Orion Uzay Kapsülü Dünyaya Döndü
NASA, Apollo görevlerinden bu yana hazırladığı ilk derin uzay kapsülü Orion ilk denemesinde başarılı oldu. TSİ 14.05'te ateşlenen Orion, yaklaşık 4,5 saat süren görevin ardından Pasifik Okyanusu'na indi.Şiddetli rüzgar nedeniye ateşlenmesi dün ertelenen Orion uzay kapsülü, bugün TSİ 14.05'te herhangi bir erteleme olmadan ateşlendi. NASA'nın Ay, asteroidler ve Mars gibi derin uzaydaki hedeflere ulaşmak için geliştirdiği Orion'ın ilk denemesi olan EFT-1 (Keşif Görevi-1), Florida'daki Cape Canaveral Uzay Üssü'nden Delta 4 Heavy roketiyle uzaya gönderildi.4 saat 24 dakika süren görevin ardından, Orion'un mürettebat modülü üç paraşütünü açarak California'nın 440 km açığına, Pasifik Okyanusu'na indi. Dünya'nın etrafında iki tur atan ve Van Allen radyasyon kuşağından iki defa geçen Orion'un tüm sistemlerinin sorunsuz çalıştığı ve ısı ile radyasyon kalkanının zarar görmediği belirtildi. Uzay kapsülünün inişinin ardından ABD Donanmasına ait gemiler mürettebat modülü ve paraşütlerini çekmek için harekete geçti.NASA'nın Mars'a uzanacak insanlı derin uzay görevleri için ilk basamak olarak kabul ediliyor. Üzerinde 1200'den fazla kamera ve alıcı bulunan Orion, NASA TV'den yapılan canlı yayın esnasında ses hızını aşarak atmosfer dışına çıktı. Dünya'nın etrafındaki ikinci turunda yerden 5800 km uzaklığa erişen Orion'ın elde ettiği veriler, NASA ve Lockheed Martin tarafından analiz edilecek.Orion, yörüngedeki hareketini tamamladıktan sonra saatte 32 bin kilometre hızla Dünya'nın atmosferine girdi. Atmosfere girerken 2800 dereceye erişecek ısıya ısı kalkanıyla karşı koyan Orion, ateşlemeden inişe kadar hiçbir sisteminde sorun yaşamadı.
Bir Ülkeninin Perde Arkasında Kalan Değişimine Şahit Olacağınız 14 Portre
Koca bir hanedanın çöküşüne, 'Ye' adında genç bir adamın inanılmaz değişimine ve tükenmiş bir ülkenin yeniden küllerinden doğmasına şahitlik eden, bu inanılmaz fotoğrafları; 90 yıl boyunca kimseler görmedi!Çinli koleksiyoner, Tong Bingxue, 2007 yılında; elinde değer biçilmeyi bekleyen bir kitap dolusu fotoğraf olduğunu söyleyen bir adamla yaptığı telefon konuşmasını, fazla önemsememişti. Ta ki fotoğrafları görene değin.. 'Portlerdeki Yaşam' adlı kitabın özelliği; 1881 yılında Çin'in Fuzhou kentinde doğan 'Ye Jinglu' adındaki bir adamın, 60 yıl boyunca, düzenli olarak kendi fotoğraflarını çekmesiydi. Ye Jinglu bu işe ilk defa 1907 yılında, henüz 27 yaşındayken başlamıştı. Ve geleneği, hayata gözlerini yumduğu 1968 yılına kadar devam ettirmişti.Jinglu'nun çektiği fotoğraflar yalnızca kendi değişimi değil, tarihte varlığını en uzun süreyle devam ettiren, büyük Çin hanedanının çöküşünü; ülkenin cumhuriyete geçişini ve daha sonra Mao'nun önderliğinde, komünist bir devlete dönüşümünü de aktarıyor. İşte o fotoğraflardan bazıları:
Bu Hafta 5 Yeni Film Vizyonda
Türkiye sinemalarında bu hafta 4'ü yerli 5 film vizyona girdi.'Uzun Yol'Nihat Seven’in yönettiği ve Hakan Yufkacıgil, Nil Günal, Ahmet Özarslan ile Murat Muslu'nun oynadığı 'Uzun Yol' dram meraklılarını sinema salonlarına çekmeyi hedefliyor.Seven'in senaryosunu Melek Seven ile kaleme aldığı film, küçük mutlulukları yakalama çabası içindeki insanların içine düştükleri büyük çıkmazlar üzerine yaşadıkları hesaplaşmaları konu alıyor.İngiltere Sinema ve Televizyon Sanatları Akademisi (BAFTA) tarafından 'İngiltere'nin Yabancı Dildeki En İyi Film' dalında Oscar adayı gösterilen yapım, geçen yıl Antalya Altın Portakal Film Festivali'nden 'En İyi Erkek Oyuncu' ve 'Yardımcı Erkek Oyuncu' ödülleriyle dönmüştü.'Kesik''Duvara Karşı' filmiyle başlattığı, “Aşk, Ölüm ve Şeytan” üçlemesini 'Yaşamın Kıyısında' filmiyle devam ettiren Fatih Akın, sekiz yıllık aranın ardından 'Kesik' adlı filmle üçlemeyi tamamladı.Oyuncu kadrosunda Tahar Rahim, Simon Abkarian, Makram J. Khoury, Hindi Zahra, Kevork Malikyan, Bartu Küçükçağlayan, Trine Dyrholm, Moritz Bleibtreu, Arsinee Khanjian, Akin Gazi ve Arevik Martirossian'ın yer aldığı filmin Venedik prömiyeri, Ağustos ayında gerçekleştirildi.Çekimleri Almanya, Küba, Kanada, Ürdün ve Malta'da yapılan dram türündeki film, 1915 olayları sırasında bir gece evinden alınan demirci Nazarat Manukyan'ın yıllar sonra geri döndüğünde, yaşadıklarını öğrendiği iki kızını arama serüvenini anlatıyor.'Sesime Gel'Hüseyin Karabey’in yönettiği filmde Feride Gezer, Melek Ülger, Tuncay Akdemir ve Muhsin Tokçu rol alıyor.Dram türündeki filmin konusu şöyle:'60 yaşındaki Berfe ve 8 yaşındaki torunu Jiyan'ın yaşadığı köyün bütün erkekleri silah sakladıkları iddiasıyla bir jandarma baskını sonucu tutuklanır. Berfe'nin oğlu, Jiyan'ın babası Temo da tutuklananlar arasındadır. Fakat önemli bir sorun vardır; ortada silah yoktur, en azından onların bildiği bir yerde yoktur. Büyüyen bir çaresizlik içerisinde Berfe ve Jiyan bir silah bulmak ve karşılığında Temo'yu kurtarmak için yollara düşmeye karar verirler.''Çakallarla Dans 3: Sıfır Sıkıntı'Murat Şeker'in yönettiği, Şevket Çoruh, Murat Akkoyunlu, Timur Acar, Ceyhun Yılmaz, İlker Ayrık ve Gürkan Uygun'un oynadığı 'Çakallarla Dans 3: Sıfır Sıkıntı' komedi meraklılarının ilgisini çekmeye aday.'Çakallarla Dans' serisinin 3. yapımı olan filmde, arkadaşlarının mutluluğu için her türlü yola başvuran 'çakallar'ın; aksiyon ve komedi dolu maceraları izlenebilecek.'Patrondan Kurtulma Sanatı 2'2011'in hit komedisi 'Patrondan Kurtulma Sanatı'nın devam filmi, herkesin çok sevdiği zavallı çalışanlar Nick, Dale ve Kurt'u canlandıran Jason Bateman, Charlie Day ve Jason Sudeikis'i yeniden bir araya getirdi. Bu üç oyuncuya ilk filmden Jennifer Aniston ve Jamie Foxx eşlik ederken; Christoph Waltz da kadroya katıldı.İkinci serinin yönetmenliğini Sean Anders'ın üstlendiği filmin konusu şöyle:'Üstlerinin taleplerini yerine getirmekten bunalan Nick (Bateman), Dale (Day) ve Kurt (Sudeikis) kendi işlerinin patronu olmaya karar verirler. Ama kısa sürede güvenilmez bir yatırımcı altlarındaki halıyı çekiverir. Çaresiz kalan ve ellerinde yasal hiçbir fırsat kalmayan üçlü, yatırımcının yetişkin oğlunu kaçırıp ondan fidye istemek üzere bir plan yaparlar'AA
Sosyal Medya Kazaları Öldürmeye Başladı!
İspanya'da direksiyon başında haberleşmeden ölenlerin sayısı alkollü araç kullananların sayısını geçmeye başladı.Whatsapp, Facebook ve Twitter mesajlarının yarattığı ölümcül kazaların sayısı İspanyol halkında büyük endişe yaratıyor.İspanya İçişleri Bakanlıği tarafından yapılan bir araştırmada, ülkede geçen yıl meydana gelen 85 bin 519 trafik kazasının 34 bininin çoğunluğunun direksiyonda sosyal medyada haberleşme nedeniyle olmak üzere aşırı dikkatsizlik sonucu gerçekleştiği belirtildi.Bakanlık bu tür kazaların yüzde 52'sinin ölümle sonuçlandığına dikkat çekerek gençlerin araç kullanırken Whatsapp,Twitter ve Facebook gibi sosyal iletişim araçlarından uzak durmasını istedi.Sosyal medyada haberleşme sonucu trafikte hayatını kaybeden İspanyolların yaş ortalamasının 34 altı olduğuna da işaret edilen araştırmada ani bir kazanın meydana gelmesi için 5 saniyelik dikkatsizliğin yeterli olduğu hatırlatıldı.Bakanlık tarihinde ilk defa sosyal medya kazaları için, 'Bazen yüzde 99 dikkat bile yetmeyebilir' başlıklı özel spot reklamlar hazırlayarak bunları görsel ve yazılı medyada yayınlamaya başladı.Sosyal medyayı yoğun şekilde kullanan gençler ise '#stopchatear' başlığı altında örgütlenerek 'Direksiyon başında telefonunu kapatarak mesajlaşmaya hayır' dediler.DHA
Twitter'da 'Hashtag'in Yaratıcısı: "Kazara Buldum"
Twitter'da arama yapmayı ve gruplaşmayı kolaylaştıran hashtag (# ya da etiket) kullanımının mucidi olan Chris Messina, buluşunu 'basit bir fikirden yola çıkarak, kazara yapılmış bir keşif' diye tanımladı.Messina, bu buluştan herhangi bir maddi kazancı olmadığını ama yaptığı kültürel katkı için kendisiyle gurur duyduğunu söyledi.işareti geçmişte bilgisayar programcılığı ve enformasyon teknolojisi alanında sık sık kullanılıyordu.Ancak Twitter'da ve diğer sosyal ağlarda bugün bilindiği şekliyle kullanılmasını Messina'ya borçluyuz.Messina hashtag fikrinin nasıl doğduğunu BBC'nin Newsnight programına şu sözlerle anlattı:'Twitter'da grupların oluşması için, beni çok düşündürmeyecek basit bir format arıyordum. Bu öneriyi yaptım. Başta şüpheyle bakan çok oldu. Fakat ben kullanmaya başlayınca ve arkadaşlarımı da teşvik edince olay kendiliğinden büyüdü. Şimdi de yedi yıl oldu.'Etiket fikri, haber yayma amaçlı olarak ilk defa California'nın San Diego kentindeki bir yangında kullanılmış.Messina, 'Yurttaş gazeteciliğinde Twitter kullanımının ilk örneklerinden biridir.' dediği olayda, bölgeden bildiren arkadaşını haberlerini hashtag kullanarak yaymaya ikna etmiş ve #Sandiegofire (#Sandiegoyangın) etiketini kullanmasını tavsiye etmiş. Böylece birçok faydalı bilgi de çok sayıda kişiye ulaşmış.Messina bunun üzerine benzer yöntemin farklı olaylarda da kullanılmaya başlandığını söylüyor.Etiketin yaratıcısı, bu yönetimin pazarlama aracı olarak kullanılmasıyla ilgili de şu yorumu yapıyor:'Sosyal medya ideal olarak en iyi içeriklerin değer kazandığı çok büyük, şahane bir serbest pazar. Şirketler ürünlerinin sosyal medya kullanıcılarına gösterilmesi için para ödeyebilir veya sponsor olabilir.'Sosyal medyanın, televizyon yayınlarına kıyasla daha açık bir serbest pazar olduğuna dikkat çeken Messina, şirketlerin de kullanıcılarla iletişim kurmak için bu yola başvurduklarını söylüyor.Peki en iyi, en başarılı etiketi oluşturmanın formülü ne?Messina bu soruya da şu yanıtı veriyor:'En iyi etiketin, en basit, en açık ve doğrudan olan etiket olduğunu düşünüyorum. Ayrıca, en iyi yöntem, yeni bir muhabbet başlatmak yerine var olan bir muhabbete girmek. Çok uzun veya kullanışsız, hantal olmamalı.'BBC
Ak Saray İçin İbrahim Tatlıses'in Manisine Alternatif 10 Mani
İbrahim Tatlıses'in bugün Twitter hesabından paylaştığı 'Ak Saray' manisini görünce kendimizi tutamadık. İbrahim Tatlıses;Sarayda saray dedinizBaşımın etini yedinizO saray milletin zatenBi bunu göremedinizmanisini yazıyorsa biz de yazabiliriz dedik ve ortaya bu içerik çıkıverdi.
Esasen Söylenmek İstenen Ama Sadece İsimsiz Mektupla Söylenebilen 16 Şey
Internette esasen.com diye bir siteye denk geldim.Zaten güzel şeylere bir şekilde denk geliyorsunuz, Internet'in ve sosyal medyanın belki de en güzel yanı bu. Her neyse, bu sitede herkes istediği kişiye 'esasen' kelimesi ile başlayan isimsiz mektuplar yazabiliyor. En orjinal olanlarını derledim sizin için
Sıkıcı Ofis Yaşantınızdan Derhal Kurtulmanıza Yardımcı Olacak 19 Ürün
Mesainiz bitmek nedir bilmiyor mu? Her boş anınızda telefon rehberini kurcalamak artık eskisi kadar heyecanlı değil mi? Duvar saatine bakıp bakıp 'acaba pili mi tükendi' diye düşünüyorsunuz? Üzülmeyin! Bu minik cihazlar size ilaç gibi gelecek. Şimdi arkanıza yaslanın ve rahatlayın! İşte sıkıcı ofis yaşantınızı kökünden değiştirecek 19 cihaz:
Hayır Demeyi Beceremeyen İnsanların Sıkça Yaşadığı 15 Durum
“Hayır” diyebilmek öğrenilen ve öğretilebilen sosyal bir beceridir. Bu sosyal becerinin eksikliği, yani “hayır” diyememek ise bir hastalıktır. Daha doğrusu psikolojik ve fizyolojik hastalıklara yol açan tehlikeli bir virüstür. Kötü gün dostu olmak elbette önemlidir. Evet diyebilmek güzeldir. Lakin sınırlarımızı aşmadan, kendimizi ve ailemizi zora düşürmeden…diyor psikolog Berrin Göncü Işıkoğlu ve ucuna biz de ekliyoruz: 'kararsız kaldığınız anlarda hayır deyin çünkü hayır'ı evet'e çevirmek, evet'i hayır'a çevirmekten daha kolaydır.'
Peter Jackson: 'Yeni Tolkien Filmi Yok'
Kariyerinin önemli bir bölümünü Tolkien uyarlamalarına adayan Yeni Zelandalı yönetmen, yazarın mirasçılarının izni olmadan yeni bir uyarlama yapılamayacağını belirtti. Tolkien'ın oğlu da yeni uyarlamalara sıcak bakmıyor.J.R.R. Tolkien’dan önce ‘Yüzüklerin Efendisi’ üçlemesini sonra da ‘Hobbit’i sinemaya uyarlayan Yeni Zelandalı yönetmen Peter Jackson, son Hobbit filmi “Hobbit: Beş Ordunun Savaşı” vesilesiyle basın toplantısı yaptı. Kariyerinin önemli yıllarını Tolkien uyarlayarak geçiren Jackson, Tolkien’in mirasçılarının izni olmadan yazarın yeni bir uyarlamasının mümkün olmadığını söyledi: “Profesör Tolkien’ın yazılarının hakları mirasçılarının elinde. Hobbit ve Yüzüklerin Efendisi’nin uyarlama hakları 1960 sonlarında Tolkien tarafından satılmıştı. Bu yüzden de Tolkien mirasçılarının izni olmadan yeni bir Tolkien uyarlaması olamaz.” Ünlü yazarın oğlu Christopher Tolkien, 2012’de Le Monde’a verdiği bir söyleşi babasının eserlerinin ‘ürünleştirilmesi’nden duyduğu rahatsızlığı dile getirdiği için diğer kitaplarının haklarının satılacağı düşünülmüyor. Jackson ise yeni film projeleriyle ilgili bir soruya, 10 yılını Orta Dünya’yı sinemaya aktarmakla geçirdiğini ve şimdi plaja gitmek istediğini söyleyerek yanıt verdi.Üçe bölünen ‘Hobbit’in son filmi Türkiye’de “Hobbit: Beş Ordunun Savaşı” 17 Aralık’ta gösterime girecek.Milliyet Sanat
İranlı Hackerlar 16 Ülkenin Gizli Bilgilerini Çalmış
ABD’li güvenlik firması Cylance, son iki yıldır “Satır Operasyonu” kapsamında Tahranlı hackerların, Türkiye dahil 16 ülkenin gizli bilgilerini içeren altyapılara sızdığını ortaya çıkardıİran’ın başkenti Tahran’da harekete geçen internet hackerlarının Türkiye’de devlet kurumları ve kritik altyapı şirketlerinden hassas bilgileri çaldığı ortaya çıktı.ABD merkezli Cylance siber güvenlik şirketinin yayınladığı rapora göre son 2 yıldır Türkiye’nin de dahil olduğu 16 ülkeye karşı İran merkezli bir siber saldırı yaşanıyor. “Satır Operasyonu” adı verilen dijital casusluk eyleminde ABD, İngiltere, Kanada, Çin, Fransa, Almanya, Hindistan, İsrail, Kuveyt, Meksika, Pakistan, Katar, Suudi arabistan, Güney Kore, Türkiye ve Birleşik Arap Emirlikleri hedef alındı.Fiziksel saldırı riski2012’den beri süren “Satır Operasyonu”nda; bahsi geçen ülkelerin hükümet kurumları ve kritik önemdeki altyapı şirketlerinin bilgi ağına sızıldı. Büyük kısmı Tahran’da, geri kalanları Hollanda, Kanada ve İngiltere’de yerleşik bilgisayar korsanları ‘yüksek derecede hassas bilgileri’ aldılar.Cylance, hacker operasyonun siber güvenliği küresel derecede tehlikeye attığını belirterek toplanan bilgilerin ileride ‘fiziksel zarar’ vermede bile kullanılabileceğini öne sürdü. Askeri şirketlerin yanısıra enerji, petrol, gaz, ulaşım, havayolları, hastaneler, teknoloji, eğitim ve uzay endüstrileri gibi alanlar da hackerların hedefinde yer aldı.İran’ın siber saldırı kapasitesini daha önce görülmemiş seviyeye çıkardığını belirten Cylance raporunda “İran’ın siber savaş yetisi dönüşüm geçiriyor. Ulusal ya da küresel seviyede, fiziksel dünyada bir saldırı ihtimali giderek yükseliyor” ifadelerini kullandı. Rapora göre İran’ın siber güvenliğe verdiği önem Stuxnet virüsünün saldırılarının etkisiyle yükseldi.ABD ya da İsrail kaynaklı olduğu düşünülen Stuxnet virüsü, İran’ın nükleer programına ciddi bir zarar vermişti. “Satır Operasyonu“nun sadece küçük bir kısmını aydınlatabildiğini öne süren Cylance, İran’ın saldırılarına destek vermesi için Kuzey Kore’den ortaklar aradığını belirtti. Firmanın iddiasına göre, ABD’de üniversitelerde okuyan genç hackerlar da İran tarafından siber saldırıların içine çekilmek isteniyor.Cumhuriyet