Motive Olmak için 6 Yöntem
Derslerde başarılı olmak akademik hayatın yanı sıra gelecekteki kariyerin için de bir avantaj olabilir. Başarılı olmak içinse disiplinli bir şekilde çalışmak gerekiyor. Bu konuda öğrencilerin en büyük problemlerinden biri ders çalışmak konusunda kendi kendilerini motive edemiyor olması. Hem uzaktan eğitim ve açık öğretimde hem de örgün öğretimde okuyan öğrenciler için kendi kendini motive etmek konusunda birkaç ipucu hazırladık:1.     Yapılacaklar ListesiHer hafta bir yapılacaklar listesi hazırlaman doğru bir adım olacaktır. Listen hangi derse ne kadar zaman ayırman gerektiği, ödevlerin ve gelecek haftaki derslere hazırlanman için bir hatırlatıcı olacaktır. Bunun yanı sıra yapılacaklar listende yer alan görevleri günlere bölmek de doğru bir yöntem olabilir. Bu şekilde her gün belirli bir zaman aralığında ders çalışabilir ve geriye kalan boş zamanını farklı etkinliklerle değerlendirebilirsin. Bir günü yoğun olarak çalışmaya ayırdığında hem zihnin yorulacaktır hem de her derse yeteri kadar çalışamayabilirsin.Günlük ve haftalık program yapmanın yanı sıra çalışma alanının ne şekilde olduğu ve düzenli olmanın da ders çalışman konusunda olumlu etkisi olabilir. 2.     Derslere HazırlanmakBazı derslerin gerisinde kalmış olabilirsin ya da dersleri takip etmene rağmen konularla ilgili yeterli bilgiye sahip olmayabilirsin. Eğer derslerin gerisinde kaldıysan öncelikle dersin ya da öğretim görevlisinin web sitesinden ya da öğretim görevlisinden dersin dönem planını edinmelisin. Böylece derste hangi okumaların yapıldığını ve dersin hangi konuya kadar ilerlediğini öğrenebilirsin.Geçmiş dersleri öğrenmek konusunda aceleci olmak yerine haftalık planına ekleyerek kısa süre sonra derse yetişebilir ve okumaları tamamlayabilirsin. Bunun yanı sıra bir sonraki derse yönelik hazırlık yapmak da hem dersi kolaylıkla takip etmene hem de derse katılmana yardımcı olacaktır. Derse katılımcı olmak konuyu öğrenmene ve daha kolay hatırlamana faydalı olacaktır. Ayrıca ek dersler veya çalışma grupları bulunuyorsa onlara da katılabilirsin.3.     KontrolGörevlerini yerine getirmekte ya da yapılacaklar listeni ve çalışma programını yerine getirmekte zorlanıyorsan ailenden ya da bir arkadaşından seni kontrol etmesi konusunda destek alabilirsin.4.     MateryallerBir konuya ya da derse ilgi duymak hem ders çalışman hem de öğrenmen konusunda çok daha etkili olacaktır. Çalıştığın konuyla ilgili materyallerin yanı sıra ek okumalar ve araştırma yapmak ilgi çekici noktalar keşfetmeni sağlayabilir. Eğer bir konuya ya da derse ilgi duymuyor veya merak etmiyorsan ders çalışmakta zorlanmanın yanı sıra öğrenmen konusunda da olumsuz etkisi olabilir.Dersi ya da konuyu ilgi çekici bir hale getirmek içinse deneyimleyerek öğrenmek en etkili yol olacaktır. Müzeye gitmeyi, gazetelerde ilgili alanı takip etmeyi veya o alanda kariyere sahip kişilerle görüşmeyi deneyebilirsin.5.     Teslim OlmaSınav sonuçların düşündüğün kadar yüksek olmayabilir, ödevlerin tamamını bitirememiş olabilirsin ya da bazı dersleri ilgi çekici bulmuyor olabilirsin. Tüm bunlara rağmen pes etmemelisin. Her derse yeterince emek verdiğinde, dersi geçebilecek kadar not almak yerine yüksek puanlar almayı hedeflediğinde ve disiplinli bir şekilde çalışmaya devam ettiğinde her şeyin yoluna girdiğini ve ilerleyen süreçte başarının arttığını göreceksin.
Etkili Öğrenme Yolları: Günlük Pratik Yap
Lisede ve üniversitede öğrencilerin pek çoğu sınavlara hazırlanırken büyük bir çaba gösteriyor; fakat benzer konuların yer aldığı bir sonraki sınav için de aynı şekilde emek harcamaları gerekiyor. Neden öğrendiğimiz tüm bilgileri bir süre sonra hatırlayamıyoruz ya da yeteneklerimizi geliştirmek için uzun süren çalışmalara ihtiyaç duyuyoruz? Daha etkili öğrenmek, öğrendiklerini uzun süre hatırlamak ve daha başarılı olmak için en sık kullanılan yöntemlerden bir tanesi pratik yapmak. Biz de günlük pratik yapman konusunda sana yardımcı olabilecek birkaç ipucu hazırladık:Öncelikle bir yılı gösteren bir takvim ve takvimi görebileceğin bir yere as.Hangi konuya da konularda kendini geliştirmek ya da başarılı olmak istediğini belirle.İlk günden itibaren pratik yaptığın her gün renkli bir kalemle takvimi işaretle. Bir süre sonra takvimde oluşan zincirin seni ne kadar fazla motive ettiğini, görsel bir tetikleyici olduğunu ve yeni hedefinin takvimdeki zinciri bozmamak olduğunu göreceksin.Günlük pratik yapmak için üç ayrı yol deneyebilirsin. Bunlardan ilki kendini geliştirmek istediğin alana veya konuya her gün yarım saat gibi bir süre ayırmak; ikincisi her gün için belirli bir işi bitirmek olabilir. Üçüncüsü ise hem zamanı hem de belirli bir işi birlikte kullanmak olabilir. Üçüncü yönteme; çalışmaktan hoşlanmadığın bir ders için 1 saatlik sürede 50 sayfa okuma yapmayı hedeflemek ve zamanı tamamlamadan ya da belirlediğin sayfayı bitirmeden önce masadan kalkmamak, verilebilir.Ayırdığın süre boyunca kendini çalışmana ver. Sadece zaman ayırdığın için o işi yapma, kendine koyduğun görevi uygularken elinden gelenin en iyisini yapmak mükemmel olmanı sağlayacaktır.Bu adımları takip ettiğin takdirde günlük pratik yapmak, alışkanlık haline gelecektir. Böylelikle bir süre sonra günlük pratik yapmak konusunda kendini daha rahat hissettiğini fark edeceksin. Fakat bir gün ara verdiğinde sonraki günlerde devamlılığı sağlamak konusunda zorlanacağını unutmamalısın. Günlük Pratik Yapmanın FaydalarıBilgileri öğrenmek, yeteneklerini geliştirmek ya da bir görevini tamamlamak gibi çeşitli konu ve alanlarda uzun zaman harcamadan hedeflerine ulaşabilirsin.Bilgileri daha uzun süreli hatırlayabilirsin.Başlangıçta zor görünen ya da uzun zaman gerektiren işlerini düşündüğünden daha kısa sürede bitirebilir ve hedeflerine daha kısa sürede ulaşabilirsin. Her gün küçük hedeflere ulaşarak hızlı bir şekilde en büyük hedefine kolaylıkla ulaşabilirsin.Haftada bir ya da iki gün uzun süreli, yoğun bir çalışma programı yapmak yerine seni yormayacak ve sıkmayacak bir şekilde her gün kısa zaman ayırmak daha etkili olabilir.
Hangi Bölümler Arasında Çift Anadal Programına Başvurulabilir?
Çift Anadal Programı (ÇAP), lisans öğrencilerine iki farklı lisans dalından mezun olma şansı sunuyor. Öğrenciler ÇAP ile bir anadal diploma programı ve ikinci bir anadal diploma programının her ikisinden de diploma alma olanağına sahip oluyorlar.ÇAP’a başvurmak isteyen öğrencilerin, başvuru yaptıkları yarıyıla kadar birinci anadal programında yani öğretim gördükleri bölümde aldıkları tüm dersleri başarıyla geçmiş olmaları gerekiyor. Bunun yanı sıra üniversiteler arasında farklılıklar olsa da öğrencinin genel not ortalamasının en az 2.70-3.50 arasında olması gerekiyor.ÇAP ve Yatay Geçiş yönergeleri ile üniversitelerin belirlediği koşulları sağlayan öğrenciler ÇAP programında eğitim aldıkları anadala yatay geçiş yapabilme hakkına sahip oluyorlar. Çift Anadal ve Yandal programları hakkında daha detaylı bilgi edinmek için Çift Anadal ve Yandal Nedir? Nasıl Yapılır? yazımızı; ÇAP’a katılmak konusunda kararsızsan Çift Anadal Yapmalı mıyım? yazımızı okumak sana yardımcı olacaktır. Başka bir programda öğretim gören öğrenciler genellikle Hukuk, Eczacılık, Tıp ve Diş Hekimliği gibi alanlar için Çift Anadal ve Yandal programlarına başvuruda bulunamıyorlar. Bir anadal için Çift Anadal veya Yandal başvurusunda bulunabilecek bölümlerin hangileri olduğu ve programların kontenjanları her yarıyıl ilgili fakülteler tarafından belirleniyor. Bu sebeple öğrencilerin programa başvuracakları yarıyıl için fakültelerin açıklamalarını takip etmeleri gerekiyor. Öğrencilerin en fazla tercih ettikleri, kontenjanlarının tamamı dolan ve popüler olan programları ikinci ana dal olarak okumak isteyenler için detaylı olarak inceledik:Çift Anadal ile PsikolojiÇift Anadal ile Rehberlik ve Psikolojik DanışmanlıkÇift Anadal ile İnşaat MühendisliğiÇift Anadal ile MimarlıkÇift Anadal ile Makine MühendisliğiÇift Anadal ile Bilgisayar MühendisliğiÇift Anadal ile İşletmeÇift Anadal ile İktisat (Ekonomi)Çift Anadal ile Endüstri MühendisliğiSağlık Bilimleri Fakültelerinde Çift Anadal Programları
Rakamlarla Bir Üniversitelinin Hayatı: 1 Öğrenci 4 Yıl
Dört yıllık üniversite hayatına kaç hayal, kaç gerçek sığar? Kaç insan tanınır; kaçı dost hanesine yazılır? Dört yılın ne kadarı hatırlanır, dört yıldan geriye ne kalır? 'Hesaplayan adamlar' olarak, ortalama bir öğrencinin İstanbul-Moskova mesafesince yol yürüdüğünü, ağırlığının 2-3 katı makarna yediğini, ölümünün radyasyondan olacağını ve Holosko artı bir miktar para harcadığını saptandı; karşınızda rakamlarla bir üniversitelinin hayatı.
Çoklu Odaklanma: Aynı Anda Çok İş Yapmak
Keşke gün 24 saat değil de 36 saat olsaydı! Yapılması gereken ödevler, çalışılacak dersler, katılınacak sosyal aktiviteler... İşte tüm bunlar birleştiğinde oluşan yoğunluğu kaldırabilmek için bir çoğumuz çoklu odaklanmaya (yani aynı anda birkaç şeyi yapmaya) yöneliyoruz.  Hatta bazen bunu o kadar abartıyoruz ki iki dersin birden çalışma kitabı önümüzde açıkken bir taraftan müzik dinliyor diğer taraftan göz ucuyla Facebook'ta arkadaşlarımızın güncellemelerini takip ediyoruz. Peki aynı anda bu kadar şeyi yapmamız gerçekten faydalı mı? Günümüz teknolojisi hiçbir zaman olmadığı kadar insanları aynı anda birkaç işi yapmaya teşvik ediyor. Ders sırasında cep telefonlarını kullanmaktan, televizyon izlerken arkadaşlarımızla konuşmaya kadar pek çok işi aynı zaman diliminde yapıyoruz. Aynı anda birkaç işle ilgilenmek daha kısa zamanda birçok şeyi başardığımızı hissettirebiliyor. Fakat araştırmalar insanların yalnızca %2’sinin aynı anda birkaç işi etkin ve verimli bir şekilde yapma yeteneği olduğunu, geriye kalan %98’inin ise bunu başaramadığı halde ısrarla denemekten vazgeçmediğini gösteriyor. Hatta, çoklu odaklanmanın verimliliği %40, IQ’yu da (o anlık) 10 puan düşürdüğünü gösteren bilimsel araştırmalar bile mevcut!Mesaj yazarken ya da televizyon izlerken ödevimiz üzerinde çalışmak gibi bir çoklu odaklanma, akademik başarının üzerinde olumsuz etki yaratabilir. Bir dahaki sefere aynı zamanda birkaç işi yapma fikrinin seni cezbettiği anda, eğer bir işi iyi bir şekilde yapmak istiyorsan, çoklu odaklanmanın zararlarını hatırla! Onun yerine çalışmandan daha çok verim almak için zamanını daha iyi yönetmeye ve çalışmayı daha eğlenceli hale getirmeye çalış.Fakat gerçekten zamanın darsa ve aynı anda birkaç sorumluluğu yerine getirmen gerekiyorsa aşağıdaki noktalara dikkat etmeni tavsiye ederiz:Akşamüstü çoklu odaklanmadan sakın: Çoklu odaklanma beyni en çok akşamüstü yoruyor ve tam da bu zamanda fazla yüklenmenin negatif etkisi artıyor.Meditasyon yap: Yapılan araştırmalar meditasyonun beynin hafıza ve dikkat etme becerilerini artırdığını gösteriyor.Pratik yap: Nörobiyologların araştırmaları gösteriyor ki basit görevlerde ya da işlerde çoklu odaklanma pratiği yapmak performans artırmaya yardımcı oluyor. Dolayısıyla, önce küçük ve basit işleri birlikte yaparak alıştırma yapmak, daha sonra büyük işleri aynı anda yapmaya çalıştığımızda bize yardımcı oluyor.
Üniversitede Çalışmak
Üniversite hayatında harç ve diğer ihtiyaçların için ekstra paraya gereksinimin olabilir. Birçok üniversite öğrencilerine kampüs içinde çalışma imkanı sunmakta. Bunları değerlendirerek hem para kazanabilir hem de üniversite hayatına aktif olarak katılabilirsin.Kampüs İçindeki İş İmkanlarıGenellikle kampüs içinde bulunan kafeteryalar, yemekhane, kütüphane, spor salonları ve yurtlarda daha önce iş deneyimi olmayan öğrenciler için part-time çalışma imkanı sağlanmaktadır.İlgi Alanlarını ve Hobilerini DeğerlendirTiyatroyla, sokak sanatlarıyla veya müzikle ilgileniyorsan, ücretli gösteriler ve konserler düzenleyebilirsin. Futbolla, tenisle veya başka bir spor dalıyla yakından ilgiliysen kampüs içindeki sahalarda, kortlarda özel ders verebilirsin.Özel Ders İmkanlarını AraştırÖzellikle alanında üniversiteye girmek isteyen diğer adaylara çeşitli konularda özel ders verebilirsin.Profesörlerine, Danışmanına veya Arkadaşlarına SorBildikleri fırsatlardan seni haberdar edebilirler; ayrıca ücretli stajlardan ya da okul içindeki iş imkanlarından faydalanmana yardımcı olabilirler.Kampüs Yakınındaki İş Fırsatlarını DeğerlendirKampüste iş bulamamış olabilirsin; ancak kampüsün çevresindeki restorantlar, barlar ya da alışveriş merkezlerinde part- time çalışacak öğrenciler için iş imkanları mevcut olabilir.
Reklam
Ders Çalışmayı Eğlenceli ve Kolay Hale Getirmenin 5 Yolu
Üniversiteye başladığında ders ve sınav programı lisedekinden farklı gelebilir. Alışık olduğundan daha fazla okuma materyaliyle karşılaşacaksın ve kısa sürede daha fazla kaynaktan çalışma yapacaksın. Bu yoğun tempoda sürekli çalışmak ve okumak tek düze ve sıkıcı bir hal alabilir. Sana bunun kolaylıkla üstesinden gelmeni sağlayacak ve çalışmayı keyifli bir hale getirmene yardımcı olacak bazı ipuçları hazırladık:Çalışmak için Yeni Yerler Seç: Hep aynı yerde ders çalışmak iyi bir fikir ve rahat olmanı sağlayacak bir seçenek gibi görünebilir. Fakat yeni yerler keşfetmekten çekinme. Kampüsün etrafında bulunan farklı kafeleri keşfedebilirsin; ayrıca havanın güzel olduğu günlerde dışarıda rahatlıkla çalışabileceğin pek çok yer bulabilirsin. Ders çalışmak için farklı kütüphanelere ve bilgisayar laboratuvarlarına gidebilirsin. Bu tür küçük değişiklikler aynı mekanın tekdüzeliğini bozarak çalışma zamanına renk katacaktır.Çalışma Grubu Edin: Konuları paylaşabilecek kadar kişinin bulunduğu, 3 ya da 4 kişilik çalışma grupları ideal olabilir. Kalabalık bir çalışma grubunda herkese yetecek kadar konu bulunmayabilir ve birkaç kişi konunun dışında kalabilir. Sınıfta anlatılan ve tartışılan her konuyu bir kişi derinliğine çalışıp diğerlerine anlattığında; anlatan kişi ne kadar çalışması gerektiğini ve konuya ilişkin eksiklerini fark edecektir. Farklı Metodlar Dene: Her ders için kendini bilgi kartları hazırlarken mi buluyorsun? Bir dönem bu yönteme ara ver ve çalışma yöntemini nasıl değiştirebileceğini gör. Görsel öğrenme becerinin olmadığına emin misin? Kendini bir daha sorgula ve bir konuyu öğrenmek için grafikler, resimler ve çizelgeler hazırlamayı dene. Aynı araçları kullanmak bir süre sonra sıkıcı bir hale gelir ve öğrenmene yardım etmeyebilir.  Yeni yöntemler denemekten korkma.Dersler Arasında Geçiş Yap: Tüm çalışma zamanında tek bir konuyla ilgilenmek sıkıcı olabilir ve ders çalışmak boğucu bir hale gelebilir. Bunun yerine zamanını böl ve ilkiyle bağlantılı ikinci bir derse de zaman ayır. Böylece hem zihnin çalışmaya devam eder hem de ilk ders için mola vermiş olursun.Aktif Çalış: Yalnızca ders kitaplarını ve diğer materyalleri okumak yerine tüm ders kaynaklarını incele. Profesörün sorduğu soruları bul. Ders sırasında not al ve derse sorular sorarak katıl. Unutma, konuyu bir başkasına anlatmak güçlü bir öğrenme yöntemidir. Terim ve kavramları yüksek sesle anlattığında hem öğrenmen hem de hatırlaman daha kolay olur. Eğer çalışmakta zorlanıyorsan ve kendini dersin içinde kaybolmuş hissediyorsan profesöründen ya da asistanından öneriler alabilir, ders için daha hazırlıklı olabilirsin.
Yurt Hayatı
Üniversite hayatı birçok öğrenci için yeni bir yaşam şeklini ve yaşadığı yeri ailesi dışında biriyle paylaşmayı ifade etmektedir. Bu yeni deneyim zaman zaman zorlayıcı zaman zamansa eğlenceli olabilir.Oda Arkadaşının İyi ve Kötü YanlarıOda arkadaşın da üniversiteye yeni başlamış biri olduğu için kampüs hayatına alışma sürecini birlikte geçirebilirsiniz.Biriyle birlikte yaşamak hasta olduğunda sana çorba getirecek, bir şeye ihtiyaç duyduğunda sana yardımcı olacak ya da sabah çalar saati duymadığında seni uyandıracak biri var demektir.Hayata farklı bir açıdan bakmanı, farklı kültürleri tanımanı sağlayabilir.Yurt arkadaşın seninle benzer ilgi alanları olan biri olabilir. Birlikte birçok aktiviteye katılabilir, odanızın dışında da birlikte zaman geçirebilirsiniz.Fakat kendine ayırabileceğin özel zamanlar daha az olacak ve daha dar alanda yaşayacaksın. Dolayısıyla derslerini kütüphanede çalışmana ya da arkadaşlarınla dışarıda buluşman gerekebilir.Oda arkadaşının yaşam şekli, alışkanlıkları ve ders programı senden çok farklıysa zaman zaman zorlayıcı durumlar ortaya çıkabilir.Oda Arkadaşınla İyi Geçinmenin SırlarıYurt hayatı avantajları ve dezavantajlarıyla bir bütündür. Dezavantajları en aza indirmek için dürüst ve iletişime açık olmak tüm ilişkilerde olduğu gibi yurt hayatını da kolaylaştıracaktır.Bir sorun olduğunda oda arkadaşınla paylaşmak ve ortak bir çözüm bulmak,Oda yaşamınızla ilgili kurallar koymak ve onlara saygı göstermek -biriniz ders çalışırken diğerinin yüksek sesle müzik dinlememesi gibi,Her konuda aynı şekilde düşünmeseniz de anlaşmaya vararak bir karar vermek,Arkadaşın sınava giderken ona şans dilemek ya da bir yarışmadan döndüğünde sonucu sormak gibi nezaket içeren davranışlar göstermek,yurt hayatını kolaylaştıracak birkaç öneri olabilir.Yakın Arkadaşınla Aynı Odayı PaylaşmakÜniversiteye başladığın yıl aynı zamanda yeni bir yerde yeni insanlarla yaşaman demek olabilir. Bu deneyimi ya bir yabancıyla ya da yakın bir arkadaşınla yaşayabilirsin. Yakın arkadaşınla aynı odayı paylaşmanın da çeşitli dezavantajları ve avantajları mevcut.Yakın arkadaş olmak, iyi anlaşmak ve birlikte yaşamak birbirinden farklı durumlardır. Hem özel hayatını hem de sosyal yaşamını en yakın arkadaşınla geçirmenin iyi yanları olduğu gibi kendine ait boş vaktinin olmaması ilişkinizi olumsuz etkileyebilir.Daha önce birlikte yaşama deneyiminiz olmadığı için ev içindeki alışkanlıklarınızı bilmemeniz sorunlar yaşamanıza ve yakın arkadaşlığınızın bitmesine sebep olabilir.Fakat bunun yanında birbirinizi bir yabancıya nazaran daha iyi tanıdığınız için birçok problemi daha kolay çözebilirsiniz.Tanımadığın biriyle aynı odayı paylaşmayı veya yakın arkadaşınla aynı odada kalmayı seçebilirsin. Unutma, ikisinde de şansın %50.Yurt hayatını daha keyifli ve konforlu kılmana yardımcı olacak öğrenci yurdu odan için alman gerekenler listemize göz atmayı unutma!
Reklam
Yurt Odan için Alman Gerekenler
Derslerin başlamasından çok kısa bir süre önce yurt odana yerleşeceksin.  Odanda neye ihtiyacın olacak? Nasıl rahat edebilirsin? Sana yardımcı olmak için bir liste hazırladık.Eğer yapabiliyorsan taşınmadan önce yurt odanı gör. Tüm yurtlarda yatak, masa, sandalye, kıyafet dolabı gibi ana eşyalar bulunur. Bazı yurtlarda halı, ayna, kitaplık, mini buzdolabı, yorgan ve yastık da bulunabilir.Yatağın için: nevresim takımı, gerekiyorsa yastık ve yorgan, başucu lambası.Yaşam alanın: birkaç sepet (kirli kıyafetler, çöp, vb. için), fotoğraf makinası, dvd/vcd player, bilgisayar, oyunlar, kitapların, cep telefonu şarjın ve aksesuarların, müzik seti, spor malzemelerin.Yemek: eğer yurdun mutfağı yoksa, mikrodalga fırın, mini buzdolabı, kahve makinası, kendin için tabak- çatal- bıçak- kaşık, vb.Banyo: El, baş ve banyo havluları, şampuan, saç kremi, sabun, duş jeli, lif, terlik, diş fırçası, diş macunu, ayna, saç kurutma makinesi, kozmetik ürünleri.Gerekiyorsa halı, televizyon, radyo, vb.Çalışma alanı: masa lambası, bigisayar, kağıt, kalem, kalem kutusu, post-it, bant, defter.Temizlik için: banyo ve oda temizlik ürünleri (deterjan, bezler, vb.), çamaşır kurutma teli.unların dışında pijama, çorap, iç çamaşırı, terlik, mayo, spor kıyafeti, mevsimlik kıyafetler, şemsiye, şapka, ilaç ve ilk yardım malzemeleri.İdeal yurt odanı kurdun ama oda arkadaşınla iyi geçinmenin sırlarını biliyor musun? Yurt Hayatıyazımızda yurt yaşam şeklini ve yaşadığın yeri ailen dışında biriyle paylaşmanın inceliklerini öğrenebilirsin.
Bu Okul Farklı!
Sınıflara Barış Manço, Dede Korkut, Mehmet Akif Ersoy gibi isimler veren okul yönetimi merdiven boşluklarını ise tarih, kültür ve sanat bilgileri ile dolduruldu. Erzurum merkez Yakutiye İlçesi'nin gecekondu semtlerinden Sanayi Mahallesi'ndeki 306 öğrencinin eğitim-öğretim gördüğü Mareşal Fevzi Çakmak Ortaokulu, dış ve iç güzelliği ile Erzurum'da örnek olarak gösteriliyor. 8 ay önce okula müdür olarak atanan eski milli güreşçilerden Selami Topaloğlu, okulun dış cephesine tarihi Çifte Minareli Medrese, Kale ve kayakla atlama kulesini yağlı boya ile çizdirip boyattı. Okuldaki 10 sınıfa ise devlet büyükleri, sporcular ve sanatçıların isimlerini verdi. Okul bahçesine mahallede olmayan bir oyun parkı yaptırdı. Okulda bir başka gelenek ise en erken gelen öğretmenin tahtaya günün sözüsünü yazması oldu. Okuldaki öğrenciler, her hafta sonu düzenlenen şınav, barfiks, mekik çekme gibi yarışmalar düzenleyerek mont ve ayakkabı kazanıyor. Okul yönetimi yıl sonunda kep töreni düzenlemeyi hedefliyor. Öğrencilerin görerek eğtim- öğretim yapmalarını sağlamak istediklerini anlatan Okul Müdürü Selami Topaloğlu, şöyle dedi: 'Eski milli güreşçiyim. Okula 8 ay önce müdür olarak atandım. Okulu önemli ölçüde fiziki açıdan değiştirdik. Öncelikli olarak öğrenci ve öğretmenlerin rahat edebileceği fiziki ortamı sağladık. Belediyeler, dış cepheyi yaptırdı, okul bahçesinin asfaltlanması ve oyun parkının kurulmasını sağladı. İstanbul'dan bir işadamı da boya gönderdi, okuldaki 19 öğretmenle birlikte sınıfları boyadık. Öğrencileri kötü alışkanlıklardan uzak tutmak için her hafta bir etkinlik yaptık. Barfiks çekme, uzun atlama, gülle atma, şiiir dinletileri düzenledik. Öğretmen arkadaşyların çektiği fotoğraflardan oluşan sergi açtık. Mesleki kariyer günleri yaptık. Mervdivenleri çocukların görerek öğrenmelerini sağlamak için değiştirdik. Amaç; çocuklar derste dinlemediği ya da anlamadığı konuları merdivenden iniş çıkışlarda okuyarak hafızasında tutacak. Aşık Yaşar Reyhani, Barış Manço, Palandöken gibi sınıflara isimler verdik. Spor salonuna asrın sporcusu Hamza Yerlikaya'nın adını verdik. Öğrenciler bu isimlerin kim olduğunu merak ederek öğreniyor.' Mareşal Fevzi Çakmak Ortaokulu Aşık Yaşar Reyhani sınıfı öğrencisi Mesure Göktaş, 'Okulumuzu çok seviyoruz. Yapılan değişiklikler sayesinde öğrendiklerimizi unutmuyoruz' dedi Turgay İPEK - Zafer KUMRU/ERZURUM (DHA)
Üniversite Hayatından Ne Beklemelisin?
Üniversite Hayatından Ne Beklemelisin?Yuvadan ayrılıp Üniversite hayatına atılırken yeni yerler keşfedeceğin, yeni arkadaşlar edineceğin ve kendi önceliklerin çerçevesinde yaşayacağın bir hayata atılıyor olacaksın. Tabi bu yenilik ve özgürlüklerle birlilkte birçok zorlukla da karşılaşacaksın. Karşılaşabileceğin sorunlar ilk başta göz korkutucu olsa bile bunların üstesinden gelmek heyecanlı olduğu gibi birçok konuda hayat boyu kullanabileceğin deneyimler yaşayacaksın. - Yardım her zaman mevcut, ama faydalanmak sana kalmışYardım ve Destek İstemekten ÇekinmeÜniversiteli olmak birçok yeni özgürlük kazansan da bu tek başına olman demek değil. Üniversitelerde sana yardımcı olacak birçok kaynak mevcut – profesörler, okutmanlar, danışmanlar. Fakat bu yardımdan faydalanmak için kaynaklara ulaşmak ve  faydalanmak senin senin isteğin doğrultusunda gerçekleşecek. Sonuçta bu kaynaklar ailenin ya da en yakın arkadaşlarının seni tanıdığı kadar tanımadıkları için mutsuz zamanını ya da ihtiyaç duyduğun birşeyi gözünden anlayamayabilirler. Fakat danıştığın ve sorduğun sürece yardımcı olmak için ellerinden geldiğince seferber olacak birçok kişi üniversite içinde mevcut.Derslerini yetiştiremiyorsan ya da diğer sorumluluklarını yerine getiremiyorsan konuşmaktan çekinme. İş işten geçtikten sonra sınav sonuçlarını beklemek çok güç ve aynı zamanda çok geç. Önemli olan yardıma ihtiyacın olduğu zaman bunu kendi kendine kabul edip yardım istemen – sorunca ne kadar fazlı yardım aldığını görünce sen de şaşıracaksın. Zamanını En İyi Şekilde YönetÜniversiteye başayınca kendini istediğin saate kalkabildiğin, istediğin şeyi yiyip, istediğini yaptığın hatta neden ödevini yapmadın diye hocalarının nutuklarını dinlemek zorunda kalmadığın bir ortamda bulabilirsin. Fakat bu döngüye girince kendini bir anda derslerde uyuklarken bulabilir, gecenin geç saatlerinde son dakika projelerini yetiştirirken de bulabilirsin. O yüzden bu duruma düşüp işi zor yönünden öğrenmektense baştan zamanını iyi bir şekilde yönetmeye başlamak en iyi seçenek. Tabi unutmamak lazım ki zaman yönetimi sadece ineklemek de değil. Her ne kadar ödevler önceliğin olsa da ders dışı aktiviteler, iş ve staj deneyimi ve sosyal yaşam da üniversite deneyiminin önemli parçaları. O yüzden zamanını iyi kontrol ederek dengeli bir hayat ile üniversitenin sunduğu tüm deneyimlerin hepsini tatmaya çalış. Dengeli Bir Sosyal YaşamÜniversite demek aynı zamanda yeni bir sosyal ortam da demek. Hemen köşe başında bir okula da gidiyor olabilirsin ya da evinden yüzlerce kilometre uzakta da olabilirsin. Her halükarda yepyeni insanlarla tanışıyor, yeni arkadaşlıklar kuruyor olacaksın. Bu, sadece yeni bir ortama grime fırsatı değil, kendini yeniden yaratma fırsatı da olabilir. Yeni arkadaş edinmenin püf noktalarını senin için özetledik.Lisede ev ve okul hayatı çok farklı iki ortamken üniversitede özellikle yurtlarda kalıyorsan bu sınır ortadan kalkacak, sürekli arkadaşlarınla birlikte olacaksın. O yüzden eğlence ile hayatının sorumluluk gerektiren yanlarını (uyku, çalışma, sağlığını koruma) dengeleyebilmen çok önemli.Para işleri... Lisenin aksine para meseleleri üniversitede daha da önemli bir hale gelecek. Lisede cep harçlığını sadece sinema ya da arkadaşlarınla yağtıkların için harcarken şimdi kendi giysi ve yemek alışverişini yapıyor, evinin kira ve faturalarını ödüyor, arabanın benzin parasını veriyor olacaksın. Ay ortasında boş cüzdanla kalmamak için iyi bir bütçe oluşturup buna sadık kalman çok önemli. Bankadaki ve cüzdanındaki paraya dikkat edip, atalarımızın dediği gibi ayağını yorganına gore uzatmaya dikkat etmelisin.
Reklam
Makine Mühendisliği Okumak için 10 Neden
Makine Mühendisliği programı, artan kontenjanları, yüksek kontenjan doluluk oranları ve adaylar arasındaki yoğun rekabet ile dikkat çekiyor. Geleneksel bir alan olmasının yanı sıra insan yaşamında önemli bir yere sahip olması da adayların Makine Mühendisliği programını tercih etmesindeki etkenler arasında. Biz de Makine Mühendisliği’ni tercih edip etmemek konusunda kararsız olan adaylar için ‘neden Makine Mühendisliği okumalıyım’ sorusunun cevaplarını listeledik:Bilgisayar bilimleri, matematik, fizik ve elektrik gibi çok sayıda alanla bağlantılı ve diğer mühendislik disiplinleri ile iç içe bir alan olduğu için,Otomotivden havacılığa, biyomekanikten denizciliğe ve soğutma sistemlerinden enerji üretimine kadar pek çok sektörde çalışma imkanına sahip olmak için,Uçaklar, hastanelerde kullanılan cihazlar ve endüstriyel ekipmanlar gibi neredeyse her endüstride kullanılan cihaz ve sistemlerin ne şekilde işlediğini öğrenmek için,Gelişen teknoloji ve bilimin ışığında ortaya çıkan ihtiyaçları karşılamaya yönelik çalışmalar yürütme ve yaratıcılığını kullanma şansı sunduğu için,Her geçen gün gelişen ve yenilenen bir alan olmasının yanı sıra hayat boyu öğrenmeyi desteklediği için,Teknolojik gelişmelere katkıda bulunabilmek için,Spor malzemeleri, ev eşyaları ve otomobiller gibi modern hayatın içinde olan cihaz, ekipman ve sistemlerin tasarımında, geliştirilmesinde ve üretiminde rol oynamak için,Mezuniyet sonrasında pek çok endüstri kolunda, departmanda ve dünyanın her yerinde çalışma olanağı sunduğu için,Hayal ettiğin ürünlerin tasarımını ve üretimini yapabilecek bilgi ve beceriye sahip olmak için,İnsan hayatını kolaylaştırmaya, iyileştirmeye ve zenginleştirmeye olanak sağladığı için Makine Mühendisliği okumayı seçebilirsin.
Ve KPSS Kaldırılıyor...
Hükümet, devlete memur alımında uygulanan merkezi sınav KPSS'yi kaldırmaya hazırlanıyor. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatı ile yapılan çalışma kapsamında, merkezi sınav sistemi yerine bakanlıklara kendi sınavlarını yapma hakkı verilecek.  Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, son Bakanlar Kurulu toplantısında bakanlık çalışmaları ve Meclis'e sevk edilmek üzere hazırlanan yasa taslakları hakkında bilgi verdi. Sunumdaki en önemli konulardan birini KPSS ile ilgili yapılan hazırlık oluşturdu. Mevcut sisteme göre, devlete alınacak personel ile ilgili ÖSYM tarafından belirli aralıklarla sınav yapılıyor. Atamalar bu sınavda en yüksek puanı alandan aşağıya doğru sıralanarak gerçekleştiriliyor. SÖZLÜ SINAV DA YAPILABİLECEK Cumhuriyet'in haberine göre, Başbakan Erdoğan'ın isteği doğrultusunda başlayan çalışma kapsamında KPSS kaldırılacak. Bakanlıklar ve diğer kamu kurumlarının ÖSYM tarafından yapılan tek bir sınav ile personel alması dönemi sona erecek. Yapılan çalışmaya göre; merkezi sınav sistemi yerine tüm bakanlık ve kurumlara kendi ihtiyaçlarına göre alacakları personel için sınav yapma hakkı verilecek. Üzerinde çalışılan sisteme göre, her kurum alacağı personel için kendi sınavını açıklayacak. Alınacak personel için duyuru yapılacak. Başvuranlar, kurumun ihtiyaç duyduğu kadroya uygun soruların yer aldığı yazılı sınava girecek. Gerek duyulursa sözlü sınav da söz konusu olacak. EN AZ 3 YIL KALACAK Takvim'in haberine göre; memur olarak göreve alınanların özlük hakları ve çalışma şekilleri ile ilgili de bazı düzenlemeler gündeme gelecek. Sınav kazanıp ataması yapılan bir kişi, atandığı yerde en az 3 yıl çalışmak zorunda olacak. Örneğin; Milli eğitim Bakanlığı'nın sınavı ve gerekli eğitim programlarından geçip öğretmen olarak Güneydoğu başta olmak üzere ülkenin herhangi bir yerine atanan kişi burada en az 3 yıl kalacak. Bu süreden önce tayin isteyemeyecek.  Cumhuriyet
Bilgisayar Mühendisliği Okumak için 10 Neden
Giderek gelişen, yaygınlaşan ve hayatımızda daha fazla yere sahip olan bilgisayar bilimlerine ilgi duyan, kariyerini bu yönde inşa etmek isteyen çok sayıda öğrenci bulunuyor. Bilgisayar Mühendisliği programını tercih edip etmemek konusunda kararsız olan adaylar için ‘neden Bilgisayar Mühendisliği okumalıyım’ sorusunun cevaplarını listeledik:Matematik, fizik ve bilgisayar bilimleri ile yakından ilgilendiğin ve bu alanlarda başarılı olduğun için,Her gün yeni bir ürün geliştirebilme ve yaratıcılığını kullanabilme şansı sunduğu için,Bireysel çalışmaların yanı sıra takım çalışmalarına da olanak sağladığı için,Analiz, yorumlama, gözlem yapma ve problem çözme becerilerini geliştirmek için,Günlük hayatımızın içinde olan ve giderek kullanımı yaygınlaşan televizyonlar, müzik çalarlar, bilgisayarlar ve akıllı telefonlar gibi cihazlarla ilgili bir alan olduğu için,Her geçen gün gelişmeye devam eden, her gün yeni bir şey keşfetmeyi ve hayat boyu öğrenmeyi destekleyen bir alan olduğu için,Sağlıktan tarıma, finanstan müziğe kadar bir çok sektörde çalışma imkanı sunduğu için,Günlük hayatımızın her alanında ihtiyaçlara cevap verebilecek, hayatı kolaylaştırmaya ve yaşam kalitesini yükseltmeye yönelik ürünleri, programları ve uygulamaları geliştirmek için,Dünyayı ve insan yaşamını değiştirme şansı sunduğu için,Geleceği yaratan alanlardan biri olduğu için Bilgisayar Mühendisliği okumayı seçebilirsin.
Reklam
Mimarlık mı Mühendislik mi?
İnsanlık tarihinin en eski disiplinlerinden biri olan Mimarlık ve popülaritesini kaybetmeyen, geleneksel Mühendislik programları, ortaöğretimde Fen Bilimleri alanına yönelen öğrencilerin sıklıkla tercih ettikleri programlar arasında bulunuyor. Mühendislik alanları ve Mimarlık programı arasında seçim yapmak konusunda kararsız olan adaylar için programları dersleri, gerektirdiği kişilik özellikleri ve yetenekler ve kariyer seçenekleri gibi çeşitli açılardan detaylı olarak inceledik.Mimarlık programlarında statik, matematik, mimari proje ve anlatım teknikleri, mimarlık tarihi, mukavemet, yapı ve yapım yöntemleri, tarihi çevre koruma ve restorasyon, şehircilik ve imar hukuku, yapım yönetimi ve ekonomisi, mimari tasarım bilgisi, tasarım ve yapım üretim teknikleri gibi temel derslerin yanı sıra bilgisayar destekli tasarım, mimari tasarım kuram ve yöntemleri ve malzeme ve teknoloji gibi seçmeli dersler yer alıyor. Mimarlık programlarında eğitim alan öğrenciler dersliklerin yanı sıra stüdyo, atölye ve laboratuvarda proje dersleri ve uygulamalı dersler alıyorlar. Mimarlık eğitimini başarıyla tamamlamak için öğrencilerin bir bitirme projesi hazırlaması da gerekiyor.Makine, endüstri ve inşaat gibi mühendislik alanlarında uzmanlık alanına yönelik olarak farklı dersler yer alıyor. Fakat genel olarak mühendislik fakültelerinde fizik, genel kimya, matematik, analiz, istatistik, tasarım, lineer cebir ve ekonomi gibi temel dersler bulunuyor. Ayrıca öğrenciler seçtikleri alan doğrultusunda çeşitli zorunlu ve seçmeli dersler alıyorlar.Mimarlık eğitimi almak ve Mimar olmak isteyenlerin matematik ve geometri gibi fen bilimlerine, güzel sanatlara ve bilgisayar bilimlerine ilgili olması, el-göz koordinasyonunun yüksek olması, şekil ve uzay ilişkilerini görebilmesi, analitik ve sayısal düşünebilmesi, yaratıcı olması, tasarım becerisine sahip olması; dikkatli, titiz ve yeniliklere açık olması, sözlü ve yazılı iletişim becerilerinin gelişmiş olması, analiz etme becerisine sahip olması, problemleri fark edebilmesi, sorumluluk sahibi olması, estetik algısının kuvvetli olması, zaman yönetiminde başarılı olması ve eleştiriye açık olması gerekiyor.Mühendislik programlarında eğitim almak ve Mühendis olmak isteyenlerin ise matematik, fizik ve kimya gibi fen bilimlerine ilgili olması, deney yapmaktan hoşlanması, problemleri fark edebilmesi ve alternatif çözüm yolları geliştirebilmesi; yaratıcı, meraklı ve sorgulayıcı olması, disiplinler arası çalışmaya yatkın olması, analitik ve sayısal düşünebilmesi, analiz etme ve yorumlama becerilerinin gelişmiş olması; dikkatli, ayrıntıcı ve disiplinli olması, teknolojik gelişmeleri takip etmesi, yeniliklere ve hayat boyu öğrenmeye açık olması, grup çalışmalarında başarılı olması, soyut düşünebilmesi, şekil uzay ilişkisini görebilmesi, el-göz koordinasyonunun yüksek olması, plan yapabilmesi ve uygulayabilmesi ve zaman yönetiminde başarılı olması gerekiyor.Mimarlar şantiyelerde, inşaatlarda, atölyelerde ve ofislerde çalışabilirler. Mimarlık programından mezun olanlar hem kamuya hem de özel sektöre ait kurum ve kuruluşlar için projeler yürütebilirler. Mühendisler de benzer bir şekilde ofislerde, atölyelerde, fabrikalarda, şantiyelerde ve laboratuvarlarda çalışabilirler. Uzmanlık alanları doğrultusunda savunmadan enerjiye ve bilişimden otomotive kadar pek çok sektörde; kamu kurum ve kuruluşlarında, özel sektöre ait kuruluşlarda, uluslararası şirketlerde ve araştırma-geliştirme laboratuvarlarında görev yapabilirler.
Yurtdışında Üniversite Eğitimi: Ülke, Üniversite ve Bölüm Seçimi
Yurtdışında üniversite eğitimi almaya karar verdikten sonra ilk adım hangi ülkede, üniversitede ve bölümde okuyacağını seçmek. Çok sayıda ülke, her ülkede bulunan yüzlerce üniversite ve sayısız bölüm içinden kendine en uygun olanı seçmek oldukça zor. Senin için bu süreci kolaylaştıracak bazı öneriler hazırladık: Bölüm SeçimiHangi bölümü seçeceğine karar verirken ilgi alanlarını, yeteneklerini ve kariyer planlarını göz önüne almalısın. Bunun yanı sıra lisede hangi alandan mezun olduğunun da bölüm seçiminde önemli bir etken olduğunu unutmamalısın. Bunların yanı sıra kendin için doğru bölümü seçmek için Kişilik Testini alabilir ve Hangi Bölüm yazımızı okuyabilirsin.İlk olarak hangi bölümde eğitim alacağına karar vermek uzun üniversite ve ülke listesini daraltabilmen ve daha rahat bir seçim yapman konusunda sana yardımcı olacaktır. Örneğin Moda Tasarımı alanında bir kariyer hayalin varsa Fransa veya İtalya’da; Mühendislik alanında ilerlemek istiyorsan Almanya’da ya da Sosyoloji eğitimi almak istiyorsan Avusturya’da bir üniversite doğru tercih olabilir.Üniversite SeçimiÜniversite seçimi yaparken öncelikle okumak istediğin bölümün hangi üniversitelerde olduğunu öğrenmelisin. Bunun için internetten yararlanabilirsin ya da yurtdışı eğitim danışmanlık firmalarına başvurabilirsin. Üniversite seçimine okumak istediğin bölümün bulunduğu üniversitelerin listesini yaparak başlayabilirsin. Başlangıçta uzun bir listeye sahip olman oldukça normal. Üniversite seçiminde kullanabileceğin diğer kriterler şu şekilde sıralanabilir:-        SAT, GMAT, GRE ve TOEFL gibi sınavlarda aldığın puanlar hangi üniversitelerin şartlarını karşılıyor?-        Üniversitenin aradığı diğer akademik özellikleri sağlıyor musun?-        Üniversitenin eğitim giderlerini karşılayabiliyor musun?-        Konaklama, barınma ve diğer ihtiyaçlarını karşılayacak maddi yeterliğe sahip misin?-        Üniversitenin yabancı öğrencilere sunduğu konaklama ve oryantasyon gibi olanaklar senin için yeterli mi?-        Üniversitenin sosyal, kültürel, sanatsal ve sportif konularsa sağladığı imkanlar beklentilerini karşılıyor mu?-        Üniversitenin eğitim tarzı ve öğretim yöntemleri senin için yeterli mi?-        Üniversite öğrencilere staj olanağı sunuyor mu?Bunların yanı sıra Hangi Üniversite yazımızı okumak kendin için en uygun üniversiteyi seçmene yardımcı olabilir. Ülke Seçimi Bölüm seçiminin ardından üniversite ve ülke seçimi birbirine paralel olan bir araştırma süreci gerektiriyor. Öncelikle bundan sonraki 4 yılını nasıl bir şehirde ya da ülkede geçirmek istediğini düşünmelisin. Ülke seçimini yaparken değerlendirebileceğin kriterler şu şekilde sıralanabilir:-        İklim koşulları senin için uygun mu?-        Toplumsal kurallara ve kültürel özelliklere kolaylıkla uyum sağlayabilir misin?-        Maddi olanakların ülkenin ekonomik koşulları ile uyumlu mu?-        Boş vakitlerini değerlendirebileceğin yerler beklentilerini karşılıyor mu?-        Öğrenci olarak ülke içerisinde yarı zamanlı çalışma şansına sahip misin?Ülke seçimi yapmadan önce Ülke Seçenekleri I ve Ülke Seçenekleri II yazımızı mutlaka okumalısın. Ayrıca Yurtdışında Okumanın Avantaj ve Dezavantajları ile Yurtdışında Üniversite Eğitimi Hakkında Bilmen Gereken Her Şey yazılarımız da karar vermene yardımcı olabilir.
Reklam
Hukuk mu Tıp mı?
Hukuk ve Tıp Fakülteleri Türkiye’de en fazla tercih edilen ana dallar arasında yer alıyor. Üniversite sınavlarında en yüksek puana sahip olan öğrencilerin yerleştiği bu iki geleneksel ana dal aynı zamanda popülaritesini her zaman koruyor. Tıp ve Hukuk ana dalları arasında kararsız kalan adayların öncelikle ilgi alanlarını, yeteneklerini ve kişilik özelliklerini bilmeleri gerekiyor. Ayrıca, bu iki ana dal arasında bir seçim yapmak için öncelikle ortaöğretimde Tıp için Matematik-Fen,  Hukuk için ise Türkçe-Matematik alanına yönelmek gerekiyor.Hukuk ve Tıp Fakültesini arasında bir tercih yapmayı düşünen adayların kendileri için doğru bir karar vermelerine yardımcı olmak amacıyla bu iki ana dalın özellikleri, lisans eğitimindeki dersleri ve gerektirdiği kişilik özellikleri gibi konularda detaylı olarak inceledik.Hukuk Fakültesi eğitimi 4 yıl sürüyor ve öğrenciler Anayasa, Aile, Ceza, Vergi ve İnsan Hakları Hukuku gibi temel hukuk derslerinin yanı sıra tarih, ekonomi, sosyoloji ve genel kültür alanlarında da dersler alıyorlar. Tıp Fakültesi eğitimi ise, üç aşamadan oluşuyor ve 6 yıl sürüyor. Eğitimin ilk aşaması, yani birinci ve ikinci sınıflar, temel tıp bilimleri eğitimini: ikinci aşaması, yani üçüncü, dördüncü ve beşinci sınıflar, klinik bilimleri eğitimini; ve üçüncü aşama yani altıncı sınıf, öğrencilerin tıp fakültesi hastanelerinde, gözetim altında üstlendikleri görev ve sorumlulukları içeriyor.Hukuk Fakültelerinden mezun olan bireyler Hukukçu, Tıp Fakültesinden mezun olanlar ise Pratisyen Doktoru unvanını taşıyorlar. Hukukçular ulusal ve uluslararası kamusal ve özel kurum ve kuruluşlarda görev yapabiliyor. Hukuk okuyanlar, mezun olunca serbest ve kurumsal avukat olabilmenin yanı sıra, birer hakim, savcı, noter, uzman hukukçu, hukuk uzmanı ve hukuk müşaviri gibi çeşitli hukuk formasyonu ile ilgili mesleklere de yönelebiliyorlar. Pratisyen Doktorlar ise, akademik kariyerlerine devam edebilme seçeneklerinin yanı sıra Tıpta Uzmanlık Sınavında başarı kazandıkları takdirde farklı sürelerde eğitimlerine devam edecekleri onkoloji, nöroloji ve  endokrinoloji gibi çeşitli alanlarda uzmanlaşabilirler. Uzmanlık eğitiminin ardından ise Uzman Doktor unvanı kazanırlar.Hukuk eğitimi almak isteyen bir bireyin genel olarak yerel sorunlara yerel bakış açısı ile, global sorunlara ise global bakış açısı ile bakabilmesi; bağımsız düşünebilmesi, eleştirel bir bakış açısına sahip olması, birey haklarına saygı gösteren ve toplumsal değerlere karşı duyarlı biri olması, adalet duygusuna sahip olması ve toplumsal ve bireysel problemlere duyarlı olması gerekiyor. Tıp eğitimi almak isteyen bir bireyin ise kimya ve biyoloji gibi temel bilimlere ilgili olması, hayat boyu öğrenmeye açık olması, insanlığa hizmet etmeye arzu duyması, empati yeteneğinin gelişmiş olması, güvenilir ve sorumluluk sahibi olması, insanları dinleyebilmesi ve insanlarla rahat iletişim kurabilmesi, detaylı araştırmalar yapabilmesi ve gelişmeleri takip etmesi gerekiyor.Hukukçu olmak isteyenlerin detaylı araştırmalar yapmaktan hoşlanması; bilgileri toplama, organize etme, analiz etme ve yorumlama becerisine sahip olması, sözlü ve yazılı iletişim becerilerinin gelişmiş olması, problem çözme ve problemlere alternatif çözüm yolları bulma konularında yetenekli olması ve analitik düşünme ve değerlendirme yeteneklerine sahip olması gerekiyor. Pratisyen Doktor olmak isteyenlerin ise güçlü iletişim yetenekleri olması, anatomi ve insan sağlığına karşı ilgili olması, hastalıklar hakkında bilgi sahibi olması, medikal tedavi ile ilgili olarak farklı kültürlerin tutum ve davranışları ile ilgili farkındalığa sahip olması, güncel bilgileri ve gelişmeleri takip etmesi, analitik zekası ve yorumlama becerisinin kuvvetli olması, hızlı ve doğru kararlar alabilmesi, araştırma yapmaktan hoşlanması, zaman yönetimi konusunda başarılı olması, bireysel çalışmalarda ve takım çalışmalarında başarılı olması, acil durumlarda soğuk kanlı olabilmesi ve baskı ve stres altında çalışabilmesi gerekiyor.
Uzaktan Eğitim ve Açık Öğretim
Açıköğretim ve Uzaktan Eğitim, belli düzeydeki bir eğitim programının ilgili kurumlara gitmeden dışarıdan sürdürülerek gerçekleştirilmesidir. Her iki eğitim türü de özellikle çalışmak zorunda olan, ya da belli bir engeli nedeniyle, fiziksel olarak okula devam edemeyecek ya da normal okul çağında okula devam edememiş öğrencilere belli düzeydeki öğretim programlarını tamamlama imkanı vermektedir. Ülkemizde bu kapsamda, açık öğretim ortaokulu ve açık lisenin yanında, yüksek öğretim fakülteleri ve uzaktan eğitim programları bulunmaktadır.Yükseköğretim seviyesindeki Açık Öğretimde  Ön lisans/Lisans düzeyindeki programları, Uzaktan Eğitimde de Lisans/Yüksek Lisans programlarını tamamlamak mümkün olabilmektedir. Öğrencilerin kendi kendilerine ders çalışarak ve belli tarihlerde sınavlara girerek tamamladıkları bu programlar Türkiye genelinde oldukça yüksek oranda ilgi görmektedir. Açıköğretim/Uzaktan Eğitimin çok önemli avantajlarından biri de ikinci bir üniversite tamamlama imkanı vermesidir. Bir kişinin iki ayrı örgün öğretim programına aynı anda kayıt yaptırmasına imkan verilmezken, bir örgün ve aynı anda bir Açıköğretim/Uzaktan Eğitim programına kayıt yaptırma imkanı vardır. Bu durum da, özellikle  bu programlara katılımı daha da arttırmaktadır.AÇIKÖĞRETİM FAKÜLTELERİ (AÖF) Açıköğretim Fakültelerinde 2 yıllık ön lisans ve 4 yıllık lisans programlarını tamamlama imkanı sunulmaktadır. Bazı programların kontenjanları sınırlıdır, bazıları ise sınırsız sayıda öğrenciye açıktır.Kimler Girebilir? Sınavla Başvuru: Lise mezunu olup, YGS sınavından 140’ın üzerinde puan alanlar, kontenjanı sınırlı veya sınırsız olan tüm lisans veya önlisans programlarını tercihlerinden gösterip yeterli puan aldıkları takdirde yerleştirilebilirler.Sınavsız Başvuru: Örgün eğitim kurumlarının 2 yıllık önlisans veya 4 yıllık lisans programlarına halen kayıtlı olanlar veya mezunlar,Açıköğretim önlisans ya da lisans programlarından mezun olanlar (okumakta veya mezun oldukları alanlarda olmamak kaydıyla)  Açıköğretim/ Uzaktan öğretim ön lisans veya lisans programlarına sınava girmeden başvuru yapabilirler. Örgün eğitimdeki kayıtlarını sildirmelerine gerek yoktur ve doğrudan ilgili Üniversiteye başvurarak kayıt yaptırabilirler.Dersleri nasıl takip edilir?Açıköğretim Fakültesinde öğrencilerin dersleri izlemek için yararlanabilecekleri kaynaklar arasında kitaplar, CD’ler, televizyon ve radyo programları ve internet siteleri vardır. Ayrıca uygun bulunan bölgelerde akademik danışmanlık ve uygulama hizmetleri (yüz yüze eğitim) de verilmektedir.Anadolu Üniversitesi ve TRT ortaklığı ile TRT Okul’da gün boyunca AÖF dersleri yayınlanmaktadır. Anadolu Üniversitesi bünyesindeki “aof e-ogrenme “ sitesinde ve diğer forum sitelerinde dersler ve sınavlarla ilgili destek verilmektedir. E-öğrenme portalında yer alan en yeni hizmetlerden biri canlı ve interaktif sanal sınıflarda alanlarında uzman akademisyenlerin yüz yüze ders verdiği e-seminerhizmetidir. Diğer hizmetler ise, etkileşimli e-kitap ve e-öğrenme malzemeleridir. Öğrencilerin, hem dersin sorumlusu olan öğretim elemanlarıyla hem de ilgili dersi alan diğer açıköğretim öğrencileriyle bilgi alış-verişinde bulunup, sorular sorabilecekleri Tartışma Gurupları da yeni hizmetlerden bir diğeridir. Tüm bu yeni hizmetlerle Açıköğretimle Uzaktan Eğitim arasındaki önemli farklar da azalmaya başlamıştır.Sınavlar ve Kredi SistemiAçıköğretim Fakülteleri 2012 yılından itibaren kredili sisteme geçmiştir.Kredili sistemde öğretim yılı bahar ve güz olarak iki döneme ayrılır.Her ders için her dönemde en az bir ara sınav ve bir yılsonu sınavı yapılır.Yılsonu sınavları klasik yöntemle bizzat sınav yapılacak merkezlere giderek alınır.Kredili sistemde bütünleme sınavı yoktur. Ara ya da yılsonu sınavlarına girmeyen bir öğrenci girmediği sınavdan sıfır almış sayılır.Sınavlarda değerlendirmeler 100 üzerinden yapılır. Ders geçme notu ara ve yılsonu sınavlarının farklı ağırlıklarda etkisiyle hesaplanır.DenklikAçıköğretim fakültesindeki  bütün bölümler diğer örgün yükseköğretim kurumlarındaki bölümlere denktir. Açıköğretim öğrencileri diğer üniversite öğrencilerinin yararlanabildiği  tüm sosyal haklardan yararlanabilmektedir.Yatay Geçiş/Dikey GeçişYatay Geçiş: Açıköğretim ya da Uzaktan Eğitim Programlarından Örgün Öğretime Yatay Geçiş Yapılabilir.Şartları: Öğrencinin öğrenim görmekte olduğu programdaki genel not ortalamasının 100 üzerinden en az 80 olması gerekir. Ya da öğrencinin kayıt olduğu yıldaki merkezi yerleştirme puanının, geçmek istediği üniversitenin diploma programının o yılki taban puanına eşit veya yüksek olması gerekir. Dikey Geçiş: Açıköğretim Fakültelerinin 2 yıllık önlisans programlarından, 4 yıllık bir Açıköğretim  ya da örgün eğitim programına geçiş yaparak Lisans diploması almak mümkündür. Bu geçiş için gerekli şartları sağlayanların Dikey Geçiş Sınavı’na girip başarılı olmaları gerekir. Bu konuda daha detaylı bilgileri Dikey Geçiş yazımızda bulabilrsin.Ayrıca, bazı bölümler için istisnai durumlar sözkonusudur.**_Meslek Yüksekokulları ile Açıköğretim Fakültesinin önlisans programlarından mezun olan öğrenciler Açıköğretim, İktisat, İşletme Fakültelerinin lisans bölümlerine sınavsız “Dikey Geçiş” kapsamında kayıt yaptırabilirler._**_ Açıköğretim, İktisat, İşletme Fakültelerine sınavsız Dikey Geçiş kapsamında kayıt için Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezince (ÖSYM) yapılan Dikey Geçiş Sınavına (DGS) girme şartı bulunmamaktadır._Kayıt ve Öğrenim SüresiÖğrencilerin, kayıt yaptırdıkları yıldan başlamak üzere önlisans programında 4 yıl, lisans programlarında ise 7 yıl boyunca öğrencilik haklarından yararlanma ve programa devam etme hakları vardır.Öğrenciler kayıtlarını yenilemedikleri dönemlerde öğrencilik haklarından yararlanamaz, ancak sürelerini kullanmış sayılırlar.Bu sürelerin bitiminde öğrenciler kayıtlarını yenilerlerse, sınavlara katılarak öğretimlerini sürdürebilirler, ancak öğrencilik haklarından yararlanamazlar.Açık öğretim programlarının herhangi birinde öğrenci iken okumakta olduğu alan dışındaki örgün öğretim programlarından birine yerleştirilen adayların açık öğretimdeki kayıtları silinmez.Türkiye’de Açıköğretim Fakülteleri Bulunan Üniversiteler:İstanbul Üniversitesi (Auzef),Anadolu Üniversitesi (AÖF) veAtatürk Üniversitesi (Ata-AÖF)UZAKTAN EĞİTİMAçıköğretimde olduğu gibi, bir yandan yüksek öğretime devam ederken, bir yandan da iş hayatını sürdürmek isteyenler, ya da bulunduğu şehrin dışındaki bir üniversiteden eğitim almak isteyenler için önemli bir seçenek haline gelen Uzaktan Eğitim, çağımızın teknolojik gelişmeleriyle birlikte örgün eğitimle yarışabilecek kalitede eğitim sunabilmektedir.Uzaktan Eğitim’de, Önlisans, Lisans veya Yüksek Lisans programlarının yanı sıra Lisans tamamlama ve Sertifika programları da sunulmaktadır.Kimler Başvurabilir?Lise mezunu olup, YGS sınavından 140’ın üzerinde puan alanlar, tüm Lisans veya Ön lisans programlarını tercihlerinde gösterip yeterli puan aldıkları takdirde yerleştirilebilirler.Yüksek Lisans programlarına ise diğer yüksek lisans programlarına yapıldığı şekilde başvuru yapılır. ALES, GMAT ve GRE sınavlarından (ALES dışındaki sınavların kabul edilip edilmediği başvuru yapılan enstitüden öğrenilebilir) yeterli puan alan ve diğer belgelerini tamamlayan lisans mezunları uzaktan eğitim yüksek lisans programlarına başvuru yapabilirler.Dersler Nasıl Takip Edilir?Uzaktan eğitim programlarında dersin iki farklı işleniş biçimi vardır.Eğitimler bazen eşzamanlı bazen de serbest zamanlı olmaktadır.Eşzamanlı eğitimlerde daha önceden belirlenen gün ve saatte öğrenciler bilgisayar başında bulunur ve sanal bir sınıf ortamında sınıf arkadaşları ve öğretmeni ile bir araya gelmiş olur. Sanal sınıf ortamlarında öğretmene soru sorabilen öğrenciler aynı zamanda uzaktan eğitimin eksik yanı olan sosyal etkileşimi de sağlamış olurlar. Eşzamanlı eğitimde öğrenci zaman açısından bağımlı olsa bile, mekan olarak bağımsızdır. Herhangi bir  şehrin, ülkenin ve hatta dünyanın farklı yerlerindeki öğrenciler, aynı anda sanal bir sınıfta bir araya gelip, birbirleriyle sosyal paylaşımlar içerisinde olabilirler.Serbest zamanlı eğitim ise hem zaman hem mekanda bağımsızlık sağlayan uzaktan eğitim türüdür. Programa kayıtlı öğrenci, dersleri istediği gün ve saatte girip takip edebilir. Daha sonra tekrar girdiğinde kaldığı yerden devam edebilir, eğitmenine ya da arkadaşlarına sorular sorabilir, paylaşımlarda bulunabilir.Alınan Diplomada Örgün Öğretime Göre Herhangi Bir Fark Var mıdır?Bazı programlar örgün öğretim mezunlarının sahip olduğu diplomanın birebir aynısını verirken bazı üniversitelerin programlarının diplomalarında Uzaktan Eğitim ibaresi yer almaktadır.Uzaktan Eğitim Hangi Üniversitelerde Var?Türkiye’de uzaktan eğitim merkezi bulunan yaklaşık 50 üniversite bulunuyor. 10 yılı aşkın süredir Uzaktan Eğitim Merkezine sahip olan üniversitelerin yanı sıra her geçen yıl yeni üniversiteler uzaktan eğitim merkezi kuruyor. Uzaktan Eğitim Merkezine sahip olan üniversitelerin bir kısmı aşağıda listelenmiştir. Bunların yanı sıra üniversitelerin web sitelerinden Uzaktan Eğitim Merkezlerine ulaşabilirsin.Akdeniz ÜniversitesiAnadolu ÜniversitesiAnkara ÜniversitesiAtılım ÜniversitesiAtatürk ÜniversitesiBahçeşehir ÜniversitesiBaşkent ÜniversitesiBoğaziçi ÜniversitesiÇanakkale Onsekiz Mart ÜniversitesiDokuz Eylül ÜniversitesiEge ÜniversitesiFatih ÜniversitesiFırat ÜniversitesiGazi ÜniversitesiHacettepe Üniversitesiİnönü Üniversitesiİstanbul Arel Üniversitesiİstanbul Aydın Üniversitesiİstanbul Teknik Üniversitesiİstanbul ÜniversitesiKaradeniz Teknik ÜniversitesiKırıkkale ÜniversitesiMaltepe ÜniversitesiMersin ÜniversitesiOndokuz Mayıs ÜniversitesiYıldız Teknik ÜniversitesiAçıköğretim ile Uzaktan Eğitimin Benzerlikleri ve Farklılıkları Benzerlikler:Açık öğretim ile uzaktan eğitim arasındaki en önemli ortak nokta öğrencilerin her iki sistemde de okula gitmeden eğitim almalarıdır.Öğrenciler her iki öğretimi de tercihleri arasında göstererek ÖSYM tarafından programlara yerleştirilebilirler. Bunun yanısıra, daha önce belirtilen şartları sağlayan herkes programlara sınava girmeden doğrudan başvurabilirler.Her iki öğretimde de arasınavlar internetten, yılsonu sınavları da okula giderek yapılır.Farklılıklar:Uzaktan eğitimde, öğrenciler öğretim elemanları ile iletişim kurabilmekte, sanal derslere katılarak sorular sorabilmektedir. AÖF’de bu durum çok yaygın olmamakla birlikte yeni yeni uygulanmaya başlamıştır. Anadolu Üniversitesi’nin e-öğrenme portalında buna benzer hizmetler sunulmaya başlamıştır.AÖF'de öğrenciyi araştırmaya sevk eden proje ve ödevler verilmez. Uzaktan eğitimde ise, öğrenciler yaptıkları projeleri ve ödevleri öğretim elemanına göndererek dönüt alabilir.Uzaktan eğitim programlarının ücretleri, AÖF’den çok daha yüksektir.
Yetenek Sınavı ile Girilen Bölümler: Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu
Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulları alanında yetkin antrenörler, öğretmenler ve spor yöneticileri yetiştirmeyi amaçlıyor.Giriş KoşullarıBeden Eğitimi ve Spor Yüksekokullarını tercih etmek isteyen adayların Yükseköğrenime Geçiş Sınavından (YGS) üniversiteler tarafından belirlenen baraj puanı almaları gerekiyor. Bu puan, her üniversite ve her bölüm için değişiklik gösteriyor. Ayrıca, Milli Sporcu olan adayların BESYO’ya başvurabilmesi için gereken baraj puan, diğer adaylardan beklenen puandan daha düşük olabiliyor. Bunun yanı sıra, spor dallarında yetenekli ve üstün başarı gösteren adaylar,  belli kurallar çerçevesinde bu programlara yerleştirilebiliyorlar. Böyle bir ayrıcalıktan yararlanabilmek için adayların belli yarışmalarda 1., 2. veya 3.’lük derecesinin kazanmış olması gerekiyor. Ortaöğretim kurumlarının spor alanı mezunları da bazı bölümlere ek puanla yerleştirilebiliyor. YGS’de yeterli puan alan adaylar, resmi sağlık kurumlarından  ‘uygulamalı beden eğitimi ve spor özel yetenek sınavına girmesinde ve spor yapmasında sakınca yoktur’ belgesini aldıktan sonra özel yetenek sınavlarına başvurabiliyorlar.Spor Yüksekokullarındaki BölümlerRekreasyonSpor YöneticiliğiAntrenörlükBeden Eğitimi Öğretmenliği İş OlanaklarıBeden Eğitimi Öğretmenliği bölümünden mezun olan öğrenciler Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı okullarda ve özel okullarda çalışabilirler. Uzmanlık alanlarında antrenör olarak ve çeşitli spor örgütlerinin birimlerinde görev yapabilirler. Spor Yöneticiliği bölümünden mezun olan öğrenciler spor kulüplerinin idari birimlerinde, özel spor işletmelerinde ve Gençlik ve Spor Müdürlükleri’nin ve kamu kurumlarının ilgili kadrolarında çalışabilirler. Rekreasyon bölümü mezunları ise turizm alanında ve kamu kurumlarının ilgili birimlerinde görev yapabilirler.Bunların yanı sıra, Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokullarından mezun olan öğrenciler, spor ve rekreasyon aktivitelerinde, spor etkinliklerinin organizasyonlarında, idari hizmet alanında, sosyal tesislerde, seyahat acentelerinde, fizik tedavi merkezlerinde, onkoloji servislerinde ve diğer sağlık kuruluşlarında çalışma olanağına sahipler.
Kararsız Üniversite Adayları için Tercih Öncesi İpuçları
Üniversite ve bölüm seçimi yapmadan önce senden hayatının büyük bir bölümde ne yapmak istediğini farkında olman bekleniyor. Fakat pek çok öğrenci gibi sen de liseden mezun olurken ve hatta üniversitenin ilk yıllarında ne yapmak istediğine henüz karar vermemiş olabilirsin. Hepimiz bir hukuk profesörünün yıllar sonra fizik alanında doktora yapması gibi çeşitli ilham verici öyküler duymuşuzdur. Bir karar vermek ya da verilen kararı değiştirmek için hiçbir zaman çok geç değil. Ancak karar verme sürecinde ve devamında çok esnek davranmanın olumsuz yanları da var. Örneğin, liseden mezun olurken hangi bölümü ve hangi üniversiteyi seçeceğin konusunda net olman gerekiyor. Çünkü tercih listende çeşitli üniversitelere ve bölümlere yer verme şansın olsa da yalnızca bir tanesinde eğitim alma şansın olacak.Hangi bölümü ve hangi üniversiteyi tercih edeceğin ve hangi kariyere yöneleceğin konularında kararsızsan senin için hazırladığımız öneriler faydalı olabilir:1. Karar verememiş olmayı umutsuzluk olarak değil bir fırsat olarak gör.Hedeflerin ve planların hakkında düşünürken ya da bunları belirlemeye çalışırken ‘ne yapmak istediğimi bilmiyorum’ diye umutsuzluğa kapılmamalısın. Hangi alanlara ilgi duyuyorsun? İlgini pek çok alan mı çekiyor? İlgi duyduğun alanlar arasında bağlantı var mı? Bu sorulara cevap vermen ve biraz iç gözlem yapman sana ilgini çeken konuları keşfetmen konusunda çok yardımcı olacaktır.  Birden fazla alana ilgi duyuyorsan ve karar verememenin sebebi hangisini seçeceğine emin olamamaksa, üniversiteleri araştırırken hangi bölümler arasında yan dal ve çift dal olanaklarıolduğunu, farklı alanlardan seçmeli dersler alıp alamayacağını ve bölümler arasında geçiş yapıp yapamayacağını araştırmalısın. Bunun yanı sıra ilgi duyduğun alanlardan birinde eğitim alırken başka bir alanda kurslara katılabileceğini ve öğrenci kulüp ve topluluklarına dahil olabileceğini de unutmamalısın.2. Bir şeyi gerçekten sev. Her şeyi beğenmek (ya da daha kötüsü hiçbir şeyi sevmemek) yerine gerçekten seni heyecanlandıran ve gerçekten sevdiğin bir alanı tespit et. Bu araştırma yapmak, yazmak, okumak, planlamak ya da yorumlamak gibi herhangi bir şey olabilir. Yürekten sevdiğin bir şeyi açıkça tanımladığın zaman bunu hangi dalda devam ettirebileceğini rahatça bulabilir ve tercihlerini yaparken gerçekten mutlu ve başarılı olacağın bölümleri seçebilirsin.3. Tercih listen üzerinde düşünmek için kendine zaman tanı.Bölüm, üniversite ve kariyer için çok sayıda seçeneğe sahipsin. Eğer sosyal bilimlere ve sanata ilgi duyuyorsan yalnızca yerleşebileceğin ya da pek çok kişi tarafından kabul gördüğü için mühendislik veya tıp tercih etmemelisin. İlgi duyduğun alanlar üzerinde düşünmek ve onlar arasında bir seçim yapmak daha doğru olacaktır.İlgi duyduğun alanlar arasında bir karar vermen konusunda Hangi Bölüm yazımız sana yardımcı olabilir.4. Kişilik testi al.Kişilik testleri eğlenceli olmalarının yanı sıra faydalı da. Online kişilik testleri, gazete ve dergilerdeki testler kendinle ve ilgi alanlarınla ilgili yeni şeyler keşfetmene yardımcı olacaktır. Hangi alanlarda yetenekli olduğunu ve sana en uygun kariyer seçenekleri bu şekilde keşfedebilirsin. Sonuçları daha önce farkına varmadığın ve üzerinde düşünmediğin pek çok şeyle karşılaşabilirsin. Parlakbirgelecek.com’un ücretsiz ilgi bazlı kişilik testi ile ilgi alanına göre sana en uygun kariyerleri kolayca tespit edebilirsin. Testi almak için bu linki tıklaman yeterli. Parlakbirgelecek.com Üniversite Tercih Rehberiniz
Reklam