2030'da Küresel Düzeyde Sellerin Etkisi Üç Kat Artacak
Gelecek 15 yıl içinde dünya çapında taşkın ve sellerden etkilenecek insanların sayısının yaklaşık üç kat artacağı bildirildi.Dünya Kaynakları Enstitüsü'nce (WRI) yapılan incelemede, bu yükselişe iklim değişikliği ile nüfus artışının neden olduğu vurgulandı.Günümüzde dünya çapında nehir taşmalarına ilişkin tehlikeleri değerlendiren ve geleceğe ilişkin tahminlerde bulunan Enstitü'ye göre, her yıl 20 milyon dolayında insan taşkın ve sellerden etkileniyor; bunun maliyeti de 100 milyar dolara yaklaşıyor.Yapılan yeni değerlendirmelere göre, 15 yıl içinde sellerden etkilenenlerin sayısı 55 milyona ulaşacak; bunun dünya ekonomisine maliyeti de 518 milyar dolara çıkacak.Sellerin artışı büyük ölçüde dünya iklimindeki değişiklik ve sosyoekonomik gelişmeyle ilişkili görülüyor.Dünya Bankası yapılan tahminlerin hükümetlere taşkınların azaltılması ve savunma stratejileri hazırlanması konusunda yardımcı olacağını kaydetti.
Kuş Cenneti'ne Sanayi Tehdidi
Manyas Kuş Cenneti sanayi tesislerinin tehdidi altında. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, itirazları dikkate alıp tesislerin yapılacağı alanı küçülttü ama endişe giderilebilmiş değil. Plana itiraz edenler bölgede turizm ve tarıma ağırlık verilmesini istiyor. Balıkesir sınırları içerisinde bulunan Manyas Kuş Cenneti Milli Parkı, 256 türden yaklaşık üç milyon göçmen kuşa ev sahipliği yapıyor. Kuşların, yaz ve kış aylarındaki kıtalararası göç yolları üzerinde bulunuyor. Park, Avrupa Konseyi tarafından, çok iyi korunan ve kıta ölçeğinde değer taşıyan doğal alanlara verilen A sınıfı diplomaya sahip.
“Lamborghini Süper Spor Otomobillerinin En Saf Hali” Cenevre’de Sergilendi
Dört yıl önce ilk Aventador LP 700-4 modelini görücüye çıkaran Lamborghini, bu hafta başlayan Cenevre Otomobil Fuarı’nda yeni Aventador modelini tanıttı. Aventador LP 750-4 Superveloce adını taşıyan otomobil, piyasada satılan Aventador modellerine kıyasla daha hafif gövdeye, daha iyi aerodinamiğe ve daha güçlü motora sahip.“Lamborghini süper spor otomobillerinin en saf hali” olarak lanse edilen LP 750-4 Superveloce’nin tasarımı her Lamborghini modelinde olduğu gibi agresif çizgileri bünyesinde barındırıyor. Yeni yan etekler ve büyük bir spoiler’ın kullanıldığı otomobilin arka tamposu ise elden geçirilmiş. Dört egzoz çıkışına sahip olan otomobil, karbon fiber malzeme sayesinde önceli modelden 50 kilogram daha hafif. 1.525 kilogram ağırlığında olan otomobilde yer alan 6,5 litre hacimli v12 motoru 750 beygir güç ve 690 Nm tork üretebiliyor. Dört tekerlekten çekiş sisteminin kullanıldığı otomobil 2,8 saniyede 100 kilometre hıza çıkıyor. Saatte maksimum 350 kilometre hız yapabilen otomobilin iç mekanında dış mekanda olduğu gibi karbon fiber malzemeler kullanılıyor.
Evrim Düşüncesine İnandıkları İçin Bugün "Sakıncalı Piyade" Muamelesi Gören 16 İslam Bilgini
Tarih bilmenin insana kattığı değerlerden birisi de, insan aklını uyuşturan her türlü hurafeye ve de kasıtlı pompalanan yanlış bilgilere karşı uyanık kalabilme yetisidir. Bugün ortalama tarih bilgisine sahip olan her kimse, Avrupa'da rönesans devrinin yaşanmasında İslam coğrafyasında yaşanan 'Aydınlanma Dönemi'nin etkisi olduğunu bilir. Yunan ve Latin kültürü çöküşe geçtiğinde İslam, 7. yüzyılda Arap Yarımadası'nda muazzam bir devrim yaptı. Bunun sonucunda üretim teknikleri ve üretici güçlerde büyük değişimler meydana geldi. Bu süreç içinde, siyasi birliktelik, merkezi otoritenin oluşması, kurumlaşma, kentleşme, ulaşım, silahlanma, sosyal düzenlemeler, teknoloji, edebiyat ve sanat alanlarında büyük atılımlar meydana gelmişti. Bu ivme 13. yüzyıla değin sürdü. Ancak 13. yüzyıl başında İslam Aydınlığı çöküşe geçti. Çünkü İbn-i Sina, İbn-i Rüşd ve Farabi'nin temsil ettiği akli ilimler Eş'ari-Gazali düşüncesinin temsil ettiği dogmatizme yenik düştü. Onlara göre akıl, mutlak hakikate ulaşmakta yetersizdi; aklın yerini sezgi, gönül almalıydı... Bu yüzden galerimizde düşüncelerine ve eserlerine yer vereceğimiz birçok İslam bilginin adlarını belki de ilk defa duyacaksınız..
Yağın Hiç Bilmediğiniz 5 Faydası
Etrafta uçuşan pek çok diyet tavsiyelerinin arasından hangisinin size uygun olduğunu nereden bileceksiniz? Yağı ele alalım, senelerce bize öcü gibi tanıtıldı yağ ve yüksek kolesterol, kalp rahatsızlıkları ve obezitenin sebebi olarak gösterildi. Fakat bilimsel araştırmalar yağın pek çok faydasının olduğunu kanıtladı.Yağ Kısa Sürede Kötü Şöhret Kazandı.Dr. David Perlmutter'ın kitabı ''Grain Brain''de, önceden insanların beslenme düzeni, &75 yağ, %20 protein, %5 karbonhidrat şeklindeymiş. Fakat şimdi, &60 karbonhidrat, %20 protein, %20 yağ şeklinde bir beslenme düzenine sahibiz. Dr. Perlmutter, şu anki bilinen, dikkat dağınıklığı, depresyon, kaygı bozukluğu, kronik baş ağrıları ve Alzheimer daha dahil olmak üzere pek çok rahatsızlık, vücuttaki ve beyindeki karbonhidratlar tarafından tetiklenen, enflamasyonlardan kaynaklandığını söylüyor.Geçtiğimiz şu son 50 yılda iki katına çıkan ve yaygınlaşan obezite, diğer çalışmalara göre, çok fazla yağ tüketmekten kaynaklanmıyor aksine kolayca bulunabilinen, şeker ve karbonhidratlardan kaynaklanıyor ve buna meyvelerin içindeki glikoz da dahil.Aşırı glikoz vücudumuz da yağ olarak depolanıyor. Gary Taubes kitabı ''Why We Get Fat'' 'de ''Eğer insanlar sigarayı bulmasalardı, akciğer kanseri çok nadir görülen bir hastalık olacaktı, Aynı şekilde, eğer çok fazla karbonhidrat tüketmeseydik, obezite de çok nadir görülen bir rahatsızlık olacaktı.'' diye belirtmiş. Dolayısıyla yağ, inanışın aksine suçlu değil. Peki neymiş bu yağ tüketiminin yararları?
Hiç İstenmeyen Şekilde Sonuçlanan 6 Evlilik Teklifi
Büyük ihtimalle aylardır evlilik teklifi yapacağınız anı planlıyorsunuzdur, aynanın karşısında konuşmanızı onlarca kez tekrarlamışsınızdır. Teklif yapacağınız kadının arkadaşlarıyla iletişime geçip fikirlerini almışsınızdır çünkü en iyi ve mükemmel evlilik teklifini yapmak istiyorsunuzdur. O an gelir ve hayatınızın kadınına teklifinizi yaparsınız.Aşkta garanti yoktur ve karşınızdaki insanı ne kadar iyi tanıyor olduğunuzu düşünürseniz düşünün, teklifinize alacağınız cevaptan emin olamazsınız. Fakat cesaret aldığınız şey bellidir: Sevgi. Eğer karşınızdaki insana aşıksanız ve evlilik teklif etmeyi kafaya koyduysanız, hiçbir şey sizi alıkoyamaz. Evet, cesur olmak güzeldir fakat işte bazen sonuçlar şu şekilde olabiliyor;
Tokat'ta Polisten Van Gogh Operasyonu
TOKAT'ta polis, Hollandalı ünlü ressam Vincent Van Gogh'un 'Yetim adam' tablo serisi arasında yer alan ve kayıp olduğu iddia edilen 'Yaşlı adam sopayla' adlı eserini internette satmaya çalışan bir kişi tespit etti. Alıcı gibi davranan polis, ünlü ressama ait olduğu iddia edilen tabloyu ele geçirdi. Tablonun ünlü ressama ait olup olmadığı, uzmanlar aracılığıyla araştırılıyor.Tokat Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, İstanbul'da yaşayan M.A.'nın, Hollandalı ünlü ressam Vincent Van Gogh'a ait olduğu iddia edilen 'Yaşlı adam sopayla' adlı eseri satmak için internet üzerinden alıcı aradığı bilgisine ulaştı. Ekipler bunun üzerine alıcı gibi davranarak bu kişiyle temasa geçti. Tokat'a çağrılan kişiyle kent merkezinde buluşan ekipler, pazarlık sırasında tabloya el koydu. Gözaltına alınan M.A. emniyetteki ifadesinin ardından adliyeye sevk edildi. Savcılıktaki sorgusunun ardından serbest bırakıldı.Ele geçirilen eserin incelenmesi için uzmanlardan yardım istendi. Yapılan ilk incelemede eserin orijinal olabileceği yönünde bilgi verildi. Eserin, ünlü ressam Vincent Van Gogh'un 'Yetim adam' tablo serisi arasında yer alan ve orjinal adı 'Old man with a stick' olan eserin fırçayla yapılmış renkli tablosu olduğu ileri sürüldü. Polisin elinde bulunan tablonun uzmanlarca bir kez daha incelenerek ünlü ressama ait olup olmadığının kesinleştirileceği açıklandı. Aynı eserin kara kalem çalışmasının Hollanda'nın Amsterdam kentindeki Van Gogh müzesinde sergilendiği kaydedildi.1853'te doğan ve 1890'da 37 yaşında ölen Van Gogh'un eserleri, bugün dünyanın en pahalı tabloları arasında yer alıyor.Mustafa TURAPOĞLU - Fatih YILMAZ / TOKAT, (DHA)
6 Mart 2015 Günlük Burç Yorumu Videoları
Lütfen videoları öz burcunuza ve özellikle YÜKSELEN BURCUNUZA göre izleyin. Yükselen burcunuzu bilmiyorsanız NÖBETÇİ ASTROLOG servisinde gerçek astrologlara sorup hemen öğrenebilirsiniz :)
Küçük Bir Yardımseverin Başarı Hikayesi: "Mutlu Hayvanlar Barınağı"
Ken, henüz 9 yaşında olmasına rağmen hayallerini gerçekleştirmeyi başarmış bir hayvansever. 'Bir gün, evimin yakınındaki tüm başıboş hayvanlara bakabileceğim bir barınak kurmak istiyorum.' diyen Ken, hayallerinin bu kadar çabuk gerçekleşeceğinden muhtemelen habersizdi. Küçük bir kulübeyle başlayıp, dünyanın her yerinden destek almayı başaran bir kurum haline gelen girişimine, 'Mutlu Hayvanlar Kulubü' adını uygun gören küçük dostumuzun, boyundan büyük bir başarıya imza attığı aşikar.
Dünyanın En Yaşanabilir Kenti Viyana
Dünyanın en yaşanabilir kentinin Avusturya'nın başkenti Viyana olduğu bildirildiANKARADünyanın en yaşanabilir kentinin Avusturya'nın başkenti Viyana olduğu bildirildi.Uluslararası insan kaynakları yönetim danışmanlığı firması Mercer'in internet sitesinde yayınlanan 2015 Küresel Yaşanabilirlik ve Yaşam Kalitesi Raporu’nda, dünya genelinde 230 kent siyasi istikrar, sağlık sistemi, eğitim, suç oranları, güvenlik ve ulaşım kriterleri bakımından değerlendirildi.Değerlendirmenin ardından oluşturulan listenin başına 1,7 milyon kişinin yaşadığı Viyana oturdu.Gelişmiş ulaşım ağı nedeniyle yaşam koşullarının daha rahat olduğu Viyana, zengin kafe kültürü, sarayları, kültür ve sanat hayatı ile turistlerin en fazla dikkatini çeken başkentlerden biri olarak gösteriliyor.Listede, Viyana'yı sırasıyla İsviçre'nin Zürih, Almanya'nın Münih, Dusseldorf ve Frankfurt şehirleri ile Kanada'nın Vancouver kenti takip ediyor. Avrupa'dan yedi kentin bulunduğu listede Yeni Zelanda, Avustralya ve Kanada'dan kentler de yer alıyor.Mezhep çatışmaları nedeniyle iç karışıklığın yaşandığı Irak'ın başkenti Bağdat listenin son sırasında bulunuyor.Mercer'in raporunda, 'yükselen şehirler' arasında ise Güney Kore'den Cheonan, Güney Afrika'dan Durban, Tayvan'dan Taichung, Polonya'dan Wroclaw, Brezilya'dan Manaus, Hindistan'dan Haydarabad, Çin'den Chongqing ve Şian ile Peru'dan Pune gösterildi.Mercer, devlet kurumlarına ve uluslararası şirketlere yatırım araştırmaları konusunda yardımcı olmak için her yıl ülkeleri belli kriterleri göz önüne alarak mercek altına alıyor.AA
Otizmin Büyük Ölçüde Genetik Olduğu Saptandı
Tıbbi Araştırma Konseyi'nin 516 ikiz üzerindeki çalışması otizm vakalarının %74-98'inin genetik yapıdan kaynaklandığını gösteriyor.King's College London ekibi gençlerin 181'inde otizm olduğunu, ancak oranın aynı DNA'yı paylaşan tek yumurta ikizlerinde çok daha yüksek olduğunu bildirdi.JAMA Psikiyatri'ye konuşan araştırmacılar, yüzlerce olmasa da onlarca genin etkisi olduğunu ve çevresel faktörleri tamamen gözardı etmediklerini anlattılar.Artan farkındalıkOtizmin teşhisi zor olabilir. Bu hastalıkta tek bir bozukluk yerine bir dizi belirti söz konusu. Ve şiddeti kişiden kişiye büyük ölçüde değişebilir.Araştırmacı Dr Francesca Happe, mükemmel olmasa da, tüm kanıtların genlerin otizmde düşünülenden daha büyük bir rol oynadığına işaret ettiğini söyledi ve ekledi:
10 Aldatma Türü
CİSED GENEL BAŞKANI CEM KEÇE: “ALDATAN VE ALDATILAN BİR TOPLUM HALİNE GELİYORUZ!”Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği (CİSED) verilerine göre Türkiye’de erkeklerin yaklaşık yüzde 58’i, kadınların ise yaklaşık yüzde 40’ı evlilikleri süresince en az bir kere olmak üzere evlilik dışı ilişki yaşıyor. Cinsiyetlere göre aldatma oranlarının her geçen yıl artış gösterdiği ayrıca belirtiliyor. Aynı verilere göre erkekler yaşları ilerledikçe kadınlar ise daha genç yaşlarda eşini aldatma eğilimi gösteriyor. CİSED Genel Başkanı Psikoterapist Cem Keçe aldatma rakamlarının aslında daha yüksek olduğunu, fakat araştırma sonuçlarına yansımadığını söylüyor ve bunun nedenini şöyle açıklıyor: “Üzülerek söylüyorum, aldatan ve aldatılan bir toplum haline geliyoruz. Partnere yalan söyleme, söz verip tutmama, bir başkasıyla daha yakın olma, karar alırken başkasının sözlerine değer verme gibi eylemlerin psikolojik olarak aldatmadan bir farkı yok. Ayrıca erkeklerin bir kısmı evlilik dışı bir partnerle sadece bir kere yaşanılan cinsel ilişkiyi aldatma olarak görmüyor. Kadınların bir kısmı ise cinsellik olmayan bir evlilik dışı ilişkiyi aldatma olarak kabul etmek istemiyor. Toplumumuzda erkeklerin genelinde sadakatsizlik, evlilik ile eşzamanlı sürdürülen bir başka ilişki olarak algılanıyor. Sadakatsizliği seks öncesi evrede bırakma eğiliminde olan kadınlar ise gizli bir yemeği, duygusal yazışmaları, öpüşme ve sarılmaları aldatma olarak adlandırmayarak vicdanını rahatlatmak istiyor.” Toplumun aldatma tanımını kendi menfaatleri doğrultusunda çarpıttığını belirten Keçe, aldatmanın tam tanımını şöyle yapıyor: “Aldatma; mevcut eşin/partnerin bilgisi veya izni veya rızası olmadan üçüncü bir kişi veya kişilerle bir veya birden fazla yaşanan duygusal ve/veya cinsel ilişkidir.” Toplumun bazı bahanelere sığınarak sadakatsizliği kabul edilebilir göstermeye çalıştığını belirten Keçe, “Her aldatma birbirinin aynı olmasa da hiçbir bahane aldatmayı kabul edilebilir kılmaz; fakat arkasındaki motivasyona göre bazıları affedilebiliyor.” diyor ve aldatma türlerini şöyle sıralıyor.