65 Maden Ocağında Yeni Somalara Davetiye Çıkaran 'Feda Kararnamesi' TBMM Gündeminde

 > -

Kömür madenlerinde kullanılan patlamayı önleyici sistemlerin uluslararası standartlara uygun hale getirilme süresi, 2019 yılı sonuna kadar uzatıldı. 4 Ağustos 2015 tarihli Resmi Gazete’de yer alan kararname "65 maden ocağında yeni Somalara davetiye" olarak nitelendiriliyor.

Resmi Gazete'de 4 Ağustos'ta yayımlanan karara göre, patlama olasılığı yüksek ocaklardaki teçhizat ve koruyucu sistemler  31 Aralık 2019’a kadar “Muhtemel Patlayıcı Ortamda Kullanılan Teçhizat ve Koruyucu Sistemler ile İlgili Yönetmelik’e uygun hale getirilecek. 

Hürriyet'ten Banu Şen'in haberine göre sistemini yenilemek istemeyen madenler, sorumluluğun işverende olması kaydıyla eskimiş sistemleri kullanmaya devam edebilecek.

'Yüreği kurusun bu kararı imzalayanların'

CHP Manisa Milletvekili ve TBMM Soma Faciası Araştırma Komisyonu Üyesi Özgür Özelkarara tepki gösterdi. Özel, “Bu kararı imzalayanların elleri tutulsun diyeceğim ama… Hadi eliniz tutuldu yüreğiniz de mi tutuldu? Yüreği kurusun bu kararı imzalayanların” dedi. 

Özel yeni düzenlemeyi gördüğünde gözlerine inanamadığını da kaydederek şunları söyledi: 

'9 yıl geriye götürüyor'

“Madenlerde ATEX yani alev sızdırmaz malzeme kullanımı Türkiye’de 31 Aralık 2006’dan beri mecbur. Bunun sıkı denetleniyor olması lazım. Soma faciasına kadar yönetmeliklerde birçok eksik vardı ama bu eksik olmayan kısım. ATEX malzeme kullanma zorunluluğu ve denetlenmesi ile ilgili bu vardı zaten. Ama kullanmamışlardı. Soma faciasının bilirkişi raporunda da var. Ama Soma’dan sonra bir farkındalık oluştu. Denetimler hem sıklaştı hem de bu konu üzerinde yoğunlaştı. Bunun üzerine yapılan denetimlerde 130 civarı ocak ATEX malzeme yokluğundan kapatıldı.  Şimdi bu düzenleme bizi 2006’dan önceye götürüyor ve taa 2019’a gönderiyor. Soma faciasından sonra 2006’dan da geriye gitmiş olduk.

Ayrıca madenlerde Çin malı kalitesiz ve kötü malzeme ile dolacak. Şu anda kapalı olan 60’a yakın maden güvenliği sağlanmadan açılacak. Ayrıca Soma davasında savunma avukatları da şöyle bir savunma yapacak, ‘Evet bilirkişi raporları ATEX kullanmadık diye eleştiriyor ama Türkiye şartlarında bu mümkün değil . Faciadan 1 yıl 3 aydan sonra Bakanlar Kurulubunu zaten zorunlu bir standart olmaktan da çıkardı.’ Bunu deseler ne diyeceğiz? Gelinen noktada bu değişikliği herhangi bir bakanın Bakanlar Kurulu’na bunu teklif etmesini dahi kabul edemeyiz. Ama hükümeti olmayan bir Bakanlar Kurulu… Normal şartlarda hiçbir bakan böyle bir şeyi gelip de teklif dahi edemez. Şu anda 9 yıl geriye götürüyor. Bu akıl alır bir şey değil. “

'Bir faciadan bu bakanlar sorumludur'

Özel  faciadan ders almak bir yana bu kararın madenleri daha da geriye götüreceğini kaydederek, “Elleri yürekleri tutulsun ki bir daha böyle bir kararı imzalamasınlar. Eliniz tutuldu hadi de yüreğiniz de mi tutuldu? Yürekleri kurusun bu imzayı atanların. Bu Soma faciasından ders alıp iş güvenliği en üst seviyeye getireceğiz diye verilen sözlerin tutulmak bir yana geriye götürülmesi demek.  Maden ve enerji lobisinin ne kadar güçlü ve acımasız olabildiğini gösteriyor. Bundan sonra yine bir madende bu standardı sağlamayan bir faciadan direk bu bakanlar kurulu sorumludur” diye ekledi.

Maden Kararnamesi TBMM gündeminde

HDP Antalya Milletvekili H. Saruhan Oluç, 4 Ağustos tarihinde yayınlanan kararnameyle, kömür madenlerinde patlayıcı önleyici sistemlerin uluslararası standartlara uygun hale getirilme süresinin 2019 yılına kadar uzatıldığını işaret ederek, ilgili Maden Kararnamesi’ni TBMM gündemine taşıdı.

Başbakan Ahmet Davutoğlu tarafından yazılı olarak cevaplandırılması talebiyle TBMM Başkanlığına soru önergesi veren Saruhan Oluç, madenlerde ATEX (alev sızdırmaz malzeme) kullanımının Türkiye’de 31 Aralık 2006’dan beri zaten mecburi iken, bu kararname ile beraber standartlar geriletildiğini söyledi. HDP’li Oluç, “Maden sahiplerine rahat ve sorumsuz davranma, madenci canını ve güvenliğini önemsememe hakkı verilmiştir. Bu tutumla yeni Soma katliamlarına davetiye çıkarılmıştır. Kararname ile hükümet yaşanabilecek facialardan doğacak siyasal sorumluluğunu işverene devretmek istemektedir. Ama kamuoyu nezdinde tam tersi geçerli hale gelmiştir.” dedi.

Maden Mühendisleri Odası verilerine işaret eden Oluç devamında, “Türkiye’de kömür üretimi yapan 176 işyeri vardır. İş müfettişlerinin 2014 ve 2015’te yaptığı denetimler sonucunda 176 işyerinin 126’sı yönetmeliğe uygun olmadığı için kapatılmıştır. Kapatılan 126 işyerinin 65’inin kapatılma nedenleri arasında, bu kararnameye konu olan patlayıcı önleme sistemi sertifikasına sahip olunmaması yer alıyor. Yeni kararname ile kapatılmış olan 65 kömür madeni tekrar açılabilecek, güvencesiz koşullarda üretim yapılabilecektir.“ izahını yaptı. 

Soma, Ermenek gibi katliamların ardından, açık olan madenler için çalışma standartlarını yükseltmek gerekirken, koşulları güvenli, sağlıklı ve uygun olmadığı için kapatılan madenlerin açılmasına imkân sağlamanın yeni iş cinayetlerine davet çıkardığına dikkat çeken HDP’li Saruhan Oluç, şunları dile getirdi:

“Kömür madenlerinde patlayıcı önleyici sistemlerin uluslararası standartlara uygun olmamasının nedenlerinden biri de ucuz ve kalitesiz Çin malı sistemleri satan şirketlerin büyük bir piyasaya sahip olmasıdır. Maliyeti düşürmek, kazancı artırmak için bu tür kalitesiz malzemelerin kullanılması kabul edilebilir değildir. 

Madencileri uluslararası yasaların öngördüğü çalışma koşullarından uzak bir şekilde, kölelik şartlarında çalışmaya zorlayan sistem hala devam etmektedir. Bundan sonra yaşanacak felaketlere karşı her türlü önlemi almak gerekirken, aksine yeni felaketlere zemin hazırlamak kesinlikle kabul edilemez. Bu kararname ile birlikte meydana gelecek tüm maden kazalarının ve yaşanabilecek muhtemel cinayetlerin sorumluluğu hükümetin ve standartlara uymayan şirketlerin olacaktır. “

"Çin malı güvenlik sistemleri satan şirketlerin lobi faaliyetlerinin etkisi oldu mu?"

Oluç bu bağlamda Başbakan Ahmet Davutoğlu’na şu soruları yöneltti:

  • Bu kararnamenin çıkarılmasında Çin malı güvenlik sistemleri satan şirketlerin lobi faaliyetlerinin etkisi oldu mu? 

  • Kalitesiz malzemelerin madenlerde kullanılmasına ilişkin önleyici önlemleriniz nelerdir?

  • Kapatmaya gerekçe olan düşük standartlı koruyucu sistemlerin, standarda uygun olanlarla değiştirilmesinin maliyeti nedir? 

  • Daha düşük standartlı koruyucu sistemlerden kaynaklı olabilecek maden kazalarının siyasal sorumluluğunun bu kararnameyle birlikte öncelikle hükümete ait olacağını düşünüyor musunuz?

  • Daha önce gerekli standartları sağlamadığı için kapatılan madenlerin yeniden açılmasını sağlayabilecek kararnameyi çıkarmanızın gerekçesi nedir? Hangi koşullar değiştiği için bu kararnameyi çıkardınız?

  • Bu kararname ile birlikte işçilerin can güvenliğinin daha fazla tehlikeye atıldığını düşünüyor musunuz? Önceliğiniz insan yaşamı mı yoksa düşük maliyetli sistemler mi? 

  • Bu kararnameyi çıkarırken, madencilik alanında uzmanlığı ve çalışması olan meslek odalarından ve akademik kurumlardan görüş aldınız mı? Almadıysanız neden?

'4 Ağustos 2015 tarihini bir kenara not edin'

Çiğdem Toker, dünkü yazısında 4 Ağustos 2015 tarihli Resmi Gazete’de yer alan kararnameyi köşesine taşımış, kömür madeni ocaklarında faciayı önleyecek sistemin kurulmasının 2019’a kadar uzatıldığını yazmıştı. 

Toker’in yazısı şöyle:

"Lütfen 4 Ağustos 2015 tarihini bir kenara not edin. 

İstifa etmiş hükümetin Resmi Gazete’de yayımladığı kararname, açık açık yeni Soma facialarına davetiye çıkaracak fütursuzlukta hükümler içeriyor.

Haberi, ekonomi sayfamızda.

Kömür madenlerinde kullanılan patlamayı önleyici sistemlerin, uluslararası standartlara uygun hale getirilme süresi, 2019 yılı sonuna kadar uzatıldı.

Sistemini yenilemek istemeyen madenler, sorumluluğun işverende olması kaydıyla eskimiş sistemleri kullanmaya devam edebilecek.

Maden Mühendisleri Odası Başkanı Ayhan Yüksel ile görüştüm.

Yüksel, Türkiye’deki kömür madenlerinin büyük bölümünün, ucuz olduğu için Çin malı sistemler kullandığını, giderlerini artıracağı için ATEX adı verilen uluslararası standartlara uygun sistemleri kullanmakta gönülsüz olduğunu söyledi.

Ve şimdi sıkı durun.

Yüksel’in paylaştığı çok önemli güncel verileri aktaracağım:

Türkiye’de kömür üretimi yapan 176 işyeri var.

İş müfettişlerinin 2014 ve 2015’te yaptığı denetimler sonucunda 176 işyerinin 126’sı yönetmeliğe uygun olmadığı için kapatılmış.

Kapatılan 126 işyerinin tam 65’inin kapatılma nedenleri arasında, bu kararnameye konu olan patlayıcıyı önleme sistemi sertifikasına sahip olmaması yer alıyor.

Başkan Yüksel, sertifika zorunluluğunu 2019 yılı sonuna kadar uzatan bu kararnameden itibaren, kapatılan 65 kömür madeninin tekrar açılabileceğini söylüyor.

Tablonun korkunçluğuna bakar mısınız?

Soma’da 301 madenci yanarak yaşamını yitirdi.

İnsan yaşamından bahsediyoruz…

Böyle bir katliamın ardından standartları yükseltmek gerekirken, tam tersine aşağıya çeken ucuz güvenlik sistemini teşvik eden, kapatılan madenlere “Buyrun yeniden açabilirsiniz” anlamına gelen bu kararnameye ne söylense az!

Maden Mühendisleri Odası Başkanı Ayhan Yüksel’e, “geçici hükümet”in neden böyle bir karar almış olabileceğini sordum.

“Çünkü” dedi, “Çin malı sistemleri satan şirketler büyük bir piyasa. Hükümet onların talebine direnememiş olmalı”.

“Peki” dedim, “Kapatmaya gerekçe olan düşük standartlı koruyucu sistemleri, standarda uygun olanlarla değiştirmenin maliyeti nedir?”

Yüksel, geçenlerde büyük bir maden işvereninin verdiği rakamı paylaştı: 800 bin Avro.

Sakıncası yok.

Siz buna, sırf maden patronları bu parayı harcamasın, Çin malı güvenlik sistemi satan şirketler zarar etmesin diye, karın tokluğuna cehennemin dibinde çalışmaya razı olan işçileri ölüme göndermenin faturası da diyebilirsiniz.

Yarın öbür gün, kapatıldığı halde bu Resmi Gazete sayesinde açılacak 65 madenden birinde bir facia yaşandığında, o Resmi Gazete’de evlatlarımızın feda kararnamesini göreceksiniz.”

Kaynaklar: Hürriyet, CHA ve Cumhuriyet

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

Ahmet DavutoğluAntalyaBakanlar KuruluBaşbakanÇinCumhuriyet Halk PartisiHDPHalkların Demokratik PartisiManisaSomaTürkiye Büyük Millet Meclisi
Görüş Bildir