onedio
Reklam
Reklam
Ercan Altuğ Yılmaz Yazio: 2020 Pandemi Döneminde Oyunlaştırma ile Başaranlar
etiket
Değişen ve dönüşen dünyada işletmelerde çalışan personelin bir taraftan motivasyon ve performansını artırıp bağlılığını sürdürmek amacıyla diğer taraftan da pazar payını korumak ve artırmak amacıyla çeşitli yöntemlere başvurulmuştur. Bunlardan en önemlisi ise 2010’lu yılların başında hayatımıza giren ve her geçen yıl etkinliğini arttıran oyunlaştırma olmuştur. Günümüzde ise eğitimden, sağlığa, spordan, iş dünyasına kadar başarının sürdürülebilirliğini sağlamak için oyunlaştırmaya her zamankinden daha çok ihtiyacımız olduğunu söyleyebiliriz. Örneğin 2020 yılında birçok işletme bu konuda çalışmalar gerçekleştirmiş ve pek çok başarıya imza atmıştır. Gelin hep birlikte bunlara bir göz atalım.
Reklam
Reklam
Tüsiad'ın Dijital Türkiye Konferansı
İSTANBUL (AA) - Turkcell Kurumsal Satıştan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Ceyhun Özata, dijital dönüşümün esnaftan holdinglere kadar etki edeceğini belirterek, 'Dijital dönüşüme ayak uydurmak işletmelerin hayatta kalması için zorunluluk.” dedi.Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD) tarafından çevrim içi olarak düzenlenen Dijital Türkiye Konferansı kapsamında Koç Holding Dayanıklı Tüketim Grubu Başkanı Fatih Kemal Ebiçlioğlu’nun moderatörlüğünde “Geleceğin Teknolojileri” paneli gerçekleştirildi.Panelde konuşan Turkcell Kurumsal Satıştan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Özata, dijitalleşmenin, mevcut iş yapış şekillerinin dijital ortama taşınması, dijital dönüşümün ise yepyeni iş modellerinin, yeni nesil teknolojilerin elverdiği yeni unsurlarla bambaşka şekilde insanların karşısına götürülmesi olduğunu söyledi. Dijitalleşmenin verimlilik, dijital dönüşümün ise inovasyon olarak tanımlanabileceğini aktaran Özata, “Dijital dönüşüm esnaftan holdinglere kadar etki edecek. Dijital dönüşüme ayak uydurmak işletmelerin hayatta kalması için zorunluluk.” dedi.Özata, bütün uygulama ve servislerin bulut çevresinde dizayn edilmesi gerektiğini, kesintisiz sağlam bağlantı, 5G, fiber altyapı ve siber güvenliğin önemli konular olduğunu vurguladı. Turkcell’in en üst seviyede sertifikaya sahip yeni nesil data merkezi yatırımları olduğunu belirten Özata, altyapının, dijital dönüşümün hayata geçirileceği bir zemin olduğunu aktardı. “Salgın dönemi şirketlerin yatırım süreçlerini 6 yıl öne çekti”Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Meltem Bakiler Şahin de yapılan araştırmaların, salgın döneminin şirketlerin yatırım süreçlerini 6 yıl öne çektiğini gösterdiğini bildirdi.Aslında bugünün, geleceği konuşmak için çok doğru bir dönem olduğunu ifade eden Şahin, şunları kaydetti:“Çünkü gelecek öngörüsü, 2020’den 2023’e kadar dijital dönüşüme küresel çapta 6,8 trilyon doların üzerinde yatırım yapılacağını söylüyor. Dolayısıyla dijitalleşme şu andaki iş yapış şekillerini yeniden şekillendirerek yeni teknoloji ve trendler ile birlikte bizi bekliyor. Tabii ki burada KOBİ’lerden büyük şirketlere kadar her işletmenin hazır olması çok kritik.” Şahin, 5G ile birlikte özelleştirilmiş bir altyapının önemine işaret ederek, “5G hayatımızda çok şey değiştirecek ama bunun yanı sıra bulut teknolojileri, yapay zeka ve benzeri... Hepsi birleşerek önümüzdeki dönemi şekillendirecek diye düşünüyorum.” dedi.
Reklam
Türkiye İle Letonya İkili Ticaret Hacmini Yükseltmeyi Hedefliyor
ANKARA (AA) - Türkiye'nin Riga Büyükelçisi Gülsun Erkul, Türkiye-Letonya ekonomik ve ticari ilişkilerinin potansiyelin altında olduğunu belirterek, ikili ticaret hacmini ilk etapta 1 milyar dolara yükseltmenin en önemli hedeflerinden biri olduğunu söyledi. Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Türkiye-Letonya İş Konseyince çevrim içi düzenlenen 'Baltık Ülkeleri İş Fırsatları Letonya-Kayseri İş Dünyası ile Buluşma' etkinliğinde karşılıklı iş ve yatırım fırsatları konuşuldu.Etkinliğe, DEİK Başkanı Nail Olpak, Anadolu Aslanları İşadamları Derneği (ASKON) Genel Başkanı Orhan Aydın, DEİK Türkiye-Letonya İş Konseyi Başkanı Mustafa Necati Işık, Kayseri Sanayi Odası Başkanı ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Büyüksimitçi, Türkiye'nin Riga Büyükelçisi Gülsun Erkul ve Letonya'nın Ankara Büyükelçisi Peteris Vaivars ile iş dünyasından çok sayıda temsilci katıldı.Türkiye'nin Riga Büyükelçisi Erkul, yaklaşık iki buçuk yıldır 'mükemmel ilişkilere sahip dost ve müttefik bir ülkede' görev yapması dolayısıyla kendini şanslı gördüğünü vurguladı.Erkul, Letonya'nın Ankara Büyükelçisi Vaivars'ın da bu hissiyatı paylaştığını öğrenmekten memnuniyet duyduğunu aktararak, ikili ilişkilerin siyasi sorunlardan muaf ve uluslararası alanda dayanışma içerisinde olmasının, ilişkilerin diğer alanlarına odaklanma fırsatı verdiğini kaydetti.Bunun başında ekonomi ve ticari ilişkilerin geldiğini aktaran Erkul, 2020'de bu alandaki en önemli gelişmenin ilk kez düzenlenen 'Ekonomik ve Ticari Ortak Komitesi Toplantısı (JETCO)' olduğuna dikkati çekti. Mekanizmanın 2014'te oluşturulduğunun ancak bugüne kadar fiilen hayata geçirilemediğinin altını çizen Erkul, toplantının salgın koşullarında video konferans yöntemiyle yapılmış olmasının bile çok kıymetli olduğunu vurguladı.Büyükelçi Erkul, 'Salgın koşullarının el vermesi halinde, 2. JETCO toplantısını ve toplantı marjında iki ülke iş çevrelerini bir araya getirecek iş forumunu da ülkemizde düzenlemeyi ümitle, hevesle ve heyecanla bekliyoruz.' dedi. İkili ticaret hacminde hedef 1 milyar dolar İki ülkenin ekonomik ve ticari ilişkileri konusunda gözlem ve beklentilerine değinen Erkul, 'Türk-Leton ekonomik ve ticari ilişkilerinin potansiyelin altında olduğu tespitini dürüstçe yapmamız gerekiyor.' diye konuştu.Erkul, Türkiye-Letonya ticaret hacminin düştüğünü ve sürdürülebilir bir artıştan söz etmenin mümkün olmadığını belirterek, 'Salgın da ticaret hacmimizi olumsuz etkiledi. Bu durum, siyasi ilişkilerimizin düzeyine yakışmıyor. Bunu ilk etapta 1 milyar dolara yükseltmek en önemli hedeflerimizden biri.' ifadelerini kullandı. Kayseri'nin Letonya'ya ihracatında özellikle mobilya, kağıt ve orman ürünleri, tekstil, hazır giyim ve konfeksiyon, demir çelik, demir döşeme metaller ve elektrik-elektronik ürünlerinin önemli bir yer tuttuğunu kaydeden Erkul, Kayserili iş insanlarının 1 milyar dolar hedefine ulaşma konusunda önemli rol oynayabileceğine inancını dile getirdi.Erkul, Kayserili iş insanlarının Letonya ile iş birliği yapmasının onlara Avrupa'da yeni fırsatlar doğuracağına işaret ederek, şöyle devam etti:'Letonya'yla iş yapmanın, tüm iş insanlarımıza öncelikle Baltıklar'da, Kuzey Avrupa'da ve genel olarak Avrupa Birliği (AB) içerisinde yeni kapılar açacağını göz önünde bulundurmalarında fayda görüyorum. Bu hedefe ulaşmada iki ülke arasında 1997 yılında kurulmuş olan İş Konseyi'ne de önemli bir rol düşüyor. Konseyin faaliyetlerine yeni bir dinamizmle sürdürmesine ihtiyaç duyuluyor.'Bu konuda özellikle Letonya tarafına da görevler düştüğüne dikkati çeken Erkul, 'Konseyin Türk tarafında gördüğümüz iştirak ve hareketliliğin en kısa sürede Leton tarafında da görüleceğinden eminim. Önümüzdeki dönemde bu etkinliğe benzer bir etkinliğin Leton iş adamlarına dönük olarak da gerçekleştirilmesinde fayda olacağına inanıyorum.' ifadelerini kullandı. Erkul, Türkiye'nin Riga Büyükelçiliğinin kapısının iş insanları da dahil tüm vatandaşlara her zaman açık olduğunun altını çizerek, toplantının Türk-Leton ekonomik ilişkilerinde yeni başlangıçlara vesile olmasını diledi.'Potansiyelin çok daha büyük olduğunu görüyoruz'Letonya'nın Ankara Büyükelçisi Vaivars da Kovid-19 salgını nedeniyle çekilen zorluklara rağmen çevrim içi yapılan bu toplantının çok önemli olduğunu belirtti. Salgının er ya da geç biteceğini kaydeden Vaivars, ardından etkinlik ve ziyaretler organize edeceklerini ve iş temsilcilerini bir araya getireceklerini vurguladı.Vaivars, iki ülke arasındaki ticari potansiyelin büyük olduğuna işaret ederek, 'Letonya ve Türkiye çok dostane ve düşüncesi birbirine benzer iki ülke. Ticaret hacimlerimiz 300 milyon dolara erişse de potansiyelin çok daha büyük olduğunu görüyoruz.' dedi.Bu yılın geçen yıla kıyasla daha iyi olacağını aktaran Vaivars, iş insanlarına proaktif olmaları ve ikili ticaret hacmini artırma konusunda düşünmeleri yönünde teşvikte bulundu. Vaivars, geleneksel sanayinin yanında, tıbbi endüstri gibi alanlara da odaklanılması gerektiğine dikkati çekerek, 'Yeni teknolojilere, yeni fikirlere, yapay zeka, 5G ve nesnelerin interneti konularına da bakmalıyız. Bunlar tabii Türkiye ve Letonya'da da çok gelişmiş konular.' ifadesini kullandı. Yakın zamanda Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile görüştüğünü ve savunma sanayisinin çok önemli olduğu konusunda hemfikir olduklarını aktaran Vaivars, 'Letonya, Türkiye'yle bu konuda iş birliği yapmak istiyor.' diye konuştu.Büyükelçi, Türkiye-AB ilişkilerinin yeni bir ivme kazandığını görmekten çok memnuniyet duyduğunu da belirterek, 'Her iki taraf da artık olumlu bir gündeme çok odaklandı.' değerlendirmesini yaptı.Vaivars, Türkiye ile AB arasında 'kesinlikle görüşülmesi gereken' Gümrük Birliği Anlaşması ve vize serbestisi gibi bazı konuların olduğunun da altını çizdi.Bu tür toplantıların ilkini gerçekleştirdiklerini kaydeden Vaivars, 'Kayseri iş çevresine söz veriyorum, bunun devamı gelecektir. Kovid-19 ortadan kalktıktan sonra büyük bir memnuniyetle Kayseri'ye de bir ziyaret gerçekleştirmek için söz veriyorum.' dedi.Etkinlik, Baltık ülkelerinde iş fırsatları ve sektör sunumuyla devam etti.
Dünya Ekonomik Forumu Başkanı Schwab, Dijital Türkiye Konferansı'nda Konuştu:
İSTANBUL (AA) - Dünya Ekonomik Forumu (WEF) Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Klaus Schwab, 'Ekonomik ve jeopolitik açıdan küresel olarak ve bölgesinde önemli bir aktör olan Türkiye, bu alanda (dijital dönüşüm) liderlik üstlenebilir ve dijital devrimin etkilerinin en üst seviyeye çıkartılması için öncülük edebilir.' dedi.Schwab, Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD) tarafından çevrim içi olarak gerçekleştirilen Dijital Türkiye Konferansı'nın açılışında yaptığı konuşmada, Türkiye ile uzun döneme yayılan, 40 yılı aşkın geçmiş ve köklü ilişkilere sahip olduklarını söyledi.Dünyanın kritik bir değişim döneminden geçtiğini ve onaylanan aşıların uygulamaya başlanmasının sağlık ve insanların korunması açısından umut ışığı olduğunu ifade eden Schwab, 'Bu sayede bizler tekrar ekonomik toparlanmaya odaklanabileceğiz. Daha birkaç sene önce aslında böyle bir dünyayı düşünmek mümkün olmayabilirdi. Yani küresel salgının arkasından sadece bir yıl içerisinde bir aşının bu şekilde dağıtılabileceğini düşünmek imkansız olurdu ama biz bunu başardık. Kovid-19, aslında bize medikal dünyadaki gelişmelerin ne kadar ilerlediğini gösteriyor.' şeklinde konuştu.Özellikle 4. Sanayi Devrimi olarak adlandırılan dönüşüm sayesinde sağlık alanında da çok ilerleme kaydedildiğini aktaran Shcwab, şöyle devam etti: 'Kapsayıcı ve insan odaklı politikaların gerçekten bir ülkenin ve tüm dünyanın ekonomik ve sosyal stratejisinde ne kadar köklü bir önem arz edebileceğini gösterdi. Ama bütün bu deneyim bize aslında ne kadar hazırlıksız olduğumuzu da gösterdi, bu ölçekte bir zorlukla mücadele etme açısından... Sağlık altyapımız, sosyal altyapılarımız, ekonomik altyapılarımız, yaşama şeklimiz, iş yapma şeklimiz aslında her şey bir sınamaya tutuldu ve her şey değişiyor şu anda. Bu salgın bize hiçbir şey öğretmediyse şunu öğretti, aslında her zaman olduğu gibi iş yapmaya devam etmek artık işe yaramayacak. Bu yüzden dünyanın bir yenilenmeye, bir reset'e ihtiyacı var ve bu sadece ve sadece hükumetler ve devletler yeniden kendi stratejilerini değerlendirip yönlendirirse gerçekleşecek.' 'Türkiye, dijital devrimin etkilerinin en üst seviyeye çıkartılması için öncülük edebilir'Klaus Schwab, teknolojilerin yayılmasının, özellikle 4. Sanayi Devrimi altındaki teknolojilerin yaygınlaştırılmasının büyük yenilenmede önemli bir rol oynayacağını vurgulayarak, teknolojinin uygulanmasının, yeni teknolojilerin benimsenmesinin kapsayıcı ve adil bir şekilde yapılması gerektiğini söyledi.Schwab, 'Ekonomik ve jeopolitik açıdan küresel olarak ve bölgesinde önemli bir aktör olan Türkiye, bu alanda liderlik üstlenebilir ve dijital devrimin etkilerinin en üst seviyeye çıkartılması için öncülük edebilir. Burada topluma yaygınlaştırılması ve ilgili zorlukların azaltılması açısından önemli bir fırsat olduğunu düşünüyoruz.' dedi.'Türkiye, ulusal teknoloji girişimleri sayesinde teknolojiye çok ciddi yatırım yapmakta'Konuşmasında paylaşmak istediği 4 mesaj bulunduğunu aktaran Schwab, 'Öncelikle teknolojinin değişimi daha önce hiç görmediğimiz kadar hızlı bir şekilde gerçekleşiyor. Biz de buna ayak uydurmalıyız. Son derece hızlı gelişen teknolojiyle buna ayak uydurmalıyız ve bunu toplumun iyiliği için kullanıyor olmalıyız. Teknolojiler, son on yıllarda da hızlı bir şekilde gelişmişti ama dünyada şu an tecrübe ettiğimiz şey, daha önce eşi benzeri görülmemiş bir durum.' değerlendirmesinde bulundu. Teknolojinin değişim hızına ayak uydurabilmek için artık işletmelerin geleneksel iş modellerinin sınırlarının dışında düşünmesi ve farklı bir değer zinciri perspektifi ortaya konulması gerektiğine işaret eden Schwab, 'Artık dikey değil, yatay olarak düşünmemiz lazım. Türkiye de bu noktada ulusal teknoloji girişimleri sayesinde teknolojiye çok ciddi yatırım yapmakta ve Ar-Ge'yi de önümüzdeki 2-3 yıl içerisinde yüzde 1,8 artırmak istiyor.' dedi.'Bir eğitim devrimine ihtiyacımız var'WEF Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Schwab, sözlerini şöyle sürdürdü:'İkinci mesajım ise iş gücünün doğru becerilerle güçlendirilmesi çok önemli olacak. Teknoloji, bizim çalışma ortamımızı ve işlerin doğasını değiştirmeye devam edecek. Bu yüzden işlerin geleceği açısından bakacak olursak 2020 itibarıyla küresel olarak 85 milyon iş, belki de insanlar ve makineler arasındaki bir iş değişimi sebebiyle yok olacak. Bu konuda yeniden beceri kazandırma stratejileriyle ilerlemeliyiz ve hem devlet hem de iş yönetiminin her kademesine yeni becerileri yansıtıyor olmalıyız. Bunun için yaşam boyu öğrenme çok önemli ve geleneksel pedagoji sisteminden artık uzaklaşmak durumundayız. Gerçekten bir devrime ihtiyacımız var, bir eğitim devrimine ihtiyacımız var. Türkiye'nin genç ve dinamik bir nüfusu olduğunu biliyoruz. Bu nüfus da Türkiye için çok ciddi bir fırsat teşkil ediyor. Bu sayede bu gençlerin nitelikleri ve becerileri kullanılabilir ve Türkiye'nin küresel liderlikteki yeri ilerletilebilir. Burada sadece eğitim kalitesine odaklanmamalı, aynı zamanda tüm ekosistemin kalitesine odaklanmalı bu beceriler stratejisi. Teşvikler, destekler sunulmalı. Bu sayede gençleri iş gücüne çekip burada tutmak mümkün olmalı. Özellikle burada iş dünyasının özel bir rolü var.Üçüncü mesajım, teknolojinin teknoloji yönetimiyle dengelenmesi yönünde... Teknoloji gerçekten harika fırsatlar sunuyor ama aynı zamanda birtakım riskler de barındırıyor. O yüzden önemli olan şey, burada ülkelerin teknoloji ile inovasyonu dengeli bir şekilde yürütebilmesidir. Örnek verecek olursak, yüz tanıma çok ciddi, güçlü bir araç artık. Pek çok uygulaması ve kullanım alanı bulunuyor. Havaalanlarında yüz tanıma teknolojisi kullanılmaya başlandı. Ancak bunun birtakım riskleri de var. Algoritma ve veriyle ilgili riskler var. Bu yüzden burada doğru bir denge ve kontrol sisteminin tesis edilmesi çok önemli. Son dönemde Türkiye, bir pilot girişim duyurdu, blok zincirlerle ilgili, dijital para birimiyle ilgili olarak... Sizleri tebrik etmek istiyorum. Türkiye, aynı zamanda WEF'in 4. Sanayi Devrimi ile ilgili network'üne katılan son ülke oldu. Bu network içerisinde dünyanın pek çok ülkesi birlikte çalışıyor, adil ve katılımcı teknoloji kullanımı için bir çerçeve çiziliyor. Bu çalışmalar arasında KOBİ'lerde teknolojinin benimsenmesine yardım edilmesi ve üst düzey yöneticilerin yapay zeka prensipleriyle ilgili eğitilmesi gibi alanlar yer alıyor.''Temel olan şey, iş birliği içerisinde rekabetçilik ya da rekabetçilik içerisinde iş birliği yapmak'Klaus Schwab, dördüncü mesajının ise dijital dönüşümün hızlandırılmasında iş birliğinin rolüyle ilgili olduğunu bildirdi. Schwab, şunları kaydetti:'Dijital dönüşümün bu şekilde gerçekleştirilmesi için iş birliğinin ve birlikte çalışmanın rolü gerçekten elzem. Bu bağlamda platformlardan ve ekosistemlerden de bahsedebiliriz. Platform dediğimizde ben sadece entegre iş hizmetleri sunan bir platformdan bahsetmiyorum. Aklımdaki şey aslında biraz da uluslararası iş birliği platformları, WEF gibi ve derin bağlantılar geliştiren tüm ekosistem aktörleriyle bağlantıya geçen işletmelerden bahsediyorum. Böylelikle doğru sanayi ve akademi ilişkisi tesis edilebilir ve kamu-özel iş birliğine odaklanabiliriz ve daha başarılı olma olasılığımız olur. Böylelikle de bu dönüşüm yolculuğunda ilerleyebiliriz. Bütün bunların örneğini aslında WEF küresel network'ünde de görüyoruz. Bugün temel olan şey, aslında iş birliği içerisinde rekabetçilik ya da rekabetçilik içerisinde iş birliği yapmak. Bu sayede her türlü çabayı hızlandırmamız mümkün. Uluslararası ve çok taraflı bir iş birliğiyle biz bunu yapabiliriz.' İş birliği ve ittifaklar kurarak dijital kapsayıcılığı sağlık, eğitim ve finansal katılım alanında da artırmak gerektiğini belirten Schwab, bu girişimler sayesinde Türkiye ve TÜSİAD üyeleriyle daha fazla iş birliği yapmayı umduklarını sözlerine ekledi.
Reklam