kendi amaçlarımıza göre bu süreçleri kullanalım, karşılıklı olarak kafalarımızdaki nihai hedeflerimize doğru yürümeyi sürdürelim düşüncesindeler. Yani tam bir 'cambaza bak' oyunu oynanıyor. Peki nedir her iki tarafın kafasında varmak istediği hedefler? Hiç kimse kendini kandırmasın. Bir tarafın hedefinde ne var? Çok açık, sınırsız, sorunsuz, her türlü yasama, yürütme, yargı gücünü tek elden kontrolüne alacak bir otoriter başkanlık sistemine geçiş rüyası var ve iktidardan gitmemek üzere planlanmış tek adam vesayet düzeni var. Aslında şöyle özetleyebiliriz, Beyefendi için çözüm süreci değil, seçim süreci önemli. Diğer tarafın hedefinde ne var? Diğer tarafın kafasında gerçekten eşitlikçi, özgürlükçü, demokrasinin tüm yurttaşlarımız için, tüm kural ve kurumlarıyla yerleştiği, birlikte yaşama iradesinin tescillendiği bir düzen yok. Diğer tarafın kafasında, PKK'nın elindeki silahla, geniş bir coğrafyada, kendi statüsünü ve idealini gerçekleştirebileceği bir süreci siyaseten olgunlaştırmak var.'HDP'nin, '4+4+4 eğitim sistemi' görüşülürken samimiyetsiz davrandığını, dört bakanla ilgili Yolsuzlukları Araştırma Komisyonu'nda bulunan üyesini çektiğini, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TBMM'de yemin ederken, HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın önünü ilikleyip, ayakta dakikalarca büyük bir saygı gösterisi içinde bulunduğunu öne süren Koç, bunun, bu ilişkiyi gösterdiğini savundu.'İşbirliğine gidenlerin maskesi düşmek zorunda'Koç, barışa, kardeşliğe, eşit yurttaşlığa, hakka, hukuka karşı olmadıklarını, tam demokrasiye, kişisel hak ve özgürlüklerin teminat altına alınmasına, tek adam ve başkanlık hedeflerine karşı güçlendirilmiş parlamenter sisteme, tüm yurttaşların kendi inançları ve etnik kimlikleriyle, eşit hukuku paylaşan, eşit yurttaş olma hakkına, tüm darbe yasalarının yürürlükten kaldırılmasına, demokratik, laik, sosyal hukuk devletine, birlikte yaşama, üretme, mücadele etme ve oluşan milli geliri hakça bölüşmeye, yerel yönetimlerin yerinden yönetme yetkilerinin genişletilmesine 'Evet' dediklerini söyledi.Başkanlık hezeyanları ve sonrasında Türkiye'nin başına gelebilecek felaket senaryolarına ise tüm güçleriyle, demokratik direnişleriyle, siyasi mücadeleleriyle 'Hayır' diyeceklerini ifade eden Koç, 'Onun için önümüzdeki seçimler önemli. Bu işbirliğine gidenlerin maskesi düşmek zorunda. 'Efendim biz evrensel solu temsil ediyoruz' Etnik temelde, siyaseti kendine şiar edinmiş bir parti evrensel soldan uzaklaşmıştır' diye konuştu.Koç, 'CHP'nin 11 ilde milletvekili aday adayının bulunmadığı' iddialarına da değinerek, 'Yazıktır, ayıptır, günahtır. Hala bıkmadınız mı siz, kendi kafanıza göre senaryo üretip, CHP ile uğraşmaktan? Hepiniz aynı günahın ortağısınız biliyoruz. Hiç kimse basın özgürlüğüne karşı değil ama sizi haramlaştıran o sermaye yapısı, devletin bankalarından size aktarılan o paraların, havuzların hepsinin hesabının sorulacağını sizler de çok iyi bileceksiniz' dedi.Elindeki başvuru kağıtlarını gösteren Koç, bu haberlerin, CHP'yi malul gösterme amaçlı tezgah olduğunu söyledi.'HDP Grup Başkanvekili Pervin Buldan, 'İç Güvenlik Paketi'nin ilk 16 maddelik kısmının değişeceği' açıklamasında bulundu. Size ulaşan birşey var mı?' sorusu üzerine Koç, HDP'nin taleplerinin, iktidar partisinde yarattığı etkiyi gelecek saatlerde arkadaşlarının değerlendireceğini, şu anda kendisine ulaşan bir bilginin olmadığını ifade etti.Muhabir: Barış Gündoğan, Mehmet TosunAA
Ekonomi Bakanı Zeybekci: 'Türkiye'nin Kurla İlgili Bir Endişesi Yoktur'
Ekonomi Bakanı Zeybekci, şu anda kesinlikle Türkiye'nin kurla ilgili bir endişesinin olmadığını, yakın gelecekte de olmayacağını söyledi.İSTANBULEkonomi Bakanı Nihat Zeybekci, 'Türkiye'de şöyle bir yanılgı içine hiçbir zaman düşmeyelim; 'Kur kontrol edilemez hale geldi, TL'nin değeri aşırı şekilde düşüyor. Öyleyse hadi gelin faizleri yükseltelim.' Bu şekilde iklim oluşturulmaya çalışılmasını son derece yanlış görüyorum. Şu anda kesinlikle Türkiye'nin kurla ilgili bir endişesi yoktur' dedi.Zeybekci, Uluslararası Türkmenistan Yatırım Forumu sonrasında, basın mensuplarının sorularını yanıtladı.Dolar/TL kurunun 2,55 seviyelerinin üzerine yükselmesine karşılık Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'ndan (TCMB) nasıl bir müdahale beklediklerine ilişkin bir soruya Zeybekci, şu cevabı verdi:'Türkiye'nin kurla ilgili bir endişesi yoktur. Bugün TCMB'nin reel efektif döviz kuru göstergesine bakılacak olursa, 113'tür. TL değerine göre baktığımızda, TL değerinin 2003 yılından bugüne kadar yüzde 13 civarında değerli olduğunu görürüz. Türkiye'de şöyle bir yanılgı içine hiçbir zaman düşmeyelim; 'Kur kontrol edilemez hale geldi, TL'nin değeri aşırı şekilde düşüyor. Öyleyse hadi gelin faizleri yükseltelim.' Bu şekilde iklim oluşturulmaya çalışılmasını son derece yanlış görüyorum. Şu anda kesinlikle Türkiye'nin kurla ilgili bir endişesi yoktur. Yakın gelecekte de bir endişenin olmayacağını söylüyorum.'Zeybekci, ocak 2014'te kurun 2,39'lara çıktığı zamanları hatırlatarak, piyasaya müdahale edilmemesi gerektiğini, piyasanın kendi dengesini bulacağını dile getirdi.'Merkez Bankamız tabi ki olayların içinde olan kurumumuz. En son faiz indirimiyle ilgili belirttiğim gibi, yüzde 4,5-5,5 aralığındaki faiz artırımı sırasında Merkez Bankası 3 göstergeyi birden artırmıştı. Şimdi ise ilk defa 3 göstergeye dokunarak aşağı çekti. Teknik olarak doğru bir hareket. Bizim şuana kadar 2 defa daha indirim yapmış olmamız lazımdı. Türkiye'nin gelecekle ilgili beklentilerinin pozitif olduğunu, faiz indiriminin devam edeceğini, kurla ilgili endişeye kapılmamamız gerektiğini, kurdan kaynaklanan enflasyona doğru artı bir katkının da son derece geçici olduğunu, çekirdek enflasyonun da düşme eğiliminde olduğunu görüyoruz. Dolayısıyla Türk ekonomisine baktığımızda, son derece olumlu göstergelerle ekonomimizin karşı karşıya olduğunu görüyoruz. Gelecekle ilgili beklentilerimizde Türk ekonomisinin asla endişe duyulacak bir tarafı yoktur. Kurlarla ilgili endişe duyulacak bir durum da yoktur. Herşey inşallah çok güzel olacak.'Bakan Zeybekci, dünyadaki enerji fiyatlarının geçen yıla oranla düşmesi ve petrol fiyatlarının 60 dolarlarda ortalama yakalamasına bağlı olarak, ellerinde ithalattaki düşmeyi destekleyici ancak ihracattaki düşmeyi engelleyici tedbirler almak gibi çalışmalar olduğunu, bunları da yakında gerçekleştireceklerini söyledi.Avro/dolar paritesindeki 1 puanlık düşmenin, ekonomiye etkisini değerlendiren Zeybekci, 'Geçen yıl ocak ayındaki 1,36 olan parite, bu yılın ocak ayında da gerçekleşseydi, ihracatımızda eksi değil, yüzde 6,6 büyüme görecektik. Bunların hepsi kontrolümüzde ve kontrollü bir şekilde herşeyi değerlendiriyoruz' diye konuştu.Muhabir: Zeynep DuyarAA
Reklam
13 Maddede Tüm Yönleriyle Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nın Maliyeti
10 Ağustos tarihinde yapılan seçimlerle Recep Tayyip Erdoğan'ın Cumhurbaşkanı seçilmesinden sonra, Cumhurbaşkanlığı konutu Çankaya Köşkü'ndeki klasik yerleşkesinden Beştepe'de bulunan Cumhurbaşkanlığı Sarayı'na taşındı. Son yapılan açıklamada ise Saray'a özel bir sağlık ekibi kurulduğu, bu ekibin 24 saat esasına göre çalışacağı ifade edildi. (Kaynak: Yeni Akit) Sarayın toplam maliyeti ve yıllık giderleri ise hala bir tartışma konusu. Toplam bir tablo çıkması için bütün giderleri tek tek çıkardık.
Bugün Türkiye Gündemindeki En Önemli 10 Olay
TBMM Genel Kurulu'nda, kamuoyunda 'İç Güvenlik Paketi' olarak bilinen Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'nın 4 maddesi daha kabul edildi, bir madde metinden çıkarıldı.
Reklam
Dünyanın 'En Sefil' 15 Ekonomisi
Bloomberg tarafından yapılan bir araştırmaya göre, sırasıyla Venezuela, Arjantin, Güney Afrika, Ukrayna ve Yunanistan bu yılın en çok acı çeken ilk 5 ekonomisi olacak. Türkiye ise 'Sefiller' sıralamasında dokuzuncu sırada yer aldı.Bloomberg araştırmasına göre, bu yıl 'Sefiller Endeksi 2015' sıralamasında yer alan 15 ülkede yaşamak ve çalışmak bu ülkelerin vatandaşları için çok sancılı olacak.Bloomberg 'Sefiller Endeksi'ni şu denkleme göre belirledi:İşsizlik Oranı + Tüketici Fiyat Endeksindeki Değişim = SefaletUkrayna için bu denkleme savaş faktörünün de dahil edildiği ve savaşın kurbanlarından birinin de ekonomi olacağı belirtildi.Araştırma verileri, bu yıl kişi başına gayrisafi yurt içi hasılası 8 bin 494 dolar olan Ukrayna'da 2014'ün üçüncü çeyreğinde yüzde 8.8 olan işsizlik oranının bu yıl yüzde 9.5'e tırmanması bekleniyor.2015'ten en çok ekonomik sefalet çekecek olan ülkelerin ise Güney Afrika, Arjantin ve Venezuela olacağı öne sürüldü.Sefalet endeksine göre 2015 yılı için öngörülen en dertli ülkeler sıralaması şöyle:1- Venezeula2- Arjantin3- Güney Afrika4- Ukrayna5- Yunanistan6- İspanya7- Rusya8- Hırvatistan9- Türkiye10- Portekiz11- İtalya12- Kolombiya13- Brezilya14- Slovakya15- EndonezyaKaynak: Bloomberg
Sağlıklı Bir Cilt İçin 20 Kural
İlk yapmanız gereken şey kesinlikle cilt analizi. Cilt tipinizi ve hassaslık oranını öğrenin.Makyajınızı temizlemeden uyumayın. Cildinizin tamir edildiği uyku süresinde cildinizi kirli bırakmayın.İpek yastık kılıfı kullanın, ipek yastık kılıfı cildinizin kırışmasını önler.Spora başlamadan ve spor bitiminde hemen yüzünüzü yıkayın. Eğer yıkamazsanız vücuttan ter ile birlikte çıkan toksin gözeneklere yerleşir ve ciddi cilt problemleri ortaya çıkar.Bol, bol Su için. Sağlıklı bir cilt için ihmal edilmemesi gereken altın kural hergün en az 2,5 litre su içmektir. Bu miktar size fazla geliyor ve içemiyorsanız Limonlu su içmeyi deneyin. Limonlu su içerseniz bu miktardan da daha fazla su içtiğinizi göreceksiniz.Vücudunuzdaki aknelerden kurtulmak için içinde  salisilik asit bulunan yıkama jelleri kullanın.Haftada bir gün cilt maskenizi uygulamayı ihmal etmeyin. Gerekli gördüğünüz durumlarda haftada 2 kez uygulayabilirsiniz.İçinde parfüm olan hiçbir ürünü kullanmayın. Parfüm cildinizi kızartır ve alerjik reaksiyonlara zemin hazırlar.Güçlü bir antioksidan olan Yeşil çayı  günde mutlaka en az 1 bardak tüketin, yeşil çay cildinizin bakterilerle savaşmasına yardımcı olacaktır.Kafeinden uzak durun.Haftada bir gün Makyaj fırçalarınızı  temizleyin. Makyaj fırçalarınızda biriken bakteriler cildinize zarar verir.Bakterilerden korunmak için makyaj malzemelerinizi kimseyle paylaşmayın.Fast food ve kızartmaları hayatınızdan çıkartın.Cildinize diri ve taze bir görünüm vermek için buz uygulayın. Bir poşetin içine koyduğunuz buzları dairesel hareketlerle yüzünüze uygulayın.Mutlaka düzenli uyuyun.El havlunuz ve yüz havlunuz ayrı olsun, aynı havluyla hem ellerinizi, hemde yüzünüzü kurulamayın.Akneli ciltler için sirkeyi tonik olarak kullanabilirsiniz. Tabi kokusuna dayanabilirseniz.Güneş kremleri kullanın. Yaz, kış farketmez hergün düzenli olarak güneş koruyucusu kullanın.Sıcak su cildinizi kurutur, bu yüzden ılık duş alın.Cildinizle fazla oynamayın, kimyasal  ürünlerden uzak durun. Ne kadar doğal ürünleri tercih ederseniz cildinizde o kadar doğal olur.
'Enflasyonda Yükseliş Gıda Fiyatlarından Kaynaklanıyor'
Merkez Bankası, önceki aya göre yıllık bazda yükselen şubat ayı enflasyonunun büyük ölçüde gıda fiyatlarından kaynaklandığını belirtti.Cumhurbaşkanı tarafından yüksek faiz nedeniyle eleştirilen Merkez faizi indirmek için enflasyonun düşmesini beklediğini belirtmişti.Merkez Bankası dün açıklanan ve Şubat ayında yüzde 0.71 artışla yıllık enflasyonun yüzde 7.55'e yükseldiğini gösteren enflasyon verileri ardından bugün yayımladığı aylık fiyat gelişmeleri raporunda şu görüşlere yer verildi:Enflasyondaki yükseliş büyük ölçüde gıda fiyatlarından kaynaklandıGıda dışı tüketici fiyatları yıllık enflasyonundaki düşüş eğilimi devam ettiEnflasyonun ana eğilimi hizmet grubunda yükselmeye devam ederken temel mallarda giyim grubu öncülüğünde hızla geriledi; çekirdek göstergelerdeki iyileşme sürdüMevsimsellikten arındırılmış verilerle enflasyonun üç aylık ortalamalara göre ana eğilimleri incelendiğinde, çekirdek enflasyon göstergelerindeki iyileşmenin sürdüğü gözlendi.Reuters
Reklam
İstanbul'da Dükkân 'Dünyanın Kirası'
İstiklal, Bağdat ya da Abdi İpekçi caddelerinde dükkan kiralamak cesaret işi. Kiralar 100 bin dolara kadar çıkabiliyor. Üstelik yıllık kira artışı da cabası. Bu üç cadde bu özelliği nedeniyle de dünya listesinde. Örneğin İstiklal Caddesi San Fransisco'daki Union Square'den sonra kirası en çok yükselen ikinci bölge oldu.İstiklal Caddesi’nden geçerken çevresine alıcı gözle bakanların bile fark etmekte zorlanacağı ekonomik bir tablo var. Gayrimenkul danışmanlığı şirketi Cushman & Wakefield'ın 2014-2015 uluslararası kira araştırması sonuçlarına göre İstiklal Caddesi dünyada yüzde 27,3 ile kiraların en çok arttığı ikinci cadde. Birinci sırada yüzde 30'luk artışla San Fransisco'daki Union Square var. İstiklal Caddesi listedeki tek cadde değil. Nişantaşı Abdi İpekçi yüzde 20.9, Bağdat Caddesi ise yüzde 24,4'lük artışla ilk 10'da.İlk üçte üç caddePeki ne oldu da kiralar bu kadar yükseldi, değişen neydi? Kira artışları ne anlama geliyor, esnaf bu artışlardan nasıl etkileniyordu? Al Jazeera muhabiri Murat Utku her üç caddeye gidip yıllardır bölgede esnaflık yapanlar ile konuştu
Apple’ın Piyasa Değeri 2020’de 3.4 Trilyon Dolara Çıkabilir
Analistler Apple’ın 2020’de piyasa değerini 3.4 trilyon dolara çıkarmasının mümkün olduğunu öngördü.Analistler, piyasa değeri 791 milyar 920 milyon dolar seviyesinde bulunan ve dünyanın en değerli şirketi konumundaki Apple’ın 2020’de piyasa değerini 3.4 trilyon dolara çıkarmasının mümkün olduğunu öngördü.Yatırım bankası Morgan Stanley’nin analisti Katy Huberty Apple’ın en değerli teknoloji platformu olduğunu ve insanları kendine bağlayacak güçlü bir ekosisteme sahip olduğunu söyledi.Bir yıl içinde şirketin piyasa değerinin 1 trilyon dolara çıkmasının mümkün olduğunu, 9 Mart’ta gerçekleşecek toplantıda detayları açıklanacak akıllı saatin Apple tutkunlarını tatmin etmesi durumunda hisse fiyatlarının artacağı aktarıldı.Huberty, 2020 yılında Apple ürünlerinin piyasa değerinin 3.4 trilyona ulaşacağını aktardı. Bu düşüncesini insanların nasıl zaman geçirdiğine dayandırdığını belirten analist, Apple’ın kullanıcıların zamanının yüzde 33’ünü kapladığını ilerleyen yıllarda yüzde 75’i daha kazanacağını kaydetti.Huberty, bir kullanıcının iPhone aldığında, iPad, Mac ve Apple piyasaya ne çıkartırsa o ürünü almaya devam ettiğini belirtti. İnsanların Apple’ı kullanarak geçirdiği zamanı arttırmasını sağlayacak en önemli ürünlerin giyilebilir kategorisine girenler olacağını, Apple’ın bu konuda iWatch’la iddiasını ortaya koyduğunu kaydetti.Huberty’nin bu tahmininde etkili olan bir diğer konu ise sektörde büyük heyecan uyandıran Apple’ın otomobil sektörüne gireceği haberleri. Huberty Apple’ın iCar’ı üreteceğini de göz önüne alarak piyasa değeri beklentisini açıklamış görünüyor.Huberty Apple’ın giyilebilir teknoloji veya otomobil sektöründeki tüm payları toplayacağını iddia etmiyor, yalnızca şirketin bu sektörlerde de büyük başarı elde edebileceğine inandığını belirtiyor.Kaynak: Fortune Türkiye
Reklam
Milli Tank 'Altay' 2016 Yılı Sonunda Kullanıma Hazır
İlk prototipi 2012 yılında üretilen Milli Tank Projesi ‘Altay’, 2016 yılının sonunda kullanıma hazır konuma gelecek. Sakarya Valisi Hüseyin Avni Coş, dünyada pazarı eksilmeyen savunma sanayisinde Türk firma ve mühendislerin söz sahibi olmasının gurur verici olduğunu söyledi.Kara Kuvvetleri Komutanlığı Türk Ana Muharebe Tankı ihtiyacının yurt içi geliştirme modeli ile karşılanması amacıyla Milli Tank Üretim Projesi (MİTÜP) çerçevesinde Otokar Otomotiv ve Savunma Sanayi A.Ş. tarafından üretilecek olan ‘Altay’ için çalışmalar sürüyor. Sakarya Valisi Hüseyin Avni Coş’a Milli Tank Projesi Altay hakkında bilgi veren Otokar Sakarya Fabrikası Genel Müdürü Ahmet Serdar Görgüç, Milli Tank Altay’ın 2016 yılının sonunda hazır konuma geleceğini belirtti.Vali Coş ise, 'Savunma araçlarının Türkiye’de üretilmesi özlemini çektiğimiz bir durumdur. Kıbrıs Barış Harekatı sırasında ülkemize konulan silah ambargosu üzerine büyük zorluklarla karşılaştığımız ortadadır. Dünyada pazarı eksilmeyen savunma sanayisinde Türk firma ve mühendislerinin söz sahibi olması gurur vericidir. Projede emeği geçen herkese şükranlarımızı sunuyoruz' dedi.Görüşmenin sonunda Otokar Fabrikası Genel Müdürü Görgüç tarafından Vali Coş’a Milli Tank Altay’ın maketi hediye edildi.BİLAL BİLİR - REMZİ ŞİMŞEK / SAKARYAİHA
Reklam
Dolardan Bir Günde İkinci Rekor
Geçtiğimiz hafta Cuma günü 2,5275 ile en yüksek seviyeye ulaşan dolar rekor tazeledi. 1 dolar akşam saatlerinde 2,54 TL oldu. Merkez Bankası 50 milyon Dolarlık döviz satım ihalesi açtı.Güne 2,52 seviyesinde Cuma günkü rekoruna yakın başlayan dolarda yeni rekor geldi. Dolar 2,54 TL oldu. Ekonomi yönetiminin geleceğine ilişkin endişeler dolarda oynaklığa neden oluyor. Doların küresel olarak değer kazanması  da gelişen ülke para birimlerinde değer kaybına yol açıyor. Dolar endeksi bugün 11 yılın en yüksek seviyesine geldi.  Merkez Bankası, Dolardaki yükselişin önüne geçmek için 50 milyon Dolarlık döviz satım ihalesi açtı.Dolar enflasyon verisinin ardından 2,5082'ye gerilemiş çünkü  enflasyon Şubat'ta yüzde 0,71'le beklentilerin hafif üzerinde gerçekleşmişti. Analistler bu gelen verinin ardından Merkez Bankası'nın ölçülü de olsa faiz indirimlerine devam edeceğini düşünüyor. Petrol fiyatlarında düşüşün durması, TL'deki değer kaybı ile enflasyondaki düşüşün beklenen hızda olmayacağı ifade ediliyor. Merkez Bankası'ndan kur uyarısıMerkez Bankası, önümüzdeki dönemde ekonomide 'aşağı yönlü' risklerin önemini koruduğu ve döviz kurlarındaki yükselişlerin enflasyondaki düşüşü sınırlayabileceğini ifade etti.Merkez Bankası Para Politikası Kurulu'nun sınırlı faiz indirimi kararını aldığı 24 Şubat toplantısına ilişkin özetlerinde, yıllık enflasyonun baz etkisiyle düşüş kaydetse de dayanıklı mallar genelinde yüksek oranlı fiyat artışları gözlendiğine vurgu yapıldı:'Giyim ve dayanıklı mallar dışında kalan gruplarda da yıllık enflasyon gerilerken aylık enflasyonun yükseldiği görüldü. Yakın dönem döviz kuru gelişmeleri temel mal enflasyonunda öngörülen düşüş sürecini sınırlayabilecek olmakla birlikte grup enflasyonunda yılın ilk çeyreğinde belirgin bir iyileşme olması bekleniyor. Dış talep göstergeleri, 2014 yılının son çeyreğinde net ihracatın büyümeye katkı yapmadığına işaret etmektedir. Bu dönemde ana ticaret ortaklarının büyüme hızlarındaki yavaşlama ve jeopolitik gelişmeler ihracattaki artışı sınırlarken, yurt içi talepteki ılımlı toparlanmayla birlikte ithalat talebinde artış gözlenmiştir. Küresel finans piyasalarında oynaklığın devam etmesi ve güven endekslerindeki zayıf seyir özel kesim nihai talebinin büyümeye yaptığı katkıyı sınırlayabilecektir. Dış talepte ek zayıflama gözlenmesi ve küresel büyüme oranlarının önemli oranda gerilemesi durumunda, emtia fiyatlarında yaşanacak düşüşler enflasyonu azaltıcı etki yapacak, fakat aynı zamanda yurt içi iktisadi faaliyet üzerinde belirgin olumsuz etkiler gözlenebilecektir. Bu durumda, Kurul politika araçlarını ekonomiyi destekleyici yönde kullanacaktır.'
‘AKP ile HDP Arasında Bir Seçim İş Birliği Var’
PKK lideri Öcalan'ın silah bırakma çağrısıyla ilgili, AKP ve HDP arasında seçim iş birliği olduğunu savunan CHP lideri Kılıçdaroğlu, çözüm için CHP'yi ve Meclis'i işaret etti.Partisinin grup toplantısında konuşan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, PKK lideri Abdullah Öcalan’ın silah bırakma çağrısını değerlendirdi. AK Parti ve HDP arasında seçim iş birliği olduğunu savunan Kılıçdaroğlu, sürecin şeffaf olmamasını eleştirdi.“Silahın olmadığı, insanların öldürülmediği bir Türkiye hepimizin özlem duyduğu bir Türkiye’dir dedim. Ama bu açıklamayı 10 madde ile şekillendirdiler. İçinde özgürlük, barış diyor. Soyut kelimeler. Bunlara karşı çıkmayız. Ama bu şifreli metnin arkasında ne var, onu bilmiyoruz. Yapılan açıklama konusunda bir mutabakat var mı? Mutabakat varsa ayrıntıları neler, bilmiyoruz. Yoksa neden toplantıdan sonra HDP ile AKP birbirlerini suçlamaya başladı. Olay ne, kamuoyu bilmiyor. Açıklamalar yarım ağızla, şifreli yapılıyor. Barışın, özgürlüklerin karşısında değiliz. Bu anlayışla barışın geleceğine inanmıyorum. Açık ve net söyleyeyim: AKP-HDP arasında bir seçim iş birliği var ve bunu götürmek istiyorlar. Yaptıkları bu: İş birliği. Bu sorunu çözecek tek parti CHP’dir. Bu sorunu çözmek için adres TBMM’dir. Son yapılan açıklama hükümetin değil, Öcalan’ın açıklaması.”Kılıçdaroğlu, Kürt sorununun çözümü için şu dört şarta uyulması gerektiğini söyledi:Samimi ve dürüst olacaksınız.Gizli kişisel bir ajandanız olmayacak.Millete izah edemeyeceğiniz angajmanlara girmeyeceksiniz.CHP ve diğer muhalefete bilgi vereceksiniz.CHP lideri, bu dört şartın yanı sıra yüzde 10 seçim barajının da kaldırılması gerektiğini söyledi. “HDP, AKP sesini çıkarmıyor” diyen Kılıçdaroğlu, “Seçim barajı demokrasinin önündeki en büyük engel. Bunu indirin, biz de destek vereceğiz, söz. Yüreğiniz varsa gelin” diye konuştu. Kılıçdaroğu şöyle devam etti:“Bu yöntemle kimse çözemez”“Dört şarta uyarsanız sorumu çözme konusunda sağlıklı ve kararlı bir iradeyi ortaya koyarsınız ama bunlara uyulmuyor. Tam bir aldatmaca, seçim yatırımı. Öcalan açıklama yaptı, PKK silah bıraktı mı? Bırakmadı. Peki siz bunu silahların gölgesinde nasıl yapacaksınız? Barışı istiyoruz, huzur ve kavga olmamasını istiyoruz. Demokrasiden yanayız. Ama gizli kapaklı olarak bunun çözüleceğine kimse inanmasın. Bu yöntemle kimse çözemez.”“Yöntemini biliyorum, çözeceğim”“Bütün aydınlara, kendini solcu görüp etnik siyaset üzerinde silah bırakanlara sesleniyorum: Türkiye’nin en temel sorununu CHP çözer, bunu herkes bilsin. Biz samimi ve dürüst olacağız. Kendi aralarında pazarlık yapıp CHP’yi suçluyorlar. CHP’ye güveneceksiniz. Bu sorunu çözmenin yolunu yöntemini ben biliyorum, çözeceğim bu sorunu. Kendisi demokrat olmayan, Meclis’e baskı yasaları getiren bir iktidar bu kadar temel bir sorunu çözebilir mi? Devleti baskı organı haline getirenler, diktatörler demokrasi getiremez. Bunu hâlâ bilemeyenler var. Kendisi sorun olan hükümet sorun çözemez.”“Direneceğiz”Meclis’te maddeleri kavga gürültü içinde geçen iç güvenlik paketiyle ilgili eleştirilerini sürdüren Kemal Kılıçdaroğlu bazı örnekler sıraladı, “Polis uyarmadan vurabilecek. Bunu nasıl kabul edelim? Hâkim kararı olmadan, valinin talimatıyla polis dilediği kişiyi arayabilecek. İsterse arama için çırılçıplak soyabilecek” dedi. “Direneceğiz, bu yasayı parlamentodan geçirtmeyeceğiz” diye de ekledi.Kılıçdaroğlu’na göre, iç güvenlik paketi bu haliyle yasalaşırsa, “Türkiye uygar dünyadan kopacak ve ekonomi daha kötüye gidecek”. CHP lideri, “Türkiye uygar bir dünyanın parçasıyken Ortadoğu’nun parçası, terör örgütlerinin yuvası haline geldi” dedi.Tekin’in sözlerine cevapCHP Genel Sekreteri Gürsel Tekin, CHP’nin iktidara gelmesi halinde ilk iş olarak iktidara yakın medyaya el koyacaklarını söylemişti. Kılıçdaroğlu bununla ilgili, “Onların gazetelerine el koyacağız diye bir şey yok. Biz kimsenin gazetesine el koymayız” dedi.İş dünyasından oy isteyen Kılıçdaroğlu, kendi iktidarlarında öğrencilerin yurt sorunu olmayacağını da söyledi. CHP lideri 7 Haziran'da yapılacak genel seçimler için, “Sizden sadece dört yıl için yetki istiyorum” diyerek sözlerini tamamladı.Al Jazeera Turk
Kiev ve Moskova Gaz Tedariki İçin Anlaştı
Kiev ve Moskova, Mart ayının sonuna kadar Ukrayna’ya Rus gazı tedarikini sürdürmek konusunda 2 Mart’ta Brüksel’de anlaşma imzaladı. Sonuç olarak bu ülke üzerinden AB’ye giden gaz alımları da güvence altına alınmış oldu.Rusya’nın Enerji Bakanı Aleksandr Novak ve Ukrayna Enerji Bakanı Vladimir Demçişin arasında saatlerce süren müzakerelerin ardından imzalanan sözleşmeye göre, Ukraynalı şirket “Naftogaz, ülkenin tüketimini karşılayan alımlar için Mart ayında Gazprom’a ön ödeme yapmayı taahhüt etmektedir. Gazprom AB’ye doğru gaz transitini garanti etmektedir ve Ukrayna’da iki taraf arasında belirlenen noktalara, eline geçen ödemelere dayanarak günde 114 milyon metreküp gaz teslim edecektir.”Kiev’in gaz tedarikini kestiği, isyancıların kontrolündeki Ukrayna’nın doğu bölgelerine Rus devi Gazprom’un geçen hafta gaz vermeye başlayacağı yönündeki kararının ardından, Pazartesi günü Avrupa arabuluculuk girişiminde bulunmuştu. Ukrayna tarafında Naftogaz, Pazartesi günü, Gazprom’u kendisine yaptığı ödemelere karşılık gelen tüm gazı teslim etmemekle suçluyordu. Rus tarafı ise, birkaç aydır gaz için ön ödeme yapması gereken Kiev’in bu hafta sonundan itibaren kredisini tüketebileceği uyarısında bulunuyordu.Gazprom’a 15 milyon dolarUkraynalı Naftogaz Cuma günü, Avrupa’ya Rus gazı tedarikinin zarar görmesinden endişe eden “Avrupalı meslektaşlarımızın sinirlerini yatıştırmak için” Mart ayı alımları için Gazprom’a ilk 15 milyon dolarlık ödemeyi yaptığını bildirdi.Ukrayna’ya gaz teslimatındaki bir kesinti, bu ülkeden geçen Avrupa alımları üzerinde de bir etkiye sahip olabileceğinden, bu durum Avrupa’yı gerçekten de doğrudan ilgilendiriyor. 2014 yılında, Avrupa’nın ithal ettiği 147 milyar metre küp civarındaki Rus doğalgazının yaklaşık % 40’ı Ukrayna’dan geçmişti. Rus gazı Avrupa talebinin yaklaşık % 30’unu temsil ediyor.
Reklam