Son Yılların Modası 10 Stiletto Modeli
Stiletto ayakkabı modelleri 2014 ün en moda modellerinden biri haline geldi. Platform topukluayakkabıları rafa kaldırtan bu modeller hem çok şık hem de daha rahat. Eğer kısa topuklu modelleri tercih ederseniz daha rahat yürüyebilirsiniz. Her yerde bulabileceğiniz bu ayakkabı stili bu yazın gözdelerinden. Biz de sizin için bir kaç model beğendik ve bir galeri oluşturduk.
Gidip Görmek İsteyeceğiniz 17 Rengarenk Şehir
Bu yazımızda dünyanın en renkli 17 şehrini sıralamaya çalıştık. Pastel renklerden, parlak renklere; Hindistan’dan, Yunanistan’a farklı yerlerdeki farklı renklerdeki şehirler gününüzü aydınlatacak ve muhtemelen böyle güzel renklere sahip cıvıl cıvıl yerlerde yaşamanın veya en kısa sürede ziyaret etmenin hayalini kuracaksınız. Ülkemizde de böyle insana neşe ve huzur veren renklere sahip yerlerin de olması dileğiyle işte o 17 şehir.Kaynak: Hemen gitmek isteyeceğiniz 17 rengarenk şehir
15 Maddede Pişkin İnsan Olmak
Pişkinlik, olgunluk olmuşluk manasında güzel bir vasıf olması gerekirken günümüzde yüzsüzlükle eşdeğer bir anlam kazanmış durumda. Pişkin insan nasıl olur, nerede karşımıza çıkar az pişmiş ya da çok pişmiş insan var mıdır? İşte size pişkinlik üzerine utanılası hareketler;
Alkolün afrodizyak etkisi var mı?
En sevdiğiniz içki, orgazm olmanızı engelliyor ya da cinsel hayatınızı olumsuz yönde etkiliyor olabilir mi?Sosyal etkinliklerde ya da kalabalık bir ortama girdiğimizde; bir kadeh şarap ya da kokteyl, rahatlamamızı ve kendimizi daha seksi hissetmemizi sağlıyor. Acaba sanıldığı gibi cinsel hayatımızı da olumlu etkiliyor mu? Uplifers olarak bu soruyu ayrıntılı olarak inceleme altına aldık.Önce, alkol aldığımızda cinsel organlarımızın nasıl etkilendiğine bir bakalım.Alkolün depresan etkisiAlkolün, merkezi sinir sistemi üzerindeki depresan etkisi biliniyor. Alkol; sinir uçlarındaki solunum, dolaşımı etkileyerek hassaslığı azaltıyor. Bunun yanı sıra, sinir sistemimizin orgazm ve cinsel uyarılma konusunda görevli bölümlerinin çalışmasını inhibe ediyor.Dehidrasyon etkisiCinsel organlarımız uyarılma için, kan dolaşımıyla gelecek bir miktar oksijene ihtiyaç duyar. Bu süreç erkeklerde ereksiyon, kadınlarda kayganlaşma ile bağlantılıdır.Vücuttaki su miktarı düştüğünde ve sinir sistemi deprese olduğunda, vücut cinsel aktivitelerde başarılı bir performans sergilemekte zorlanıyor. Ancak alkolün içerdiği her şey cinsel hayat üzerinde olumsuz etkiler yapmıyor.Devamı: http://www.uplifers.com/alkol-afrodizyak-mi/#ixzz36xXplmaJ
Reklam
Kokular, cinsellik ve beyin
Hayvanlar, en gelişmiş kimyasal analiz cihazlarından çok daha etkili bir kimyasal analiz yeteneğine sahiptirler. Tat ve koku duyumuz milyonlarca maddeyi farklı birleşenlerine ayırarak, birbirinden ayırt edebilir. Burnumuzun içindeki yüzlerce koku reseptörünün onlarcası sadece bir koku tarafından aktive edilir ve oluşan elektrik sinyalleri, nöronlarımızı harekete geçirir. Nöronlar, her bir kokuya ait sinyal kombinasyonunu tanıyarak, algılanan kokuyu tanımlar. Bu, mucizevi bir analiz sürecidir. Taze ekmek kokusu, Türk kahvesi, portakal kabuğu, sevgilimizin gömleği, evimizin kokusu gibi daha binlerce koku bu süreç sayesinde, hafızamızdaki yerini bulur.Bir duyu olarak hayatımızda oynadığı rolün çok fazla bilincinde olmadığımız koku alma duyusu, sadece kokuları ayırt etmekle görevli değildir. Çoğu zaman kokular duygusal çağrışımlara yol açabilir. Uzun zamandır kullanmadığımız bir parfümün kokusu bazen beynimizde onlarca sahneyi canlandırır ve bizi eskilere götürür. Kötü bir anımızla çağrıştırdığımız bir koku, üzüntü veya öfkeye yol acar. Kimisi için bir travmaya sebep olan bir koku, bir başkası için pozitif duyguları tetikleyebilir. Vietnam Savaşı sırasında geçen “Kıyamet” (Apocalypse Now) filmindeki Kilgore’un sözlerini düşünün: “Sabahları napalm kokusuna bayılıyorum; zafer kokuyor.“Devamı: http://www.uplifers.com/kokular-cinsellik-ve-beyin/#ixzz36xXJPjZn
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Bebek Bakımı Hakkında Önemli Bilgiler
Bebek bakma işi her annenin en kutsal görevidir. Bebeğin beslenmesi, temizliği, uyuması, her biri ayrı bir fedakârlık gerektirir. Bebek bakma hususunda bilinmesi gerekenlere birkaç örnek vermek gerekirse, en önce beslenme gelir. İlk haftalarda emzirme düzensiz olur. Bebek her istediğinde emzirilmesi gerekir. Her iki göğüsten de emzirtmek çok önemlidir. İlk on dakikadan sonra gelen süt daha yağlıdır. Bu yağlı süt bebekte doygunluk hissi verir. Emzirilen bebeğe su verilmesi gerekmez. 6. Aydan sonra anne sütünün yanına ek besinler de eklenir. Meyve püresi, pirinç maması, sebze çorbaları ve sulu gıdalar beslenme listesine eklenir. Anne sütüyle beslenen bebeklerin bağışıklık sistemleri kuvvetli olduğundan kolay kolay hastalanmazlar. Hazır mama ile beslenen bebeklerde kabızlık gibi sorunlara daha fazla rastlanmaktadır. Bir bebek günde 6-8 defa idrar yapıyorsa bebeğin beslenmesi yeterlidir. Bebek bakma işi tahmin edilenden daha fazla özen ister. Bebeğin altı sık değiştirilmeli, cildi ıslak pamuklu bezle temizlenmelidir. Uzun süre kirli bezle kalan bebeklerde pişikler görülür. Bu durumda pişik kremleri uygulanır.Bebeklerin göbek bağı 7-14 gün içerisinde düşebilir. Düştükten sonra kanama olması normaldir. Bebek, göbek bağı düştükten bir gün sonra banyo yaptırılabilir. Cildine zarar vermeyen saf bir sabunla yıkanmalı, iyice durulandıktan sonra pamuklu havlularla kurulanmalıdır. Bebeğin tırnaklarını çok uzamadan kesmek gerekir. Uzun tırnaklarla yüzünü ve hatta göz korneasını çizme tehlikesi vardır. Bebeğinizi sırt üstü yatırın. Son yıllarda yapılan araştırmalarda en güvenli yatış şeklinin sırt üstü olduğu anlaşılmıştır. Bebek bakma konusunda önemli olan bir konuda, bebeğin fazla ısıtılmaması gerektiğidir. Bebeğin elleri ve burnu soğuksa bulunduğu odanın ısısı yetersiz demektir. Oda sıcaklığının 21 derecede kalması uygun olur. Bebeğin rutin aşılarına dikkat edilmeli, doktor kontrolünde sağlıklı gelişimi takip edilmelidir. Uyku sorunları, aşırı ateş, hırıltı gibi normalin dışındaki durumlarda doktora gidilmelidir. Zamanı geldiğinde tuvalet eğitimi, okula hazırlık, öğrenme güçlüğü, dikkatsizlik, davranış bozukluğu, disiplin, cinsel ve sosyal gelişim gibi konularda uzmanlardan destek almak gereklidir. Bebek bakma çok zor bile olsa, verdiği mutluluğa paha biçilmesi mümkün değildir.
Hamilelik Hakkında Bilgiler
Hamilelik dönemi her kadın için hayatının en özel zamanlarından biridir. En çok merak edilen ise doğacak bebeğin cinsiyeti ve doğuma kadarki sürecin nasıl takip edilmesi gerektiğidir. 14. haftadan sonra bebeğin cinsiyeti kesin olmamakla birlikte öğrenilebilir. 24. haftada bu bilgi netlik kazanacaktır. Hamilelikle birlikte birçok sorun yaşanabilir. Özellikle ileri yaşlarda tehlikeli boyutlara varan sağlık sorunları sık görülmektedir. Doktorların önerileri ise hamilelik döneminin erken yaşlarda olması gerektiğidir. 35 yaş üzeri hamileliklerde bebeklerin down sendromlu olma ihtimali artmaktadır. Hamilelik her yaştaki kadın için dikkat edilmesi gereken bir dönemdir. Kimyasal içerikli her maddeden uzak durulmalı ya da olabildiğince az maruz kalınmalıdır. Bunlara örnek olarak temizlik malzemeleri ve saç boyalarını söyleyebiliriz. Yapılan araştırmalar sonucunda hamilelik sürecinde uygulanan saç boyasının bebeğe hiç zararı olmadığı anlaşılsa da tedbir olarak bitki özlü saç boyaları kullanılması tavsiye edilebilir. Röntgen filmi çekimlerinde kullanılan X ışınları bebeğe kalıcı hasarlar verebilir. Bu hasarlardan korunmak için çok gerekmedikçe röntgen filmi çektirmemek doğru olacaktır.Hamile bir kadının ilaç kullanımı mutlaka hekim denetiminde olmalıdır. Doktorun izni olmadan aspirin dahi kullanılmamadır. Kafeinli ve asitli içecekleri mümkün olduğu kadar az tüketmek önerilir. Bitki çayları tüketirken de dikkat edilmesi gereken hususlar vardır. Özellikle bazı bitkilerin rahmi uyardığı ve rahim kasılmalarını başlattığı bilinmelidir. Bu bitkilere örnek olarak; alge vera, sarıçiğdem, fesleğen (reyhan) yıkan otu, karanfil yağı, eşekkulağı, karakafes, pamuk kökü, dong quai, koyungözü, kırlangıçotu, ardıç, ardıç yağı, ökseotu, yarpuz, kın, yalancı ginseng, sedefotu, kafuriye, solucanotu ve yabani yer elması sayılabilir. Kadınların hamilelik boyuncabu bitkilerden uzak durması faydalıdır.Hamilelikte dikkat edilmesi gereken bir konuda aşırı kilo alınmasıdır. Normal seyreden gebelikte ilk aylarda her ay birer kilo alınırken, ilerleyen aylarda iki kiloya kadar artabilir. Aşırı kilo alınması halinde, hamilelikte annenin başka rahatsızlıklarla karşılaşmasına sebep olurken, doğum sırasında da sorunlar yaşayabilir. Ayrıca doğum sonrasında bu kilolardan kurtulmak kolay olmayacaktır. Hamilelik devam ederken cinsel ilişkide bulunmanın bir sakıncası olmadığı doktorların ortak kanısıdır. Ancak son aya girildiğinde daha dikkatli davranmak gerekebilir. Elbette bazı riskli gebelikler için bu geçerli olmayabilir. İlk aydan doğuma kadar doktorun öngördüğü düzenli kontrollerden geçmek çok önemlidir.
Mide Kanseri Hakkında Önemli Bilgiler
Mide kanseri, sindirim sistemi organlarından biri olan midenin herhangi bir parçasından gelişebilen bir kanser türüdür. Mortalite oranlarına göre erkeklerde 2. kadınlarda ise 3. kanser çeşididir. Midede oluşan kötü huylu tümörün neden olduğu mide kanseri genellikle midenin küçük bölümünde ortaya çıkmaktadır. Nedenleri arasında; beslenme alışkanlığının yanı sıra aşırı kilolu olmak ve hastalığın ailede görülmüş olması riski artıran sebepler arasındır. Mide kanseri belirtileri arasında; elle muayene sırasında hissedilen kitle, midede ağrı ve ağırlaşma hissi, iştahsızlık, mide şişliği, bulantı, kusma, kansızlık dahası mide ve bağırsaklarda kanamalar ki (gizli şekilde ilerleyebilir) sayılmaktadır. Her hastalıkta olduğu gibi; erken tanı konması çok önemlidir. Sigara ve alkol kullananlar bu kötü alışkanlıklara son vermelidir. Sıcak ve soğuk içecekler, yapay yiyecekler mide kanserine yol açtığından dolayı bu tür beslenme yöntemleri terk edilmelidir. Hayvansal yağ kullanımı en aza indirilmelidir. Düzenli egzersiz yapılmalıdır. Şehir hayatının neden olduğu aşırı yorgunluk ve stresten olabildiğince uzak durulmalıdır. Yeterince dinlenmek ve sessiz ortamlarda bulunmak çok faydalı olacaktır. Mide kanseri gibi ciddi bir hastalıktan bile alınacak basit önlemlerle korunmak mümkündür. Hastalık şüphesi olan kişilerde mide kanseri olup olmadığının kesin tanısı endoskopidir. Bir borunun ucundaki kamerayla mideye girilerek gözlenmesine biyopsi uygulaması denir. Tanı koymak için çeşitli yollar olsa da biyopsi kesin sonucu verir. Evrelendirme TNM sınıflaması kullanılmaktadır. Bu işlemlerden sonra...Devamı İçin : http://www.saglikhatti.info/mide-kanseri-hakkinda-onemli-bilgiler/
Ufak Diyet Sırları
Ekmeksiz diyet yapmayın ; ekmeğin içerisindeki maya sinir sistemini rahatlatması nedeni ile daha rahat diyet yapmanızı sağlayacaktır. Günde 10000 adım atın ; Spor yapma şansınız yoksa Dünya Sağlık Örgütünün önerisi günde 10000 adım atmanızdır. Tarçın ile tatlı isteğinizi bastırın ; Kan şekerini dengeleyen tarçını çayın, yoğurdun veya salatanın içine ekleyebilirsiniz. Yemekten önce su için ; Yemeklerden önce su içmek mide hacmini doldurur ve öğünde daha az besin tüketmenizi sağlar. Öğün öncesi içilen 1-2 bardak su, yemek anında 100-150 kalori daha az almanızı sağlar. Aldığınız öğünlerde protein kaynağı bulundurun ; Özellikle ana öğünlerde herhangi bir protein kaynağının bulunması kilo verme hızınızı arttıracaktır. Sebze yemeklerinin yanında yoğurt, ayran veya cacık tüketilmelidir. Eğer ana öğünde sadece salata tüketeceksek içerisine peynir, tavuk veya balık eklenmelidir. Egzersizi yaşam biçimi haline getirin ; Sağlıklı beslenme gibi egzersizde belirli bir süreç olarak görülmemelidir. Hayatın her anında olması gereken egzersiz için ayırabilecek zamanınız yoksa en mantıklı seçim daha fazla yürümektir. Atıştırmalıkları unutmayın ; Zayıflamak için atıştırmalıklar şarttır. Önemli olan doğru zamanda doğru atıştırmalık seçimleridir. Şekerli besinler, kek, pasta, çikolata gibi besinler yerine kuruyemişler, kuru meyveler, ekmek, peynir, yoğurt, ayran ve meyveleri tercih edebilirsiniz. Sabah kahvaltısını atlamayın ; Kahvaltısız başlanılan günü kaybedilmiş bir gün olarak düşünebiliriz. Özellikle uyandıktan;
Reklam