Diyanet Yurtdışı Sözlü Sınav Barajını Neden 80'e Çıkardı?
Diyanet İşleri Başkanlığı yurtdışı din görevlisi görevlendirme sınavı barajına 80 puan kriteri getirerek şartları daha da ağırlaştırmaya başladı.Başkanlık, 15.08.2014 tarihi itibariyle ABD, Avrupa Ülkeleri, Avustralya, Japonya, Kanada, Türk Cumhuriyetleri ile Türk ve Müslüman Topluluklarının bulundukları ülkelere görevlendirilmek üzere sınavla 150 (yüz elli) din görevlisi yurtdışı sınav ilanına çıktı.Şartlara genel itibariyle baktığımızda(Tıklayınız) oldukça ağır gözükmektedir. Bu şartlar neden ağırlaştı?Diyanet İşleri Başkanlığı'nın yurtdışı kontenjanı çok kısıtlı. Yurtdışı sınav ilanlarına baktığımız zaman sınavla alınacak personel sayısı ya 100 ya da 150. Bu rakamların üzerlerine çıkış olmuyor. Sayıların artması için din hizmetlerinde yurt dışına daha da fazla ağırlık verilmesi gerekiyor. Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Prof. Dr. M. Emin Özafşar Hocamızın bu alanda gece gündüz çalıştığını biliyoruz. Yakın bir gelecekte bu çalışmalar meyvelerini vermeye başlayacak. Dünya ülkelerinin hemen hepsinde Diyanet'in personeli görev alma imkanına kavuşacak.
Harvard'da Türkçe Öğretiyorlar
AYVALIK'taki Cunda (Alibey) Adası'nda, Harvard Üniversitesi'ne bağlı kurulan Osmanlı Türkçesi Yaz Okulu (Intensive Ottoman and Turkish Summer School) 17 yıldan bu yana dünyanın farklı ülkelerinden gelen eğitmen ve öğrencileri buluşturmaya devam ediyor. Yaz okulunda doktora düzeyinde eğitim gören öğrenciler Osmanlı Türkçesi öğrenerek Osmanlı kültürünü tanıyor.Harvard Üniversitesi'nde dersler veren Prof.Dr. Şinasi Tekin ve Prof.Dr. Gönül Tekin çifti tarafından 17 yıl önce Cunda Adası'nda kurulan Osmanlı Türkçesi Yaz Okulu, Osmanlıca'nın öğrenilmesini sağlayarak ülke tanıtımına katkı sağlıyor. Bu yıl, 3 Türk öğrenci ile birlikte 19 yabancı öğrenciye yoğunlaştırılmış Osmanlı Türkçesi eğitimi verildiğini söyleyen Okul Müdürü Doç.Dr. Selim Kuru, okulun Cunda Adası'nın ününü yurt dışına taşıdığını belirterek, şöyle dedi: 'Temmuz ayının ilk pazartesi gününden Ağustos ayının ikinci hafta sonuna kadar gerçekleşen eğitimlerde, iki ana ders ve iki destek dersi veriliyor. Ana dersler; 'Erken Dönem Osmanlı Türkçesi' ve 'Geç Dönem Osmanlı Türkçesi' ismiyle gerçekleşirken, destek derslerinden biri Farsça-Arapça bir diğeri de Türkçe olarak düzenleniyor. Okulumuz bu yıl, 3 Türk öğrenci ile birlikte 19 yabancı öğrenciye yoğunlaştırılmış Osmanlı Türkçesi eğitimi veriyor.' Bu yıl yaz okuluna ABD'nin, Harvard, Yale, Berkeley, Arizona, Chicago, Nort Carolina ve Georgetown üniversitelerinden öğrenci almaya başladıklarını kaydeden Doç.Dr. Kuru, Norveç, İngiltere ve Almanya'daki üniversiteler ile beraber Türkiye'den de Koç Üniversitesi öğrencilerinin yaz okulunu tercih ettiğini belirtti. 'OSMANLICA EN İYİ TÜRKİYE'DE ÖĞRENİLİR' Yaz okulunu 2004 yılında vefat eden eşi Prof.Dr. Şinasi Tekin ile birlikte yoğun çaba harcayarak kurduklarını anlatan Prof.Dr. Gönül Tekin, ABD Eğitim Bakanlığı'nın, Osmanlıca Yaz Okulu ile, ilk kez yaşayan bir dilin değil klasik bir dilin eğitimini veren bir okulu tanıdığını dile getirdi. ABD'nin en ünlü üniversitesinin Türkiye'de gerçekleştirilen bir programı desteklemesinin de övünç kaynağı olduğunu ifade eden Tekin, şöyle devam etti: 'Modern Türkçe ile Osmanlıca arasında kelime ve alfabe farklılıkları dışında hiçbir fark yok. Nasıl yabancı bir dil en iyi o ülkede öğreniliyorsa Osmanlıca-Türkçe de doğal olarak Türkiye'de öğrenilmeli diye düşündük ve okulun Türkiye'de açılmasına karar verdik.' 'ÖĞRENCİLER, TÜRKİYE'Yİ TANIYOR' Okulun Türk kültürünün tanıtımı yolunda önemli bir misyon üstlendiğini söyleyen Prof. Dr. Gönül Tekin, Cunda'daki kendilerine ait evi okul binası olarak kullanmaya başladıklarını bildirdi. 2003 yılında Koç Üniversitesi Vakfı tarafından adadan alınan bir binanın Osmanlıca Yaz Okulu'nun hizmetine sunulduğunu hatırlatan Prof. Dr. Tekin, şöyle konuştu: 'Şimdi bu iki binada birden eğitim yapıyoruz. Programın temel amacı Osmanlı Türkçesi öğrenimi olmakla birlikte, bir yanı da yurt dışında Türkiye'yi tanıtacak konuma gelebilecek yüksek lisans ve doktora öğrencilerinin bir buçuk aylık bir dönem içinde Türkiye'de ve bu cennet Cunda Adası'nda bulunmalarını sağlamaktı. Bunu başardık. Öğrenciler Türkiye'yi tanıyor. Kendi adıma, öğretmenlerimiz ve öğrencilerimiz adına çok mutluyum.' DHA
DHBT Sınavından Sonra Sözlü Sınav Olacak mı?
Eymen Nezir /Ankara /Dinihaberler.comDiyanet İşleri Başkanlığı ilgili mevzuatında İmam-Hatip, Müezzin Kayyım ve Kur'an Kursu Öğreticisi kadrolara 15 Ekim 2014 tarihinden sonra atanacaklar için yeterlik şartı kaldırılarak; Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığı, Devlet Personel Başkanlığı ve Diyanet İşleri Başkanlığı arasında imzalanan protokol ile KPSS'ye Başkanlık din hizmetleri sınıfına ait kadrolara atanmak isteyenlerin mesleki bilgilerinin ölçüleceği Din Hizmetleri Alan Bilgisi Testi (DHBT) ekledi. Bu doğrultuda okurlarımızdan farklı yorumlar ve bildiri mailleri alıyoruz. İşte onlardan biri; 'DHBT sınavından sonra sözlü sınav olacak mı?'Okurlarımız bu kanıya nereden vardı?, Bazı kamu kurum ve kuruluşlar KPSS'den sonra sözlü sınav yapmadan KPSS'den almış olduğu puan ve puanlarla kur'a usülü bünyelerine atama yapılmaktadır. Okurlarımız bu sistem acaba Diyanet'te de olur mu beklenti içerisine girdiler.Öncelikle belirtelim ki, Diyanet İşleri Başkanlığı diğer kurumdan hem farklı hem de özel bir kurumdur. Bazı kurumlarda sözlü sınav o kurumun olmazsa olmazıdır. İşte o kurumların başında Diyanet işleri Başkanlığı gelmektedir.
Genel Kültürünüzü Arttıracak 13 Bilgi
Dünyanın en kokulu camisi Tebriz şehrindedir. Mescit inşa edilirken çamuruna misk kokusu ilave edilmiştir ve 600 sene geçmesine rağmen hala mescit misk kokmaktadır.
Üstün Yaratıcılığa Sahip Kişilerde Görülen 17 Farklı Davranış Biçimi
Yaratıcılık, tuhaf ve genellikle de mantık dışı görünen bir şeydir. Yaratıcı düşünce biçimi, bazı kişilik türleri için sabit ve belirgin bir karakter özelliğidir. Ama duruma ve şartlara göre de değişebilir. İlham ve fikirler en beklenmedik anda birden bire zihnimizde belirebilir, ama onlara en çok ihtiyaç duyduğumuz zaman bir türlü ortaya çıkmazlar. Yaratıcı düşünce özel bir algılama yeteneği gerektirirse de, düşünme sisteminden tamamen farklıdır. Nörolojik bilim bugün yaratıcılıkla ilgili çok karmaşık bir fotoğraf ortaya koymaktadır. Bilim insanları artık yaratıcılığın sandığımız gibi sağ ve sol beyin farklılığıyla (sol beyin = mantıklı ve analitik, sağ beyin= yaratıcı ve duygusal ) açıklanamayacağını anlamış bulunuyor. Gerçekten de, yaratıcılığın bir dizi bilişsel süreçler, sinirsel akımlar ve duygular sonucu ortaya çıktığı düşülmekte, ancak yaratıcı zekanın nasıl çalıştığı hakkında hala net bir bilgimiz yok. Psikolojik açıdan bakıldığında da, yaratıcı kişilikleri belirlemek çok zordur. Zira bu kişiler genelde karmaşık ve çelişkili davranışlar sergiler ve alışkanlıklardan ya da rutin işlevlerden uzak durmaya çalışır. Bu sadece “acı çeken sanatçı” şablonu da değildir – sanatçılar belki de daha zor anlaşılan kişilerdir. Yapılan araştırmalar, yaratıcılığın karakter özellikleri, davranış biçimleri ve sosyal etkilerin bir kişi üzerinde birleşmesiyle meydana geldiğini ortaya koyuyor. Yaratıcılık konusunda uzun yıllardan beri çeşitli araştırmalar yapan New York Üniversitesi Profesörlerinden Scott Barry Kaufmann, Huntington Post’la yaptığı söyleşide “Aslında yaratıcı kişilerin kendi kendilerini anlayabilmeleri de çok zordur. Zira yaratıcı benlik yaratıcı olmayan benlikten çok daha karmaşıktır. En belirgin şekilde ortaya çıkan özellikler, yaratıcı benliğin çelişkileri ve tutarsızlıklarıdır…. Hayal gücü yüksek olan kişilerin zihinleri daha karmaşıktır” diyor. Yaratıcı kişiliğin “tipik” bir tarifi olmasa da, üstün yaratıcılığa sahip kişilerde belli davranışlar ve karakter özellikleri görüldüğü kabul ediliyor. Bu kişilerde görülen 17 farklı davranış biçimi aşağıda yer alıyor:
Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesinin En Efsane 5 Hocası
2 saatlik hasta gezintisinin ardından 'köpeğin dalağını alsak koşar mı' gibi bir soru sorabilen ve karşılığında ciddi bir cevap bekleyen tuzaklarla dolu cerrahi hocası. köpeklerde dalak yokmuş.Sözlü sınavda öğrencilerin ameliyata girip girmediğini anlamak için ameliyatla ilgili bir soru sormak yerine 'ameliyathane duvarlarının rengini' sorarak öğrencilere nasıl bir belayla karşı karşıya olduklarını anında belleten hocadır aynı zamanda..
"Bu Bölümü Bitirenler İşsiz Kalmıyor" Denen 20 Bölüm
Gazetelerde zaman zaman görmüşsünüzdür, 'bu bölümü bitirenler havada kaplıyor' türünden haberleri. İşte sizler için, geleceğine yön vermek isteyen arkadaşlar için medyada bitirenlerin işsiz kalmadığı söylenen 20 bölümü derledik. Kariyer planlamanızı yapmadan okumanızda fayda var.
Bugün Mutlaka Okumanız Gereken 10 Köşe Yazısı
Geçen salı gecesi CNNTürk ’te katıldığım bir programda CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu Türkiye’de ahlaki çöküş yaşandığını ve halkın bir kısmının sorgulama yeteneğine sahip olmadığını savundu. Kılıçdaroğlu düşüncelerini şu sözlerle ifade etti: “ Bir kitle var ki bu yüzde 25 ile 35 arasında değiştiği söyleniyor... Bu kitle hiç bir şeyi sorgulamıyor. ” Ben de bu görüşüne cevaben dedim ki: “ Bunu Türkiye’de, bir Müslüman ülkesinde beklemek biraz zor değil mi? Çünkü neticede İslam, merkezine bireyi değil cemaati alan bir din. ” Bu cümlem üzerine yazar Levent Gültekin ’in lügatimize kazandırdığı “ Erdoğanistler ” bir linç kampanyası başlattılar. Kendilerine dindar diyen bu kişiler ağza alınamayacak küfür, hakaret ve tehdidi üzerime yağdırdılar. Kimi hemcinslerim dâhil. Yeni Şafak konuyu dün manşetine taşıdı. Fotoğrafımı basmayı da ihmal etmedi. Beni açıkça hedef gösterdi. Başbakan dün koroya katıldı. Meydanlarda beni yuhalattı.
İnsanı Kişisel Gelişim Kitabı Okumaya İten 15 Sebep
Kişisel eğitim pazarının ne kadar büyük olduğunu anlatmama gerek yok. Seminerler, kurslar, yaşam koçları, kitaplar, videolar ile her gün büyüyen bir sektör. Peki insanlar neden kişisel gelişime bu kadar düşkün? Mesela neden kişisel gelişim kitapları her daim bestseller? Kısa bir derleme yapmaya çalıştık.