Türkiye'nin Banja Luka'daki Başkonsolosluğu Yeni Projelere Katkı Sağlayacak
BANJA LUKA (AA) - Türkiye'nin Saraybosna Büyükelçisi Haldun Koç, Bosna Hersek'te Sırp nüfusun yoğun olduğu Banja Luka şehrinde Türk başkonsolosluğunun açılmasının yeni projelerin hayata geçirilmesine önemli katkı sunacağını ifade etti.Büyükelçi Koç, görevine yeni başlayan Banja Luka Başkonsolosu Oğuz Kılıç ile Bosna Hersek'teki iki entiteden biri olan Sırp Cumhuriyeti'nin (RS) temsilcileri ile görüştü.Entite Başkanı Zeljka Cvijanovic, Başbakanı Radovan Viskovic ve Meclis Başkanı Nedeljko Cubrilovic ile görüşen Koç, temaslarının ardından yaptığı açıklamada, Banja Luka ve civarındaki ticari potansiyeli değerlendirmek ve yeni başkonsoloslukla ek projeler hayata geçirmek istediklerini söyledi.Kültür ve ekonomi alanlarındaki yeni adımlarla Türkiye ile Bosna Hersek arasındaki ilişkilerin daha da güçleneceğini kaydeden Koç, temaslarında ticareti daha da geliştirecek projeleri ele aldıklarını ifade etti.Tarihi Arnaudiye Camisi yakında yeniden açılacakBanja Luka'daki temasları kapsamında entitenin Boşnak Başkan Yardımcısı Ramiz Salkic ve Banja Luka Müftüsü Nusret Abdibegovic'le de görüşen Koç, daha sonra rekonstrüksiyon çalışmaları Vakıflar Genel Müdürlüğünce yapılan Arnaudiye Camisi ile bu yıl eğitime başlayan İbrahim Maglajlic Medresesi'ni ziyaret etti.Bosna Hersek'te 1992-1995'teki savaşta Sırplarca temellerine kadar yıkılan camideki çalışmaları yerinde inceleyen Koç, Banja Luka'nın ortak kültür mirası bakımından özel bir öneme sahip olduğunu vurguladı. Koç, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), Vakıflar Genel Müdürlüğü ve diğer Türk kurumlarının bu kültür mirasının canlandırılması için önemli adımlar attığını anımsattı.Büyükelçi Koç, 1595'te inşa edilen ve 1993 yılında temellerine kadar yıkılan Osmanlı döneminden kalma Arnaudiye Camisi'nde dış cephenin tamamlandığını aktardı. Koç, çalışmaların yakın zamanda bitirileceğini ve caminin yeniden ibadete açılacağını belirtti.Ülkedeki birçok ortak kültür mirasının Türkiye'nin desteğiyle yeniden ayağa kaldırıldığını anımsatan Koç, 'Bunlar bizim Bosna Hersek'te hiçbir kesimi ayırt etmeden, bütün etnik gruplara ulaşan ve tamamını kucaklayan politikamızın eseridir.' dedi.
Antalya'da Sahte Altın Satarken Yakalanan Zanlı Tutuklandı
ANTALYA (AA) - Antalya'nın Alanya ilçesinde sahte altın satarken gözaltına alınan zanlı tutuklandı.İlçe Emniyet Müdürlüğü Asayiş Büro Amirliği ekipleri, ilçe merkezinde 4 kuyumcuya 13 bin 863 lira tutarında sahte altın satıldığı ihbarı üzerine çalışma başlattı.Eşkali belirlenen M.G. (26), bir başka kuyumcuya sahte bilezik satmaya çalıştığı sırada yakalandı.Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen zanlı, çıkarıldığı Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğince tutuklandı.
Lavrov: "ABD, Kendi Eylemlerini Kısıtlayan Anlaşmaları Uygulamak İstemiyor"
MOSKOVA (AA) - Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, ABD’nin kendi eylemlerini kısıtlayan anlaşmaları uygulamak istemediğini söyledi.Lavrov, Valday Uluslararası Tartışma Kulübünce düzenlenen toplantıda, ABD'nin ve Avrupa Birliği’nin (AB) siyasetini değerlendirdi.ABD’nin birçok uluslararası anlaşmadan çekildiğine dikkati çeken Lavrov, 'ABD, uluslararası sahada ekonomi, ticari ve herhangi bir alanda kendi eylemlerini kısıtlayan anlaşmaları uygulamak istemiyor.' dedi.Lavrov, ABD’nin yaptırım, tehdit ve ültimatom gibi araçları kullanarak yıkıcı bir politika izlediğini ifade etti.'Onlarla konuşmaktan vazgeçmeliyiz'AB ve Rusya arasındaki ilişkilere de değinen Lavrov, 'Batı'da dış siyasetten sorumlu şahıslar, karşılıklı saygı çerçevesinde konuşmaya ihtiyaç duyulduğunu anlamıyor. Muhtemelen bir süreliğine onlarla konuşmaktan vazgeçmeliyiz.' diye konuştu.Lavrov, AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen'in, 'Rusya ile jeopolitik ortağı olamadıkları' yönünde açıklamalar yaptığını hatırlatarak 'İstedikleri gibi olsun.' dedi.
Güncelleme - Kocaeli Ve İstanbul'da Kuyumculardan Hırsızlık Yaptıkları İddiasıyla Yakalanan 2 Kişi Tutuklandı
KOCAELİ (AA) - Kocaeli ve İstanbul'daki kuyumculardan altın çaldıkları iddiasıyla gözaltına alınan 2 şüpheli tutuklandı.Alınan bilgiye göre, Kocaeli Asayiş Şube Müdürlüğü Yankesicilik ve Dolandırıcılık Büro Amirliği ekipleri, İzmit ve Gebze ilçelerindeki bazı kuyumculardan altın çalındığı ihbarı üzerine harekete geçti.İzmit'te yakalanan şüpheliler A.Y. ve H.İ'nin, İstanbul'un Esenyurt ve Büyükçekmece ilçelerindeki 2 kuyumcudan da hırsızlık yaptığı belirlendi.Yaklaşık 100 bin liralık altın çaldıkları tespit edilen şüphelilerden A.Y'nin benzer suçlardan 25, H.İ'nin de 6 suç kaydının olduğu anlaşıldı.Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheliler adliyeye sevk edildi. Nöbetçi hakimliğe çıkarılan şüpheliler, tutuklandı.
Kocaeli Ve İstanbul'da Kuyumculardan Hırsızlık Yaptıkları İddiasıyla 2 Kişi Yakalandı
KOCAELİ (AA) - Kocaeli ve İstanbul'daki kuyumculardan altın çaldıkları ileri sürülen 2 şüpheli gözaltına alındı.Alınan bilgiye göre, Kocaeli Asayiş Şube Müdürlüğü Yankesicilik ve Dolandırıcılık Büro Amirliği ekipleri, İzmit ve Gebze ilçelerindeki bazı kuyumculardan altın çalındığı ihbarı üzerine harekete geçti.Bir süre sürdürülen teknik ve fiziki takibin ardından ekipler, şüpheliler A.Y. ve H.İ'yi İzmit ilçesinde yakaladı.Şüphelilerin İstanbul'un Esenyurt ve Büyükçekmece ilçelerindeki 2 kuyumcudan da hırsızlık yaptığı belirlendi.Yaklaşık 100 bin liralık altın çaldıkları tespit edilen zanlılardan A.Y'nin benzer suçlardan 25, H.İ'nin de 6 suç kaydının olduğu belirlendi.Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheliler adliyeye sevk edildi.
Reklam
AB, Rum Yönetiminin "Yatırım Karşılığı Vatandaşlık" Programını Araştıracak
BRÜKSEL (AA) - Avrupa Birliği (AB), Kıbrıs Rum yönetiminin bir skandalla yeniden gündeme gelen yatırım karşılığında vatandaşlık ve oturma izni ile AB yasalarını ihlal edip etmediğini araştıracak.AB Komisyonu Sözcülerinden Christian Wigand, günlük basın toplantısında, 'AB Komisyonu, şu anda Rum yönetiminin programının AB yasalarıyla uyumlu olup olmadığını olası ihlal işlemi bakımından araştırıyor.' dedi.AB, Rum yönetiminin 'altın vize' de denilen programını daha önce de eleştiriyordu. AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, son olarak geçen ay yaptığı 'Birliğin Durumu' konuşmasında, 'Avrupa değerleri, satılık değildir.' ifadesini kullanmıştı.Wigand, von der Leyen'in bu sözlerini hatırlatarak Rum yönetiminden üst düzey yetkililerin, çıkar karşılığı AB vatandaşlığı vermelerini 'inanamayarak izlediklerini' söyledi.Komisyon üyelerinin, daha önce de yatırım karşılığı vize ve pasaport programları hakkındaki ciddi endişeleri, Rum yetkililere de doğrudan ilettiklerini aktaran Wigand, AB Komisyonunun Kıbrıs Rum kesimi dışında Bulgaristan ve Malta ile yatırım karşılığı vatandaşlık ve oturum programları hakkında yazışmalar ile siyasi temaslar yaptığını kaydetti.AB Komisyonunun Adaletten Sorumlu Üyesi Didier Reynders de sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Rum yönetiminin 'yatırım programını' 1 Kasım'dan itibaren kaldırma kararını memnuniyetle karşıladığını bildirdi.Reynders, Rum kesiminin kararının hem kendisinin hem de AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen'in bu program hakkındaki endişelerini dile getirmesinden sonra alındığına dikkati çekti.Güney Kıbrıs Rum yönetiminde suça karışmış kişiler de yararlandığı için eleştirilen 'yatırım karşılığı vatandaşlık' programının sonlandırıldığı açıklanmıştı.Karar, Rum Meclisi Başkanı Dimitris Şilluris ve AKEL Milletvekili Hristakis Ciovanis'ın sabıka kaydı olan Çinli bir iş insanının Kıbrıs pasaportu almasına yardım etmeye hazır olduklarına dair gizli çekilmiş görüntülerin, Al Jazeera tarafından yayımlanmasının ardından alındı.
Cansu Poyraz Karadeniz Yazio: Yazar Adayları Elime Mum Diksin: Yayınevinin Dikkatini Çekme Sanatı
etiket
“Ben sana yazma demiyorum. Yaz, yine yaz, ama hobi olarak yaz.” cümlesine tepki olarak doğanlardansanız toplaşın, size anlatacaklarım var. Farz edelim ki gece gündüz durmadan çalışıp, ortaya gurur duyduğunuz bir eser çıkardınız. Bildiğiniz bilmediğiniz ne kadar yayınevi varsa hepsine de gönderdiniz. Elbet biri sizdeki cevheri görüp “Aman Allah’ım, yeni Ahmet Ümit’i bulduk, bu kitabı hemen basmalıyız.” diyecek ve geri dönüş yapacak diye bekliyorsunuz. Ama o da ne? Aradan iki hafta geçmesine rağmen e-posta kutunuza gelen giden bir şey yok.  Daha fazla beklememeye karar verip yayınevlerini telefonla aramaya başlıyorsunuz. Şanslıysanız ilk yayınevinden “Gelen dosyalara ancak 6 ay içinde geri dönebiliyoruz.” cevabını alıp, ilk şokunuzu yaşıyorsunuz. Kabul edin, daha ilk şokta “Bu iş olmayacak galiba, ben en iyisi vazgeçeyim.” düşüncesi geçti içinizden.Böyle düşünenler hiç durmasın ve hemen vazgeçsin, zira önünüzde çok zorlu bir yol var ve bu yol ancak inat, azim ve cesaretle yürünebilir. Hayallerinin peşini bırakmayan iflah olmaz bir yazar adayıysanız, işte size yayınevlerinin ilgisini çekebilmenize yardımcı olabilecek altın değerinde 5 tavsiye!
Reklam
Ruhani: "Yurt Dışında Bloke Edilen Döviz Kaynaklarımızı Kullanabilmek İçin Uğraşıyoruz"
TAHRAN (AA) - İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, yurt dışında bloke edilen döviz kaynaklarını kullanabilmek için uğraştıklarını söyledi. Ruhani, başkent Tahran'da yapılan Ekonomi Koordinasyon Merkezi toplantısında yaptığı konuşmada yurt dışında bloke edilen İran mali kaynaklarıyla ilgili açıklamada bulundu. Hükümetin bölge ülkeleriyle mali kanallar konusunda yaptığı anlaşmaların süratle hayata geçirilmesi için gayret sarfettiğini aktaran Ruhani, 'ABD yaptırımları ülkenin ekonomisi üzerinde ağır şartlar meydana getirdi ancak ortaya konulan çabalar sayesinde yurt dışında bloke edilen kaynakların kullanımı artıyor. Yurt dışında bloke edilen döviz kaynaklarımızı kullanabilmek için uğraşıyoruz.' ifadelerini kullandı. Ruhani, Çin, Avrasya bölgesindeki ülkeler ve komşularla enerji, teknoloji ve ekonomik ilişkilerin geliştirilmesi için özel planlamalar yapmaları gerektiğini belirtti. Toplantıda İran Merkez Başkanı Abdunnasır Himmeti, dün yaptığı Bağdat ziyaretinde Iraklı yetkililerle mali kaynakların kullanımına dair yaptığı anlaşmalarla ilgili bilgi verdi. Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif de Çin temaslarında bu ülkenin yetkilileriyle mali kanal, taşımacılık ve denizcilik alanında iyi anlaşmalar sağlandığıyla ilgili rapor sundu. Himmeti dün Iraklı mevkidaşı Mustafa Galib ve Irak Ticaret Bankası Başkanı Salim Cevad Abdulhadi el-Çelebi ile yaptığı görüşmelerin ardından 'İran Merkez Bankası'yla Irak Ticaret Bankası arasında, ülkemizin mali kaynaklarının serbest bırakılması konusunda anlaşmaya varıldı.' açıklamasında bulunmuştu.ABD'nin İran'a yönelik yaptırımlarıABD Başkanı Donald Trump, 8 Mayıs 2018'de nükleer anlaşmadan çekildiğini duyurmuş ve İran'ın ABD dolarına erişimini, devlet tahvili satmasını, altın ve diğer değerli madenler ile çelik, alüminyum, kömür gibi metallerle ticaret yapmasını ve yolcu uçağı ya da parçalarını ithal etmesini engelleyen yaptırım paketini 3 ay sonra resmen hayata geçirmişti.ABD'nin İran'a yönelik ikinci yaptırım paketi, 180 günlük sürenin dolmasının ardından 5 Kasım 2018'de devreye girmişti.Buna göre, İran Ulusal Petrol Şirketi, İran Petrol Ticaret Şirketi ve Ulusal Tanker Şirketine uluslararası kısıtlamalar getirilirken, ekonomisi büyük ölçüde petrole dayalı İran'dan petrol ve ürünlerinin satışına yaptırımlar uygulanmıştı.
Bakan Albayrak Sanayi Üretimindeki Artışı Değerlendirdi:
ANKARA (AA) - Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, Sanayi Üretim Endeksi'nde ağustos ayındaki yıllık yüzde 10,4 artışla Türkiye'nin OECD'de 1'inci, dünyada 2'nci sırada olduğunu bildirdi. Albayrak, Twitter hesabından paylaştığı mesajında, Türkiye İstatistik Kurumunun açıkladığı ağustos ayı sanayi üretimi verilerini değerlendirdi. Sanayi Üretim Endeksi'nde ağustos ayındaki yıllık yüzde 10,4 artışla 'Türkiye'nin OECD'de 1'inci, dünyada Singapur'dan sonra 2'nci sırada olduğuna' dikkati çeken Albayrak, perakende satış hacmi endeksinin yıllık bazda yüzde 5,8, sektörel ciro endeksinin de yüzde 23,5 yükseldiğini belirtti. Bakan Albayrak, 'İhracat treninin başına üretim lokomotifini getirerek istikrar ve verimlilik vagonlarını milli ekonomi raylarına oturtuyoruz.' değerlendirmesinde bulundu.
Reklam
Analiz - Ermenistan'ın Hedefi Türkiye-Azerbaycan Enerji Güvenliği
İSTANBUL (AA) -YUNUS FURUNCU- Hazar bölgesinden uluslararası piyasalara petrol ve doğalgaz ihraç eden Azerbaycan, Türkiye’nin enerji güvenliğine katkı sunmaktadır. Son zamanlarda Ermenistan’ın saldırdığı Tovuz bölgesinin Trans-Anadolu Doğalgaz Boru Hattı Projesi (TANAP) ile birlikte Bakü-Tiflis-Ceyhan (BTC) ve Bakü-Tiflis-Erzurum hatlarının geçiş güzergâhında yer alması bu saldırıların neyi hedeflediğini göstermek açısından önemli. Ayrıca Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu’nun bu bölgede bulunması bölgenin uluslararası taşımacılık alanında da ön plana çıkmaya başladığını gösteriyor. 12 Temmuz ve 21 Eylül’de Tovuz bölgesine saldıran Ermenistan’ın çatışmaları Karabağ dışına özellikle enerji transfer noktalarına yaymaya çalıştığı anlaşılıyor.Azerbaycan’ın bölgede İran ve Rusya etkisinden kurtulmasında belirleyici bir yeri olan uluslararası enerji projeleri aslında ülkenin kendi ayakları üzerinde durması ve bağımsız bir politika ortaya koyması açısından son derece hayati. Nitekim topraklarını işgal eden Ermenistan’a karşı daha sağlam bir mücadele ortaya koyan Azerbaycan’ın enerji politikalarının önemli etkilerinin olduğu görülüyor. Özellikle doğalgaz ve petrol boru hatları ile önemli ihracat rakamlarına kavuşan Azerbaycan ekonomik anlamda diğer bölge ülkelerine göre daha güçlü bir performans sergilemeye başlamış durumda. Bu gelişmelerin farkında olan Ermenistan’ın yükselen Azerbaycan etkisini zayıflatmak ve ortadan kaldırmak için saldırılara devam ettiği görülüyor. Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) Minsk grubunun yıllarca haksızlığı gideremediği bir ortamda Azerbaycan kendi topraklarını işgalden kurtarmak için etkili bir strateji ortaya koyuyor. Enerji alanındaki etkinliğinin kendisine kattığı güçle ayaklarını daha sağlam bir zemine basan ülke, topraklarını geri almak için daha fazla bekleyemezdi. Çünkü Ermenistan’ın stratejik öneme sahip Tovuz bölgesi gibi yerlere de saldırmaya başlaması Azerbaycan için nefes borusu görevi yapan bölgeyi tehdit altına sokuyordu.Azerbaycan’ın yükselen enerji rolüDoğalgaz ve petrol üreticisi olan Azerbaycan’ın konumu, Hazar bölgesinde çıkan kaynakların uluslararası enerji piyasalarına ulaşması açısından son derece kritik bir noktada. Türkiye ile birlikte inşa etmiş olduğu doğalgaz ve petrol boru hatlarıyla uluslararası piyasalara erişen Azerbaycan böylece Kafkaslarda etkili bir aktör haline geldi.1994 yılından itibaren hidrokarbon arama çalışmaları sürdüren Azerbaycan’ın başta Şah Deniz ve Abşeron yataklarında keşfedilen doğalgazla büyük bir rezerve sahip olduğu ortaya çıktı. Yaklaşık 1,7 trilyon metreküp doğalgaz ve 7 milyar varil petrol rezervine sahip olan ülke etkili bir hidrokarbon üreticisi konumunda. Yıllık 30 milyon tondan fazla petrol ve yaklaşık 11 milyar metreküp doğalgaz ihraç eden Azerbaycan’ın ihracatının yüzde 90’dan fazlasını doğalgaz ve petrol oluşturuyor. [1] İhracat yapılan ülkelere baktığımız zaman Avrupa ülkelerinin büyük bir yer tuttuğu görülüyor. Doğalgaz üretimi konusunda önemli ilerlemeler kaydetmesi beklenen Azerbaycan’ın Uluslararası Enerji Ajansı’nın projeksiyonlarına göre 2040 yılına kadar yıllık 55 milyar metreküp doğalgaz üreteceği öngörülüyor. Böylece Azerbaycan’ın Hazar petrol ve doğalgazını dünya piyasalarına daha büyük miktarlarda göndererek küresel piyasalarda daha önemli bir aktör haline gelmesi bekleniyor.Türkiye-Azerbaycan enerji işbirliğiTürkiye-Azerbaycan arasındaki enerji işbirliğine baktığımız zaman BTC Ham Petrol Boru Hattı, Bakü-Tiflis-Erzurum Doğalgaz Boru Hattı ve son olarak TANAP projesinin önemli bir yer tuttuğu görülüyor. BTC projesi ile uluslararası piyasalara erişen Azerbaycan, ihracatının büyük bir bölümünü bu hat üzerinden gerçekleştiriyor. Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı’nın (TPAO) da yüzde 6,5 hissesinin olduğu proje, yıllık yaklaşık 50 milyon ton ham petrol ihraç edebilecek kapasiteye sahip. 2006 yılından günümüze kadar yaklaşık 3,5 milyar varil petrol transferi yapılan hattan önemli bir gelir elde edildiği anlaşılıyor. Aynı zamanda Kazakistan petrolünün de bu boru hattıyla Ceyhan limanına sevk edilmesi söz konusu hattın Orta Asya enerji kaynaklarının uluslararası piyasalara ulaştırılması açısından kritik bir rol üstlendiğini gösteriyor. Azerbaycan ve Kazakistan’ın yapmış olduğu anlaşmaya göre yılda 3 milyon ton Kazak petrolünün aktarıldığı hattan altyapı olanaklarının artırılmasının akabinde 21 milyon tona kadar Kazak petrolünün ihraç edilmesi planlanıyor.BTC Ham Petrol Boru Hattı’nın faaliyete geçmesi İran ve Rusya’nın karşı çıkmasına rağmen Türkiye ve diğer uluslararası enerji firmalarının gayretleriyle olmuştur. Bu proje ile birlikte Azerbaycan’ın bölgesinde önemli bir aktöre dönüştüğü görülüyor. BTC güzergâhından geçecek olan Kazakistan petrolünün ve yine aynı rotayı takip edecek olan Türkmen doğalgazının dünya piyasalarına ihracatı durumunda Azerbaycan sadece enerji üreten bir ülke olmayacak aynı zamanda enerji ihraç koridorunda yer alan bir ülke olarak ekonomik ve stratejik açıdan daha fazla ön plana çıkacaktır.Bakü-Tiflis- Erzurum Doğalgaz Boru Hattı’nın Türkiye’nin İran ve Rusya’ya olan bağımlılığını önemli ölçüde düşürdüğü görülüyor. 2007 yılında faaliyete geçen hattan Türkiye yıllık 6 milyar metreküpten fazla doğalgaz alıyor. Bu proje ile birlikte Türkiye’nin enerji güvenliği artmış oldu. İran gazına göre daha uygun olan Azerbaycan gazına kavuşan Türkiye enerji faturalarına ödediği miktarı da belli oranda düşürebildi. Özellikle 2020 yılında TANAP’tan gelen gazla birlikte Azerbaycan gazı Türkiye’deki tüketimde ilk sıraya yükseldi. Temmuz ayında yüzde 35 oranında Azerbaycan gazı kullanan Türkiye Rusya ile yaptığı uzun dönemli kontratı 2021 yılı sonlarında bitirebilir. Böylece TANAP’ın tam kapasiteyle çalışması durumunda Türkiye’nin doğalgaz tüketiminde Rusya ve İran’ı geçerek Azerbaycan’ın ilk sıraya çıkacağı öngörülmektedir. Enerjinin ipek yolu TANAP“Enerjinin ipek yolu” olarak adlandırılan TANAP projesinde Türkiye yüzde 30 oranında hisseye sahip. Söz konusu hat ile Türkiye doğalgaz tüketen ülke konumundan çıkarak aynı zamanda enerjiyi pazarlayan önemli bir aktör konumuna da geldi. Bu açıdan bakıldığında TANAP ayrı bir öneme sahip. Diğer taraftan Şah Deniz sahasındaki üretimde yüzde 19 oranında paya sahip olan Türkiye’nin TANAP projesinde epey etkili olduğu görülüyor. İlk etapta 16 milyar metreküp taşıyacak şekilde planlanan proje ile 2023 yılında 24, 2026 yılında ise 31 milyar metreküpe kadar doğalgaz taşınacak. 2045 yılına kadar Türkiye’nin bu projeden 40 milyar dolardan fazla gelir elde etmiş olacağı hesaplanıyor.Edirne sınırında başlayıp Yunanistan ve İtalya’ya uzanan Trans-Adriyatik Doğalgaz Boru Hattı’na (TAP) doğalgaz verecek olan TANAP projesi Avrupa’nın doğalgaz tedarikinde kritik bir rota konumuna gelecektir. Avrupa’nın doğalgaz tedariğinde önemli bir ülke konumuna gelen Azerbaycan ekonomik ve siyasi açıdan da bazı kazanımlar elde edecektir. Böylece Azerbaycan bağımsızlık sonrasında kendi petrol ve gazını Rusya toprakları dışında uluslararası pazarlara aktarmayı başaran bir ülke konumunda olacaktır.Türkiye’deki Azerbaycan yatırımlarıTürkiye ile Azerbaycan arasındaki dostluk enerji alanında önemli yatırımlara vesile olmuştur. 2008 yılında Türkiye’nin köklü firması olan Petkim’in yüzde 51 hissesini alan Azerbaycan ulusal enerji firması SOCAR Türkiye’ye ciddi yatırımlar yapmaya başladı. Günümüze kadar 17 milyar dolardan fazla yatırım yapan Azerbaycan’ın Türkiye ekonomisine katkı sunmaya devam ettiği görülüyor. Azerbaycan tarafından 6,3 milyar dolardan fazla yatırımla 2018 yılında açılan Star Rafineri’nin Türkiye’nin petrol ürünleri ithalatını ve cari açığını düşürme konusunda önemli bir etkisinin olduğu görülüyor. Yıllık enerji ithalatını 1,5 milyar dolardan fazla düşüren bu yatırımla birlikte Türkiye’nin yüzde 90 civarında dışarıya bağımlı olan nafta üretimi de ülke sınırları içinde yapılmaya başlamış oldu.Türkiye ve Azerbaycan’ın ortaya koyduğu enerji işbirliği doğu-batı enerji koridorunun oluşmasında hayati bir rol oynamıştır. Türkiye’nin jeopolitik ve jeostratejik önemini artıran bu işbirliğinin Azerbaycan’ın da kendi ayakları üzerinde durmasında etkili olduğu görülüyor. Rusya’nın devre dışı bırakılarak Azerbaycan kaynaklarının Türkiye üzerinden piyasalara taşınması Orta Asya’daki diğer enerji kaynaklarının da uluslararası piyasalara taşınmasının kapısını aralamıştır. Özellikle Türkmen gazının ve Kazak petrollerinin bu rota üzerinden taşınmasıyla Orta Asya’da bulunan Türki cumhuriyetler hem ekonomik olarak daha fazla güçlenecek hem de dış politikalarında daha fazla otonom hale geleceklerdir. Bu açıdan bakıldığında, Türkiye-Azerbaycan arasındaki enerji işbirliği sonucunda ortaya çıkan somut projelerin, Orta Asya bölgesindeki enerji kaynaklarının uluslararası piyasalara ulaşımı açısından öncü rol oynayacağı anlaşılıyor.[Lisans ve yüksek lisans eğitimini Viyana Ekonomi Üniversitesi’nde, doktorasını Düzce Üniversitesi’nde tamamlayan Dr. Yunus Furuncu SETA enerji masasında araştırmacı olarak çalışmaktadır][1] https://www.iea.org/reports/azerbaijan-energy-profile
Haydar Özkömürcü Yazio: Türkiye’de Instagram ve Facebook’un Kapanmasına Ne Kadar Hazırsınız?
etiket
Resmi gazetede 5651 sayılı, sosyal medya yasası olarak bilinen kanun 1 Ekim 2020 tarihinde yayınlandı. Yasanın yürürlüğe girmesiyle birlikte bir dizi regülasyon (düzenleme) hayatımıza girecek. Peki neler olacak? Nelere hazırlıklı olmalıyız?  Türkiye’de 1 milyondan fazla üyesi olan her sosyal ağ mutlaka Türkiye’de bir temsilcilik bulundurmak zorunda. Financial Times ise geçtiğimiz günlerde, Facebook’un bir temsilci atamayacağını iddia etti. Yani bu Facebook’a Türkiye tarafından yaptırımlar uygulanacağı anlamına geliyor. Gelin öncelikle neler olacağına bakalım. Yasaya göre;  Kasım 2020’de 10 milyon TL cezai işlem uygulanacak Aralık 2020’de 30 milyon TL cezai işlem uygulanacak Ocak 2021’de Türkiye’den Facebook reklamları verilemeyecek Nisan 2021’de Facebook’un hızı %50 düşürülecek (Bant genişliği)  Mayıs 2021’de Facebook’un hızı %90 düşürülecek  Peki adım adım tüm bunların ne gibi etkileri olabileceğini sıralayalım şimdi de.
Kazakistan'da Kovid-19'A Rağmen Reel Sektör 9 Ayda Yüzde 2,2 Büyüdü
NUR SULTAN (AA) - Kazakistan'da yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını ve küresel ekonomik krizin etkisine rağmen reel sektörün bu yılın ocak-eylül aylarında yüzde 2,2 büyüdüğü bildirildi.Kazakistan Başbakanı Askar Mamin'in başkanlığında düzenlenen bakanlar kurulu toplantısında bu yılın ocak-eylül aylarında ülkenin sosyal ve ekonomik kalkınmasına ilişkin veriler açıklandı.Mamin, göstergelerdeki istikrarlı büyüme eğiliminin ekonominin yeniden canlandığını gösterdiğini belirterek, 'Genel olarak salgın ve küresel krizin ciddi etkisine rağmen Kazakistan ekonomisinin gerek reel sektör gerekse hizmet sektörü göstergeleri artış kaydediyor.' dedi.Kazakistan Ulusal Ekonomi Bakanı Ruslan Dalenov da eylülde ülke ekonomisinin yeniden canlandığını belirterek, 'Büyüme kaydeden sektör sayısı arttı. Operasyonel verilere göre gayri safi yurtiçi hasıla büyüme oranı 8 ayda eksi yüzde 3'ten ocak-eylül döneminde eksi yüzde 2,8'e yükseldi. Yıllık enflasyon yüzde 7 seviyesinde kaldı.' dedi.Ocak-eylül aylarında reel sektörün yüzde 2,2 büyüdüğünü kaydeden Dalenov, büyüme faktörünün ihracat, üretim, madencilik dışı sektöre yatırımların artması olduğunu dile getirdi.Dalenov, böylece bu yılın 8 ayında 31,9 milyar dolar olan ihracatın 8,1 milyar dolar seviyesinde dış ticaret dengesini sağladığını aktardı.Bakan Dalenov, son 9 ayda otomobil üretiminin yüzde 51,6, eczacılığın yüzde 39,8, hazır metal ürünlerin yüzde 18,9, kağıt ürünlerinin yüzde 15,1 ve hafif sanayinin yüzde 14,1 artış kaydettiğini ifade etti.Madencilik dışı ekonomiye yatırımların devam ettiğine dikkati çeken Dalenov, bu dönemde yatırımların, sağlık alanında yüzde 85,1, haberleşmede yüzde 62,4, su tedarikinde yüzde 27,4, konut inşaatında yüzde 25,2, ulaşımda yüzde 5,7 arttığını söyledi.
Reklam
Kayıtlı Olmayan Numaraları Açmayan Milgrom, 2020 Nobel Ekonomi Ödülünü Kazandığını Ödülü Birlikte Kazandığı Meslektaşı ve Komşusu Olan Wilson'dan Öğreniyor
2020 Nobel Ekonomi Ödülü, 'İhale Formatları' konusundaki çalışmaları ile Amerikalı ekonomistler Paul R. Milgrom ve Robert B. Wilson'ın oldu. Milgrom ise bu haberi telefonunda kayıtlı olan numaraları açmadığı için Nobel komitesinden öğrenmedi. Komşusu ve aynı zamanda ödülü birlikte kazandığı meslektaşı Wilson'dan öğrendi...
Reklam
CHP Sözcüsü Öztrak, Myk Toplantısına İlişkin Açıklama Yaptı:
ANKARA (AA) - CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Faik Öztrak, Hatay'daki orman yangınlarına ilişkin, 'Bölücü terör örgütünün, yangınların sorumluluğunu üstlenme çabası dikkatle izlenmelidir. Bu yangın üzerinden yapılacak bölücü propagandaya ya da bunun üzerinden kurulacak tuzaklara izin verilmemelidir.' dedi.CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK), parti genel merkezinde, Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında toplandı.Toplantıya ilişkin açıklamada bulunan Parti Sözcüsü Öztrak, Kilis Belediye Başkanı Mehmet Abdi Bulut'un vefatını üzüntüyle öğrendiklerini belirterek, Allah'tan rahmet, ailesine başsağlığı diledi.Hafta sonu Azerbaycan Cumhuriyeti ile Ermenistan arasında bir ateşkes kararı alındığını hatırlatan Öztrak, Rusya'nın, ateşkes masasını kuran taraf olarak bölgedeki imajını bir kez daha kuvvetlendirdiğini ifade etti.Öztrak, sözlerini şöyle sürdürdü:'Bu vesileyle saray hükümetine soruyoruz, masayı kuran arabulucu ülkeler arasında neden Türkiye yoktu? Hani Türkiye hem sahada hem masada Azerbaycan'ın yanında olacaktı? Ermenistan yönetimi her zaman yaptığı gibi ateşkesi tanımadı sivillere yönelik saldırılarını sürdürdü. Gence'deki sivil kardeşlerimize dönük bu devlet terörünü asla kabul edemeyiz. Masayı kuran, 'Bölgede Rusya'dan habersiz kuş uçamaz' mesajını vermek isteyen dolayısıyla ateşkesin bir anlamda garantörü olan Rusya, bu saldırıları neden önlemedi? Sivil yerleşim yerlerine saldırarak, kardeşlerimize karşı, savaş ve insanlık suçu işleyen Ermenistan yönetimini bir kez daha kınıyoruz, lanetliyoruz.'Gence'de şehit olanlara Allah'tan rahmet, yaralananlara şifa ve tüm Azerbaycan'a başsağlığı dileyen Öztrak, 'Kardeşlerimizin acıları, bizim de acımızdır. Azerbaycan toprağı olan Karabağ’da Ermeni yönetiminin işgali son bulmadan, Kafkasya coğrafyası huzur bulamayacaktır. CHP olarak bundan önce olduğu gibi bundan sonra da Azerbaycanlı kardeşlerimizin yanında olmaya devam edeceğiz.' diye konuştu.Hafta sonu Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde seçimler olduğunu, sonuçların belirlenmesinin ikinci tura kaldığını anımsatan Öztrak, ikinci turda yarışacak Ersin Tatar'a ve Mustafa Akıncı’ya başarılar diledi. Öztrak, ikinci turda, Kıbrıs Türk halkının iradesinin sandığa tam olarak yansımasını beklediklerini söyledi.'Korkular ve acılar üzerinden kimse siyaset mühendisliğine soyunmasın'Hatay'ın farklı bölgelerinde yaşanan orman yangınlarının ardından Genel Başkan Kılıçdaroğlu'nun talimatıyla MYK üyelerinin yangın bölgesine gittiğini belirten Öztrak, CHP'nin bölgedeki mağdur vatandaşların yanında olmaya devam edeceğini söyledi. Öztrak, 'Tek bir ağaç yakan, tek bir canlının yaşamına kast eden bizden değildir. Bu arada bölücü terör örgütünün, yangınların sorumluluğunu üstlenme çabası dikkatle izlenmelidir. Bu yangın üzerinden yapılacak bölücü propagandaya ya da bunun üzerinden kurulacak tuzaklara izin verilmemelidir.' dedi.Yangını çıkaranların bir an önce tespit edilmesi, adalet önüne çıkarılmasını beklediklerini ifade eden Öztrak, olan bitenin tüm boyutlarıyla aydınlanması ve hiçbir şeyin karanlıkta kalmamasının büyük önem taşıdığını vurguladı. Hafta sonu Ankara Garı'ndaki patlamanın 5. yılı olduğunu da anımsatan Öztrak, 100'den fazla vatandaşın bu terör saldırısında kaybedildiğini, yüzlerce yurttaşın yaralandığını belirtti.Öztrak, 7 Haziran ile 1 Kasım 2015 seçimleri arasında gerçekleşen bu saldırının, siyasi tarihte tam olarak aydınlanmamış, karanlık bir sayfa olarak durduğunu savundu.'Olağanüstü yüksek faiz bir felakettir'TÜİK, haziran-temmuz-ağustos dönemlerini kapsayan, temmuz ayı iş gücü ve istihdam verilerinin açıklandığını belirten Öztrak, TÜİK'in, internet sitesinin yenilendiğini, tablolara, verilere ulaşmanın zorlaştığını söyledi.Öztrak, temmuzda 31 milyon 135 bin yurttaşın iş gücünün dışında kaldığını, buna karşın iş gücüne katılan nüfusun da 31 milyon 491 bin kişi olduğunu dile getirdi.Son 21 ayın 19'unda her ay istihdamda kayıpların olduğunu, böylesine sürekli bir istihdam kaybıyla daha önce hiç karşılaşılmadığını dile getiren Öztrak, hükümetin Orta Vadeli Programı'nda (OVP) işsizliğin nasıl çözüleceğine dair somut bir politika bulunmadığını öne sürdü.Son dış borçlanma ihalesinin gelinen noktayı açıkça gösterdiğini belirten Öztrak, 'Almanya'nın 10 yıllık tahvil faizinin eksi olduğu, ABD'nin 10 yıllık tahvil faizinin binde 7 olduğu, birkaç yıl önce ekonomisi iflas noktasına gelen Yunanistan'ın bile sıfıra yakın faizle, hem de 10 yıl vadeyle borçlandığı dönemde, bu hükümet 5 yıl vadeye yüzde 6,4 faiz vererek borçlanabildi. Bu tefeci faizidir. Bu olağanüstü yüksek faiz bir felakettir. Çoluğumuzu, çocuğumuzu, torunumuzu ipotek altına almaktadır. Milletimiz bunun altından kalkabilmek için çok sıkıntı çekecektir.' görüşünü savundu.Hükümetin iş başına geldiğinde doların 4 lira 53 kuruş, avronun 5 lira 33 kuruş olduğunu hatırlatan Öztrak, bugün doların 8 liraya, avronun ise 10 liraya dayandığını belirtti. Türk lirasının dünyadaki tüm para birimleri karşısında eriyip gittiğini, değer kaybettiğini dile getiren Öztrak, sözlerini şöyle sürdürdü:''Dış güçler' diyerek, 'kur saldırıları' diyerek komplo teorileri yazıp durdular. Peki, bu beylerin Çin ile bir kavgası var mı? Hayır. Hatta Çin ile araları o kadar iyi ki ne kendileri ne de ortakları Bahçeli, Uygur Türkleri'ne yapılan mezalime çıt çıkaramıyor. Bu zulmün önlenmesini isteyen uluslararası belgelere imza atmaktan çekiniyorlar. Rusya ile bir sorunları var mı? O da hayır. Suriye'de 36 askerimiz şehit edildi. Moskova'ya hesap sormaya gidiyorlar derken, Kremlin Sarayı'nın kapılarında beklediler. Sesleri çıkmadı. Soruyoruz Endonezya'yla, Hindistan'la, Meksika'yla, Güney Afrika'yla sorunları var mı? Bildiğimiz kadarıyla bu ülkelerle bir sorunları yok. Peki bizim paramız bu ülkelerin paraları karşısında neden değer kaybetti? Bunun nedeni çok açık, Beceriksizlik, kifayetsizlik, liyakatsizlik.''OVP'nin tüm tahminleri birer birer çöktü'Bugün ağustos ayı ödemeler dengesi rakamlarının açıklandığını anımsatan Öztrak, OVP'de bu yılın tamamı için cari açığın 24,4 milyar dolar öngörüldüğünü, yılın sekizinci ayında gerçekleşen cari açığın ise 26,5 milyar dolar olduğunu söyledi. Öztrak, bu yıla ilişkin her veri açıklandıkça OVP'nin tüm tahminlerinin birer birer çöktüğünü kaydetti.Bu yılın 8 aylık döneminde finans hesabından 4,5 milyar dolar, Net Hata Noksan hesabından ise 8 milyar dolar çıkış olduğunu belirten Öztrak, cari açık ve ülkeden kaçan paraların ise döviz rezervi eritilerek karşılandığını ileri sürdü. Öztrak, yılın 8 aylık döneminde rezervin 39 milyar dolar eridiğini ifade etti. Öztrak, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde daha önceki hiçbir krizde böyle bir tabloyla karşılaşılmadığını savundu. Hükümetin ekonomi politikasını eleştiren Öztrak, şunları kaydetti:'Bu zalim yönetim Kovid-19 salgınını bile yandaşları için fırsata çevirmeye çalışıyor. Nasıl mı? Kamu İhale Kanunu'nun 21/b maddesini kullanarak. Afet, salgın gibi olağanüstü hallerde, idareye istediğiyle gizli, kapaklı masaya oturma imkanı veren 'istisnai ihale' yöntemini genel usul haline getirerek. Geçtiğimiz ağustosta bu ihale yöntemiyle gerçekleştirilen en yüksek bedelli iş, kapalı kapılar ardında yine bir yandaş gruba gitti. İhaleyi verdikleri grup havuz medyasının amiral gemisi ATV'nin de sahibi. Verdikleri ihale ne? Bandırma-Bursa-Yenişehir-Osmaneli Yüksek Standartlı Demiryolu İnşaatı ile Elektromekanik Sistemlerin Temini İşi Projesi. Yani salgınla alakalı bir hastane yapımı, aşı veya donanım temini işi değil. İstense açık ihale yöntemleriyle yapılabilecek bir iş. İhale bedeli ne kadar? 9,8 milyar lira, yani yaklaşık 10 milyar lira.' 9 Ekim'de yayımlanan Resmi Gazete'de vergi, resim, harçtan istisna tutulan şirketlerin listesinin bulunduğunu belirten Öztrak, 'Bu tebliğle söz konusu yandaş müteahhide neredeyse ağustosta verilen işin tutarı kadar vergi istisnası tanınmış. Yani iş yandaşa vergi istisnalarıyla devlet eliyle bedavaya getiriliyor.' dedi.Faik Öztrak, 'Sen esnafın vergi ve prim borçlarını faiziyle ertele, çatır çatır tahsil et. Perişan olmuş esnafın vergi ve prim borçlarını silme sonra da çık yandaşlarının milyarlarca liralık vergisini tek bir kalemde sil. İşçi, çiftçi, besici, esnaf, emekli, memur, iş adamı sabredecek yandaş da dolarları, avroları bir güzel istifleyecek. Bu mudur adalet? Bu mudur hak, hukuk? Bu mudur vicdan?' diye konuştu.Son bir haftada Kırıkkale'de 7, İzmir’de 10 vatandaşın sahte içki nedeniyle yaşamını kaybettiğini dile getiren Öztrak, içki içmenin sağlığa zararlı olduğunu ama iktidarın vergilerle alkol ürünlerinin fiyatlarını şişirmesinin sahtekarların iştahını kabarttığını kaydetti.Öztrak, 18 yıldır bu ülkeyi yönetenleri, önüne gelenin rahatlıkla kandırabildiğini, hükümeti yıllarca devlete sızan paralel devlet örgütlenmesi hakkında uyardıklarını söyledi.Hükümetin işi hafife aldığını, 15 Temmuz’da 248 kişinin yaşamını yitirdiğini, 2 bin 196 kişinin yaralandığını dile getiren Öztrak, 'Dün hizmet hareketi' deyip kapısını aşındırdıklarına bu işlerden sonra 'terör örgütü' demeye başladılar. Yaşanan bunca acı olay varken hükümetin İçişleri Bakanı çıkıyor, 'Herhangi bir inanç grubunun, devletin birtakım noktalarını yönettiği ve sızdığı değerlendirmeleri doğru değildir' deyip bir de 'Yalandır, provokasyondur' diyerek bunları söyleyenlere abanın altından sopa göstermeye kalkıyor.' diye konuştu.Öztrak, 'Soylu, daha birkaç yıl önce 'Bir Fethullah Gülen gider, bin Fethullah Gülen gelir' diyordu. Bu sözleri söyleyen kişiye bugün FETÖ ile mücadele emanet ediliyor. O da çıkıp 'Devleti ele geçirmek isteyen cemaat yoktur' diyor. Atama İçişleri Bakanı bu defa acaba hangi cemaate sahip çıkıyor?' dedi.'Biz vatandaşın çığlığını dile getiriyoruz'Faik Öztrak, açıklamasının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.'Bölücü terör örgütünün yangınları üstlenmesini nasıl değerlendiriyorsunuz.' sorusu üzerine Öztrak, bununla ilgili çok fazla spekülasyon yapılmaya başlandığını, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun görevinin bir an önce bu olayların faillerini bulup adalete teslim etmek olduğunu söyledi.Erken seçime ilişkin yapılan açıklamaların sorulduğu Öztrak, iktidarı değiştirmek için milletin sandığın bir an önce önüne gelmesini beklediğini belirtti.İktidarın ülkenin tüm kurumlarını yıprattığını, işsizliğe çare bulamadığını öne süren Öztrak, 'Biz şu anda vatandaşın çığlığını dile getiriyoruz. Umudunu yitiren vatandaşımız çareyi sandığın önüne gelmesinde aramaya başlamıştır. İktidar da bunu görmektedir, 'Sandığı ne kadar geç getirirsem o kadar kardır' diyerek çeşitli stratejiler geliştirmeye çalışmaktadır. Ama sandığın gelmesi geciktikçe bunun milletimize maliyeti her gün biraz daha ağır olmaktadır.' diye konuştu.'Sayıştay raporlarına göre 6 milyar lira kamu dışına aktarıldı. İktidar bu parayı kime verdi nasıl kullandı? Bu paranın tarikatlara, cemaatlere harcandığı iddiaları var. Sizin bu konuya ilişkin değerlendirmeniz nedir?' sorusu üzerine Öztrak, tüyü bitmedik yetimin 6 milyar lirasının yok edildiğini öne sürdü.Öztrak, 'Bu paranın kimlere verildiğinin soruşturulması gerekir. 'Tarikatlar yoktur, cemaatler yoktur devletten nemalanan' diyen İçişleri Bakanı'nın bu soruşturmayı derhal yapması lazım.' dedi.Kılıçdaroğlu'nun erken seçim çağrısının ardından MHP'li Erkan Akçay'ın yaptığı açıklamaları değerlendirmesi istenen Öztrak, Cumhur İttifakı'nın ortaklarının sandık talebinin milletten geldiğinin farkında olduğunu söyledi.'MHP'nin sözcüleri ne zaman böyle sıkışsa hemen hakaret etmeye yöneliyorlar.' diyen Öztrak, bu üslubu aynen kendilerine iade ettiklerini belirtti. 'Milliyetçi olduğunuzu iddia ediyorsunuz, Uygur Türkleri ile ilgili ne yaptınız' sorusunu yönelten Öztrak, 'Buna da cevap vermeyecekler, yine hakaret edecekler.' dedi.'MYK'lerde milletten gelen talepleri dikkatle değerlendiriyoruz'İhalelerin duyurusu yapılmadan bir firmaya verilmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?' sorusuna karşılık Öztrak, Türkiye'nin bir an önce mevcut ihale kanununu değiştirerek saydamlığı, şeffaflığı sağlaması ve hesap verir hale gelmesi gerektiğini belirtti.AK Parti Grup Başkanvekili Mehmet Muş'un açıklamalarının sorulması üzerine Öztrak, 'Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz. Bu necip millet bunların yönetiminde devletini sokaklardan toplamak zorunda kaldı. Ondan sonra 'Hiçbir dönemde böyle bir iş yapılmadı.' Kim için yapıldı? Cemaat için yapıldı. Cemaatle koalisyon ortaklığı kuruldu. Hüngür hüngür ağlandı ne istediniz de vermedik diye. 'Memlekete dön' dendi. Milletin, ordumuzun harim-i ismetine bunlar sokuldu, kozmik odaya. Şimdi de kalkmışlar 'Biz böyle bir şey yapmadık' diyorlar.' yanıtını verdi.'Erken seçim çağrısı MYK'de görüşüldü mü?' sorusu üzerine Öztrak, MYK'lerde milletten gelen talepleri dikkatle değerlendirdiklerini, seçim talebinin de bunlardan biri olduğunu kaydetti.
İran Merkez Bankası Başkanı: "Irak Bankalarındaki Mali Kaynaklarımız Serbest Bırakılacak"
İSTANBUL (AA) - İran Merkez Başkanı Abdunnasır Himmeti, ülkesinin mali kaynaklarının serbest bırakılması konusunda Bağdat yönetimiyle anlaştıklarını söyledi. İran'ın resmi haber ajansı IRNA'ya konuşan Himmeti, mevkidaşı Mustafa Galib ve Irak Ticaret Bankası Başkanı Salim Cevad Abdulhadi el-Çelebi ile yaptığı görüşmelerle ilgili bilgi verdi. Himmeti, 'İran Merkez Bankası'yla Irak Ticaret Bankası arasında, ülkemizin mali kaynaklarının serbest bırakılması konusunda anlaşmaya varıldı.' dedi.Elektrik ve doğalgaz ihracatı nedeniyle Irak bankalarında kayda değer oranda İran'a ait mali kaynakların bulunduğunu dile getiren Himmeti, 'İran'ın Irak'taki mali kaynakları temel ihtiyaç maddeleri satın alma amacıyla serbest bırakılacak.' ifadelerini kullandı. Söz konusu ihtiyaç maddelerinin ABD'nin ekonomik yaptırımları kapsamında olmadığını dile getiren Himmeti, Irak bankalarında ülkesine ait ne kadar para olduğuna dair açıklama yapmadı. İran Merkez Başkanı Abdunnasır Himmeti, Bağdat'ta bir gün süren resmi ziyareti kapsamında mevkidaşı Galib ve Irak Ticaret Bankası Başkanı Çelebi'nin yanı sıra Irak Başbakanı Mustafa el-Kazımi ve Irak Maliye Bakanı Ali Abdulemir Allavi ile görüşmüştü.ABD'nin İran'a yönelik yaptırımlarıABD Başkanı Donald Trump, 8 Mayıs 2018'de nükleer anlaşmadan çekildiğini duyurmuş ve İran'ın ABD dolarına erişimini, devlet tahvili satmasını, altın ve diğer değerli madenler ile çelik, alüminyum, kömür gibi metallerle ticaret yapmasını ve yolcu uçağı ya da parçalarını ithal etmesini engelleyen yaptırım paketini 3 ay sonra resmen hayata geçirmişti.ABD'nin İran'a yönelik ikinci yaptırım paketi, 180 günlük sürenin dolmasının ardından 5 Kasım 2018'de devreye girmişti.Buna göre, İran Ulusal Petrol Şirketi, İran Petrol Ticaret Şirketi ve Ulusal Tanker Şirketine uluslararası kısıtlamalar getirilirken, ekonomisi büyük ölçüde petrole dayalı İran'dan petrol ve ürünlerinin satışına yaptırımlar uygulanmıştı.
İstesob'dan Koronavirüs İle Mücadele İçin 4 Dilde Uyarı Afişi
İSTANBUL (AA) - İstanbul Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (İSTESOB), yeni tip koronavirüs ile mücadele kapsamında kent genelindeki bazı toplu taşıma araçları ve iş yerlerinin camlarına yapıştırılmak üzere 4 dilde uyarıcı afiş çalışması yaptı. İSTESOB'dan yapılan açıklamaya göre, salgın sürecinde maske takılması, fiziki mesafeye uyulması ve temizliğe dikkat edilmesi için hazırlanan afişler, İstanbul genelinde hizmet veren taksi, dolmuş, minibüs, büfe, lokanta, kuyumcu, simitçi, manav, pastane ve bakkalların camlarına asılacak.'Korona ile mücadelede tercih senin' ifadesinin yer aldığı afişte, Türkçe, İngilizce, Almanca ve Arapça dillerinde uyarı yazısı yer alıyor.Açıklamada görüşüne yer verilen İSTESOB Başkanı Faik Yılmaz, salgının başta sağlık ve ekonomi olmak üzere hayatın her alanını etkilediğini belirtti.Hekimlerin koronavirüse karşı maske, mesafe ve kişisel temizliğe azami dikkat edilmesi tavsiyesinde bulunduğuna vurgu yapan Yılmaz, 'İstanbul'un en büyük sivil toplum kuruluşu olarak sorumluluğumuzun bilincindeyiz. Büyük bir metropol olan şehrimizde Türkçe, İngilizce, Almanca ve Arapça maske takılması yönünde bir farkındalık çalışması başlatıyoruz. Ailelerimiz, çalışanlarımız ve esnafımız ile beraber tüm vatandaşlarımızı da bu duyarlılığa ve kurtuluş seferberliğine davet ediyoruz.' ifadesini kullandı.
Ürdün'de Yeni Hükümet Yemin Ederek Göreve Başladı
AMMAN (AA) - Ürdün'de hükümeti kurmakla görevlendirilen Beşir el-Hasavne ve kabine üyeleri yemin ederek görevlerine başladı.Kabinede Savunma Bakanlığı görevini de yürütecek olan Başbakan Hasavne'nin de aralarında bulunduğu 32 bakandan oluşan yeni kabine Kral 2. Abdullah önünde yemin etti. Yeni kabinede Dışişleri Bakanı Eymen es-Safadi ve Maliye Bakanı Muhammed el-Asas başta olmak üzere 8 bakanın istifa eden Ömer er-Rezzan hükümetinden olduğu belirtildi.Safadi ve Asas'ın yanı sıra Rezzaz hükümetinden eğitim, adalet, enerji, vakıflar, kültür ve siyasi işler bakanları da yeni hükümette yerlerini korudu.Hasavne, selefi Rezzaz döneminde 2'den 1'e düşürülen başbakan yardımcısı sayısını yeniden artırarak 3'e çıkardı. Yeni hükümette başbakan yardımcılığı görevini, Yerel Yönetim Bakanı Tevfik Kırışan, Dışişleri Bakanı Safadi, Ekonomi İşlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Ümeyye Tukan yürütecek.Yeni hükümette, Başbakan Hasavne'nin yanı sıra 18'i eski, 13'ü yeni 32 bakan bulunuyor.Yeni kabine, Sanayi Bakanı Meha el-Ali, Enerji Bakanı Hale Zevati ve Kurumsal Performans Geliştirme Bakanı Rabia el-Acerame olmak üzere 3 kadın bakanla sınırlı kaldı.Kral 2. Abdullah döneminin 13'üncü başbakanı olan Hasavne, Rezzaz'dan önceki Hani el-Mulki hükümetinde de Devlet Bakanlığı yapmıştı.Rezzaz hükümetinin istifasıÜrdün Kralı 2. Abdullah, 3 Eylül'de istifa eden Başbakan Ömer er-Rezzaz'ın yerine siyasi danışmanı Beşir Hani el-Hasavne'ye 7 Eylül'de yeni hükümeti kurma görevini vermişti.Kral Abdullah, 27 Eylül'de yayımladığı kararnamelerle Temsilciler Meclisi ve Senatoyu feshetmişti.Ürdün Anayasası'nın 74. maddesinin ikinci fıkrasına göre, Kral'ın yayımladığı bu kararnamenin akabinde hükümetin bir hafta içinde görevi bırakması gerekiyordu. Başbakan Rezzaz da buna uyarak 3 Ekim'de hükümetin istifasını sunmuştu.Ülkede 10 Kasım'da milletvekili genel seçimlerinin yapılması planlanıyor.
Reklam