'Yolsuzluğu Kendisine Şiar Eden Partiyle Nasıl Koalisyon Yapacaksınız?'
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 'AK Parti ile koalisyon yapar mısınız' sorusunun sorulması üzerine koalisyon fikrine sıcak bakmadığını belirtti ve 'yolsuzluğu kendisine şiar eden partiyle nasıl koalisyon yapacaksınız?' dedi.CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, NTV canlı yayınında Ahmed Arpat'ın sorularını yanıtladı.'Öğrenci ve memurlar zorla mitinge götürülüyor, gelmeyenler fişleniyor'AK Parti mitinglerini eleştiren CHP lideri, öğrenci ve memurların zorla mitinge götürüldüğünü söyleyerek, 'Gelmeyenleri fişliyorlar. Bu benim gördüğüm en büyük ahlaksızlıktır. Devlet ayrı hükümet ayrıdır. Hükümetler devlet olmak için değil, devleti yönetmek için gelir. AKP artık devlet oldu' diye konuştu.'Abdullah Gül nasıl yaptıysa senin de öyle yapman gerekirdi'Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı 'tarafsız' olmadığı gerekçesiyle eleştiren Kılıçdaroğlu, şunları söyledi: 'Sağ duyusu olan herkes sayın cumhurbaşkanına dönüp şunu söylemesi lazım; seni bu süreç içerisinde 3 kez başbakan yaptık. Sonra cumhurbaşkanı yaptık. Sayın Abdullah Gül nasıl yaptıysa senin de öyle yapman gerekirdi. Sen bir siyasi partiyi destekliyorsan namusun ve şerefin üzerine yemin etmemen gerekirdi.'AK Parti ile koalisyon olur mu?Kılıçdaroğlu, 'AK Parti ile koalisyon yapar mısınız?' sorusuna da yanıt verdi. 'Yolsuzluğu kendisine şiar eden partiyle nasıl koalisyon yapacaksınız' diyen Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:'Sen bunlarla nasıl bir araya geldin diyenlere ne söyleyeceğim? Yolsuzluk diz boyu. Biz hayatımız boyunca yolsuzlukla mücadele ettik, yolsuzluk yapanlarla nasıl bir araya geleceğiz?'Sürekli meydanlardasınız, meydanlar ne söylüyor bu kez size?Halk ciddi sorunlarla boğuşuyor ama biz seçim bildirgemizle vatandaşın içinde bulunduğu durumu çok iyi saptadığımıza inanıyoruz ve onların yaşadığı sorunları da çözeceğimize inanıyoruz. Bunlara ilişkin vaatlerimiz var. Bu vaatleri halka anlatıyoruz meydanlarda. Bir de gittiğimiz yerde bölgenin sorunları varsa o sorunlara yönelik düşüncelerimizi de ifade ediyoruz. Mesela dün Lüleburgaz'daydım ve Trakya'nın en büyük sorunlardan birisi Ergene nehrinin kirliliğidir. Eğer bir iktidar 13 yılda bir nehri kirlilikten kurtaramıyorsa ne yapacak bu iktidar. Kirlilik o boyutlardaki Marmara'yı da kirletiyor. Bu konuda bizim milletvekillerimiz defalarca araştırma önergesi verdiler. Siyasi iktidar 3 dönem ardı ardına Ergene Nehri'ni kirlilikten kurtaracağım vaadinde bulundu ama diğerleri gibi bunu da yapmadı.2010  yılında genel başkan seçildiniz, öncesinde İstanbul belediye başkanı adayıydınız. Daha önceki seçimlerle kıyasladığınızda meydanın sesini nasıl duyuyorsunuz?Daha iyi. Bir de sadece Cumhuriyet Halk Partisi'ne oy veren seçmen kitlesi meydana gelmiyor, sorunları aşmak isteyen bir kitlede meydana geliyor. Acaba Cumhuriyet Halk Partisi'nin düşünceleri nedir nasıl yapacaklar bunu görmek için geliyorlar. Farklı partilerden gelenler oluyor. Konuşmaya başlamadan önce miting alanında küçük bir anket çalışması yapılıyor. Partililer parti dışından gelenlerin oransal büyüklükleri ölçülüyor.Hangi partinin seçmeni daha fazla size ilgi gösteriyor bu anketlere göre?Bölgeye göre değişiyor.Bu kez farklı dediniz o fark sizi tek başınıza iktidara taşır mı?Bütün amacımız o. Çok samimi olarak söylüyorum, 27 buçuk yılını bu devletin büyümesi, kalkınması için, harcamaların sağlıklı yapılması için harcayan bir kişi olarak söylüyorum devletin çivisi çıktı. Hukuk yok, anayasa yok, ekonomi benim deyimimle değil sayın cumhurbaşkanının deyimiyle 3 yıldır patinaj yapıyor. Etrafımız kan gölü, dışarıdan istenmeyen bir ülke görünümündeyiz. Bunları aşmanın yolu Cumhuriyet Halk Partisi'nin tek başına iktidar olması. Ben 13 yıl filanda istemiyorum bu ülkenin hukuk içinde, adalet içinde, siyasetinde hesap verdiği bir çerçevede yönetilmesini istiyorum. Biz bunu yapmazsak yazık günah olacak ülkemize. Benim kişisel heveslerim yok. Bu ülkede 17 milyon yoksul varsa geriye dönüp 13 yılı sorgulayacağız. Aylığı 1000 liranın altında olan 8 milyon emekli varsa bu ülkeyi yöneten 13 yıllık iktidarı sorgulayacağız. 6 milyon 250 bin işsizimiz var. Genç nüfusumuz var, taşı sıksa suyunu çıkaracak gençlerimizin hepsi kahve köşelerindeler. Bugün yeni rakamlar çıktı ortaya genç işsizlikte Avrupa birincisiyiz. Krizde olan Yunanistan'ı geçtik.İktidarı hedefliyorsunuz ve alabildiğiniz en yüksek oyu almak istiyorsunuz. HDP'nin baraja meydan okuması Cumhuriyet Halk Partisi'nin oylarına nasıl yansıdı? Çevremdeki Cumhuriyet Halk Partili seçmende gördüğüm yaklaşım Cumhuriyet Halk Partisi'nin bir iki oy fazla alması bir şey etkilemeyecek ama HDP'nin barajı aşması çok şey demek. Bu barajla imtihan Cumhuriyet Halk Partisi'ne nasıl yansıyor?HDP barajı aşsa da aşmasa da birilerinin başkanlık hevesi asla gerçekleşmeyecek. Biz demokratik sürecimizi getirip bir dikta rejimine teslim edemeyiz. Bir kişinin arzusu ve istemi üzerine rejim değişmez. Hem milli irade diyeceksiniz hem tek konuşan ve tek seçici ben olacağım diyeceksiniz. Ben ve benim partim yüzde 10 seçim barajının kaldırılmasını savunan bir partidir. Bir açık ve net söylüyorum darbelere karşıyız. Bunun içindir ki parlamentoda defalarca darbe hukuku değişmeden ülkede sağlıklı demokrasi olmaz dedik. Ama darbeye karşıymış gibi görünüp darbe hukukunun arkasına saklanan, tahkim eden bir yönetim var. Yüzde 10 seçim barajının arkasına saklanıyor. Hangi demokraside yüzde 10 seçim barajı var. 12 Eylül darbecileri getirdi bunu ama bugünkü iktidar da bunu savunuyor. Onun içinde bu iktidarın samimiyetinden tüm yurttaşlarımın sorgulama yapmasını isterim. Bunlar kendine özgü bir demokrasi anlayışı yaratmak istiyorlar. Açık ve net söylüyorum demokrasi konusunda halkı kandırıyorlar. Yüzde 10 seçim barajını bırakın yüzde 1 oy alan partinin bile en azından genel başkanının parlamentoya gelmesini isterim. Milli irade budur. Bütün Cumhuriyet Halk Partililere net şekilde ifade etmek isterim ve tüm yurttaşlarıma da ifade etmek isterim Cumhuriyet Halk Partisi bir yardım kuruluşu değil. Bizim projelerimize inanıyorsanız Cumhuriyet Halk Partisi'ne yönetim yolunu açmak zorundasınız. Türkiye'yi içinde yaşadığı krizden ekonomik, sosyal ve uluslar arası krizden biz çıkarırız. Biz bütün dünyaya güven veriyoruz.Merkez Türkiye projesiBaşbakan Yardımcısı Ali Babacan'ın 'Seçim otobüsünün arka odasında hazırlanmış' sözleriyle eleştirdiği Merkez Türkiye Projesi'ne de değinen CHP lideri, şunları kaydetti:'Biz seçimi iki ana eksen üzerine oturttuk. Kısa vadeli çözümler, çiftçiye mazotun 1.5 lira olması, emekliye iki maaş ikramiye gibi. Bir de uzun vadeli düşünmemiz lazım. Türkiye'yi dünyanın sayılı bir ülkesi yapma idealimiz var. Türkiye'nin 3 alanda üstünlüğü var. Tarım, coğrafi konum ve genç nüfus. Bunları bir araya getirip Merkez Türkiye Projesi'ni oluşturduk.'Böyle bir geçiş görüyor musunuz siz Cumhuriyet Halk Partisi seçmeninden hadi bu seferlik barajı geçirelim diye emanet oy HDP’ye giden var mı?Değişik kurumların yaptırdığı ve bize gelen araştırmalardan ağırlıklı olarak HDP’nin AKP tabanından oy alacağını gösteriyor.Cumhuriyet Halk Partisi olarak seçimlerden sonra bir tablo çıkar ve kıyıların partisi olarak görünür Cumhuriyet Halk Partisi. Bu seçimde o fotoğraf değişir mi?Bizde aslında her yerden oy alıyoruz ama milletvekili çıkarmak için aldığınız oyların yüksek olması lazım. Bu seçimlerde bu tablo değişecek hem de çok değişecek Güneydoğu Anadolu’da dahil buna.Sayın Cumhurbaşkanının katıldığı programlarda altını çizdiği kendi tabanında bir rehavetten bir sürpriz olabilir diyor. Ne dersiniz?Seçmende bir rehavet yok aslında bir kaygı var, gelecek endişesi var. Sadece kendisi için değil ülkesi içinde bu endişeyi taşıyor. Bir kişinin meydanlara çıkıp açıkça anayasayı ihlal etmesi, tarafsızlık ilkesini görmezlikten gelmesi, namus ve şeref kavramlarını ayaklar altına alması bu ülkenin milletinin değerlerine saygısızlıktır. Emin olun şu anda millet ne oluyor bu ülkede diye kendisine soruyor. Miting meydanlarına öğrencileri götürüyorlar zorla, memurları zorla götürüyorlar. Gelmeyen memurları fişliyorlar.  Devlet ayrı hükümet ayrıdır. Hükümetler devleti yönetmek üzere gelirler devlet olmak için değil. AKP 13 yılda devlet oldu. Vali benim valimdir diyor devletin valisi değil, öğretmen benim öğretmenimdir diyor. Vali genelge yayınlıyor gideceksiniz diyor. Şu arabalara sivil plaka takacaksınız başbakanı karşılayacaksınız diyor. Çocuk doğduğu andan itibaren vergi öder ve siz tüyü bitmemiş yetimin hakkını yiyorsunuz. Meydanlarda rehavet değil endişe var.Sayın Cumhurbaşkanının meydanlara çıkması AK Parti tabanında olumsuz mu yargılandı?Sağduyusu olan herkesin sayın cumhurbaşkanına seni 3 kez başbakan yaptık sonra cumhurbaşkanı yaptık. Sayın Abdullah Gül nasıl yaptıysa seninde öyle yapman lazım. Sen bir siyasi partiyi destekliyorsun namusun ve şerefin üzerine yemin etmeyecektin demesi lazım. Bir cumhurbaşkanının namus ve şeref kavramlarını ayaklar altına aldığında seçmenin sorması gereken; “sayın cumhurbaşkanı sizin için namus ve şeref kavramı nedir bunu anlatın öğrenelim” demesi lazım. Seçim meydanlarına çıkıyor ben tarafsızım diyor. Tarafsızsa neden muhalefet partilerine çatıyor iktidar partisine neden iki çift laf söylemiyor. Açıkça halka yalan söylüyor. Biz seçilmesine karşı çıktık ama parlamentoya geldiğinde cumhurbaşkanlığı makamına göstermemiz gereken saygısı gösterdik. Ama aynı saygıyı onun bütün yurttaşlara göstermesi lazım.Köşe yazılarında AK Parti seçmenine uyarılar içerikli yazılarda bir koalisyondan, eğer kararsız seçmen sandığa gitmezse 8 Haziran sabahına koalisyonla uyanabiliriz deniyor. Siz koalisyon fikrine nasıl bakıyorsunuz?Kemal Kılıçdaroğlu: Koalisyon fikrine sıcak bakmıyorum. İçinde bulunduğumuz şartlar Cumhuriyet Halk Partisi iktidarını zorunlu kılıyor.Şartlar oluşursa koalisyonda yokum mu demek istiyorsunuz?Koalisyonlar Türkiye'nin sorununu çözmez. Türkiye'nin sorununu çözecek olan siyasal iktidarın ufku olması lazım. Tek başına iktidar olanlar  ceplerini değil vatandaşın  cebini düşünmesi lazım. İsraf konusunda kendisine haklılık kazanmak için diyaneti kullanıyorlar. Diyanet işleri başkanıyla Papa’yı kıyasladılar. Eğer israf nedir örnek vereceksen sevgili peygamberimizi örnek vermen lazım.Olursa bir koalisyon ortamı oluşursa oluşacak koalisyon 4 yıl götürmeli midir yoksa erken seçim söz konusu olur mu?Sağlıklı demokrasilerde koalisyonlarda olabilir. Ama bugün Türkiye'nin yaşadığı ciddi bir sorun var hem içerde hem dışarıda. Türkiye'nin yeniden rehabilite edilmesi lazım. Ufku geniş olan, hem bugünü hem geleceği sağlıklı olan bir yönetime ihtiyacı var. Cumhuriyet Halk Partisi iktidarına ihtiyacı var bu ülkenin. Bizim dışımızda hiçbir siyasal parti bizim gösterdiğimiz net tutarlılığı göstermiş değil. Bizim ortaya koyduğumuz projelerin hiç birisine iktidar dahil hiçbir parti yanlıştır demiyor. Sadece nasıl yapacaksınız diyorlar. Nasıl yapacağımızı biz çok iyi biliyoruz.Şartlar bir şekilde bir koalisyonu gerekli kılarsa Cumhuriyet Halk Partisi kiminle yan yana gelir kiminle gelmez kırmızı çizgileri nedir?Biz bütün siyasi partilerle eşit mesafedeyiz hepsine saygı duyarız.AK Parti ile bir koalisyon yapar mısınız?İsrafı ve yolsuzluğu kendisine şiar edinmiş bir parti ile nasıl koalisyon yapacaksınız? Birisi yarın bana dönüp sen seçim meydanlarına kul hakkı yiyene karşıyız diyordun sen nasıl oldu bunlarla bir araya geldin dediklerinde ne diyeceğim? Yolsuzluk diz boyu, yolsuzlukları önlemek yerine dosyaları kapattılar. Yolsuzluk yapanlarla nasıl bir araya geleceğiz. Vatandaşıma açık ve net çağrıda bulunuyorum ben, bu ülkede yoksulluğun, yolsuzluğun bitmesini istiyor musun? Siyasi iktidar diğer partilere hesap versin istiyor musun? Herkesin karnının doyduğu bir düzeni istiyor musun? O zaman 4 yıl yetki ver nasıl yönetilir hem sen gör hem bütün dünya görsün. Ben halktan birisiyim. Aristokrat bir aileden gelmedim ben. 7 çocuklu bir aileden  geliyorum. Rahmetli annem okuma yazma bilmezdi. 7 kardeşten üniversiteye giden sadece bendim. Devletin sınavlarına girdim en zor sınavları başardım, önemli mevkilerde görev yaptım. Ama hiçbir zaman asla kim kalkıp Kemal Kılıçdaroğlu yolsuzluk yaptı diyemedi. Devleti aynı anlayışla yönetmek istiyoruz.Sondakika.com ve NTV
FT: ‘Davutoğlu'nun Kampanyası Bir Devin Gölgesinde Sürüyor’
İngiliz Financial Times gazetesi'nin İstanbul muhabiri Daniel Dombey, Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun seçim kampanyasından izlenimlerini aktardığı yazısında, Davutoğlu'nun Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın gölgesi altında kaldığını yazıyor.Yazı AKP'yi Orta Doğu'nun en başarılı siyasi partisi olarak tanımlayarak başlıyor ve şöyle devam ediyor:'İstanbul'da sıcak, bunaltıcı bir gün... Davutoğlu kalabalığı ateşlemeye çalışıyor, ama pek iyi gittiği söylenemez. En büyük tezahüratı, kendisini şu anki görevine getiren adamın- Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın- ismini telaffuz ettiğinde alıyor.' Dombey, kendi hakkıyla seçilmek isteyen Davutoğlu'nun 'Türk siyasetini 10 yıldan fazla süredir domine eden karizmatik devin gölgesi altında kaldığı' yorumunu yapıyor ve 'seçimi kazansa bile Davutoğlu'nun bu gücü gerçekten kullanan kişi olacağının çok şüpheli' olduğunu yazıyor.Haberde İstanbul'daki miting sırasında konuştuğu AKP'lilerin Erdoğan hakkındaki görüşlerine de yer veriliyor: 'Nurgül isimli bir kişi 'Erdoğan'ın sesini duyduğumda ağlamaya başlıyorum, onu o kadar çok seviyorum'; işsiz biri de 'Türkiye'nin yüzde 50'si Erdoğan'ı destekliyor, onun için ölmeye hazırız. Eğer Erdoğan Davutoğlu'nun arkasında durursa, onu da destekleriz' diyor'.Erdoğan'ın anayasaya göre seçim kampanyasına dahil olamayacağını hatırlatan Dombey, buna rağmen Cumhurbaşkanı'nın AKP'nin seçim politikasına 'paralel' yürüttüğü bir çabayla, muhalefeti yerden yere vurduğu, AKP'nin ismini telaffuz etmeden, kendi başkanlık yetkilerini artırabilmek için parlamentoda çoğunluğu sağlama çağrısında bulunduğunu belirtiyor.
''Ayrılık Sonrası'' İzlenmemesi Gereken 23 Film
Hep izlenmesi gereken filmler diye sıralama yapılır. Bu sefer bir farklılık olsun istedik . Ne kadar izlenmemesi gerek desek de izleyeceğinizi ya da izlediğinizi biliyoruz.İkili ilişkilerde ayrılık zor bir süreç. Bu süreci kolaylaştırmak için birçok şey yapılabilir ama zorlaştırmak istiyorsanız bu listeye iyi bakın. İzledikten sonra bir süre kendinize gelemeyeceğiniz. ''Aa ben bunun aynısını yaşadım'' diyeceğiniz, ''Keşke sevmek yetseydi ama yetmiyor işte'' diyen filmler depresyona sokma garantili.
Merkel Beşinci Kez En Güçlü Kadın Seçildi
Almanya Başbakanı Angela Merkel, beşinci kez Forbes dergisinin ‘Dünyanın En Güçlü 100 Kadını’ listesinin zirvesine yerleşti. Sabancı Holding’in Yönetim Kurulu Başkanı Güler Sabancı 70’nci sırada yer aldı.ABD’nin ünlü ekonomi dergisi Forbes, Almanya Başbakanı Angela Merkel’i beşinci kez dünyanın en güçlü kadını seçti. Merkel son 12 yıl içerisinde dünyanın en güçlü kadınları sıralamasında on kez ilk 10 arasında yer aldı.24 şirket üst yöneticisi, 15 dolar milyarderi ve 8 devlet başkanının bulunduğu listede, Merkel’in ardından yer alan en güçlü ilk 10 kadın şöyle:
Reklam
23 Maddede Asacak Birşey Kalmazsa Surat Asan Lider: Kim Jong-Un
O, Kuzey Kore efsanesi! O, üçüncü kuşak psikopat! O, nev-i şahsına münhasır bir diktatör… Saklı ülke Kuzey Kore’de neler oluyor tam manasıyla bilinmese de, bu tarafa yansıyan haberler her daim ağızları açık bırakmaya ve “Yok artık, neler dönmüş ya!” dedirtmeye devam ediyor. Nasıl mı? İşte böyle...
Reklam
Iron Man Temalı Samsung Galaxy S6 Edge Resmen Duyuruldu
Samsung tarafından geçtiğimiz hafta resmen onaylanan Iron temalı Galaxy S6 edge nihayet resmiyet kazandı . Kısa bir süre önce vizyona giren Avengers: Age of Ultron’un ardından tanıtımı gerçekleşen telefon, canlı kırmızı ve altın renkli gövdesiyle dikkat çekiyor.
Metal İşçileri Direnişi Hakkında Bilmeniz Gerekenler
Türkiye'nin birçok yerinde metal işçileri üretimi tamamen durdurdu. Renault'da fabrika yönetiminin işçilerin zam talebini yerine getirmemesi ve yan sanayi fabrikasına yüzde altmış zam yapmaları grevi başlatan hamle oldu. Burada başlayan greve, Tofaş, Coşkunöz, Valeo, Ototrim, Mako, Türk Traktör ve Ford Otosan fabrikaları katıldı. Metal işçileri direnişi büyüyerek devam ediyor.
4 Büyüklere Borsa Şoku
Borsa İstanbul'da işlem gören spor şirketleri haftaya hızlı düşüşlerle başlayarak yatırımcısına ortalama yüzde 8,6 kaybettirdi.Galatasaray’ın, dün akşam Beşiktaş’ı 2-0 mağlup ederek şampiyonluk yarışında son haftaya puan avantajını koruyarak girmesine karşın, hisse senetleri değer kaybederken, bu akşam İstanbul Başakşehir ile karşılaşacak olan Fenerbahçe’nin hisse senedi fiyatı da hızlı düştü.Güne yükselişle başlayarak 35,90 lirayı gören Galatasaray hisse senedinin fiyatı, geçen hafta Borsa İstanbul tarafından başlatılan brüt takas uygulamasının ardından etkili olan hızlı düşüş eğilimine geri döndü. Galatasaray hisselerinin fiyatı saat 15 sularında dünkü kapanışa göre yüzde 9,55 değer kaybederek 30,30 lira ile taban fiyattan işlem görürken, Fenerbahçe hisselerinin fiyatı da yüzde 10,77 düşüşle 35,60 liraya geriledi.Galatasaray mağlubiyetinin ardından güne düşüşle başlayan Beşiktaş hisselerinin fiyatı yüzde 7 değer kaybıyla 1,90 liraya, Trabzonspor hisselerinin fiyatı ise yüzde 1,40 azalışla 1,39 liraya düştü. Borsa İstanbul tarafından spor şirketlerinin hisse senedi performanslarından hesaplanan spor endeksi de şu dakikalarda yüzde 8,61’lik düşüşle tüm sektör endeksleri içerisinde yatırımcısına en fazla kaybettiren endeks oldu.Galatasaray hisselerinin fiyatı, 14 Mayıs’ta şampiyonluk beklentisinin yükselmesi ile hızlı bir şekilde yükselişe geçerek, 5 işlem gününde yüzde 100 kazandırarak 41,55 liraya kadar çıkmıştı. Olağanüstü fiyat hareketleri nedeniyle Borsa İstanbul 'Otomatik Seans Durdurma Sistemi' tarafından iki kez işleme kapatılan Galatasaray pay piyasası, brüt takas uygulamasın başlaması ile düşüşe geçerek cuma günü yüzde 18,29 değer kaybetmişti.Bu akşam oynanacak Süper Lig’de şampiyonluk umudunu son haftaya taşımak isteyen Fenerbahçe, 33. hafta mücadelesinde İstanbul Başakşehir ile karşılaşacak.Beşiktaş’ı yenerek puanını 76’ya çıkaran Galatasaray’ın 6 puan gerisinde olan Fenerbahçe’nin şampiyonluk umudunu son haftaya taşıması için mutlaka galip gelmesi gerekiyor.AA
Reklam
Babacan Davutoğlu'na Danışman mı Olacak?
​Reuters, Ali Babacan'ın seçimden sonra Başbakan Ahmet Davutoğlu'na danışman olarak göreve devam edeceğini belirtti.Reuters'a konuşan iki hükümet yetkilisi AK Parti'nin yeni hükümeti kurması halinde Babacan'ın, en azından Başbakan danışmanı olacağı kaydedildi.
Yolu Türkiye'den Geçen 17 Talihsiz Turist
etiket
Her yıl Türkiye'de yaşanan soygun, tecavüz, bıçaklı saldırı gibi haberlere alışmış halde yaşıyoruz. Bütün bunlara alışmaktan daha kötü olansa, Türkiye'ye gelen turistlerin de bunlarla karşılaştığını görmek. Son yıllarda sıkça rastladığım 'Türkiye'de Öldürüldü/Saldırıya Uğradı/Soyuldu' haberleri ile yaşadığım ülkeden utanıyorum...
MHP'den ‘Çerez’ Hesabı: 3,3 Milyar ile Neler Yapılır?
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in makam araçlarına harcanan 3,3 milyar lira için 'çerez parası bile değil' sözleri MHP’ye hesap yaptırdı.TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Üyesi Erkan Akçay, AKP hükümetinin kamudaki taşıt israfının gizlenemez noktaya geldiğini söyleyerek, Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in milletin parasını nasıl çerez yaptıklarını ballandıra ballandıra anlattığını ifade etti.
Reklam
'AKP Rüşvet ve Yolsuzluk Filosu Kurup, Haram Denizine Yelken Açtı'
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Yozgat mitinginde yaptığı konuşmada, 'AKP haram yedi, israfa battı, yandaşları zengin etti. Size geldiler duygu sömürüsü ve mağduriyet edebiyatı yaptılar, Ankara'ya gittiler rüşvet ve yolsuzluk filosu kurup haram denizine yelken açtılar' dedi. Başbakan Davutoğlu'nu eleştiren Bahçeli, 'Tıpkı Erdoğan gibi ağzına ne gelirse konuşmaya, atıp tutmaya başlamıştır. Çıktığı her meydanda AKP'den önce piyade tüfeği dahi yapılmadığını iddia etmiştir. 17-25 Erdoğan'ı öfkelendirmemek için iftiralarını hızlandırmıştır' diye konuştu.MHP Lideri Bahçeli, Yozgat Cumhuriyet Meydanı'nda yaklaşık 10 bin kişiye hitap etti. Yozgat'ın yıllarca AK Parti'ye oy verdiğini, ancak işsizlik nedeniyle kentten göçün yaşandığını belirten Bahçeli, Recep Tayyip Erdoğan'ın 2 Mart 2004 tarihinde Yozgat'ta yaptığı konuşmada, 'Artık Bozok Yaylası'nın yiğit evlatları iş bulmak için buraları terk etmeyecek. Yozgat'a yeni bir tüketim anlayışı gelecek' dediğini hatırlattı. Her şeyin meydanda olduğunu, Erdoğan bu sözlerinden sonra Yozgat'ın nüfusu 260 bin azaldığını ve milletvekili sayısının da 6'dan 4'e indiğini söyleyen Bahçeli, 'Ne aldanan, ne de aldatan olacağız diyen Erdoğan Yozgat'ı yüzüstü bıraktı, acımasızlığın çarkına teslim etti. Umutlarınızla oynadı, yalan konuştu, hayallerinizi kararttı, geleceğinizi riske attı' dedi.'HARAM DENİZİNE YELKEN AÇTILAR'Bakanlardan Başbakan'a kadar önüne gelenin havaalanı yapma sözü vermesine rağmen, Yozgat'ın ihmallerin kurbanı olduğunu, 54 havaalanı yapmakla övünen Erdoğan ve yandaşlarının sıra Yozgat'a gelince duymadıklarını, görmediklerini ve konuşmadıklarını söyledi. Yozgat'ın gelişmiş iller sıralamasında 72'nci, yaşanabilir iller sıralamasında ise 70'inci olduğunu hatırlatan Bahçeli, 110 bin hanenin üçte birinin de yardımlarla geçindiğini belirtti. Bahçeli, 'AKP haram yedi, israfa battı, yandaşları zengin etti. Size geldiler duygu sömürüsü ve mağduriyet edebiyatı yaptılar, Ankara'ya gittiler rüşvet ve yolsuzluk filosu kurup haram denizine yelken açtılar' dedi.HAVUZCULAR, KUTUCULAR, YOLSUZLUK ÇETELERİ AKP'DEN MEMNUNBahçeli, Yozgat'ta sanayinin olmadığını, ticaretin azaldığını, çiftçiliğin tükendiğini, hayvancılığın da can çekiştiğini, esnafın siftahsız kepenk kapattığını söyledi. Bahçeli, ülkemizin varlıklarını kapışan yabancı yatırımcıların AK Parti'den memnun olduğunu söyledi. Bahçeli, 'Havuzcular, kutucular, kasacılar, rüşvetçiler, yolsuzluk çeteleri AKP'den memnundur. Kara paracılar, altın kaçakçıları, imar vurguncuları, arazi yağmacıları, ihale mafyaları, kul hakkını çalan şerefsizler AKP'yle fazlasıyla mutludur. Köylüyü ve hayvancıyı yokluğa mahkum eden ithalatçı da AKP hükümetinin başarısından bahsetmektedir. Zaten AKP'de onları mutlu etmek üzere iktidarda tutunmaya çabalıyor. Zaten AKP'de meşruiyetini yabancı ve işbirlikçilerinin memnuniyetinde arıyor' diye konuştu.DAVUTOĞLU YALANCILIĞIN KİTABINI YAZMIŞYozgat'ın hırsız ve hainlerle yan yana yürüyen AK Parti'ye tahammülünün artık olmadığını söyleyen Bahçeli, 'AKP yalan markası, aldatma ustasıdır. Davutoğlu tıpkı Erdoğan gibi ağzına ne gelirse konuşmaya, atıp tutmaya başlamıştır. Yalan nifak kapısıdır. Davutoğlu seçim kampanyası başladı başlayalı gittiği her yerde yalancılığın kitabını yazmış, inkar külliyatını kaleme almıştır. Çıktığı her meydanda AKP'den önce piyade tüfeği dahi yapılmadığını iddia etmiştir. Davutoğlu 2002'den önce tüfek ve tankın hibe yoluyla alındığını söylemiştir. Her konuşmasında AKP'den önce ilkel bir kabile devleti olduğumuzu ima etmiştir. Karaman'da utanmadan, sıkılmadan AKP'den önceki senelerde; 'Ege'ye, Akdeniz'e gemimizle çıkamadığımızı, şimdi ise Türk yapımı gemilerin Afrika açıklarında, Türk donanmasının Japonya'ya doğru gittiğini' söylemiştir. Davutoğlu baştan ayağa yalandır, utanmazlıktır. 17-25 Erdoğan'ı öfkelendirmemek için iftiralarını hızlandırmıştır. Davutoğlu yalan bataklığında çırpınmaktadır' dedi.ŞUURU KAPANMIŞ, ZEKASI KÖRELMİŞBaşbakan Davutoğlu'nun 2002'den önce Türkiye'de piyade tüfeği dahi yapılamadığını söylerken yüzünün kızarmadığını söyleyen Bahçeli, şöyle devam etti:'Sayın Davutoğlu, G-3 piyade tüfeği Makine Kimya Endüstrisi Kurumu tarafından 1974 yılında üretilmiş ve NATO ülkelerine ihraç edilmiştir. Peki yalancı Davutoğlu şimdi ne diyeceksin? Nereye kaçacaksın? Cahil Davutoğlu ilk kez uçak yaptıklarını, Hürkuş'u da 2018'de uçuracaklarını açıklamaktadır. Merhum Nuri Demirağ'ın şahsi çabalarıyla ilk uçak üretimi yıllar önce zaten yapılmıştır. 1936'da tek motorlu uçak, 1938'de de 6 kişilik yolcu uçağı üretilmiştir. 1941 yılında tamamen Türk yapımı ilk uçak İstanbul'dan Divriği'ye kadar uçmuştur. Davutoğlu ilk kez tank ürettiklerini söylemektedir. Fakat yine çakmış, yine sallamıştır. Nitekim milli tank üretiminin 1980'li yıllarda başladığını bilmeyecek kadar şuuru kapanmış, zekası körelmiştir. Başbakan, özellikle Bitlis'ten Muş'a lüks helikopteriyle uçarken sağ ve sol tarafta yüzde yüz yerli yapım olduğunu iddia ettiği Atak helikopterlerini pencereden gururla izlediğini defalarca duyurmuştur. Akıl fukaralığı çeken Davutoğlu buna da milliyetçilik demiştir.'Başbakan'ın 'Yüzde yüz Türk' dediği Atak helikopterlerinin Türkiye uçak sanayi ile bir İtalyan firmasının işbirliğinde yapıldığını öne süren Bahçeli, yüzde 60 oranında yerli ve henüz deneme aşamasında olduğunu kaydetti. Davutoğlu'nun Türkiye ilk refakat gemisini 1971'de Gölcük Tersanesi'nde imal edildiğini söylediğini hatırlatan Bahçeli, 'İlk denizaltımız 1975'de yine Gölcük Tersanesi'nde yapılmıştır. İlk hücumbot 1978'de, ilk firkateyn 1988'de üretilmiştir. Ve Türk gemileri dünyanın her yerinde milletimizi iftiharla temsil etmiştir. Serok Ahmet yalan söyleyerek, gerçekleri çarpıtarak nereye varabilecektir?' dedi.TÜRK ASKERİNİN ELİNDE SANKİ ÇAKARALMAZ SİLAH VARDIRBaşbakan Davutoğlu'nun, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın tüm kötü huylarını aldığını, ancak yalancının mumunun yatsıya kadar yandığını söyleyen Bahçeli, 'Davutoğlu da yalancı Ahmet unvanını çoktan almıştır. Başbakan, Atak helikopterlerini görünce, gökyüzünde olmasa şükür secdesine varacağını Yozgat'ın huzurunda geçtiğimiz günlerde açıklamıştır. Böyle bir istismarcı bakış, böylesi bir münafık yaklaşım nerede görülmüştür? AKP'ye gelesiye kadar Türk askerinin elinde sanki çakaralmaz silah vardır. Sanki Türk ordusu tel tel dökülmüş, tümüyle başkalarının eline bakmıştır. Bu alçak suçlama ve karartma kampanyasını reddediyorum' dedi.EMEKLİLERE YILDA 2 BİN 800 LİRA DESTEKİktidara geldiklerinde yoksullukla savaşacaklarını, yolsuzlukla ve terörle mücadele edeceklerini belirten Bahçeli, devlet ve yönetim reformuyla çürümenin önüne geçeceklerini belirtirken, şunları kaydetti:'Ahlak ve kalitenin tesisiyle çöküşü engelleyeceğiz. Üreten Ekonomi Programımızla sanayinin, işadamlarımızın, aç ve açıkta kalan milyonlarca masum vatandaşımızın sorunlarını gidereceğiz. Ekonomi büyüyecek, insanımız refah ve zenginliğe ulaşacaktır. Türkiye, MHP iktidarıyla, milli varlığına, tarihi misyonuna sahip çıkarak bugün içinde bulunduğu ataletten kurtulacaktır. Emeklilerimize; Mart ayında 1400 ve Eylül ayında 1400 lira olmak üzere yılda toplam 2 bin 800 lira Emekli Destek Ödeneği vereceğiz. Asgari ücretlilere, büyük şehirlerde her ay 100 lira şehir içi ulaşım imkanı sunacağız. Ayrıca emeklilerimizin banka promosyonu alabilmeleri, esnaflarımızın emekli aylıklarından kesilen sosyal güvenlik destek priminin kaldırılması için ne gerekiyorsa yapacağız. Emekli aylıkları arasındaki eşitsizliği gidereceğiz. Emekli aylığı hesabındaki refah payını yükselteceğiz. Kamu çalışanlarımızın çeşitli isimler altında ödenen tüm ek ödenekleri emekli aylıklarına yansıtacağız. Emeklilikte yaşa ve prim gün sayısına takılan vatandaşlarımızın mağduriyetlerini çözeceğiz' dedi.ÇİFTÇİNİN BELİNİ BÜKEN MAZOTKonuşmasında çiftçilerin feryat ettiğini, mazotta, gübrede, ilaçta, tohumda, yemde, fidede, ÖTV ve KDV'yi tamamen kaldıracaklarını söyleyen Bahçeli, 'Çiftçilerimizin belini büken mazotu 1 lira 75 kuruşa indireceğiz. Anadolu'nun merkezinde tarım ve hayvancılık sektörünün ağırlıkta olduğu Yozgat tarımın Başkenti olacaktır. Canlı hayvan kaçakçılığını önlemek, et ve sütte garanti fiyat uygulamak için tedbir alacağız. Erdoğan karşı çıksa da, Davutoğlu itiraz etse de, Maliye Bakanı bütçe dengelerini hatırlatsa da, asgari ücreti net 1400 liraya çıkaracağız. Hayırlı olsun' dedi.Türkiye'de imamsız ve müezzinsiz cami bırakmayacaklarını, Cemevi gerçeğini siyasi kaygılardan uzak bir şekilde kabul edip, devlet yardımının önünü açacaklarını kaydeden Bahçeli, konuşmasını şöyle sürdürdü:'Köy ve mahalle muhtar maaşlarının en az asgari ücret kadar yükselmesi, yani en az 1400 lira olması için gereğini yapacağız. Esnaf ve sanatkârlarımız yeni işyeri açtılarsa, onları beş yıl süreyle gelir vergisinden muaf tutacağız. İlave olarak, kendi nam ve hesaplarına ödedikleri sigorta primlerinin yarısı beş yıl süreyle devlet tarafından karşılanacaktır. Şoför esnafımızın aldığı yeni ticari araçtan 10 yıl kullanmak kaydıyla KDV ve ÖTV almayacağız. Kutlu olsun. Esnaf, Bağ-Kur emeklilerimizin aylıklarını iyileştireceğiz. Gerçek manada intibak düzenlemesi yapacağız.. Üreten Ekonomi Programımızla her yıl 700 bin insanımıza iş sağlayacağız. Muhtaç durumda olan ailelerimizin en az bir ferdine iş vereceğiz. İş sağlanana kadar, asgari ücretin yarısı kadar, yani 700 lira 'Aile Desteği' adı altında ödeme yapacağız. Şehit yetimlerimizin tamamına iş sağlayacağız. Gazilerimiz ve çocuklarının işe yerleştirilmelerine öncelik tanıyacağız. 65 yaşını doldurmuş kardeşlerim, rahat olun, size ödenen aylığı 300 liraya çıkaracağız. Kamuya ait atıl arazileri yoksullarımıza tahsis etmekle kalmayacak, istihdam oluşturmak amacıyla, büyük ya da küçükbaş hayvanları bedelsiz dağıtacağız. Evi olmayan muhtaç ailelerimize sosyal konut sağlayacağız. Veya 250 lira kira yardımı yapacağız. Engelli ve engelli yakını aylığını 400 liraya, ağır engelli aylığını 600 liraya yükselteceğiz.'İlk ve ortaöğretime devam eden çocukların annelerine muhtaçlık durumlarını dikkate alarak en az 50 lira verileceğini, Aylık 200 kilowatsaatin altında elektrik tüketen ve ödeme gücü olmayan vatandaşlara yüzde 75 indirim yapacaklarını kaydeden Bahçeli, muçtaç aileler için Hilalkart uygulamasına geçeceklerini söyledi. Öğretmenlerin 3600 ek göstergeden yararlanmalarının önünü açacaklarını belirten Bahçeli, Atanamayan 330 bin öğretmenin KPSS puanları yanmadan atamalarını yapacaklarını söyledi. Bahçeli, taşeron işçilere kadro vereceklerini belirtirken, 'Ve şüphesiz bölücülüğün ve terörün kökünü kazıyacağız' diye konuştu. Bahçeli, daha sonra karayolu ile Sivas'a geçti.DHA
Reklam
İstanbul Autoshow'da Lüks Otolar Kapış Kapış Gitti
31 Mayıs’a kadar devam edecek Autoshow fuarını basın ve VIP günü dahil 4 günde 225 binin üzerinde rekor sayıda otomobilsever gezerken, 10 binin üstünde aracın sıcak satışı yapıldı. Fiyatları 100 bin Euro’dan (286 bin TL) başlayıp 675 bin Euro’ya (1,9 milyonTL) çıkan Jaguar, Porsche, Aston Martin, Ferrari, Maserati, Lexus, BMW, Audi, Jeep ve Land Rover gibi lüks markaların modelleri ilk 4 günde adeta kapış kapış satıldı. 2.5 yıllık aranın ardından bu yıl 15’incisi düzenlenen Uluslararası İstanbul Autoshow fuarında, otomobiller adeta kapış kapış satılıyor. Bursa’daki eylemlerle sıkıntılı günler yaşayan otomotiv sektörüne tam bir moral olan fuarda hemen hemen her marka sıcak satış yapıp, talepleri toplarken, özellikle lüks araçlara olan yoğun ilgi dikkat çekiyor. Fuarın ilk 4 gününde 3 adet Aston Martin, 2 adet Lexus, 90 Audi, 89 BMW, 7 Jaguar, 6 Porsche, 14 Land Rover, 4 Jeep, 1 Ferrari ve 1 Maserati satılırken, diğer lüks markalar için de yoğun talep vardı. Pazar günü dahil edildiğinde fuarda gerçekleşen sıcak satışın 10 bin adedi aştığı belirtiliyor. Böylece bu yılın 4 ayında yüzde 57 büyüyerek tüm zamanların rekor satışına ulaşan otomotiv sektörü fuarla birlikte bu ivmeyi devam ettirdi.
11 Madde ile Hayatı 'Akıl Oyunları' Filmine Konu Olan Nobel Ödüllü Matematikçi John Nash
etiket
Akıl Oyunları adlı filmde hayatı beyaz perdeye aktarılan Nobel ödüllü matematikçi John Nash ve eşi Alicia, bindikleri taksinin kaza yapması sonucu hayatını kaybetti. John Nash 86, eşi ise 81 yaşındaydı. Polis, olayın taksinin sollama yaparken şoförün kontrolü kaybederek korkuluklara çarpması sonucu meydana geldiğini bildirdi. Nash 1994'te Oyun Teorisiyle Nobel Ekonomi Ödülü'nü kazanmıştı.
Reklam