Sırt çantası… Çoğu insanın vazgeçilmezi, tek aksesuarı, sevdiği. İçinde ne olduğunu asla bilmezsiniz, ama sahibinin her şeyini taşır yollar boyu. Yeri gelir sinemaya gider, yeri gelir Güney’e kaçar, ama hep omuzdadır, sırttadır sırt çantası. Öyle ki tez konusu olur sırt çantası: “sırt çantalı turistlerin seyahat motivasyonu” ve işe alımlarda aranan tek kriter oluverir. Sırt çantası önemlidir ve bunu sırt çantalılardan daha iyi kimse bilemez.
Ryan Gosling çok yakışıklı bir erkek ve çok iyi bir oyuncu olmasının yanı sıra harika kişiliğiyle de tanınıyor. Bu harika kişiliğinin içinde hayvanlara karşı duyduğu inanılmaz sevgi de var. Hayvan satın almak yerine sahiplenmeyi tercih eden Ryan'ın 12 yaşında, barınaktan aldığı bir dostu var; George.Ryan George'u hiç yanından ayırmıyor, öyle ki film setlerine, restoranlara, gezmelere, hatta TV şovlarına bile yanında götürüyor. Uzun zamandır beraber olan bu ikilinin imrendiren hayatına kısaca bir göz atmak istedik ve çok şeyler öğrendik.
‘Artık yeter!’ diye bağıran, çelimsiz bir terzi kadının, Amerikan tarihine nasıl damga vurduğuna, gelin isterseniz hep birlikte tanıklık edelim... Aşağıdaki galeri Cemal Tunçdemir'in (www.amerikabulteni.com) sitesindeki yazısından hazırlanmıştır.
Japonya’nın Tarım, Orman ve Balıkçılık Bakanlığı tarafından yapılan açıklama ile Japon gemilerinin bugünden itibaren Antarktika'da balina avına çıkacakları duyuruldu.
WWF Kanada'nın 'Hepimiz vahşi yaşamız' sloganı ile başlattığı projesinde hazırladığı çarpıcı video. Yeni reklam kampanyası kapsamında hazırlanan videoda insan ve doğa arasındaki paralelliklerden yola çıkıldı. İnsan elinin mahvettiği doğanın yeniden düzenlenebilmesi için ve ileriki kuşaklara aktarılabilmesi için yine insan eline ihtiyaç duyulduğunun vurgulandığı kampanyada bir şeylere başlamak için şimdi tam zamanı olduğu vurgulandı.
Anne olmak, her kadının tatmak istediği bir duygudur. Bir nevi mucize gibi bir şeydir çünkü. 9 ay karnınızda taşıdığınız bebeğinizi sahiplenirsiniz, canınızdan bir parçadır, kimselere vermek istemezsiniz. Gözlerinizin önünde bir mucizenin büyüdüğünü görmek size mutluluk verir ve her anında yanında olmak istersiniz. Ancak çalışan bir anne, doğum izni bittikten sonra bebeğini mecburen birilerine emanet etmek zorunda kalır. Bu durumda da günün büyük bir kısmında bebeğinden ayrı olacağı için, aklı hep ondadır. Biz de bu ayrılığın annelere içten içe hissettirdiği şeyleri ele aldık.Karşınızda çalışan her annenin hissettiği o tarifi zor duygular;
Bazen kendimizi bir açmazın ortasında kalmış gibi hissederiz. Üstelik böyle zamanlarda, çözümün basit şeylerde saklı olduğunu anlamak da zordur. İşte bu galeri de, size bu gerçeği hatırlatmak için hazırlandı. Bakalım Carlin, bizlere ne tür tavsiyelerde bulunmuş...
Kadınlar mantık kurmakta, olayların birbiriyle bağlantısını saptamakta çok iyidir. Erkekler detaylara pek önem vermezler. Bu yüzden neden sonuç ilişkileri arasındaki bağlantı daha kopuktur.
Twitter kullanıcısı 'myriamonde' geçtiğimiz akşam, manifesto niteliğinde harika bir flood yaptı. Kadınlara seslendiği ve sonsuza kadar hiç durmadan yazabileceğini belirttiği twitlerinde kadınlara erkeklere karşı dik durmaları çağrısında bulundu. Altına tüm kadınların imza atacağını düşündüğüm bu flood'u burada paylaşmayı bir borç biliyor ve onun sözleriyle sesleniyorum size: 'Biz kimseye muhtaç değiliz, bazen kendimiz bile bilmiyoruz. Katlanıyoruz davarlara. Katlanmamıza gerek yok arkadaşlar. Bu kadar basit.'
Jax isimli köpek suda can çekişen bir kuşu kurtardı. Hayatını kahraman Jax'e borçlu olan kuş can çekiştiği noktadan kurtulduktan sonra tekrardan uçabilmiş.
Bu ne şimdi? dediğinizi duyar gibiyim, demeyin. 7 Haziran seçimlerinden bu yana Türkiye’yi etkisi altına almış, sosyal medyadan, TV’den, gazetelerden, sokaklardan gözümüze gözümüze giren Türkiye renkleri mevcut. Hepsinin bize çağrıştırdığı bir şeyler, hepsinin anlattığı bir hikayesi var.İşte çok da farkında olmadığımız, ama hepimizin bilinç altında bir şekilde kodladığı o renkler.
Bir dönem kupada çorba içme diye bir moda vardı. Hepimiz kaynar su koyduğumuz kupalara toz çorbaları döker sonrasında şıp şıp karıştırıp hüp hüp içerdik. Hatta bir dönem yurtta kalanların en hayat kurtarıcı ürünü işte bu bardak çorbalardı. Şimdi durum azıcık değişti bazı yurtlara ya da evlere mikrodalgalar geldi. Eh durum bu olunca mikrodalgada yapabileceğimiz yemeklere alternatif yaratmamız gerekti. İşte mikrodalgada az malzeme ile süper tatlar yaratabileceğiniz tarifler.