onedio
Dünya'nın En Tehlikeli 5 Yürüyüş Parkuru
Gezgin kişi hayatında en azından bir kere de olsa tüm korkularına karşı gelerek adrenalini olanca coşkusuyla hissetmek ister. Sizler için derlediğim nefes kesen, adrenalin garantili yürüyüş rotaları. Korkularınızla yüzleşmeye hazır mısınız?
Dünya'nın En Tehlikeli 5 Köprüsü
Köprüler insanlığın en ilginç yapılarındandır. Kimisi devasa boyutlarda, üstünden trenlerin, kamyonların geçtiği beton, asma yapıya sahip olabilir.Kimisi de elde halatlarla yapılmış, sadece bir kişinin yürüyebileceği, adrenalin dolu yapılardır.İşte nefesinizi kesecek Dünya'nın en tehlikeli köprüleri.
ÜNLÜLER VE BUG'LARI
Öncelikle belirtelim ki bu içeriği,  insanların fiziksel kusurları ile dalga geçmek maksadı ile hazırlamadık. Belirtmek istediğimiz nokta, milyonların takip ettiği ve kusursuz atfedilen insanların dahi çeşitli kusurlarının olabileceğidir.  Burada yer alan ünlülerin tamamı, bu kusurlarıyla mutlu mesut yaşadıklarını her fırsatta dile getirmektedirler. Elbette bu kadar kusur kadı kızında da olur diyor ve ekliyoruz.
Belgrad'ta Görmeniz Gereken 5 Yer
Sava ve Danube nehirlerinin birleştiği alandaki tepede bulunan Belgrad kalesi şehrin en önemli kültürel ve tarihi yapısı olmanın yanında Belgrad’ın en güzel ve büyük parkına da evsahipliği yapar.
Çin'den ABD'ye Pasifik Altından Hızlı Tren
Çinli yetkililer dün ABD'ye kadar uzanan bir hızlı trenprojesini hayata geçirmeyi planladıklarını açıkladı.Devlet gazetesi Beijing Times'ın haberine göre planlanan hat, Çin'in kuzey doğusundan başlayacak, Sibirya'dan geçip Pasifik Okyanusu altına yapılacak bir tünel vasıtasıyla Alaska ve Kanada üzerinden ABD'ye ulaşacak. Çin Mühendislik Akademisi uzmanlarından Wang Mengshu , Rusya ile Alaska arasındaki Bering Boğazı'nı geçmek için 200 km' lik bir denizaltı tünelinin gerekli olduğunu belirtiyor. Wang'e göre Rusya uzun yıllardır proje üzerinde düşünüyor ve iki ülke konuyu masaya yatırmak üzere hazır. ' Çin-Rusya artı Amerika hattı ' takma isimli projenin 13 bin kilometrelik bir mesafeyi birleştirmesi planlanıyor. Şu anda kullanımda olan dünyanın en uzun hattı Trans Siberya tren yolu ise sadece 3 bin kilometre. Proje hayata geçerse saatte 350 km hızla hattın bir ucundan diğer ucuna seyahat 2 gün sürecek . Gazetede yayınlanan proje beraberinde pek çok soru işaretini de getirdi. Çin hükümetinin projeyle ilgili olarak Rusya , ABD ve ya Kanada'ya danışıp danışmadığı ile ilgili net bir bilgi bulunmuyor. Sadece Bering Boğazı'nda yapılması planlanan tünel bile benzeri olmayan bir mühendislik becerisi gerektiriyor. Proje, Manş Denizi'nde bulunan dünyanın en uzun tünelinden 4 kat daha uzun bir tünel yapılmasını gerektiriyor. teknokulis.com
Balkanlarda Kaç Osmanlı Eseri Bulunuyor?
Trakya Üniversitesi, İslami İlimler Araştırma Vakfı ile İstanbul Üniversitesi İslam Araştırmaları Merkezi'nce Başbakanlık Tanıtma Fonu desteğiyle 'Osmanlı İlim, Düşünce ve Sanat Dünyasında Balkanlar' başlıklı sempozyum düzenlendi.Sempozyumda konuşan Gazi Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Zeki İbrahimgil, vakıf kayıtlarında, Balkanlar'da 5 asır hüküm süren Osmanlı'ya ait 15 bin yapı bulunduğunu ve eserlerin yüzde 90'ının arazide tespit edildiğini söyledi. Balkanlarda, cami, han, hamam, tekke, köprü, şifahane gibi yapıların da aralarında bulunduğu 4 bin ile 5 bin yapının ayakta olduğunu ifade eden İbrahimgil, Makedonya, Macaristan, Kosova, Hırvatistan'da Osmanlı eserlerinin ihyası çalışmalarının devam ettiğini örneklerle anlattı.Osmanlı padişahlarından Kanuni Sultan Süleyman'ın kalbi ve iç organlarının, Macaristan'ın Zigetvar şehrindeki Kanuni Camisi'nin bahçesinde bir yere gömülü olduğunun belirlendiğini ifade ederek, 'Bu henüz çok yeni bir bilgi, basın toplantısıyla detayları aktarılacak. Daha sonra ekip giderek, kazı yapacak' dedi. Sempozyumu, Hırvatistan Başmüftüsü Aziz Hasanoviç, Bulgaristan Başmüftüsü Hacı Aliş, Gümülcine Seçilmiş Müftüsü İbrahim Şerif ile İskeçe Müftüsü Ahmet Mete de dinledi.Sempozyumda Trakya Üniversitesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Necip Yılmaz 'Filibeli Ahmet Hilmi ve materyalizme yönelik eleştirileri', Necmettin Erbakan Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İbrahim Coşkun 'Filibeli Ahmet Hilmi'nin Allah tasavvuru', Makedonya Teteva Devlet Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Kani Nesimi 'Osmanlı dönemi ve sonrasında yaşayan önemli şahsiyet Arnavut Ekrem Bey Vlora' başlıklı tebliğlerini sundu.Katılımcılara belgelerini, Hırvatistan Başmüftüsü Aziz Hasanoviç ve oturum başkanı Prof. Dr. Bayram Dalkılıç tarafından verildi. 'Osmanlı İlim, Düşünce ve Sanat Dünyasında Balkanlar' başlıklı sempozyum yarın sona erecek. teknolojioku
Reklam
Android Telefonlardan Sonra Android Televizyon
Android telefonlardan sonra Android televizyon deneyimine hazır mısınız? Dünyada ve Türkiye'de sunulan Philips markalı televizyonları piyasaya sunan TP Vision Android işletim sistemli televizyonların detayını açıkladı. 3 boyutlu televizyonlardan sonra Ultra HD televizyonların yer alacağını daha önceki haberlerimizde söylemiştik. Ultra HD 8800 serisi televizyon izleme keyfine farklı bir deneyim ekliyor. Oyun oynama ve televizyon izleme deneyimini hızlı hale getirmk için Android işletim sistemi ile çalışma gösteren modeller Google Play sayesinde özel oyun uygulamarına erişim imkanı sağlıyor. Google Play Hizmetleri Philips 8000 modelleri Türkiye, Rusya ve Avrupa'da sunulmaktadır. İlk Android işletim sistemli televizyon olma özelliğini taşıyan bu modeller Google hizmetlerinden faydalanmanıza imkan sağlamaktadır. Ayrıca aralarında bulunan Chrome, Google Music, Google arama, Google Movies ve Youtube gibi popüler hizmetlere hızlı erişim seçeneği sunuyor. Google Play'ın geniş yelpazede sunulan videolarını ve uygulamalarını çevirimiçi olarak erişmenize imkan sağladığından dolayı daha bir akılı TV deneyimi yaşamanızı ön görüyor. Sesle arama yapma özelliği! Bence en iyi özellikleri arasında sesle arama yapma özelliği. Google Chrome tarayıcınız üzerinde sesle arama yapmanız mümkün. Zengin bir içeriğe sahip olan bu televizyonlar oyun oynama seçeneklerine ulaşmanız ve oyunlarınızı sorunsuz oynamanız için güçlü çekirdekli yapısıyla geliyor. Philips Android televizyonları Google Play üzerinden yayınlanmış olan oyunlara erişmenize imkan sağlıyor. Oyunları imleç, işaretleyici yada ayrı bir kontrol cihazı yardımıyla oynayabilirsiniz. 4 kat daha net! Philips 8000 serisi üstün görüntü kalitesi sunmakla kalmayıp süper bir çözünürlük elde etmeniz için en iyisini snuyor. Ultra Çözünürlülk mükemmel bir netlik sunuyor. Muhteşem ekranın kontrastını daha da genişletmek mümkün. Ortam içi olan ışığa bağlı kalarak dinamik bir uyum sağlayı amaçlamıştır. Bu nedenle Micro Dimming Pro teknolojisini bulundurmaktadır. Etkileyici bir kontrast sunduğundan dolayı izlerken keyif alacaksınız. Full HD televizyonlara bakıldığı zaman 4 kat daha kaliteli bir görüntü sunan Ultra HD televizyonlar mükemmel bir detay ve netlik sunmaktadır. Android televizyonu akıllı cihazlara bağlama! Android olabilir fakat iOS işletim sistemli cihazlarla da sorunsuz bir bağlantı gerçekleştirmektedir. Android işletim sistemi ile çalışmakta olan tablet ve telefolara daha da yakın çalışma göstermektedir. Geniş bir arayüz sunmasının yanısıra çeşitli seçenekler ile mobil cihazınız ve televizyonunuz arasında kablosuz bağlantı yapmaktadır. SimplyShare ve Wi-Fi Miracast'ı destekleyen bu akıllı televizyonlar MultiRoom izleme içeriğini de sunmaktadır. Bu özellik ile evin başka bir bölümünde bulunan ikinci bir televizyona görüntünün akratılmasını sağlayabiliyorsunuz. Android televizyonlar hakkında düşüncelerinizi yorum yaparak paylaşabileceğinizi unutmayın. Kaynak : VeTeknoloji
Dünyanın En Büyük ve Yüksek 10 Heykeli
New York'daki Özgürlük Anıtı'nı hepimiz biliyoruz. 93 metre yüksekliğiyle dünyanın en etkileyici heykellerinden olduğu bir gerçek ama ondan daha büyük ve görkemli 10 tane daha heykel var... İşte bunlar:
Reklam
İlk Kez Akıllı Telefon Alanlar Android'i Seçti
ABI Research'ün, Mart ayı rakamlarına göre yayınladığı raporda, Android'in pazarpayını arttırdığı dikkat çekti. Rakamlara göre, akıllı telefon pazarında Android'in payı yüzde 80'e çıkmış durumda. Mart ayında 300 milyon Android telefonun satılmış olması dikkat çekiyor. Aynı rapora göre, akıllı telefon olmayan standart işletim sistemlerinin kullanıcı kaybı son çeyrekte yüzde 5 olarak gerçekleşti. Bu da, eski ' akılsız ' telefonlarını terk edenlerin, akıllı telefon olarak Android'i tercih etmiş olabileceğini düşündürüyor. Halihazırda milyarlarca kullanıcısı olan Android'in kullanıcı sayısı azalmazken giderek artıyor olması, akıllı telefonlarını güncelleyenlerin de yeniden Android tercih ettiği sonucunu doğuruyor. Hem akıllı, hem de standart 'akılsız' telefonlar bir arada hesaba katıldığında, Android'in ilk çeyrekteki pazar payı yüzde 44'e çıkmış durumda. 2013'ün son çeyreğinde bu oran yüzde 39 iken, geçen yıl aynı dönemde ise sadece yüzde 24 idi. Yani, Android sadece bir sene içinde yüzde 20 pazar payı kazanmış durumda. Bu hızlı yükseliş ise hem Apple'ı hem de piyasada tutunmaya çalışan Microsoft'u çok korkutuyor. Zira Apple'ın pazar payı sadece yüzde 10, Microsoft'un ise yüzde3... Hala eski nesil 'akılsız' telefon kullananların oranı ise yüzde 30 düzeyinde. Eğer Android, bu yüzde 30'un bir kısmını daha etkilemeyi başarırsa, akıllı telefonların tek hakimi haline gelmesi işten bile değil... Kaynak : CHIP Online
Apple 4.7 İnçlik iPhone 6 Üretimine Başlıyor
Apple’ın amiral gemisi akıllı telefonu iPhone 6 hakkında bilgiler gelmeye devam ediyor. Yeni gelen bilgilere göre Cupertino’lu şirket, 4.7 inçlik iPhone 6 modelinin üretimine başlıyor. Apple'ın tedarik zincirinden gelen söylentilere göre, üreticiler Apple’a üçüncü çeyrekte 4.7 inçlik iPhone’ları teslim edecek. Apple tedarikçisi Pegatron’un bildirdiğine göre, Apple 4.7 inçlik iPhone 6 % 15’i için sipariş aldı. Pegatron’un raporuna göre Apple’ın bu yıl, iPhone 6 , iPhone 5c ve iPhone 4s’inde yer alacağı toplam 50 milyon akıllı telefon üretmesi bekleniyor. Aynı zamanda başka bir Apple tedarikçisi olan Taiwan Semiconductor Manufacturing Company’nin bildirdiğine göre ise Phone 6 ve gelecek nesil iPad Air ve iPad Mini cihazlarda TouchID parmak izi sensörü olacak.teknolojioku
Watch_Dogs Ve Assassin's Creed'i İçeren Büyük Komplo Teorisi
Son bir aydır içimde tuttuğum bir teorimi sizinle paylaşmak istiyorum: Bence Watchdogs'da bizi yeni çıkacak Assassin's Creed'lerle ilgili çok şaşırtıcı şeyler bekliyor. Oyunların aynı evrende geçmesinden bahsetmiyorum: Sanırım dünyada ilk kez büyük bir oyunun lansmanı (bu yıl çıkacak Assassin's Creed oyunlarının biri veya ikisi birden), bir başka büyük oyunun (Watchdogs) içinde yapılacak.Niye böyle düşünüyorum, anlatayım.Şimdi, biliyorsunuz Assassin's Creed bir Ubisoft oyunu. 27 mayıs'ta çıkacak olan Watchdogs da öyle. Ve bu ikisinin arasında bir ilişki olduğunu, Assassin's Creed 4 Black Flag'de, Abstergo ofislerinde gezerken bulduğumuz bir dokümanla ispatlamıştık:Kısaca, Abstergo ofisindeki bir bilgisayarda, Blume adlı şirketin Abstergo'ya güvenlik hizmeti satmaya çalıştığını gösteren bir doküman vardı. Dokümanda adı geçen güvenlik sistemi ctOS ise, Watchdogs'un geçtiği Chicago'yu gözlem altında tutan ve yöneten işletim sisteminin adı. Yani, her iki oyunun da aynı evrende geçtiği kesinleşmiş oluyordu böylece.ÇOK UFAK SPOILER GELİYORAyrıca, oyunun sonlarına doğru ana hikayeden bağımsız olarak e-postalardan öğreniyorduk ki, Abstergo Entertainment'ın yöneticisi, büyük bir şirket toplantısı için Chicago'ya gidiyor ama kendisinden bir daha haber alınamıyordu. E-postalara dikkat ederseniz, CEO'nun kaybolduğu tarih, Watchdogs'un o zamanki çıkış tarihinden hemen 1-2 gün sonraya denk geliyordu. Bu sebeple, Abstergo Entertainment'ın CEO'suyla ilgili ufak da olsa bir görevin Watchdogs'da bulunacağını düşünmüştüm. Tabii daha sonra Watchdogs'un çıkış ertelendi... Ama bu düşüncem hala geçerli, sonuçta CEO'yu 7 aydır rehin tutuyor olabilirler :) (Belki de Blume'un Abstergo içine sızmak için bir operasyonudur bu)ÇOK UFAK SPOILER BİTTİŞimdi, bu iki bilgi kenarda dururken, gerçek dünyadan birkaç şeyle bunu desteklemek istiyorum: Son 3 yıldır her yeni Assassin's Creed'in dünyaya ilk gösterimine katıldım. 3 yıl önce Assassin's Creed Revelations İstanbul'da tanıtıldı ve oynatıldı. 2 yıl önce Assassin's Creed 3 ve geçen yıl dördüncü oyun Londra'da tanıtıldı. Bu tanıtımlar sırayla daima Şubat aylarında yapıldı. Yani, Ubisoft'un AC konusundaki reklam/tanıtım çalışmasında belli bir düzen olduğu belliydi.Ancak, bu sene Mayıs ayına gelmiş olmamıza rağmen, yeni Assassin's Creed'lerle ilgili, oyunlardan birinin Fransa'da geçtiğine dair bu kısa video haricinde hiçbir şey gösterilmedi. Bunun sebebi ne olabilir? Hele ki, bu yıl iki yeni AC'nin çıkacağı düşünüldüğünde, bunların tanıtım, oynanabilir demo gösterimi ve reklam çalışmalarının çok daha erken başlamış olması gerekiyordu.Ubisoft'un AC konusundaki düzenindeki bu yılki sapma beni iki ihtimal üstünde yoğunlaştırıyor:1- Ya AC serisinin başı dertte ve Ubisoft oyunları gösterecek bir şey üretemedi henüz... Bu ihtimal 2014'te iki yeni oyun çıkacağını açıklamış bir firma için pek olası gelmiyor bana.2- Ya da bugüne kadar görülmemiş bir ilk tanıtım ve lansman hazırlığı içindeler.Sektör içinden kuşların bana fısıldadığına göre, Mayıs ayı sonları veya Haziran başında yeni Assassin's Creed'lerle ilgili bir lansman olabilir. Ayrıca, 10 Haziran'da Los Angeles'da E3 2014 başlıyor ve burada yeni AC'lerin oynanabilir halinin olacağı kesin gibi.Toparlayıp özetleyecek olursak: Tüm bu bilgiler ışında, Watchdogs içinde Abstergo Entertainment ve Blume şirketleri arasındaki bir birliktelik veya gizli savaşa karışacağımızı, Blume'un Abstergo Entertainment'ın yeni sanal gerçeklik ürününü önceden çalma girişiminde bulunacağımızı ve böylece yeni Assassin's Creed'lerle ilgili ilk gerçek bilgileri Watchdogs'da biryerleri hackleyerek bulacağımızı tahmin ediyorum.Belki de fazla komplo teorisi kuruyorum ama ne dersiniz, çok hoş olmaz mı 27 Mayıs'ta böyle bir sürprizle karşılaşmak?
Reklam
Anneliğin Gözler Üzerindeki Etkisini Gösteren 10 Çarpıcı Örnek
Her hediye verişinizde annenizin 'Ne gerek vardı, düşünmen yeter evladım' dediğini fark ettiniz ama sebebini düşünmediniz değil mi?  Çünkü sizin aldıklarınızla onun gördükleri bir değil. Buyurun 'anne gözlüğü' takalım ve dünya nasıl görünüyor bir bakalım. Bu arada, aşağıdakiler ve annenizin gözlerine inanamayacağı daha pek çok yaratıcı hediye Koçtaş'ta! Bekleriz.
Reklam
Guinness Rekorlar Kitabına Girmiş En İlginç 17 İnsan
etiket
Herkes bir şeyler başarmak, alanında tek olmak ister. Bu isteklerine karşı koyamayanların yeri de Guinness Rekorlar Kitabı. Milyon çeşit insan milyon çeşit rekor kırmış. Bir şeyler başarmışl. Ancak, bazılarının rekorları da başarı değil tuhaf bedensel özellikleriyle ilgili. İşte rekorlar kitabının en ilginç insanları ve sahip oldukları rekorlar
Hababam Sınıfında Efsaneleşmiş Müfettiş Sahneleri
Rıfat Ilgaz'ın en iyi eserlerinden biri olan Hababam Sınıfı,Türkiye'de yazılmış en iyi mizah kitaplarındandır.Tiyatroya ve sinemaya da uyarlanmış, İnek Şabanıyla Güdük Necmisiyle Tulum Hayrisiyle Türk insanının gönüllerinde taht kurmuştur.Hababam Sınıfı'nın bir özelliği de insanları küfürsüz bir şekilde güldürebilmesidir.Ve müfettiş sahnesi de her izlediğimizde kahkahalar attığımız,izlemekten bıkmadığımız bir sahnedir;İşte o efsane olmuş müfettiş sahneleri;
Reklam
Mangalın Kutsal Kitabı Gelmiştir
Mangal neydi? Mangal dostluktu, kardeşlikti. Mangal, emekti. Artık bu ulvi eylemin bir kutsal kitabı var: The Bible Of Barbeque. Brezilya’da ikamet eden Tramontino adlı şirket, reklam ajansı JWT Brazil ile el ele verdi ve mangalın kutsal kitabını halka tanıttı. Orijinal adıyla Biblia Definitiva Do Churrasco a.k.a. The Bible Of Barbeque, tek bir kitapla yepyeni bir mangal deneyimi vaat ediyor. Kötü haber ise bu kitabın sadece Brezilya’da satışa sunulmuş olması. Play Tuşu
Freelance Çalışanlar için Home Office Disiplini
Günümüzde betonların içerisine tıkılmak istemeyen sabah 9 akşam 6 stresinden kurtulmak isteyenler için home office denilen kavram gittikçe yaygınlaşıyor diyebilirim. Amerikada ciddi bir oran evinde çalışırken, Türkiye’de bu oran düşük ancak hiç olmamasından iyidir. Böyle bir alt yapıya sahip olmadığı için özel sektör ve işverenler ne yazık ki bu kavramdan da uzaklar. Belirli sektörler dışında kimsenin home office çalışma gibi bir durumu söz konusu değil. Örnek verecek olursak tasarımcı ve yazılımcı arkadaşlar bu alanda çok rahatlar diyebilirim. Peki home office çalışan kimselerin ne tür bir disipline sahip olması gerekir? Evdeki çalışma mantığını ailemize nasıl kabul ettirebiliriz, bu konular üzerinde durmak istiyorum. 1-İkna: Home office çalışma modelinde ailenizi çalıştığınıza ikna etmek en zor süreçlerden biridir. Bütün gün eşofmanlarınız ve yağlı saçlarınızla paspal paspal evde oturduğunuzu gören anneniz, trilyon da kazansanız gerçek bir işte çalıştığınıza ve her ay düzenli olarak para aldığınıza inanmaz. Bu sebeptendir ki, siz çok önemli bir telefon konuşması yaparken odanıza elektrik süpürgesiyle dalacak, ziyarete gelen dayınızla iki çift laf etmeniz için sizi uyaracak, kabul gününde çay servisine yardım etmeniz için darlayacaktır. Gerekirse odanızın duvarına vergi levhası asın, evde boynunuza şirketin yaka kartını asıp dolaşın ama bir şekilde çevrenizdekileri bir işiniz olduğuna ikna edin. 2-Beslenme: Home office çalışmanın normal iş yaşamına nazaran türlü avantajları olmasına karşın, dünyada halen fazla rağbet görmemesinin temel sebeplerinden biri, evde çalışan adama kimsenin ticket vermemesidir. Başta üşenip 3 öğün dışarıdan yemek sipariş etseniz de, kazandığınız bütün paranın gıda harcamasına gittiğini farketmeniz çok uzun zaman almayacak. El mahkum karnınızı doyurmak için kendi başınızın çaresine bakacak, mutfağın sihirli dünyasını keşfetme yoluna gideceksiniz. Ortalama bir home office çalışanı, ilk 1 yıl içerisinde yaprak sarmasından mantıya dek geniş bir yelpazede yemek yapabilecek maharete sahip olabiliyormuş. 3 – Çalışma pozisyonu: Uzanarak çalışmak, yatarak çalışmak gibi kulağa hoş gelen şeylerin bir süre sonra uyuklayarak çalışmaya döneceğinden hiç şüpheniz olmasın. Uyumasanız bile günde 10 saat bir kanepede uzanan adam bir süre sonra o kanepenin şeklini alır, anatomisi bile ona göre evrimleşir. Siz siz olun, en azından kendinize adam gibi bir masa ve rahat bir sandalye temin edip bunları arada bir de olsa kullanın. Üstelik söz konusu masa-sandalyeyi ofis tipi mobilyalardan seçerseniz, çevrenizi gerçekten bi iş yaptığınıza ikna etmeniz daha kolay olacaktır. 4 – Mazeret: Yalan söyleme olanaklarınız ciddi şekilde kısıtlanır. Zorda kaldığınızda “şu an bi görüşmedeyim” diye kapatabileceğiniz telefonlar, Kiev’de oluşunuzu “bayi toplantısı vardı hayatım”a bağlayabileceğiniz seyahatler home office çalışmada pek olası değildir. Mümkün mertebe yalan söylemekten uzak dururken, “abi çok sıkıştım, bi işiyim ben dönücem sana” seviyesinde bir açık sözlülüğe varmamaya dikkat etmek gerekir. Bunun yanında rapor, mazeret izni gibi şeyleri de unutun. Değil grip, isterseniz verem olun, patronunuzu asla inandıramazsınız. Biraz iyi yürekliyse en fazla çiçek gönderecek , geçmiş olsun demek için aradığında, “neyse sen yattığın yerden şu işleri hallediver bir zahmet” demeyi ihmal etmeyecektir. 5 – Sosyalleşme: Normal bir ofis hayatının en cazip yanlarından olan “çalışanlar arası sosyalleşme ve mümkünse çiftleşme olasılığı”, home office’de pek mümkün değildir. Bu açığı evde canınız istediğinde rahat rahat porno izleyebilme lüksüyle bir miktar kapatabilirsiniz ama dikkat etmezseniz bir süre sonra bunu standart bir ilişki biçimi haline getirip “seks yapıcam diye ne çekicem onun bunun ağız kokusunu, kendime kendime yeterim bundan sonra” kafasına geçmeniz çok olası. Ayrıca adında home geçiyor diye illa orada çalışmak zorunda değilsiniz. Arada bir bilgisayarınızı alıp saatlerce kurulabileceğiniz ekonomik kafeler falan bulun. Dışarı çıkma alışkanlığınızı canlı tutmazsanız, bir süre sonra saçı sakalı salmış, epilasyonu hayatından çıkarmış, üzerindeki 2 haftalık eşofmanlarıyla yek vücut olmuş bir meczuba dönüşmeniz kaçınılmaz olur bilesiniz. 6 – Enformasyon: Nice home office çalışanı vardır ki, işten kovulduğunun ya da şirketin battığının çok geç farkına varır. İş bu yüzdendir ki, ara sıra da olsa hala bordrolu bir çalışan olup olmadığınızı kontrol etmenizde büyük fayda var. Yoksa evde bilgisayar başında ne olduğunu anlamadan çalışmaya devam etmeniz işten bile değil.. 7 – Eğlence: Artık patron geldiğinde alt+tab kombinasyonuyla excel açmak ya da telefonla konuşuyormuş gibi yapmak gibi zevklerden mahrumsunuz. İşten gizlice kaytarmak, çalışma hayatından alınan keyfi önemli ölçüde artıran bir eylem olduğundan, evde ne alışveriş sitelerinde dolaşmak ne de Facebook’ta oyun oynamak size eskisi gibi heyecan vermeyecektir. Bu sorunu aşmak için evdeki diğer bireylerden yardım alabilirsiniz. Misal, annenizden arada bir aniden odanıza dalıp monitörünüzü kontrol etmesini, tam akşam 6’da mail atarak toplantı isteği yollamasını falan isteyin. Eğer yalnız yaşıyorsanız ufak bir kişilik bölünmesiyle de bunu halledebilirsiniz. Bu konuda Gollum, sizin için ideal bir örnek sayılabilir.. 8 – Ekonomi: Home office çalışmak, markete sık sık sipariş vermek demektir. Markete sipariş vermekse, “dur ya şimdi bi paket sigara için de aramak olmaz bi şeyler daha söylemeliyim” duygusunu beraberinde getirip evi kısa sürede şarküteriye çevirmeniz anlamına gelir. İhtiyacınızdan fazlasını almamaya özen gösterin. Almak durumunda kaldığı tekerlek kaşarlardan kendine bilgisayar masası yapabilen home office çalışanları var, unutmayın. 9 – İmaj: Patronunuz arada sırada bile olsa “lan ben bu kadar zamandır kime maaş veriyorum acaba” diye düşünüp, sırf gül yüzünüzü görmek için görüntülü toplantı isteyebilir. Bu tip toplantılarda web cam’den bile olsa iyi görünmek önemlidir. Yalnız, toplantı sırasında patronunuzla konuştuğunuzu unutup “ben bir kahve alıp geliyorum” gibi cümlelerle ayağa kalkmayın. Adam size maaş veriyor diye bir de tazmanya canavarlı boxerınızı görmek zorunda değil. 10 – Mesai saatleri: Belli bir mesai saatinin olmaması başta şahane bir şey gibi görünse de, bir süre sonra uyuduğunuz süre hariç tüm saatlerin mesai saatine dönüştüğünü, gecenin 2′sinde bilgisayar başında çalışırken “9-6 iyiydi lan, en azından kaçta çıktığımız belliydi” diye düşündüğünüzü hayretle fark edeceksiniz. Kendinize normal mesai saatleri koyup onlara riayet etmeye çalışın diyeceğiz ama o da pek mümkün değil. Neyse, buna alışmaya çalışın en iyisi yapacak bişey yok..
iPhone İçin Çakmaklı Kılıf Supernova
Sigara içenler durup dururken çakmak kaybetme konusunda çok sıkıntılılar, işte onlara harika bir çözüm. Çakmak kaybetmeye en güzel çözüm bir çakmağı bir iPhone kılıfına takmak olabilir tabii. Ama bunu yapmak isterseniz, biraz yapıştırıcı ve komik bir görüntüye hazır olmalısınız. Tabii SuperNova isimli bu yeni iPhone kılıfı sizin kurtarıcınız olabilir. SuperNova aslında çakmak özelliği dışında normal bir iPhone kılıfı. Cihazı USB ile şarj ediyorsunuz ve gün boyu istediğiniz anda elektrikli çakmağınız yanınızda. Ne yazık ki kılıfı şarj ederken aynı anda telefonunuzu şarj edemiyorsunuz. Ama bu küçük bir ayrıntı sadece, zaten asla kaybetmeyeceğiniz, asla kimseye (arkadaşlarınıza bile) vermeyeceğiniz, asla bitmeyecek bir çakmak sahibi olmanın o kadar da ayıntısı olsa da olur.
Kardeş Payı'nda Fuat Avni Sürprizi
Star TV'nin sevilen dizisi Kardeş Payı'nda müşteri kapmak üzere birbiriyle yarışan rakip tesisatçının müşterisine 'Fuat Avni'nin kim olduğunu söylerim' diyerek müşteri kapmaya çalışması herkesi kahkahalara boğdu.  Rota Haber
Reklam