Borsa 5 Ayın En Düşük Kapanışını Yaptı
BIST 100 yüzde 3'ün üzerinde kayıpla günü 5 ayın en düşük seviyesinden tamamladı.Borsa İstanbul 100 Endeksi (BIST 100) dünkü kapanışa göre yüzde 3,31 gerileyerek, günü 77,977.50 puandan tamamladı. BIST 100 böylece 10 Ekim 2014'ten bu yana en düşük kapanışı yapmış oldu.BIST 100'de toplam işlem hacmi 4,8 milyar lira olarak gerçekleşti. Gün sonunda bankacılık endeksi yüzde 4,57, holding endeksi yüzde 2,61 düşüş kaydetti. Tüm sektör endekslerinin değer kaybettiği günün en fazla kaybettiren sektörü ise yüzde 5,58 ile 'madencilik' oldu.Güne yükselişle başlayan BIST 100 endeksi, 81.000 puanın üzerini test ettikten sonra, küresel piyasalarda dolar talebinin artması ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) zorunlu karşılıklar ile ilgili yaptığı düzenlemenin ardından banka paylarında etkili olan satışlarla düşüşe geçti. Günün ikinci yarısında banka paylarında yüzde 6'lara yaklaşan kayıplarla düşüşü ivme kazanan endeks, 11 Kasım 2014 tarihinden bu yana gördüğü en düşük seviye olan 77.977,48 puandan kapandı.TCMB, rezerv opsiyonu katsayılarının değiştirilmesi yoluyla 13 Mart Cuma günü sisteme yaklaşık 1,5 milyar dolar tutarında döviz likiditesi sağlanacağını ve çekirdek yükümlülükler dışındaki kısa vadeli yabancı para yükümlülükler için zorunlu karşılık oranlarında yapılacak ölçülü artışlar yoluyla 27 Mart Cuma günü TCMB rezervlerine yaklaşık 1,3 milyar dolar tutarında döviz ilave edileceğini bildirdi. TCMB bu yolla bankacılık sistemine döviz ihtiyaçları için likidite sağlanması ve uzun vadeli borçlanmanın teşvik edilmesinin amaçlandığını ifade etti.Analistler, küresel piyasalarda artan volatilitenin etkisiyle BIST 100 endeksinin döviz kurlarına duyarlı bir seyir izlediğini belirterek, dolar/TL'nin 2,60'ın üzerinde kalması durumunda tepki alımlarının sınırlı kalabileceğini tahmin ediyor. Yarın yurtiçinde cari açık verisinin takip edileceğini ifade eden analistler, endeksin 78.000 puanın altında kalması durumunda 77.000 ve 76.300 seviyelerinin gündeme gelebileceğini, olası toparlanmalarda ise 80.000 seviyesinin direnç konumuna gelebileceğini kaydediyor.AA
3 Milyon Kişi Kredi Borcu Yüzünden Takipte
Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezi, 2009 Ocak – 2015 Ocak döneminde bireysel kredi veya bireysel kredi kartı borcundan dolayı yasal takibe girip hâlâ yasal takipte olan kişi sayısının 2,95 milyon olduğunu açıkladı. Bu rakam Aralık ayına göre yüzde 1,1 oranında 33 bin civarında arttı.Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezi; aylık, yıllık ve tüm dönem verilerini kişi bazında tekilleştirme yaparak, Negatif Nitelikli Bireysel Kredi ve Kredi Kartı Ocak Ayı Raporu’nu yayınlandı. Rapora göre, bireysel kredi veya bireysel kredi kartı borcundan dolayı yasal takibe girip hâlâ takipte olan kişi sayısı Ocak ayı itibariyle 33 bin arttı.Bu verilere göre, bireysel kredi borcundan dolayı yasal takibe alınan kişi sayısı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 1 artarak 66 bine yükseldi. Bireysel kredi kartı borcundan dolayı yasal takibe giren kişi sayısı ise geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 11 artarak 109 bine yükseldi. Bireysel kredi veya bireysel kredi kartı borcundan dolayı yasal takibe girmiş toplam kişi sayısı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 3 artarak, 2015 yılının Ocak ayında 149 bine yükseldi.2009 Ocak – 2015 Ocak döneminde, bireysel kredi borcundan dolayı yasal takibe girip hâlâ takipte olan kişi sayısı, bir önceki aya göre yüzde 1,2 artarak 1,9 milyon kişiye yükseldi. Bireysel kredi kartı borcundan dolayı yasal takibe girip hâlâ takipte olan kişi sayısı ise bir önceki aya göre yüzde 1,4 artarak 2,04 milyon kişi oldu.Bireysel kredi veya bireysel kredi kartı borcundan dolayı yasal takibe girip hala yasal takipte olan kişilerin bir kez sayılması sonrası durum şöyle:2009-2014 Aralık 2009-2015 Ocak Değişme (%)Bireysel Krediveya Kredi Kartları* 2,91 2,95 1,1(*) Milyon kişiCihan
Kalıcı Zayıflama ve Güçlü Kaslar İçin 5 Altın Kural
Sağlıklı ve kalıcı zayıflama ile kas geliştirme konusunda yıllardır yapılan araştırmalar ve çeşitli yöntemler olmazsa olmaz şu beş kuralı ön plana çıkarttı:Kas yapısını derinden güçlendirmekGüçlü kas dokusu ile kas dokusu çevresindeki yağ yakımını hızlandırmakKas liflerini artırmakMetobolizmayı hızlandırmakKan dolaşımını hızlandırmakEstetik Plastik Rekonstruktif Cerrah Dr. Serdar Bora Bayraktaroğlu, sağlıklı ve kalıcı zayıflama, güçlü ve estetik vücut yapısı için bu olmazsa olmaz 5 maddenin şart olduğunu belirtiyor ve ekliyor:Klasik fitness antrenmanları tüm kas gruplarını çalıştırmak ve derinlemesine güçlendirmek anlamında maalesef çok yeterli olamıyor. Spor teknolojisinin geldiği son nokta olan ve Avrupa ve Amerika’da kullanımı hızla yaygınlaşan EMS teknolojisi ile vücudumuzdaki 36000 kas lifini aynı anda çalıştırabiliyoruz. Kas aktivitesinin artması çevre dokulardaki yağ yıkımını hızlandırarak kasların gelişmesine ve yağsız bir beden tipine sahip olmayı kolaylaştırıyor.Dr. Serdar Bora Bayraktaroğlu, sağlıklı ve kalıcı zayıflamanın temelinde güçlü kas yapısı olduğunu vurguluyor ve beş altın kuralın EMS teknolojisinde birleştiğini ve bu teknolojinin Avrupa Amerika gibi gelişmiş ülkelerden sonra Türkiye’ye de geldiğini müjdeliyor. Ancak EMS teknolojisini kullanırken medikal onaylı cihazlar ve sertifikalı kişisel antrenörler eşliğinde ve hijyenik ortamlarda antrenman yapılmasına çok dikkat edilmesi gerektiğini belirtiyor. Bu konuda Türkiye’de ilk defa Amerikan Sağlık Bakanlığı onaylı ileri teknolojik cihazlarla, sertifikalı antrenörler eşliğinde, hijyenik stüdyolarda faaliyet gösteren GOMAX gibi dünya markalarının tercih edilmesinin önemini vurguluyor.Dünya çapında kendini kanıtlamış ve EMS teknolojisinde medikal onaylı cihazlarla faaliyet gösteren GOMAX firmasının (www.gomaxturkiye.com) Alman sahibi Krisztina Burmeister, Nurnberg Üniversitesi’nde ve diğer akademik çalışmalar sonucunda, EMS antrenmanlarının vücut kompozisyonu üzerinde oldukça olumlu etkileri olduğunun kanıtlandığını ve yağ kitlesini azaltırken kas hacmini artırdığı gözlemlendiğini, ayrıca metabolizma hızında ve kan dolaşımının hızında artırıcı bir etkisi olduğunu anlatıyor. Bu teknolojiyi en üst seviyedeki aletlerle Türk halkı ile buluşturmaktan mutlu olduklarını belirtiyor.
Davutoğlu: 'Hakan Fidan Konusunda Görüş Ayrılığı Yok'
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, partisinin grup toplantısında konuştu. Başbakan Davutoğlu, ekonomik durumla ilgili eleştirilere yönelik 'eğer siz kriz akbabasıysanız, biz Anadolu’nun aslanlarıyız, size ekmek yedirmeyiz' dedi.Davutoğlu, yarın Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı ile görüşeceğini söyledi. Ayrıca Davutoğlu, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, 'AK Parti Grup Başkanvekilleri, 228 milletvekilimizle birlikle parti kapatılmasını imkansızlaştıracak bir anayasa değişikliği kanun teklifini Meclisimize sunmuştur' diyerek, 'CHP Genel Başkanı Sayın Kılıçdaroğlu, son bir hafta içinde vehimlerden hareketle CHP'ye karşı bir parti kapatma davası açılacağını ve AK Parti'nin bunu destekleyeceğini ifade etti. O vehimlerle uğraşırken biz vizyonla uğraşıyoruz, demokrasi hedefinde yürüyoruz. İşte hodri meydan. Eğer gerçekten parti kapatılmasına karşıysalar işte gün bugündür' şeklinde konuştu.Davutoğlu'nun konuşmasından öne çıkan başlıklar şöyle:Merkez Bankası Başkanı Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşecekBugün öğleden sonra Genişletilmiş Ekonomi Koordinasyon Kurulu'nu (EKK) topluyoruz. Bütün bakanlarımızın, kurumlarımızın işbirliği içinde bu küresel kriz ortamında alacağımız tedbirleri bir kez daha gözden geçireceğiz. Dün Bakanlar Kurulu'nda da bu konuları ele aldık. Sayın Cumhurbaşkanımız da yarın Merkez Bankası Başkanımızdan brifing alacak.Küresel ekonominin kriz ortamında süreç yönetimini yaptık her türlü tedbiri alır ve yaparız. Nitekim Merkez Bankası başkanı alınan kararlar doğrultusunda dolarda ve avroda Türkiye'de kurda bir istikrar eğilimi ortaya çıktı.Krizi bir taraftan yönetilirken bu tamamen dış kaynaklı bir dalgalanmanın Türkiye'ye yansımasıdır. Yapısal dönüşüm faliyetlerine ağırlık veriyoruz. Ekonominin ikinci hamle döneminde atılacak adımları sizlere aktarmıştık. Dış toplantılarda bu yapısal dönüşüm programını anlattık. Yabancı yatırımcıların Türkiye'ye olan ilgisin artarak devam ettiğini görmek sevindirici.GAP bölgesi yatırımları bizden önce yüzde beşti şimdi yüzde 10'a çıkarıldı ve bölgedki bütün illere havalimanı yapıldı. Yeni teşvik sistemi ile 18,6 milyar dolarlık yatırım düzenlendi. Bölgede sulamaya açılan alan 424 bin hektara ulaşıldı. İstihdam 500 bin kişiye ulaşıldı ana sulama kanallarının yüzde 92'si bitirildi. İkinci eylem planın 26,7 milyon lira yatırım yapılacak. GAP'ın başarısı sadece Türkiye değil Ortadoğu'nun kaderini değiştirecek bir yatırımdır.Dün Bakanlar Kurulu toplantısında Hava Kuvvetleri Komutanı bilgi verdi bu konuda alınacak bütün tedbirler alınacak. Bir kısmı planma çerçvesinde envanterden çıkarılacak.AK Parti Grup Başkanvekilleri, 228 milletvekilimizle birlikle parti kapatılmasını imkansızlaştıracak bir anayasa değişikliği kanun teklifini Meclisimize sunmuştur. CHP Genel Başkanı Sayın Kılıçdaroğlu, son bir hafta içinde vehimlerden hareketle CHP'ye karşı bir parti kapatma davası açılacağını ve AK Parti'nin bunu destekleyeceğini ifade etti. O vehimlerle uğraşırken biz vizyonla uğraşıyoruz, demokrasi hedefinde yürüyoruz. İşte hodri meydan. Eğer gerçekten parti kapatılmasına karşıysalar işte gün bugündür.Bundan iki hafta önce Şah Fırat Operasyonu ile Türkiye'nin gücünü gösterdik şimdi herkesi demokrasi sınavına sokuyoruz buyrun gelin. Kılıçdaroğlu böyle derde Demirtaş durur mu? AK Parti'yi demokrasi ile tehdit ediyoruz diyor iki kelime var birbirne yakışmayan o da tehdit ve demokrasidir. İşte başka bir karga daha. Diyarbakır sokaklarında demokrasiyi siz katlettiniz. Demokrasinin bu ülkedeki hamisi AK Parti'dir. Süreci hızlandıracağız ve göreceğiz takke düşüp kel görünecek. Herkesin demokrasi sınavında ne not alacağını göreceğiz.Deniz Gezmiş ve Necmettin Erbakan'ı andıBugün 10 Mart iki demokrasi acı hatırasını bir kez daha hatırlatıyorum 10 Mart Deniz Gezmiş ve arkadaşları oylamaı yapıldı ve yine bir 10 Mart'ta rahmetli Necmettin Erbakan bir yıl hapse mahkum edildi.Kriz akbabaları çıktıBu sefer de kriz akbabaları çıktı. Kılıçdaroğlu'nun ekonomiden bahsetme sebebi bu, şimdi ümidi bu. Kendisinin heybesinde hiçbir şey olmadığı için 'önümüzdeki aylarda dünyada bir kriz olur, bu kriz Türkiye'ye yansırsa bana bir ekmek düşer' diye düşünüyor. Eğer siz kriz akbabasıysanız, biz Anadolu'nun aslanlarıyız, size ekmek yedirmeyiz.Geçtiğimiz hafta dünyadaki küresel ekonomideki dalgalanmayı görerek bit yurt dışı ziyaretinde bulundum ve çeşitli toplantılar gerçekleştirdik yabancı yatırımcıları ülkemize davet ettik. Ülkemizdeki bazı çevreler kriz çığırtkanlığı yaptı. Türkiye'nin ekonmik göstergeleri diğer dünya ekonomilerinden daha iyi durumda. 2014 yılında bütçe açığımız yüzde 0,7 idi. Kamu borçlerı 2002'de yüzde 74 şimdi ise yüzde 33. Kılıçdaoğlu ekonomide ne yapacaksınız denildiğinde dört yıl verinde görün diyor bu halk meçhüle dört dakika vermez. Biz yerinde duran bir iktidar değiliz Türkiye ve yerkürenin her yerinde dolaşırız. 1 milyarın üzerindeki ürün sayısını dokuzdan 33'e çıkardık.İnşallah önümüzdeki dönem istihdamı artırıcı tedbirleri de alacağız. Enflasyon Kasım ayından beri düşüyor. Biz hükümet programını okuduğumuzda yüze 9 olan faiz yüzde 7'ye geriledi. Ekonomi sağlam ellerdedir.Çözüm süreci için annelere seslendiKadına yönelik şiddete yönelik ulusal eylem planı ve Kadınlar Günü'nü kutluyorum. Kadınlarımız söz konusu olduğunda onların sosyal hayat içinde en iyi şekilde yer almaları konusunda gereken önlemleri aldık. Çözüm süreci artık milletimize mal olmuş bir süreçtir ve kim ne provokasyonu yaparsa yapsın milletimiz bu sürece sahip çıktığını her zaman göstermiştir. Herkesten önce de çözüm süreci doğulu batılı, kuzeyli güneyli annelere emanettir. Kadınlarımız bu sürece sahip çıktıkça önümüz ve istikbalimiz, gençlerimizin hayatı da teminat altına alınmış olacaktır.Medyaya öz eleştiri çağrısıMedya cinayetler konusunda çok detaylı fotoğraflar kullanıyor toplumda herkesin sağlıklı olduğunu düşünemeyiz. En namert kişi kadına el kaldıran kişidir. Medyamızı bir öz eleştiriye davet ediyorum.
Nükleer Enerji Gözden Düşüyor
Fukuşima nükleer felaketinin üzerinden neredeyse dört yıl geçti. Facia, dünya çapında nükleer enerjiye bakışı önemli ölçüde etkiledi.“Fukuşima faciası nükleer enerji konusunda küresel bir kilometre taşı.” Çevre örgütü Greenpeace tarafından facianın dördüncü yıl dönümü öncesinde açıklanan bir rapora göre, nükleer enerji sektörünün ekonomik ağırlığı ve önemi giderek azalıyor. Dünya çapındaki nükleer santrallerde üretilen elektrik miktarının 2011’de yüzde 4, 2012’de de yüzde 7 gerilediğine dikkat çekilen raporda, özellikle Japonya’daki tüm santrallerin kapatılmasının etkili olduğu, ancak buna ek olarak Almanya, Fransa, Finlandiya, Güney Kore ve ABD’nin de aralarında bulunduğu toplam 16 ülkede söz konusu miktarda azalma kaydedildiği belirtiliyor.Nükleer santrallerin faturası kabarıyorGreenpeace, birçok ülkenin Fukuşima sonrasında nükleer enerjiye geçiş planlarından vazgeçtiğini veya bu planları ertelediğini hatırlatıyor. Raporda ayrıca güvenlik konusundaki yasal düzenlemelerin sıkılaştırılması nedeniyle, santrallerin işletmesinin de giderek daha pahalı bir hal aldığı vurgulanıyor.'Yenilenebilir enerji ciddi rakip'Her yıl açıklanan Dünya Nükleer Endüstri Durum Raporu'nun hazırlanmasına da öncülük eden bağımsız enerji ve nükleer politika analisti Mycle Schneider ise küresel trendleri şöyle özetliyor: “Nükleer santrallerden gelen elektriğin üretim masrafları son yıllarda önemli ölçüde arttı. Bu önemli bir gelişme, zira başta yenilenebilir enerji kaynakları olmak üzere tüm diğer teknolojilerin masrafları azalıyor. Yenilenebilir enerji ciddi bir rakip, ayrıca Avrupa’da elektrik tüketimi de geriliyor.”Finansmanı zor1997'de 'alternatif Nobel' olarak bilinen Doğru Yaşam Ödülü'ne layık görülen enerji analisti Mycle Schneider, 1970’li yıllarda altın bir geleceği olduğuna inanılan nükleer santrallerin, günümüzde finansmanının bile zorlaştığına dikkat çekiyor. “Bugün nükleer santrallerin finansmanını üstlenen tek bir büyük ticari banka bile kalmadı. Tüm kredi derecelendirme kuruluşları yeni bir nükleer santrale yatırıma olumsuz not veriyor.” diyen Schneider, buna karşılık, Siemens örneğinde olduğu gibi nükleer enerjiye vedanın da, bu kuruluşlardan olumlu not kazandırdığını hatırlatıyor. Nükleer santral inşaatlarının sayısının ise çok az olduğunu ve sadece belli sayıda inşaat şirketinin ayakta kalmayı başarabildiğini belirten enerji analisti, son olarak, kendini dünyanın bir numarası olarak lanse eden Fransız Areva şirketinin kredi notunun 2014 sonunda ıskarta seviyesine indirildiğine dikkat çekiyor. Rus Atomenergoprom şirketinin notunun da, birkaç gün önce aynı şekilde ıskarta seviyesine çekildiğini kaydeden Schneider, “Yani özetle finans dünyası, hangi ülkeden olursa olsun, nükleer enerji şirketlerine kötü not veriyor.” tespitinde bulunuyor.“ Tam bir devrimin ortasındayız”30 yılı aşkın süredir nükleer enerji alanındaki gelişmeleri izleyen Schneider, gelecek yılların enerji sektöründe ne gibi değişikliklere gebe olduğu sorusuna ise şu yanıtı veriyor: “Tam bir devrimin ortasındayız. Deutsche Bank ya da İsviçre'nin en büyük bankası olan UBS'in en yeni analizleri gayet ilginç. UBS, binanın çatısına konacak bir güneş enerjisi sisteminin ve elektrikli bir taşıtın 2020 yılında birçok insan için karlı olacağını hesaplamış. Bu tür gelişmeler tüm enerji sistemini baştan aşağı değiştirecektir. Deutsche Bank'ın tahminlerine göre ise, tüketicilerin güneş enerjisi ile kendi ürettikleri elektrik birçok ülkede şimdiden şebekeden gelen elektrikten daha hesaplı. Bu da, geleceğin enerji piyasasında geçerli olacak kuralların günümüzdekiler ile yakından uzaktan alakası olmayacağı anlamına geliyor.”Nükleer enerji sektörünün geleceğiBağımsız enerji ve nükleer politika analisti Mycle Schneider, tüm bu gelişmelerin nükleer enerji sektörü için ne anlama geleceğini tek bir kelimeyle özetliyor, 'felaket!”.Deutsche Welle Türkçe | Gero Rueter
‘Milli İstihbarat Teşkilatı İktidar Partisinin Arka Bahçesi Olamaz’
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında konuştu.Kılıçdaroğlu, 'Birisi telefon ediyor MİT müsteşarına, ayrıl seni vekil yapacağım diyor. İstifa ediyor eğilim yoklamasına gidiyor. Ardından baskı kuruluyor ve ben görevime döneceğim diyor. Orası senin babanın çiftliği mi? MİT milli olmak zorundadır. Milli İstihbarat Teşkilatı iktidar partisinin arka bahçesi olamaz. O nedenle Hakan Fidan'ın geriye dönüşü doğru değildir. Herkes bunu böyle bilsin.' dedi.Kılıçdaroğlu'nun konuşmasından satır başları:Dünya kadınlar gününde bir sendikacı Aksaray'daki şahsı davet etmiş orada konuşma yapıyor. Sen nasıl kadın-erkek eşitliğine inanmayan birini davet edersin kadınlar gününde. Zorla davet ettirildi diyor. Boyun eğmeyeceksin ey sendikacı, zorla davet etmeyeceksin.KADINA ŞİDDET YÜZDE 1400 ARTTIKadına şiddet yüzde 1400 arttı. Şimdi kalkmışlar kadın haklarından bahsediyorlar. Bunların dünyası yalan üzerine inşa edilmiş. Kabataş'ta bir kadın var. Başörtülü... Seksen 100 erkek kadına saldırmış. Çocuğu havaya atmış. Kadın üzerinden topluma kin ve nefreti aşılıyorlar. Bizim toplumumuzu biz gayet iyi biliriz. Kadına saygılıdır. Hele hele 80-100 erkek bir kadına saldıracak etraftaki yüzlerce kişi hiç sesini çıkarmayacak. Bir tek fotoğraf olmayacak. Bunların hayatı ve söylemleri yalan üzerine inşa edilmiştir.En büyük yalancı da kaçak sarayda oturmaktadır. Bu iddia ortaya atıldıktan sonra, ciddi bir iddia, başbakan söylüyor, görüntüler var cuma günü seyrettireceğiz diyor. Grupta açıklanacak dedi. Şu kürsüden dedim ki eğer bir kadına seksen yüz kişi birden saldırıyorsa onu yapanlar asla insan değildir. Aslında hayvan da değil. Çünkü hayvan da bunu yapmaz. Eleştirdim. Arkadan dönemin başbakanı talimat verdi. Bu olayı soruşturun.BÖYLE BİR OLAY YOKCumhuriyet çok önemli gazetecilik yaptı. İstanbul asayiş şube müdürlüğü istihbarat şube müdürlüğü güven timleri şube müdürlüğü araştırıyor. Beşiktaş ve Beyoğlu ilçe emniyet müdürlükleri araştırıyor. TEM şube müdürlüğü araştırıyor. Güvenlik şube müdürlüğü araştırıyor. Olay yeri inceleme araştırıyor. Organize Suçlarla Mücadele Şubesi araştırıyor. Hepsinin ortak görüşü 'böyle bir olay yok'. Ama utanmadan ama sıkılmadan hala bunu dile getiriyorlar. Çünkü onlarda ar damarı yok.BU NASIL BİR HÜKÜMET Kİ SEKSEN KİŞİNİN BİR KADINA SALDIRDIĞI DÜZENDE FAİLLERİ YAKALAYAMIYOR?AKP'ye oy veren vatandaşlarımdan bazıları buna inanabilir. O zaman şunu düşünün. Bu nasıl bir hükümettir ki seksen kişinin bir kadına saldırdığı bir düzende bir vapur iskelesinde failleri yakalayamıyor. Bu kadar beceriksiz bir hükümet olabilir mi? Sen kalkarsın her türlü araştırmayı yaparsın ve ortada bir şey yok. Olamaz da zaten. Böyle bir şey olamaz.HAVUZ YAZARLARI, SİZDE VİCDAN AHLAK NAMUS DİN İMAN VE KİTAP VAR MI?Havuz medyasının köşe yazarları var. Köşe satıcıları. Aynı başlıkla yazı yazıyorlar. Hala bunu savunuyorlar. Yahu siz gazeteci misiniz? Yoksa yalancıların temsilcileri misiniz? Sizde vicdan ahlak namus din iman ve kitap var mı? Bu kadar yalan olmaz. Onlardan istiyorum. Aziz Nesin'in Fil Hamdi diye bir öyküsü var. Ona göre davransalardı belki bulabilirlerdi.TÜRKİYE'NİN ARTIK BU PARTİDEN KURTULMA VAKTİ GELDİO nedenle dünya kadınlar günü. Bizim kadınlarımız bizim kardeşlerimiz hiç meraklanmayın. Sizin mücadelenizin her zaman yanında olacağız. Artık bu partiden kurtulma zamanı gelmiştir. Artık bu partiden Türkiye'nin kurtulması vakti gelmiştir. Türkiye'nin vicdanı bu partiyi kabul etmiyor.KENDİLERİNE KAÇAK SARAY YAPTIRACAKLARINA, ŞANLIURFA'YA HASTANE YAPSALARDIBütün dünyada bebek ölümleri düşerken bunlar sözde sağlıkta dönüşüm yaptılar bebek ölümleri arttı. Eğer kendilerine kaçaksaray yaptıracaklarına Şanlıurfa'ya hastane yapsalardı bu tablolar oluşmayacaktı.Şanlıurfa’ya gittim, 6 metrelik odada 9 çocuk yatıyor. Yanında da anneleri. O tabloyu oluşturan iktidarın adı AKP hükümetidir. Ne adaleti vardır, ne kalkınması. Neymiş sağlıkta devrim yapacakmış.AYAKKABI KUTULARINDA DEVRİM YAPTI ONLARAyakkabı kutularında devrim yaptı onlar. Kul hakkı nasıl yenir orada devrim yaptı bunlar. Biz bunların hepsini biliyoruz. Bu gerçekleri herkesin bilmesini istiyoruz. Artık bu partiden Türkiye’nin kurtulma zamanı gelmiştir. Türkiye’nin vicdanı AKP’yi kabul etmiyor artık.Ne zaman sağlıkta bir derdin olsa elini cebine atıyorsun. Alo 182 arıyorsun para kesiliyor, doktora gidiyorsun kesiliyor, ilaç alıyorsun kesiliyor. Ayakkabı kutularında kesilmiyor, orada istifleniyor.Cumhuriyet ekonomi için de çok önemli. 1923'te hemen Cumhuriyeti ilan ettik ardından da devrimlere başladık. İzmir İktisat Kongresi toplandı. 1925 ve 26'da iki şeker fabrikamızı açtık. Aramızda şeker işçileri de var. Devasa Osmanlı şeker bile üretemiyordu. Tamamını dışardan alıyordu. Eğitime önem vermiyordu. Osmanlı hayranlarına söylüyorum. Matbaa 1439 yılında icat edildi. Osmanlı'ya gelişi 1726... 287 yıl sonra gelmiş.CHP'nin iktidarında hiçbir şeker fabrikası özelleştirilmeyecek. Açık ve net söylüyorum. Her türlü milliyetçiliği ayaklar altına aldık diyordu ya. Milliyetçilik senin ülkende çiftçi ekecek fabrikanda işlenecek işçi çalışacak gelir elde edilecek her evde huzur ve barış olacak. Yapabilir misin bunu? Yapamazsın... Kim yapar? CHP yapar.HAKAN FİDAN'IN GERİ DÖNÜŞÜ DOĞRU DEĞİLAKP'nin ürettiği bütün politikalar çökmüştür. AKP artık Türkiye'yi yönetemiyor. Yönetme aczi içine düşmüştür. Kendi içinde kavgalıdır. Birisi telefon ediyor MİT müsteşarına ayrıl seni vekil yapacağım diyor. İstifa ediyor eğilim yoklamasına gidiyor. Ardından baskı kuruluyor ve ben görevime döneceğim diyor. Orası senin babanın çiftliği mi? MİT milli olmak zorundadır. İktidar partisinin arka bahçesi Milli İstihbarat olamaz. O nedenle Hakan Fidan'ın geriye dönüşü doğru değildir. Herkes bunu böyle bilsin.VESAYET ALTINDA BİR BAŞBAKAN VARHükümet vesayet altındadır. Vesayet altında bir başbakan vardır. Bu başbakanın iradesi kocaman bir sıfırdır. Bir kişiyi bile istifa ettirip seni milletvekili yapacağım diyor ertesi gün fırça yiyor gerisin geri gönderiyor. Bu mudur başbakanlık. Sıfır.. Etkisi sıfır olan. Etkisiz eleman bir başbakan vardır. En çapsız dışişleri bakanıydı. Şimdi ise en çapsız başbakandır. Ekonomide biz kriz bekliyormuşuz. Biz kriz lafını özellikle ağzımıza almamaya dikkat ediyoruz. Davutoğlu ekonomiden anlamaz. O konuşur ardından abisi konuşur. Sen abin akrabaların bütün yandaşların çıkın karşıma namusluysanız. Efendi bize meydan okuyormuş. Meydan okuyorsan adam gibi çıkarsın karşıma. Kaçak güreşmek benim kitabımda yoktur. Adam gibi mücadele ederim. Şunu da söyleyim. Abisinin ailesini de alabilir yanına. Arkalarına istiyorlarsa ayakkabı kutularını kasaları hatta dört bakanı da alabilir. Birer de saat takarlar. 700 bin liralık. Dolar bolken ülkeyi yönetmek kolaydı.DELİ SAÇMASI İFTİRASayın Umut Oran'a yönelik yapılan iftira... Bunların bir havuz medyası var. Başındaki adam da devlet işleriyle ilgileniyor, havuz işleriyle ilgileniyor. Efendim sayın Cumhurbaşkanı'nın kızına suikast düzenlenecekmiş. Deli saçması iftira. Ne yaptık? Her yere başvurduk. Efendim CHP isviçre bankalarından para alıyormuş. CHP TDK üzerinden para alıyormuş: Ben de gır gır olsun diye banka hesap numaralarını istedim. Hayatımda duyduğum en deli saçma şey. Umut Oran gitti ne yaptı? Gitti başvurdu. İspatlamazsanız adam değilsiniz namertsiniz dedik. Umut Oran da başvurdu.BÜTÜN HAVUZ MEDYASI ÇETEDİRTwitter'dan cevap geldi böyle bir yazışma yok diyorlar. O gelen yazıyı bize verin diyorlar. Sen başvur sen de iste. Yalan üzerine inşa edilmiş. Ne kadar büyük yalan söylerse o kadar itibarlarının artacağını zannediyorlar. Yalancılıkla müslümanlığı hiç yan yana düşünmedim. Ama bunların Müslümanlığı da yalancılık üzerine kurulu. Çete oluşturarak suç işliyorlar. Bir gazete değil bütün havuz medyası çetedir. Bunun takibini yapacağız. CHP nasıl demokrasi diyorlar. Nasıl dava açar hakkımızda. Sen iftira atacaksın biz de susacak mıyız? Hakkımı sonuna kadar arayacağım ve bunun hesabını soracağım size.DEMOKRASİDEN YANAYSAN SEÇİM BARAJINI KALDIRALIMCHP ile ilgili kumpaslardan biri de kapatmanın yollarını arıyorlar. Davutoğlu veriyoruz önergeyi siyasi partilerin kapatılmasını tarihe gömelim diyor. Biz de dedik ki herhalde parti kapatmaları tamamen bitirecek. Temelli sözcüğünü çıkarmışlar. Araya TBMM'yi koymuşlar. Yine partileri kapatma var. Ben Davutoğlu'na adam gibi bir öneri sunuyorum. Sen darbelere karşı mısın? Partilerin kapatılmasına yol açan seçim barajıdır. Sen eğer demokrasiden yanaysan, gel yüzde 10 seçim barajını kaldıralım. Bununla ilgili anayasa değişikliği yapalım. Sözüm söz, sözüm namus sözüdür. Gelir mi? Gelmez efendim gelmez. Ama şu olabilir. Vesayet altında biliyorsunuz iradesi yok. Büyük ihtimalle koşarak abisine gidecek. Abi ne diyorsun?BU ÜLKENİN 77 MİLYON YURTTAŞI FİŞLENDİ Mİ FİŞLENMEDİ Mİ?Buradan Davutoğlu'na soruyorum. Davutoğlu'nu ilk gördüğünüz yerde sorun. Bu ülkenin 77 milyon yurttaşı fişlendi mi fişlenmedi mi? Fişlendi diyorsa ikinci soruyu sorun. Bunun demokrasiyle bağdaşır yönünü anlatın. Fişlenmedi diyorsa önümüzdeki salıyı bekleyin...Ajanslar
FT: Döviz Artışında Erdoğan'ın 'Kibri' Suçlanıyor
Financial Times gazetesinde bugün Türkiye'yle ilgili 'Dövizdeki artış nedeniyle karşıtları Erdoğan'ın 'kibrini' suçluyor' başlıklı bir yazı yer alıyor.Yazıda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın gücün merkezileşmesi yönünde hareket ettiği ve ekonomideki geleneksel düşünce yapısını kırmaya çalıştığı belirtiliyor.Daniel Dombey imzalı analizde şu ifadelere yer veriliyor:'Türk lirası dolar karşısında düşmeye devam ettikçe, Cumhurbaşkanı Erdoğan suçun kimde olduğu konusunda netti.Haftasonu Gaziantep'te konuşan cumhurbaşkanı, 'Bana diyorlar ki, merkez bankasına çok yükleniyorsun. Merkez bankası gelsin de çözsün bu sorunu... Ben mi çözeceğim?' demişti.Ancak çoğu analist ve uzman, liranın dolar karşısında bu yıl yüzde 10 değer kaybetmesinde Erdoğan'ın rolü olduğunu söylüyor.Türk liderin gücü cumhurbaşkanlığında merkezileştirmek istemesi ve çeşitli alanlarda geleneksel düşünceleri kırması gibi çeşitli adımlarının iç politikadan ekonomiye kadar farklı alanları etkilediği belirtiliyor.'200 milyar dolar dış finansman gerekiyor'Princeton Üniversitesi İleri Çalışmalar Enstitüsü'nden ekonomist Dani Rodrik, 'Erdoğan'ın gücü arttıkça, kibri de arttı. Şu anda etrafında ekonomide ne olup bittiğiyle ilgili gerçeği konuşabilecek ve Erdoğan'ın ekonomik teorisinin işe yaramadığını ileri sürebilecek çok az kişi kaldı' diyor.Erdoğan'ın sorgulanan ekonomik teorilerinden biri ise, standart ekonomi anlayışının aksine, yüksek faizin enflasyon yarattığı yönünde ısrar etmesi.Çoğu yatırımcı, Türkiye ekonomisini kırılgan görüyor çünkü aşırı gevşek para politikası nedeniyle kısa süreli yatırımlar gelişmiş marketlerden dışa akıyor.Geçen ay 7.55 olan enflasyon, merkez bankasının hedeflediği yüzde 5'i geçmiş durumda. Türkiye'nin büyümesi de on yıl önce yüzde 9'lardayken, bugün yüzde 3'lere geriledi.Kısmen petrol fiyatlarındaki düşüşe bağlı olarak ülkenin cari hesap açığı küçüldü. Ancak cari hesap açığı gayrisafi yurtiçi hasılanın yüzde 5 üzerinde seyrediyor ve nispeten kısa vadeli yatırımlar tarafından finanse ediliyor.Artan şirket ve banka döviz borçları birlikte ele alındığında, Türkiye'nin yıllık en az 200 milyar dolar dış finansmana ihtiyacı olduğu görülüyor.Bu rakam, merkez bankasının yabancı rezervlerini 38 milyar dolara indiriyor.'Lira yükselişe geçti'Dani Rodrik, 'Türkiye dış yükümlülükleri ve merkez bankasının üzerindeki faizi artırmama baskısı nedeniyle, rezerv eksikliğiyle sıkışmış durumda. Türkiye'nin büyümesi her zaman önemli derece kısa vadeli yatırım girişine bağlıydı... Tüm bu siyasi atışmalar da durumu kötüleştiriyor, Türkiye'nin yabancı yatırımı çekmesini zorlaştırıyor' diyor.Türkiyeli yetkililer, döviz üzerindeki baskıya yanıt vermeye çalışıyor. ABD'den dönen Başbakan Ahmet Davutoğlu, Başçı ve diğer üst düzey ekonomi yetkilileriyle görüştü. Erdoğan, 'faiz lobisinin Türkiye'ye karşı komplo kurduğunu' yinelese de, retoriğini yumuşattı.Dün merkez bankasının dolar ve euro mevduat faizini düşürmesiyle, lira yükselişe geçti.Akşamüstü itibariyle dolar hala 2.60 Türk lirasıydı.Ancak felsefi ayrım sürüyor. Bir yanda Erdoğan, yatırımı düşük faiz üzerinden çekmeye çalışıyor ve ekonominin motorunu inşaat sektörü olarak görüyor. Öte yandan ise Davutoğlu'nun etrafında toplanan bürokratlar, ülkenin yapısal değişimlere ihtiyacı olduğunu savunuyor.Ancak şimdiye kadar dokuz seçimi kazanan ve başarılı olan Erdoğan.Ama Erdoğan'ın etkisi asıl oalrak 17 Mart'ta, merkez bankasının bir sonraki faiz kararı vereceği tarihte belli olacak.'BBC Türkçe
Fransa'nın 'Survivor'ında Korkunç Kaza: 10 Ölü
Arjantin'de, Fransa yapımı reality show 'Dropped'un ekibini taşıyan iki helikopterin çekim esnasında çarpışması sonucu 10 kişi hayatını kaybetti. Paris, ölenler arasında 3 ünlü sporcu olduğunu doğruladı.Yerel yetkililerin açıklamalarına göre, Buenos Aires'in bin 170 kilometre kuzeybatısında Villa Castelli bölgesinde meydana gelen kazada helikopterlerde bulunan 10 kişiden kurtulan olmadı.
'Faiz ve Kurda Tedbire Gerek Yok'
Daha önce Merkez Bankası'nın faiz politikasını eleştiren Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, bu kez Merkez Bankası'nın ne yapması gerektiğini söylenmenin doğru olmadığını söyledi. Zeybekci'ye göre kurda ve faizde tedbire gerek yok.Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, doların küresel olarak yükselişe geçtiğini bunun Türk Lirası'nın değer kaybettiği anlamına gelmediğini kaydetti. Zeybekçi'ye göre faiz ve kura ilişkin şu anda bir tedbir alınmasına gerek yok. Zeybekci, Merkez Bankası'na neyi doğru yapması gerektiğini söylemenin de olmadığını vurguladı.Ankara'da gazetecilerin sorularını yanıtlayan Zeybekci, Merkez Bankası'nın yüksek faiz artırımına gittiği geçen yıldan sonra iki kez faiz indirimi için yeri olduğunu, ancak bunun şu anda faiz indirmesi gerektiği anlamına gelmediğini ifade etti.Zeybekci, euro/dolar paritesinin 1,36'dan 1,1'e indiğini bunun son iki ayda ihracatta 1,8 milyar dolar kayba neden olduğunu vurguladı.Zeybekci daha önce Merkez Bankası'nın faiz kararlarını sert bir şekilde eleştirmişti. 24 Şubat'taki faiz kararının ardından konuşan Zeybekci, faiz kararında korkak davranıldığını söylemişti:'Ondan sonraki dönemde ise nedense gösterge faiziyle yetinmeye çalıştık. Bir cisim düşünün ki üç tarafından bir yere tutturulmuş. Siz birini düşürüyorsunuz ama diğer iki taraf sabit. O düşmez, baştan savma sayılır. İlk defa üçünü birden aşağı çektiğiniz zaman artık 'ben ciddiyim' diyorsunuz. Faiz indiriminde o kadar korkak davrandık, o kadar gereksiz şekilde bu ülkenin ekonomisinin bu maliyete katlanmasına sebep olduk ki geç kaldık.Tüccar olarak bankaya gittiğiniz zaman yüzde 12-13 civarında faiz ödüyorsanız, enflasyon da yüzde 5'ler seviyesinde bekleniyorsa, arada net yüzde 7'lik bir maliyet varsa bu katlanılabilir değildir. Politika faizi için yüzde 6'lar seviyesinin makul.'Kaynak: Al Jazeera
Merkez'den Yeni Adım
Merkez Bankası, bankacılık sistemine döviz ihtiyaçları için likidite sağlayacağını açıkladı.Merkez Bankası'ndan zirvede dolaşan dolara karşı bir hamle daha geldi. Merkez Bankası, rezerv opsiyonu katsayılarının değiştirilmesi yoluyla 13 Mart'ta sisteme yaklaşık 1,5 milyar dolar tutarında döviz likiditesi sağlanacağınu açıkladı.TCMB'den yapılan yazılı açıklamada şöyle denildi:'Rezerv opsiyonu katsayılarının değiştirilmesi yoluyla 13 Mart 2015 tarihinde sisteme yaklaşık 1,5 milyar ABD doları tutarında döviz likiditesi sağlanacaktır.Çekirdek yükümlülükler dışındaki kısa vadeli yabancı para yükümlülükler için zorunlu karşılık oranlarında yapılacak ölçülü artışlar yoluyla 27 Mart 2015 tarihinde Merkez Bankası rezervlerine yaklaşık 1,3 milyar ABD doları tutarında döviz ilave edilecektir. Bu yolla bankacılık sistemine döviz ihtiyaçları için likidite sağlanması ve uzun vadeli borçlanmanın teşvik edilmesi amaçlanmaktadır.'Dünya
Apple Watch’taki İlk Üçüncü Parti Uygulamalar
Apple Watch dün resmi olarak tanıtıldı ve ön sipariş tarihi de 10 Nisan’a işaret edildi. Üç ana modelde, farklı kayış modelleriyle birlikte pek çok farklı varyasyonda gelecek olan Apple Watch modelleri büyük bir uygulama ekosistemi de yaratmaya şimdiden aday gözüküyor.Artık iOS platformuna uygulama geliştiren pek çok şirket Apple Watch için uygulamalarını bir an önce tamamlamak ve uygulama mağazasına eklemek üzere çalışmaya devam edecek. Apple Watch dün gece gelen iOS 8.2 güncellemesiyle birlikte artık silinemez bir şekilde iPhone’larımızın içine girdi. Apple’ın kendi uygulamalarına elbette aşinayız, bu uygulamalar aracılığıyla Watch akıllı saatler gelen SMS’leri okuyabilecek, aramaları cevaplayabilecek, e-postalarını kontrol edebilecek, takvim, harita, borsa takibi, hava durumu gibi uygulamalara erişecek, ayrıca Passbook ya da Siri gibi Apple uygulamalarını kullanabiliyor halde.Ancak tüm bunlardan daha önemlisi Apple’ın işbirliği yaptığı ve Apple Watch’un ilk üçüncü parti uygulamalarını geliştiren şirketler daha dikkat çekiciydi. Apple, etkinlikte Watch’un piyasaya çıkışıyla birlikte indirilebilir olacak bazı uygulamalarla ilgili bilgi verdi. Listede yer alan tüm uygulamalara Apple’ın web sitesinden erişebileceğiniz gibi, hemen aşağıda ön plana çıkarılan ve etkinlikte gösterilen uygulamaların listesine ve nasıl göründüklerine hemen aşağıdan göz atabilirsiniz.
Hayal Kırıklığı Yaratmada Çığır Açan 16 Turistik Mekan
Dünyada gidilmesi gereken yerleri yazıp duruyoruz. Ama ya gidilmemesi gereken yerler?Bir paylaşım platformu olan Reddit, kullanıcılarına, ziyaret ettiklerinde kendilerini en fazla hayal kırıklığına uğratan yerleri ve sebeplerini sordu. İşte o 16 gezi seçeneği,
54 Milyon Tüketici Açlık Sınırında
Dünya Tüketici Hakları Günü dolayısıyla açıklama yapan Tüketici Hakları Derneği Başkanı Turhan Çakar, son bir yıllık gıda enflasyonunun rekor düzeyde olduğunu belirtti.Tüketici Hakları Derneği Genel Başkanı Turhan Çakar, 15 Mart Dünya Tüketici Hakları Günü dolayısıyla yaptığı yazılı açıklamada, 68 temel gıda maddesinde tüketicilerin satın alma gücünün düştüğünü ifade ederek, ''TÜİK rakamlarına göre 14 milyon, TÜRK-İŞ rakamlarına göre ise 54 milyon dolayında tüketici açlık sınırında yaşamaktadır. Tüketiciler, gıda harcamalarından kesip diğer zorunlu giderlere harcama yapmak zorunda kaldıkları için beslenemeyip hastalanmaktadırlar. 15 Mart Dünya Tüketici Hakları Günü yaklaşırken sağlıklı ve yeterli gıdaya erişim sorunu her geçen gün artmaktadır” diye konuştu.‘SAĞLIKLI GIDAYA ERİŞİM HAKTIR'Çakar, AKP Hükümetine, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’na ve diğer tüm yetkililere şu çağrıda bulundu:“Sağlıklı ve Yeterli Gıdaya Erişim’ evrensel bir tüketici hakkıdır. Tüketicilerin bu hakkına saygılı olunuz ve gereğini yerine getiriniz. Belli bir azınlık ile emperyalist gıda ve tarım tekellerinin lehine olan, ancak halkımızın ve ülkemizin aleyhinde olan yanlış gıda ve tarım politikalarını terk ediniz. Azınlığın çıkarları uğruna halkımızı açlık sınırının altında bırakmaya ve sağlıksız gıda tüketmek zorunda bırakmaya hakkınız yoktur. Halkımızın ve ülkemizin yararına olan doğru ve sağlıklı gıda ve tarım politikalarını bir an önce uygulamaya koyunuz.”BirGün
'Dolardaki Yükseliş Tarımda Maliyetleri Artırıyor'
Türkiye Ziraatçılar Derneği Başkanı İbrahim Yetkin, dolar kurundaki artışın tarım sektöründe maliyetleri belirgin bir biçimde artırdığına dikkat çekti. Yetkin, tarımda elektrik dışında tüm girdilerin ithal olduğunu ifade ederek, maliyet artışına bağlı olarak fiyatların daha da yükseleceğini vurguladı.İbrahim Yetkin, dolardaki yükselişin tarımda maliyetleri doğrudan yukarıya çektiğine işaret ederek, “Tarım maliyetinde girdilere bakacak olursak; gübrenin ham maddesi ithal ediliyor, tohum kullanımında dışa bağımlıyız, ilaçta ve yakıtta dışa bağımlıyız. Elektrik dışında tarımın ham maddesi dışarıdan sağlanıyor. Bu da maliyetleri artırıyor. Türkiye’de girdilerin yüzde 80-85’i ithal” dedi.