Güzelliğin, Dünyanın Her Yerinde Olduğunu Gösteren 34 Fotoğraf
29 yaşındaki Romanyalı fotoğrafçı Mihaela Noroc, bir günişinden istifa edip dünyayı gezmeye karar verir. “The Atlas of Beauty” adındabir proje başlatır. Kamerasını ve çantasını sırtlanıp yola koyulur ve gittiğiher yerde kendi doğal kültürlerini yansıtan yüzlerce kadını fotoğraflar.Şimdiye kadar 37 ülke gezmiş olan Mihaela; “güzellik her yerdedir ve kozmetikleveya ölçülerle değil, kendiniz olmanızla ilgilidir” diyor. Aynı zamanda küreselmoda akımlarının bizleri aynı ve tekdüzeleştirmeye çalıştığını, ama insanlarınasıl birbirinden farklı olduğu için güzel olduğunu da söylüyor. İşte The Atlas ofBeauty’den alınmış bazı örnek fotoğraflar. Daha fazlası için Mihaela Noroc'un şuradaki adreslerine ulaşabilirsiniz: http://theatlasofbeauty.tumblr.com/  https://www.facebook.com/MihaelaNorocPhoto?fref=ts
İstanbul Barajlarının Doluluk Oranı Yüzde 100'e Yaklaştı
İstanbul'a su sağlayan barajların doluluk oranı, son 5 yılın en yüksek seviyesine ulaşarak yüzde 100'e yaklaştı.İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ) verilerinden derlenen bilgiye göre, kente su sağlayan ve toplam 863 milyon 770 bin metreküp su tutma kapasitesine sahip barajlardaki mevcut su hacmi, yağmur ve kar yağışlarıyla artışını sürdürüyor.Barajlardaki su miktarı, geçen yıl şubat ayında yüzde 31,32 iken, bugün itibarıyla yüzde 94,30 olarak ölçüldü.Geçen yıl martta 32,19, nisan'da 32,52, mayısta 28,57, haziranda 25,32, temmuzda 21,33, ağustosta 17,23, eylülde 19,05, ekimde 27,62, kasımda 39,47, aralıkta 53,02 olan barajlardaki su miktarı, bu yıl ocak ayında 86,24 olmuştu.Şubat aylarına bakıldığında son 10 yılın en iyi 3. rakamı yakalanırken, 17 Şubat tarihleri dikkate alındığında barajların doluluk oranı 2010'da 96,72, 2011'de 90,89, 2012'de 83,30, 2013'te 82,06, 2014'te 30,72 şeklinde gerçekleşmişti.Su sağlayan 10 barajdan 3'ü yüzde 100 doluKente su sağlayan Kazandere, Darlık ve Istrancalar barajları, bugün itibarıyla yüzde 100'lük doluluk oranına ulaşırken, diğer 6 baraj da yüzde 90'ın üzerinde doldu. Sazlıdere ise yüzde 90'ın altında kalan tek baraj oldu.İstanbul'a su sağlayan barajlardaki doluluk oranları şöyle: Ömerli 99,75Terkos 98,83B.Çekmece 94,45Darlık 100,00Sazlıdere 62,38Alibey 99,45Istrancalar 100,00Pabuçdere 92,00 Kazandere 100,00Elmalı 94,46  AA
Dicle Nehri Dere Oldu
Dicle Vadisi’nden geçen Dicle Nehri’nin çıkış noktasından Bismil ilçe sınırlarına kadar olan kısmı, üzerine kurulan barajların su debisini düşürmesi nedeniyle “nehir” statüsünden “dere” statüsüne alındı. Bu değişiklik ile nehrin kıyı kenar çizgisine 50 metre mesafeye kadar betonlaşmasının önü açılıyor.Dicle Nehri’nin çıkış noktasına kurulu bulunan Kralkızı ve Dicle hidroelektrik barajlarının nehrin debisinin düşürmesinden kaynaklı, Diyarbakır kent merkezinden geçen bölümünü de kapsayan yaklaşık 60 kilometrelik kısmı, nehir statüsünden çıkarılarak dere sayıldı.Bu statü değişikliği de Dicle’nin şehir içinde kalan bölgesi olan Dicle Vadisi’nin “kıyı hakkı”ndan mahrum bırakılmasına yol açıyor. Yani nehrin dereye dönüştürülerek, “kıyı hakkı”ndan mahrum bırakılmasıyla nehrin 60 kilometrelik bu bölümünün kıyı şeridinde 50 metreye kadar yapı inşa edilebilecek. Böylelikle de nehrin çevresi yasal olarak da betonlaşmaya açılmış oldu.Nehrin “dere” statüsünde olduğu Devlet Su İşleri (DSİ) 10. Bölge Müdürlüğü’nün konuya dair Orman ve Su İşleri Bakanlığı DSİ Etüt, Planlama ve Tahsisler Dairesi Başkanlığı’na yazdığı yazıya verilen yanıtla ortaya çıktı. DSİ 10. Bölge Müdürlüğü, 12 Aralık 2014 tarihinde Bakanlığı yazılan yazı ile Dicle Nehri’nin Diyarbakır-Bismil ilçesi ile nehrin çıkış noktasında kalan yaklaşık 60 kilometrelik bölümünün resmi statüsü ve isminin ne olduğunu sordu. Bakanlığa bağlı Müdürlükçe 3 Şubat 2015 tarihinde verilen yanıtta, konu ile ilgili yapılan incelemeler sonucunda nehrin söz konusu bölümün “Kıyı Kanunu Uygulanmasına Dair Yönetmelik” ekindeki akarsuların “nehir” tanımına girmediği dolayısıyla “dere” statüsünde sayıldığı kaydedildi.Vadinin su kaynakları, üzerinde 3 HES projesinin hayata geçirilmesiyle azaltılırken, HES’leri 2013 yılında, bölgenin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın onayıyla “Yapı Rezerv Alanı” ilan edilerek, yapılaşmanın önünün açılmak istenmesi izlemişti. Bu iki karara kamuoyundaki tepkiler devam ettiği sırada ise İl Toprak Koruma Kurulu’nun vadideki 7.000 dönümlük alanı “tarımsal” nitelikten çıkardığı yönündeki karar eklenmişti. Ancak HES projeleri durdurulup, mahkeme tarafından da “Yapı Rezerv Alanı” kararına ilişkin de iptal kararı verilirken, İl Toprak Koruma Kurulu’nun alanın tarım arazisi niteliğinden çıkarılması yönündeki kararı hala bakanlıkta beklemekte. DİHA ve Zete
En Güler Yüzlü Selfie'ler Güneydoğu ve Ege'den
Son yılların mobil iletişimdeki en büyük trendlerinden bir tanesi hiç kuşkusuz selfie’ler. “Selfie” kelimesi öylesine çok tartışmaya konu oldu ki, sonunda geçen yıl hem İngilizcede hem de “özçekim” olarak Türkçede resmen sözlüklere dahil edildi. HTC’nin Somera ile işbirliği yaparak gerçekleştirdiği “Türkiye’de Selfie Araştırması” ise bu alanda yapılan en kapsamlı yerel projelerden biri olarak öne çıkıyor. Araştırmada son üç ayda Instagram'da paylaşılan 70 bin #selfie etiketli paylaşım taranırken, bunlardan anlamlı bulunan yaklaşık 3500 tanesi analistler tarafından değerlendirmeye alındı. Çalışmaya 7 bölgeden tüm iller dahil edilirken, analizde coğrafi bölgeler ve cinsiyetler arası farklar öne çıkarıldı. Araştırmaya göre Türkiye’de erkeklerin selfie’ye olan ilgisi ön plana çıkarken, en güler yüzlü selfie’lerin Güneydoğu Anadolu ve Ege Bölgesi’nden paylaşıldığı ortaya çıktı.HTC, Türkiye’nin selfie’sini çekti. HTC Türkiye, global bir mobil trend olan selfie (öz çekim) olgusunun Türkiye’de nasıl yaşandığını ortaya koymak üzere, Somera araştırma şirketiyle işbirliği içinde selfie’lerin en yoğun olarak paylaşıldığı sosyal paylaşım sitesi Instagram üzerinde bir araştırma gerçekleştirerek, ülkenin selfie haritasını çıkardı. Türkiye’deki tüm bölgelerin ve illerin dahil edildiği, bölgeler ve cinsiyetler arası farkların ortaya çıkarıldığı araştırmada, ilginç sosyolojik bulgular elde edildi.HTC’nin Somera ile işbirliği yaparak gerçekleştirdiği “Türkiye’de Selfie Araştırması”nın sonuçlarının açıklandığı basın toplantısına, HTC Türkiye Ülke Müdürü Canan Taşar’ın yanı sıra, teknoloji ve sosyal medya üzerine yazılarıyla tanınan Serdar Kuzuloğlu ve dünyaca ünlü yıldızlar Miley Cyrus, Bruno Mars, Rita Ora, Nicole Scherzinger’in stilistliğini yapan dünyanın bilinen ilk selfie stilisti Alexis Knox da katıldı.
Kapadokya'nın Kalbi: Narlıgöl
Kapadokya'nın merkezinde yer alan Narlıgöl, kalp görünümüyle bölgeye gelen turistler ve amatör fotoğrafçılardan yoğun ilgi görüyor.Aksaray Kültür ve Turizm Müdür Vekili Mustafa Doğan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Aksaray-Niğde sınırında yer alan Narlıgöl'ün, etrafı dağlarla çevrili tipik bir krater gölü olduğunu, çevresinde ise kayadan oyma mekanlar ve peri bacası bulunduğunu söyledi.Deniz seviyesinden bin 365 metre yükseklikte yer alan krater gölünün etrafında kaplıca otelleri bulunduğunu belirten Doğan, 'Narlıgöl kıyısından çıkartılan kaplıca suyu, yeni açılan 2 termal tesiste kullanılıyor. Narlıgöl, aynı zamanda bir kaplıca bölgesi olma yolunda ilerliyor' dedi.
Reklam
Hangisine Hayran Kalacağınızı Bilemeyeceğiniz, Çocuklarıyla Birlikte Poz Veren 34 Dövmeli Baba
Bir dönemin dövmeli bıçkın delikanlıları, şimdilerin tatlı babaları haline geldi. Şu an babanızın kolunda tribal ya da freehand bir dövmeyi hayal etmek sizin için ne kadar uzaksa, bu minik bebekleri o derece anlayamayacaksınız. Ama görünen tek bir şey var ki, dövmenin yarattığı o değişik algının arasından gülümseyen bebeklerin dövmeli babalarıyla ne kadar mutlu oldukları. Kimisi çocuğuna özel bir dövme yaptırmış, kimisi ise var olan dövmesini göstererek almış bebeğini kucağına;
Toplu Taşıma Araçlarına Acil Müdahale Butonu Geliyor
Başbakan Davutoğlu’nun Özgecan Aslan’ın vahşice katledilmesinin ardından açıkladığı ‘kadına yönelik şiddete karşı seferberlik’in detayları ortaya çıktı: Toplu taşıma araçlarına acil müdahale butonu konulacak. Minibüslerde GPS sistemi zorunlu olacak. Dolmuş duraklarında değnekçiliğe son verilecek. Taciz cezaları artacak Mersin’de vahşice katledilen üniversite öğrencisi Özgecan Aslan olayı kadına karşı şiddetle mücadelede milat oldu. Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun Antalya’da ‘bu tür şiddetin bir daha yaşanmaması için ne gerekiyorsa yapacağız. Kadına yönelik şiddete karşı seferberlik başlattık’ sözlerinin ardından hükümet harekete geçti.Davutoğlu’nun şiddete karşı topyekün mücadele çağrısının ardından konuyla ilgili kısa vadede yapılacaklar masaya yatırıldı. Hükümet bir dizi önlem için çalışma başlattı ve ilk etapta alınacak önlemler de netleşti.ÖNLEMLER BELİRLENDİBaşbakanlık, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Adalet Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü yetkilileri Davutoğlu’nun kararlı tavrının ardından kendi alanlarıyla ilgili çalışmaları masaya yatırdı ve ilk etapta alınacak önlemleri belirledi. Buna göre dolmuş, minibüs, otobüs, taksi ve servis aracı gibi toplu taşıma araçlarına siren sistemi zorunluluğu getirilecek. Tehlike anında, yolcu sirene basmak suretiyle tehlikede olduğunu ilgili birimlere haber verecek.DEĞNEKÇİLİK YASAKLANIYORDolmuş duraklarında artık değnekçiliğe de son verilecek. Her araçta GPS cihazının bulundurulması zorunlu olacak. Duraklara takip merkezi kurulacak. Buna göre, bir dolmuş, otobüs ya da öğrenci servisi hattından dışarı çıktığında GPS’ten bunu takip eden merkez, polisle koordineli bir şekilde duruma el koyacak. Araçlara acil müdahale butonunun konulması da öngörülüyor. Tehlike anında yolcu bu butona bastığı takdirde, tıpkı kuyumcularda ve banka şubelerinde olduğu gibi güvenlik güçleri harekete geçecek.CEZALAR CAYDIRICI OLACAKHukuki düzenlemeler de yolda. Buna göre, taciz olaylarının cezası arttırılacak. Alıkoyma suçunun cezası da ağırlaştırılacak. Kamuoyunu infiale sürükleyici olaylara karşı daha caydırıcı cezalar da masada olacak. Öte yandan RTÜK’e vatandaşlardan gelen tepkiler de değerlendirilecek. Buna göre, “mankenlik, şarkı, yetenek yarışmaları” da gözetim altına alınacak. Bu tür yarışma programlarının, aile hayatını olumsuz yönde etkilemeyeceğine dair bilirkişi oluru alındıktan sonra yayına konulması istenecek.İNTERNETE YAKIN TAKİPBTK’da yönetimin değişmesi ile sıkı takip altına alınan müstehcen sitelerin yaygınlaşmasının önüne geçilecek. Ayrıca Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı yetkilileri, dizilerden yola çıkarak dizi film yapımcılarıyla bir araya gelerek özellikle senaryoların Türk örf ve ananelerine uygun içerikte olması için tavsiyelerde bulunacak.Yeni Şafak
Reklam
Bugün Mutlaka Okumanız Gereken 10 Köşe Yazısı
Kadın hangi kıyafeti giyerse giysin...Tecavüz edip öldüremezsin aslanım.*Kadın hangi yaşam tarzını benimserse benimsesin...Tecavüze yeltenemezsin aslanım.*Kadın hangi edayı takınırsa takınsın...Senin alçaklığına gerekçe falan olmaz aslanım.*Tecavüzü önlemek için kadına şekil vermeye çalışmak yerine...Kendine çeki düzen vereceksin aslanım.*
Dünya Değişiyor!
Dünya’nın sürekli değişim içinde olması sosyologlar,tarihçiler veya araştırıcılar tarafından birçok noktada ele alınmıştır. Örneğin yazının bulunmasından önceki dönem ve sonraki dönem, İsa’dan önce ve İsa’dan sonra gibi. İnsanlık tarihini etkileyen birçok önemli olayların meydana gelmesiyle açıklanan bu durum , özellikle de Alvin Toffler’in 3. Dalga kitabında farklı bir açıdan ele alınmıştır. Toffler , insanlık tarihini ekonomik devirler anlamında bölmüştür.Toffler , ekonominin insanların sosyal düzenlerine çok büyük etkide bulunduğunu öne sürmüştür. Günümüze kadar insanlık tarihini etkileyen 3 büyük devirden bahsetmektedir. Bunlardan ilki , yani 1. Dalga dır1. Dalga:TarımTarım Devri de denilebilir. Toffler insanların geçimlerini tarımdan yani topraktan olduğunu söylüyor. %100 kas gücü hakim , güç kavramı ortada.7-24 çalışma tutumu var. İnsanların yerleşik bir düzeni mevcut , aile yapısal olarak büyük.İnsanla genelde kalabalık aileler kuruyor evlerinde de hep beraber yaşıyorlar.Kadın genelde evde ya da o da tarlada çalışmak için gidiyor, hayvancılıkta sıklıkla yapılan bir iş. İnsanlar çalışma alanlarına yakın yerlerde yerleşim yapıyorlar,köylerde yaşıyorlar.2. Dalga :Sanayi Devri.Bu devir sanayileşmenin en önemli adımı olan arabanın Henry Ford tarafından icat edilmesi ile baş gösteriyor. Artık boş alanlara fabrikalar kurulıyor, bu fabrikalarda çeşitli maddeler üretilerek takas yönteminden çok parayla satın alma ortaya çıkıyor. İnsanlar köylerden çıkıp şehirlerde , merkezde yaşamaya başlıyor. Aile yapısı tamamen değişiyor. Çünkü artık şehir yaşamı büyük aileler için değil de çekirdek tipi aileler için uygun hale gelmiştir. İnsanlar daha az alan kaplayarak daha çok yerleşim yerleri inşa ediyorlar, apartman kavramı da özellikle de burada ortaya çıkıyor. Bu dönemde yabancılaşmanın başladığı gözeçarpıyor. Çünkü çalışma saatleri genelde 09.00-18.00’e göre planlı ve İnsanlar çoğunlukla iş-ev ev-iş şeklinde yaşamlarını sürdürüyorlar.Zaman kavramı da değişiyor.İnsanlar birgün içerisindeki 24 saati en iyi şekilde değerlendirmek için çamaşır makinası, mikrodalga fırın gibi yeni cihazlar keşfediliyorlar.Çünkü insanlar bu dönemde daha pratik bir şekilde yaşamak istiyor. Sanayi toplumu hızlı yaşamı öngörür. Bu yüzden okul anlayışı tamamen bu tarz bir yaşam ile bağlantılı hale geliyor. Okuldaki öğretmen , öğrenci , müdür hiyerarşisi onu sanayiye hazırlayan en önemli adımlar halini alıyor. Bu hiyerarşi öğrencilere bilgi ögretmekten çok, zil çalınca bir yerde olmak, amirden,patronundan ( bu hiyerarşiye göre öğretmen) emir almak, tekrara dayanan ,aynı formülü kullanarak degişik problemleri çözmek gibi isleri yapmalarını öğretiyor ve öğrenciler okulda itaat etmeyi öğreniyorlar. Okuldan çıkınca tek tip insanlar oluşuyor.Bu dönemde kul da bir fabrika halini alıyor.3. Dalga ise : E-devrim!Bilgi Çağı olarak adlandırdığı bu devirde , göz önüne alınan ilk şey internet oluyor. Dijital bir uçurum var, dünya tamamen küresel bir köy haline dönüşüyor ve sınırlar çoktan aşılmış. Her şey bilişimle çözülür durumda. Bunun doğal sonucu olarak 7 gün 24 saat isleyen bir dünya ile karşı karşıya kalıyoruz.Bu dalgada Özel , bireye hitap edilen ürünler mevcut ve insana verilen değer artık daha fazla hale geliyor.Kadınla erkek sosyal anlamda eşitlenmiş duruma geliyor. Bilişim her geçen gün kendini güncelleyen yeni bilgilerle ve aktarımlarla dolu ve bunu en erken kendi yeteneğiyle entegre eden ön plana geçebilecek konuma geliyor. İş kavramı değişiyor , insanların tamamına yakını internet kullanıcısı oluyorlar. Ağ toplumları oluşuyor.Facebook ve Twitter gibi çok çeşitli sosyal medya siteleri var.Facebook o denli kullanıcı sayısına erişmiş durumda ki bugün Facebook bir ülke olsa Dünya’nın en büyük 3.ülkesi olacak durumda. Evde işleyebilen işler var.Buna Avrupa’da ‘’Home Based Business ‘’ deniliyor. İş kavramları , internete taşınıyor. Bunlardan en önemlisi e-ticaret. E-ticaret , çağımızın yeni ticari boyutu. Bununla ilgili çok önemli bir haber yazısını aşağıdaki linkten inceleyebilirsiniz.Değişim sürekli süregelen bir şey. Dünya şu an bu yazıyı okuduğunda bile değişmeye devam ediyor. Önemli olan senin , bu değişimin içinde nerede olacağın!Doğru zamanda , doğru şeye emek vermek önemlidir bu aynı zamanda hizmet vereceğin noktaya da denk gelir.Dünya kocaman bir küresel köy oldu! Sınırları olmayan bir yer artık! Senin hala sınırların mı var?Güzelkalem
Dar Bütçe İle Milyonluk Tasarım Uygulamaları
Dar bir bütçe ile nasıl milyonluk tasarım görünümü elde edersiniz? Bu soruyu tasarımcılara sorduk ve onların en değerli fikirlerini bizlerle paylaşmalarını istedik. Bakalım, basit bir kaç strateji ve bol bol yaratıcılıkla çok fazla harcama yapmadan eviniz sıkıcı görüntüsünden nasıl kurtarılabilir?İlk ipucu; AydınlatmalarMekanı etkili şekilde değiştirmenin yolu ışıklandırmadan geçer. Bu nedenle eğer mekanda kullanmıyorsanız, ışık azaltıcı anahtar olan dimmer kullanmaya başlamalı ve tavandan üzerinize doğrudan düşen ışığı azaltmalısınız. Eğer gerekiyorsa ve mümkünse, mekanda kullanılan abajur veya diğer aydınlatmaların kumaşlarını yeniden seçerek yine ışığın şiddeti ile mekan arasında uygun bir oran yakalanmalıdır. Bütçeye uygunsa biraz daha fazla ödeme ile ünlü tasarımcıların veya düzgün tasarıma sahip halojen lambalar da yine mekanın aydınlatılmasında kullanılarak, daha modern bir görüntüye ulaşılacaktır. Unutulmaması gereken bir unsur ise, ışığın mekanda üzerine düşen her doku, renk ve yoğunluğu değiştirebilir güçte olmasıdır. Hatta mekanda bulunan kişilerin ruh hallerini dahi değiştirebilecek etkiye sahiptir... ve pencerelerPencereler dekorasyonlarda göz ardı edilebilen unsurlar arasındadır ve bir o kadar da mekanda ilk etkiyi yaratabilecek potansiyele sahiptirler. O nedenle uygulamalarda pencere giydirmeye de bütçe ayrılması oldukça yerinde bir düşünce olacaktır. Standart perde ve tül asma yerine daha modern askı seçenekleri kullanılmalı ve seçilen kumaşa da (örneğin ipek) özen gösterilmelidir. Tabii ki iş sadece askı türü ve kumaş ile bitmiyor. Seçilen kumaşın rengi, ışığı kırma oranı ve gün ışığını ne kadar gösterdiği de mekanın etki oranında önemli yer tutuyor.sıra koltuklardaDekorasyonda sadece koltukların yerlerini değiştirmekle yetinmeyin. Eğer dekorasyon konseptinize uymuyorsa ve bütçe uygunsa değiştirmeyi veya değişiklikler yapmayı düşünebilirsiniz. Örneğin yastıklar ve yastık kılıfları. Bu konuda en büyük etki sizin tarafınızdan dikilecek olanlar yaratacaktır. Çünkü neye ihtiyacınızın olduğunu sizin kadar kimse bilemez ancak buna alternatif olarak ve yine bütçeye göre yeni yastık veya kılıfları da satın alınabilirsiniz. Bu uygulamaların yanı sıra koltuk örtülerini de göz ardı etmemek gerekiyor tabii ki.Yastıklarla koltuk kılıflarını yenilemenin veya kullanmaya başlamanın, mekan üzerinde nasıl etki bıraktıklarını tecrübe etmelisiniz. Emin olun bu uygulamalar basit ve fark yaratan uygulamalar olduğunu hemen göreceksiniz. Uygulamaları bazen rengarenk, bazen sonbahar tonlarında veya mevsimlik yapabilmeniz ise size ayrı bir serbestlik tanıyacağından mekanda sizi bağımsız hissettirecektir.Bu konuda son olarak verilebilecek ipucu ise, bütün odalarınızda bulunan koltuklara aynı şekilde yaklaşmanız ve onları orantılı şekilde harmanlamanız olacaktır. Bazen yemek odasında ki bir koltuğun salonda kullanılması, bazen de yatak odasındaki bir berjerin farklı bir mekanda kullanılması yine o mekanın görüntüsünü tazelemenize yardımcı olacaktır.
Reklam
Türk Erkeğinin Bir Türlü Kabullenemediği 10 Realite
etiket
En son Özgecan'ın anma etkinliğinde ortaya çıkıp 'bizim de ihtiyaçlarımız' var diyen erkek müsveddesini görünce iyice kanaat getirdim ki ne yaparsanız yapın Türk erkeğinin kabullenemeyeceği bazı gerçekler var. İster ataerkil toplum deyin, ister erkek hegemonyası deyin, ister erkek egemen toplum deyin, adı ne olursa olsun, erkek hangi bahanenin arkasına sığınıyor olursa olsun, bu onun içinde beslediği yaratığı görmemize engel değil. Hemen 'tüm erkekleri harcama', 'sanki yabancı erkekler farklı mı?' diyen arkadaşlar çıkacaktır. Ne olursa olsun, ne yani İtalyan erkeği, Alman erkeği de yapıyor diye sizin içinize sindiremediğiniz gerçekleri görmezden mi gelelim. Kadınlar olarak yaptıklarınızı sineye çekip susalım mı? Sen böyle değilsen, arkadaşın öyle, kuzenin öyle, baban, abin öyle. Netice olarak bir kadınlar sizin sindiremedikleriniz yüzünden acı çekmek, korkarak dışarı çıkmak, arkamıza bakarak yürümek, paranoyak olmak zorunda değiliz.
İstanbul'da Kar Yağışı Kuvvetlenerek Sürecek
Kentte sabah başlayıp aralıklarla süren kar yağışının, yarın da kuvvetlenerek devam etmesi bekleniyor.Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nden alınan bilgiye göre, bugün aralıklarla, yarın da şiddetini artırarak sürecek yağış, perşembe günü öğle saatlerinde bir süre duracak.Aynı günün gece saatlerinde tekrar başlayacak kar yağışı, cuma günü sabah saatlerinde bölgeyi terk edecek. Kentte, ilçelere göre değişiklik göstermekle beraber, 10-25 santimetre arasında kar kalınlığı oluşması bekleniyor.Bugün en yüksek 2 derece olması beklenen sıcaklık ise geceden itibaren sıfırın altında seyredecek. Aralıklarla kuvvetlenecek rüzgar nedeniyle kar yağışının da zaman zaman tipi olarak görüleceği tahmin ediliyor.Bu arada, Avrupa ve Anadolu yakasındaki bazı ilçelerde zaman zaman tipi şeklinde görülen kar nedeniyle, Şehir Hatları seferleri, bir süre yapılamadı.Yetkililer buzlanma ve don gibi olumsuzluklara karşı tedbirli olunması yönünde uyarılarda bulundu.AKOM hazırMeteoroloji Genel Müdürlüğü'nün kar yağışı ve fırtına uyarıları üzerine AKOM, karla mücadele için hazırlıklarını tamamladı.İBB Yol Bakım ve Altyapı Koordinasyon Daire Başkanlığı, itfaiye, zabıta, park ve bahçeler ile atık yönetim ekipleri, 4 bin 815 personel ve bin 28 araçla karla mücadele ve yolların açık tutulması için hazır bekletiliyor.Büyükşehir Belediyesi tarafından oluşturulan 'Köy Timleri' de muhtarların kontrolünde, köylerde kar küreme çalışmaları yapıyor.AA
BMW MotoGP'ye Özel Güvenlik Aracını Tanıttı
Dünyanın en prestijli motosiklet yarışı olan MotoGP, her yıl birbirinden heyecanlı mücadelelere sahne oluyor. Saatte ortalama 300 km hızla giden 1000 cc’lik hız canavarları, her seferinde yarış severlerin nefeslerini kesecek hareketlere imza atıyor. Pistte bu kadar kuvvetli ve hızlı makineler söz konusu olunca, güvenlik de şakaya gelmeyecek bir unsur olarak karşımıza çıkıyor. Uzun yıllardır Valentino Rossi, Dani Pedrosa, Jorge Lorenzo ve daha nicesinin güveliğinden sorumlu olan BMW, yeni güvenlik aracıyla da bir hayli iddialı. MotoGP’nin güvenlik aracı sponsoru, gelecek sezondan itibaren pistlerin güvenliğini sağlayacak otomobiliyle yeni bir dönemin başlangıcının da habercisi.BMW’nin Cenevre Otomobil Fuarı’ndan önce görücüye çıkardığı yeni nesil güvenlik aracı BMW M4 Coupe, her yönüyle büyüleyici. Bu görkemli otomobil gerek dış görünüşüyle gerek teknik özellikleriyle pistlerin tek söz sahibi olacağını şimdiden herkese gösteriyor. Genellikle beyaz renkte görmeye alışık olduğumuz güvenlik aracı, bu yıl siyahlara bürünerek daha güçlü bir görünüme kavuşmuş. Karanlık tarafa geçen BMW M4 Coupe, simsiyah karbon gövdesinin yanında, bagaj kapağı üzerine yerleştirilen spoiler ile tavan ve ön tamponda yer alan kırmızı mavi çakarlarıyla fazlasıyla güven veren bir görünüşe sahip. Ancak tüm bu ayrıntıların yanında otomobilin öne çıkan en önemli özelliği ise kaputun altında yatan su soğutmalı motor.
Reklam
17 Şubat 2015 Günlük Burç Yorumu Videoları
Lütfen videoları öz burcunuza ve özellikle YÜKSELEN BURCUNUZA göre izleyin. Yükselen burcunuzu bilmiyorsanız NÖBETÇİ ASTROLOG servisinde gerçek astrologlara sorup hemen öğrenebilirsiniz:)
Reklam
Tecavüzün Kadının Giyimi, Mini Eteği ile İlgili Olmadığının Kanıtı 1 Harita
Öyle zamanlar olur ki kelimeler boğaza düğümlenir, ne diyeceğini bilemezsiniz. Özgecan Aslan'ın uğradığı vahşet de bu hale getiriyor insanı. Ne dese ne yapsa sönmüyor içindeki ateş. Ancak buna rağmen bazı aklı evvellerin sarf ettikleri - daha doğrusu kustukları- bazı cümleler insanı daha da derinden yaralıyor.  Bunların dediğini yerle bir eden bir harita paylaşacağım. Göreceksiniz  mini etek, batılı yaşam vs zırvalıklarının ne kadar da kuru gürültü olduğunu.  Ama ilk önce bunlardan birkaç tane göstereyim ki haritayı görünce o söylediklerinin ne kadar saçma olduğu daha net görülür.
Ataşehir Belediyesi: 'Velev ki Eşcinseliz'
Ataşehir Belediyesi’ne ait zabıta aracının “GAY” harflerinden oluşan plakasının sosyal medyada tartışılması üstüne açıklama yapan Belediye, “Velev ki eşcinseliz” dedi.İstanbul Ataşehir Belediyesi’ne ait zabıta aracının plakasının “GAY” harflerinden oluşmasının sosyal medyada gün boyu tartışılması üstüne Ataşehir Belediyesi Twitter üzerinden cevap verdi.ErkekTarafi (@ErosEmorotti) adlı kullanıcının “#Ataşehir Belediyesi’ne bu plakayı emniyetten bilinçli çakmış olma ihtimalleri çok” yazan tweet’ine cevap veren Belediye, “Öyleyse bile bizim için hiçbir sorun teşkil etmediğini bilmeleri gerekirdi... Velev ki eşcinseliz? :)” dedi.
Nazlıaka'dan Erdoğan'a 'Dans' Cevabı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın isim vermeden Özgecan'ı anmak için 'dans etmekle' eleştirdiği CHP Ankara Milletvekili Aylin Nazlıaka, 'O dans Özgecan için değildi' yanıtını verdi.Nazlıaka, Hürriyet'e yaptığı açıklamada,'1 4 Şubat Cumartesi günü etkinlik Özgecan için düzenlenmiş değildi; orada dans edilmesinin nedeni Özgecan’a ilişkin bir anma değildi. Orada her yıl olduğu gibi bir etkinlik düzenlendi. Dünyada ve Türkiye’de her gün bir kadın katliamı olduğu için de 14 Şubat sembolik anlamıyla da evrensel bir gün olarak seçilmiştir. Ama dansa odaklanmak bu konuyu çarpıtmak, tartışmayı özünde uzaklaştırmak için seçilen yoldur. Ama bu oyun tutmaz' dedi.'UNUTURSAK KALBİMİZ KURUSUN...'Nazlıaka'nın açıklaması şöyle;'Recep Tayyip Erdoğan söylemleriyle bu ülkede kadına yönelik şiddetin artmasının en önemli nedenlerinden biridir. Kullandığı şiddet dili, toplumda etkisini de gösteriyor elbette. Her acıda toplumu ayrıştırıyor. Her acıdan bir siyasi rant elde etmeye çalışıyor. Bir kadın cinayeti sonrasında bile bir başka kadına saldırarak siyaset yapıyor. Bu bile tek başına Erdoğan’ın kadına bakış açısını göstermektedir. Kadın-erkek eşitliğine inanmıyorum diyerek 12 yılda kadına yönelik şiddetin yüzde 1400 artmasının sorumlusudur kendisi.Tabii bir de cehalet söz konusu.'One billion rising' etkinliği, her yıl dünyanın her yerinde 14 Şubatta kadınların; kadına ve kız çocuklarına yönelik şiddete, tecavüzlere, enseste, sünnete ve seks köleliğine dikkat çekmek için gerçekleştirdikleri bir isyandır. Bu isyanı görmezden gelenler elbette mevzunun dans kısmına takılacaklardır. Çünkü kötü niyetliler… Çünkü asıl dertleri kadınların maruz kaldıkları şiddet değil. Onların tek derdi var; kendi iktidarlarını kadın cinayetleri üzerinden yükseltmek. Kadınlar umurlarında bile değil.Tayyip Erdoğan ve AKP’liler her zamanki gibi acılardan siyasal fayda elde etmeye çalışmaktadırlar. 14 Şubat Cumartesi günü etkinlik Özgecan için düzenlenmiş değildi; orada dans edilmesinin nedeni Özgecan’a ilişkin bir anma değildi. Orada her yıl olduğu gibi bir etkinlik düzenlendi. Dünyada ve Türkiye’de her gün bir kadın katliamı olduğu için de 14 Şubat sembolik anlamıyla da evrensel bir gün olarak seçilmiştir. Ama dansa odaklanmak bu konuyu çarpıtmak, tartışmayı özünde uzaklaştırmak için seçilen yoldur. Ama bu oyun tutmaz…Dün Özgecan’ın ailesinin yanındaydım. Ben Özgecan’ın da her gün bir cinayete kurban giden kadınları da unutturmayacağım. Mücadelem bunun içindir. Unutursak kalbimiz kurusun! '
Reklam