Başkentte "Türkmenistan-Tarafsızlık Ülkesi" Fotoğraf Sergisi
ANKARA (AA) - Türkmenistan'ın Ankara Büyükelçiliği, Türkmenistan'ın 'daimi tarafsız ülke' statüsünü kazanmasının 25. yılı nedeniyle fotoğraf sergisi düzenledi.Uluslararası Türk Kültür Teşkilatı (TÜRKSOY) Genel Sekreteri Prof. Dr. Düsen Kaseinov'un ev sahipliğindeki etkinlik, TÜRKSOY Genel Sekreterlik binasında gerçekleşti. Etkinliğe, Kaseinov, Türkmenistan Ankara Büyükelçisi Ishankuli Amanlyev, Türkiye Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Yalçın Topçu, İYİ Parti Samsun Milletvekili Bedri Yaşar, AK Parti Erzurum Milletvekili İbrahim Aydemir ve birçok davetli katıldı.Kaseinov, açılış konuşmasında, Türkmenistan'ın milli değerlerine sıkı sıkıya bağlı bir devlet olduğunu ve ilk günlerinden itibaren tüm dünya ülkeleriyle barışçıl ve dostane ilişkiler kurma noktasında çaba sarf ettiğini söyledi. '12 aralık 1995'de Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda 185 ülkenin oy birliği ile 'Türkmenistan’ın daimi tarafsızlığı' kararnamesi kabul edilmiş ve geride kalan süre zarfında Türkmenistan bu statüsünü taviz vermeden sürdürerek tüm dünya devletlerinden büyük takdir görmüştür.' ifadelerini kullanan Kaseinov, ülkesinin daimi tarafsızlığının 25'inci yıl dönümü dolayısıyla Türk dünyasından 300 sanatçıyı bir araya getiren TÜRKSOY Ressamlar Buluşması'nın 1500 eserlik koleksiyonundan derlenen bir sergi hazırladıklarını kaydetti.Büyükelçi Amanlyev, 2020'nin, ülkesinde 'Türkmenistan'ın daimi tarafsız ülke yılı' olarak ilan edildiğini ve çok sayıda ulusal ve uluslararası etkinlik düzenlendiğini söyledi.'Kültür ve sanat alanı halk diplomasisinin önemli bir biçimi olmakla, Türkmenistan'ın uluslararası arenada küresel ilerici dönüşümleri başlatıcı ülke olarak tanınması bağlamında özel bir önem kazanmaktadır.' değerlendirmesinde bulunan Amanlyev, söz konusu alanların, Türkmen devletinin evrensel barış, refah ve sürdürülebilir kalkınma sağlanmasına yönelik uluslararası iş birliğinin geliştirilmesini amaçlayan dış politikasının uygulanmasında önemli bir faktör olduğunu belirtti. Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Topçu da 'altı devlet tek millet' olduklarını kaydederek, Azerbaycan'ın kahraman evlatlarının işgal edilmiş vatan topraklarını kurtarmak için mücadele ettiklerini belirterek, Azerbaycan'da cephede şehit olanlara Allah'tan rahmet diledi. Ermenistan kuvvetlerinin sivil yerleşim yerlerine yönelik saldırılarına karşı, 'Savaşın da bir ahlakı vardır, hukuku vardır.' ifadesini kullanan Topçu, Azerbaycan'ın muzaffer olmasını diledi.Topçu, Türkmenistan'a verilen daimi tarafsızlık statüsünün BM Genel Kurulunda 185 üyenin oy birliğiyle onaylandığını hatırlatarak, şunları kaydetti:'Siyaset, ticaret, ekonomi, kültür ve eğitim başta olmak üzere her alanda devam eden iyi ilişkiler sayesinde 'iki kardeş millet-iki devlet' olarak atiyi de beraber kucaklayacağız inşallah. Dünya dursun, sen dur ata yurdum Türkmenistan duasıyla sözlerime son veriyor, sizleri tekrar saygıyla selamlıyorum.'Sergide, yerli ve yabancı fotoğrafçıların Türkmenistan'ın kültür ve doğal güzelliklerini anlatan fotoğrafları yer aldı.
Yunanistan, Kıbrıs Rum Kesimi Ve İsrail'in Dışişleri Bakanları Bir Araya Geldi
ATİNA (AA) - Yunanistan, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) ve İsrail dışişleri bakanları, Atina'da görüştü.Ekonomi ve enerji iş birliğinin yanı sıra Doğu Akdeniz ve Orta Doğu'daki gelişmelerin ele alındığı toplantının ardından, Yunanistan Dışişleri Bakanı Nikos Dendias, Rum Dışişleri Bakanı Nikos Hristodulidis ve İsrail Dışişleri Bakanı Gabi Ashkenazi, ortak basın açıklaması yaptı.Yunanistan, İsrail ve GKRY arasındaki sıkı iş birliğinin 'bölgedeki güvenliğin garantisi' olduğunu ileri süren Dendias, üçlü iş birliklerinin Avrupa Birliği (AB) ve ABD tarafından da 'güçlü şekilde desteklendiğini' savundu.Ashkenazi ve Hristodulidis ise üçlü iş birliklerini uluslararası hukuk ve Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesine saygı temelinde yürüttükleri iddiasını dile getirerek, bölgedeki diğer ülkelerle de çok taraflı iş birliklerine hazır olduklarını öne sürdü.
Bağcılar'da Suriyeli Anne Ve Oğlunu Gasbeden Şüpheliler Yakalandı
İSTANBUL (AA) - Bağcılar'da ikamet eden Suriyeli anne ve oğlunun ellerini ve ayaklarını bağlayarak, yaklaşık 500 bin lira değerindeki ziynet eşyalarını gasbettikleri öne sürülen 5 şüpheli yakalandı.Asayiş Şube Müdürlüğü Gasp Büro Amirliği ekipleri, 16 Ekim'de saat 16.00 sıralarında Bağcılar'da ikamet eden Suriye uyruklu anne Azize Ö. (65) ile 16 yaşındaki oğlu Y.E'nin evine zorla girip evdeki 700 gram altın ve 8 bin dolar ile 20 bin liranın gasbedilmesi olayına ilişkin çalışma başlattı.Mağdurlar polise verdikleri ifadelerinde, evde oturdukları sırada yüzü maskeli biri kadın, biri erkek 2 şüphelinin tornavidayla kapıyı açıp içeri girdiklerini, kendilerini tehdit ederek ellerini ve ayaklarını bağladıklarını anlattı.Mağdurlar, bir süre önce Suriye'de sattıkları bir arsanın parasıyla satın aldıkları ve evde sakladıkları 700 gram altın ve bir miktar döviz ile Türk lirasını şüphelilerin gasbedip ayrıldıklarını söyledi.Şüpheliler evden ayrıldıktan sonra kendi imkanlarıyla kurtulan anne ve oğlu durumu polise bildirdi.Olaya ilişkin çalışma başlatan polis, olay yeri çevresindeki güvenlik kamera görüntülerini incelemeye aldı. Polis yaklaşık 8,5 kilometre süren görüntü takibinin ardından şüphelilerin kimlikleri tespit etti.Ekipler, 24 Ekim'de olayı gerçekleştiren Muhammet A. (38) ile eşi Hanaa A'yı (29) ve şüphelilerle bağlantılı oldukları belirlenen Safa F., Cuma F. ile Ahmet A'yı yakaladı.Gözaltına alınan şüphelilerden Muhammet A. ve eşi Hanaa A'nın mağdurların akrabaları oldukları, ailenin Suriye'de sattıkları arsadan haberdar oldukları belirlendi.Güvenlik kamera görüntülerinde şüpheli Hanaa A'nın olay yerinden kaçarken bir adreste kıyafetlerini değiştirdiği görülüyor.Şüpheliler, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi.
Milli Savunma Bakanı Akar, Özbekistan'da
Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, resmi ziyaretlerde bulunmak üzere gittiği Özbekistan'da, 'Her alanda ilişkilerimizi geliştirmek için gayret gösteriyoruz. Bunun içinde ticaret, ekonomi, sosyal, siyasi ilişkilerle tabii ki askeri ilişkiler de yer alıyor. Bu ilişkilerde çok ciddi gelişmeler sağladık' dedi.
Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nde İsyancı Gruplar Arasında Çatışma: 40 Ölü
ANKARA (AA) - Orta Afrika ülkesi Kongo'nun doğusundaki Fizi bölgesinde isyancı gruplar arasındaki çatışmalarda 40 kişi hayatını kaybetti.Ulusal basındaki haberlere göre, ülkenin Güney-Kivu eyaletine bağlı Fizi bölgesinde Ngumino-Twigwaneho isyancı koalisyonu ile Mai Mai Kata Katanga isyancı grubu arasında çatışmalar yaşandı.Çatışmalarda 40 kişi hayatını kaybederken yerel halk köylerini terk etmek zorunda kaldı. Boşaltılan Kukwi, Ibumba, Ibobo ve Ebata köyleri isyancılar tarafından ateşe verildi.Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, son iki ay içinde bu bölgede yaklaşık 100 bin kişi göçe zorlandı.Gedeon Kyungu Mutanga liderliğindeki ayrılıkçı 'Mai Mai Kata Katanga' grubu, ülkenin en zengin eyaleti olan Katanga'nın bağımsızlığı için savaşıyor.Ülkede 20 yıldır çatışmalar sürüyorKongo'nun Ruanda, Uganda ve Burundi'ye sınır doğu bölgeleri 20 yıldır yüksek rezervlere sahip altın ve kobalt gibi yeraltı kaynaklarının kontrolünü sağlamaya çalışan silahlı grupların saldırı ve çatışmalarına sahne oluyor.BM verilerine göre, son 8 ay içerisinde, ülkede yaklaşık 1300 sivil öldürüldü, Ituri, Kuzey Kivu ve Güney Kivu bölgelerinde halen sürmekte olan çatışmalar sebebiyle 510 binden fazla sivil yerlerinden edildi.
Samsun'da Kuyumcudan Bilezik Çalan Kişi Yakalandı
SAMSUN (AA) - Samsun'un Tekkeköy ilçesinde bir kuyumcudan hırsızlık yapan şüpheli gözaltına alındı.Hacı Ali Ekinci Bulvarı'ndaki bir kuyumcuya gelen, başında şapka, yüzünde ise cerrahi maske bulunan Ü.Ç. (32), 20 bin lira değerinde altın almak istediğini söyledi. Kuyumcu Gazi Öner'in oğlu Semih Öner, tezgahtan çıkardığı iki bileziği tartarak Ü.Ç'ye fiyatını söyledi. Bileziklere bakmak istediğini söyleyerek eline alan Ü,Ç, aniden koşarak dükkandan çıktı.Bunun üzerine Semih Öner ile babası, şüphelinin peşinden koşmaya başladı. Ü,Ç, bu sırada bölgeden geçen jandarma ekibince yakalanarak Tekkeköy İlçe Emniyet Müdürlüğü ekiplerine teslim edildi.Öte yandan şüphelinin kuyumcudan bilezikleri alıp kaçma anı, iş yerinin güvenlik kamerasına yansıdı. Gazi Öner, AA muhabirine, iş yerine gelen zanlı ile oğlunun ilgilendiğini, kendisinin yan dükkanda olduğunu söyledi.Şüphelinin altın tartıldıktan sonra, 'bir bakayım' dediği anda etrafa baktıktan sonra bir anda kaçmaya başladığını anlatan Öner, 'Ben de yan dükkandan çıkarak hırsızın peşinden koşmaya başladım. Peşinden koşarken ruhsatlı silahımla müsait bir hava boşluğu gözleyerek kimseye zarar vermeyecek şekilde korkutma amaçlı iki el havaya ateş ettim. Hatta koşarken havaya baktığım için düştüm. Ateş etmeme rağmen yine de durmadı ve kaçmaya devam etti. Bu sırada tesadüfen jandarma ekipleri yoldan geçiyordu. Ekipler hırsızlık olayını öğrendi ve takip ederek kısa sürede yakaladı.' ifadelerini kullandı.
Endonezya'daki İslam Örgütleri Macron'u "İslam'ı İtibarsızlaştırmaya Çalışmakla" Suçladı
CAKARTA (AA) - MAHMUT ATANUR - Endonezya'nın önde gelen İslam örgütleri, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'u, Müslümanları hedef alan açıklamaları nedeniyle 'İslam'ı itibarsızlaştırmaya çalışmakla' suçladı.Endonezya'nın en eski İslam örgütlerinden Persatuan Islam'ın (PERSIS) başkan yardımcısı Jeje Zainuddin, Macron'un İslam'ı hedef alan açıklamalarına ilişkin, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ''Avrupa'daki Müslüman toplumunun etkisini göz ardı eden Paris yönetimi, Fransa ve Avrupa'daki huzur ortamına karşı tehlikeli adımlar atıyor.'' dedi.Yaşanan son gelişmelerin, Macron'un kendi çıkar çatışmalarına çözüm bulmadaki başarısızlığının bir sonucu olduğunu belirten Zainuddin, ''Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın belirttiği gibi, Macron'un attığı adımlar akli dengesizlik göstergesi. Avrupa toplumunda İslam ile uyum perspektifinin düzeltilmesi gerekiyor.'' ifadelerini kullandı.Fransız ürünlerine boykot çağrısıZainuddin, son dönemde İslam'ı hedef alanlara karşı Müslümanlar arasında dostluk ve dayanışmayı güçlendirmenin önemine değinerek, ''İfade özgürlüğü adı altında İslam'a ve Hazreti Muhammed'e yönelik hakaret içerikli eylemler kabul edilemez. İslam'ı itibarsızlaştırma girişimlerinin tümünü şiddetle kınıyoruz.'' diye konuştu.Fransa'nın tutumuna karşı diğer İslam ülkelerinde başlatılan boykot çağrısının önemli bir adım olduğunu dile getiren Zainuddin, kalabalık nüfusuyla Fransa için büyük pazar olan Endonezya dahil tüm Müslüman ülkelere, Fransız mallarına boykot çağrısında bulundu.İsrail ile normalleşme sürecine giren bazı Arap ülkelerini de eleştiren Zainuddin, bu adımların, Filistin'in kurtuluşunu isteyen ülkelerin temel ilkelerini unutmaya yönelik girişim olduğunu ifade ederek, Filistin ve Müslüman ülkelere büyük bir ihanet olduğunun altını çizdi.Hidayatullah İslam Örgütü Dış İlişkiler Başkanı Dzikrullah Pramudya da ''Ülkesinde ekonomi, siyasi, sosyal ve kültürel gibi bir çok krizle karşı karşıya olan Macron'un İslam karşıtı politikaları, kamuoyunda güven kaybetmesinin işaretleri.' şeklinde konuştu.Macron'un, ülkedeki siyasi durumunu düzeltmek adına İslam'ı hedef aldığını belirten Pramudya, İslam'ı ve Hazreti Muhammed'i eleştirmenin, ifade özgürlükleriyle çelişkiler barındırdığını dile getirdi.Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 'Macron'un zihinsel tedaviye ihtiyacı var' ifadesinden rahatsız olan Fransa'nın, Ankara Büyükelçisini geri çağırdığını hatırlatan Pramudya, diplomasiden ve medeni diyalog kurmaktan uzak böyle kişilerin zihinsel tedavi görmesi gerektiği konusuna katıldıklarını belirtti.Filistin meselesine de değinen Pramudya, çıkarları doğrultusunda İsrail'e yakınlaşan ülkelerin, yanı başındaki Filistin halkıyla empati kuramadığını ve bu adımların utanç verici olduğunu kaydetti.''Sadece Müslümanları suçlamak adil değil'Endonezya Filistin Dayanışma Komitesi Başkanı Muhendri Muchtar, ''İslam gibi sadece belirli bir grubu, şiddet ve bombalama gibi eylemlerle suçlamak adil değil. Çünkü şiddet eylemleri, her türlü gruba ait kişiler tarafından işlenebilir, sadece Müslümanlar değil.'' dedi.Aslında başka grupların da suç işlediğinin bilindiğini ancak onlara farklı davranıldığını aktaran Muchtar, ''Macron'un İslam'a yönelik hakaretleri, belirsiz bir zihinsel endişelerinin ürünü.'' ifadesini kullandı.Muchtar, Müslümanlar olarak, İslam'a hakaret tutumunu benimseyen Fransa'nın ürünlerini boykot etmeleri gerektiğini söyledi. Dewan Da'wah Konseyi Araştırma Merkezi Başkanı Teten Romly Qomaruddien de, ''Fransa'da, ifade özgürlüğü gerekçesiyle özellikle İslam'ın hedef alınması ve İslam karşıtı politikaların uygulanması kendilerinin sözde demokrasi değerleriyle hiçbir şekilde bağdaşmıyor.'' diye konuştu.Avrupa'da özellikle Fransa'nın Müslümanlara karşı farklı bir tutum takındığını belirten Qomaruddien, İslam ve Batı arasındaki farklı kültürü uzlaştırmaları gerektiğini kaydetti.
Başarı Merdivenlerini Tek Koluyla Yaptığı Pastalarla Çıktı
GAZİANTEP (AA) - FERİDE PELİN İNAL - Gaziantep'te 6 yıl önce geçirdiği rahatsızlık nedeniyle bir kolu alınan pasta ustası 38 yaşındaki Hamza Taşdemir, tek koluyla sürdürdüğü mesleğinde başarı merdivenlerini çıkmanın gururunu yaşıyor. Sağ kolundaki rahatsızlık üzerine 6 yıl önce yapılan tetkiklerde tümör tespit edilen ve ciddi sağlık sorunu yaşamaya başlayan evli, 3 çocuk babası Taşdemir'in kolu ameliyatla alındı. Bu süreçte işinden bir yıl ayrı kalan Taşdemir, iyileştikten sonra ise mesleğinden kopmama kararı aldı.Hazırladığı pastalarla ulusal ve uluslararası yarışmalara katılan Taşdemir, 1 altın, 6 gümüş ve 3 bronz madalya elde etti.Taşdemir, kendi dükkanını açma hayalini de 3 yıl önce gerçekleştirdi.'Eğitimler aldım, kendimi motive ettim'Hamza Taşdemir, AA muhabirine, 25 yıl önce bir baklavacıda çırak olarak işe başladığını, aradan geçen sürede Gaziantep'teki çeşitli pastanelerde çıraklık, kalfalık, ustalık yaptığını söyledi.Kolunu kaybettikten sonra çok zor zamanlar yaşadığını anlatan Taşdemir, 'Herkes bana 'İşini yapamazsın' demeye başladı. Kendimden endişe etmeye başladım. Bir meslek büyüğümün telkinleri sayesinde yeniden başladım. Eğitimler aldım, kendimi motive ettim. Şimdi herkes iki kollu bir ustadan daha iyi olduğumu söylüyor.' dedi.Başına gelenlere inat mesleğinde iyi olmak için çok çalıştığının altını çizen Taşdemir, şöyle devam etti:'Her şeye rağmen Rabb'ime hep şükür ettim. Kolumu kaybettikten sonra birçok uluslararası yarışmalara katıldım. Türkiye birinciliği, uluslararası derecelerim var. İlk katıldığım yarışmada İstanbul Gastronomi Festivali'nde 21 ülkeden katılım olmuştu. Ben gümüş madalya aldım. Tarihi bir figürle katılmıştım. Selçuklu Sultanı Alparslan'ı canlandıran bir betimleme yapmıştım. Hatta İngiliz juri başkanı beni yanına çağırarak tebrik etti. Çok özel bir andı. İşimi zevk alarak yapıyorum. Yapmaya da devam edeceğim.'Mesleğe başladığı günden beri kendi dükkanını açma hayali olduğunu dile getiren Taşdemir, 'Dükkan açma hayalimden vazgeçmedim. Engel insanların hayallerine engel olmamalı. Bana da olmadı. Dükkanımı daha iyi yerlere getirmek için çalışıyorum. Çalışmaya da devam edeceğim.' diye konuştu.Taşdemir, kendini geliştirerek daha iyi yerlere gelmeyi istediğini sözlerine ekledi.
Ankara Kent Konseyi Uluslararası Katılımcılık Altın Madalyası Aldı
ANKARA (AA) - Ankara Kent Konseyi, Uluslararası Kolaylaştırıcılar Birliği (IAF) tarafından Katılımcılık Altın Madalyasına layık görüldü.Kanada'nın Toronto kentinde, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle çevrim içi gerçekleştirilen töreni Ankaralılar, Kent Konseyi Kabul Salonu'ndan canlı takip etti.Törende, Kent Konseyine, başkentte üniversiteler, kamu ve özel sektörle sivil toplum kuruluşlarının katılımını sağlayarak tüm paydaşlarıyla ortak aklın oluşumuna verdiği katkılar nedeniyle Katılımcılık Altın Madalyası verildi.Ankara Kent Konseyi Başkan Yardımcısı ve Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Savaş Zafer Şahin de bu süreçte katılımcı yaklaşımların uygulanmasında gösterdiği gayretler nedeniyle 'Yılın Katılımcı Demokrasi Kolaylaştırıcısı' ödülünü aldı. 10 ülkeden 16 kurum ve kuruluşun da ödüle hak kazandığı platformda Ankara Kent Konseyi, Türkiye'den bu ödülü alan ilk kuruluş, uluslararası alanda ise böyle bir ödüle layık görülen ilk büyükşehir kent konseyi oldu. Dünyanın 65 ülkesinde faaliyet gösteren IAF tarafından dağıtılan Katılımcılık Etki Ödülü, tüm dünyada kamu, özel sektör ve sivil toplum inisiyatiflerine, katılımcılık konusundaki hedeflerini gerçekleştirme düzeyleri, bu hedeflere erişimde kullandıkları yaratıcı ve yenilikçi yöntemler dikkate alınarak uzman bir heyet tarafından veriliyor. 'Ankara Kent Konseyi referans gösterilen bir kuruluş olacak'Ödül töreninin ardından AA muhabirine açıklamalarda bulunan Şahin, ödülün ilk defa Türkiye'ye ve Ankara'ya geldiğini, bu nedenle mutlu ve heyecanlı olduklarını söyledi. Ödül aldıklarını bir ay önce öğrendiklerini ancak ödülün derecesi ve ne tür bir madalya aldıklarını törende öğrendiklerini belirten Şahin, şunları kaydetti:'Burada bütün Ankara Kent Konseyi paydaşları, Ankara Büyükşehir Belediyesinin değerli yetkilileriyle birlikte aynı salonda izleyerek bu ödülü almanın heyecanını yaşadık. Ankara Kent Konseyi, artık bundan sonra katılımcı yaklaşımlar ve kolaylaştırıcılık konusunda da dünyada dikkatle izlenen ve referans gösterilen bir kuruluş haline gelmiş olacak.'Şahin, Ankara'nın demokratik değerlerinin dünyaya ve Türkiye'ye anlatılması gerektiğine işaret ederek, bu ödülün Ankara'yı markalaştırmanın ilk adımlarından biri olacağını, bu anlamda çalışmalara da devam edeceklerini söyledi.
AB Türkiye Delegasyonu Ve Undp Türkiye, "İklim Biziz, Değişeceğiz" Kampanyasını Başlattı
ANKARA (AA) - Avrupa Birliği (AB) Türkiye Delegasyonu ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) Temsilciliği, 'AB İklim Diplomasisi Haftası 2020' kapsamında küresel ısınmaya karşı iklim eylemini teşvik eden 'İklim Biziz, Değişeceğiz' kampanyasını başlattı.'AB İklim Diplomasisi Haftası 2020' kapsamında oluşturulan 'İklim Biziz, Değişeceğiz' kampanyasının tanıtım toplantısı çevrimiçi ortamda gerçekleştirildi. Toplantıya, AB Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Nikolaus Meyer-Landrut, UNDP Türkiye Mukim Temsilcisi Claudio Tomasi, Çevre ve Şehircilik Bakan Yardımcısı Mehmet Emin Birpınar ve Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) Başkanı ve Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin katıldı.Büyükelçi Meyer-Landrut, toplantıda yaptığı konuşmada, dünya genelindeki iklim değişikliğinin sonuçlarına herkesin tanık olduğunu ve kimsenin bundan muaf olmadığını belirtti. Avrupa genelinde son 5 yıldaki sıcaklık artışının rekor düzeyde olduğunu kaydeden Meyer-Landrut, 'İklim değişikliği kendi başına bir risk olduğu gibi her ulusu etkiliyor ama yoksul ülke ve bireyler bu konuda daha kırılgan.' değerlendirmesinde bulundu.Nikolaus Meyer-Landrut, AB'nin toparlanma planının 'yeniden daha iyisini inşa etme' ilkelerine dayalı olduğunu vurgulayarak, 'Sosyal olarak adil ve iklimi zararsız bir ekonomi iddiası peşindeyiz.' dedi.Bu yıl 'İklim Diplomasisi Haftası'nı 2-13 Kasım tarihlerinde UNDP Türkiye'yle gerçekleştireceklerini kaydeden Meyer-Landrut, 'İklim diplomasisi haftası bu sene iklim değişikliğine karşı kırılganlık üzerine odaklı. Önümüzdeki haftalar içerisinde bu kırılganlıklar analiz edilecek, gazetecilerle, sivil toplum, akademisyenler, kamu kurumları, yerel yönetim ve vatandaşlarla tartışılarak irdelenecek. Amacımız güvenli, herkes için adil bir iklim değişikliğini sağlamak. Amaç, burada herkesin eyleme geçmesini sağlamak.' değerlendirmesinde bulundu. Küresel sıcaklık artışının 1,5 derece ile sınırlanması önemliUNDP Türkiye Mukim Temsilcisi Tomasi ise iklim değişikliğinin 'sistemik şok' olduğunu belirterek, ülke ekonomilerinin fosil yakıtlara bağlılığı, çevresel bozulma ve biyoçeşitlilik kaybına sebep olması nedeniyle istenmeyecek bir senaryoyla karşı karşıya kalındığını dile getirdi. Çevresel, sosyal ve ekonomik boyutların birbirinden ayrılamayacağına işaret eden Tomasi, ulusların ortak hareket ederek iklim değişikliği ve etkileriyle birlikte mücadele etmeleri gerekliliğinin altını çizdi.Claudio Tomasi, iklim faaliyetlerinin bütün sürdürülebilir kalkınma hedefleriyle bağlantılı olduğuna dikkati çekerek, bütün politika seçeneklerinin bu şekilde olması gerektiğini ve Avrupa Yeşil Anlaşması'nın buna güzel bir örnek olduğunu söyledi.Dünya genelinde iklimle alakalı felaketlerin hem sıklığının hem de yoğunluğunun arttığını gördüklerini kaydeden Tomasi, 'Atlantik Okyanusu'nda oluşan hortumlar, Kaliforniya'daki yangınlar, geçtiğimiz birkaç ay içerisinde gerçekleşen birçok olay bize çok karanlık bir resim çiziyor.' diye konuştu. Claudio Tomasi, bu gibi durumların sisteme kalıcı değişiklikler getirdiğinin altını çizerek, 'Bizim iddialı iklim eylemlerine geçmemiz lazım ve bunu ivedilikle yapmamız gerekiyor. Eğer sıcaklık artışını 1,5 derecenin altında tutamazsak, felaket boyutunda afetler ve geri dönüşü olmayan değişiklikler yaşayacağız. On yıllarca edinilmiş kalkınma kazanımlarını kaybedeceğiz. Milyonlarca insan tekrar yoksulluğa itilecek ve 1 milyar kadar kişi yerinden edilmiş olacak.' değerlendirmesini yaptı. Bilim insanları, Dünya'nın ortalama sıcaklığının endüstri öncesi dönemlere kıyasla 2 derece artmasını hayati bir eşik olarak değerlendiriyor. Paris İklim Anlaşması, küresel ısınmayı 2 derecenin oldukça altında tutarak, hatta 1,5 derece ile sınırlamaya çalışarak, bu tehlikeli eşiğin aşılmasını önlemek için küresel bir çerçeve belirliyor.