19. Yüzyıl Hollandası'nda Eski Bir Hastaneden Akılalmaz Hasta Görüntüleri

-

Akıllara kazınacak türden birtakım tıbbi fotoğraf Hollanda'nın en eski hastanelerinden birinde, 19. yüzyılın sonlarında kalan hastaların yaşadığı sıra dışı hastalık belirtilerini gözler önüne seriyor.

1890'lara dayanan fotoğraflar, Utrecht Üniversitesi'nde kalan hastaların tıbbi kayıtlarının bir parçasını oluşturmaktaydı. Şimdilerde Üniversite Tıbbi Merkezi Utrecht adıyla bilinen hastane, 1636'da Utrecht Üniversitesi ile birlikte kuruldu ve ülkenin en eski kliniklerinden biri.

Bu portreler klinik standartların henüz belirlenmediği ve fotoğrafların çoğunun bilimsel olmak yerine dokunaklı olduğu, tıbbi fotoğrafçılığın ilk günlerine göz atma şansı sunuyor.

Ayrıntılar Daily Mail kaynaklı içeriğimizde:

Kaynak: https://www.dailymail.co.uk/news/article...

1890'larda doğuştan Melanositik Nevüs'e sahip bir kız.

Bu durum tüylerle kaplı, koyu renkli bir doğum lekesinden meydana gelir. Bu leke çocuk büyüdükçe büyüyebilir.

Tavşan dudağı olan bir kadın.

Bu durum bebeğin rahimdeki gelişimi sırasında yüzün düzgün şekilde bir araya gelmemesi sonucu oluşur. Üst dudakta ya da ağız tavanında bulunan bir yarık şeklindedir.

Hibernom hastası bir genç kız.

Hibernom, tümörün tüm yağının yaklaşık %1'ine karşılık gelen kahverengi yağ hücrelerinde rastlanılan iyi huylu nadir bir tümör çeşididir. Genellikle genç yetişkinlerin baldırınlarda, kafalarında ya da boyunlarında bulunur ve 20 santimetreye kadar büyüyebilir.

Kolunda büyüme olan bir hasta.

Kafasının arka kısmında büyük bir tümör bulunan hasta.

1890'larda Utrecht Üniversite Hastanesi'nde fotoğraflanan hastalar arasında ciddi bir yüz tümörüne sahip bir kadın da bulunmakta.

Bu hasta ise bir zamanlar içme suyundaki iyot yetersizliği dolayısıya Utretcht'de yaygın olan ve "Utretchtse Krop" adıyla da anılan tiroid rahatsızlığına sahip.

Bu fotoğrafta ise yaşlı bir kadının başında keratinden oluşan, alışılmışın dışında bir cilt boynuzunun büyüdüğü görünüyor.

Bu doku bozulması külah, diken ya da boynuz gibi görünebilir, boyutu ise değişmektedir. Bu durum yaşlı insanlarda yaygındır ve kitlelerin çoğu iyi huyludur.

Bu fotoğrafta ise bel kemiği eğriliği çeken bir adam görülüyor.

Bu durum omurganın doğuştan deforme olması ile omurganın içe doğru eğilmesine neden oluyor.

Fotoğraflanan bir başka hastanın ise burun ameliyatı ardından burnundaki dikişler ve taktığı başlık dikkat çekiyor.

Bu kadının ise boynundaki küçük kitle dikkat çekiyor.

Kolundaki tümörün alınmasının ardından, kolunun üst kısmı olmayan bir hasta.

Oligodaktili sahibi bir hasta.

Sırtındaki büyük tümör ile bir adam.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
derin-a-clk

para vs.. diğer sorunları ne zaman kafamda büyütsem bu tür şeyler bir şekilde karşıma çıkıyor ve kafama dank ediyor. Sağlık olmayınca her şey boş her şey geçici..

yalapseki

Hitler engellileri katletmeseydi bunun gibi daha fazla örnekle karşılaşıyor olacaktık. Engelli çocuk doğuracağını doktor söylemesine rağmen doğum yapanlar var. Engellilerin suçu yok, seçme şansları olsa doğmamış olmayı isterlerdi. Bir de haberlerde görmeye alışık olduğumuz üzere, ilk çocuğu engelli doğmasına rağmen üzerine 3 engelli çocuk daha doğuranlar var. Doğuştan engelli olanlar, ömrü boyunca bir başkasına muhtaçlardır, doğal seçilime tamamen aykırıdır ve toplumun sırtında bir yüktür. Bir de bu sözlerimi anlamayıp başka yöne çeken "sonradan engelliler" var, onlara zaten yapılabilecek bir şey yok, geçmiş olsun

zeynep-ozok

Sen nasıl bir insansın engelliler diye yaşamaya hakları yok mu? Her insan yaşamayı hak eder.

melda-tutuncuoglu

Ne kadar gereksizsin... Ayrıca o dönemde ultrason diye bir şey yoktu.

bnkama38

senin zihniyetini s*keyim ben

kayaaa

Sen varsındır 23 felan, 23 yıllık canlı kürtaj ile alınmıyor işte...

yalapseki

İnsanlık tarihi boyunca dünya nüfusu son 100 yıla kadar, (yani binlerce yıl boyunca) 1 milyarın altındaydı. Son 50 yılda ise 5 milyar kişi daha eklendi. Sağlık sistemindeki ve insan haklarındaki ilerlemeler, nüfus patlamasına sebep oldu. Fare/tavşan gibi üreyerek hiçbir yere varamayız. Doğal seçilime aykırı bir nüfus planlaması var. Daha fazla kanser ve hastalık türüyle mücadele etmek zorunda kalıyoruz, hastalıklar her geçen gün ilaçlara karşı direnç kazanıyor. Her "canlı"nın yaşama hakkı vardır ancak herkesin "doğurma" hakkı olduğunu düşünmüyorum. 2050 yılında dünya nüfusu 10 milyar olduğunda boklu derelerden su içip, kurtlu besinler tüketmek zorunda kalacak 5 milyar insan olacak.

kayaaa

Popülasyon üst sınırı diyorsun ama sağlıklı birey daha çok tüketir onu atlıyorsun çünkü düşünmüyorsun.

yalapseki

Kaya, bir toplumun dünyaya verdiği zararı hesaplarken "nüfus X refah X teknoloji = tüketim" olarak hesaplıyoruz. Bu üç değişken, bir toplumun ne kadar tükettiğini belirliyor. Düşünmüyor değilim, bu konuda çok araştırma yaptım. Konuşmak istersen özelden yazabilirsin

mistikschaeffer

Düşünmeden linç edenleri anlamıyorum , onloron yoşomo hokko yokmo . Doğmuş bebeğin yaşama hakkı var tabi doğurduysan ölene kadar bakacaksın , ama onu dünyaya getirince iyi bi insan olmuyorsun , dünyadan bi haber yaşıyorlar bitkisel hayatta gibi . Çocuğumun engelli doğacağını öğrensem aldırırdım ben şahsen , istediğiniz kadar eleştirin doğru olan bu .

buseenurrr

engelli abim var. sağlam olan herkesten daha çok seviyor yaşamayı. en kötü esprilerde bile kahkahalara boğuluyor. insanlarla konuşmayı dışarı çıkartılıp gezdirilmeyi çok seviyor. bebek anne karnında minicik bile olsa bebektir ve canlıdır. engelli doğacak diye parçalanması bana göre insanlık dışı. nereden biliyorsunuz canının yanmadığını? bir ruhunun olmadığını? siz kendi bebekliğinizi de hatırlamıyorsunuz ama her bebek canı yandığında ağlıyor. sırf anne karnında diye, henüz doğmadı diye atan bir kalbinin olduğunu unutmayalım. ben sürekli doğurup duran muhabbet kuşumun yumurtalarını bile atmaya kıyamamıştım fener ile içine bakıp orda canlının oluştuğunu gördüm diye. allah engelli doğacak olan bireylere veya sonradan engelli olacak olan bireylere hayırlı anne babalar versin.

Görüş Bildir