Guatr Hastalığı Nedir, Nasıl Tedavi Edilir?
Troid bezi, yaşamak için gerekli kimyasal ve fiziksel olayları düzenlemekle görevli olan ve boynun ön bölgesinde, nefes borusunun hemen önünde bulunan bir iç salgı bezidir. Bu görevlerini yapmak için iyot depolar. Guatr, troid bezinin iltihaplanması ya da aşırı büyümesi sonucu görevini tam olarak yapamaması sonucunda ortaya çıkan bir hastalıktır. Guatrın en önemli sebebi iyot eksikliği ve genetik yatkınlıktır. A vitamini eksikliğinden de kaynaklanabilmektedir. Troid bezinin fazla çalışmasının belirtileri iştahta yükseliş olmasına karşı kilo kaybı, sık idrara çıkma, ellerde titreme, seyrek adet görme, terleme, sinirlilik vb. olarak sayılabilir. Zehirli Guatr olarak da anılır. Kilo alma, kabızlık, fazla adet görme, hareketlerde yavaşlama ve güçsüzlük, soğuktan şikayetçi olma, nabzın düşmesi, kısık ses gibi belirtiler de tiroid bezlerinin az çalıştığını gösterir. Tedavide uygulanacak yöntem hastanın uzman doktorlar tarafından muayene...Guatr ile ilgili detaylı bilgi için 7/24 Sağlık
Karanlık İşitme Duyusunu Geliştiriyor
ABD’deki John Hopkins Üniversitesi’nden uzmanların bir hafta süresince karanlık bir ortamda tuttuğu farelerin beynindeki duyma ile alakalı bölgesinde gelişme olduğu tespit etti. John Hopkins Üniversitesi’nden sinir bilimi uzmanı Hey-Kyoung Lee “Araştırmanın en önemli neticesi bir duyunun kaybedilmesi diğer bir duyunun gelişimini artırıyor. Bu deneyde görme duyusunun kaybı işitme duyusunu artırdı. Bu normalde yetişkinlerde yapılması çok zor bir şeydir.” şeklinde konuştu. Deneyin sonucunu yorumlayan Maryland Üniversitesi’nden biyolog Patrick Kanold, “İnsanlarda işitme duyusunun artması için...Haberin devamı için 365Haber
Kediler Hakkında Herşey
Veteriner Hekim Tolgay Aytar'ın kaleme aldığı bu bilgiler, kedi seven ve beslyenler için hayli ilginç ipuçları veriyor. Dilerseniz bir okuyun, kim bilir belki birgün işinize yarar... Kedilere aspirin verilir mi ? Kesinlikle hayır aspirin kedileri zehirlemektedir kedilerinize paresetamol türevi ilaçlarda vermenizi tavsiye etmem. Kedi kabızlık sebepleri? Kedilere özellikle hazmı zor olan ciğer, akciğer, tavuk kemiği vs gıda verilmesi ,kedilerde paraziter olgular,mide ve bağırsaklarda yabancı cisimler, yemek borusundaki anomaliler bağırsak düğümlenmesi, su tüketiminin yetersiz olması, mamadaki selüloz oranının gereğinden fazla olması neden olabilir.Kedilerde sindirim yavaştır bu sindirim yaşlanmayla beraber artar bu nedenle yaşlı kedilerde daha fazla görülür.Kabızlık uzun tüylü kedilerde kısa tüylü kedilere oranla daha fazla görülür.   Kedi tüyü dökülmesi nedenleri nelerdir? Kedilerin sağlıklı gıda ile beslenememeleri ,kedilerin kaliteli mamalarla beslenmemesi,iç paraziter tedavilerin yapılmaması,stres faktörleri, kedilerin taranmaması, deri hastalıkları, pire mücadelesinin yapılmaması, biotin eksiklikleri,çok sık yıkanmaları,mevsimsel faktörler,çiftleşme ve hamilelik dönemleri,hormonal dengesizlikler.  Kedi aşıları nelerdir? Kedilerde kist-parazit aşısı,karma aşı,leucomie aşısı,fiv aşısı,kuduz,micanfin aşısı yapılamaktadır.Yavrularda kist parazit tedavisi, karma aşı, leucomie ,fiv aşısı 2 doz olarak kuduz tek doz yapılmaktadır. Yetişkin kedilerde karma aşı ,leucomie aşısı,kuduz yılda bir kez tek doz olarak uygulanmaktadır. Kedi beslenmesi neden önemlidir? Kediler etoburdular. Kediler doğaları gereği yemek konusunda seçicidirler düzenli öğün isterler ve temiz su isterler.Tüyleri parlak, çevik ,bakışlar canlı ise sağlıklı besleniyor diyebiliriz.Kediler istedikleri sıcaklıkta olmayan ve iyi kokmayan yiyecekleri red ederler.beslenmede protein,a vitamini,d vitamini,karbonhidratlar,temel yağ asitleri,taurin olmassa olmaz dediğimiz temel öğelerdir. Beslenmede yavrularda ve yetişkinlerde arada bir konserve ve kuru mama,hamile kedilerde gebeliğin son dönemlerinde normalin en az 3 katı,emzirme döneminde kedilere en az 3 katı,ileri yaştaki yaşlı kedilerde hareketin az ise ve besini kullanamıyorsa daha az beslenmesini tavsiye etmekteyiz. Kedi böbrek yetmezliği belirtiler ve nedenleri? Kan basıncının düşmesi, şok, kusma ve ishal gibi aşırı sıvı kaybına neden olan durumlar, kanama, ve kalp yetersizliği durumları da böbrek yetmezliğine sebeptir. Bunun dışındaki nedenler, idrar yolu tıkanmaları, taşları, yangıları ve idrar kesesi hastalıklarıdır. Bu hastalıklar idrarın dışarı atılımına engel olarak geri böbreğe dönmesine ve basınca neden olurlar. Kedilerde denge kaybı nedeni nedir? Kedilerde en yoğun denge kaybı kulak hastalıklarında ortaya çıkmaktadır.Mutlaka veteriner hekiminize başvurunuz. Kedi yaşlanması ne zaman başlar? Kedilerde 10 yaşından sonra yaşlanma belirtileri başlamaktadır. Benim önerim kesinlikle bu yaştan sonra yılda bir kez kedilerinize checkup yapılmasın tavsiye ederim.Bu onun yaşam ömrünü kesinlikle uzatacaktır. Kedilerde 20 yaş üzerindekiler bir asır yaşamış sayılır.   Kedi tuvalet eğitimi nasıl ve ne zaman yapılmalıdır? Yavru döneminde başlanılmalıdır. Yavru kedi bakımı ne zaman başlamalıdır?  Yavru kedinizi yavruyken bakıma alıştırmanız aranızdaki bağı kuvvetlendirecektir.Kediniz dışarı çıkmıyorsa düzenli olarak tırnakları kesilmelidir,haftada bir kez dişlerini fırçalamanız yeterlidir.  Kedi için mamalar ve ev yemekleri neler olabilir? Kediler köpeklere oranla %20 daha fazla protein almalıdır.Kedilere aşırı miktarda ciğer verilmemesi gereklidir aşırı ciğer verilmesi durumunda A vitamini fazlalığı oluşur.Yağlı balıkların sık verilmesi e vitamin eksikliğine neden olur bu durum kemik hastalıklarına neden olabilir.gebeliğin son dönemlerinde kedinizi normalin 3 katı beslemeniz gereklidir.kediler yaşlandıkça daha az besin tüketirler bu sindirim sisteminin yavaşlaması ile ilişkilidir.Omlet, pişmiş balık, sebzeli et, makarnalı et,pişmiş yemekler, ev yemekleri, pişmiş tavuk, sardalya ve ton balığı konservesi, tahıl gevreği, kıyma, pişmiş havuç ve sebzeler verilebilir. kesinlikle akciğer (manco) ve kemik vermeyiniz. Kediler genelde beklemiş yumuşamış, aroması kaçmış mamaları red ederler. Bu nedenle kedinize verdiğiniz mama ve su daima taze olmalıdır. Mama kabında kalmış mamaları ve suyu kediniz tercih etmeyeceği için, günlük vermeniz gereken miktarı gün içinde parçalara bölerek veriniz.  Kedi tırnak kesimi nasıl ve ne kadar sıklıkla yapılmalıdır? 2 ayda bir yapılması uygundur kesim için özel makaslar kullanılmalıdır.Asla unutulmaması gereken çok kesmek yerine az kesmek daha uygundur.En doğrusu veteriner hekiminizin yapmasıdır.Kesmede kesinlikle beyaz olan kısmı kesiniz. Kediye microçip takılması gereklimidir? Küçük dostunuz ailenizin önemli bir üyesidir. Her yıl birçok evcil hayvan çalınmakta veya kaybolmaktadır. Küçük dostunuzun kaybolmasını ve çalınmasını önlemek için en gelişmiş kimliklendirme sistemi olan mikroçipi düşünmelisiniz.Yurt dışı çıkışlarda kan testi ile beraber zorunlu uygulamadır. Mikroçip uygulaması kedinizin kimlik numarasının benzersizliğini garanti altına alacaktır. Mikroçip Kimlik Sistemi kedilerde Nasıl Çalışır? Mikroçip bir pirinç tanesi büyüklüğünde ve içerisinde dünyada bir örneği daha olmayan bir numara barındıran minik elektronik cihazlardır. Vücuda %100 uyumlu biyo-cam diye adlandırılan bir madde ile kaplanmıştır ve vücuda yerleştirildikten kısa bir süre sonra deri altı bağ dokusu ile kaplanarak hissedilemez bir duruma gelmektedir. Mikroçipler deri altı enjeksiyon yöntemi ile takılır uygulama sırasında nadiren sakinleştirici kullanılır yerleştirme işlemi 1dk sürer ve takılan mikroçipin numarası merkezi veritabanına kedi sahibinin bilgileri ile kaydedilir.   Kedi uçak ve otobüs seyahatlerinde istenilen belgeler nelerdir? Kedilerin yurt içi uçuşlarda aşı kimlik belgesi ve veteriner hekim tarafında hazırlanan uçağa binmesinde sakınca yoktur belgesi birde standartlara uygun taşıma çantası(box) istenmektedir.Otobüs yolculuklarında aşı kimliği,uygun taşıma çantası ve sakinleştirici kullanımı talep edilmektedir. Kedi tuvaleti kum kullanımı neden önemlidir? Kedinize uygun kedi kumunu seçerek evinizin ve kum kabının çevresinin kirlenmesini önleyebilirsiniz. Kedi kumu seçerken dikkat edilecek noktalar. Kediler kedi kumu seçiminde seçtiğiniz kumu kabullendirmeniz bazen güç olabilir. Böyle bir durumda sorunu ancak deneme yanılma yöntemi ile beğendiği kumu bulana kadar kumunu değiştirerek çözümleyebilirsiniz.Bulunan doğru kum asla bulunduktan sonra deyiştirilmemelidir. Birçok kedi sahibinin ortak sorunu olan koku kullanılan kumun niteliği ile direk bağlantılı olduğundan dikkat edilmesi gereken önemli bir konudur.Kedi kumu belli aralıklarla deyiştirilmelidir. Seçtiğiniz kumun absorbe etme özelliğinin yüksek olması idrarın hızla emilerek koku yapmasını önleyecektir. Ayrıca bir sonraki kullanımı sırasında oluşabilecek bulaşmalar engellendiğinden kedinizin temizliğini de sağlamış olursunuz.  Fazla tozlu ince taneli kumlar solunum yolu problemi riski oluşturabileceği gibi, kedinizin tuvaletini her kullanışından sonra evinizde beyaz pati izlerinin oluşması gibi bir sorunu beraberinde getirebilir. Kumun topaklaşma özelliğinin olması hem idrarın bir yerde toplanmasını, hem de dışkının üzerinin kolay kapanmasını sağlayarak kumun temizliğini kolay yapabilmenize olanak vereceğinden kum seçerken dikkat edebileceğiniz detaylardan biridir. Seçiminizi yaparken doğal yapıda olan veya kimyasal madde kullanılmadan hazırlanmış bir kum tercih etmeniz böyle bir sorun yaşama olasılığını minimuma indirgeyecektir Kedi diş bakımı göz bakımı kulak temizliği nasıl yapılmalıdır? Yavru kedilerde diş fırçalama alışkanlığı küçük yaştan alıştırılması gerekmektedir.Basit bir fırça ve macun yeterlidir.Haftada bir kez fırçalamak yeterlidir.Diş macununu diline biraz koyarak pamuklu çubuklarla Gözlerde akıntı yoksa bir parça pamuklu suyla silip sonra pamukla veya pamuklu bezle silebilirsiniz.Çapak varsa ayrıca alınması gerekebilir.Kulak içlerinde koyu akıntı varsa kulak uyuzu olabilir.Bir parça pamuğa bebeyağı damlatarak kulağın içlerine doğru girmeden dairesel hareketlerle temizleyiniz kulak kanalı içine asla hazır pamuklu çubukları kullanmayınız.  Küçük yaşlarda yavru kediyi nasıl beslemeliyiz beslenme nasıl olmalıdır? 1-güvenilir bir kedi mama markası kullanmak gerekir. 2-Kedinizin su ve mama kablarını temiz tutmanız gerekmektedir. 3-Kedilerinize bayat mama vermemelisiniz hatta gün içinde az az aroması kaçmadan mama takviye etmekte fayda vardır. 4-Ev besini ile besleyen hasta sahipleri tavuk kemikleri ve balık kılçıklarını muhakkak ayıklayınız. 5-kedinizin gıdalarını oda ısısında verilmesi gerekmektedir. 6-Kedinizin mama kabında kalan mamayı tekrar vermeyiniz. 7-Kedinizin yemek yemesini denetleyerek aşırı kilo almasını engellemeniz gerekir. 8-Isıtılmış yemekleri buzdolabınıza koymayınız. 9-Kedinizi başka hayvanlar ve köpekler için hazırlanmış olan mamalarla beslemeyiniz. 10-Kediniz 24 saatten beri yemek yemiyorsa veteriner hekiminize başvurmanızı tavsiye ederim. Kedi uykusu ve uyku nedenleri nelerdir? Sağlıklı kedi derin uyurken bile etrafında olanların farkındadır.Bunun için temiz,sıcak,konforlu bir ortam gereklidir.Uykuda kesinlikle mutluluk ön plandadır. Kedilerde stresin belirtileri nelerdir? Kedilerde endişe oluştuğu zaman kedi sinirli olur ve yere siner,çarpıntı ve tüy yapısında dağınıklık göze çarpar.Saldırganlık kedinin saldırgan olması durumunda sahibini ısırması tırmalamasının değişik nedenleri olabilir sıkıntıda olması veya hasta olması bu tip bir eyleme neden olabilir.Kedinin evde idrarıyla değişik bölgeleri işaretlemesi sebepleri eve yeni kedi alınması,düzen değişikliği,eve değişik kişilerin gelip gitmesi olabilir bu durumda eski ortamın sağlanması püskürttüğü alanların sulandırılmış dezenfektanla silinerek hareketin tekrarlanması önlenmelidir,kedinin ev ortamına ve içeriye pislemesi idrar yollarında sorunu olabilir,sağlıkla ilğili sorunu yoksa stres göstergesi olabilir,sorun çözülene kadar tuvalet kabı temizliğine önem göstermek ve lekenin üzerini folyo veya plastik örtüyle kapatınız.Sinirli yalanma stresli durumlarda böyle bir eylem görebiliriz,kedi hep aynı yerini dişleriyle didikler bu durum ekzema ,kellik,dermatit gibi deri sorunlarına neden olur mutlaka tedavi edilmelidir.Yün çiğnemek stres sonucu özellikle siyam ve burma kedilerinde görülebilir bu durum stres sonucu kedilerin yavru davranış dönemine döndüklerini işaret edebilir. Kedinin sık doğurması sakıncalı mıdır? Hamile kedi ortalama 3.5-5.5 kg dır. Kedilerin sık doğurması sakıncalıdır. Özellikle sokakta yaşayan kedilerde sıklıkla görülmektedir. Bunun sakıncası sık doğumlar nedeniyle anne kedilerin güçsüz kalmaları ve kemiklerde kalsiyum depolarının yetersizliği sonucu doğum öncesi veya sonrası problemlerin çıkmasıdır. Kedilerin sık doğurması yaşam ömrünü kısaltmaktadır.   Kedi tüy kist yapar mı? Normal kedinin tüyü kist yapmaz,ancak kedinin tüyünün üzerine yapışmış parazit yumurtası varsa ve bu parazit yumurtası olan tüy oral olarak alınırsa kist yapabilir. Bu arada kedi köpek besleyen kişilere oranla hayatı boyunca hiç kedi ve köpek teması olmayan insanlarda görülme olasılığı daha yüksektir. Bu etkeni çok rahat tuvaletlerden, çiğ köfteden, iyi yıkanmayan meyve ve sebzelerden çok rahat alınabilir. Kedi ishal olgusu nasıl tedavi edilmelidir? Kedilerde özellikle mama değişimlerinde kesinlikle eski mamanızı yeni mamanızla az az karıştırarak geçiş yapılmalıdır.İshal durumlarında kedinizi 12 saat aç bırakarak basit ishal vakalarını tedavi edebilirsiniz. 12 saat ten uzun ishal durumlarında veteriner hekime başvurmanızı öneririm. Kedi kalp krizi geçirir mi? Evet kediler kalp krizi geçirirler bu durum kedilerin %90 ani ölüm sebebidir .Kediler kalp hastalıklarında ani düşme,bayılma,diş etlerinde mavimsi renk,solunum güçlüğü,hareket isteksizlikleri,hareket halinde öksürük gibi belirtiler gösterebilir. Kedilerin kalbi dakikada 100-200 atar Neden olarak kalp kurtları ve kalp krizi söylenebilir.Kedilerde kalp hastalıkları hiçbir belirti göstermeyebilir.Basit bir operasyon öncesi narkoz sırasında karşımıza çıkabilir.  Bu konuyu operasyondan önce checkup yapılması talebimiz maalesef çok fazla kedi sahibi tarafında kabul görmemektedir. Aynı şekilde kalp kapakçığı problemi olan ya da doğuştan anevrizma sorunu olan kediler de kardiyovasküler sistemlerindeki ani rahatsızlanma sonucunda yaşamlarını kaybedebilirler.Ayrıca zehirlenmelerde,kalp kapakçığı problemi olan kedilerde şiddetli kalp krizleri görülebilir.Kalp kurtlarına karşı paraziter ilaçların kullanılması ve özellikle 4 yaş üzeri kedilerde check up yapılması (operasyon öncesi) kesinlikle yapılmalıdır Kedi gelişimi nasıl olmalıdır sağlıklı bir kedide nelere dikkat edilmelidir? Yetişkin kedi erkekler 3.5-7 kg,dişiler 2.5-4.5 kg enleri ortalama 30-35 cm,uzunlukları 70-80 cm olmalıdır.Sağlıklı bir kedi Kuyruk altındaki bölge çok temizdir,ishal tahriş yoktur.Kedinin deri ve kürkü parlak ve dolgundur,zarif çevik ve aktiftir,kulak içleri pembedir,sevilmekten hoşlanır,gözler parlak akıntı yoktur,üçüncü göz kapağı görülmemektedir,burun yumuşak,kadifenimsi ve nemlidir kabuklanma yoktur nemli bir yapıdadır.dişlerde taş bulunmaz ve nefesi kokmaz,diş etleri soluk pembedir iltihap yoktur.kedi düzenli tuvalete çıkar. Kedi epilepsi nasıl anlaşılır? Epilepsinin teşhisinde fiziksel ve nörolojik bir dizi testler yapılmaktadır. Kan testi de mutlaka yapılması gereken testler arasındadır. Kan testinin sonuçları nöbetlerin sebebinin epilepsi mi yoksa başka bir hastalık mı olduğu konusunda ipuçları verecektir. Yine MR testi ile bir tümör olup olmadığı da netleştirilmelidir.  Eğer kedinizin nöbetlerinin sebebi kesinlikle epilepsi ise bu durumda tamamıyla bir iyileşme beklenmemelidir. Ama durumunun daha da kötüleşmesi söz konusu değildir. Bu gibi durumlarda ilaçlarla nöbet engellenmeye ya da kontrol altına alınmaya çalışılır. Kullanılacak ilacı ve dozajı veteriner hekiminiz belirleyecektir. Bazı ilaçların karaciğerde yan etki yapma riski bulunmaktadır. Eğer kedinizde bir nöbet yaşarsa, mutlaka veteriner hekime gitmelisiniz. Nöbetler 24 saat içinde tekrar ederse acilen veteriner hekime başvurmalısınız. Ne yazık ki epilepsinin özellikle teşhis süreci oldukça pahalıdır. Çünkü bir çok testi gerektirmektedir. Ayrıca tedavi yönteminin tespiti de zaman alıcıdır. Tedavi yöntemi belirlendikten sonra ise kedinizin rutin kontrollere gitmesi yeterli olacaktır Kediler oldukça zekidirler,hatta yapılan araştırmalar kedi bakanların köpek bakanlara göre daha zeki olduklarını düşündürmektedir.Kedi beyni 20-30 gramdır,kedi bedenine göre en büyük beyni olan memelilerdendir.Bu beyni avlanmada,saklanmada,oyunda vs çok sık kullanır. Kedi felçlerinin en temel sebepleri nelerdir? Özellikle kedilerde travma sonucu veya yaşlılıkla beraber omurilik ve sinir hasarı kırıklarda kedilerde felç görülür. Kedi zehirlenme belirtileri nelerdir? En belirgin belirti kusma ,ishal,titreme,göz bebeklerinin büyümesi,denge kordinasyon kaybıdır.  Kedi kusması neden önemlidir? Kediler kendilerini temizlemek amacıyla yalanma sırasında tüylerini yutarlar bu tüyler dışkı ile atılamazsa mideyi irrite ederek kusmaya neden olur.Viral hastalıklar,yabancı cisimler,paraziter olgular,böbrek rahatsızlıkları,zehirlenmeler,ısı çarpması ,kimyasal etkileşimler,psikolojik etkileşimler,tedaviyi red etme vs sebepleri olabilir. Kedilere süt vermek gerekli midir? Evet vermek gereklidir bu inek sütü olabilir yalnız inek sütünde laktoz oranı fazla olduğu için kimi yavru veya yetişkin kedilerde sindirim de problem çıkarabilir bu tür kedilere inek sütü vermemek gerekir. Kedilerde şişmanlık sebepleri ve tedavisi nedir? Kedilerin şişmanlık sebebi aşırı hareketsizlik veya aşırı beslenmedir.Bazı kediler kısırlaştırıldıktan sonrada kilo almaya meyilli olabilirler.Bu durumda şişman kedileri ileride solunum problemleri,kalp düzensizlikleri,kemik hastalıkları artrit ,böbrek yetersizlikleri,karaciğer yağlanması sonucu deri problemleri vs karşınıza çıkabilir muhakkak veteriner hekiminize başvurmanızı tavsiye ederim.  Kedi tırnakları sökülür mü? Kedilerin tırnaklarını söktürmek son derece vahşi ve insanlık dışı bir harekettir .Bu istek genelde kedilerin eşyalarına zarar vermesini istemeyen kedi sahipleri istemektedir.Bu son derece acı verici bir işlemdir ve asla bir veteriner hekimin yapmaması gerekmektedir.Şöyle düşünün aynı işlemin size yapıldığını neler hissedersiniz. Kedi idrarında kan önemli midir? Evet önemlidir. Sebepleri çok farklı olabilir idrar yolarlıda taş,böbrekte taş,enfeksiyon vs olabilir, acil veteriner hekiminize baş vurmanız gerekebilir. Kedilerin göz hastalıklarında dikkat edilmesi gerekenler? Kedi ırklarına bağlı olarak göz hastalıkları görülebilir. Özellikle siyamlar da görme zayıflıkları, çift görme ırk hastalığıdır. Kedilerde kanser görülür mü? Evet görülmektedir.Meme kanserleri,akciger kanserleri,lenf kanseri vs kedilerde tümör veya kanser cilt altındaki iyi veya kötü huylu şişliklerdir,bu şişlikler çok hızlı büyüyerek kanama ve ülserlere neden olur. Kedilerde kanser tedavisinde kemoterapötik ilaçlar,radyasyon tedavisi,cerrahi işlemler,ilaçla tedavi yöntemleri uygulanmaktadır.Kedide kanser tedavisi zor bir süreçtir. Kedinin bıyıkları ne işe yarar? Kedinin bıyıkları antene benzer kedinin karanlıkta etrafa çarpmasını engellemektedir. Kedilerde öksürük ne zaman olur? Kedilerde geçmeyen öksürükte bronşitten, kedilerde astım hastalarında alllerjik hassaslık,öksürük,sesli ve zor nefes alma,akciğerlerde kuru kuru öksürük görülür.Mevsimsel olarak özellikle kışın hava kirliliğine bağlı olarak kronik olarakta görülebilir. Kedide kansızlık belirtileri nelerdir? Kedilerde iştahsızlık,diş etlerinde soluklaşması,zayıflama, üşüme ,titreme görülür.kedilerde anemi vakalarında kan testi yapılırsa tanı daha net konulur. Kedilerde sistit belirtileri nelerdir? Kedilerin idrarında kan görülür kedide huzursuzluk tüylerde diklik,bağırma,tuvalet bölgesinden ayrılmama,kesik kesik idrar yapma,sürekli kedi arka bölgesini yalar.Kedinizde erken teşhis önemlidir bu yüzden kedinizin tuvaletini yapıp yapmadığının denetlenmesi gerekir hemen veteriner hekiminize başvurmanız gerekir.Kedilerde ölümcül olabilir idrarın kana karışma riski çok yüksektir en yoğun olarak kedileri kaybettiğimiz hastalıkların başında gelmektedir.  Kedi fıtık belirtileri nelerdir? Kedide nadir görülür genelde doğmasal ve travma sonucu şekillenir.Tedavi cerrahi olarak uygulanmaktadır. Kedi raşitizim belirtileri nelerdir? İshal ,ayaklarda güçsüzlük,kemiklerde özellikle ayaklarda eğilmeler,denge bozukluklarıdır mutlaka veteriner hekime danışınız.Genelde kış yavrusu kedilerde anneden erken ayrılan yavrularda sık doğum yapan kedilerin yavrularında görülür. Kedi kabızlık belirtileri nelerdir? Bağırma,sık sık tuvalete gitme,sırtını kamburlaştırma,yemek yememe en belirgin belirtilerdir.Acil veteriner hekiminize başvurmalısınız.Kedilerde yaşlılıkla beraber kabızlık şikayetleri artmaktadır ayrıca 35-40 günlük yavru kedilerde sıklıkla görülmektedir.Kedilerde sindirim yavaş olmakta ve uzun sürmektedir bu nedenle belirgin marka mama kullanımı önermekteyim açık mamaları asla tüketmeyiniz. Kediler neden çok su içer? Böbrek rahatsızlıklarında,depresyonda,diabette genelde en sık sindirim rahatsızlıklarında görülür. Kedilerde pire tasması yan etkileri nelerdir? Kedilerde pire tasması alerji yapabilir. Özellikle karın altında boyunda lezyonlar belirgindir .Kedi sahiplerine enseye damlatılan sıvı paraziter damlaları öneririm. Kedi sık idrar yapma sebepleri? İdrar yollarında enfeksiyon, kum dökme durumlarında,davranış bozukluklarında,depresyonda vs durumlarında görülebilir. Kedi ağız kokusu ve yaraların nedenleri? Kedilerde diş taşı olgularında,ağız içinde yaralar,ağız içinde tümöral oluşumlar,diş çürümeleri,viral hastalıklarda,böbrek rahatsızlıklarında ,paraziter olğularda görülmektedir. Kedilerde kortizon kullanımı yan etkileri var mıdır? Kesinlikle veteriner hekimin onayı olmadan kullanılmaması gerekmektedir kortizon kedilerde böbrek ve karaciğerde anormal tahribatlar yapabilir.Kedilerde aşılarla birlikte kesinlikle uygulanmamalıdır.  Kedi oyuncaklarının ve kedi tırmalama kütüğünün faydaları nelerdir? Kedi tırmalama kütüğünün faydası tırnaklarını törpülemek,oyun,kokusuyla bölgeyi işaretlemekte kullanır.Yavruluktan itibaren alıştırmakta fayda vardır.Eğer eşyalarınıza yöneldiğini gördüğünüzde patilerini tırmalama kütüğüne sürtün,daha cazip hale getirmek için kedi nane otu sürebilirsiniz.,bu kütüğü hazır almayabilirsiniz basit bir kütüğü özellikle kabukları soyulmamış olursa daha iyi olur.Üzerine misinadan oyuncak kaplamada halıflex kullanabilirsiniz.  Kedi süt tozu ve biberon ne zaman kullanılmalıdır? Kediler doğumdan sonra yavruları terk ettiklerinde 0-28 günlük yavrularda kesinlikle kullanılmalıdır.Kedi yavruları için özel biberonlar mevcuttur,kedi yavrularını süt tozu ve biberonla beslemek oldukça zahmetli bir uğraştır.Piyasada kediler için bulunan biberonların uçları küçük ve kauçuk olanlarını tercih ediniz.Kedi süt tozları değişik markalarda bulunmaktadır.Kedi süt tozu kullanan yavrularda daha sonra 45 günden sonra kesinlikle calsiyum programı uygulanması gerekir. Kedilerde kist parazit aşı ve tablet kullanımı süresi? 2 ay en geç 3 ayda bir kullanılması gerekmektedir. İğne ve tablet olarak iki formda uygulanabilir.kedilerde özellikle şeritler,kancalı kurtlar,toxaplazma,ekinakok (kist hytedic ),tenya karşı etkili olması gerekmektedir.Yavru döneminde 3-4 doz girmekte fayda vardır(ilk 4 ayda) Kedilerin yaşam süresi? Kedilerin yaşam süresi 15-20 yıldır. Kedilerde üçüncü göz kapağının düşmesi nedeni ne olabilir? Kedilerde yoğun parazit kurtlarında ,ishallerde üçüncü göz kapağında düşmesi görülür. Kedilerde üçüncü göz kapağının ortaya çıkması bir hastalığın belirtisi olabilir ve hekime başvurulmalıdır.  Kedi vücut ısısı kaçtır? Kedilerin vücut ısısı 38-39 derece olmalıdır. Kedi nabız ve solunum sayısı kaç olmalıdır? Kedilerde yavrularda 110-140/dk yetişkinlerde 180-200/dk olmalıdır. Kedi kulak ve göz temizliği ne kadar sıklıkla yapılmalıdır? Kediler mükemmel işitme duyusuna sahiptirler ,işittiklerini tek tek ayrıştırarak değerlendirirler.İnsanlarda 20hz,köpekte 40hz kedilerde 60hz işitme hızına sahiptirler.Bu onların saklanmasını,avlanmasına vs olumlu olarak etkilemektedir. Kedi tüylerini fırçalama sıklığı? Özelllikle uzun tüylü kediler için şarttır ,eğer mümkünse kedinize iyi cins tarak ve fırçaalmanızı tavsiye ederim.Kısa tüylü kediler için sık dişli metal tarak ,uzun tüylüler için seyrek dişli tarak kullanılma sı uygundur. Kedi mırıltısı gurultusu nedeni? Rahatlık ve mutluluk göstergesidir.Sadece ses tellerinden değil göğüs boşluğunun derinlerinden gelen yüksek frekekanslı seslerdir.Kediler güvende olduklarında,doğum yaptıklarında,emzirirken,sıcak,tok hissettiklerinde nadiren kızgın olduklarında ve canları yandığında da guruldayabilirler. Kediler evden neden kaçarlar? Kısırlaştırılmayan kediler,istediği ilğiyi alamayan kediler,yalnız kalan, düzensiz beslenen kediler ortamlarını terk ederler. Kedi diyabet nedir belirtileri? Kedi diyabet şeker pankreasın yeterli ensülin sağlamaması sonucu oluşur. Kedide belirtiler sık sık idrara çıkma , aşırı susaması,iştah artması,nedensiz kilo kaybıyla karşımıza çıkmaktadır. Kediler yıkanır mı yıkamada ne kullanılmalıdır?   Kediler normalde yıkanmaz ancak yağ ,gaz ve kiri temizlemek için yıkanabilir.Yıkarken kedi şampuanları kullanmakta fayda vardır.Kedilerinizin üzerine haftada bir kez talk pudra ekip tarayarak tozların pudraya yapışarak dökülmesini sağlayabilirsiniz.Kedileri temizlemek amacıyla sıvı köpük şampuanlarda kullanılabilir. Kediyi en iyi sakinleştirme yöntemi nedir? Kedinizle konuşmak kesinlikle en iyi yöntemdir. Kedilerin su tüketimi nasıl olmalıdır? Kediler günlük olarak az su tüketirler ,ama kesinlikle susuz bırakılmamalıdır susuz bırakıldıklarında böbreklerinde tahribat yapar.kediler temiz suyu severler bazıları ise akar sudan içmekten aşırı zevk alırlar.
Trafo Gibi Bir Adam
Sırp asıllı Slavisa Pajkic’in görenleri hayrete düşüren bir özelliği var. Sırbistan’ın Pozeravac şehrinde yaşayan Slavisa Pajkic yüksek voltaja hiçbir yara almadan dayanabiliyor. Sıradışı bu özelliğini 17 yaşında keşfeden Slavisa Pajkic bir insan için 50 voltluk bir lektrik bile tehlikeli olabilirken hiç gözünü kırpmadan elektrik prizine elini sokabiliyor, ampülleri yakıp bir sosisi küle bile çevirebiliyor… Slavisa 1983′te 20 bin voltluk akımı alarak Guiness Rekorlar Kitabı’na girerken 2003′te ise rekorunu bir suyu 1 dakika 37 saniye içinde 97 dereceye kadar ısıtarak yenilemiş.Bilimadamlarının vücudunda gelişen olayları tam olarak açıklayamadığı Slavisa’nın iletken bir yapıya sahip olduğu söyleniyor. Üzerinde yapılan araştırmaya göre akımların vücudunun içinden geçmeyerek sadece derisinden aktarıldığını bulmuşlar. Dünya üzerinde birçok şova konuk olan Slavisa, gönüllü olarak insanların migren, sinüzit ve sırt problemlerini çözmeyide başarmış.
Sigara İçmek, Yaşam Süresini 10 Yıl Kısaltıyor
Zararları içilen miktara bağlı olarak artan sigara nedeniyle, her yıl ortalama 100 bin insan hayatını kaybediyorT24Sigara bağımlılığı, akciğer, ağız, boğaz, mide, pankreas gibi çok sayıda kanserin en önemli nedeni olarak yaşam süresini 10 yıl azaltıyor.Geçtiğimiz yüzyılda dünyada yaklaşık 100 milyon kişi sigaraya bağlı nedenlerle yaşamını yitirdi. Araştırmacıların tahmini; içme oranları böyle devam ederse bulunduğumuz yüzyılda aynı nedenden 1 milyar ölüm olacağı yönünde.Tülay Karabağ ’ın ntvmsnbc.com’da yer alan haberine göre, 9 Şubat Dünya Sigarayı Bırakma Günü nedeniyle sigaranın zararlarına dikkat çeken İÜ İstanbul Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tunçalp Demir , ülkemizde ise sigara karşıtı çalışmalar hız kazanmış olsa da; yaklaşık her 3 kişiden birinin sigara içtiğini ve her yıl 100 binden fazla insanın sigaraya kurban verildiğini söylüyor.Sigaranın vücuttaki ilk etkileri damarlar üzerinde oluyor, bunden de tüm organlar etkileniyor. Etki ilk sigara içimiyle başlıyor. Prof. Demir, uzun dönemde hücrelerin genetik yapısını bozan sigaranın vücuttaki seyri hakkında şunları aktarıyor: “Başta akciğer olmak üzere, ağız, boğaz, dil, yemek borusu, mide, pankreas, mesane gibi birçok kanserin oluşumuna yol açar. Ayrıca solunum sisteminin savunma mekanizmasını bozar, enfeksiyonlara, solunum kapasitesinde azalmaya ve KOAH'a neden olur.'Cinsel fonksiyonları da bozuyorSigara içenlerde akciğer kanseri ve KOAH, içmeyenlere oranla 20 kat fazla görülüyor. Sigara hem kadınlarda hem de erkeklerde cinsel fonksiyonları da olumsuz etkiliyor ve kısırlığın önemli nedenleri arasında gösteriliyor.Sigaranın bağımlılık yapıcı etkisinden sorumlu olan ise nikotin. Nikotinin beyindeki nucleus accumbens bölgesindeki keyif merkezini uyararak dopamin salgılattığını kaydeden Demir, “Nikotin, alınmadığında yani sigara bırakıldığında ‘yoksunluk belirtileri’ görülür. Bunlar; şiddetli sigara içme arzusu, sinirlilik, huzursuzluk, gerginlik, mutsuz hissetme, konsantrasyonda azalma, iştah artışı şeklindedir ve sigarayı bırakmayı zorlaştıran en önemli etkenlerdir” diye konuşuyor.“Sigarayı bırakmak zordur ama imkansız değildir” diyen Demir’in bu süreçte izlenecek yol hakkındaki önerileri şöyle: “Kendi kendinize bırakmayı denediğinizde zorlanıyorsanız, bir hekime danışarak etkinliği kanıtlanmış tıbbi tedavi yöntemlerinden yararlanabilirsiniz. Bu sürece dair şüpheleriniz olabilir ancak yılmayın, aynı kararlılık ile devam edin. Her deneme, bırakmaya giden yoldaki bir adımdır. Bir sigara yakmak istediğinizde sigara bırakma nedeninizi hatırlayın, çocuklarınızı, sevdiklerinizi veya sigarasız hayatın keyifli yönlerini düşünün.”Sigarayı bırakmak için 3 önemli adım1. Doktorunuza danışın.2. Sigarayı bırakma günü belirleyin.3. Sigara bırakma tedavilerinden yararlanın: Doktorunuzun önereceği tedaviler özellikle yoksunluk belirtilerini azaltarak sigarayı bırakmanıza yardımcı olabilir ve bırakma sürecini kolaylaştırabilir. Tedavide kullanılan ilaçlar da genellikle sigara gibi beyindeki keyif merkezleri üzerinden etkilerini gösterir.Zarar, içilen miktarla doğru orantılıSigaranın bırakılmasının ardından vücuttaki etkilerinin belirli bir süre sonra ortadan kalktığına yönelik bir kanı var. Bu bağlamda; sigara bırakıldıktan sonra vücuttaki etkileri ne kadar sürede tamamen yok oluyor? Demir'in cevabı: “Zararlı etkiler içilen sigara miktarı ile doğru orantılıdır. İçilen sigara miktarı da paketin yıl ile çarpılmasıyla hesaplanır. Özetle; içilen sigara miktarı ne kadar azsa, bıraktıktan sonra zararlı etkilerinin kaybolması o kadar kısa sürede olur.”Sigaranın ömrü 10 yıl azalttığını söyleyen Prof. Demir, “Yaşamınızı uzatacak en önemli etkenin sigara içmemek, içiyorsak da bırakmak olduğunu bilmeliyiz. Sigarayı ne kadar erken bırakırsak, yaşam süremizin o kadar çok uzayacağını da unutmayalım” diyor.
Sigara Nasıl Bırakılır?
İşte sigarayı bıraktıracak çok özel püf noktaları...Dünya Sigarayı Bırakma Günü için Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tunçalp Demir, sigarayı 'neden bırakamıyoruz?' ve 'nasıl bırakacağız' sorularını cevapladı. “Sigara bu hastalıkların büyük kısmında önemli bir risk faktörü olduğu için bu mücadelede en önemli adımın, yaygın sigara bırakma mücadelesi olması gerekiyor yorumunda bulundu. 9 Şubat Dünya Sigarayı Bırakma Günü’nde hem kendimize hem de sevdiklerimize bir iyilik yapalım ve sigarayı bırakalım” diyen Prof.Dr. Demir “Yaşamınızı uzatacak en önemli etkenin sigara içmemek, içiyorsak da sigarayı bırakmak olduğunu bilmeliyiz. Sigarayı ne kadar erken bırakırsak, yaşam süremizin o kadar çok uzayacağını da unutmayalım” şeklinde konuştu. 'Neden bırakamıyoruz' sorusunun sebeplerini anlatan ve 'nasıl bırakacağız'ı yöntemleriyle anlatan Prof.Dr. Demir o sorulara şöyle yanıt verdi: NEDEN BIRAKAMIYORSUNUZ? Sigaranın bağımlılık yapan bir madde olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tunçalp Demir, “Sigaranın bağımlılık yapıcı etkisinden sorumlu olan nikotindir. Düzenli alımda keyif verici etkisi de olan nikotin, alınmadığında yani sigara bırakıldığında ‘yoksunluk belirtileri’ne yol açar. Bu yoksunluk belirtileri ise şiddetli sigara içme arzusu, sinirlilik, huzursuzluk, gerginlik, kendini mutsuz hissetmek, konsantrasyonda azalma, iştah artışıdır. Bunlar sigarayı bırakmayı zorlaştıran en önemli etkenlerdir”Haberin devamı için: Sigara Nasıl Bırakılır? | SAĞLIKLI YAŞAM - COSMOTURK
Reklam
Boyun Ağrısı ve Boyun Egzersizleri
Boynumuz günlük yaşamımızın getirdiği duygusal streslere, uygun olmayan tutuş biçimlerine, aşırı kiloya ve kazalar gibi etkenlere açık hassas bir bölgemizdir. Boyun ağrıları, yalnızca boyun çevresi ve arkasına sınırlı kalmayıp omuzlara, kafamıza, kollarımıza ve hatta parmak uçlarına kadar etki edebilen ağrılardır. Kafamızdan vücudumuzun geri kalan bölgelerine yaşamımız için çok gerekli olan beyinden aşağı doğru uzanan omuriliği, bu omurilikten çevreye yayılan sinirleri ve üstelik kan damarlarımızın tamamı boynumuz tarafından taşınır. Bu taşınanların yaklaşık ağırlığı 8-10 kilo civarındadır. Boynumuz bütün bu görevlerinin yanında esnek ve her yöne...Boyun ağrısıyla ilgili detaylı bilgi için Sağlıklı Yaşam Rehberi
Nedir Bu Meshnet?
Korsan Parti Hareketi'nden Avukat Serhat Koç Agos'a konuştu. Bilişim hukuku uzmanı olan Koç, “Halen 3 bin civarında sitenin resmi yollarla engellendiği görünüyor ama aslında halen Türkiye'de 500-600 bin site kapalı” diyor. Koç’a göre yeni yasa ise fişleme ve sansürü devasa boyutlara taşıyacak. Türkiye'de pek bilinmeyen bir uzmanlık alanın var. Buradan başlayalım. 'Bilişim Hukuku' diyorlar ama aslında böyle bir alan yok. Çünkü bilişimin altında bilgi teknolojileri yatar ve bilgi teknolojilerinin değmediği alan olmadığı için, değmediği hukuk alanı da yok. Hukuk dalları temeldir; ceza, idari, anayasa hukuku... Bunların hepsinde bilişimle alakalı şeyler var. Hepsi hakkında sürekli müvekkilerle iş oluyor ama şahsi olarak bu konular zaten ilgimi çekiyor, o yüzden yapıyorum. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunuyum, okurken de zaten fotoğraf ve bilgisayarla ilgileniyordum. Mezun olunca da fotoğrafçı veya bilgisayar mühendisi olamıyorum, bari bu insanların haklarını koruyacak bir alana yöneleyim, dedim. Türkiye'de bu işle ilgilenenlerin sayısı çok az. Türkiye'deki yasaların internete bakışı nasıl? Türkiye'de interneti doğrudan doğruya düzenleyen tek yasa 5651 Sayılı Kanun. Bu yasa interneti çok olumsuz ele alıyor. Yasanın konusu, internette yapılan suçlarla mücadele. Yani mücadele etmeye karar vermiş; desteklemeye değil. 2007’de 5651 Sayılı Kanun’un çıkış aşamasında da çok sayıda çocuk pornosu operasyonları yapıldı; medyada biri bin gösterdiler. Diyelim 100 kişi soruşturmaya uğradı, sadece 3'ü ceza aldı. “Biz çocukları koruyoruz” diyerek bir yasa yaptıklarını iddia ettiler. TBMM Genel Kurulu’nda, CHP'nin de isteğiyle, buna “Atatürk aleyhine suçları içeren kanun” da eklendi. Bu metin, o alanda çalışan uzmanların görüşlerini yansıtmıyordu. Vatandaş böyle bir kanunun olduğunu bile bilmiyor; insanlar sanıyor ki yasa değiştirilirken yeni şeyler geliyor. Aslında 2007'den beri var. Daha önce yoktu. Önce bilişim suçları diye bir tasarı düşündüler, sonra internet siteleriyle ilgili bir şey çıktı ve Cumhurbaşkanı’ndan döndü. Onları atlattık, işte bu yasaya takıldık. Bu anlamda, Türkiye'de interneti düzenleyen başka mevzuat yok. Bazı kanunlarda değinmeler var. Türk Ceza Kanunu'nda bilişim vasıtasıyla ya da bizzat bilişim sistemlerine karşı işlenen suçlar var. Mesela Facebook hesabının çalınması, özel olarak tanımlandı TCK'da. Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nda da bütün o eserlere ait hakların internette de ihlal edilebileceğinden bahseden yine özel maddeler var. Agos'un internet sitesi sürekli hackleniyor. Bu bir suç değil mi mesela? Evet, suç ama kim olduğunu bilemiyorsunuz, bilmek için teknik rapor gerekli ve hacklemeyi yapan kişinin de işi pek bilmeyen, acemi biri olması gerekir. Bilişim dünyasında her zaman iz kalır. Ama izin bulunması bazen çok uzun zamanlar gerektiren şifreleme yöntemleriyle bırakılmış olabilir. O kadar çok katman arkasındadır ki onu çözmeye çalışmak mantıksızdır. O yüzden o raporlar geldikten sonra meçhul bir şüpheli olarak şu şu IP numaralarında, şu tarihte, şu saatte bize saldıran diye… Savcı Telekom'a soracak, Telekom o IP'yi bulacak. O IP hangi internet sağlayıcıdan verilmişse o diyecek ki ben şu saatte bu IP'yi şu müşterime sağladım.  O müşteri de büyük ihtimal ya internet kafe çıkacak ya da 80 yaşında bir teyze çıkacak. Teyze mahkemeye gidecek ve ben bilgisayara dokunmadım diyecek. Böyle durumları binlerce kez yaşadık. Ondan sonra da zaten genelde beraat çıkar; suçlu da bulunamamış olur. Bu durumu sporda doping mevzuatına benzetiyorum. Dopingin önüne geçmek amacıyla Türkiye'de yapılan tek düzenleme kullanana ceza vermek. Ama dopingi kullanmaması için gereken altyapı hazırlanmıyor. Çözümden ziyade cezalandırma… Aynı şey 5651'de de söz konusu. 2007’den beri 8. madde nedeniyle pek çok site kapatıldı ama sitenin kapanmasına neden olan içeriği girenler yakalanmadı. Engelli web’de sanırım 3 bin küsür site gözüküyor ama o gerçekten buzdağının tepesi. Bugün Türkiye'de gerçekte 500-600 bin site kapalı ve bunların çok büyük bir bölümü müstehcenlikten kapalı. Geriye kalanlar siyasi nedenlerle kapalı ve o sitelere giren kişileri sorgulamıyor savcı, sadece siteyi kapatıyor. Aslında siteyi kapatmak çözüm değil. DNS numarasıyla yine girebiliyorum. Çünkü suç unsuru sayılan şeyler orada durmaya devam ediyor. Oysa mesela Almanya'da site kapanmaz, sadece içerik kaldırılır. İfade özgürlüğünün tek istisnası Nazizm. İfade özgürlüğünden yararlanmak için “nasyonal sosyalistim” deyip kurtarıyorsun ama “Nazi'yim” diyemiyorsun, Nazi sembollerini yayamıyorsun. O zaman içerikleri çıkarıyorlar. Altyapı var yani. İsveç gibi ülkelerde ifade özgürlüğü çok daha yukarıda. Şiddet çağrısı olmadığı sürece herkes her şeyi söyleyebiliyor. Sorunu çözmek istiyorsan içeriği çıkaracaksın; erişimi engellemeyeceksin. Sorunun köküne gidilmeli: Çocuk pornosunu internet üretmiyor. Çocuk pornosunu Filipinler'de, Rusya'da insanlar üretiyor. Onu kurutamadığın sürece etkisini internette görürsün. Türkiye’de devletin internetle ilgisi sadece siyasi amaçlı diyebiliriz miyiz? Şimdi iyiden iyiye öyle oldu. Dünyada sansür için dört tane temel kılıf var: Telif hakları, terörizm ve devlet sırrı, çocuk istismarı ve son olarak da şiddet çağrısı... Bunlar hep kılıf oluyor, ama temel nedeni gözetim. Devlet bunu istiyor. İnsanların internette neler yaptığını bilmek, takip etmek... Bunları görebileceği teknolojiler aynı zamanda sansür işlevi de görüyor. Devlet esasen fişlemek istiyor. Diğer yandan da telif lobisi sansürlemek istiyor. Devletin o yatırımı yapacak parası yok veya yapmak istemiyor, ama telif lobisinin var, onlar da parasını verip sansür mekanizmasını kurduruyor. Türk Telekom'un omurgasına kuruldu bu yazılım zaten. Bu yazılım, hem devletin hem de telif lobisinin işine gelecek. Önceki sohbetlerimizde 'meshnet'in çözüm olabileceğini söylemiştin. Nedir bu meshnet? Meshnet, şirketlerin çok işine yarayan bir mantık. Şirketler devletin ve internet servisi sağlayanların hiçbir dahiliyeti olmaksızın aralarında iletişim kurmak ister çünkü ticaret sırlarının, devletin hukuken göremeyeceği ama kafası attığında görebildiği teknik bir altyapıdan geçsin istemezler.  Dolayısıyla iki şirket kendi arasında özel bir ağ kurar ve bu özel ağa hiçbir şekilde üçüncü bir taraf dahil olamaz. Tamamen kriptoyla çalışır. Türkiye'de kriptoloji yönetmeliği de çıktı, ona da büyük itirazlarda bulunuldu. Devlet diyor ki “Kim kripto kullanırsa, anahtarını devlete verecek.” Ben de diyorum ki “Anahtarını devlete verecekse bu kriptonun mantığına aykırı.” Türkiye'de kripto şirketleri zaten söylediler bunu; “O zaman Türkiye'ye kimse kripto şirketi kurmaz” dediler. İşte meshnet böyle bir şey. Aynı zamanda büyük depremler, seller olduğunda klasik işletmecilerin kurdukları büyük ağlar çalışmayınca böyle daha küçük ağların çalışması mümkün. Bir de Türkiye gibi internet sansürü ve gözetiminin olduğu ülkelerde gözetimsiz, sansürsüz internete ulaşmak için kullanılabilir. Nasıl yapılıyor? Güvendiğiniz bir ülkeden örneğin İsveç veya İzlanda gibi, bir uydunet şirketi ile anlaşıp, çanak yoluyla internet almak ve o interneti yan binadaki arkadaşla, o da diğer bir arkadaşla paylaşa paylaşa bir meshnet ağı oluşturabilir ve sansürden kurtulabiliriz. FATİH GÖKHAN DİLER | Agos
Reklam
Hamileliğin Belirtileri
Hamile kalmak isteyen kadınların en çok merak ettiği şeylerin başında hamilelik belirtilerinin bir an önce kendilerinde ortaya çıkmasıdır. Tüm insanların olduğu gibi her kadının da kendilerine ait biyolojik, metabolik, fiziksel, fizyolojik farklılıkları bulunmaktadır. Bu farklılıklardan ötürü genelleme yapılan bir özelliğe yani genellikle çoğu kadında olan bir özelliğe bir diğer kadında hiç rastllanmayabilir. Bu nedendir ki gebelik de kadından kadına farklı özellikler gösterecektir. Lakin çoğunlukla hamile olan kadınlarda sık görülen belirtilere bakıldığında ortalama hamilelik belirtileri denen bir oluşumdan bahsedebiliriz. Hamilelik Sürecinin Genel Belirtileri Beklenen adetin gecikmesi Memelerde dolgunluk, duyarlılık, meme ucunda koyulaşma, meme başında karıncalanma hissi Karında oluşan şişlik ve duyarlılık Bulantı ve zaman zaman kusma. Yorgunluk...Konuyla ilgili detaylı bilgi için Sağlıklı Yaşam Rehberi
Şalgam Suyunun Faydaları Saymakla Bitmiyor
Ülkemizde en çok Adana bölgesinde yetişen şalgamın yararları oldukça fazla. Şalgam; daha fazla şalgam suyu olarak tüketilse de yemek ve salatası yapılarak da soframızdaki yerini alıyor. Şalgam başta kanser olmak üzere birçok hastalığa iyi geldiği kanıtlanmış bir sebzedir. İşte şalgamın insan vücuduna yaptığı faydalardan birkaçı; Şalgam suyunun en önemli hammaddesi mor havuç başlı başına A vitamini deposudur. Bu özellik sayesinde göz sağlığına katkısı bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Şalgam suyu doğal ve katkı içermeyen bir içecektir. İyi bir antioksidan kaynağıdır. Şalgam suyunun hücre yenileyici özelliği...Şalgamın tüm faydalarını öğrenmek için Sağlıklı Yaşam Rehberi
Kanser Olan Babanın Kızına Bıraktığı Paha Biçilmez Miras
44 yaşındaki Garth Callaghan'a, son iki yıl boyunca bir kez böbrek kanseri iki defa prostat kanseri tanısı kondu. doktorlar 5 yıl daha yaşamasına % 8'lik bir ihtimal verdiler. Bu duruma kızı için daha fazla üzülen baba kızı ortaokulu bitirene kadar her gün kullanması için 826 tane kağıt mendile öğütler yazdı. Kızının, babasının yokluğunu hissetmemesini ve hayatta doğru kararlar almasını isteyen fedakar babanın yaptıkları ne kadar da erdemli değil mi? Umarız Garth iyileşir de o notlar da güzel bir anı olarak kalırlar.
Reklam
Nezle ve Gribe Seksi Çözüm
Mevsim kış, nezle (soğuk algınlığı) ve grip ortalıklarda kol geziyor. Herkesi yatağa düşüren ve okulundan işinden eden nezle ve gribe savaş açmaya ne dersiniz. Nasıl mı? Tamamen doğal yollarla nezle ve gribi çok kolay atlatmak mümkün…Bir kahve kupası Osmanlı şerbeti veya kırmızı şarap, bir çay kaşığının ucuyla karabiber, 10 adet karanfil, 1 tatlı kaşığı bal, bir çay kaşığı toz tarçın, ter atmak ve güzel bir sevişme nezle ve gribe çok iyi geliyor…NEZLE NEDİR?Nezle ve grip aynı hastalık değil ve hep birbirine karıştırılıyor. En sık kış ve bahar mevsimlerinde görülen nezle, çeşitli virüslerin yol açtığı, üst solunum yollarında bazı belirtilere yol açan hafif seyirli bir hastalık… Nezlenin belirtileri arasında;boğaz ağrısı, hapşırma ve aksırma, burun akıntısı ve burun tıkanıklığı, ses kısıklığı,nadiren ateş (genelde 38 altında), nadiren baş ağrısı ve nadiren tüm vücutta kırgınlıksayılabiliyor. Hastalığın bünyeye yerleşme süresi 24 – 72 saat arasında değişiyor. İlk belirti çoğu zaman kuru kaşıntılı boğaz ağrısı şeklinde oluyor. Koku ve tat duygusunun azalması, kulaklarda basınç hissi ve ses kalitesindeki değişiklikler gibi durumlara sıkça rastlanıyor. Belirtiler ortalama 7 gün sürüyor.GRİP NEDİR?Grip, ateş, öksürük, baş ağrısı, halsizlik ve kas ağrıları ile seyreden akut bir virüs hastalığı… Grip, ülkeler ve kıtalar arası yaygınlaşma özelliğine sahip olan bir hastalık olarak ciddi akciğer hastalıklarına yol açabilmesinden dolayı nezleden ve diğer solunum sistemi hastalıklarından farklı bir konuma sahip… Grip ve nezle bulaşma şekilleri ve belirtiler yönünden benzerlik gösteriyor ama gripte baş ağrısı, kas ağrıları ve ateş daha ön planda oluyor. Günümüzdegrip aşıları gripten korunmanın en güvenli yolu… Gribin belirtileri arasında; ani baş ağrısı, 38–39 C ateş, daha çok sırt, kol, bacaklarda olmak üzere tüm vücutta genel ağrı ve kırgınlık, yorgunluk, genelde kuru öksürük , bazen burun tıkanıklığı, hapşırma ve nadiren boğaz ağrısı, üşüme, titreme, terleme sayılabiliyor.HAFİF KIRGINLIK DURUMUNDA NE YAPMAK GEREKİYOR?Nezle ve grip olunacağı çoğu zaman önceden tahmin ediliyor ve öncesinde hafif bir kırgınlık hissediliyor. Hafif kırgınlık durumlarında, terleme kürleri, hamam, sauna, soğuk-sıcak duşlar, sıcak mürver meyvesi şurubu, diğer kırmızı meyve suları, C vitaminli taze sıkılmış meyve suları, mürver çiçeği, ıhlamur çiçeği veya zencefil çayları, uçucu yağlar ile masajlar, refleksoloji, dinlenme, temiz havada zorlamayan yürüyüşler, stresten uzak kalma ve“sevişerek iyileşme” adını verdiğimiz sihirli iksirin içilmesi çoğu zaman çok işe yarayan tavsiyelerin başında geliyor. Ancak nezle ve grip başladığında ve ağırlaştığında, bir hekime muayene olunması, düzenli beslenilmesi ve istirahat edilmesi gerekiyor.SEVİŞEREK İYİLEŞİN…Sofralarımıza tat katan karabiber sadece çorbaların ve yemeklerin üzerinde lezzet vermiyor, mikropları öldürüyor, ağrıları dindiriyor, bedensel ve zihinsel yorgunlukları gideriyor, afrodizyak etkisiyle cinsel gücü arttırıyor, cinsel arzuları kamçılıyor, nezle ve öksürüğe çok iyi geliyor. Daha çok ağız kokusunu gidermek için alınan karanfil, ruhsal ve bedensel yorgunlukları gideriyor, bulaşıcı hastalıklara karşı insanı koruyor ve cinsel gücü arttırıyor. Tüm dünyada bilinen en eski baharatlardan biri olan tarçın, enfeksiyonlara iyi geliyor, kasları gevşetiyor, bağışıklık sistemini güçlendiriyor, halsizliği yok ediyor, vücut direncini arttırarak nezleye iyi geliyor ve cinsel isteği arttırıyor. Özellikle tarçınlı bal düzenli kullanıldığında pek çok ilaçtan daha sağlıklı ve daha etkili bir ilaç olabiliyor. Sık ya da ağır soğuk algınlığı şikâyeti olanlar bir kaşık ılık balı, çeyrek kaşık toz tarçınla üç gün boyunca birer kez alabiliyor. Bu tedavi çoğu kronik öksürüğü ve soğuk algınlığını tedavi edebiliyor, sinüsleri temizleyebiliyor, boğaz ağrısını iyileştirebiliyor, bağışıklık sistemini güçlendiriyor ve vücudu bakteri ile virüs saldırılarından koruyor. Balın düzenli tüketimi akyuvarları güçlendirerek bakteri ve virüs hastalıklarına karşı direnci ve cinsel gücü artırıyor. Başta kış hastalıkları olmak üzere hastalıklara karşı korunmada büyük fayda sağlayan, Osmanlı saray mutfağında ve halk sofralarında eksik olmayan Osmanlı şerbeti, cinsel isteği arttırmanın yanında, nezle ve gribe de çok iyi geliyor. Osmanlı’da taze meyve ve gül, demirhindi, kızılcık, zambak, menekşe, fulya, yasemin, muhabbet, iğde ve nilüfer gibi çiçeklerden yapılan yaklaşık 300 şerbet çeşidi bulunuyordu. Özellikle kızılcık, ayva, karadut ve dağ çileği şerbetleri öksürük ve soğuk algınlığına şifa arayanlar için bire bir… Osmanlı şerbeti yerine, yapısında en önemli minerallerden biri olan seleniumubarındıran kırmızı şarap da tercih edilebiliyor. Çünkü üzüm veya başka meyve sularını türlü yöntemlerle mayalandırarak elde edilen içeceklerin kullanımı rahatlamayı ve stres atılımını kolaylaştırıyor. FilozofEflatun’un “ Az içilen şarap ilaç gibidir, yaşlıları gençleştirir, hastaları iyileştirir!” sözünü doğru çıkartan kırmızı şarap, düzenli ve ölçülü alındığında cinsel isteği arttırıyor. Grip ve nezle aynı evde yaşandığı için genellikle partnere bulaşıyor. Bu nedenle karabiber, karanfil, tarçın, bal, Osmanlı şerbeti veya tercihen kırmızı şarap, hastalığın bulaştığı partnerle güzel bir sevişmeyle ve ter atılmasıyla ruha ve bedene şifa verebiliyor. Nasıl mı? İşte sihirli iksirin formülü: “Bir çay kaşığının ucuyla karabiberi, 10 adet karanfili, 1 tatlı kaşığı balı, bir çay kaşığı toz tarçını, ısıtılmış bir kahve kupası Osmanlı şerbeti veya kırmızı şarap ile yavaşça karıştırın. Bu karışımı yavaş yavaş için, ardından çok kalın giyinin ve yine çok kalın yorganların altına girin. Bir süre sonra terlemeye başlayacaksınız. İyice terleyin ve sonrasında partnerinizle sevişin. Boşalıp rahatladıktan sonra duşunuzu alın ve hayatınıza kaldığınız yerden devam edin…”Cem Keçe
Çölyak Hastalığı ve Glutensiz Beslenme
Bağırsaklarda besin maddelerinin sindiriminin ve emiliminin bozulmasıyla ortaya çıkan çölyak hastalığına sahip kişiler, buğday, arpa, çavdar ve bir dereceye kadar da yulafta da bulunan bir protein olan ‘gluten’e karşı duyarlılık gösterirler. Çölyaklı hastaların gluten içeren bu tür yiyecekleri tüketmesi neticesinde bağışıklık sistemleri bunu ince bağırsaklara zarar vererek yanıtlar. Bilhassa çok küçük ve parmak şekline benzeyen villus olarak isimlendirilen ince bağırsaktaki emilimi sağlayan yapılar kaybolur. Çölyak hastalığı genetik bir hastalıktır, yani ailevi kalıtım söz konusudur...Çölyak ile ilgili detaylı bilgi için Sağlıklı Yaşam Rehberi
Ağlamanın Faydaları
Ağlamak kötü mü? Tabii hayır! Zamanında ağlamanın faydaları üzerine birçok araştırma yapılmış, gelin onlara bir göz atalım...İnsanlar sevinçten olsun üzüntüden olsun zaman zaman ağlarlar. Gülmenin erkeği kadını nasıl olmuyorsa ağlamanın da olmaz. Erkekler ağlamaz diye bir erkek kendini saçma bir kanı ile kasıyorsa ona büyük zararları dokunuyor haberi olsun.EndorfinAğlamak endorfin salgılanmasına neden oluyor. Endorfin insana neşe veren bir hormondur ve zaten mutluluk hormonlarından bir tanesi olarak bilinir. Endorfinin neşe vermenin yanı sıra sağladığı bir fayda da ağrıları azaltmasıdır.Duyguları dışa vururPsikologların her zaman nasıl çalıştıklarını düşünün. Size sürekli anlattırırlar; derdinizi, çocukluğunuzu, aklınıza takılanları ve sizi üzen şeyleri… Çünkü bu hem doktorun sizi tanımasını sağlar hem de içinizde biriken sorunları birine anlattığınızda rahatlamanıza yardımcı olur. Sürekli içe atılan dertler ve baskılanan duygular ilerki safhalarda inanılmaz bir şekilde patlayarak sizi psikolojik sorunlara kadar götürebilir. Ağlamak, yüzleşmekten kaçmayıp gözlerinizin önüne getirdiğiniz bir gerçeği anlatıp kurtulmak gibidir. Ağlamaktan korkmayın.Ruh sağlığıSosyal ve Klinik Psikoloji Dergisi’nde yapılan bir çalışmada ağlayan insanların ruh sağlığının çok daha çabuk düzeldiği saptandı. Özellikle bir mutluluk sonrası gelen ağlamanın ruh sağlığına pozitif yönde maksimum etki yaptığı görüldü.SakinleştirirAğlamak bir sakinleştirici ilaç gibidir. En doğal ve en etkililerinden. Genellikle insanlar ağladıktan sonra uyumak isterler. Çünkü sakinleştirici vücuda zerk edilmiştir ve insan kendini halsiz hissedebilir. Bu da herhangi bir şekilde kendine veya çevresine zarar verebilecek olan bir bireyin sakinleşmesini sağlar.Gözleri temizlerVücudunuzun bir çok toksini göz yaşlarınız ile atabildiğini biliyor muydunuz? Ağlamak hem vücudunuzdaki kimyasalların dışarı atımına yardımcı olur hem de gözünüzü bakterilerden arındırıp temizler.Öyleyse ağlamak istiyorsanız, kimseyi umursamayın ve ağlayın!
Reklam
Bayanlar İçin Hızlı Kilo Vermenin Sırları
Günlük beslenme şeklinizi küçük değişikliklerle düzenlemeniz, hedeflediğiniz kiloya daha hızlı ulaşmanızı sağlayabilir çok kısa zamanda ideal kilonuza ulaşabilirsiniz Eğer kilo kaybını hızlandırmak istiyorsak metabolizma hızımızın daha aşağısında beslenmeliyiz. Ama metabolizma hızımız düşükse hızlandırmak içinde birkaç noktaya dikkat etmekte fayda var. 1- Kalsiyum ve D vitamini içerikli yiyecekler tüketin Yapılan araştırmalar her gün 3 porsiyon süt ve süt ürünleri tüketen kişilerin tüketmeyenlere göre daha az kilo aldıkları, daha çabuk kilo verdiklerini gösteriyor. D vitaminin ise kiloyu korumada etkisi olduğu belirtiliyor. 2- Bol posa alın Posalı yiyecekler tokluk hissini artırırken kilo vermeye de destek oluyorlar. 3- Faydalı yağlardan destek alın HABERİN DEVAMI İÇİN ALTTAKİ LİNK TIKLAYINIZ
Dr. Mehmet Öz'den Kilo Verdiren Üç Mucize Öneri
Yıllardır sağlıklı yaşam için önerilerde bulunan, uluslararası üne kavuşmuş başarılı uzman Dr. Mehmet Öz, kilo verdiren üç öneri hakkında...Kilo verme programı uygulayanlar, bir süre sonra kilo vermemeye başlar. Bu nedenle çoğu kişi programı sonlandırır. Bu duraksama genellikle rejimin ilk ayından sonra olur. Daha aza kalori ve daha çok egzersiz gerçeğine alışan vücut tembelleşmeye başlar. Ancak bu problemi çözmek için uygulayabileceğiniz etkili yöntemler var.1) Güne bu karışımla başlayınSüzme yoğurt, muz, çilek, tatlandırılmamış hindistan cevizi, çekilmemiş keten tohumu ve benim gizli malzemelerimden biri; matcha yeşil çay tozu (pudrası). Bu karışımı yedikten sonra güne yağsız protein ve iyi yağlarla başlamış olacaksınız.2) Kalori alımını sabit tutmayınİstikrarlı bir şekilde rejime devam ediyor olabilirsiniz. Ancak her gün aynı miktarda kalori almak, kilonuzun aynı yerde kalmasına neden olabilir. Örneğin vücudunuz kendini günde 1200 kaloriye alıştırır ve zayıflamayı durdurur. Kilo vermeye devam etmek için, aldığınız kalori miktarını çeşitlendirin.3) Suyu yiyinYapılan son bir araştırma, su içeren yiyecekleri tüketen kadınların ilk altı ayda düşük yaş diyeti uygulayan kadınlardan yüzde 33 daha çok kilo verdiğini gösterdi. Hem su açısından zengin hem de besin değeri yüksek yiyecekleri tercih edin. Kavun gibi meyveler ve kereviz, yeşil marul gibi sebzeler bol miktarda su ve vitamin içerir. Düşük sodyumlu et suyundan yapılan çorbalar da iyi bir seçenek olabilir. Bol su içeren besinleri tüketerek aslında hem daha çok yiyecek tüketmiş hem de aynı zamanda kaloriyi azaltmış olursunuz.
Reklam
Brezilya Fönü Kanser Yapabilir
Sağlık Bakanlığı, Brezilya fönü için kanser riski taşıdığını açıkladı. Ancak birçok işletme ucuz olduğu için içeriğinde zehirli “formaldehit” kimyasalının bulunduğu ürünleri tezgâh altı kullanıyor. İstanbul’da ise 5 kuaförden 2′si bu işi ucuza mal edip halk sağlığını tehlikeye atıyor. Dünyada yaygın olan Türkiye’de ise son 7 yıldır yaptırılan halk arasında Brezilya fönü diye tabir edilen saç düzleştirme işlemi, Sağlık Bakanlığı’nın açıklaması ile tekrar gündemde. Bakanlığın yaptığı açıklamada, “Düzleştirme işleminde kullanılankeratin içeren solüsyonlarında yer alan “formaldehit” kimyasalının belirli oranların üzerinde olması sağlık açısından risk taşıyabilir. Piyasalarda son dönemlerde tanıtılan Brezilya Fönü solüsyonları formaldehit içermediği iddia edilse de yurtdışında yapılan araştırmalarda bunun tam tersi olduğu söyleniyor. Bu nedenle Sağlık Bakanlığı İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu düzenli aralıklarla piyasa da yer alan kozmetik ürünleri denetlemeye başladı” denildi. Açıklamada “formaldehit” kozmetik ürünlerinde yüzde 2 miktarında bulunabileceği de yazıyor ancak Brezilya fönünde ısıyla etkileşime giren madde normalde verdiği zararın daha fazlasını veriyor. İçeriğinde “formaldehitin” oranı çok düşük olan ürünlerin ise fiyatı yükseliyor. İçeriğinde “formaldehitin” oranı düşük olan ürünler kullanılarak yapılan düzleştirme işleminin maliyeti 350-800 lira arasında değişiyor. Ancak “formaldehitin” oranı yüksek olan işlemlerde ise halk sağlığı hiçe sayılarak işlem ücreti 70 liraya kadar düşüyor. Bazı kuaförler internet üzerinden fırsat kuponuyla Brezilya fönünü uyguladıklarını söyleyerek kanserojen riski taşıyan işlemi satışa çıkarıyor. Yapılan araştırmaya göre her 5 kuaförden 2′sinde işlemin ucuza yapılacağı vaat edilerek formaldehitli ürünlerin kullanıldığı ortaya çıktı. Kuaförlerin Sağlık Bakanlığı onayı olmayan ürünleri tezgâh altından uyguladığı belirlendi. Avrupa yakasında yaptığımız incelemelerde özellikle Şişli, Taksim ve Fatih bölgelerinde bu işlem ucuza mal edilerek yapılıyor. Sakarya Üniversitesi Tıp Fakültesi Dermatoloji ana Bilim Dalı Başkanı ve Türk Dermatoloji Derneği Dermatoallerji Çalışma Grubu Başkanı Prof. Dr. Teoman Erdem kanserojen madde riski şöyle anlattı: “Formaldehit renksiz, yanıcı, keskin kokulu kimyasal bir maddedir. Brezilya fönünde insan için zararsız olan miktarın üzerinde “formaldehit” var. “Formeldehit’in kan kanserleri, boğaz kanseri ve beyin kanserleri ile ilgili olabileceği hem hayvan çalışmaları hem de insanlar üzerinde yapılan çalışmalarda gösterilmiştir. Formaldehite işlerinden dolayı maruz kalan kişilerde beyin kanseri ve löseminin genel topluma göre arttığı tespit edilmiştir. Amerikan Toksikoloji enstitüsü 2011 ‘de formaldehiti kanserojen listesine almıştır. 2013 yılında yapılan bir çalışmada hamileliği sırasında düzleştirme işlemi yaptıran kadınların çocuklarında 2 yaş öncesinde lösemi riskinin arttığı gösterilmiştir.” Prof. Dr. Erdem, düzleştirme işlemi yaptıracaklara ürünün içeriğindeki formaldehit kimyasalının çok düşük olmasına dikkat etmelerini tavsiye etti. Ayrıca ürünlerin Amerika Gıda ve İlaç Kurumu (FDA) tarafından onaylı olmasına da dikkat etmek gerektiğini belirtti.İstanbul Kuaförler Odası Başkanı Oktay Erkal, alınan şikâyetler üzerine denetim grubunun kuaförleri denetlediğini ve Sağlık Bakanlığı’nın onay vermediği ürünleri kullananlar hakkında da disiplin cezası verildiğini söyledi. Saç bakım uzmanı İlker Yavrutürk, ayda ortalama 12 kadının Brezilya fönü yaptırdığını söyleyerek, “Kullanılan ürünler eğer uygulandığında gözleriniz yanmıyorsa, yaşarmıyorsa, burnunuza kötü bir koku gelmiyorsa ve üç gün üst üste işlem yapılan saça maşa uygulanmaya kalkışmıyorlarsa ürünün içerisinde formaldehit maddesi yoktur” dedi. Kendisinin de geçen yıllarda formaldehit içeren bir ürün kullandığını anlatan Yavrutürk, “Müşterilerimden bir tanesi Amerika’dan getirdi. Ancak ürünü çıplak elle saça uyguladığımda ellerim buruştu, burnumuza çok keskin ve kötü bir koku geldi. Hatta yanımda çalışan arkadaşlarımdan bir tanesi istifra etti. Sonradan öğrendim ki kullandığım ürünün içerisinde zehirli olan ve alerjik reaksiyon gösteren kimyasal var. Bir daha da asla kullanmadım” diye konuştu. Defne Joy Foster’da ölmeden dört yıl önce Japon saç düzleştirme yöntemi ile saçlarını düzleştirdi. Brezilya fönü yaptıran ünlü isimler arasında, oyuncu Lindsay Lohan ve Ashley Tisdale ile ünlü şarkıcı Beyonce ve Nicole Richie de bulunuyor.
Yüzde Çil Neden Olur, Nasıl Geçer?
Bazı insanların niçin çilli olduğunu yeterince açıklayabilmek için önce cilde renk veren şeyin esasını öğrenmeliyiz. İnsan cildinin( derisinin ) belirli bir rengi almasındaki en önemli unsur, değişik ırklardan kişilerde melanin miktarındaki farklılıktır. Başka bir ifadeyle, melanin miktarının farklılığı, insanlarda derinin başka başka renklerde olması bakımından en önemli rolü oynar.Hayatın ilkel, alt tabakadan örneklerinde, kertenkelelerin ve belirli bazı balıkların renk değiştirebilmeleri melanin sayesinde olur. Buna karşılık, melanin insanlarda sadece tenin rengini belirlemekle kalmaz. Uzun süre Güneş altında kalmanın çok zararlı etkilerine karşı da koruyucu görevi ve işlevi vardır.
Günde En Fazla 6 Gram Tuz Tüketin
Tuz Nedir?Kimyada, bir asit ile baz arasında gerçekleşen kimyasal tepkime sonucunda suy­la birlikte oluşan maddeye tuz denir. Birbirin­den farklı yüzlerce tuz türü vardır. Ama günlük konuşma dilinde “tuz” denince bilinen sofra tuzu kastedilir; sofra tuzunun kimyasal bileşimi sodyum klorürdür.Yüksek tansiyona neden olduğu kadar insan vücudu için de zararı bulunduğu belirtilen tuzun günlük tüketim miktarının 6 gramı geçmemesi gerekiyor. Türkiye’nin dünyada en çok tuz tüketen ülkeler arasında yer aldığına çeken uzmanlar, sağlıklı bir bünye için tuzun dengeli tüketimini öneriyor.Malatya Kent Konseyi tarafından düzenlenen ‘Tuzun Sağlık Açısından Önemi’ konulu konferansta konuşan Uzman Dr. Süleyman Kös, yetişkin bir insan vücudunda ortalama 90-130 gram tuz bulunduğuna dikkat çekerek, tuzun insan vücudunda kan basıncını ve sıvı dengesini sağladığını belirtti.
Çocukluk Döneminde Özgüven Nasıl Gelişir?
Çocuğunuzun hayatında başarılı olması için ebeveyn olarak yapmanız gereken ilk adım onu teşvik ederek övmekten ve takdir etmekten geçiyor. Yapacağınız doğru ve yerinde övgülerle çocuğunuzun daha başarılı ve sakin olmasını sağlamak elinizde. Oyuncaklarını topladığında; “oyuncaklarını topladığın için çok iyi bir çocuksun” demeniz onun hoşuna gidecek ve bunu sizden hep duymak isteyecektir. Böylelikle dolaylı olarak onu doğru olana yöneltmiş olacaksınız. Çocuğunuzun yaptığı güzel davranışları dikkate almadığınızda veya görmezden geldiğinizde ise, çocuk iyi bir şey yaptığının farkına varamadığı için daha fazla hata ...Yazının devami için 724saglik.org
Reklam