İstanbul Film Festivali Uluslararası Yarışma Ve Ulusal Belgesel Yarışması Ödülleri Sahiplerini Buldu
İSTANBUL (AA) - İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından Kültür ve Turizm Bakanlığı desteğiyle düzenlenen 39. İstanbul Film Festivali'nin Uluslararası Yarışma ve Ulusal Belgesel Yarışması ödülleri sahiplerini buldu.Salon İKSV'de gerçekleşen ödül töreninde Uluslararası Yarışma'da en iyi filme verilen 'Altın Lale' ödülünün yanı sıra 'Jüri Özel Ödülü', 'Mansiyon', 'Halk Ödülü' ve 'Uluslararası Sinema Eleştirmenleri Federasyonu (FIPRESCI) Ödülleri', Ulusal Belgesel Yarışması'nda ise 'En İyi Belgesel' ödülü ile 'Mansiyon' takdim edildi.Başkanlığını yönetmen Tayfun Pirselimoğlu'nun üstlendiği Uluslararası Yarışma jürisinde yönetmen Burak Çevik, oyuncu Hazar Ergüçlü, sinema tarihçisi ve programcı Jasmin Basic ile dağıtımcı Anthony Bobeau yer aldı. Bu yıl 12 filmin mücadele ettiği uluslararası yarışmada 'Altın Lale' ödülünü Valentyn Vasyanovych'in yönettiği 'Atlantis' kazandı. Büyük ödül Altın Lale’yi kazanan yönetmen 10 bin avro, filmin Türkiye'deki dağıtımını üstlenen firma 50 bin lira ile ödüllendirildi. Uluslararası Yarışma'da 5 bin avro değerindeki 'Jüri Özel Ödülü' ise Alex Piperno'nun yönettiği 'Denizaltısı da Olsun İsteyen Cam Temizleyici'nin olurken Camila Morrone 'Mickey ve Ayı' filmindeki başarılı oyunculuğu nedeniyle 'Mansiyon', Mahnaz Mohammadi'nin yönettiği 'Oğul-Ana', ilk kez çevrim içi verilen ve izleyici oylarıyla belirlenen Halk Ödülü'nü aldı.Ulusal Belgesel Yarışması İstanbul Film Festivali’nin belgesel sinemayı ve sinemacıları desteklemek amacıyla başlattığı Ulusal Belgesel Yarışması'nda yarışan 11 filmi, yönetmen Ruken Tekeş, yapımcı yönetmen Yasin Ali Türkeri ve yönetmen sanatçı Ezgi Kılınçaslan'dan oluşan jüri değerlendirdi.İKSV tarafından 10 bin lira para ödülü ile desteklenen 'En İyi Belgesel Ödülü' Deniz Tortum'un yönettiği 'Maddenin Halleri'ne, 'Mansiyon' ise Serdar Kökçeoğlu'nun yönettiği 'Mimaroğlu' ile Zeynep Dadak'ın yönettiği 'Ah Gözel İstanbul' filmlerine verildi. FIPRESCI Ödülü FIPRESCI ödülüne de Finlandiya'dan Marta Balaga, Ukrayna'dan Natalia Moussienko ve Türkiye'den Fırat Ataç'ın değerlendirmeleri sonucunda, Uluslararası Yarışma'da mücadele eden, Valentyn Vasyanovych'in yönettiği 'Atlantis' filmi layık görüldü.Törende, Axolotl'un verdiği senaryo armağanları da açıklandı. İstanbul Film Festivali Ulusal Yarışma En İyi Senaryo Ödülü'nü para ödülüyle destekleyen Axolotl, 'Kurmaca', 'Tür', 'İlk Senaryo' ve 'Ulus Baker Çizgi Dışı Senaryo Armağanı' olmak üzere 4 ayrı kategoride senaryo ödülü verdi.Festivalin Ulusal Yarışma ve Ulusal Kısa Film Yarışması ödülleri temmuz ayında verilmişti.
Hacı Bektaş Veli'nin En Eski Tablosunu Almanya'daki Müzayededen Satın Aldı
İSTANBUL (AA) - KÜBRA KARA - Hollanda'daki Türk ve Arap Dünyası Araştırma Merkezi Başkanı Dr. Mehmet Tütüncü, Almanya'da katıldığı bir müzayededen satın aldığı Hacı Bektaş Veli'nin tasvir edildiği tablonun, Hacı Bektaş Veli'ye ait en eski resim olabileceğini söyledi.Hollanda'da yaşayan Tütüncü, AA muhabirine yaptığı açıklamada, iş için gittiği Almanya'da katıldığı bir müzayedede, Hacı Bektaş Veli'yi tasvir eden bir esere rastladığını söyledi.Müzayededeki eserleri incelerken bir eserde Hacı Bektaş Veli tasvirini gördüğünü ve eseri hemen almaya karar verdiğini anlatan Tütüncü, 22x17 santimetre boyutlarındaki tabloda bir post üstünde iki kişinin oturduğunu, resmin sağ üst köşesinde Osmanlıca, 'Sarı Saltuk Baba', sol tarafından ise 'Hünkar Hacı Bektaş Veli' yazılarının bulunduğunu kaydetti. Eseri fark ettiğinde çok heyecanlandığını dile getiren Tütüncü, sözlerini şöyle sürdürdü:'Çok heyecanlandım çünkü resmin altındaki Osmanlıca yazıyı okuyunca Hacı Bektaş'ın en eski resmi olduğunu anladım. Bu resmi bana göre önemli kılan bir diğer unsur da Sarı Saltuk'un bulunması. Orada sadece Hacı Bektaş ve Sarı Saltuk'un resmi yok, aynı zamanda bir hikaye de anlatılıyor. Resmi yapan da muhtemelen bir hat sanatçısı olan Üsküdarlı Ahmed. Tabii tek başına bir resim değildir bu, muhtemelen büyük bir kitap içerisinden gelmiş olabilir.'Resmin sağ ve sol üst ile alt kısmında Osmanlıca yazıların bulunduğunu aktaran Tütüncü, eserin kim tarafından ne zaman yapıldığı, resimde kimlerin yer aldığı bilgisinin bu yazılarla anlatıldığını söyledi.Eserin üzerinde Osmanlıca 'Hacı Bektaşi Veli hirbâ postunda otururken Mar-ı mezbûr gâib olan evladlarını evladlarını iddiâ eylediği teveccüd mahzenül-esrârda beyanıdır. Elfakir el hakir Ahmed el Üsküdari sene 1061.' yazdığını belirten Tütüncü, metnin Türkçeye 'Hacı Bektaş Veli hırba postunda otururken, daha önce anılan yılanın evlatlarını kaybedip, onları Hacı Bektaş Veli'den istemesi hakkındadır. (Bu resmi) yapan Üsküdarlı Ahmed, sene 1061 (Miladi 1651 yılı)' şeklinde çevrilebileceğini söyledi.'Resim miladi 1651 yılında yapılmış'Resmin detaylarını anlatan Tütüncü, şu bilgileri paylaştı:'Resim miladi 1651 yılında yapılmış. Sarı zemin üzerinde ve kahverengi lekeler bulunan bir aslan postunun üzerinde Hacı Bektaş Veli ile Sarı Saltuk oturur vaziyette görünüyor. Resimde, Hacı Bektaş Veli, yeşil destarlı haliyle sağ eliyle sakalını tutmakta. Elbise olarak yeşil bir aba giymiş. Başında ise yine yeşil destarı ve kahverengi bir başlık takmıştır. Koynunda ise teslim taşı bulunmaktadır. Yılanın şikayetini dinlerken şaşırmış bir haldedir. Sarı Saltuk ise, Hacı Bektaş Veli'nin arkasında oturuyor. Kahverengi bir aba giymiş, başında sarı keçeden yapılmış on iki terkli Hüseyni taç vardır. Sarı keçe onun sarı ismine bir göndermedir. Gür ve siyah sakalı vardır. İşaret parmağı ile susmayı ifade eden bir işaret yapmaktadır.'Yılan veya ejderha olarak tasvir edilen hayvanın ise postun altın sivri kulaklı, iri gözlü, çatal dili bulunduğunu, ejderha hikayesinin daha çok Sarı Saltuk'la ilgili bilinen bir konu olduğunu kaydeden Tütüncü, bu figürün Evliya Çelebi ve Hacı Bektaş Veli tarafından eserlerinde defalarca kullanıldığını anımsattı.Tütüncü, 2021 yılının UNESCO tarafından Hacı Bektaş Veli Yılı olarak ilan edilmesinin çok önemli olduğunu söyledi.Hacı Bektaş'ın Türk kültüründe çok değerli olduğunu vurgulayan Tütüncü, 'Hacı Bektaş Veli tarihi bakımdan çok önemli bir isimdir. Osmanlı ordusunun en önemli teşkilatı olan Yeniçerilerin de yol göstericisidir. Bizim Alevilik ve Bektaşilik kültürümüzün önemli ögesidir.' dedi.Tütüncü, aldığı resmin önemli bir eser olduğunu kaydederek, sözlerini şöyle tamamladı:'Hacı Bektaş Veli Müzesi'nde orijinal resimlerin hepsi 19. yüzyıl sonları ve 20. yüzyıl başlarıdır. Bu kadar eski bir resmin bulunması ve gerçekçi bir sahne ile resmedilmesi şüphesiz büyük öneme haizdir. Burada 17. yüzyıl ortalarında Hacı Bektaş Veli'ye ait bir resim şüphesiz bir geleneği yansıtmaktadır.'
Ercan Altuğ Yılmaz Yazio: Doğanın Matematiği Altın Oran ve Mucidi Fibonacci
Orantısız sanat olamaz. Altın Oran ve Fibonacci Sayıları, Richard A. DunlapDoğada birçok unsurda ilginç bir şekilde tekrar eden bir nümerasyon vardır. Bunu deniz kabuklarından ayçiçeklerine baktığımızda görebiliriz. İlk kez Mısırlılar ve Yunanlar tarafından mimari yapılarda, heykellerde ve diğer sanatsal alanlarda kullanılmıştır. Temel olarak bölünen bir bütünün yan yana getirilen iki parçasının diğer büyük parçayı oluşturması prensibine dayanır ve altın oranın sayısal değeri 1,618’dir.
İtalya AB'den Mali Destek Programlarının Gelecek Yılbaşında Başlatılmasını İstedi
ROMA (AA) - İtalya Başbakanı Giuseppe Conte, Avrupa Birliği'nin (AB) Kovid-19 salgınının ekonomi ve sosyal alandaki etkileriyle mücadele için belirlediği programların ve mali yardımlarının yılbaşından itibaren gecikme olmadan başlaması gerektiğini bildirdi. İtalya Başbakanı Conte, İspanyol mevkidaşı Pedro Sanchez'i Roma'daki başbakanlık sarayı Chigi'de ağırladı. İki başbakan, baş başa görüşmelerinin ardından ortak basın toplantısı düzenledi. Conte, Kovid-19 salgınının ekonomi ve sosyal alandaki etkileriyle mücadele için hazırlanan desteklerin gecikmemesi gerektiğini belirterek, 'Hem sağlık hem de ekonomi boyutunda hızlı ve etkili bir yanıt, bizim için binlerce Kovid-19 kurbanına karşı ahlaki yükümlülüktür. AB'nin yeni nesil programı ve çok yıllı mali çerçevesi, 1 Ocak 2021'den itibaren gecikme olmadan başlamalı. Ekonomilerimizin yeniden başlamaya ihtiyacı var.' ifadelerini kullandı. Conte, Avrupa'nın birlikte bu işin üstesinden gelebileceğini, milliyetçi reçetelerin bir çözüm getirmeyeceğini söyledi. İspanya Başbakanı Sanchez de Kovid-19 salgınının Akdeniz toplumlarını çok güçlü şekilde etkilediğini belirterek, 'Bu ilişkiyi ve ortak çalışmayı öne çıkarmak önemli. Pek çok alanda benzer bakış açısına sahibiz. Kurtarma fonu da bizi benzer şekilde gördü. AB'de de yakın pozisyonlardayız. Bizler Akdeniz ülkeleri olduğumuz için iklim değişikliği bizi yakından ilgilendiriyor.' dedi. Sanchez, AB içinde Kovid-19'un ekonomiye etkileriyle mücadelede kullanılacak fonun iki ülkenin uğraşlarıyla çıktığını aktararak, 'Biz birlikte Avrupa’yı daha güçlü kılıyoruz. İtalya ve İspanya'nın katkıları olmasaydı, pandeminin sosyal ve ekonomik alandaki etkileriyle mücadeleye yönelik anlaşma hiç olmayabilirdi.' diye konuştu. İki başbakan daha sonra İtalya-İspanya Diyalog Forumu'na katıldı.
Sudan, ABD'nin Terör Mağdurları İçin İstediği 335 Milyon Doları Ödedi
HARTUM (AA) - Sudan Maliye Bakanlığı, ABD Başkanı Donald Trump’ın, Sudan'ı 'Terörü Destekleyen Ülkeler' listesinden çıkartmak için talep ettiği 335 milyon doları transfer ettiklerini açıkladı.Maliye Bakanlığından yapılan açıklamada, Trump'ın, Sudan'ı 'Terörü Destekleyen Ülkeler' listesinden çıkartmak için talep ettiği 335 milyon doların transfer edildiği belirtildi.Sudan Başbakanı Abdullah Hamduk da devlet televizyonunda yayınlanan konuşmasında, ABD'li terör kurbanları ve aileleri için Washington yönetiminin talep ettiği tazminat miktarının yatırıldığını bildirdi.Hamduk, 10 milyar doları aşkın tazminatı, bir yıldır yürütülen müzakereler sonucu birkaç yüz milyon dolara düşürdüklerini ifade etti.Sudan'ın içerisinde olduğu zor şartlar ve ağır ekonomik krize rağmen paranın nasıl ödendiğiyle ilgili sorular sorulduğunu belirten Hamduk, 'Tazminat miktarını, öz kaynaklarımızla temin ettik. Altın ihracatından elde ettiğimiz gelirleri kullandık.' dedi. ABD Başkanı Donald Trump, Sudan'ın ABD'li terör kurbanlarına ve ailelerine 335 milyon dolar tazminat ödeyeceğini ve ardından Sudan'ı 'Terörü Destekleyen Ülkeler' listesinden çıkaracağını duyurmuştu.Trump, Twitter hesabından yaptığı açıklamada, 'Sudan'daki yeni hükümet, ABD'li terör kurbanlarına ve ailelerine 335 milyon dolar ödemeye razı oldu. Bu para ödendiğinde, Sudan'ı 'Terörü Destekleyen Ülkeler' listesinden çıkaracağım.' ifadesini kullanmış ve bu adımın tüm Amerikan halkı için 'adalet' ve Sudan için büyük bir adım olduğunu belirtmişti. ABD Yüksek Mahkemesi, 18 Mayıs’ta Sudan hükümetinin, 1998'de ABD'nin Kenya ve Tanzanya'daki büyükelçiliklerine düzenlenen terör saldırılarının kurbanlarına ve yakınlarına 10 milyar dolardan fazla tazminat ödemesini kararlaştırmıştı.El-Kaide'nin bombalı saldırılarında 224 kişi yaşamını yitirmiş, binlerce kişi yaralanmıştı. Olayın ardından, birçok kurban ve yakını ABD'deki eyalet ve federal mahkemelere başvurarak, saldırılardan dolayı Sudan hükümetini suçlamış ve tazminat talep etmişti.ABD mahkemeleri, daha önce görülen davalarda, söz konusu saldırılarda Sudan'ın terör örgütü El Kaide ve örgüt lideri Usame Bin Ladin'e yardım ettiğine hükmetmişti.
Elazığ'da Sahte Altın Sattıkları Öne Sürülen 4 Şüpheli Yakalandı
ELAZIĞ (AA) - Elazığ'da sahte altın satarak dolandırıcılık yaptığı iddia edilen 4 kişi gözaltına alındı.Alınan bilgiye göre, İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri, Van'da yaşayan M.Z.B'yi arayarak Osmanlı dönemine ait eski altın satmak için Elazığ'a çağıran ve M.Z.B'ye 158 sahte altını 35 bin lira karşılığında satarak dolandıran şüphelileri yakalamak için çalışma başlattı.Çalışma kapsamında düzenlenen operasyonda, tespit edilen şüpheliler H.K, İ.T, Ş.Y. ve A.Ö. yakalandı.Yapılan aramalarda, 615 altın görünümlü ve üstünde tuğra bulunan sahte altın, dolandırıcılık olayından elde edildiği değerlendirilen 9 bin 100 lira, 2 çeyrek altın, 7 cep telefonu, farklı illerde ikamet eden kişilere ait telefon ve kişisel verileri içeren dokümanlar ele geçirildi.Emniyette işlemleri süren zanlıların, 25’i dolandırıcılık olmak üzere toplam 67 suç kaydı olduğu belirlendi.Öte yandan, polis ele geçirdikleri sahte altınlarla 'Can Azerbaycan' yazarak Azerbaycan'a da destek verdi.
Zonguldak'ta Altınlarını Çaldığı Komşusunu Öldüren Sanığa Ağırlaştırılmış Müebbet Hapis
ZONGULDAK (AA) - Zonguldak'ta altınlarını çaldığı komşusunu öldürdüğü iddiasıyla yargılanan sanık, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı.Zonguldak 1. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, tutuklu sanık Ahmet S. cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı.Duruşmada, öldürülen Sultan Biryan'ın (55) yakınları ve taraf avukatları da hazır bulundu.Mahkeme heyeti, Ahmet S'nin, duruşmalarda çelişkili ifadelerinin yanı sıra mevcut deliller ve tanık beyanları doğrultusunda ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasına karar verdi.Heyet, ayrıca Ahmet S'yi 'yağma' suçundan 8 yıl hapisle cezalandırdı.OlayYeni Mahalle Dilektepe Sokağı'nda eşiyle yaşayan 5 çocuk annesi Sultan Biryan (55), 14 Eylül 2019'da evinden ayrılmış, Biryan'ın geri dönmemesi üzerine yakınları, durumu polis ve AFAD ekiplerine bildirmişti. Kadının cesedi, 18 Eylül 2019'da evine 200 metre uzaklıktaki ormanlık alanda üzerine çalı örtülü şekilde bulunmuştu.Polis ekiplerinin yaklaşık 2 aylık çalışmasının ardından kadını öldürdüğü iddiasıyla gözaltına alınan komşusu Ahmet S, tutuklanmıştı.Maktulün altın bilezik ve küpesinin bulunamadığını tespit eden ekipler, kentteki kuyumcu dükkanlarında gerçekleştirdiği incelemelerde Ahmet S'nin kadının kaybolduğu gün bir kuyumcuya 5 bin lira değerindeki bilezik ile küpeyi sattığını belirlemişti.Sultan Biryan'ın damadı Yahya Kasımfırtına, gazetecilere, Ahmet S'nin, ceset bulunduktan sonra kendisine başsağlığı dilediğini ve cenazede ağladığını söylemişti.Zonguldak Cumhuriyet Savcılığınca hazırlanan 4 sayfalık iddianamede sanık hakkında, 'kasten öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet ve 'yağma' suçundan ise 6 yıldan 10 yıla kadar hapis cezası isteniyordu.
Zonguldak'ta Altınlarını Çaldığı Komşusunu Öldüren Sanığa Ağırlaştırılmış Müebbet Hapis
ZONGULDAK (AA) - Zonguldak'ta altınlarını çaldığı komşusunu öldürdüğü iddiasıyla yargılanan sanık, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı.Zonguldak 1. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, tutuklu sanık Ahmet S. cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı.Duruşmada, öldürülen Sultan Biryan'ın (55) yakınları ve taraf avukatları da hazır bulundu.Mahkeme heyeti, Ahmet S'nin, duruşmalarda çelişkili ifadelerinin yanı sıra mevcut deliller ve tanık beyanları doğrultusunda ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasına karar verdi.Heyet, ayrıca Ahmet S'yi 'yağma' suçundan 8 yıl hapisle cezalandırdı.OlayYeni Mahalle Dilektepe Sokağı'nda eşiyle yaşayan 5 çocuk annesi Sultan Biryan (55), 14 Eylül 2019'da evinden ayrılmış, Biryan'ın geri dönmemesi üzerine yakınları, durumu polis ve AFAD ekiplerine bildirmişti. Kadının cesedi, 18 Eylül 2019'da evine 200 metre uzaklıktaki ormanlık alanda üzerine çalı örtülü şekilde bulunmuştu.Polis ekiplerinin yaklaşık 2 aylık çalışmasının ardından kadını öldürdüğü iddiasıyla gözaltına alınan komşusu Ahmet S, tutuklanmıştı.Maktulün altın bilezik ve küpesinin bulunamadığını tespit eden ekipler, kentteki kuyumcu dükkanlarında gerçekleştirdiği incelemelerde Ahmet S'nin kadının kaybolduğu gün bir kuyumcuya 5 bin lira değerindeki bilezik ile küpeyi sattığını belirlemişti.Sultan Biryan'ın damadı Yahya Kasımfırtına, gazetecilere, Ahmet S'nin, ceset bulunduktan sonra kendisine başsağlığı dilediğini ve cenazede ağladığını söylemişti.Zonguldak Cumhuriyet Savcılığınca hazırlanan 4 sayfalık iddianamede sanık hakkında, 'kasten öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet ve 'yağma' suçundan ise 6 yıldan 10 yıla kadar hapis cezası isteniyordu.
AB, Rum Yönetimi Ve Malta'ya "Altın Pasaportlar" Hakkında "İhlal Süreci" Başlattı
BRÜKSEL (AA) - Avrupa Birliği (AB), Kıbrıs Rum yönetimi ve Malta'nın 'altın pasaport' olarak anılan 'yatırım karşılığı vatandaşlık' programlarının AB yasalarını ihlal ettiği gerekçesiyle bu iki ülke hakkında 'ihlal süreci' başlattı.AB Komisyonu, Malta ve Rum yönetimine resmi tebligatta bulunulduğunu ve üye ülkelerin ödeme veya yatırım karşılığında vatandaşlık vermesinin AB Antlaşmasındaki iş birliği ilkesiyle uyumlu olmadığını bildirdi.Komisyondan yapılan açıklamada, üye bir ülkenin verdiği vatandaşlığın 'AB vatandaşlığı' anlamına geldiği, bu sayede AB ülkelerinin hepsinde yaşama ve çalışma hakkı bulunduğu belirtildi.Ayrıca Avrupa Parlamentosu için oy kullanma imkanına sahip olunduğu hatırlatılan açıklamada, bu şekilde vatandaşlık verilmesinin AB'nin İşleyişi Hakkındaki Antlaşmaya ve 'AB vatandaşlığı' kavramına da zarar verdiği vurgulandı.Malta ve Rum yönetiminin AB Komisyonunun resmi tebligatına cevap vermek için 2 ay süresi bulunuyor. Komisyon, cevapları tatmin edici bulmazsa 'Gerekçeli Görüş' yayımlayabiliyor. Üye ülkelerin 'AB yasalarını ihlal sürecinde' Komisyona itirazları devam ederse konu Avrupa Adalet Divanına götürülebiliyor. Komisyon, Bulgaristan'a da bir kez daha mektup gönderildiğini ve 'yatırım karşılığı vatandaşlık' programından endişe duyulduğunun vurgulandığını bildirdi. Bulgaristan'ın programı hakkında detaylı bilgi istendiği belirtilen açıklamada, Sofya'nın mektuba cevap vermek için 1 ay süresinin bulunduğu kaydedildi. Yatırım karşılığı vatandaşlık programları tepki çekiyorduAB ülkelerinin yatırım karşılığı vatandaşlık programları uzun süredir Avrupa kurumlarının tepkisini çekiyordu. Avrupa Parlamentosu, 10 Temmuz'da aldığı kararda, üye ülkelerin 'yatırım karşılığı vatandaşlık' ve 'yatırım karşılığı oturum izni' programlarını kaldırmasını istemişti. AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen de 'Avrupa değerleri, satılık değildir.' diyerek, bu tür programlara karşı olduğunu açıklamıştı.Güney Kıbrıs Rum yönetiminde suça karışmış kişiler de yararlandığı için eleştirilen 'yatırım karşılığı vatandaşlık' programının sonlandırıldığı açıklanmıştı. Karar, Rum Meclisi Başkanı Dimitris Şilluris ve AKEL Milletvekili Hristakis Ciovanis'ın sabıka kaydı olan Çinli bir iş insanının Kıbrıs pasaportu almasına yardım etmeye hazır olduklarına dair gizli çekilmiş görüntülerin, Al Jazeera tarafından yayımlanmasının ardından alınmıştı. Skandalın ardından Şilluris ve Ciovanis istifa etmişti.
AB, Rum Yönetimi Ve Malta'ya "Altın Pasaportlar" Hakkında "İhlal Süreci" Başlattı
BRÜKSEL (AA) - Avrupa Birliği (AB), Kıbrıs Rum yönetimi ve Malta'nın 'altın pasaport' olarak anılan 'yatırım karşılığı vatandaşlık' programlarının AB yasalarını ihlal ettiği gerekçesiyle bu iki ülke hakkında 'ihlal süreci' başlattı.AB Komisyonu, Malta ve Rum yönetimine resmi tebligatta bulunulduğunu ve üye ülkelerin ödeme veya yatırım karşılığında vatandaşlık vermesinin AB Antlaşmasındaki iş birliği ilkesiyle uyumlu olmadığını bildirdi.Komisyondan yapılan açıklamada, üye bir ülkenin verdiği vatandaşlığın 'AB vatandaşlığı' anlamına geldiği, bu sayede AB ülkelerinin hepsinde yaşama ve çalışma hakkı bulunduğu belirtildi.Ayrıca Avrupa Parlamentosu için oy kullanma imkanına sahip olunduğu hatırlatılan açıklamada, bu şekilde vatandaşlık verilmesinin AB'nin İşleyişi Hakkındaki Antlaşmaya ve 'AB vatandaşlığı' kavramına da zarar verdiği vurgulandı.Malta ve Rum yönetiminin AB Komisyonunun resmi tebligatına cevap vermek için 2 ay süresi bulunuyor. Komisyon, cevapları tatmin edici bulmazsa 'Gerekçeli Görüş' yayımlayabiliyor. Üye ülkelerin 'AB yasalarını ihlal sürecinde' Komisyona itirazları devam ederse konu Avrupa Adalet Divanına götürülebiliyor. Komisyon, Bulgaristan'a da bir kez daha mektup gönderildiğini ve 'yatırım karşılığı vatandaşlık' programından endişe duyulduğunun vurgulandığını bildirdi. Bulgaristan'ın programı hakkında detaylı bilgi istendiği belirtilen açıklamada, Sofya'nın mektuba cevap vermek için 1 ay süresinin bulunduğu kaydedildi. Yatırım karşılığı vatandaşlık programları tepki çekiyorduAB ülkelerinin yatırım karşılığı vatandaşlık programları uzun süredir Avrupa kurumlarının tepkisini çekiyordu. Avrupa Parlamentosu, 10 Temmuz'da aldığı kararda, üye ülkelerin 'yatırım karşılığı vatandaşlık' ve 'yatırım karşılığı oturum izni' programlarını kaldırmasını istemişti. AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen de 'Avrupa değerleri, satılık değildir.' diyerek, bu tür programlara karşı olduğunu açıklamıştı.Güney Kıbrıs Rum yönetiminde suça karışmış kişiler de yararlandığı için eleştirilen 'yatırım karşılığı vatandaşlık' programının sonlandırıldığı açıklanmıştı. Karar, Rum Meclisi Başkanı Dimitris Şilluris ve AKEL Milletvekili Hristakis Ciovanis'ın sabıka kaydı olan Çinli bir iş insanının Kıbrıs pasaportu almasına yardım etmeye hazır olduklarına dair gizli çekilmiş görüntülerin, Al Jazeera tarafından yayımlanmasının ardından alınmıştı. Skandalın ardından Şilluris ve Ciovanis istifa etmişti.