'Kanserli Köy' 40 Yıl Sonra Taşınıyor
Kanserden ölümlerin yoğun olarak görüldüğü Ürgüp'e bağlı Karain köyünde 1974'de yapılan araştırmalarda, kaya oyma evlerin duvarlarında kanserojen 'erionit' maddesinin bulunduğu belirlendi. Bugüne kadar 350 kişinin akciğer zarı kanserinden hayatını kaybettiği Karain köyü, kış gelmeden boşaltılarak, TOKİ tarafından yaptırılan yeni konutlara taşınacak. Köy Muhtarı Özata: 'Köyde bu yıl içerisinde kanserden 12 kişi öldü'Kaya oyma evlerinin duvarlarındaki 'erionit' maddesi yüzünden bugüne kadar 350 kişiyi kanserden kaybeden Ürgüp'e bağlı Karain köyü, Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) tarafından ilçe merkezine yaptırılan konutlara taşınacak.Ürgüp Belediye Başkanı Fahri Yıldız, AA muhabirine yaptığı açıklamada, akciğer zarı kanserinden ölümlerin çok fazla olduğu Karain köyünde 1974'de hastalığın nedenini bulabilmek için dönemin Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı, Dünya Sağlık Örgütü ve Hacettepe Üniversitesinin araştırma yaptığını söyledi.Köydeki kaya oyma evlerin duvarlarında bulunan 'erionit' isimli maddenin soluma yoluyla vücuda alınmasının akciğer zarı kanserine neden olduğunun belirlendiğini anlatan Yıldız, 'Bunun sebep olduğu kanserden köyde yaklaşık 350 vatandaşımız öldü. Bu ölümlerin birçoğu da erken yaşlarda görülmüştü' diye konuştu.Köydeki kanser vakalarının nedeninin belirlenmesinin ardından TBMM'de oluşturulan Kanser Araştırma Komisyonu'nun da verdiği raporlar doğrultusunda köyün taşınmasının kararlaştırıldığını ifade eden Yıldız, 2012 yılının Mayıs ayında TOKİ'nin ihaleye çıkarak, köyün taşınacağı konutların yapımına başladığını belirtti.TOKİ'nin Tarım Köy Projesi kapsamında yaptırdığı 127 konutun tamamlandığını ve önümüzdeki günlerde dairelerin hak sahiplerine verileceğini kaydeden Yıldız, şöyle devam etti:'Halen Ürgüp'e 7 kilometre mesafedeki Karain köyünde insanlarımız ikamet ediyor. Köylüler için Ürgüp'ün Evka Mahallesi'ne yapılan müstakil konutlar iki kattan oluşuyor. Burada köy ve kent yaşamının birlikte sürdürülebileceği bir proje uygulandı. Üst katları normal yaşam alanı alt katlar köylümüzün her türlü ürünü pekmezi, buğdayı, arpayı stoklayabileceği depo olarak yapıldı. Dış cepheler büyük ölçüde taş kaplama. Evlerin barınma alanı 85 metrekare deposuyla beraber toplam 170 metrekareye ulaşıyor. Kış gelmeden konutlar hak sahiplerine dağıtılacak. Böylece kanserli köy boşaltılmış olacak. Aydınlatma, ulaşım, kanalizasyon, içme suyu çalışmaları tamamlandı.''Köylülerimiz tarlalarından, bağlarından kopmayacak'Taşınma işleminin bitmesinin ardından köyde yaşamaya izin verilmeyeceğini, evlerin kapılarının mühürleneceğini vurgulayan Yıldız, uygulamanın köylülerin sağlığı için yapıldığını, Karainlilerin de bunun farkında olduğunu ifade etti.Ürgüp'teki yeni konutlara taşınacak köylülerin tarlalarından koparılmayacağını, istedikleri gibi arazilerini işleyebileceklerini belirten Yıldız, 'Tarlalarında kanserojen madde yok. Tehlike evlerinin duvarlarında. Zaten yapılan evler de köy hayatlarını devam ettirmelerini teşvik edecek nitelikte' dedi.Köylüler taşınmayı bekliyorKöy Muhtarı Mevlüt Özata, Karain sakinlerinin çoğunun taşınmayı istediğini söyledi. Yakınları arasında kanserden ölen olmadığını ancak 1970 yılından bu yana 350 kişinin bu hastalık nedeniyle yaşamını yitirdiğini belirten Özata, geçen muhtarlık döneminde 39 yaşındaki bir azasının 4 ay içerisinde aynı hastalıktan öldüğünü kaybetti.Ürgüp'deki yeni konutlara taşınmayı beklediklerini dile getiren Özata, 'Köyde bu yıl içerisinde kanserden 12 kişi öldü. Akciğer zarı kanseri nedeniyle... Köyden ayrılmak istemeyenler de oluyor ancak onlar azınlıkta. Hepimiz taşınmayı bekliyoruz' diye konuştu.Milliyet
Diyet Yapmadan 500 Kalori Yakmanın 5 Yolu
Kışa formda girmek istiyorsanız, bu yazımız tam size göre. İşte diyet yapmadan 500 kalori yakmanın 5 yolu...Diyet yapmadan 500 kalori yakmayı ister misiniz? Uzun süredir vermeyi istediğiniz o fazla kilolardan sadece yeme alışkanlıklarınızı değiştirerek ve biraz da hareketlenerek kurtulabilirsiniz.Kışa formda girmek istiyorsanız, bu yazımız tam size göre. İşte diyet yapmadan 500 kalori yakmanın 5 yolu…KahvaltıBeyaz undan yapılmış poğaça, ekmek ve simit gibi yiyeceklerle kahvaltı etmek yerine bir kase dolusu yulaf ezmesi ve frambuazı tercih ederseniz, 500 kalori almaktan kurtulursunuz. Lif içeren gıdalar neredeyse yok denecek kadar az kalori içerirler. Ayrıca yulaf ezmasi gibi lifli gıdalar, uzun süre tok kalmanızı da sağlar.Hareket edin15 dakikalık tempolu bir yürüyüş yaklaşık olarak 100 kalori yaktırır. Yürüyüşü günlük rutininz haline getirdiğinizde haftada 500 kalori yakmış olursunuz. Ayrıca sürekli oturmak yerine daha fazla hareket ederek de kalori yakabilirsiniz. Masa başında çalışan biriyseniz, kendinize hareket etmek için fırsatlar yaratabilirsiniz. Örneğin, asansör yerine merdivenleri kullanabilir, arabanızı otoparkın en uzak köşesine park edebilir veya otobüsten birkaç durak önce inip yürüyebilirsiniz.Yemekleri iyi çiğneyinYapılan araştırmalara göre lokmalarını 40 kez çiğneyenler, ortalama olarak 15 kez çiğneyenlere göre %12 oranında daha az kalori alıyor. Çiğneme sayısınız arttıkça vücudunuzda açlık hormonu seviyeniz düşer ve beyninize tokluk hissinin sinyalleri gitmeye başlar. Kısacası daha yavaş yemek yediğinizde, daha çabuk doyacak ve daha az kalori almış olacaksınız.Düşük kalorili içecekler tüketinŞeker deposu meyve suları, alkollü içecekler ve kremalı kahveler, yaklaşık olarak 600 kalori içerirler. Bu da günlük almanız gereken kalori miktarının büyük bir kısmını kaplar. Şeker oranı yüksek içecekler içmek yerine, evde taze meyvelerden hazırlayacağınız meyve sularını tercih edebilirsiniz. Ancak içeceğinizi hazırlarken içerisine asla şeker ilave etmemelisiniz.Tabağınızın hepsini bitirmeyinÖğünlerinizde porsiyonlarınızın yaklaşık olarak %25'i kadarını tabağınızda bırakın. Örneğin, günlük 2000 kalori aldığınızı düşünelim. Her porsiyonunuzun çeyreği kadarını yemediğinizde gün içinde yaklaşık olarak 500 kalori daha az almış olursunuz. Ayrıca büyük boy tabaklarda yemek yemek yerine orta boy tabakları tercih ederseniz, yine fazladan 500 kalori almamış olursunuz.
Abartmadan Kas Yapma Teknikleri
Market poşetlerini kolayca taşıyabilmek mi yoksa baklava dilimli bir vücuda sahip olabilmek için mi kas yapmak istiyorsunuz? İşte püf kas yapma teknikleri:Market poşetlerini kolayca taşıyabilmek mi yoksa baklava dilimli bir vücuda sahip olabilmek için mi kas yapmak istiyorsunuz? Yrd. Doç. Dr. Gamze Şenbursa, güvenli ve verimli bir egzersiz programının püf noktalarını sizler için yazdı.Kuvvetlendirme ya da dirençli egzersizde tipik olarak ağırlık makinaları, serbest ağırlıklar ve dirençli bantlar gibi ekipmanlar kullanılır. Bu egzersizler kemik kaybına karşı koruyucudur ve kas yapımını sağlar. Aynı zamanda vücudunuzdaki kas kitlesinin oranını artırır. Bu yüzden egzersiz rutininizde önemli bir yere sahiptir.Teknik olarak, kuvvetlendirme ya da dirençli egzersizleri duvara karşı şınav veya dambıl kaldırma gibi kaslarınızın normalden daha fazla kuvvetle karşılaştığı herhangi bir zamanda ve yerde yapabilirsiniz. İlerleyerek artan ağırlıklar ya da artan direnç kasları kuvvetlendirir. Küçük nüanslar bir yana, kuvvetlendirme egzersizleri; market poşetlerini taşımak, merdiven çıkmak, sandalyeden kalkmak, otobüse yetişmek gibi günlük aktivitelerinizin kolayca yapılabilmesi için gerekli olan fonksiyonel kuvveti sağlar.Güncel kuvvetlendirme egzersiz programları ana kas grupları için (bacaklar, kalça, bel, göğüs, karın, omuzlar ve kollar) haftada 2 veya daha fazla kez yapılmasını öneriyor. Her seans için tek set etkili olur ancak 2 veya 3 set daha iyi olabilir. Her egzersizi 8 ile 12 kez tekrar edin. Kuvvetlendirme egzersizleri seansları arasında toparlanma ve yenilenme için vücudunuz en az 48 saate ihtiyaç duyar.HAYDİ BAŞLAYIN!Aşağıdaki öneriler egzersiz programınızı güvenli ve verimli bir şekilde yapmanızı sağlayacak.5-10 DAKİKA ISININ VE SOĞUYUNYürümek ısınmak için iyi bir yoldur. Germe ise soğuma için mükemmel bir yoldur.FORMUNUZA ODAKLANIN, KİLONUZA DEĞİLVücudunuzu düzgün bir şekilde pozisyonlayın ve egzersiz sırasında rahatça hareket edin. Formunuzun zayıf olması yaralanmalara ve yavaş kazanımlara yol açar. Birçok uzman kuvvetlendirme egzersizlerinin rutinini öğrenirken ağırlıksız ya da çok hafifi ağrılıklarla başlamayı öneriyor. İzole kas grubunda çalışırken yavaş, düzgün bir şeklide kaldırmaya ve eşit şekilde kontrollü bir şekilde indirmeye konsantre olun. Belirli kasları bilinçli bir şekilde kasıp gevşetirken vücudunuzu spesifik bir pozisyonda tutarak kasları izole edebilirsiniz.TEMPO! TEMPO!Tempo, hızlanma yüzünden daha düşük kas kuvveti kazanmaya karşı daha kontrollü olmayı sağlar. Örneğin; dambılı indirirken 3’e kadar sayın ve başlangıç pozisyonuna kaldırırken de 3’e kadar sayın.NEFES ALINKuvvetlendirme egzersizleri sırasında eğer nefesinizi tutarsanız kan basıncınız yükselir. Kaldırma, itme ya da çekme gibi dirence karşı çalışırken nefesinizi verin, gevşerken de nefes alın.
Sonbaharda Fazla Kilolara Veda!
Sonbaharın ilk günlerini geride bıraktık ve yazın aldığımız kilolarla başbaşayız! Uzman Diyetisyen Gamze Şanlı Ak, fazla kilolardan kurtulmanızı sağlayan modern hayat tüyoları veriyor!Sonbaharın ilk ayına merhaba dedik ve kış kapıda… Diyet listeleri çoktan elden ele dolaşmaya başladı.Kadın-erkek fark etmeden birçok kişiyi yazın aldıkları kiloları verme ve kışı fit karşılama telaşı sardı. Çünkü kış demek, kilo almak demek.Uzman Diyetisyen Gamze Şanlı Ak bu süreçte neler yapılmalı konusuna önerileri ile ışık tutuyor.İşte işin uzmanından modern hayat ve dengeli beslenme tavsiyeleri…Kahvaltı aşkına!Güne sağlıklı bir kahvaltıyla başlamanın ne kadar önemli olduğunu birçok kez duymuşsunuzdur. Kahvaltı, metabolizmayı hızlandırmanın yanı sıra kan şekeri seviyenizi dengeleyerek öğlen yemeğinde fazla yemenizi engeller. Yapılan çalışmalar kahvaltı yapan bireylerin günün diğer saatlerinde daha sağlıklı beslendiklerini ve daha az kalori aldıklarını göstermektedir.Eğer özel bir davet öncesinde birkaç kilo kaybetmek istiyorsanız; kahvaltınızın kadınlarda 250 kalori- erkeklerde 350 kaloriyi geçmemesine ve vücudunuza yeterli enerjiyi vermesi için uzun süre tokluk hissi sağlayan protein (yumurta, peynir, süt, yoğurt) ile sağlıklı karbonhidratlar (tam tahıllar, meyve, sebze) kombinasyonunu içermesine özen gösterin.Kalori bombası sıvı içecekleri bırakın!Meyveli sodalar, şekerli-gazlı içecekler, meyve suları ve kremalı kahveler tanıdık mı geliyor?Yüksek kalori içeren bu içeceklerden uzak durup onun yerine ‘0’ kalori olan SU içmeye ne dersiniz? Düşünün; her gün içtiğiniz 2 kutu şekerli-gazlı içeceği kaldırmanız ay sonunda yaklaşık 7500 kalori kar etmeniz ve 1 kiloya elveda demeniz anlamına gelir. Ne kadar basit değil mi sadece içtiklerimize dikkat ederek ayda 1 kilo verilebilir.Aynı zamanda 1 kutu gazlı içecekte 12 küp şeker olduğundan yola çıkarsak iki kutu içtiğinizde ayda maalesef 720 küp şeker vücudunuza giriyor ve kilo aldırmanın dışında hücrelerinizi yaşlandırıyor demektir.Nişastayı azaltın!Makarna, ekmek ve pirinç gibi besinleri doğal olarak yemeye eğilimliyiz çünkü karbonhidratlar mutlu olmamızı sağlayan serotonin kimyasalının artmasını sağlarlar.Ancak forma girmek istiyorsanız biraz daha özen göstermeniz ve nişasta alımında ölçülü olmanız gerekir. Yapılan bir çalışmada; karbonhidrat isteği yüksek olanların diğer bireylere oranla günde  800 veya daha fazla kalori aldığı ve fazla kilolu ya da obez bireyler olduğu ortaya çıkmıştır.Favori sandviçinizi tek ekmekle tercih ederek, ana yemek olarak koca bir tabak kremalı makarna veya risotto yemek yerine yağsız etinizin yanına kadınlar için 2-3 kaşık, erkekler için 4-5 kaşık makarna/pilav alarak, nişasta alımınızı azaltabilirsiniz.İncelmek için pişirin!Tufts Üniversitesi’nde yapılan çalışmalar, evde yemeğini kendi yapıp yemek yerine restoranlarda yemek yemeği seçenlerin %33 daha fazla kalori aldığını gösteriyor.Restoran yemekleri çoğu zaman oldukça büyük porsiyonlarda ve yağ içerikleri yüksek olduğundan sandığınızdan daha çok kalori yüklüdür.Modern hayatın getirileri içinde evde yemek pişirmek zor olabilir ancak öğle yemeğinizi restoranlarda yeme zorunluluğunuz varsa en azından akşam yemekleri için evi tercih edin.Gerçek ya da tatlandırıcı – Şekeri hayatınızdan uzaklaştırın!Kesin olan bir gerçek var ki şekeri hayatınızdan çıkardığınızda kilo vermek için önemli bir adım atmış olacaksınız.Tatlandırıcılar iyi bir alternatif olarak gözükse de yapılan bazı çalışmalar, diyet içecekler içmenin ya da yemenin fazla kilolu olma riskini arttırdığı yönünde.Şeker tüketimi kalıcı mutluluk vermez aksine etkisi geçtikten sonra kendinizi daha yorgun hissetmeniz kaçınılmazdır.
Sıkı Kalçalar İçin En Etkili Egzersizler
Kim istemez ki, sımsıkı, seksi görünümlü kaçları olmasını? Bunun için en iyi yolun squat denilen, çömelme hareketlerine ağırlık veren bir egzersiz programı uygulamak olduğunu söylüyor egzersiz eğitmenleri.Pegarose sayfalarında size, ABD’li egzersiz eğitmeni Dianne Sykes Scope’ın önerdiği kalça sıkılaştıran hareketleri göstereceğiz. Scope’ın önerisi, gün aşırı, her bir hareketi 12 tekrardan oluşan 3 set halinde tekrarlamanız.İşte, sıkı kalçalar için en etkili egzersizler…
Reklam
Uykusuzluğun Bilmediğiniz 9 Tehlikesi
Geceleri iyi uyuyamadığınızda sabahları yorgun uyanırsınız ve bütün gün canınız bir şey yapmak istemez. Uykusuzluğun bundan başka sağlığınız için çok zararlı olduğunu biliyor muydunuz?Lifehack isimli internet sitesinde yer alan habere göre, uykusuzluk depresyondan kalp hastalığına kadar çok ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor. İşte uykusuz kalmanın getirdiği hastalıklar:1. Anksiyete seviyesini yükseltiyor: Uykusuzluk tüm anksiyete seviyesini artırarak beynin önceki reaksiyonlarını da çoğaltıyor.2. Depresyonu artırır: Uykusuzluk ruh halinizi düzenleyen nörotransmitterlerde azalmaya yol açıyor ve böylece depresyonu artırıyor.3. Hasar görmüş idrak: Aşırı uykusuzluk hafızanın hasar görmesine yol açıyor, düşünme yeteneği ile bilgi işlemeye zarar veriyor.4. Hipertansiyon riski artıyor: Gecede 5-6 saat arasında uyumak yüksek kan basıncına yakalanma riskinizi artırıyor.5. Kalp hastalığı riski artıyor: Uyuduğumuz zaman kan basıncımız düşer. Ancak uyumadığımız zaman geceleri kan basıncındaki düşüş olmayacak ve bu durum da kalp hastalığı için risk oluşturacak.6. Şeker hastalığı riski artıyor: Uykusuzluk stres yanıtımızı tetikliyor, bu da stres hormonu kortizol ile insülin direnciyle alakalı noradrenalin salgılanmasına yol açıyor.7. Sağlıksız iştah sorunu: Uyku açlık ya da tokluk hissetmenizi sağlayan hormonların dengede kalmasına yardım ediyor. Uykusuzluk ise açlık hormonunun artmasına ve tokluk hormonunun ise düşmesine neden oluyor.8. Göğüs kanser riski: Gece geç saatte ışığa maruz kalmak östrojen üretimini bozan melatonin üretimini artırıyor. Çok fazla östrojen ise göğüs kanseri oluşumunu destekliyor.9 Vücudun doğal saatinde kesinti: Uykusuzlukla oluşan bu kesinti beyaz kan hücrelerinin sağlıksız olmasına neden olur ve böylece fiziksel stres cevabınız zayıflıyor. Yetişkinlerin neredeyse yüzde 40’ı en az ayda bir kez uykusuzluk yaşamıştır.Lifehack | Zaman
Kulak Çubuğundaki 5 Tehlike
Uzmanlar uyarıyor: Kulak çubuğu deyip geçmeyin!Acıbadem Kozyatağı Hastanesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Dr. Serdar Baylançiçek, normalde kulak kepçesindeki kıvrımlı yerlerin temizlenmesi amacıyla üretilen kulak çubuklarının, kulak kanallarının içini temizlemek amacıyla bilinçsizce derinliklere sokularak temizlenmesi durumunda mantardan kulak zarında delinmeye, enfeksiyondan işitme kaybına dek birçok hastalığa yol açabileceğini belirterek uyarıyor.Dr. Baylançiçek, kulak çubuğundaki o 5 tehlikeyi anlattı.DIŞ KULAK YOLUNDA ÇİZİK YA DA ZEDELENME MEYDANA GELİYORÖzellikle yaz aylarında havuz, deniz ve duş esnasında suyla temas artarken; kulağını sık sık temizleme ihtiyacı hisseden ve kulak çubuğuyla karıştıran insanlar, dış kulak yolunda gözle görülmeyen bazı çiziklere, zedelenmelere yol açabiliyor. O zedelenmeler ve çatlaklardan bakteriler kolayca girerek dış kulak yolunda enfeksiyona neden olabiliyor. Haliyle çok kolay enfeksiyon kapılıyor. O nedenle bilinçli hareket etmek, kulak çubuklarını kulakların derinliklerine doğru koyuvermemek gerekiyor.KİRLER DAHA DA DİBE İTİLİYORNormalde dış kulak yolu kahverengi bir salgı yapıyor. Dış kulak yolunu enfeksiyonlardan koruyan bu salgı normalde dış kulak yolu tarafından dışarı atılıyor ama biz onu günlük yaşantımızda göremiyoruz. Dışarı atılmasında problem olması durumunda ise bu içeride birikebiliyor. İşte o salgıyı kulak çubuğu ile temizleyeceğiz derken aslında tam tersi o birikenleri daha da içeri atıp birikmesine neden olabiliyor, dış kulak yolu kanalını kapatabiliyoruz.İŞİTME KAYBINA YOL AÇABİLİYORKulağımız doğal yapısı gereği kendi kendini temizleme özelliğine sahip. Üstelik kulak kirleri sanılanın aksine kulağımız için faydalı. Ama kulak çubuğu ile bu faydalı kirlere müdahalede bulunarak kendi kendimize kötülük yapıyoruz. Zira bilinçsiz kullanım kulak tıkanıklıklarını hatta işitme kaybını beraberinde getirebiliyor.KULAK ZARINDA DELİNME MEYDANA GELEBİLİYORKulak zarı yaklaşık 2.5-3 santim ileride yer alıyor. Ani ve aşırı basınç değişikliklerinin yanı sıra, patlama, aşırı ses, travma, Tokat atma ve darp gibi sebeplerle delinebilen kulak zarı, kulak çubuğu ve şişle kulağı kurcalama sonucunda da aynı sorunla karşı karşıya kalabiliyor. Bu nedenle özellikle havuz, deniz ve duştan sonra kulağın nemini almak yeterli oluyor.MANTARA NEDEN OLABİLİYORKulak çubukları normalde kulak kepçesindeki kıvrımlı yerlerin temizlenmesi amacıyla üretilmesine karşın, kulak kanallarının içini temizlemek için bilinçsizce derinliklere sokulması kulağın kendi kendini doğal yoldan temizleme mekanizmasını bozduğu gibi buşon denilen tıkaçların ortaya çıkması ve suyla temasıyla mantar gelişimine de neden olabiliyor.Milliyet
Reklam
Leke Giderici Maske Nasıl Hazırlanır?
Muhakkak ki herkesin bir leke problemi oluyor maalesef güneşten korunmamız zorlaşıyor ve bizlere diş fırçalamak ne kadar zor geliyorsa, güneş kremi de bir o kadar anlamsız ve zor gelmekte fakat leke olarak geri dönüşümleri de çoğu kişinin canını acıtmaktadır.Size bir maske önerim var; bu maskeyi kesinlikle 24 gün boyunca her akşam yapın maskeyi yaptıktan sonra dışarı çıkmıyoruz. Haftada 2 kere bozulmuş süt ile yıkayın ve durulayın.Tarif : Öncelikle bir kâseye 3-4 damla limon suyu sıkın, 1 bardak su katıp karıştırın pamuk yardımıyla yüzünüzü temizleyin..
İstanbul'da Korkutan Ebola Şüphesi
Şişli Etfal hastanesinde ebola şüphesiyle gözlem altında tutulan Nijerya uyruklu bir hasta, ayrıntılı tanım yapılması için yoğun güvenlik önlemler altında Haseki'ye sevk edildiİstanbul'da Nijerya uyruklu 43 yaşındaki Fabian Chiman Egeolu , Ebola şüphesiyle gözlem altına alındığı Şişli Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nden, ayrıntılı tanının yapılması için Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne sevk edildi.Anadolu Ajansı'nın haberine göre, Şişli Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi Yöneticisi Doç. Dr. Hasan Sinan Uslu , yaptığı açıklamada, Nijerya uyruklu hastanın 21 Eylül'de Türkiye'ye giriş yaptığını söyledi.Egeolu'nun bugün 06.40'ta yüksek ateş, sağ bacakta ağrı, kaslarda tutulma şikayetleriyle hastanenin erişkin acil polikliniğine başvurduğunu ifade eden Uslu, şunları kaydetti: 'Hastaneye başvurduktan sonra Nijerya'dan gelmesiyle beraber gerekli ön tanılar için tetkikleri tamamlanıyor. Hastayı, ön tanıyı aldıktan sonra hızlıca izole bir odaya aldık. Burada hem temas hem de damlacık izolasyonunu sağlayacak tarzda bir önlem aldık. Ön tanısının gerçekleşmesinin hemen arkasından da ilgili yer olan Haseki Eğitim ve Araştırma Hastane'sinin enfeksiyon bölümüyle konuşuldu.Hasta, İl Sağlık Müdürlüğü'nden gelen ambulanslarla güvenli şekilde transfer edildi. Yapılan testler viral testler olduğu için henüz bir sonuç yok. Mevcut olan testlerin çoğu klasik, yaptığımız testler ve gerçekten tanı koydurucu değil, ön çalışmalardır bunlar. Bunlar hep ön bulgudur.'Egeolu'nun, özel giysili sağlık personelince ambulansa konularak Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne götürüldüğü görüldü.T24
Reklam
Uykusunda 36 Kilo Aldı
ABD'NİN New Jersey kentinde az yemesine rağmen birkaç yıl içinde 36 kilo alan Chris Perez'in 'uykuda yeme hastası' olduğu ortaya çıktı.Tıpta 'Nocturnal Sleep Related Eating Disorder (NSRED)' olarak bilinen bu hastalıktan muzdarip olanlar uyurken yataklarından kalkıp, aşırı yemeye başlıyorlar. Uyandıklarında hiçbir şey hatırlamıyorlar.Chris Perez'in hastalığa ilk kez 2009'da yakalandığını tahmin ediyor. Bu tarihe kadar ideal kiloda olan Perez bir anda kilo almaya başlıyor. Yediklerine dikkat edip ve daha fazla spor yapan Perez şişmanlığı durdumamayınca doktora gidiyor.Uzun süren tıbbi testlerden sonra Perez'in uykuda yeme hastası olduğu kesinleşiyor. Doktorun tanısının ardından eve güvenlik kamerası taktıran Perez gördükleri karşısında şaşkına dönüyor.Yaşadıklarını anlatan talihsiz genç, 'Uyandığımda yatağımda yemek kırıntıları görür anlam veremezdim. Buzdolabındaki yemekleri teyzemin yediğini düşünürdüm. Meğer suçlu benmişim' dedi.Sabah
Coca Cola ve Pepsi Anlaştı
ABD’li içecek şirketleri ürünlerindeki kalori oranını azaltmak konusunda anlaşmaya vardı. Yapılan anlaşmaya göre, ABD'de satılan içecekler artık daha küçük olacak ve daha az kaloriye sahip olacak.Coca Cola ve Pepsi gibi içecek üreticileri ABD’de sattıkları ürünlerdeki kalori oranını ve ürünlerinin boyutunu azaltmak konusunda anlaşmaya vardı.Anlaşma çerçevesinde Coca Cola, Pepsi ve Dr Pepper’ın ürettiği içecekler artık yüzde 20 daha az kaloriye sahip olacak.Şirketlerin dün New York’ta düzenlenen ‘Clinton Global Initiative’ kapsamında yaptıkları anlaşma çerçevesinde içeceklerin porsiyonu da eskiye oranla bir miktar küçülecek.ABD’nin obezite ile olan savaşına önemli bir katkı sağlıyacağı düşünülen bu kararın ardından tüketicinin reaksiyonunun ne olacağı ise, şimdiden en çok merak edilen sorulardan biri oldu.Milliyet
Reklam
Burun Estetiği Konusunda Bilinmesi Gerekenler
Burun ameliyatı estetiği, doğal görünümün en önemli unsuru olmasa bile bu konuda problem yaşayan kişiler için son derece önemli bir ameliyat. Bu neden ile her hastaya bilgisayarda farklı tasarımlar yapılması gerekmektedir. Ameliyat hem iyi yapılmış olmalı hem de ameliyat yapıldığı başka kişiler tarafından anlaşılmamalıdır.Burun yüz bölgesine estetiklik katan en önemli unsurdur. Estetik burun ameliyatının tıpta dilinde rinoplasti adı ile anılır. Burun estetik ameliyatı buruna şekil vermek için uygulanır, burun inceltip sivrileştirilebilir ya da tam tersi kalınlaştırılabilir, burun ucu indirilip kalınlaştırılabilir, burunda her hangi bir eğiklik varsa düzeltile bilir, burun delikleri büyükse küçültüle bilir.Sadece burun şekli amacı ile değil aynı zamanda burundaki kemik ve kıkırdakların oluşturduğu nefes alma zorlu estetik ameliyatı ile birlikte spetum deviasyonu yapılırsa nefes alırken ki zorluktan kurtula bilirsiniz. Fiyatları ve özellikleri bakımından ise özellikle Ankara için..
2 Ayrı Tezkere Meclis Yolunda
Başbakan Ahmet Davutoğlu, Sağlık Bakanlığı'nda yapılan bilgilendirme toplantısı sonrasında basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.Davutoğlu, Türkiye'nin IŞİD'e yönelik tavrı konusunda 'Türkiye'nin IŞİD'e yönelik tavrı açıktır, bellidir. Geçen sene daha hiçbir ülke bu konuda açık ve net tavır sergilememişken IŞİD konusunda Bakanlar Kurulu kararımız vardı. Türkiye kararlı bir tutum sergilemiştir. Bundan sonra da sergileyecektir' dedi.Başbakan Davutoğlu, konsolosluk görevlilerinin kurtarılma süreci ile ilgili olarak ise 'Biz ilk defa rehine kurtarma operasyonu yapmıyoruz. Eğer burada kullandığımız yöntemleri her seferinde bütün şeyiyle paylaşmış olsaydık bir sonraki operasyon imkansız hale gelebilirdi. Önemli olan şudur vatandaşlarımızın hiçbirinin burnu kanamadan ülkemize gelmişlerdir' diye konuştu.'SAĞLIKTA İKİNCİ BİR SIÇRAMA DÖNEMİ YAŞAMAMIZ LAZIM'Bilgilendirme toplantısının ardından hangi konuların gündeme geldiğini anlatan Davutoğlu, 'Türkiye'deki sağlık politikalarına baktığımızda gerçekten iktidarlarımız döneminde her alanda büyük bir devrim, reform gerçekleşmiş olduğu gibi belki de en çarpıcı reform alanlarından biri sağlık olmuştur. Bugün bana takdime dilen mutluluk oranları yani hizmetten mutluluk oranlarına bakıldığında yüzde 37'lerden yüzde 76'lara çıkan toplumsal mutluluğun en üst düzeye çıktığı alanlardan biri sağlık. 2002'de 256 bin olan sağlık çalışanımız şimdi 756 bin. Hastanelerimize müracaat 2002 yılında 110 milyon iken şimdi 290 milyon. Bugün ele aldığımız hususlar 12-13 yıllık bu birikim üzerinde bütün bu envanteri tekrar gözden geçirerek ikinci bir sıçrama dönemimizi ekonomide olduğu gibi sağlıkta da yaşamamız lazım' ifadelerini kullandı.'MİLLİ AŞILARIMIZI ÜRETEBİLİR HALE GELMEMİZ LAZIM'Hastanelerde mekan şartlarının iyileştirilmesi gerektiğini söyleyen Davutoğlu, 'Hastanelerimizin sadece görünür anlamda değil, teknik donanım anlamında da en üst düzeyde olması yönünde büyük adımlar attık. Aşılar konusunda da yurt dışı bağımlılıktan kurtulmamız ve milli aşılarımızı kendimiz üretebilir hale gelmemiz lazım' diye konuştu.'TÜRKİYE'Yİ YÜRÜYÜŞ KAMPANYASINA DAVET EDECEĞİZ'3 Ekim Dünya Yürüyüş Günü olduğunu hatırlatan Başbakan Davutoğlu, 'Biz o gün Kurban Bayramı'nın da ilk günü olduğu için başlatamayacağız ama 13 Ekim'de Bakanlar Kurulu olarak o gün Bakanlar Kurulu toplantısı olduğu için sabah uzun bir yürüyüşten sonra Bakanlar Kurulu'na gideceğiz. Bütün Türkiye'yi de yürüyüş kampanyasına davet edeceğiz' dedi.'BU YÖNDE CİDDİ ÇALIŞMA YAPMAYA KARARLIYIZ'Obeziteye karşı mücadele edilmesi gerektiğini söyleyen Davutoğlu, şu ifadeleri kullandı: 'Obezite başta olmak üzere diyabet ve diğer hastalıkların çoğunun sağlıksız beslenme ve hareketsiz hayattan kaynaklandığı malum. Bunun da çözümü hayatımızı yeniden tanzim edecek bir yol benimsememiz. Bu yönde ciddi şekilde çalışma yapmaya kararlıyız''UYUŞTURUCU İLE MÜCADELE BİR SÜREÇ YÖNETİMİDİR'Toplantıda uyuşturucu ile mücadele konusunun ele alındığını söyleyen Davutoğlu, 'Konunun bu zamanlama ile ele alınmasının sebebinin hem eğitim yılının başlamış olması hem de yasama yılıyla birlikte bazı yasal düzenlemeler yapılması ihtiyacından kaynaklandığını belirtti. Davutoğlu, konuşmasına '62. Hükümet'in en önemli gördüğü alanlardan biridir. Uyuşturucu ile mücadele anlık ve noktasal bir konu değildir. Bir süreç yönetimidir' şeklinde konuştu.'BELLİ HUSUSLAR O SÜRECİN İÇİNDE OLANLARIN MAHREMİYETİNDE KALIR'Konuşmasının ardından gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtlayan Davutoğlu, rehin tutulan konsolosluk görevlilerinin kurtarılması ile ilgili olarak 'Biz ilk defa rehine kurtarma operasyonu yapmıyoruz. Daha önce pilotlarımızı, gazetecilerimizi, mühendislerimizi, işçilerimizi kurtardık. Eğer burada kullandığımız yöntemleri her seferinde bütün şeyiyle paylaşmış olsaydık bir sonraki operasyon imkansız hale gelebilirdi. Önemli olan şudur vatandaşlarımızın hiçbirinin burnu kanamadan ülkemize gelmişlerdir. Milletimiz bir bayram havası içinde bunu kutlamaktadır. Türkiye'nin hükümetimizin gücü dünyaya gösterilmiştir. Belli hususlar vardır ki sadece o sürecin içinde olanların mahremiyeti çerçevesinde kalır. Devlet arşivinde olur. Kamuda bunların sürekli tartışma haline getirilmesi ileri ki aşamalarda başka vatandaşlarımızı riske edecek sonuçlar doğurur. Spekülatif haberlerden kaçınılmasını rica ediyorum' değerlendirmesinde bulundu.'IŞİD KONUSUNDA BAKANLAR KURULU'NDA KARARIMIZ VARDI'Süregelen Amerikan operasyonların Irak'ta Suriye'de de yapıldığını kaydeden Başbakan Davutoğlu, 'Gece boyu hepimiz takip ettik. Bazı bölge ülkeler de katıldı. Türkiye'nin IŞİD'e yönelik tavrı açıktır, bellidir. Geçen sene daha hiçbir ülke bu konuda açık ve net tavır sergilememişken IŞİD konusunda Bakanlar Kurulu kararımız vardı. 13 Ekim 2013'te terör örgütü bağlamında ve her türlü teröre karşı Türkiye kararlı bir tutum sergilemiştir. Bundan sonra da sergileyecektir. Ancak bölgedeki gelişmelerden gördüğümüz bir husus var ki kalıcı barışı ve istikrarı temin etmeyecek şekilde yürütülen operasyonlar, bir müddet sonra daha büyük sıkıntılara yol açabiliyor. Türkiye kendi ulusal çıkarlarını korumak, güvenliğini korumak, insani olarak Suriye ve Irak'tan gelen bütün mültecilerin ihtiyaçlarını karşılamak konusunda zaten büyük bir sorumluluk altındadır. Bu bölgede terörün etkisiz kılınması Suriye rejimi gibi insanları kimyasal silahlarla yok eden rejimlerin de yol açtığı karanlık tablonun yok edilmesi, mültecilerin ülkelerine dönmesi yönündeki her türlü çabaya destek verdik, veriyoruz, vereceğiz' dedi.'MECLİS'İN AÇILMASINA MÜTEAKİP 2 AYRI TEzKERE MECLİS'E SUNULACAK'Tezkere ile ilgili sorulan bir soruyu Davutoğlu, 'Tezkere yeni bir husus değil. Irak'la tezkere 2007'den bu yana tekrar eden bir tezkere mahiyetindeydi. Irak'taki tablo değiştiği için şimdi hem oradan Türkiye'ye yönelik terör tehdidi anlamında muhteva korunacak ama bir taraftan da Irak'taki tehdit yapılanmasındaki değişikliğe bağlantılı olarak silahlı kuvvetlerimizin ihtiyaç hissettiği değişiklikler yapılacak. Suriye içinde yine 2012'de çıkan tezkere yenileniyor. Bu bağlamda da tehdit ve risk faktörü değiştiği için silahlı kuvvetlerimizin ihtiyaç hissettiği güvenlik düzenlemeleri anlamında bir muhtevayı oluşturacak. Tezkere 2 Ekim'de Meclis'in açılmasına müteakip büyük ihtimalle 2 ayrı tezkere halinde olabilir Meclis'e sunulacak. Eğer Türkiye'nin ulusal güvenliği ile ilgili tedbir almak gerekirse bu konuda da hiçbir tereddüt göstermeyeceğimizin herkes tarafından bilinmesi gerekir' diye yanıtladı.DHA
Reklam
Türkiye'de Üretildi: "Tek Kullanımlık Nefes Analiz Sensörü"
İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü (İYTE) Fen Fakültesi Kimya Bölümü'nce gerçekleştirilen ve 'Elektronik burun' diye nitelendirilen 'Tek Kullanımlık Nefes Analiz Sensörü' projesiyle, akciğer kanseri ve diyabetin tanısı insanın nefesiyle konulabilecek.İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü (İYTE) Fen Fakültesi Kimya Bölümü'nce gerçekleştirilen ‘Elektronik burun’ (Tek Kullanımlık Nefes Analiz Sensörü) projesiyle, akciğer kanseri ve diyabetin tanısı insanın nefesiyle konulabilecek.Maske içerisine yerleştirilen özel sensör aracılığıyla insanın nefesindeki bileşenleri analiz edecek olan cihazın yapım projesini, İstanbul Kalkınma Ajansı'nın 1,2 milyon liralık desteğiyle İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü, İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) ve İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesi birlikte gerçekleştirecek.İYTE Fen Fakültesi Kimya Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Ümit Hakan Yıldız, ilk etapta 25 adet üretecekleri cihazın Cerrahpaşa Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'ndeki deneme safhasından sonra seri üretimine geçilebileceğini ve Türkiye genelinde rahatlıkla eczanelerden ya da aile hekimlerinden temin edilebileceğini söyledi.NASIL ÇALIŞACAK?Yıldız, aletin çalışma mantığını şöyle açıkladı:'İnsan nefesi birçok bileşenden oluşuyor. Bizim bildiğimiz su buharı ve karbondioksittir. Ama bunun içinde birçok uçucu organik bileşikler vardır. Cihaz, nefesten uçucu organik bileşiklerin tayinini sağlayacak. Organik bileşiklerin bir kısmının konsantrasyonunun belli seviyeyi aşması durumunda bunun bazı hastalıkların belirteçleri olduğu düşünülüyor. Biz de şunu düşündük. Akciğer kanseri ve diyabet birçok uçucu organik bileşiklerle ilişkili. Akciğer kanseri toluenle, diyabet asetonla ilgili. Nefesteki toluenin artması akciğer kanseri riski olanlarda, asetonun artması diyabet riski olan kişilerde görülür. Bütün her şeyi yerli olacak tek kullanımlık maskedeki sensörler nefesteki bu iki bileşiğin değerlerini tespit ederek akciğer kanseri ve diyabetin ön tanısını sağlayacak. Bu bilgiler sayesinde de hastalığa yakalanmadan müdahalede bulunulabilecek.'KÖPEKLER DE KULLANILIYORKokudan kanser testi, yeni bir olgu değil. Kimi tıp merkezlerinde köpeklerin olağanüstü koku olma becerileri nedeniyle, eğitimli köpeklerle kanser testi uygulanıyor.CNN TÜRK
Burdur Gölü için 'Su Orucu' Tutulacak
Dünyada 'Burduricus' olarak adlandırılan balık türünün tek yaşam alanı olarak bilinen Burdur Gölü, bilinçsiz sulama ve buharlaşma nedeniyle hızla yok oluyor. 4.3 milyar ton su varlığının her yıl 330 milyon tonunu bu nedenlerle kaybeden ve 20 yıl sonra tamamen yokolacağı öngörülen göl için tehlike çanları çalmaya başladı.Burdur Gölü'nün kurtarılması amacıyla gölün kuzeyindeki Karakent Köyü'nde 3 yıl önce uygulamaya konulan 'Lisinia Doğa ve Anti Kanser Projesi' kapsamında, Burdur Gölü'ne Hayat Verelim Derneği ve 'Göle Yas' belgesel filmi ekibinin desteğiyle 27 Eylül Cumartesi 'Göle Yas' etkinliği düzenlenecek.'Burdur Gölü'ne Hayat Verelim' Derneği ve 'Göle Yas' belgesel filmi yönetmeni Şafak Türkel ile Lisinia Yaban Hayatı Koruma ve Rehabilitasyon Merkezi kurucusu Öztürk Sarıca'nın başlattığı kampanyaya, dünyanın çeşitli ülkelerinden ve Türkiye'den destek yağdı.Sosyal medya aracılığıyla çığ gibi büyüyen kampanyada 27 Eylül günü, etkinlik alanına gelen ya da bulundukları yerden destek veren yaklaşık 1 milyon kişinin Burdur Gölü için 'su orucu' ve yas tutulması hedeflendi.HERKES KAMERA KARŞISINA GEÇİYOR Dünyanın çeşitli ülkeleri ve Türkiye'nin çeşitli kentlerinden de kişi veya gruplar, hazırladıkları videolarla etkinliğe destek çağrısında bulunuyor.Göl için video hazırlayanlar arasında; AKP Burdur Milletvekili Bayram Özçelik, CHP Burdur Milletvekili Ramazan Kerim Özkan, AKP, CHP ve MHP'nin Burdur il başkanları, Burdur Belediye Başkanı CHP'li Ali Orkun Ercengiz, sanatçı Berna Laçin, Newyork Buffalo Üniversitesi ve Buffalo of Stafe College akademisyen ve öğrencileri, İstanbul Şaman Dans Tiyatrosu, İstanbul Balesi, İstanbul sokak ve vapur müzisyenleri, Arpanatolia Grubu Ferhat Erdem ve Çağatay Akyol, Ankara Devlet Opera ve Bale sanatçıları, Türk Halk Müziği sanatçısı Sümer Ezgü, Burdur'un İlyas köylüleri, İstanbul Teknik Üniversitesi Halk Dansları Topluluğu, Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Saatcı, Burdur Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Başkanı Kamil Özcan, İzmir Doğa Sporları ve Dağcılık Derneği ile çiftçiler bulunuyor.24 SAAT SU İÇMEYECEK VE KULLANILMAYACAK 'Göle Yas' ve 'Su Orucu' etkinliğinde 1 gün boyunca su içilmeyecek. Bunun yanı sıra, ev, tarla, mutfak gibi yaşamın her anında büyük ihtiyaç olan su kullanılmayacak. Kampanyaya destek için 1 saat de olsa 24 saat de olsa katılım isteniyor. Proje kapsamında bir de imza kampanyası düzenleniyor. 27 Eylül'de 1 gün sürecek 'su orucu' eşliğinde www.change.org sitesi üzerinden başlatılan imza kampanyasına da destek verilmesi istendi.BURDUR GÖLÜ NEDEN KURUYOR? Burdur Gölü’nün potansiyel su tutma miktarı 7.5 milyar tonken şu an bu miktar 3.5 milyar tona düşmüş durumda. Göl artık yalnızca yüzeyine düşen yağmur sularıyla besleniyor. Daha önce göle gelen, bugün tarımsal sulama için kullanılan suyun miktarı 190 milyon ton.Ancak bölgedeki tarlaların büyük kısmı vahşi sulama yöntemiyle sulandığı için muazzam su kaybı yaşanıyor. Ayrıca bölgede ekimi tercih edilen tarım ürünlerinin büyük kısmı ise bölgeye uygun ürünler değil. Yörede 1 büyükbaş hayvan başına yıllık tüketim 1000 ton suyu buluyor.BURDUR GÖLÜ NASIL KURTULUR? Eğer bölgede tarımsal sulamada damlama ve yağmurlama sistemlerine geçilebilirse yıllık su tasarrufu 75 milyon tonu bulacak. Bu miktar gölün yıllık su açığı olan 60 milyon tonu karşıladığı gibi hızla tüketilen dip suyunun da yeniden yükselmesini sağlayacak.Vahşi sulamaya göre yüzde 75 daha tasarruflu olduğu belirlenen damla sulama yönteminde toprak kalitesine zarar verilmediği gibi ürün miktarının artmasına da katkı sağlanıyor. Damla sulama yöntemiyle su, toprağın 80 santimetre altına sızabiliyor.Kaynak: Cumhuriyet
Kilo Vermeniz İçin Yapmanız Gereken 25 Şey
Diyet ipuçlarıÇay için. Araştırmalar düzenli aralıklarla çay içen ( özellikle yeşil çay ) bireylerin BMI ( body mass index – vücut kitle indeksi ) değerlerinin daha düşük olmaya meyilli olduğunu gösteriyor.Acı biber tüketin. British Journal Of Nutrition dergisinde yayınlanan bir araştırmada acı biberin içeriğinde bulunan capsasin maddesinin yağ yakımını hızlandırdığı yönünde veriler elde edildi.Daha fazla protein tüketin. Protein sadece kaslarınızı geliştirmekle kalmaz aynı zamanda termojenik etkisi ile daha fazla yağ yakmanızı sağlar.Balık ya da balık yağı tüketin. Yapılan araştırmalarda düzenli aralıklarla balık yağı tüketen farelerin vücut yağ oranının balık yağı tüketmeyenlere göre daha düşük olduğu bulundu. Bununla beraber yapılan diğer birçok araştırmada da omega-3 yağ asitleri için benzer sonuçlar elde edildi.Motivasyon ipuçlarıBir hedef seçin. Bu motive kalmanızı ve pes etmemenizi sağlar. Hedefleriniz kısa süreli periyotlardan oluşmalı. Uzun vadeli hedeflere ulaşılmak zor ve sıkıcı olabilir.Tartılın. Araştırmalar her gün tartılan insanların diyet ve antrenman programlarına daha iyi uyduğunu göstermekte. Bununla beraber hiçbir zaman sayılarla yaşamayın. Kilonuzu takıntı haline getirmek yerine sadece kilonuzu takip etmeyi deneyin.Gülün. Avrupa obezite kongresinde sunulan bir araştırma günde fazladan 10-15 dakika gülmenin yaklaşık 40 kalori yaktırdığını gösteriyor.Egzersiz ipuçlarıAğrılık kaldırın. Ağırlık egzersizleri yapmak kas kütlenizi arttırır. Egzersiz sırasında harcadığınız kalorilerin yanında artan kas kütlenize bağlı olarak hızlanan metabolizmanız daha hızlı kilo vermenizi sağlar.Bileşik egzersizleri uygulayın. Birçok kas grubunu aynı anda çalıştırmanıza yardımcı olacak bileşik egzersizler ayrıca daha güçlü olmanızı sağlar. ( squat , deadlift , push-up ve benzeri )İnterval kardiyo egzersizleri yapın. İnterval egzersizler daha hızlı yağ yakmanıza ve metabolizmanızın hızlanmasına yardımcı olur. En etkili iki interval egzersiz tipi HIIT ve Tabata protokolüdür.Diğer maddeler için http://www.fitekran.com/kilo-vermeniz-icin-bilmeniz-gereken-25-sey/ adresini ziyaret edebilirsiniz.
Varisi Engelleyen Şifalı Bitkiler
Varis bir rahatsızlıktır ve varisi engellemenin bir çok yöntemi vardır eğer kendinize dikkat ederseniz böyle bir rahatsızlıkla karşılaşma şansınızı en aza indirgemiş olursunuz.Modakan olarak varisi engelleme yöntemleri hakkında bir yazı yazdık buyrun.Kadınların mor kabusu varis hemen hemen her yaş grubunda yaşanıyor. Günlük hayatımızı alt üst eden bu varisleri engellemek ve etkisi azaltmak aslında basit. Bunun için yüksek oranda antioksidan içeren meyveler tüketilmeli. Bunların başında mevsimi olan kiraz ve böğürtlen geliyor. İçerdiği antioksidan sayesinde varis şikayetlerinde azalmanın yanı sıra hastalığın önlenmesinde de etkin rol oynuyor.Varis , damar kapakçıklarının kapanmaması sonucunda oluşan bir rahatsızlıktır ve damarları kapama yoluyla şikayetlerden kurtulabilirsiniz. Daha önce “ Varis Tedavisi İğne Yöntemi ” ve “ Varis Tedavisi Lazer Yöntemi ” konusunda bilgi vermiştik. Varis tedavisine alternatif olarak doğal olan meyvelerle karşılık veriyor. Kiraz ve böğürtlen sayesinde, toplar damarlar oksidan maddelerin zararlı etkilerine karşı daha dirençli oluyor. Peki kiraz ve böğürtlen dışında ne yapabiliriz inceleyelim…Balığı sofralarınızdan eksik etmeyinBalık, taze sebze ve meyve ile dengeli bir şekilde beslenilmelidir. Sağlıklı ve dengeli beslenme birçok hastalığa iyi geldiği gibi varisler için de oldukça faydalıdır. Özellikle lifli gıdalar tüketilerek hem bağırsakları temiz tutarsınız hem de varisin düşmanı kabızlıktan uzak durabilirsiniz. Kabız olduğunuzda, varis gelişimi toplar damarlara binen yük sebebiyle artmaktadır.Diğer besin kaynaklarına baktığımız da zencefil, soğan ve sarımsakta varis tedavisinde etkilidir.Şeker ve tuzdan uzak durunBeyaz düşman olarak kabul edilen şeker ve tuz varislerin de başbelası. Şeker ve tuz dışında kızarmış gıdalar (özellikle fast-food), cips, tütün ve tütün ürünleri, aşırı alkol tüketimi de varislerin başlıca düşmanıdır. Bu yiyecek ve içeceklerde yer alan düşük lif içeriğine bağlı olarak kabızlığın rastlanma oranı da oldukça yüksektir.Günlük olarak yürümek, bisiklete binmek ve yüzmek kan dolaşımının sağlığı açısından faydalıdır. Bu egzersizler bacak ve baldırlardaki kas pompasını düzenli olarak çalışmasını sağlar.Kilo problemiYaş ve boy uzunluğuna bağlı olarak ağırlık ölçünüze dikkat edin. Obezite ve aşırı kilo alma durumunda, bacaklardaki toplardamarlara binen yük artar. Kiloya bağlı olarakta varisler daha kolay şekilde gelişir ve ilerler.Kıyafetlerin etkisiÖzellikle kadınların dar elbise tutkusundan vazgeçmeleri gerekir. Bu tür kıyafetler, sağlıklı kan dolaşımını engeller. Özellikle bel bölgesine olan baskı nedeniyle dar pantolon ve kemerden uzak durmak gerekir.Bacakları dinlendirmeUzun süre ayakta çalışmak zorunda kalanlar açısında büyük önem taşıyan bacaklar, mutlaka dinlendirilmeli. Tabii sadece ayakta çalışanlar için geçerli değil bu durum. Uzun süre oturarak çalışanları da ilgilendiriyor. Günde en az 1 defa bacakların ikisini de kalp hizasının üzerine çıkarıp 20 dakika dinlendirilmesi gerekir. Yerçekimi nedeni ve vücut ağırlığını taşıdıklarından dolayı bacak toplardamarlarında oluşan kan birikmesi engellenmiş olacaktır.Uzun süre ayakta sabit ya da oturma pozisyonunda kalmayınız. Bacak bacak üstüne atmaktan kaçının. Ağır eşya ya da yük kaldırmayın. Bu durumlarda da bacak toplardamarlarına yük biner ve kas pompası yeterli olarak çalışamaz.İş yerinde ara molalar verin ve belli aralıklarla dinlenin. Oturarak çalışanlar arada kalkıp yürüyün. Evde televizyon seyrederken ya da kitap okurken bacaklarınızı yukarı kaldırın. Bu kan dolaşımını hızlandıracak ve sizi rahatlatacaktır.Oluşan varisli damarlara dokunmamaya özen gösterin. Kaşıma ya da kontrol amaçlı dokunmalarla, incelmiş cilt nedeniyle enfeksiyon gelişimi riski oldukça yüksektir.Bacaklarınızı rahatlatacak soğuk duş masajı iyi gelir. Masaj yaparken ellerinizle dokunmak yerine suyun etkisinden yararlanın. Bu sağlıklı kan dolaşımı için etkili bir yöntemdir. Ayrıca her banyo sonrasında bacaklarınıza yumuşatıcı sürerek hem cilt beslenmesini sağlayın hem de sağlıklı dolaşıma olanak verin.
Reklam