İstanbul Ticaret Borsası 96 Yaşında
İSTANBUL (AA) - İstanbul Ticaret Borsası (İSTİB) Başkanı Ali Kopuz, 'Her geçen gün yenilenen, zamana uyum sağlayan daha güçlü bir borsayız. Gücümüzü tarihten alıyoruz.' ifadesini kullandı.İSTİB'in, kuruluşunun 96'ncı yıldönümü dolayısıyla yazılı açıklama yapan İSTİB Başkanı Kopuz, 'Cumhuriyet tarihinin en köklü iktisadi teşekküllerinden biri olan İstanbul Ticaret Borsasına başkanlık yapmaktan gurur duyuyorum.' değerlendirmesinde bulundu.Kopuz, İSTİB'in 19 Ekim 1924'te İstanbul Ticaret ve Zahire Borsası adıyla kurulduğunu ve Cumhuriyetin tüm iktisadi tarihinin bir parçası olduğunu anımsatarak, 'Devraldığımız bayrağın kıymetinin farkındayız ve bu bayrağı daha yukarılara taşımak için tüm gücümüzle çalışıyoruz.' dedi.İlk günkü heyecanla çalıştıklarını belirten İSTİB Başkanı Kopuz, 'Her geçen gün yenilenen, zamana uyum sağlayan daha güçlü bir borsayız artık. Gücümüzü tarihten alıyoruz. Göreve geldiğimiz ilk günden itibaren üyelerimizin sesi olduk ve olmaya devam edeceğiz.' ifadelerini kullandı. Kopuz, İstanbul Ticaret Borsası'nın kurulduğu günden bu yana ekonomik alanda yaptığı çalışmalarla etkin bir kurum haline geldiğini kaydederek, şu şekilde devam etti:'Yakın zamanda Hatay'ın 3 ilçesinde hain terör örgütü uzantılı bir grubun çıkarmış olduğu yangın sonucu birçok ormanlık alanımız yok oldu. İstanbul Ticaret Borsası olarak yaşanan bu can acıtıcı durum karşısında sessiz kalmıyor, bir nebze de olsa Hatay’a nefes olmak için kuruluş yıldönümümüz olan 1924 yılından ilhamla 1924 adet fidanı zarar gören bölgedeki ormanlara dikilmek üzere bağışlıyoruz.'İSTİB'in tarihinden aldığı güç ve çalışanlarının çabasıyla Türkiye'nin 2023 hedeflerine ulaşabilmesi için borsa olarak üzerine düşeni yapacağını vurgulayan Kopuz, şunları kaydetti:'Vizyonumuz Borsamızın 100'üncü yılında uluslararası piyasalarda referans alınan emtia borsalarından biri olmak. İstanbul Ticaret Borsası bu vizyon doğrultusunda, tüm yönetim kadroları ve çalışanları ile birlikte İstanbul ve Türkiye'nin hizmetinde olmaya devam edecektir.İstanbul Ticaret Borsasını bugünlere getiren, kuruluşundan bu yana borsamız ve ülke ekonomimizin gelişimi için hizmetlerde bulunan tüm meclis, yönetim kurulu ve komite üyelerimiz ile personelimize saygı ve minnetlerimi sunuyor, vefat etmiş olanlara Allah'tan rahmet, hayatta olanlarına sağlıklı uzun ömürler diliyorum.'
Arkeologlardan Aizanoi'nin Tiyatro Ve Stadyumuna "Antik Çağ" Dokunuşu
KÜTAHYA (AA) - MUHARREM CİN - Kütahya'nın Çavdarhisar ilçesinde geçmişi 5 bin yıl öncesine uzanan Aizanoi Antik Kenti'ndeki tiyatro ve stadyum yapılarına orijinal görünümlerinin kazandırılması amacıyla, zamanla yerinden sökülen 1 ton ila 3 ton arasında değişen ağırlıklara sahip 2 bin 400'e yakın taş bloğun kaldırılması işlemi tamamlandı.Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) Dünya Mirası Geçici Listesi'ne 2012'de dahil edilen, 'İkinci Efes' olarak da nitelendirilen Aizanoi'de kazı ve alan araştırması, Pamukkale Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Elif Özer başkanlığında 9 yıldır sürüyor.Özer, AA muhabirine, Roma dönemine ait 20 bin kişilik tiyatro ile bitişiğindeki 13 bin 500 kişilik stadyumun restorasyonunun Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Kütahyalı iş insanı Rıza Güral arasında imzalanan sponsorluk protokolü kapsamında sürdüğünü belirtti.Kütahya Valiliğinin de destek verdiği çalışmaların bu yılki bölümüne 16 Haziran'da başladıklarını belirten Özer, 'Restorasyon çalışmalarını tamamlayarak burayı Antik Çağ'daki görünümüne kavuşturmayı ve bölgeye daha fazla turist çekmeyi hedefliyoruz.' dedi.Özer, tiyatro ve stadyumdaki çalışmaların 5 yıl daha sürmesinin hedeflendiğini aktardı.Deprem ve toprak kayması gibi doğal afetler nedeniyle yerinden sökülen taşların yerleri tespit edilip sınıflandırılarak, 130'ar ton kapasiteli iki vinçle çevredeki boş alanlara alındığını bildiren Özer, şöyle devam etti:'3 aydan beri antik tiyatroda yaptığımız çalışmalarda, meydana gelen depremler, toprak kaymaları gibi doğal afetler nedeniyle yerinden çıkan ağırlıkları 1 ila 3 ton arasında değişen yaklaşık 2 bin 400 devrilen kaya ve taşlar kaldırıldı. Her bir taşın vaziyet planı ve rölevesi çıkarılarak restorasyona hazır hale getiriliyor. Ayrıca tiyatroda biriken topraklar çıkarılarak bilimsel kazılar yapıldı. Yaklaşık 70 kamyon toprak çıkarıldı. Burada 60 işçi ve 13 teknik elemanla çalışmaları yürütüyoruz. Aynı zamanda burada bir istihdam da sağlamış oluyoruz.' 'Taşlar konuşmaya başladı'Prof. Dr. Özer, tiyatroda taşların kaldırılmasının yanı sıra yürütülen kazı çalışmalarında buluntuların da ortaya çıktığını dile getirdi.Adeta 'taşların konuşmaya başladığını' vurgulayan Özer, şunları kaydetti:'Sahne binasından orkestra bölümüne devrilen pek çok heykel parçası gün yüzüne çıkmaya başladı. 3 katlı olduğu düşünülen sahne binasının bir katının frizlerinde, Eroslar ile hayvan avının betimlendiği ortaya çıkarıldı. Ayrıca olasılıkla bir imparatora ait ve başkumandan gibi betimlendiği düşünülen zırhlı heykelin parçaları yavaş yavaş gün yüzüne çıkıyor. Heykel parçalarının işleniş biçimine bakıldığında, Roma dönemi ve özellikle milattan sonra 2'nci yüzyıl heykel üslubuna göre üstün bir işçilikle yapıldıklarını gözlemledik.'Özer, bu sene için çalışmaların aralık ayına kadar kesintisiz devam edeceğini sözlerine ekledi.Aizanoi Antik KentiKütahya il merkezine 57 kilometre uzaklıkta yer alan ve Frigya'ya bağlı Aizanitislerin ana yerleşim merkezlerinden biri kabul edilen Aizanoi kent alanının, milattan önce 3000'li yıllardan itibaren kullanıldığı tahmin ediliyor.Milattan önce 133'te Roma egemenliğine giren, bir piskoposluk merkezi de olan kentin, erken Bizans döneminde önemini yitirdiği belirtiliyor. 13'üncü yüzyılda Çavdar Tatarlarının üssü olan, sonraları Çavdarhisar ismini alan kent, Avrupalı gezginlerce 1824 yılında keşfedildi.Aizanoi'de, Alman Arkeoloji Enstitüsünce 1970-2011 yıllarında yapılan kazılarda Anadolu'nun en iyi korunmuş Zeus tapınağı, tiyatro, stadyum, iki hamam, dünyanın ilk borsa yapısı, sütunlu cadde, Kocaçay üzerinde 5 köprü, 'Meter Steunene' kutsal alanı, nekropoller, bent ve su yolları gün ışığına çıkarıldı. Tapınağın çevresinde milattan önce 3000'li yıllara ait yerleşim tabakaları bulundu.Antik kentte 1970'ten itibaren 41 yıl yaz aylarında çalışma yürüten Alman Arkeoloji Enstitüsünün lisansı Bakanlar Kurulu kararıyla 2011'de iptal edilerek kazı görevi Türk arkeologlara verildi.
Gündem / 19 Ekim 2020
Kurucusu: Mustafa Kemal Atatürk / 6 Nisan 19201- Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İbn Haldun Üniversitesi Külliyesi Açılış Töreni'ne katılacak. (İstanbul/11.00) (Fotoğraflı-Görüntülü)2- TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev tarafından kabul edilecek, Başbakan Ali Asadov ve Milli Meclis Başkanı Sahibe Gafarova ile görüşecek, şehitlikleri ziyaret edecek. (Bakü) (Fotoğraflı-Görüntülü)3- CHP MYK, Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında parti genel merkezinde toplanacak. (Ankara/12.00) (Fotoğraflı-Görüntülü)EKONOMİ1- Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, videokonferans yöntemiyle Almanya Otomotiv Dijital Sektörel Ticaret Heyeti Programı'na katılacak.(Ankara/14.00) (Fotoğraflı-Görüntülü)2- Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, ağustos ayına ilişkin uluslararası yatırım pozisyonu verilerini açıklayacak.(Ankara/10.00)DÜNYA DİPLOMASİ1- Azerbaycan ile Ermenistan arasında Dağlık Karabağ'daki çatışmaların durdurulması amacıyla varılan ateşkes süreci ve bölgedeki gelişmeler izleniyor.

(Bakü)

 (Fotoğraflı-Görüntülü) 2- Doğu Akdeniz'deki gelişmeler ile konunun Türkiye ve Yunanistan başta olmak üzere uluslararası alandaki yansımaları takip ediliyor.


(Ankara/Atina/Lefkoşa)

 (Fotoğraflı-Görüntülü)3- Dünya genelinde Kovid-19'a ilişkin gelişmeler izleniyor. (Fotoğraflı-Görüntülü)GÜNCEL1- FETÖ'nün darbe girişiminde komuta merkezi olarak kullandığı Akıncı Üssü'ndeki eylemlere ilişkin 475 sanıklı davaya Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesinde devam edilecek.(Ankara/09.30)SPOR1- Süper Lig'de sezonun 5. haftası, Galatasaray-Aytemiz Alanyaspor ve Gençlerbirliği-Yukatel Denizlispor maçlarıyla tamamlanacak.(İstanbul/Ankara/20.00) (Fotoğraflı-Görüntülü)2- TFF 1. Lig'de 5. haftanın kapanış maçında Akhisarspor ile Menemenspor karşı karşıya gelecek.(Manisa/19.00) (Fotoğraflı)3- Medipol Başakşehir, UEFA Şampiyonlar Ligi H Grubu ilk maçında salı günü deplasmanda Almanya'nın Leipzig takımıyla yapacağı maç için Leipzig kentine gidecek. Havalimanına girmeden önce teknik direktör Okan Buruk, basın mensuplarının sorularını yanıtlayacak.Teknik direktör Okan Buruk ve takımdan bir futbolcu ile Medipol Başakşehir'in rakibi Leipzig'in teknik direktörü Julian Nagelsmann, Red Bull Arena'da düzenlenecek basın toplantısında soruları cevaplayacak.(İstanbul/12.00-Leipzig/19.30/20.00/17.30) (Fotoğraflı-Görüntülü)4- Hentbol Kadınlar Süper Lig'in 4. haftası İzmir Büyükşehir Belediyespor-Yenimahalle Belediyespor maçıyla tamamlanacak.(İzmir/18.00)ÖZEL HABER1- Sahte içkiye 10 günde büyük darbe vurulduTürkiye genelinde 9 Ekim'den bu yana 58 kişinin ölümüne neden olan sahte içkiyle mücadele hız kazandıSahte içki üretimi ve ticaretine yönelik 23 ilde düzenlenen operasyonlarda 39 bin 850 litre ve 2 bin 165 şişe sahte içki, 27 bin 225 litre ve 2 bin 850 şişe etil alkol ile 15 ton sahte içki yapımında kullanılan malzeme ele geçirildiSöz konusu operasyonlarda yakalanan 296 şüpheliden 78'i tutuklandı(Halil Şahin/İzmir)2- Ekonomi 3 çeyrekte pandemiye karşı antikor üretmeyi başardıİstanbul Ticaret Odası'nın (İTO) 'Pandemetre-2' araştırması, Kovid-19'un etkisini sürdürmesine karşın yılın 3 çeyreğinde 14 göstergeden 11'inin geçen yılın aynı dönemini geride bıraktığına işaret ettiİTO Başkanı Şekib Avdagiç:'Türkiye, pandemiyle yaşamayı öğrendi. Ekonomide pandemi kaynaklı hasarların giderek azalma eğiliminde olduğunu gözlemliyoruz''Özellikle hizmet sektörlerinden kaynaklanan kayıplar, sanayi sektörlerimizdeki hızlı ivmelenme ve güçlü iç talep ile telafi edilebildi'(Ergin Garip/İstanbul)3- Tedarik zincirinde Türkiye, Latin Amerika ve Afrika öne çıkacakC2FO Türkiye Direktörü Serden Keçecioğlu:'Türkiye, Latin Amerika, Afrika gibi bölgelerden yapılacak satın alımların önümüzdeki yıllarda genişlemesini bekliyoruz''Kısa bir sürede dijital dönüşümü başarmak son derece zor. Bu dönemde yapılanlar ancak bazı önemli iş akışlarının imkanlar ölçüsünde dijital süreçlere aktarılması olarak değerlendirilebilir''KOBİ'lere tavsiyemiz, onaylanmış alacaklarını nakit akışına çevirmek için tüm finansal alternatiflerini iyi değerlendirmeleri' (Mehmet Fatih Erdoğdu/İstanbul)Anadolu Ajansının yayımladığı haber, görüntü, fotoğraf ve internet ile wap için oluşturduğu her türlü bilgi, abone olmayanlar tarafından hiçbir şekilde kullanılamaz. Abonelerimiz de sözleşme kapsamı dışında bu yayınları çoğaltamaz, başka kurum ve kuruluşlara aktaramaz. Aykırı davrananlar hakkında hukuki ve cezai her türlü başvuru hakkımız saklıdır.
Japonya Başbakanı Suga İlk Yurt Dışı Ziyareti Kapsamında Vietnam'da
TOKYO (AA) - Japonya Başbakanı Suga Yoşihide, 'İndo-Pasifik ülkeleri olarak bölgesel kalkınma ve refaha katkı sunmak amacıyla Japonya ve Vietnam’ın iş birliğini hedefliyorum.' dedi.Başbakan Suga, ilk resmi yurt dışı ziyaret kapsamında geldiği Vietnam’da Başbakan Nguyen Xuan Phuc tarafından Hanoi’de resmi törenle karşılandı.Daha sonra geçilen heyetlerarası görüşmelerin basına açık kısmında Vietnam Başbakanı Phuc, iki ülkenin stratejik partner olduğunu belirtti.Phuc, “Bölgesel barış ve istikrar için Japonya ile birlikte çalışmak ve iki ülke ilişkilerine yeni irtifalar kazandırabilmek için yeni yol haritaları ele almak istiyoruz.” dedi.Suga, ülkesinin 'Açık ve Serbest İndo-Pasifik' vizyonuna dikkati çekerek, Güneydoğu Asya Uluslar Birliği (ASEAN) ülkelerinin de bu vizyona proaktif katılımının önemini vurguladı.Görev süresi boyunca bu vizyonu izleyeceğini kaydeden Suga, ”İndo-Pasifik ülkeleri olarak bölgesel kalkınma ve refaha katkı sunmak amacıyla Japonya ve Vietnam’ın iş birliğini hedefliyorum.” diye konuştu.İkilinin gün boyu görüşmelerde yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınında getirilen seyahat sınırlamalarının kademeli hafifletilmesini, ekonomi ve savunma iş birliğinin güçlendirilmesini ele alması bekleniyor.Ayrıca, çeşitli sektörlerin tedarik zincirlerinin desteklenmesi, Kovid-19’da artan tıbbi ekipman talebine karşı ithal üretim kaynaklarının çeşitlendirilmesi ve sınır ötesi sirkülasyonun kolaylaştırılması konuları da görüşülecek.
Suga’nın Vietnam makamları ile görüşmeleri sonrası, resmi ziyaret kapsamında Endonezya Devlet Başkanı Joko Widodo ile görüşmek üzere Jakarta’ya hareket etmesi bekleniyor.
Reklam
Reklam
"Kudüs Şairi: Nuri Pakdil" Vefatının Birinci Yılında Anılıyor
KAHRAMANMARAŞ (AA) - Edebiyat dünyasına adını altın harflerle yazdıran, 'Kudüs Şairi' unvanlı Nuri Pakdil, vefatının birinci yılında anılıyor. Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Başkanı Hayrettin Güngör, tüm şehre duyuru yapılabilen anons sisteminden vefatının birinci yıl dönümünde Pakdil'i andıklarını belirterek, 'Kudüs şairimiz, hemşehrimiz Nuri Pakdil ağabeyin vefat yıl dönümü. Sizlere birazdan Nuri Pakdil ağabeyin mektubunu dinleteceğiz. Kudüs şairimize rahmet ve özlemle.' dedi. Konuşmanın ardından şehrin tüm sokaklarında Pakdil'in 'Sevgili Maraş halkına. Aziz hemşehrilerime. Maraş adı geçer geçmez ben olağanüstü heyecanlanıyorum.' mısralarıyla başlayan mektubu dinletildi.Bir yandan mektup okunurken diğer yandan belediye personeli kentin işlek caddelerinde şairin 'Sınır tanımayan devrim ateşi: Mektuplarım' ve 'Bağlanma ve Batı Notları' eserlerini vatandaşlara ücretsiz olarak dağıttı.
Erdoğan, Ak Parti Şırnak 7. Olağan İl Kongresi'nde Konuştu: (2)
ŞIRNAK (AA) - Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, 'Ölenin de öldürenin de bu toprakların insanları olduğu yerde, kazananlar başka coğrafyadan çıkıyorsa hep birlikte durup düşünmemiz lazım.' dedi.Erdoğan, Şırnak Şehir Stadı'nda düzenlenen AK Parti Şırnak 7. Olağan İl Kongresi'nde yaptığı konuşmasında, dünyanın salgın hastalıklardan mülteci akınına, ekonomik yıkımlardan siyasi çöküşlere kadar nice krizlerle boğuştuğu bir ortamda Türkiye'nin birliği, beraberliği ve kardeşliği sayesinde dimdik ayakta kaldığını söyledi.Milleti bölme, ülkeyi parçalama, devleti yıkmaya yönelik söylem, eylem ve tavır içinde olanların herkesin en büyük düşmanı olduğunu belirten Erdoğan, şu değerlendirmede bulundu: 'Her kim birliğimize, beraberliğimize kardeşliğimize omuz veriyorsa bilin ki hepimizin en büyük dostudur. Hiçbir siyasi, ideolojik, sosyal, kültürel, ekonomik mülahaza 83 milyon olarak birliğimizden, beraberliğimizden, kardeşliğimizden daha ileri, daha önemli, daha hayati değildir. Ne diyor Mehmet Akif, 'Girmeden tefrika bir millete düşman giremez. Toplu vurdukça yürekler onu top sindiremez.' Yüreklerimiz toplu vurduğu müddetçe, her türlü tefrikayı bünyemizden uzak tuttuğumuz müddetçe Allah'ın iziniyle bu ülkenin yükselişinin, bu milletin zenginliğinin önünde duracak hiçbir güç yoktur. Bugün burada gördüğüm manzara, kadim medeniyetlerin şehri, maziden atiye kurduğumuz köprünün altın halkası Şırnak'ın bu konuda da öncülüğü elden bırakmadığını gösteriyor.'AK Parti'nin ilk il kongresi için Şırnak'ın seçilmesinin rastgele bir tercih olmadığını vurgulayan Erdoğan, 'Her şeyden önce geçen yıldan kalan Şırnak'a bir sözümüz vardı. Bu vesileyle onu yerine getirmiş oluyoruz ama tek sebep bu değil. Kongremizin ilk durağı olarak Ahmedi Hani'nin, Mela Ahmed Ceziri'nin, El-Cezeri'nin şehri Şırnak'ı seçmemiz aynı zamanda dünyaya bir mesajdır.' dedi.'30 yıldır müzakereyi bitirmediler'Irak'ta, Suriye'de, geçmişte Balkanlar'da şu anda Libya ve Karabağ'da yaşananların ayrımcılığın, ayrılıkçılığın, küçük hesaplar peşinde koşmanın nasıl kan ve gözyaşından başka bir netice getirmediğini gösterdiğini dile getiren Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: 'Biz niye Azerbaycan'da varız, niye Azerbaycan'daki kardeşlerimizin yanındayız? Dikkat edin ne deniyor, 'Minsk Üçlüsü'. Kimdir Minsk Üçlüsü? Amerika, Rusya, Fransa. Peki bunlar kimin yanında yer aldı? Ermenistan'ın yanında yer aldı. Ermenistan'a, Ermenilere her türlü silah desteği veriyorlar mı, veriyorlar. Bütün bunlar yapılırken şu anda Azeri kardeşlerimiz Ermenilere karşı çok ciddi bir mücadelenin içindeler. Bu mücadeleyi neden veriyorlar? Çünkü Azerbaycan'ın işgal altındaki topraklarını Ermenilerden kurtarmak için bu mücadeleyi veriyorlar. Bundan daha doğal, daha tabii ne olabilir? 30 yıldır Amerika, Rusya, Fransa kalkıp da bu müzakereyi bitirmediler ve Azeri kardeşlerimizin topraklarını kendilerine vermediler. Şimdi de Azeri kardeşlerimiz işte işgal altındaki bu topraklarını kurtarmanın mücadelesini veriyorlar. Rabb'im yardımcıları olsun. İnanıyorum ki işgal altındaki bu toprakları Ermenilerden alacaklar ve kurtaracaklar. Duadayız, inşallah bunu da başarıyla götürsünler diyorum.''Hayırdır ne işin var burada'Erdoğan, Libya'da 'Wagner' denilen Rusların paralı askerinin darbeci Hafter'e destek verdiğine dikkati çekerek, sözlerini şöyle sürdürdü: 'Bize ne diyorlar, 'Sizin oralarda ne işiniz var?' Biz zulüm neredeyse oradayız. Diyorlar ki 'Suriye'de ne işiniz var?' 911 kilometre bizim sınırımız var. 911 kilometre sınırımızın olduğu yerde böyle bir işgal varsa biz bu işgalden oradaki kardeşlerimizi kurtarmayacak mıyız? Sınırlarımızı güvence altına almayacak mıyız? Bu niye birilerini rahatsız ediyor? Kusura bakmasınlar orada da varız ve olacağız. Amerika'nın, Suriye'de 24 tane üssü var. Amerika'nın 11 bin kilometreden buraya gelip de burada üs kurmasının anlamı ne? Öbür taraftan Amerika buraya 3 bini aşkın tır silah, mühimmat, araç gereç getiriyor. Hayırdır ne işin var burada? Bunları neyle izah edeceksiniz? Ama dünya, Batı şu anda Azerbaycan'ın yanında değil. Dikkat edin ateşkes ilan edildi bu gece ama ateşkesi Ermeniler yine bozdu ve tekrar saldırmaya başladılar. Bütün bu gerçekler ortadayken Batı ses çıkarıyor mu? Çıkarmıyor. Türkiye ses çıkardığı zaman 'Türkiye'ye bak ya hiç de sessiz durmuyor' diyorlar. Durmayacağız. Biz hakkın ve haklının yanında yer alacağız.' 'Terör örgütlerinin yol açtığı acılar yaşanıyor'Türkiye'ye yakın coğrafyada mezhepçilik veya köken farklılığı adına gerilim, çekişme, çatışma ortaya çıktığında kaybedenin sadece Müslümanlar olduğuna vurgu yapan Erdoğan, şunları kaydetti:'Ağıtlar hep Türkçe, Kürtçe, Arapça yakılmış, zafer çığlıkları ise hep başkalarının dillerinde yükselmiştir. Ölenin de öldürenin de bu toprakların insanları olduğu bir yerde kazananlar başka coğrafyalardan çıkıyorsa hep birlikte durup düşünmemiz lazım. Şırnak'ın bir tarafı Irak, bir tarafı Suriye. Her iki tarafta yaşayanlar da hangi kökene, hangi inanca, hangi mezhebe, hangi meşrebe sahip olurlarsa olsunlar bizim binlerce yıllık kardeşlerimizdir. Maalesef her iki tarafta da istismarcı terör örgütlerinin, zalim rejimlerin veya mezhepçi fanatiklerin yol açtığı acılar yaşanıyor. Terör örgütleri lafa geldiğinde sizin tüm hassasiyetlerinizi, tüm hayallerinizi istismar ederler ama gerçekte bu örgütlerin her biri coğrafyamızla da inancımızla da kültürümüzle de ilgisi olmayan sadece kendi çıkarları ve hesapları için burada bulunan ülkeler için çalışıyor. Canı yanan biziz, kanı dökülen biziz, evlat acısı çeken biziz ama kazanan başkaları. Böyle bir çarpıklığa nasıl göz yumabiliriz? Bu anlayışla biz 18 yıldır ülkemizde herkes için demokrasi herkes için kalkınma diyerek gece gündüz hizmet ediyoruz.'(Sürecek)
Reklam
İran Cumhurbaşkanı Ruhani: "İran Düşmanları, İçerideki İhtilaflara Özel Yatırım Yaptı"
TAHRAN (AA) - İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, ülkesine düşman güçlerin, içerideki tartışmalara ve ihtilaflara özel yatırım yaptığını söyleyerek, 'Rejimin ve ülkenin tüm yetkililerini ve gönüldaşlarını sükuneti korumaya davet ediyorum.' dedi. Ruhani, başkent Tahran'daki Ekonomi Koordinasyon Merkezi toplantısında, son günlerde kendisine yöneltilen eleştirilerle ilgili değerlendirmede bulundu. İçerideki tartışmalara ve ihtilaflara siyasi akıl yoluyla engel olunması gerektiğini dile getiren Ruhani, 'İran düşmanları, içerideki tartışmalara ve ihtilaflara özel yatırım yaptı. Rejimin ve ülkenin tüm yetkililerini ve gönüldaşlarını sükuneti korumaya davet ediyorum. Bazı kişilerin hizipçilik ve grupçuluk hissiyle düşmanların kötü emellerinin gerçekleşmesi için uygun siyasi zemin oluşturmasına izin verilmemelidir.' ifadelerini kullandı. Ruhani, ABD yaptırımlarının ülkenin döviz gelirinin düşmesine yol açtığını hatırlatarak, 'Ülkenin döviz geliri 2020 yılında 2010 yıllarındaki gelirle kıyaslanamaz. Yaptırımların başlangıcından bu yana hükümet uyguladığı programlarla ABD'nin hedefi olan ülkenin çöküşünü engellemiştir.' diye konuştu. İran Cumhurbaşkanı Ruhani, 14 Ekim Çarşamba günü Bakanlar Kurulu'nda yaptığı konuşmada, Hazreti Hasan'ın Muaviye ile yaptığı barış anlaşmasını örnek göstererek, 'Halk barış istiyorsa ben barışı tercih ederim.' demişti.Meclis Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu Başkanı Mücteba Zünnur ve Ali Hamaney'e bağlı Keyhan gazetesinin Genel Yayın Yönetmeni Hüseyin Şeriatmedari Ruhani'nin bu açıklamasına sert tepki göstermişti. Zünnur, Ruhani'yi, 'ABD ile müzakereleri haklı çıkarmaya çalışmakla' suçlayarak, 'Bugün İran halkının çoğunluğu, azledilmenizden ve cezalandırılmanızdan başka bir şeye razı olmayacaktır. Sizin mantığınıza göre, Devrim Rehberi (Hamaney), hakkınızda bin kez idam fermanı vermelidir.' demişti. Şeriatmedari de Ruhani'yi 'halkın sorunlarına çözüm üretmek yerine tarihi gerçekleri çarpıtmakla' suçlamış ve nükleer anlaşmaya işaret ederek, 'Ülke için ekonomik refah elde etmenin bir yolu olarak uzlaşma yıkıcı bir hataydı.' ifadelerini kullanmıştı.
Otomotiv Sektörü Pandemide De "Gaz Kesmedi"
İSTANBUL (AA) - ABDULSELAM DURDAK - İstihdam, üretim, ihracat, yan sanayi ve yedek parça gibi farklı kanallar üzerinden ekonominin önemli alanlarından birini oluşturan otomotiv sektörü, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınında gösterdiği performansla ülke ekonomisinin lokomotifi olmaya devam ediyor. Kovid-19 nedeniyle küresel piyasalardaki dalgalanmaların artırdığı finansal riskler, tedarik zincirlerine ve ihracata yansıyan olumsuz etkiler ve salgınla mücadele tedbirlerinin iç talebe etkileri ülke ekonomilerini zor durumda bıraktı.Özellikle salgının ilk dönemlerinde birçok sektör olumsuz etkilenirken, otomotiv, en fazla etkilenen sektörlerin başında geldi. Otomotiv üreticileri, üretimlerini durdurmak zorunda kaldı. Salgın mart-nisan-mayıs döneminde Avrupa'daki satışlarda büyük kayıplar yaşanmasına neden olurken, Türkiye otomotiv pazarı da salgından olumsuz etkilendi.Kovid-19'un Avrupa'ya kıyasla Türkiye'de daha geç görülmesi, alınan güçlü önlemler ve özellikle ertelenen talepler nedeniyle artan satın alma iştahı gibi nedenler otomotiv satışlarında Türkiye'nin daha güçlü kalmasını sağladı. İhracat tarafında da otomotiv sektörü, ilk şoku atlatmasının ardından güçlü konumunu korumaya devam etti. Ayrıca, kamu bankalarının haziran ayında taşıt kredi faiz oranlarını tarihi düşük seviyelere çekmesi, otomotiv sektöründe de canlanmayı beraberinde getirdi. Otomotiv pazarında yüzde 115,8'lik büyümeAA muhabirinin derlediği verilere göre, gerileyen faiz oranlarının etkisiyle haziranda araç satışları 70 bin 288 adede ulaştı. Temmuzda otomobil ve hafif ticari araç satışı, 87 bin 401 adetle tüm zamanların en yüksek temmuz ayı satış rakamı olarak kayıtlara geçti. Türkiye'de otomobil ve hafif ticari araç pazarı, eylülde geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 115,8 büyüyerek 90 bin 619 adetlik satış rakamına ulaştı. Otomobil satışları, 9 aylık dönemde geçen yıla göre yüzde 70 artarak 388 bin 690 adet olurken, hafif ticari araç pazarı da yüzde 99,2 yükselerek 104 bin 931 adede ulaştı. Bu yılın eylül ayı ile geçen yılın aynı ayı değerlendirildiğinde ise otomobil ve hafif ticari araç pazarı yüzde 115,8'lik büyümeyle 90 bin 619 adet oldu. Bu şimdiye kadarki en yüksek eylül ayı satışı olarak kayıtlara geçti.Türkiye otomobil ve hafif ticari araç pazarı, 10 yıllık eylül ayı ortalama satışlara göre yüzde 52 artış gösterdi. Otomobil pazarı, 10 yıllık eylül ayı ortalama satışlara göre yüzde 62,5 ve hafif ticari araç pazarı da yüzde 22,8 büyüdü. Yıl sonunda satışların 700-750 bin adet seviyelerine ulaşması öngörülüyor.Yüzde 15,7 pay ile ihracat sıralamasında ilk sıradaki yerini koruduSatışların yanı sıra ihracatta da tam gaz devam eden otomotiv, ülke ekonomisinin lokomotif sektörü olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre, dünya genelinde Kovid-19 salgınının yoğun etkisiyle şubatta düşmeye başlayan ve nisanda 596 milyon 332 bin dolara kadar gerileyen otomotiv ihracatı, bu aydan sonra yükselmeye başladı ve yükseliş serisini ağustosa kadar sürdürdü. Türkiye'nin otomotiv ihracatı, ağustos ayında gerilemesine karşın eylülde tekrar toparlandı ve bu yıl içerisindeki zirvesine ulaştı. Türkiye ihracatının lokomotifi olan otomotiv sektörünün ihracatı, eylülde bir önceki aya göre yüzde 68,7 artarak 2 milyar 605 milyon 33 bin dolara yükseldi. Otomotiv sektörünün ocak-eylül ihracatı ise otomotiv fabrikalarının bakım, onarım faaliyetleri için üretime ara vermesi ve salgının etkisiyle 2019'un aynı dönemine kıyasla yüzde 24 gerileyerek 17,1 milyar dolar oldu. Toplam otomotiv sanayi ihracatı, bu dönemde yüzde 15,7 pay ile ihracat sıralamasında ilk sıradaki yerini korudu. Ülkeler bazında bakıldığında, eylül ayında otomotiv endüstrisinin gerçekleştirdiği ihracatta AB ülkeleri önemli rol oynadı.Salgının en yoğun hissedildiği dönemler sonrası yavaş yavaş normale dönülmesi, ekonomi yönetiminin iş dünyasını destekleyici adımlarıyla sanayinin çarklarının tekrar dönmeye başlaması, ekonominin toparlanma sürecine girmesi ve sanayi tesislerinin üretime kademeli olarak geri dönmesi, otomotiv sektörünün ihracatını olumlu etkileyen başlıca unsurlar arasında yer aldı. Üretim tarafı da olumlu sinyaller veriyorOtomotiv sanayi üretimi de pandemi döneminde görülen yavaşlamadan çıkış sinyalleri verdi. Otomotiv Sanayii Derneği (OSD) verilerine göre, geçen yılın eylül ayında 136 bin 236 adet olan otomotiv üretimi, bu yılın aynı döneminde yüzde 4 artarak 142 bin 129 adet seviyesine yükseldi. Yılın 9 ayında ise toplam üretim, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 19 azalarak 854 bin 227 adet, otomobil üretimi de yüzde 18 düşerek 575 bin 761 adet oldu.Otomotiv satış sonrası pazarında satış, üretim ve ihracat artmaya devam ediyor Bu arada, otomotivin önemli bileşenlerinden olan otomotiv satış sonrası pazarında da olumlu gelişmeler yaşandı.Otomotiv Satış Sonrası Ürün ve Hizmetleri Derneği'nin ağustos sektörel değerlendirme anketine göre, ay boyunca sektördeki satış oranları ortalama yüzde 10 arttı. Üretici üyeler arasında ağustosta kapasite kullanım oranı ortalaması yüzde 80'e çıkarken, üyelerin ağustos ayındaki ihracatlarında temmuza göre yüzde 7,34'lük artış kaydedildi.İstihdam korunduAnkette, katılımcıların istihdam durumları da mercek altına alındı. Katılımcıların ağırlıklı olarak istihdam oranlarını koruduğu, dağıtıcı üyelerin personel artışının üretici üyelerinin artışının üzerinde olduğu belirlendi. Söz konusu soruya, katılımcıların yüzde 33'ü 'arttı', yaklaşık yüzde 65'i 'değişiklik yok', yüzde 2,4'ü de 'azaldı' yanıtını verdi.Otomotiv sanayisinin, bundan sonraki seyrini küresel pandeminin gidişatı ve ekonomideki gelişmelere göre belirleyeceği öngörülüyor.
Reklam
Japonya'da Sanayi Bakanı Kajiyama'dan Fukuşima'da "Hızlı Karar" Vurgusu
TOKYO (AA) - Japonya Ekonomi, Ticaret ve Sanayi Bakanı Kajiyama Hiroşi, 2011'de deprem ve tsunamide hasar gören Fukuşima Daiichi Nükleer Santralindeki radyoaktif olma özelliğini koruyan büyük miktarda suyun bertaraf edilmesi için ilk fırsatta karar verilmesi gerektiğini söyledi.Kamu yayıncısı NHK'nin haberine göre, düzenlediği basın toplantısında konuşan Bakan Kajiyama, radyoaktif özellik taşıyan suyun ortadan kaldırılması konusunun çözümsüz bırakılmaması gerektiğini belirtti.Farklı opsiyonların gündemde yer aldığını kaydeden Kajiyama, suyun bertaraf edilmesine yönelik kararın hükümetin sorumluluğunda olduğunu ve bu konuda ilk fırsatta bir karara varılması gerektiğini bildirdi. 'Santralin devreden çıkarılması sürecinde gecikmeleri önlemek için hızlıca bir karar vermeliyiz.' ifadesini kullanan Kajiyama, zaman dilimi ve opsiyonlara ilişkin detay vermedi.Japonya'da 11 Mart 2011'de meydana gelen 9 büyüklüğündeki deprem ve sonrasında oluşan tsunami, Fukuşima Nükleer Santrali'nde radyoaktif sızıntıya neden olmuştu.Olayda santraldeki 4 nükleer reaktörden 3'ü zarar görmüş, çevrede yaşayan on binlerce kişi sızıntı sonrası evlerini terk etmek zorunda kalmıştı. Sızıntının tamamen kontrol altına alınıp santralin tasfiye edilmesinin onlarca yıl süreceği tahmin ediliyor.
Reklam
Gençlik Ve Spor Bakanı Kasapoğlu, Çorum'da Konuştu:
ÇORUM (AA) - Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu, 'Ülkemizin iddiası sadece birkaç alanda değil, sanayi, ekonomi, tarım, sağlık, eğitim, spor, kültür gibi her alanda var. Son 18 yıldır zirveye oynayan bir Türkiye var.' dedi. Bakan Kasapoğlu, Çorum AK Parti İl Başkanlığı, Valilik ve Belediye Başkanlığını ziyaret etti. Daha sonra Kadeş Barış Meydanı'nda bisiklet kullanan Kasapoğlu, ardından kentteki bir otelde kamp yapan, Tokyo Olimpiyatları ve Paralimpik Oyunları'na hazırlanan Paralimpik Tekvando Milli Takımı'na ziyarette bulundu. Kasapoğlu, burada yaptığı konuşmada, her branştan sporculara önem verdiğini ve her fırsatta sporcularla bir araya geldiğini söyledi. Paralimpik Tekvando Milli Takımı'nın yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınına rağmen performansını geliştirme gayretinde olduğunu belirten Kasapoğlu, 'Heyecan ve gayretlerinden dolayı her birini tebrik ediyorum. Tüm imkanları sizler için seferber ediyoruz. Her zaman yanınızdayız.' diye konuştu. Geçen yıl her branşta öncü başarılar elde edildiğine dikkati çeken Kasapoğlu, 'Spordaki yürüyüşümüz ülkede çok önemli zihniyet devrimini gerçekleştirdi. 2019 yılı başarılarla geçti. İnanıyoruz ki önümüzdeki süreçte uluslararası müsabakalar ve 2021'de gerçekleşecek olimpiyat ve paralimpik oyunlarda inşallah güçlü şekilde ülkemizin damga vuracağı bir dönemi yaşayacağız.' ifadelerini kullandı.Sporcuların salgın sürecini fırsata çevirdiğinin altını çizen Kasapoğlu, 'Gayretleri nedeniyle hem sporcularımızı hem de değerli hocalarımızı, teknik ekibimizi, yöneticilerimizi tebrik ediyorum. Bu hafta içinde Ankara'da güreş takımımızla, Kastamonu'da boks, bugün de Paralimpik Tekvando Milli Takımı'mız ile beraberiz. İnşallah sadece birkaç branşta değil, pek çok branşta sizlerle olan yürüyüşümüz ve zaferlerimiz daim olacak. Rabbim yardımcımız olsun.' diye konuştu. Bakan Kasapoğlu, Türkiye'nin her alanda iddialı bir ülke olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti: 'Ülkemizin iddiası sadece birkaç alanda değil, sanayi, ekonomi, tarım, sağlık, eğitim, spor, kültür gibi her alanda var. Son 18 yıldır zirveye oynayan bir Türkiye var. Bu noktada Bakanlık olarak hamdolsun ki ülkemizin dört bir tarafına tüm halkımızı kucaklayacak şekilde çalışmalarımıza devam ediyoruz. Ülkemizin önüne çıkan engeller de var, tarihsel süreçte olduğu gibi ancak hamdolsun bir, beraber ve kardeş olarak, el ele vererek her engeli tarumar ettik, bundan sonra da inşallah edeceğiz. Gençlik bizim umudumuz, Gençlerimiz 20 milyon genç ile Türkiye, dünyanın en genç nüfuslarından birine sahip. Avrupa'nın en genç nüfusuna sahibiz. Dolayısıyla gençlerimiz bizim en büyük yatırımları, fırsatları önlerine serdiğimiz, umudumuz olan nüfusumuzun en büyük kesimi.'Kasapoğlu, daha sonra Çorum Belediyesince inşa edilerek Gençlik ve Spor Bakanlığına devredilen Çorum Şehir Stadı ve tadilat çalışmaları devam eden Çorum Olimpik Yüzme Havuzu'nu ziyaret ederek çalışmalar hakkında bilgi aldı. Ziyaretlere Çorum Valisi Mustafa Çiftçi, AK Parti Çorum Milletvekili Ahmet Sami Ceylan, Çorum Belediye Başkanı Halil İbrahim Aşgın ve AK Parti İl Başkanı Yusuf Ahlatcı da katıldı.
İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Hakkari'de Konuştu: (2)
HAKKARİ (AA) - İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, 'Kenevirleri eken PKK, geçişlerden para alan, Avrupa uyuşturucu piyasasının yüzde 90'ını elinde tutan PKK. Yöneticilerini de özellikle uyuşturucu baronlarından seçen de PKK. İsterseniz, merak eden varsa isim de verilebilir. Doğu ve Güneydoğu'da yeşeren evlatlarımıza sızmadan onların tepelerine binmek bizim temel sorumluluğumuzdur.' dedi. Bakan Soylu, Hakkari'de Valilik Toplantı Salonu'nda gerçekleştirilen Güvenlik Toplantısı'na yaptığı konuşmada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın önderliğinde yollar, havalimanları, hastaneler, üniversiteler, okullar, kadın merkezleri, gençlik ve kültür merkezleri, iş imkanlarıyla Doğu ve Güneydoğu'da 19 yıldır huzur ortamını oluşturacak alt yapının hazırlandığını anlattı.Görev döneminin 3'te birini Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde geçirdiğini, batıdan hiçbir eksikliğin söz konusu olmadığını bizatihi müşahede ettiğini aktaran Soylu, bunun Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin, AK Parti hükümetlerinin bir politikası olduğunu söyledi. 'Madenler açılıyor, hayvanlar yaylalara çıkıyor''Önümüzdeki yıl Hakkari, festivallerin şehri olacaktır. Hakkari iş adamlarının akın edeceği, atölyelerini, fabrikalarını açan, açtıran bir şehir olacaktır. Hakkari, spor müsabakalarında altın madalyaların birer birer şehre taşındığı başarıların altına imza atılan bir şehir olacaktır' diyen Soylu, bugüne kadar yapılan ve bundan sonra gerçekleştirileceklerle Hakkari'nin bu bölgenin, Ortadoğu'nun cazibe merkezi olacağını ifade etti. Hakkari'nin bir huzur kenti olduğunu ifade eden Bakan Soylu, şöyle dedi: 'Madenler açılmaktadır, o dönemler bitti artık. Hayvanlar yaylalara çıkmaktadır, o dönemler bitti artık. Sınır kapıları işlemektedir. Sınır kapılarının öncesinde vergi almak, vergi salmak, bunlar tükenmiştir artık. Bunları başarıyla söyleyebilecek bir anın sahibiyiz, Allah'ımıza hamdolsun. Milletimizle birlikte olmak, onların bize itimatını ve güvenini sürekli sahada tesis etmek, buradaki huzurun bir an önce burayla buluşmasını sağlayabilecek en önemli etmenlerden bir tanesidir. Köy, mezra, ahır ve insanları da merak edip çıkmalıyız. Ağaçları da, yaylaları da merak edip çıkmalıyız. Çukurca'dan, Yüksekova, Dağlıca'ya, Şemdinli'ye, Derecik'e sınır etrafında oluşan yola baktık, hızlıca ilerliyor.''Asayiş olayları azaldı'2019 ile 2020'nin ilk 9 ayları karşılaştırıldığında ülke genelinde tüm asayiş olaylarında Türkiye geneli yüzde 3,6, Doğu Anadolu Bölgesi'nde yüzde 0,4, Hakkari'de ise yüzde 10,7 azalışın gerçekleştiğini belirten Soylu, şu bilgileri verdi:'Terörle mücadelede başarı elde ettikçe güvenlik güçlerimiz asayişle mücadeleye de artık vakit ayırmaktadır. Tüm asayiş olayları aydınlatmada Hakkari, Türkiye'nin neredeyse 7 puan üstündeydi, yani olay oluyor, aydınlanmıyordu. Türkiye geneli yüzde 86, Doğu Anadolu Bölgesi yüzde 92,7, Hakkari'de yüzde 93,7. Mal varlığına karşı işlenen suçlarda hem Türkiye hem de Doğu Anadolu Bölgesi'ne göre keskin ve yüksek bir azalma görüyoruz. Türkiye'de yüzde 6,6, Doğu Anadolu Bölgesi'nde yüzde 5,5, Hakkari'de ise yüzde 32,1'lik bir azalma söz konusu. Mal varlığına karşı işlenen 9 suçta, Türkiye'de yüzde 7,8, Doğu Anadolu Bölgesi'nde yüzde 4,4, Hakkari'de ise yüzde 38'lik bir azalış mevcut. Evden hırsızlık olaylarında ise mal varlığına karşı işlenen olaylardan ve mal varlığına karşı işlenen 9 suçtan çok daha büyük ve keskin bir azalış görüyoruz. Türkiye'de yüzde 13,2, Doğu Anadolu Bölgesi'nde yüzde 3, Hakkari'de ise yüzde 71,2'lik bir azalış var. Evden hırsızlık günlük olay sayısında Türkiye'de yüzde 54, Doğu Anadolu Bölgesi'nde 8, Hakkari'de ise bu sayı sıfır. Kişilere karşı işlenen 10 suça baktığımızda Türkiye'de yüzde 4,8, Doğu Anadolu Bölgesi'nde 5,1'lik artış, Hakkari'de ise yüzde 3,9'luk bir azalış var.'Huzur derken Hakkarililere ve ülkedeki vatandaşlara altı boş bir kavram sunmadıklarını vurgulayan Soylu, 'Mal varlığına karşı işlenen suçların aydınlatılmasındaki durum Türkiye'de yüzde 53'tür. Doğu Anadolu ve Hakkari'de ise oranlar neredeyse aynıdır. Bölgede yüzde 70,2, Hakkari'de ise yüzde 70,8. Bu çerçeveye ilk baktığımızda hem Türkiye, hem Doğu Anadolu Bölgesi, Güneydoğu Anadolu Bölgesi kapsamında hiçbir asayiş başlığında başarısız olmadığımızı görüyoruz ancak bazı oranların elbetteki daha aşağıya çekilmesinin gerekli olduğunu düşünüyorum. Örneğin bazı başlıklarda çok dengeli bur durum söz konusuyken bazı başlıklarda ciddi anlamda çarpıcı azalışlar mevcuttur. Bunları hep birlikte değerlendirip hep birlikte ortaya koymalıyız.' bilgisini paylaştı. 'Uyuşturucuda çok önemli başarılara imza attıkSon yıllarda özellikle Diyarbakır'da uyuşturucuya yönelik uyguladıkları baskısıyla esrar üretimi ve dolaşımının çok aşağı noktalara çekildiğini ifade eden Soylu, ülke içinde de çok önemli başarılara imza attıklarını, esrardaki azalmanın uyuşturucu noktasında yeni yönelişlere neden olduğuna dikkati çekti.Esrardan başka yakalanan maddelerin çok daha büyük oranda kimyasala dönüştüğünü aktaran Soylu, şunları kaydetti:'İşin bu noktasında da karşımıza Hakkari üzerinden ülkemize giren uyuşturucu meselesi çıkıyor. Hakkari hem İran hem de Irak'a olan sınırları itibariyle uyuşturucu meselesinde çok önemli ve çok hassas bir konuma sahip. Hakkari'ye uyuşturucu girişi özellikle İran sınırlarından gerçekleştirilmektedir. Giriş yapan uyuşturucu maddelerin en başında eroin geliyor. İran'da bir geçiş güzergahı olduğunu, Afganistan hattı olduğunu elbetteki biliyoruz. Buna bağlı olarak İran pazarından Türkiye'ye ve Türkiye üzerinden de Avrupa'ya gidiş elbetteki bir güzergah olarak önümüzde durmaktadır. Burada Van'ı biliyoruz. Çok az Ağrı'yı biliyoruz geçiş güzergahı olarak. Hakkari'yi biliyoruz ve buradaki geçiş yollarını iyi biliyoruz. Hakkari üzerinde yalnızca İran'da değil Irak'tan da uyuşturucu girişi mevcut. Ancak yakalamalarımızı bu noktada biraz daha artırmalıyız. Sınır geçişleri oldukça fazla. Terör örgütüne yüzde 25'lik geçmişte oradaki bir takım yapılanmalara da yüzde 20'lik komisyonlar vererek bu maddeleri sınırımızdan sokmaya çalışıyorlar. Bunu gözardı etmemeliyiz. Bu konuda tetikte olmalı buna fırsat vermemeliyiz.''Kenevirleri eken, Avrupa uyuşturucu piyasasının yüzde 90'ını elinde tutan PKK'Emniyet ve jandarma arasındaki koordinasyonun en yüksek seviyede olduğunu anlatan Soylu, Hakkari'nin genç nüfusunu uyuşturucu pazarını artırmak için gayret gösteren hainlerden korumaları gerektiğini vurguladı. Hakkari'nin uyuşturucunun sadece geçiş noktası olmadığının altını çizen Soylu, sözlerini şöyle sürdürdü:'Size uyuşturucunun temel kuralını söyleyeyim, 'Geçtiği yerde dökülür.' derler. Çocuklarımızı korumalıyız. Sokak satıcılarının büyük bölümünü engellemiş olsak da, hadlerini bildiriyor olsak da bağımlılığa esas itibariyle önleyici tedbirlerle geçit vermemeliyiz. Terör örgütü bu noktada bir kara propaganda yapıyor. Gençleri özellikle uyuşturucudan devletin zehirlediği yalanını bölgede işletiyorlar, tedavüle sokuyorlar. Oysa kenevirleri eken PKK, geçişlerden para alan, Avrupa uyuşturucu piyasasının yüzde 90'ını elinde tutan PKK. Yöneticilerini de özellikle uyuşturucu baronlarından seçen de PKK. İsterseniz, merak eden varsa isim de verilebilir. Kendi gelirlerini örtmek için ele geçirdiğimiz mağaralarda bol miktarda uyuşturucu bulduğumuzu hepimiz biliyoruz. Onun için bunların gençlerimize sızmadan sadece terör örgütü olarak değil Doğu ve Güneydoğu'da yeşeren evlatlarımıza sızmadan onların tepelerine binmek bizim temel sorumluluğumuzdur.''Göç konusu dünyanın bir numaralı gündem maddesiBütün dünyanın bir numaralı gündem maddesi haline gelen göç konusunun sorunlar yumağını da beraberinde getirdiğini söyleyen Soylu, Hakkari'deki mukim göçmen sayısının oldukça az olduğunu, kaçak göçmenlerin kendilerine uygun yaşayacak ortam ve gelir elde edecek iş imkanı bulamamalarının azlığın en büyük vesilesi olduğunu ifade etti. Hakkari'nin geçiş güzergahı olması nedeniyle göçmen kaçakçılarını mıknatıs gibi kendine çektiğini aktaran Soylu, 'Kaçakçıların kaçırdıkları ve ekonomik olarak istismar ettikleri göçmenler batı ilerimizde karşımıza çıkmaktadır. Göçmenlerin büyük oranını Suriyeliler, Afganlılar hatta Afrikalılar teşkil etmektedir. Onların kullandığı rota üzerinden yoğun bir uyuşturucu trafiği oluşturma çabalarını görüyoruz. Ama memnuniyetle şunu ifade edeyim. Son zamanlarda Irak'ın kuzeyine sızdıkça, sınırda tedbirlerimizi aldıkça, kademeli olarak güvenliğimizi artırdıkça bu sayı azalmaktadır. Ama fırsatını bulurlarsa yine de geçerler. İnsanları istismar ediyorlar ve acımasız davranıyorlar. Uyuşturucu konusundaki tedbirlerin büyük kısmını kaçak göçmenler konusunda da uygulamak zorundayız. Elimizde büyük teknik imkanlar mevcut ve bu imkanları artırıyoruz. Her türlü suça ve güvenlik tehdidine karşı bir seferberlik halindeyiz. Bu yüzden de hiçbir bahanenin arkasına sığınmadan elimizde ne var ne yok bütün imkanları kullanmaya gayret edelim.' şeklinde konuştu. 'Operasyonda bir terörist ölü ele geçirildi'Hakkari'nin ve ülkenin güvenliğinin sağlanması konusunda sürekli görev başında olduklarını dile getiren Soylu, şu değerlendirmede bulundu: 'Allah Hakkarili hemşehrilerimizin ağız tadını bozmasın inşallah. Biz burada masadayız. Biraz önce Jandarma Asayiş Bölge Komutanımız ve İl Jandarma Komutanımız operasyon bölgesinden geldiler. Çatışmada bir terörist ölü ele geçirildi. Huzurun bir bedeli var ve milletimizin huzurlu olması için biz bu bedeli ödemeye talibiz. Bedeli ne olursa olsun yeter ki milletimiz huzurlu olsun. Yeter ki çocuklarımız geleceğe güvenle baksınlar. Yeter ki onların gelecekleri kararmasın. Yeter ki onlar akşam huzurlu şekilde yastığa başlarını koyduklarında bugünün yöneticileri olarak Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde bizler onların hayallerini gerçekleştirecek büyükleri olarak hafızalarında kalalım. Bu bize yeter.'Toplantıya, Yüksekova Üçüncü Piyade Tümen Komutanı Tümgeneral Muamer Alper, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Ahmet Kavukçu ve İl Emniyet Müdür Atanur Aydın da katıldı.(Bitti)
85 Yaşındaki Kadını Dolandıran Zanlılar Yakalandı
İSTANBUL (AA) - Beşiktaş'ta 85 yaşındaki kadını telefonla arayıp FETÖ bahanesiyle dolandırdığı ve yaklaşık 250 bin lira değerinde ziynet eşyası, döviz ve 8 altın dişi aldığı iddia edilen 2 şüpheli suçüstü yakalandı.Gayrettepe Mahallesi'nde yolda yürüyen emekli öğretmen Sevda D'yi telefonla arayıp kendisini savcı olarak tanıtan bir kişi 'FETÖ adına adınıza hat açıldı. Hatlarla terör örgütüne yardım yapılıyor. Evinizde altınları ve paraları kontrol 'edeceğiz. Terör örgütün elindekilerle uyuşuyor mu? Altınları kontrol edip geri vereceğiz.' ifadelerini kullanarak evdeki altınları ve paraları hazırlayıp bir poşete koymasını istedi.Çevredeki bazı vatandaşların telefon konuşmasına şahitlik etmesi ve polise bildirmesi sonucu Asayiş Şube Müdürlüğü Yankesicilik ve Dolandırıcılık Büro Amirliği ekipleri çalışma başlattı.Polis müştekinin evinin etrafına gizlenerek beklemeye başladı. İki şüphelinin evin önüne geldiğini ve bir şüphelinin içeri girdiğini belirleyen polis, Ahmet N'yi (19) elinde poşetle merdivenlerde, Abdullah U'yu (18) sokakta gözetleme yaparken gözaltına aldı.Poşetin içinde yaklaşık 250 bin lira değerinde 8 bilezik, 10 cumhuriyet altını, 6 bin dolar, ziynet eşyaları ve 8 altın diş ele geçirildi.Emniyete ifade vermek için gelen ve eşyaları kendisine teslim edilen müşteki Sevda D'nin dolandırıldığına ilişkin polislerce güçlükle ikna edildiği öğrenildi.Emniyetteki işlemleri tamamlanan 2 şüpheli adliyeye sevk edildi.
Reklam