Evlenmeden Mutlaka Yaptırın
Düğün hazırlıklarınız başladı, check-listinize her gün yeni bir tik atıyorsunuz ancak bu esnada cildinizin sesine kulak verdiniz mi?Tüm hazırlıklar planlandığı gibi gidiyor; gelinlik alındı, mekan tutuldu, davetiyeler basıldı, organizasyon firması hayalinizdeki düğün için hummalı bir şekilde çalışıyor. Peki siz kendiniz için neler yapıyorsunuz? Gecede tüm gözler sizin üzerinizdeyken canlı, sağlıklı, aydınlık bir cilt, formda bir bedenle kuşkusuz kendinizi daha özgüvenli ve rahat hissedersiniz. Düğün gününüz yaklaşırken diğer işlere dalıp kendi sağlığınız ve güzelliğiniz için yapmanız gerekenleri es geçmeyin ve ışıltınızla gözleri kamaştırın.Her kadın sağlıklı ve ışıltılı bir cilde sahip olmak, güzel görünmek ister hele ki düğün gibi özel bir güne hazırlanırken daha da özenli davranır diyen Estetik Dermatolog Yrd. Doç. Dr Melisa Eczacıbaşı 'evet' demeden önce cildiniz için uygulayabileceğiniz işlemlerden bahsetti:Straplez gelinlik için peeling'Düzenli olarak cilt bakımı yaptırmak ve cilt temizliğine önem vermek gerek ama düğünden yaklaşık 2-3 ay önce hücre yenilenmesini sağlamak ve cildi canlandırmak için cilt bakımına başlamak yararlı olur. Bu süreçte en etkili yöntemlerden biri peelingtir. Çoğunlukla meyve asitlerinin kullanımıyla uygulanan peeling işleminde cildin üst tabakasında birikmiş partiküller, ölü deri hücreleri temizlenerek derinin yenilenmesi sağlanır. Yüz, boyun ve dekolte bölgesine uygulanabilen peeling sonucunda yenilenmiş ve canlı bir cilde sahip olacak ve gönül rahatlığı ile straplez bir gelinlik giyebileceksiniz. Haftada bir ya da iki kez olmak üzere toplamda 4-6 seans uygulama ile ciltte pürüzsüz ve yumuşak bir görünüm elde edildiği gibi siyah noktalardan, güneş lekelerinden, sivilce ve aknelerden de arınma sağlanır. Uygulama sonrasındaki birkaç saat ciltte hafif kızarıklık, bir-iki gün süresince de soyulma görülebileceği için gelin adaylarına düğünden en az bir iki hafta önce seanslarını tamamlamış olmalarını öneririm.'Mutlulukla gülümseyinDüğün gününüzün en özel anlarını ölümsüzleştirecek olan fotoğraflarda yüzünüzde kocaman bir gülümseme varken cildinizin de pürüzsüz bir görünümde olmasını istiyorsanız en pratik çözüm botox diyen Dr. Melisa Eczacıbaşı şu bilgileri veriyor: 'Özellikle gülerken göz ve ağız çevresindeki, alın ve kaşlar arasındaki çizgiler belirginleşir. Yüzünüzden oluşan kırışıklıklardan herhangi bir ağrı ve acı hissetmeden, 30 dakika gibi kısa süreli bir işlemle kurtulabilirsiniz. İstenilen bölgeye çok ince uçlu enjektör ile enjekte edilen botox ilacı kasların hareketlerini azaltarak katlanmaya bağlı oluşan çizgileri engelliyor. Böylece yüz ifadesinde daha genç ve olumlu bir etki yaratılıyor. Yüzün değişik bölgelerinde hacim azalmaları veya derin çizgiler olabilir, mesela burundan dudak yan taraflarına uzanan ve yüzü daha yaşlı gösterebilecek nazolabial çizgiler, yanak bölgesinde hacim azlığı veya dudakların aşırı ince olması durumunda yine tek seansta ortalama 15 dakika uygulama sayesinde bu istenmeyen görüntüler bertaraf edilebilir. Botoxun etkisi 7 gün sonra görülmeye başlandığı için gelin adayları bir hafta önce işlemi uygulatıp düğün gününde objektife rahatça gülümseyebilir. Ancak peeling ile botox uygulaması arasında 1 hafta süre bırakılmalıdır.'
Corona Kâbusu Yayılıyor
Suudi Arabistan'da 17 kişinin aynı gün ağır akut solunum yolu yetersizliği sendromu (SARS) hastalığının türevi olan corona virüsüne yakalandığı, bunlardan 2'sinin hayatını kaybettiği bildirildi. Sağlık Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, dün Cidde'de 2'si yabancı uyruklu 7, Riyad'da 6, Medine'de 3 ve Tebuk'ta 1 yabancı uyruklu olmak üzere 17 kişinin corona virüsüne yakalandığı, bunlardan 2'sinin hayatını kaybettiği belirtildi. Açıklamada, hayatını kaybedenlerin Suudi Arabistan vatandaşı oldukları ve birinin Cidde'de diğerinin de Riyad'da ikamet ettiği kaydedildi. İlk kez bir günde ülkede 17 yeni corona virüsü vakasıyla karşılaşıldığı bildirilen açıklamada, şimdiye kadar ülkede corona virüsüne yakalananların sayısının 261'e, ölenlerin ise 81'e yükseldiği ifade edildi. AA
Birbirinden Yaratıcı 23 Meyve Sanatı Fotoğrafı
Sağlık ve enerji deposu meyveleri hiç böyle görmediniz. Meyveler, yaratıcı ellerde çok farklı şekillere bürünebiliyor. İşte sizin için seçtiğimiz birbirinden yaratıcı 23 meyve sanatı fotoğrafı. Bu sevimli meyveleri yemeye kıyamayacaksınız.
Hamilelikte Stresin Bebeğe Etkileri
Hormon değişiminden kaynaklanan duygusal dalgalanmalar her anne adayını ciddi şekilde etkiler. Gebe kadınlar bu süre içinde bazı öfke nöbetleri geçirebilirler. Aşırı duyarlı ve hassas olan anneler gereksiz yere strese girerek bebeklerinin de bu durumdan etkilenmelerine neden olurlar.Stresli bir hamilelik sürecinde bebek için var olan tehlikeler bebeğin düşmesi ile sonuçlanabilir. Aynı zamanda erken doğumda stresin nedenlerinden biridir. Bebeklerde doğumdan sonra görülen zeka geriliği ve hiperaktiflik annenin gebelik süresince stres altında olmasının nedenlerinden biridir.
Crop Tops Bluz Modası
Bir kaç sezondur devam eden kısa üstler, 2014 İlkbahar Yaz sezonu nda da moda. Aslına bakarsanız her 10 yılda bir, ara ara moda olduğunu söyleyebiliriz. En son 2000′li yılların başında, Britney Spears’ de gördüğümüz halter yakalı kısa üstler ve düşük belli pantolonlar bu sezon kendini, bustiyer ve kısa tshirtler le birlikte kullanılan yüksek belli pantolon ve;
Reklam
Göz Halkalarına 12 Bitkisel Çözüm
Soyulmuş ve göz altı boyutunda ince dilimler halinde kesilmiş  patatesi 10 dakika boyunca kapalı göz kapaklarınızın üstünde bekletin. Sonuç almak için en az haftada 3 kez tekrarlayın. Her uygulama sonrası ılık su ile gözlerinizi yıkayın.
Reklam
Aşırı Stres Beyin Dokusunu Değiştiriyor
ABD'li araştırmacılar, fareler üzerinde yaptıkları deneyler sonucu aşırı stresin beyindeki değişimlerle doğrudan bağlantılı olduğunu ortaya çıkardı. Strese neden olan genlerin işleyişi daha iyi anlaşılarak, zihinsel hastalıklara yeni tedaviler geliştirilebilir.Bilim insanları, stresin neden olduğu DNA değişimlerinin beyindeki değişimlerle bağlantılı olduğunu tespit etti. Aşırı stres altında kalan ve huzursuzluk belirtisi gösteren farelerin kanında yaşanan DNA değişimleri ile beyin dokularındaki değişimler arasında bağlantı olduğu anlaşıldı.Johns Hopkins Tıp Okulu'nda gerçekleştirilen deneylerde, araştırmacılar genlerin temel DNA dizilimlerini değiştirmeden fonksiyonlarını etkileyen 'epigenetik değişikliklere' dair ilk kesin delili bulduklarını açıkladı. Kanda tespit edilebilen epigenetik değişikliklerin, beyin dokularındaki değişimlere ayna tuttuğu ve psikiyatrik hastalıkların da izlerini sakladığı ifade edildi. Psychoneuroendocrinology dergisinde yayımlanan araştırmada, depresyon, bipolar rahatsızlık ve travma sonrası stres bozukluğu rahatsızlıklarıyla ilgili olan FKBP5 genine yönelik epigenetik değişimler mercek altına yatırıldı. Bilim insanları buna rağmen stres seviyesinin kanda neden olduğu değişimle beyin dokularını etkileyen 10'dan fazla gen tespit ettiklerini belirtti. Araştırmada yer alan Johns Hopkins Üniversitesi Psikiyatri ve Davranışsal Bilim Bölümü'nden Richard S. Lee, 'İnsan odaklı birçok araştırma, hastalıklara neden olan birçok epigenetik değişimlerin beyinde meydana geldiğini savunuyor. Ancak beyine ulaşmak ve incelemek ne kadar zorsa, aynı değişimlerin yaşandığı kana ulaşmak bir o kadar kolay' ifadesini kullandı. Lee, 'beyindeki değişimleri anlamak için kanı kullanabildiklerini ve kanın zihinsel hastalıkların tespiti, yeni tedavilerin geliştirilmesi ve bu tedavilerin test edilmesi için de kullanılabileceğini' söyledi. Tahminler doğru çıktı Yapılan deneyde, ana stres hormonu olarak bilinen kortizolun aşırı üretilmesine neden olan cushing hastalığı taşıyan fareler gözlemlendi. FKBP5 geninde değişimin tetiklenmesi için farelerin suyuna dört hafta boyunca değişik dozlarda stres hormonu eklendi. Her hafta kanlarındaki değişim ölçülen farelerin beyinler, ay sonunda parçalara ayrılarak incelendi. Araştırmacılar özellikle, fareler ve insanlarda hafızanın şekillenmesi, bilgi depolanması ve örgütlenme yeteneğini ilgilendiren hipokampus bölgesinin kortizolden ne kadar etkilendiğini inceledi. Araştırmalar, farelerin aldığı stres hormonu arttıkça kan ve beyindeki epigenetik değişimlerin bir o kadar arttığını ortaya koydu. Yine de stres hormonuyla epigenetik değişimlerin farklı özellikleri, kan-beyin ilişkisinde soru işaretleri de doğurdu. Lee, stres hormonu arttıkça FKBP5 geniyle tetiklenen RNA'ların depresyon seviyesiyle arttığını belirtti. Ancak RNA seviyesi zamanla veya hormon seviyesinin azaltılmasıyla normale dönerken, epigenetik değişimler kalıcılığını sürdürüyor. Araştırmacılar, epinegetik değişimlerin bu özelliğinin, salgılanan ortalama stres hormonu ve bu durumda oluşacak RNA miktarının anlaşılmasında yol gösterici olacağını belirtti. Kaynak: Psypost.com|Al Jazeera
Eskimeyen  10 Anne Tribi
Anneler Günü yaklaşırken anne triplerini hatırlamanın tam vakti...Anneler Günü hediyesi için doğru tercih yapmazsanız veya onuolur da kızdırırsanız alacağınız tepkilere hazır mısınız?İşte en meşhur anne tripleri;
Reklam
Doya Doya Bakılacak 12 Erkek
etiket
Kimini dudağından, kimini gözünden, kimini düşündüren zeki sözünden... Ama bir de hepsinin birleştiği erkekler var ki... Bak, bak, bak, bak doyamadık inanın. İşte muhtemelen gülüşlerini, bakışlarını, hatta kafa sallayışlarını gördüğünüzde kafanızı çevirip gidemeyeceğiniz, kilitlenip kalacağınız 12 nefes kesici erkek.
Bir Zamanlar Dünyada Cirit Atan 15 Güzelim Hayvan
Onlarda bir zamanlar dünyamızın güzide hayvanlarıydı. Kırlarda doyasıya gezer, Sauroposeidon kovalar, 250 desibellik sesleriyle şarkılar söylerlerdi. Ama artık yoklar.  Bu galeri onları tekrar hatırlamamız ya da tanımamız ve varsa ruhlarına bir dua okumamız için yapılmıştır. Doğal denge içerisine girdiğimizden beri dünyaya verdiğimiz zarar sonucu yani bizim anti-ekolojik über çalışmalarımız ile nesilleri tükenen hayvanları görerek bir zamanlar nefes alan bu canlılara verdiğimiz zararı tekrar görelim.
Reklam
Aşırı Kahve İçmenin 8 Zararı
Bir önceki yazımda 'Kahve İçmek İçin 11 Nedeni' sizlere sunmuştum.Kahve içmenin keyif verici ve yorgunluk,dikkat dağınıklığı gibi sorunlara geçici çözüm olduğu doğrudur.Ama fazla kahve içmek bu kısa sürede verdiği faydaları yok eder ve zarara dönüştürür.İşte çok kahve içmenin verdiği zararlar;
Müzik Meraklısına Görülmesi Gerekli 8 Yer
Londra, Abbey Road’da yürüyüp, Paris’te Jim Morrison’ın mezarını ziyaret ettiniz mi? O zaman Avrupa’da gizli kalmış müzik mabetlerini tavaf etmenin vakti gelmiştir. Bu araştırmayı Busabout (nereye gitmek istediklerine, nerede yaşamak istediklerine kendi karar veren özgür ruhlu gezginler) yapmış. Bir çok turist The Beatles’ın Abbey Road albümün canlandırmak için çaba harcıyor. Yine bir çoğu da Jim Morrison’ın Paris’teki mezarı başında içip sarhoş oluyor-du, artık korumalar buna izin vermiyor. Morrisson’ın mezarına doğru yolu gösteren diğer mezar taşlarına yapılan grafitileri bekçiler her gün silmek zorunda kalıyordu. Ki bu mezarlıkta Oscar Wilde, Edith Piaf gibi bir çok ünlü ismin ebedi uykularında olduğunu biliyoruz. O zaman neden kalabalıktan uzaklaşıp biraz da alt kültürün mekanlarını keşfe çıkmıyoruz? 1. John Lennon’ın Barış, Aşk ve Müzik Tapınağı – Rusya Kolya Vasin, Rusya’daki en büyük Beatles hayranı. 1964’ten beri, yani hem Beatles müziğinin, hem de grubun saç kesiminin memleketinde yasaklandığı günlerden beri, sabahtan akşama kadar Beatles dinlediğini iddia ediyor. Sovyetler Birliği’nin çökmesi ardından Muhteşem Dörtlü’ye olan aşkını artık gizlemek zorunda kalmamış. St. Petersburg’da onların anısına bir tapınak yapmış. Puskinskaya’da, küçük bir odada, dünyanın dört bir yanından topladığı binlerce Beatles hatırasını biriktirmiş, sergiliyor. Bu malzemelerden bazıları zamanında sınırdaki X-ray’lerden dahice kaçırılıp ülkeye sokulmuş ve daha sonra plak formatına sokulmuştur. 2. The Rolling Stones’un Exile On Main St malikanesi “Nellcôte” – Fransa 1971 senesinde, The Rolling Stones elemanları, İngiliz Hükümeti’ne borçlu oldukları, gelirlerinin yüzde 93’ünü vermemek için sürgün hayatını seçmişti. Keith Richards’ın Fransız Rivierası’ndaki evine, Nellcôte’e gittiler. Exile On Main St. albümünün neredeyse tamamını bu evin rutubetli, karanlık bodrumunda kaydettiler. Ortaya çıkan sound üzerine Richards daha sonra “yapılmış ilk grunge albümüdür” diyecekti. Bu ev grubu ziyaret eden ünlüler için cennet gibiydi. Bir rivayete göre bir gece Richards’la çok içen John Lennon evin önündeki merdivenleri kusmuk içinde bırakmıştı. Elbette keyif verici madde satanlar için de bulunmaz bir mabetti, ta ki Fransız polisi olaya ayana kadar. 10 Louise Bordes Avenue, Villefranche-sur-Mer adresinde yer alan bu mabedi gidip ziyeret edebilirsiniz, ama şu anda malikaneye sahip olan Rus milyarderlerin sizi içeri sokmasını beklemeyin. 3. Erovizyon Birincisi Lordi Meydanı – Finlandiya Erovizyonu kazanan ilk ve şimdilik tek Finlandiya’lı grup, hard rock canavarları Lordi kendi memleketlerinde çok meşhur. Yüzlerini pulların üstüne görebilirsiniz, kendi çizgi roman, film ve hatta farklı aromalarda üretilen alkolsüz içecekleri bile var. Grubun eli baltalı solisti Bay Lordi’nin doğduğu yer olan Rovaniemi Kasabası’ndaki meydana da, onun şerefine adları verilmiş. Elemanların betona bıraktıkları el izleri bir duvarın dekoru haline gelmiş. Serinletici bir Lordi Kolası içerken, onların kalıbıyla karşılaştırıp kendi elinizin ne kadar küçük olduğuna bakabilirsiniz. 4. ABBA Müzesi – İsveç Elbetteki Liverpool’da George Harrison’ın ilk gitarı, John Lennon’ın ikonik gözlüklerinin sergilendiği ve Julia Lennon tarafından The Beatles’ın hikayesinin anlatıldığı bir sergi açılacaktır. Herkes böyle bir sergiye gider. Stockholm’deki Djurgården bulunan İsveç’in Music Hall Of Fame’inde de ABBA Müzesi var. Böyle bir müzede grupla ilgili görmek isteyeceğiniz her şeyi bulabilirsiniz. Kostümler, altın plaklar, Benny Andersson’ın piyanosu, Polar stüdyosundayken kullandıkları mix masasını görebilir, grubun 5. üyesi olarak bir interaktif hologram tecrübesi bile yaşayabilirsiniz. 5. David Bowie ve Iggy Pop’un apartman dairesi – Almanya 1976’dan 78’e kadar David Bowie ve Iggy Pop; 155 Haupstrasse, Schonenberg’deki apartmanda yaşamışlardı. Bowie Berlin’e hem şehirden, hem de burada yapılan müzikten etkilendiği için taşınmıştı. Taşınmasının bir başka nedeni de uyuşturucudan uzak durabilmekti. Almanlar o kadar nazik insanlardı ki, henüz şöhretinin doruklarına ulaşmamış Bowie’ye öyleymiş gibi davranıyorlardı. Hatta öyle ki; hayranları Bowie’yi gittiği plak dükkanına kadar takip edip, içeri girdiği zaman peşini bırakacak kadar kibarlardı. Bowie çıktıktan sonra dükkana girip onun aldığı albümlerin aynısını sipariş eden kişilerden bahsediyoruz. Evlerinin bir kaç bina ötesinde, Neues Ufer vardı. Burası Bowie ve Pop’un hep takıldıkları, Avrupa’da açılmış olan ilk gay barlardan biriydi. Yine kibarlıklarından olsa gerek, bu bara giderseniz sadece Bowie’yle çekilmiş bir fotografı görebilirsiniz. Hepsi bu! 6. Sigur Rós’un Reykjanes Yarımadası – İzlanda Sigur Rós’un ‘Glósóli’ videosu, turistler için reklam filmi niyetine. “İzlanda’ya gelin, sıcak su kaynaklarını, rüzgarlı lav sahalarını görün, yosunla kaplı kayaların üstünde dinlenin.” Bu video, üçünden elektriğin üretildiği, bir çok jeotermal bölgenin olduğu Reykjanes Yarımadası’nda çekilmişti. Volkanik kraterler ve lagünler kadar görmek isteyeceğiniz bir diğer şey ‘Glósóli’nin zirvesini çerçeveleyecek falezlerdir. Reykjanesviti’den ülkenin en eski fenerini gören muazzam manzaraya da buradan bakabilirsiniz. 7. Black Metal’in Yaktığı Kilise – Norveç Fantoft Stave Kilisesi 1150 yılında yapılmıştı. Tahrip edileceği düşünüldüğünden 1883’te parça parça Bergen’e taşınmıştı. Yine de black metal’den kurtulamadı. 1992’de, death metal grubu Old Funeral’dan ayrılıp Burzum’a geçenlerin çetesi Varg Vikernes tarafından yakılan ilk kilise bu oldu. Kiliseden arta kalanlar Burzum’un EP’si Aske’ın kapağını süsleyecekti. Grup bastıkları ilk 1000 kopyanın yanında çakmak da verdi. Neredeyse orijinal gibi restore edilen kiliseyi, sabah 10:30’dan akşam 06:00’a kadar ziyaret edebilirsiniz. 8. Serge Gainsbourg’un Aşk Evi – Fransa Paris’te, 5 bis Rue de Verneuil’de bulunan ve Serge Gainsbourg’un 1969’dan ölene kadar, yani 1991 senesine kadar yaşadığı ev onun anısına türbe haline getirildi. Hayranları tarafından grafitilerle süslenen evin dış duvarında oldukça etkileyici portreleri de görmek mümkün. Bu arada evin içine neredeyse hiç dokunulmamış. Etrafta hala kültablaları ve polis rozetleri, silahlar, Fransa’nın dört bir yanından toplanmış kurşunlar gibi tuhaf koleksiyonlar duruyor. Duvarlarında ona ilham veren; birlikte şarkı söylediği, aşık olduğu kadınların fotografları asılı. Brigitte Bardot, Jane Birkin, Charlotte Gainsbourg gibi. Sadece piyanoları ve patlayan konserveler evden çıkarılmış. Sakızları ve naneli şekerleri gibi yatağının üstüne serptiği çiçekler bile, kurumuş olsalar da, hala evin içinde, bıraktığı yerde duruyor. Kaynak: fasterlouder | Eksen
Reklam
Makyajla Yakışıklı Bir Erkeğe Dönüşen Kız
Makyaj çağımızın en büyük illüzyonlarından biri. Ortalama bir kadını bile bir Victoria's Secret mankenine çevirebiliyor. Ama makyaj yapma konusunda bir sihirbaz olmanız lazım. Videodaki kız ise bu işin sanatını konuşturuyor. Ve makyajla kendisini yakışıklı bir erkeğe çeviriyor.
Her Şey Bahane Kahve İçmek Şahane Dedirten 11 Neden
Seul Ulusal Üniversitesi’nden araştırmacıların fareler üzerinde yaptığı bir deneye göre az uyku nedeniyle strese giren fareler kahve aromasına maruz kaldıklarında, beyinlerinde bu strese bağlı olarak oluşan proteinde de bir değişim yaşanıyor.
Makyaj Uzmanlarının Sırları
Makyaj uzmanlarının estetik makyaj yapma yöntemlerini uygulayarak adeta bir tabloya dönüştürdükleri kadın yüzleri için çeşitli sırları bulunmaktadır. Göz renginizin ortaya çıkmasını istiyorsanız siyah eyelinerı bir kenara bırakın. Siyah rengin küçültme ve kapatma gibi etkisi vardır. Göz renginize uygun eyeliner belirleyerek gözlerinize canlılık katmalısınız. Gri, yeşil, bordo gibi eyeliner renkleri ile daha büyük gözlere sahip olabilirsiniz. Eyeliner sürerken gözlerinizin tam üzerine değil de tam olarak uç kısmına uygularsanız gözleriniz çok daha büyük gözükür.
Reklam