Optik illüzyonlar beyni kandırmanın eğlenceli bir biçimidir. Renk, ışık, desen gibi görseller kullanılarak oluşturulan görüntüler yanıltıcı olabilir. Beyninizi biraz gıdıklayacak eğlenceli Gif'lerimize bir göz atın.İyi eğlenceler dileriz...
Amasra'da kurulmak istenen termik santrale karşı uzun süredir mücadele eden halk, santral için askıya çıkan ÇED raporuna karşı yaklaşık 40 bin itiraz dilekçesi iletti. Bu ekoloji mücadelesi için en yüksek katılımlı itirazlardan biri. Şimdi gözler Çevre ve Şehircilik Bakanlığının kararında. Küre Dağları Milli Parkı'nın yer aldığı ve kalesiyle UNESCO Geçici Miras listesine giren Bartın'ın Amasra ilçesinin Gömü Köyü'ne Hattat Holding 1320 megawatlık termik santral kurmak istiyor.ÇED onaylanırsa dava açacaklar Halkın itirazlarına rağmen 11 Haziran'da Çevre Etki Değerlendirme Raporu (ÇED) askıya çıktı. Bartın Platformu, santrale karşı, tarım, turizm, ev değerinin düşmesi, hava kirliği, küresel iklim değişikliği, deniz ve ormanın yok olması konularını işleyen 20 farklı itiraz dilekçe hazırladı. 180 bin nufüsa sahip Bartın'ın beşte biri, yaklaşık 40 bin kişi istediği dilekçeyi imzaladı. Çevre ve Şehircilik Bakanı, ya bu itirazları dikkate alarak ÇED'e onay vermeyecek. Onay verirse de halk ÇED raporunu iptali için dava açacak. Bartın Barosu ve Türkiye Barolar Birliği de destek veriyor. Hema Entegre Termik Santrali; yaklaşık 33 hektarlık termik santral alanı, 200 hektarlık kalker ve kırma eleme tesis alanları, 150 hektarlık kül ve alçı taşı depolama alanlarıyla, toplam 380 hektarlık doğal orman alanları üzerine kurulmak isteniyor. İnsan sağlığı, ekoloji ve ekonomiye etkisi Bartın Üniversitesi Orman Fakültesi'nden Prof. Dr. Erdoğan Atmış, santralle ilgili şu itirazlarda bulunuyor: Enversiyon: Amasra'da deniz ve kara yüzeyleri arasındaki sıcaklık farkı nedeniyle hava yükselemiyor. Sis tabakası iniyor ve dağ varsa bu havada sabit kalıyor. Böyle bir yerde havaya karbondioksit ya da kükürt salarsanız atmosfere karışarak yere çöker. Bu çok ciddi ölümcül bir tehlike. Ekonomik yıkım: Termik santral yöredeki turizm etkinlikleri sona erdirecek, balıkçılık, çilek, fındık vb. tarımsal etkinlikler ve orman ürünleri zarar görecek. Balıkçılık zarar görecek. Ekolojik yıkım: Soğutma suyunun deniz ekosistemine ciddi zararlar vereceği çok açık. . Kömür madenciliği nedeniyle “Kavşak Suyu Havzası” zarar görecek, nüfusun bedava temin ettiği içme suyu tehlikeye girecek. Yöredeki endemik ve nesli tehlike altında bulunan bitki ve hayvan türleri hakkında yeterince çalışma yok. 'Bakanlık bu itirazı dikkate almalı' Ekoloji avukatı Arif Ali Cangı, uluslararası sözleşmelerde imzası bulunan Türkiye'nin ÇED için mutlaka halkın onayını alması gerektiğini hatırlattı. 'Daha önce birçok yerde halk ÇED toplantılarını protesto etti. Ancak bu durum ÇED raporuna 'toplantı yapılamadı' diye işlendi. Ancak Bartın'da şu ana kadarki en büyük ÇED itirazlarından biri var. Halkın onaylamadığı bir işletmeyi Bakanlığın onaylamaması gerekiyor. İptal davasında da bu itirazlar delildir.' Nilay Vardar | Bianet
Adriana Lima, Alessandra Ambrosio ve Candice Swanepoel gibi süper modellerin yer aldığı ünlü defileleriyle tüm dünyada tanınan muhteşem iç çamaşırı markası Victoria's Secret, İstanbul'da Shaya ortaklığıyla Akasya Acıbademde açtığı ilk ikonik mağazasının ardından, 2 yeni ikonik mağaza daha açıyor. Victoria's Secret'ın İstanbuldaki ikinci ikonik mağazası, 21 Haziran 2014 tarihinde Mall of Istanbul'da kapılarını açtı. İlk defa ''Designer'' koleksiyonunda yer aldığı Mall of İstanbul mağazasının ardından marka, ikinci mağazasını Temmuz ayı sonunda Cevahir AVM'de açacak! Victoria's Secret, açtığı ilk mağazasıyla müşteri deneyimi ile fark yaratmış olup, Mall of Istanbul ve önümüzdeki günlerde açılacak Cevahir mağazalarıyla, çok yakın zamanda giriş yaptığı Türkiye pazarındaki büyümesine hızla devam ediyor. Dünyanın en seksi iç çamaşır markası Victoria's Secret, Mall of İstanbul mağazasında çok satan iç çamaşırlarının yanı sıra Victoria's Secret imzalı kokular ve vücut bakım ürünleri ile birlikte, kolej temalı PINK serisinden sütyen, külot, rahat giyim ve güzellik ürünlerini de satışa sunuyor. ÜRÜN YELPAZESİ Markanın imzası olan iç çamaşırı ve uyku giyim serileri geniş bir yelpazede Victorias Secret ikonik mağazalarında satışa sunuluyor. Sütyenler, mağazada stillerine göre sergileniyor ve iç çamaşırı alışverişinin daha rahat yapılmasına imkan veriyor. Victoria's Secret mağazasında, markanın en güzel ve feminen iç çamaşırı koleksiyonları yer alıyor. Aralarında Victoria's Secret Bombshell, Dream Angels Heavenly ve Victorias Secret Angel gibi popüler kokuların yer aldığı parfümlerle birlikte VS Fantasies vücut bakım ve PINK güzellik ürünleri de Victoria's Secret ikonik mağazalarında satışa sunuluyor. Ayrıca, markanın kolej temasından ilham alarak yarattığı Victoria's Secret PINK koleksiyonundan renkli ve seksi iç çamaşırı ve rahat giyim ürünleri de mağazada yer alıyor. MAĞAZA TASARIMI Mağaza, göz alıcı ve sofistike tasarımıyla da ön plana çıkıyor. Etkileyici pembe bir cepheden giriş yapılan Victoria's Secret mağazası, kullanılan özel üretim avizeler ve iç çamaşırından esinlenilen detayların dikkat çektiği iç tasarımıyla, ev rahatlığını hissettiriyor. Mağazanın ön bölümünde süper modellerin siyah-beyaz fotoğraflarının sergilendiği galeri, gizemli ve dramatik bir etki yaratıyor; arka bölümde ise canlı pembe vurguların kullanımıyla mağaza aydınlık ve neşeli bir ortama dönüşüyor. Mağazaya hakim olan dev video ekranlarda Victoria's Secret'ın efsanevi defilelerinden görüntüler yayınlanıyor. Özel üretim mobilyaların kullanıldığı oturma alanları, tiftiklenmiş pembe ve kadife finişler, bazıları prova kabinlerinde bile bulunan parfüm tester'ları ile mağazada samimi ve muhteşem bir fitting deneyimi sunuluyor. ÖZEL HİZMETLER Eğitimli ve deneyimli Sütyen Uzmanları, müşterilere en uygun bedenleri ve modelleri bulmaları için hizmet verirken, her biri farklı tasarlanmış prova kabinlerinde yardım istemek için çağrı butonları da bulunuyor.
Bentley, Grand Tourer'lerden oluşan saygın Continental ailesinin en nadir ve en dinamik üyesi yeni Continental GT3-R'nin tanıtımını yaptı.Bentley'in 84 yıl sonra kazandığı İngiltere'deki ilk yarış olan Silverstone'da Blancpain Endurance Series'in ikinci turunda zafere koşan yeni Continental GT3 yarış otomobilinden ilham alındı. Çekiş ve yol tutuş alanında kendini ispatlamış özellikleri bünyesinde barındıran Continental GT3-R, hem çok özel bir model hem de performans odaklı lükse benzersiz bir yorum getiriyor. Üretimi de yalnızca 300 adetle sınırlandırıldı.Continental GT3-R'nin 300 adedinin tamamı Crewe'de elle üretiliyor ve son dokunuşları da Bentley'in Motor sporları birimi tarafından yapılıyor. Bentley mühendisleri, bu iki koltuklu GT için Bentley'in yarışlarda kendisini kanıtlamış olan yüksek performanslı 4.0 litrelik çift turbo V8 motorunu yeniden düzenledi. Ağırlıkta yapılan 100 kilogramlık azaltma ve daha kısa vites aralıklarıyla birlikte ve 6.000 d/d'de 580 HP ve 1.700 d/d'de 700 NM tork gücüne sahip olan Continental GT3-R, bugüne kadar üretilmiş en çabuk hızlanan Bentley olma özelliğine de sahip. 0-100 km/s hızlanmasını sadece 3,8 saniyede tamamlayan GT3-R, yarış otomobili performansına sahip bir Grand Tourer.Bentley'in ünlü dört çekişli sürüş sisteminde yapılan bir diğer iyileştirme olarak revize edilen güç aktarım mekanizmasında artık ilk kez tork yönlendirme de yer alıyor. Modifiye edilen Elektronik Stabilite Kontrolü (ESC) ve kesintisiz viraj dönüşleri için en uygun hale getirilen şasi ayarıyla birlikte Continental GT3-R, bugüne kadar üretilen en dinamik, en hassas ve en gelişmeye açık Bentley yol otomobili.
İster 1 aylığına gitsin, ister 1 yıllığına, Erasmus'tan döndükten sonra öğrencinin beğenilerinde gözle görülür bir değişiklik olacaktır. Sizler için burun kıvıracağı, bir daha asla beğenmeyeceği 12 şeyi toparladık. Hazırlıklı olun diye.
Japonlar ile aramız hep iyi olmuştur. Naif ve saygılı kişilikleri, çalışkanlıkları, iş ve siyaset ahlakları, kültürlerine olan bağlılıkları ve dünyaya sundukları birçok ürün, hizmet ve icat ile aslında Japonların tüm dünya ile arası iyi sanırız. İşte buna sebep olduğunu düşündüğümüz belli başlı şeyler. Listeyi 100 maddeye kadar uzatmak mümkün ama herkesin işi gücü var...
ABD'de Jack Russell Terrier cinsi Buddy adlı köpeğin, sahibinin 7 aylık minik kızına nasıl emeklemesi gerektiğini gösterdiği o anlar, saniye saniye görüntülendi ABD'nin Atlanta kentinde Jack Russell Terrier cinsi Buddy adlı köpeğin, sahibinin 7 aylık minik kızına nasıl emeklemesi gerektiğini gösterdiği o anların görüntüleri, internette büyük ilgi gördü. Video paylaşım sitesi Youtube'de yayınlanan bir video, 'köpek, insanın en iyi dostudur' sözünü hatırlattı.
Ciltte oluşan lekelerin tedavisi için her geçen gün yeni bir uygulama geliştirilmesi lekelerinden şikayet eden bayanlar için yeni umutlar doğuruyor. Özellikle de yeni duyulmaya başlanan lekeleri buzla yok etme uygulaması oldukça başarılı sağlıyor.Sirkeli Buz Kalıpları1 litre su1 yemek kaşığı elma sirkesi1 yemek kaşığı elma şırasıBütün malzemeleri karıştırdıktan sonra buz kalıplarına dökün, buzluğa veya derin dondurucuya koyarak dondurun. Her sabah olmak üzere günde bir sefer buz kalıbından bir adet alarak cildinize sürün. Güneş lekeleri üzerinde son derece etkili olan bu buz tedavisini sık sık uygulayın.Derin Lekeler İçin Buzla Leke Tedavisi2 tane salatalık1 çay bardağı limon suyuSalatalıkları soyduktan sonra rendeleyin. Püre haline gelen salatalıkların içine limon suyunu ilave edin ve buz kalıplarına dökün. Donan buzlardan her sabah 1 adetini alarak lekeli bölgelerinizde eritin, bilhassa derin lekeler için son derece etkili bir yöntemdir.haber kaynağı: 724saglik.org/estetik-güzellik
Göğüslerinizdeki sarkmaları şekillendirirken aynı zamanda sırtınızın da güçlenmesini istemez misiniz?Videodaki bu egzersizleri uygulayarak göğüsleriniz forma girecek ve sırt bölgenizdeki yağlanma da uçup gidecek.Düzenli beslenme ve bol su içmeyi de ihmal etmeden uygulayacağınız bu göğüs ve sırt bölgesi egzersizlerini düzenli bir şekilde uyguladığınız takdirde gözle görünür bir fark yaratabilirsiniz.videohaber kaynağı: 724saglik.org/fit yaşam
Yeşil Çay: Metabolizmayı güçlendirici etkisi vardır. Güçlü bir antioksidandır ve hızlı kilo vermeyi sağlar.Greyfurt: Greyfurt metabolizmayı hızlandırır ve kalori yakmada çok yardımcı olur. Greyfurt sizi uzun süre tok tutar, kan şekerini düzenler.Kahve: Bir fincan kahve canlılık verir bunun nedeni içindeki kafeindir. Kalp ritmini hızlandırır, kana daha çok oksijen alır ve daha fazla kalori yakmamızı sağlar. İçine şeker ya da tatlandırıcı koymak yerine tarçınla deneyebilirsiniz.Chia Tohumları: Chia tohumları lif omega-3 açısından zengin bir gıdadır ve iştahı bastırmasıyla bilinir. Chia tohumlarının yanına tatlı, salata, yoğurt ve yulaf ezmesi ekleyebilirsin..haber kaynağı: 724saglik.org/fit yaşam
Her şeyin çok hızlı başladığı, geliştiği ve sonlandığı bir dünyada yaşıyoruz. Multitasking (aynı anda birden fazla işi halletmeye çalışmak) çoğumuz için bu ritmi yakalamanın tek yolu olarak düşünülüyor. Arkadaşlarımızla açık büfe kahvaltı yaparken aynı zamanda e-postalarımızı gözden geçiriyor; ya da bir Excel dosyası üzerinde çalışırken bir yandan telefon görüşmesi yapıyoruz. Üstelik akıllı telefonların, tabletlerin ve dizüstü bilgisayarların hayatımıza girdiği günden bu yana, bunları çoğu zaman farkına bile varmadan yapıyoruz.Fakat şöyle bir sorun var: Psychology Today’de yer alan bir makaleye göre, insanlarınsadece %2’si bu şekilde çalışırken gerçek anlamda verimli olabiliyor. Kalan %98’imizse ne yazık ki çok yönlü çalıştığını zannederken aslında verimsiz bir şekilde bir işten diğerine atlıyor.Beyinlerimiz aynı anda birden fazla konuya odaklanmakta genellikle başarısız. Michigan Üniversitesi Psikoloji Departmanı öğretim üyelerinden Moore ve Weissman’ın çalışmalarına göre, beyin birden fazla işle karşı karşıya kaldığı zaman aşırı yükleme durumu ortaya çıkıyor.Moore ve Weissman’ın araştırmasına göre aynı anda birden fazla işle uğraşmaya çalıştığımız zaman, bilgiler tıkanmaya başlıyor ve dikkat, bir konudan diğerine atlatıyor. Kişi bu tip bir çalışmanın başta daha verimli olacağını düşünüyor; ancak bu çabanın sonunda elde edilen, genellikle yorgun bir beyin ve azalmış verim oluyor.Çalışma performansınızı arttırmak için ne yapabilirsiniz?Eğer siz de %98’lik çoğunluğa ait olduğunuzu düşünüyorsanız ve aynı anda birden çok iş yapmaya çalışmanın bir avantajını göremediyseniz, bunun yerine belirli bir zaman diliminde yalnızca bir şeyi üretmeye odaklanmayı deneyebilirsiniz. Bu sayede işlerinizi çok daha hızlı ve kolay bir yoldan halledebilirsiniz.Konsantrasyonunuzu arttırmak için aşağıdaki önerilere göz atabilirsiniz:Telefonunuzu bir kenara bırakınİster çalışırken, ister arkadaşlarınızla dışarıdayken sizi içinde bulunduğunuz andan koparacak bütün dikkat dağıtıcıları çevrenizden uzaklaştırın. Kullanmadığınız zamanlarda telefonunuzu yanınızdan uzaklaştırarak veya izlemiyorken televizyonu kapatarak bunu gerçekleştirebilirsiniz. Kısacası herhangi bir şey yaparken dikkatinizi başka bir yöne çeken ne varsa göz önünden kaldırmalısınız...
Her yıl yaz yaklaşırken bizi kendimizi ve hayat tarzımızı sorgulamaya iten, çok güçlü iki parçalı giysiye biz kadınlar “bikini” diyoruz. Şahsen benim kendisiyle çok uzun yıllar aşk-nefret ilişkim oldu. Ne zaman bikiniler vitrinlere çıksa yaz geldi diye bir yandan sevinir bir yandan da kilo, selülit gibi yersiz streslere girerdim...
Geçtiğimiz günlerde Crossfit aşkıyla bir barfiks kazası yaşamıştım. Bir kaç gün sonrasında yazarlarımızdan Onur Crossfit kazaları ile ilgili bir video paylaştı benimle. Komik ve acı verici Crossfit kazalarını izledikten sonra benim gibi crossfit kurbanı olabilecek diğer arkadaşlara uyarı mahiyetindeki bu videoyu paylaşmak istedim.Crossfit candır ama kazalara da çok müsaittir. Dikkat ediniz, güvenli yerlerde çalışınız. Yoksa benim gibi knee to chest denemeleri yaparken evin koridoruna asılmış bir barfixin tepesindeyken sırt üstü düşüp acile gidebilirsiniz.
Evde yapacağın bu pilates hareketleriyle sımsıkı karın kaslarına kavuştuğunda daha seksi görüneceksin. Muhtemelen daha önce Pilates hakkında övgü dolu yazılar okumuşsundur (sütun gibi bacaklar,güçlü karın kasları!) ya da belki ders alan arkadaşlarından abartılı sözler duymuşsundur. Konuya hâlâ kuşkuyla yaklaşıyorsan bu yazıyı dikkatle oku. “Pilates kaslarını güçlendirir, özellikle ufak kas gruplarını dengeli çalıştırır. Yelpazesindeki seçenekler sayesinde herkesin imreneceği uzun, ince ve sıkı bir vücuda sahip olursun” diyor. New York’taki Physicalmind Studio’nun sahibi Lauren Piskin. Haftada sadece iki kez, 60 dakikalık Pilates dersi almak bile abdominal dayanıklılığı arttırıyor. Bununla birlikte genel olarak tüm vücut kaslarını da güçlendiriyor. Sorun şu ki, bu avantajlar bazen epey pahalıya patlıyor. Haftalık birkaç seans (yataklı pilates makinesi Reformerile) yüzlerce liraya mal olabiliyor. Bu yüzden Piskin, bütün vücudunu çalıştıracak ve karnında bulunan iç kasları devreye sokacak, evde de rahatça yapabileceğin bir programhazırladı. İhtiyacın olan tek şey küçük bir Pilates topu. Piskin, “Top, makinede yaptığın hareketleri yaparken vücudunun gösterdiği direnci hissetmene ve makinede yapıyormuş gibi çalışma yapmana olanak tanır” diyor.Egzersiz planını haftada iki ya da üç kere uygulayabilirsin. Başlangıç olarak hareketleri 8-10 kez tekrarla. Aralarda mola vermemeye çalış, çok yorulursan soluklan ve devam et. Sırtüstü uzan. Dizlerini bük, bacaklarını zeminle 90 derecelik açı oluşturacak şekilde yukarı kaldır (tablet tab pozisyonu). Topu ellerinin arasına al, dirseklerini hafifçe bük. Göğsünü ve kollarını kullanarak topu avuçlarının arasında sık. Karın kaslarından destek alarak omuzlarınla birlikte kürek kemiklerine kadar yerden yukarı doğru kalk, bu arada kol ve bacakların tavana doğru yükselmeli. Birkaç saniye durduktan sonra kontrollü şekilde başlangıç pozisyonuna dön.
Başkalarının arkasından konuşmak kariyerini mahvedebilir, ilişkilerini bozabilir ve ismine leke sürebilir. Ancak dedikodunun o kadar da kötü olmayan (hatta faydalı bile olabilen) tarafları var. Neler mi? “Magazin sayfaları, Twitter ve Facebook sağolsun, dedikodunun ne kadar iğrenç olabileceğini hep birlikte görüyoruz. Gossip: The Inside Scoop kitabının yazarlarından, Northeastern Üniversitesi Sosyoloji ve Kriminoloji Bölümü’nden Profesör Jack Levin ise, “Dedikodu, iş ve sosyal çevremizle bağlantı kurabilmemizin önemli yollarından biridir” diyor. Kötü niyetle yapılanları saymazsak, istihbarat almanın ve aktarmanın hiçbir kötü tarafı olmadığı gibi, duygusal ve fiziksel anlamda kendini iyi hissetmene faydası bile var. Michigan Üniversitesi’nde yapılan bir çalışma da, dedikodunun insanlarla olan iletişimini güçlendirdiğini, ruh hâlini iyileştirdiğini ve stresi azalttığını ortaya koyuyor. Tabii düşüncesiz davranmadığın sürece… İşte güvenilir kaynaklardan öğrendiğimiz altın kurallar. Facebook profilinde yazanlardan daha fazlasını açık etmeyi kim ister? The Blame Game kitabının yazarı New Yorklu Psikolog Ben Dattner, küçük bir dedikodunun hızla yayılıp büyüyebileceğini söylüyor. Örneğin patronunun hakkında konuşuyorsan, sadece küçük bir detayla sınırlı kalmanda ve güvenilir bir arkadaşınla konuşmanda fayda var. Böylece daha büyük dedikoduların çıkıp patronun kulağına kadar gitmesini önlersin. Onun tuhaf yemek alışkanlıklarından bahsetmek çok zevkli olabilir ama asla çok kişisel bilgileri açıklama. Liposuction yaptırdığı ya da boşanmanın eşiğinde olduğu gibi. Özel ama olumlu olan haberleri yaymak (en iyi arkadaşının hamile olduğu ya da ofisten birinin terfi ettiği haberi gibi), sosyal çevrenle olan bağının sıkı olduğunu gösterir. Bir artısı daha var: Arkadaşının haberi kendi veremeyeceği durumlarda, ona destek olmuş olacaksın. Dattner, sadece iyi haberi bilen tek kişi olup olmadığına dikkat etmeni öneriyor. Ona şöyle diyebilirsin: “Senin adına çok heyecanlanıyorum! Bu gizli bir bilgi mi, yoksa duyurmaya başlayalım mı?” Gerçekten iş hakkında olduğu (örneğin ofis arkadaşının kötü kokan nefesi ya da berbat saç kesimiyle ilgili olmadığı) sürece, bazı ofis dedikoduları sana fayda sağlayabilir. Gossip kitabının yazarı Joseph Epstein, “Küçük dedikoduların sosyal değeri büyüktür. Ortaya iyi ve sosyal anlamda değeri olan bir laf atarsan, sana geri dönüşü mutlaka iyi olacaktır” diyor. İş arkadaşlarından birinin Amerika’daki ofise transfer olduğunu öğrenirsen hiç durma; detayları paylaşmaya başla. Belki de bir fırsat yakalaman için sana da bir kapı açılır. Patronunu sektörle ilgili aydınlatmak ya da personelle ilgili bilgi vermek de, onun gözündeki yerini sağlamlaştıracaktır. Araştırmalar, dedikodunun düzgün yapıldığında ve bir grup sınırları içinde kaldığında son derece etkili olduğunu gösteriyor. Eğer bir arkadaşına bir konuda uyarıda bulunmanın zamanı geldiyse, bunu ortak arkadaşlarınızın yanında onu şikâyet eder gibi konuşarak yapma. Örneğin elbiseni lekeli olarak geri verdiğini ya da senden aldığı borcu hâlâ ödemediğini doğrudan söylemek yerine, bunu ekstra bir bilgi gibi paylaş: “Esra’nın düğününde Gülten’in giydiği elbise muhteşemdi. Bu arada Esra’ya ortak hediye almıştık ama Gülten bana para vermeyi unuttu herhalde…” Aynı zamanda arkadaşlarını da böylesi dedikodulardan koruyabilirsin. Levin, “İnsanlar sosyal çevresinde konuşulacağını bildiği zaman olumsuz davranışlardan daha uzak durur. İster inan ister inanma; davranışları denetlemek söz konusu olduğunda, dışlanma korkusu adaletin kılıcından daha caydırıcıdır” diyor. Eğer çeneni tutamıyorsan (insanlık hâli), ağzından çıkan sözleri iyi seç. Bir kadın hakkında dedikodu yapacaksan, hiç değilse anlattığın kişi bir erkek olsun. Knox College’ın araştırmalarında, insanların kendi cinsinden biri hakkında anlatılanlara daha fazla kulak kabarttığı ortaya çıkmış. (Muhtemelen kendi deneyimlerimiz hakkında bize faydalı ipuçları verebildiği içindir.) Dolayısıyla erkek arkadaşına bir kadının dedikodusunu yaptığında, muhtemelen sağda solda bunu anlatmayacaktır. Bir erkek hakkında sağlam bir dedikodun mu var? Bu durumda onu kız arkadaşlarınla paylaş. Anlatırken insanların beden diline de dikkat et. Gözlerini kaçırıyor, dudaklarını sıkıp geriliyorlarsa, bunları pek duymak istemediklerini anlayabilirsin. O zaman gevezeliğe bir son verip sohbeti daha hoş bir konuya çevir. Elbette en iyisi, bu tarz tepkilere yol açabilecek bir dedikoduyu kendine saklaman olur. Seninle ya da bir tanıdığınla ilgili çirkin bir iftirayı susturman gerektiğinde, bunu en hızlı şekilde yapmanın yolları:
Vajinasından çıkardığı boya kapsülleriyle resim yapan İsviçreli sanatçı Milo Moiré Basel’de yine olay yarattı. Geçtiğimiz Nisan ayında çok konuşulan bir sanat performansına imza atan Milo bu kez Basel Resim Festivali’ne çırılçıplak gelerek adından yine söz ettirmeyi başardı. Vücudunun çeşitli bölgelerine o bölgeye giyilen kıyafet isimlerini yazan Milo’ya müdahale festivalin görevlileri tarafından yapıldı. Sanatçının festivale çıplak girmesi ise yasaklandı.