Yalnızca Dizi ve Filmden İbaret Değil: Bu Basit Eklenti Sayesinde Netflix ile Yabancı Dilinizi de Geliştirebilirsiniz
Netflix artık kendi başına bir alışkanlık ve bağımlılık haline geldi. Orijinal içerikleriyle de hayatımıza yeni bir pencere açan Netflix'i hepimiz çok seviyoruz, dizileri ve yeni çıkan filmleri hatta belgeselleri ilgiyle takip ediyoruz. 1997 yılında kurulmuş şirket, günümüzde izleyiciye birçok farklı dilde altyazı ve dil seçeneği sunuyor. Peki sizce Netflix, yeni bir dil öğrenmeye meraklı olanların ve yabancı dilini geliştirmek isteyenlerin yeni kapısı olabilir mi? Gelin bugün hepimizin tutkuyla bağlı olduğu Netflix'te dilimizi nasıl geliştirebiliriz ona bakalım...
Bilgeliğiyle Tanınan OSHO'nun Hindistan'dan Kovulduktan Sonra ABD'de Kurduğu Tarikatla Terör Estirme Hikayesi
Bir kitapçıda gezerken çok satanlar arasında 'OSHO' adını görmeyen var mı? Sanırım hepimiz okuduk ya da en azından adını duyduk. Peki OSHO takma adıyla bilinen Baghwan Shree Rajneesh ve yardımcısının dahil oldukları tarikatta gerçekleşen cinsel saldırılardan dolayı Hindistan’dan kovulup taşındıkları ABD'de neler yaptıklarını biliyor muydunuz? Tamamen gerçeklere dayanan bu olayları dinlerken bir an 'Şaka mı tüm bunlar?' diyebilirsiniz.
Kanımız Dondu! Herkesin Hafızasına Kazınan Dünyanın En Büyük Gemi Enkazı Titanik ile İlgili 10 Gerçek
Şüphesiz dünyanın en meşhur gemi enkazı olan Titanik, 107 yıl sonra bile her yaştan insanı etkilemeyi başaran bir trajedi. O gece yaşananları düşünmek bile insanın kanını dondurmaya yeterliyken, insanların başlarından geçenler ise hiçbir kitaba sığmaz.Titanik'in trajik sonu bugün bile tam anlayamadığımız, dehşet verici ve gizemli bir olay. O korkunç geceyle ilgili bütün bilgiye sahipmişiz gibi görünse de Titanik ile ilgili yeni keşifler yapılmaya devam ediliyor. İşte Titanik ile ilgili 10 tüyler ürpetici gerçek...
19. Yüzyıl Hollandası'nda Eski Bir Hastaneden Akılalmaz Hasta Görüntüleri
Akıllara kazınacak türden birtakım tıbbi fotoğraf Hollanda'nın en eski hastanelerinden birinde, 19. yüzyılın sonlarında kalan hastaların yaşadığı sıra dışı hastalık belirtilerini gözler önüne seriyor.1890'lara dayanan fotoğraflar, Utrecht Üniversitesi'nde kalan hastaların tıbbi kayıtlarının bir parçasını oluşturmaktaydı. Şimdilerde Üniversite Tıbbi Merkezi Utrecht adıyla bilinen hastane, 1636'da Utrecht Üniversitesi ile birlikte kuruldu ve ülkenin en eski kliniklerinden biri.Bu portreler klinik standartların henüz belirlenmediği ve fotoğrafların çoğunun bilimsel olmak yerine dokunaklı olduğu, tıbbi fotoğrafçılığın ilk günlerine göz atma şansı sunuyor.Ayrıntılar Daily Mail kaynaklı içeriğimizde: