Artık bereler eskisi gibi sadece anneanne/babaannelerin elinden çıkmıyor ve etrafta muhteşem yaratıcılık içeren onlarca bere dolaşıyor. İşte aşağıda birbirinden güzel 41 farklı bere tasarımı...
Bilgisayar efektleri iyi hoştur ancak gerçek mekanları hissettiğimiz filmlerin yeri başkadır.Esaretin Bedeli, Schindler'in Listesi gibi çoğu listede yer alan filmlere yer vermeyip diğer kaliteli filmlere de yer açmanın zamanı. Keyifli seyirler.Özetler alıntları: beyazperde.com
14. !f İstanbul Uluslararası Bağımsız Filmler Festivali, anime tutkunlarını mutlu edecek iki filmle geliyor.Bu yıl 14.'sü gerçekleşecek olan !f İstanbul Uluslararası Bağımsız Filmler Festivali'nde; anime ustası Isao Takahata’nın 14 yıl aradan sonra çektiği ilk film “The Tale Princess of Kaguya/Prenses Kaguya Masalı” ve Miyazaki’nin hayatının yanı sıra Ghibli Stüdyoları’nın kapanması haberinin gerisinde yatanları anlatan “The Kingdom of Dreams and Madness/Düşlerin ve Çılgınlığın Krallığı” adlı belgesel anime severlerle buluşacak.Grave of the Fireflies ve Only Yesterday gibi pek çok animeye imzasını atan usta anime yönetmeni Isao Takahata 14 yıl aradan sonra yeni bir filmle özellikle anime severlerin yüzünü güldürdü. The Tale Princess of Kaguya/Prenses Kaguya Masalı adlı belgesel ülkemizde !f İstanbul'da izleyicisiyle buluşacak. Pek çok eleştirmenin hayranlıkla karşıladığı ve gerçek bir sanat eseri olarak nitelendirip yılın en iyi animasyonu saydıkları film, Ghibli Stüdyoları’nda sırf elle çizilerek ve sulu boyayla renklendirilerek yaratıldı.
Facebook kurucusu Mark Zuckerberg, siteye beğenilmeyen iletiler için 'beğenmedim' tuşu koymanın yollarını tartıştıklarını söyledi.California'da bir toplantıda Facebook'la ilgili soruları yanıtlayan Zuckerberg, kullanıcıların en çok talep ettiği şeylerden birinin, beğenmediklerini de gösterebilmek olduğunu söyledi.Zuckerberg bunun, insanların koyduğu iletiler ya da bağlantıları aşağılama yöntemine dönüşmeden nasıl uygulanabileceği üzerinde çalıştıklarını vurguladı.Facebook sitelerine konulan iletiler, sitenin kendi açıkladığı rakamlara göre, her gün dünya çapında 4 buçuk milyar 'beğeni' alıyor.Zuckerberg 'İnsanların duygularını daha geniş bir yelpazede rahatça ifade edebilmesinin en iyi yolunun ne olduğu üzerinde epeydir düşünüyoruz' dedi ve şöyle devam etti:'Bir çok insan Facebook'da hayatlarındaki hüzünlü-acı anlara dair iletiler paylaşıyorlar. İnsanlar bize sık sık böyle durumlarda 'beğen'e basmaktan hoşlanmadıklarını çünkü burada beğenmenin duruma uygun bir duygu olmadığını söylüyorlar. Bir kısım kullanıcı 'bu iyi bir şey değil, faydalı olduğunu düşünmüyorum' anlamında bir 'beğenmedim' tuşu konmasını istiyor. İnsanların daha kapsamlı duygular ifade etmek istemesinin çok değerli olduğunu düşünüyorum.''Beğeni' eleştirileri'Beğeni' tuşu, bir yandan da, kullanıcıların internette dolaşma alışkanlıklarını izleme yöntemi olarak Facebook tarafından kullanılmasından dolayı da eleştiriliyor.Ayrıca bir markanın ya da bir içeriğin sahte 'beğeni'lerle şişirilmesinin mümkün olmasından dolayı da şimşekleri üzerine çekiyor.Facebook, 'beğeni çiftliği' diye adlandırılan, bir ücret karşılığında hızla çok sayıda sahte 'beğeni' sağlayan şirketlere savaş açtı.Bu şirketler bu işi otomatik olarak robotlara ya da her bir tık karşılığında çok az bir para ödedikleri bir insan ağına yaptırıyorlar.Facebook, bu sahte 'beğen' yönteminin ciddi şirketleri siteyi kullanmaktan caydırabileceğini düşünüyor.BBC tarafından 2012 yılında hazırlanan bir araştırma dosyası için oluşturulan sahte bir şirket, sahte olduğu çok açık olduğu halde binlerce 'beğen' almayı başarmıştı.BBC Türkçe
Hayvanları seviyoruz, onların doğal yaşam alanlarına insanların girmesini hiç istemiyoruz ancak iç içe yaşadığımız bazı hayvanların aymaz tavırları bizi biraz üzmüyor değil.
BTK'nın verilerine göre bu yılın son çeyreğinde Türkiye'deki mobil telefon aboneleri ayda ortalama 370 dakika konuştu. Bu rakamla Avrupa ülkeleri içinde en fazla konuşan ülke Türkiye oldu.Sektörle ilgili verileri düzenli olarak yayınlayan Bilgi Teknolojileri ve İletişim kurumu BTK, 2014 yılının son çeyreğine ait son raporu açıkladı. 80 sayfalık Türkiye Haberleşme Sektörü Üç Aylık Pazar Verileri Raporu'nda internet, bilişim, iletişim, dijital platformlar ve sektörle ilgili birçok veri bulunuyor.Ayda 370 dakika konuşuyoruzRapora göre Türkiye, mobil cihazlar üzerinden yapılan aylık ortalama konuşma süresinde Avrupa ülkeleri arasında birinci oldu. Son çeyrekte mobil cihazlar üzerinden yapılan konuşmaların aylık ortalaması 370 dakika oldu. Bu rakam Türkiye'yi Avrupa ülkelerinde aylık bazda en fazla konuşan ülke konumuna yükseltiyor. Avrupa ülkeleri içinde en fazla konuşan ülke olan Fransa'da aylık mobil telefon konuşma süresi 297 dakika oldu.Raporda göre Türkiye'de internet abone sayısı 39 milyon 791 bin 406 oldu. Bir önceki dönemde 36 milyon 986 bin 164 olan bu rakam yüzde 7.6'lık bir artış olduğu anlamına geliyor. Önceki dönemlere göre nisbeten hızhlı artışın fiber ve mobil abonelerden kaynaklandığı açıklandı. Mobil cepten internette çeyrek bazında yüzde 10.8 oranında bir artış yaşanırken fiberde ise bu rakam yüzde 4.7 oldu.Telefon abonesi 72 milyona yaklaştıTürkiye'deki cep telefonu abone sayısı ise son çeyrekte 71 milyon 908 bin 742 oldu. Bu abonelerin 56.8 milyonu 3G, 15.1 milyonu ise 2G abonesi oldu. Abonelerin 31 milyonu mobil internet teknolojilerine kullanıyor. Bu çeyrekte Türkiye'de mobil cihazlar yardımı ile tüketilen internet miktarı ise 84.940 Terrabyte'a ulaştı.53.11 milyar dakika konuşulduBTK'nın raporuna göre son çeyrekte mobil telefon aboneleri 53.11 milyar dakika konuştu. Bu rakam bir önceki dönemde 52.10 milyar dakikaya göre yüzde 1.92 oranında artış anlamına geliyor. Operatör bazında bakıldığında bu rakamın 20.86 milyarı Turkcell, 18.17 milyarı Vodafone, 14.08 milyarı da Avea abonelerinin konuştuğu dakikalardan oluşuyor.Sabit telefon kullanımı azalıyorHer yıl ve çeyrekte azalma eğilimi gösteren sabit telefon aboneliğindeki düşüş bu çeyrekte de devam ediyor. Buna göre bu yılın üçüncü çeyreğindeki sabit telefon abone sayısı 12.74 milyona düştü. Bir önceki çeyrekte bu rakam 13.01 milyon olmuştu. Benzer düşüş konuşma sürelerinde de yaşanıyor. Bu çeyrekte 3.3 milyar dakika olan sabit telefon konuşma süresi bir önceki çeyrekte 3.7 milyar olarak gerçekleşmişti.Al Jazeera Turk
5 Nisan tarihinde Zorlu Center’da kapılarını hizmete açan Türkiye’nin ilk Apple Store mağazası, Structural Awards 2014‘te iki farklı ödüle layık görüldü. Bu yılın Yapı Mühendisliği ve Ticari/Perakende Yapısı ödüllerinin sahibi olan Zorlu Center’daki Apple Store, mühendislik firması Eckersley O’Callaghan ve mimarlık firması Foster + Partners ortak çalışmasının eseri.New York’un en popüler caddesi 5′inci Cadde üzerindeki cam mağazaya benzer tasarımda kübik bir şekilde inşa edilen Zorlu Center’daki Apple Store, Apple Campus 2′nin de tasarımcısı olan dünyaca ünlü mimar Norman Foster’ın imzasını taşıyor. Mağazanın tasarımında kısaca bahsetmek gerekirse; dış cephede tek bölmeler halinde güçlendirilmiş lamine camlar kullanılıyor. Bu camların üstü ise hafif ve ultra ince karbon fiberle güçlendirilmiş polimer çatıyla kaplı. Yapıda en göze çarpan detay ise çatı ve yan kısımlarda hiçbir bağlantı ekipmanının kullanılmıyor oluşu. Bu da cam teknolojisinin geldiği son noktayı gözler önüne seriyor.LOG
Daniella Zalcman, Columbia Üniversitesi mimarlık bölümünden mezun olduktan sonra Wall Street Journal'da bağımsız fotoğrafçı olarak işe başlamış. 2012 yılında, New York'tan Londra'ya taşındıktan sonra, aklına; dünyanın en fotojenik iki şehri olan Londra ve New York'u çift pozlama tekniğini kullanarak aynı karede harmanlamak gelmiş. Dan Mountford ise Londra, Brighton'da yaşayan bir bağımsız fotoğrafçı. Snatçı daha çok çift pozlama tekniği ile çektiği fotoğraflarla tanınmaktadır. Hemen her türlü temayı işleyen sanatçının en başarılı işleri, çevre-insan ilişkisi üzerine olan çalışmalarıdır. İşte 22 olağanüstü fotoğraf:
Sadece ufku iki katına çıkarmakla kalmayan, birebir hayatımızın içinde de sıklıkla kullanabileceğimiz ve okuduğumuzda 'ha demek ondaaaaan' dedirten bilgilerdirNeyse, içeriği dolu dolu bir '10 şey' ile sizleri baş başa bırakıyoruz. :)
Türklerin çoğunluğu İslamiyetin kabulünden sonra Arap-Fars alfabesi ile içli dışlı oldular. 10. yüzyıldan beri Gazne Devleti ile bu durum böyle oldu. Osmanlı Türkçesini elbette öteye atamıyoruz; her ne kadar bizim dilimiz olmasa da uzun bir süre kullanmışlığımız var. Göktürkçe ise belgelenebilir M.Ö. 5. yüzyıla dayanıyor. (bknz. Issık Kurganı) Ayrıca hepimizin liseden bildiği gibi de Göktürke Devleti'nin resmi dilidir Göktürkçe - ki bu yüzden Göktürkçe deniyor -
Ünlü komedyen Şahan Gökbakar, yeni filmi hakkında bilgi verdi.Twitter ve Instagram hesabından açıklama yapan Gökbakar, “Yeni filmim yakında sizlerle olacak. 2015’in ilk aylarında çekimlerine başlamayı planlıyoruz. Bu filmde size Osman Pazarlama ve Sanayi A.Ş’nin kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Osman Şaşmaz’ın hikayesini anlatacağız Togan Gökbakar ile beraber. Osman Pazarlama, şu an 2 çalışanı olan ( biri zaten Osman Saşmaz:)) küçük ama çok gelecek vadeden bir şirket” dedi.Bir de fotoğraf paylaşan Şahan Gökbakar, “Bu resmini paylaştığım reklam ise şirketin Sri Lanka’dan ithal ettiği saç dalgalandırma makinesi… Hahahhaha!! Her Türk Vatandaşı birazcık girişimcidir. Bu fırsat kaçmaz hanımlar:). Coooooooooook güleceğiz, her zamanki gibi:)))” ifadelerini kullandı.
Milyonlarca kişinin yaşam alanı haline gelen sosyal medya, kimi zaman hakaret ve insan onurunu yaralayan içerikleri de barındırabiliyor. Peki kendinizi ve ailenizi bu tür içeriklerden nasıl koruyabilirsiniz. İşte adım adım yapmanız gerekenler.Eski AKP milletvekili Feyzi İşbaşaran’ın tutuklanmasına neden olan Twitter’da yazdığı hakaret mesajları, sosyal medyada kişilik haklarına yönelik saldırıları ve korunma yollarını gündeme getirdi. Sosyal medyada kendiniz ya da sevdiklerinizle ilgili hakaret dolu mesajlar yayınlanırsa ne yapabilirsiniz? Kişilik haklarınızı zedeleyecek, sizi küçük düşürecek, kendiniz ve ailenizi yaralayacak saldırılarla nasıl başa çıkabilirsiniz? Türkiye’de kişilerin internet üzerinde kişilik haklarını koruyan 5651 sayılı bir yasa var. Bu yasa İnternet ortamında yapılan yayınların düzenlenmesi ve bu yayınlar yoluyla işlenen suçlarla mücadele edilmesini içeriyor. Bu yasa çerçevesinde haklarınızı savunmanın birkaç yolu var ancak bu yollar da tam olarak size karşı işlenen suçları önleyemiyor.Hakarete uğrarsanız ne yapacaksınız?Twitter’da bir hakarete maruz kalırsanız ilk yapacağınız iş, sitede yer alan şikayet bölümüne durumunuzu bildirmeniz ve söz konusu hakaret dolu mesajların çıkarılmasını istemenizdir. Uyar-kaldır olarak adlandırılan bu yöntemle, maruz kaldığınız durumu net bir şekilde anlatmanız gerekiyor. İngilizce yazarsanız çok daha hızlı netice alabilirsiniz. Twitter’ın bu içeriği en kısa sürede kaldırması gerekiyor. Kaldırmadığı takdirde yargı yolu açık. Hakkınızı savunmak için bu kez bilişim suçlarına bakmakla görevli sulh ceza hakimliğine başvurabiliyorsunuz. Kendiniz ya da avukatınız başvurabilir. Mahkemenin 24 saat içinde karar vermesi gerekiyor. Bu kararı alıp, tarayıcıdan (scanner) geçirdikten sonra Twitter’a gönderiyorsunuz. Twitter şirketinin mahkeme kararını derhal uygulaması gerekiyor. Twitter mahkeme kararını buzlama yöntemiyle uyguluyor yani kararı Türk mahkemeleri verdiği için söz konusu içeriğin sadece Türkiye’de görülmesini engelliyor. Ama aynı içerik diğer ülkelerde görülmeye devam ediyor.Twitter aleyhine vekalet ücretine hükmediliyorBu arada mahkeme size karşı hak ihlali yapıldığına hükmedip, lehinize karar verirse Twitter şirketinin, avukatınıza 300 TL vekalet ücreti ödemesine de hükmediyor . İsterseniz hakaret içeren her dava ile ilgili ayrı bir koruma talebinde bulunabilirsiniz. Böyle bir durumda avukatınız her bir dosya için yeni bir vekalet ücreti alabilir.Özel fotoğrafınız ya da videonuz yayınlanırsaBir başka sorunlu alan özel hayatın gizliliğiyle ilgili. Burada hakaret ve küfür yerine sizin ya da yakınlarınızdan birisinin uygunsuz bir fotoğrafı, görüntüsü ya da hakkında özel bir bilgi, cep telefonu, email adresi yayınlanabilir. Böyle bir durumda yapmanız gereken, öncelikle Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı TİB’e başvurmak. TİB söz konusu sayfaya erişimi 4 saat içinde durdurabiliyor. Hakkınızdaki materyalin sayfadan kaldırılması için 24 saat içinde Sulh Ceza mahkemesinden kendiniz ya da avukatınız yoluyla karar aldırmanız gerekiyor. Karar aleyhinize çıkarsa TİB durdurma işlemini sona erdiriyor ve site yeniden ulaşılabilir oluyor. Ancak lehinize çıksa da size ait fotoğraf, video ya da özel bilgiye erişimi durdurmanız yine de kolay olmuyor.Şifreli sayfalara müdahale edilemiyorTürkiye’de internet servis sağlayıcı şirketlerin (TTNET, TURKNET, TURKCELL SUPERONLINE gibi) oluşturduğu Erişim Sağlayıcılar Birliği var. Bu birlik Türk mahkemelerinin verdiği kararları derhal yerine getiriyor ve hem kişilik haklarını hem de özel hayatın gizliliğini ihlal eden içeriğe erişimi engelliyor. Ancak, eğer ilgili sitede içerikler şifreli içerik protokolü üzerinden (https protokolü) sağlanıyorsa bu tür durumlarda içeriğe müdahale etmek mümkün olmuyor. Özellikle, Twitter ve Facebook gibi sosyal medya siteleri https protokolünü kullanıyor. Şifreli içeriğe teknik olarak müdahale edilemediği için Erişim Sağlayıcıları Birliği kendisine mahkemelerden iletilmiş kararları uygulayamıyor. Dolayısıyla gizliliği ihlal eden bu tür içerikleri sadece Twitter ya da Facebook kaldırabiliyor. Burada da sorun ifade özgürlüğü hakaret ayrımına gelip takılıyor. Sosyal medya sitelerini yöneten şirketler, sizinle ilgili bilgilerinin kaldırılması taleplerini kendi içerik yayın politikalarına uygun bulmaları gerekiyor. Öte yandan, Facebook’ta hakkınızı aramak için Türkçe sayfalar hazırlanmış (https://www.facebook.com/help) ancak Twitter’da tamamı İngilizce olan sayfalarda kendinizi savunmanız oldukça sıkıntılı. https://support.twitter.com/Türkçe şikayet sayfası hazırlanmalıSosyal medya şirketleri ile kullanıcılar arasında sağlıklı bir iletişimin kurulması gerektiğini belirten İstanbul Bilgi Üniversitesi Bilişim ve Teknoloji Hukuku Enstitüsü Öğretim Görevlisi Yrd. Doç. Dr. Mehmet Bedii KAYA, siteleri yöneten şirketlerin hakkını almak isteyen kullanıcılara en azından yerel dilde şikayet sayfaları oluşturmaları gerektiğini söylüyor. Kaya’ya göre söz konusu şirketlerin ilgili ülkede irtibat ofisi kurması da sağlıklı iletişim için şart. “İlgili şirketlerin irtibat ofisinin olması, şikayet mekanizmalarını etkin şekilde yönetip yönetmedikleri gibi farklı faktörler uyar-kaldır sürecinin etkinliğini etkilemektedir.”Öğretim üyesi Mehmet Bedii Kaya söylerini şöyle sürdürüyor. ”İnternet ortamında yer alan hukuka aykırı içerikle mücadele, hem ulusal hem de uluslararası işbirliği gerektirmekte. Ulusal işbirliği, kararların adli makamlar tarafından alınması ve idari makamlar ile İnternet servis sağlayıcılar tarafından uygulanması açısından önemlidir. Uluslararası işbirliği ise, ülkede yerleşik olmayan İnternet şirketlerine mahkeme kararlarının iletilmesi ve icra edilmesi açısından önemlidir. İnternetin temel yönetişim ilkelerinden birisi uyar-kaldır sürecinin işletilmesi. Mukayeseli hukukta bu konuda çeşitli düzenlemeler yer almakta. Bu noktada hukuka aykırı içeriği barındıran İnternet ve sosyal medya şirketlerine önemli yükümlülükler düşmektedir.”Al Jazeera Turk
Ikea Rusya ekibi, neredeyse hiç para harcamadan yaptıkları yeni kampanyayla; bir sinema salonundaki tüm koltukları kaldırıp, yeni koleksiyon yatak odaları ile değiştiriyorlar.Salona giren seyirciler hem şaşırıyor hem de unutulmaz bir deneyim yaşarken IKEA'nın ürünlerini denemiş oluyorlar. Türkiye'de böyle bir uygulama olsaydı nelerle karşılaşırdık, sinemanın önünde nasıl kuyruk olurdu... düşünmesi bile.....
Show TV’de yayınlanan Roman Havası dizisine Türkiye’nin her yanında Romanların tepkileri devam ediyor.Roman Havası dizisinin Show TV’de oynadığı saatlerde yaklaşık 250 Kuştepeli Taksim’deki Show TV ofisinin önüne gelerek siyah çelenk bıraktı. Dün akşam Roman Havası dizisinin Show TV’de oynadığı saatlerde yaklaşık 250 Kuştepeli Taksim’deki Show TV ofisinin önüne gelerek siyah çelenk bıraktı.'Kültürümüzü çalanlar hırsız'Dizinin Romanlara yönelik ön yargıları güçlendirdiğini söyleyen Kuştepeliller 'Hırsız değiliz, kültürümüzü çalanlar hırsız', 'Önyargıları tetikleyen bu diziyi istemiyoruz' şeklinde pankart açıp slogan attı.Polisin bina önünde yoğun olarak güvenlik önlemi aldığı protestoda Kuştepeli gençler Roman havası dizisi için besteledikleri 'Bulmuşlar yeni bir rant kapısı. Adını koymuşlar Roman Havası. Romanları hor görmeyin, Show Tv'yi izlemeyin' sözlerini sık sık tekrarladılar.Kuştepeli Romanlar adına basın açıklamasını okuyan Metin Salih Şentürk ise dizinin 'Romanlara ön yargı havası' ismini alması gerektiğini Romanları rencide ettiğini, incittiğini ve aşağıladığını belirtti.Show TV yöneticilerine de seslenen Şentürk, 'Biz Roman dernekleri, yıllardır bulunduğumuz her şehirde bu ön yargıları kaldırmak için mücadele ediyoruz. Sizler, bizim bu mücadelemizi görmezden gelerek, reyting uğruna Romanları sabah akşam sokakta göbek atan, çekirdek yiyen, komşularıyla kavga eden, parlak giysilerle dolaşan, acayip konuşan, kaygısız, hırsız, ruhsuz insanlar olarak sunarak ırkçılığa malzeme yaptınız. Bizler ifade özgürlüğünün önemine inanıyoruz. Fakat Romanlar hakkındaki bu olumsuz ön yargıları dizinizde yeniden yeniden yayarak, ülkemizde sayıları 4 milyona varan Romanları rencide ettiniz, incittiniz, aşağıladınız, kırdınız.'Kuştepeliler dizinin yayından kaldırılmasını ve bu konuda ayrıca suç duyurusunda bulunacaklarını belirterek protestolarını sonlandırdılar.Mersin'de de protestoBu arada dün yine Mersin'de Akdeniz Roman Dernekleri Federasyonu düzenlediği basın toplantısında Roman Havası dizisini protesto etti.Federasyon Başkanı Ali Daylam, Mersin'de 12 yıldır eğitim, istihdam ve Roman halkları üzerinde çalışmalar yaptıklarını, yoksullukla beraber onurlarıyla ayakta durmaya çalışan bir Roman toplumu profili olduğunu ifade etti. Daylam bu tür dizilerin insanların aklına oynayan, göbek atan bir profili ön plana çıkardığını belirterek şunları söyledi:“Roman Havası' adlı dizi Romanları çok farklı lanse ediyor bu da bizi hakikaten üzüyor ve yıpratıyor. Düşünebiliyor musunuz Roman kadın sokağın ortasında doğum yapıyor. Arsızlığıyla, hırsızlığıyla, çalanıyla çırpanıyla böyle bir şekilde lanse ediliyor. Bütün bu sıkıntılar yeni yetişen gençlerin aklında böyle Roman profili, modeli ortaya çıkaracak.'Sanki Romanlar görüşülmemesi gereken kişiler gibi, görüşüldüğünde acaba hırsızlık mı yapacak, cebimizdeki parayı mı çalacak gibi algı oluşuyor. Bu şekilde anlatılması ve ifade edilmesi bu televizyon kanalına yakışmadı. Bizleri çok üzen bir çalışma oldu. İnşallah bu dizi kaldırılır. Romanlar bu ülkenin asli unsurlarıdır.'
Cep telefonları ve diğer elektronik cihazların hassas elektronik sistemleri etkileyebileceği söyleniyor. Ama bunu kanıtlamak neden bu kadar zor?Bir itirafta bulunmak istiyorum. Mart’ta Londra Heathrow Havaaalanı’nda uçağım kalkmak üzereydi. Hostes, yolculara elektronik cihazlarını kapatmaları yönündeki bilindik anonsu yaptı. Bu çağrıya uymadığım gibi, telefonu cebimin daha da derinlerine sakladım. İşle ilgili bir mesajı kontrol etmem gerekiyordu. Hem küçücük cihazımın uçağı düşürecek hali yoktu, öyle değil mi?Anlaşılan bu konuda yalnız değilim. Amerika Birleşik Devletleri’nde yeni yapılan bir araştırmaya katılan her 10 yolcudan dördü, uçuş sırasında elektronik cihazlarını her zaman kapatmadığını itiraf etti.Oyuncu Alec Baldwin, Los Angeles-New York seferini yapan uçakta kalkış öncesinde telefonunda oynadığı “Words With Friend” adlı oyununa ara vermeyi reddedince uçaktan indirildi. Oyuncu, buna Twitter’da sert tepki gösterdi.Tüm dünyada geçerli olan kurallara göre sinyalleri kesen “uçuş konumu”nda olsa bile 3 bin metrenin (10,000ft) altındaki irtifada, taşınabilir elektronik cihazların kullanılmasına izin verilmiyor.Bu irtifadan daha yüksekte dizüstü bilgisayar ya da müzik çalar gibi cihazlara izin veriliyor. Ama telefonlar yine yasak. Bize bu cihazlarla uçaktaki hassas elektronik sistemlerin olası tehlikeli etkileşiminden kaçınmak için bu kuralların önemli olduğu söyleniyor. Ama bu korkuların bilimsel bir temeli var mı ya da kuralları gevşetmenin zamanı geldi mi?Etkileşim korkusu, cihazların internete ya da radyo dalgaları kullanan mobil telefon şebekelerine bağlanıyor olmalarından kaynaklanıyor.Almanya’daki Bielefeld Üniversitesi’nden Prof. Peter Ladkin potansiyel tehlikeleri, evlerdeki ısınma tesisatı üzerinden bir örnekle açıklıyor, bunu borulara alev tabancası tutulmasına benzetiyor. Evdeki merkezi ısınma sistemi, borunun içindeki sıcaklık değerleri doğrultusunda değişiklikler yapıyor. Alev tabancası borudaki suyu ısıtıyor. Sıcaklığı değiştiriyor ve ayarlama yapması için sistemi harekete geçiriyor.Kişisel cep telefonları da, navigasyon, kuleyle irtibat ve havada kalmalarını sağlayan cihazları izlemek için aviyonik denen elektronik tabanlı yüzlerce sistem kullanan uçaklarda aynı etkiyi yapabilir. Bazı elektronik cihazlar, kokpitteki cihazlara iletişime geçebilecek sensörlere sahip. Bu sadece cep telefonlarıyla ilgili bir mesele değil. Elektronik kitap okuyucular, müzik çalarlar, dizüstü bilgisayarlar, oyun konsolları da, radyo dalgaları yayıyor.Bunlar, aviyonikndeki frekanslara yakın bir değerdeyse, sinyaller ya da göstergeler bozulabilir. Bu da radar, iletişim, çarpışma önleyici teknoloji gibi sistemleri etkileyebilir. Ve sorun, cihazların arızalı olup, olması gerekenden daha fazla radyo dalgası yaymaya başlaması ya da birden fazla cihazın sinyallerinin birleşmesiyle daha da büyüyebilir.Teori bu. Ama sorunun bu olduğuna dair herhangi bir kanıt var mı? Uçakların böyle bir etkileşim sonucu düştüğüne ilişkin, kayıtlara geçmiş hiç bir olay yok. Ancak kazaların sebebinin bazen hiçbir zaman ortaya çıkmadığını da akıl tutmak gerekiyor. Uçağın kara kutusu, yolcuların cihazlarından kaynaklanan bir elektromanyetik etkileşim sonucu bozulan kritik bir sistemi tespit etmemiş olabilir.Kesin bir kanıt olmasa da bu riskin ciddiye alınmasını gerektiren, sistematik olmayan; anlatımlara dayalı pek çok kanıt mevcut. ABD’de Ocak’ta kişisel elektronik cihazlardan kaynaklandığı düşünülen 50 güvenlik vakasını özetleyen bir rapor yayımlandı. Bu örnekler, Amerikan Havacılık Güvenlik Bildirimi Sistemi’nden alındı. NASA’ya ait bir veri tabanı olan bu sisteme, uçuş ekipleri kimliklerini gizli tutarak güvenlik sorunlarını rapor edebiliyor. Örneğin bir vakada şöyle deniyor:“Yardımcı pilot, tırmanış sırasında pusula sistemlerinde sorun olduğunu bildirdi. Yolculara elektronik cihazlarını kapattıklarından emin olmaları anonsu yapıldı. Sonra pusula sistemleri normale döndü.2006’da yapılan bir veri tabanı analizinde elektronik cihazlardan kaynaklanan 77’si ‘yüksek derecede bağlantılı’ 125 etkileşim vakasından söz ediliyor.Bir vakada navigasyon sisteminin 30 derece hata verdiğini, bir yolcuya ait DVD oynatıcısının kapatılmasından sonra sistemin normale döndüğü belirtiliyor. Yolcunun cihazı açar açmaz sorunun tekrarlandığından söz ediliyor.Uçuş ekipleri belli cihazların kapatılmasından sonra navigasyon sistemindeki değerlerin değiştiğine dair bir dizi vakayı rapor etti. Başka bir raporda Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği, 2003-2009 yılları arasında pilotların cep telefonları ve diğer elektronik cihazlardan kaynaklandığını düşünülen 75 ayrı vakadan söz ediliyor.Bütük rekabetin olduğu havacılık dünyasında Virgin Atlantic Delta Airlines gibi bazı hava yolu şirketleri, uçuşlarda mobil cihazların daha fazla kullanılmasına izin veren teknolojiler kullanmaya başladıklarını duyuruyorlar.On-Air ve AeroMobile gibi uçuş mobil telefon sistemleri “pikosel” adlı minyatür uçak içi baz istasyonları kullanıyor. Bu sistemler cihazların düşük sinyal seviyelerinde çalışmalarını sağlıyor. Yayılan dalgalar, işlemden geçiriliyor, buradan bir uyduya aktarılıyor ve sonra da normal kara şebekelerine yönlendiriliyor. Şimdi bazı havayolları uçaklarına daha üretim aşamasında AeroMobile cihazları taktırıyor. Bu sistemler cep telefonlarının seyir yüksekliğinde kullanılmasına izin veriyor. Katia Moskvitch | BBC