Sakalın Bilimsel Olarak Kanıtlanmış İlginç Faydaları
Sakalın bilimsel olarak kanıtlanmış faydaları olduğunu biliyor muydunuz? Öncelikle şunu söylemeliyiz ki yapılan araştırmalar sonucunda kadınlar, sakallı erkekleri daha çok beğeniyorlar. Ve ek olarak da ilave etmeliyiz ki sakalın sağlık açısından bir çok faydası var. İşte onlardan birkaçı;*Sakal cilt kanserini önler.Southern Queensland Üniversitesi tarafından yapılan araştırma sakalın zararlı ışınları yüzde 95 oranında engellediği yönünde. Bu sayede daha az ışına maruz kalan ciltte kanser riski azalıyor.*Sakal sayesinde cilt daha geç yaşlanıyor.Sakal sayesinde cildiniz nemli kalır ve soğuk havanın cildinize temas etmesi engellenir. Bu da nemli cildin uzun süre genç kalmasına sebep olur. Ayrıca sakallı cilde nemlendirici sürdüğünüzde sakalsız cilde oranla daha fazla etkilidir.*Astım ve alerjiden korur.Sakal sayesinde yüzünüze polen ve toz daha az gelir. Bu sayede astım ve alerji riskiniz azalır. Sakal bir anlamda filtre görevi görür. Özellikle bıyık tam da bu görev içindir. *Sakal soğuk algınlığından korur.Çene ve boyun bölgenizde çıkan sakal sizi sıcak tutar. Özellikle kışları soğuk algınlığı riskiniz sakallarınız sayesinde azalır. Doktorlar, gribe karşı bağışıklık sistemi zayıf olanlara sakal öneriyor.*Bakterilere karşı engel oluşturur.Deride oluşan tahriş gibi sorunlar traş nedeniyle daha da artar. Sakal sayesinde bu tarz problemlere gerek kalmaz. Sakal bırakırsanız direk deriye temas eden bir kesim uygulamanız gerekmez. London Clinic’te görevli dermatolog Dr. Martin Wade, traş olmanın sebep olabileceği tahriş, bakteriyel enfeksiyon ve folliculitis denilen deride oluşan kızarıklık gibi sorunlarla karşılaşmamak için erkeklerin sakal bırakabileceğini belirtiyor.Haberin tamamı ve fotoğraflar için : Sakalın bilimsel olarak kanıtlanmış ilginç yararları
Kitaptan Uyarlanan En İyi 30 Aşk Filmi
Nicholas Sparks'ın aynı isimli kitabından uyarlanan filmde John isimli genç orduya yazılır. Gitmeden önce Savannah isimli bir üniversite öğrencisine aşık olur ve çok geçmeden de kızın kalbini kazanır ancak John'un orduya çağrılması çiftin yalnız mektuplar aracılığıyla iletişim kurmasına neden olacaktır.
3 Yılda Suriyeli Hastalara 209 Milyon Harcandı
2011-2014 yılları arasında Türkiye’deki hastanelerde 11 bin 656 Suriyeli hastanın tedavi edildiği kaydedildi. En fazla Suriyeli hasta Şanlıurfa’daki hastanelerde tedavi altına alınırken, ikinci sırada İstanbul yer aldı. Söz konusu hastalara 209 Milyon TL harcama yapıldı.Sağlık Bakanlığı kaynaklarından elde edilen bilgilere göre, Suriye’den Türkiye’ye gelerek tedavi olmak isteyen 11 bin 656 hastaya sağlık hizmeti sunuldu. 3 bin 38 kişi Şanlıurfa’daki hastanelerde tedavi edilirken, İstanbul’da bu rakamın 2 bin 539 olduğu kayıtlara yansıdı. İzmir ise bin 858 kişi ile üçüncü sırada yer aldı.Sağlık Bakanlığı Suriyeli hastaların tedavi süreçlerine ve kimlik bilgilerine ilişkin verileri de Emniyet Genel Müdürlüğü’ne gönderdi. Öte yandan 2014 yılı başına kadar Türkiye’deki hastanelerde tedavi olan hastalara cerrahi müdahale, genel tedavi, ilaç giderleri ve diğer harcamalar olmak üzere 208 Milyon 900 bin TL harcama yapıldığı belirtildi. Söz konusu harcamalar Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan (SGK) tahsil edildi.
11 Eylül'ün 3 İtfaiyecisi Aynı Gün Öldü
New York İtfaiye Teşkilatı (FDNY), saldırılarında yıkılan Dünya Ticaret Merkezi'nin enkazında çalışan 3 itfaiyecinin aynı gün hayatını kaybettiğini bildirdi.FDNY yetkilisi Daniel Nigro, Howard Bischoff, Robert Leaver ve Daniel Heglund adlı 3 itfaiyecinin, enkazdan yayılan zehirli gazın yol açtığından şüphelenilen kanser hastalıklarından pazartesi öldüğünü söyledi.İtfaiyecilerin, kan kanseri, yemek borusu kanseri ve kalın bağırsak kanserinden hayatlarını kaybettiği belirtildi.İkiz kulelerin enkazındaki arama kurtarma çalışmalarına katılan binlerce insana, saldırılardan yıllar sonra solunum rahatsızlıkları ve çeşitli başka hastalık tanıları konulmuştu.Saldırıların üzerinden geçen 13 yılda, ilk müdahale ekibinden yüzlerce insan olay yerindeki dumana maruz kalanların en büyük korkusu olan kansere yakalandı. Ancak doktorlar ve araştırmacılar saldırıları ve bu hastalıklar arasında henüz bir bağlantı bulamadı.ABD Kongresi, saldırılarla ilişkisi olabilecek hastalıklara yakalananlar için 2,78 milyar dolarlık bütçe ayırmış, bu fonun yöneticileri en genel kanser türlerini bu hastalıklara dahil etmişti.
Reklam
'Kanserli Köy' 40 Yıl Sonra Taşınıyor
Kanserden ölümlerin yoğun olarak görüldüğü Ürgüp'e bağlı Karain köyünde 1974'de yapılan araştırmalarda, kaya oyma evlerin duvarlarında kanserojen 'erionit' maddesinin bulunduğu belirlendi. Bugüne kadar 350 kişinin akciğer zarı kanserinden hayatını kaybettiği Karain köyü, kış gelmeden boşaltılarak, TOKİ tarafından yaptırılan yeni konutlara taşınacak. Köy Muhtarı Özata: 'Köyde bu yıl içerisinde kanserden 12 kişi öldü'Kaya oyma evlerinin duvarlarındaki 'erionit' maddesi yüzünden bugüne kadar 350 kişiyi kanserden kaybeden Ürgüp'e bağlı Karain köyü, Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) tarafından ilçe merkezine yaptırılan konutlara taşınacak.Ürgüp Belediye Başkanı Fahri Yıldız, AA muhabirine yaptığı açıklamada, akciğer zarı kanserinden ölümlerin çok fazla olduğu Karain köyünde 1974'de hastalığın nedenini bulabilmek için dönemin Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı, Dünya Sağlık Örgütü ve Hacettepe Üniversitesinin araştırma yaptığını söyledi.Köydeki kaya oyma evlerin duvarlarında bulunan 'erionit' isimli maddenin soluma yoluyla vücuda alınmasının akciğer zarı kanserine neden olduğunun belirlendiğini anlatan Yıldız, 'Bunun sebep olduğu kanserden köyde yaklaşık 350 vatandaşımız öldü. Bu ölümlerin birçoğu da erken yaşlarda görülmüştü' diye konuştu.Köydeki kanser vakalarının nedeninin belirlenmesinin ardından TBMM'de oluşturulan Kanser Araştırma Komisyonu'nun da verdiği raporlar doğrultusunda köyün taşınmasının kararlaştırıldığını ifade eden Yıldız, 2012 yılının Mayıs ayında TOKİ'nin ihaleye çıkarak, köyün taşınacağı konutların yapımına başladığını belirtti.TOKİ'nin Tarım Köy Projesi kapsamında yaptırdığı 127 konutun tamamlandığını ve önümüzdeki günlerde dairelerin hak sahiplerine verileceğini kaydeden Yıldız, şöyle devam etti:'Halen Ürgüp'e 7 kilometre mesafedeki Karain köyünde insanlarımız ikamet ediyor. Köylüler için Ürgüp'ün Evka Mahallesi'ne yapılan müstakil konutlar iki kattan oluşuyor. Burada köy ve kent yaşamının birlikte sürdürülebileceği bir proje uygulandı. Üst katları normal yaşam alanı alt katlar köylümüzün her türlü ürünü pekmezi, buğdayı, arpayı stoklayabileceği depo olarak yapıldı. Dış cepheler büyük ölçüde taş kaplama. Evlerin barınma alanı 85 metrekare deposuyla beraber toplam 170 metrekareye ulaşıyor. Kış gelmeden konutlar hak sahiplerine dağıtılacak. Böylece kanserli köy boşaltılmış olacak. Aydınlatma, ulaşım, kanalizasyon, içme suyu çalışmaları tamamlandı.''Köylülerimiz tarlalarından, bağlarından kopmayacak'Taşınma işleminin bitmesinin ardından köyde yaşamaya izin verilmeyeceğini, evlerin kapılarının mühürleneceğini vurgulayan Yıldız, uygulamanın köylülerin sağlığı için yapıldığını, Karainlilerin de bunun farkında olduğunu ifade etti.Ürgüp'teki yeni konutlara taşınacak köylülerin tarlalarından koparılmayacağını, istedikleri gibi arazilerini işleyebileceklerini belirten Yıldız, 'Tarlalarında kanserojen madde yok. Tehlike evlerinin duvarlarında. Zaten yapılan evler de köy hayatlarını devam ettirmelerini teşvik edecek nitelikte' dedi.Köylüler taşınmayı bekliyorKöy Muhtarı Mevlüt Özata, Karain sakinlerinin çoğunun taşınmayı istediğini söyledi. Yakınları arasında kanserden ölen olmadığını ancak 1970 yılından bu yana 350 kişinin bu hastalık nedeniyle yaşamını yitirdiğini belirten Özata, geçen muhtarlık döneminde 39 yaşındaki bir azasının 4 ay içerisinde aynı hastalıktan öldüğünü kaybetti.Ürgüp'deki yeni konutlara taşınmayı beklediklerini dile getiren Özata, 'Köyde bu yıl içerisinde kanserden 12 kişi öldü. Akciğer zarı kanseri nedeniyle... Köyden ayrılmak istemeyenler de oluyor ancak onlar azınlıkta. Hepimiz taşınmayı bekliyoruz' diye konuştu.Milliyet
Diyet Yapmadan 500 Kalori Yakmanın 5 Yolu
Kışa formda girmek istiyorsanız, bu yazımız tam size göre. İşte diyet yapmadan 500 kalori yakmanın 5 yolu...Diyet yapmadan 500 kalori yakmayı ister misiniz? Uzun süredir vermeyi istediğiniz o fazla kilolardan sadece yeme alışkanlıklarınızı değiştirerek ve biraz da hareketlenerek kurtulabilirsiniz.Kışa formda girmek istiyorsanız, bu yazımız tam size göre. İşte diyet yapmadan 500 kalori yakmanın 5 yolu…KahvaltıBeyaz undan yapılmış poğaça, ekmek ve simit gibi yiyeceklerle kahvaltı etmek yerine bir kase dolusu yulaf ezmesi ve frambuazı tercih ederseniz, 500 kalori almaktan kurtulursunuz. Lif içeren gıdalar neredeyse yok denecek kadar az kalori içerirler. Ayrıca yulaf ezmasi gibi lifli gıdalar, uzun süre tok kalmanızı da sağlar.Hareket edin15 dakikalık tempolu bir yürüyüş yaklaşık olarak 100 kalori yaktırır. Yürüyüşü günlük rutininz haline getirdiğinizde haftada 500 kalori yakmış olursunuz. Ayrıca sürekli oturmak yerine daha fazla hareket ederek de kalori yakabilirsiniz. Masa başında çalışan biriyseniz, kendinize hareket etmek için fırsatlar yaratabilirsiniz. Örneğin, asansör yerine merdivenleri kullanabilir, arabanızı otoparkın en uzak köşesine park edebilir veya otobüsten birkaç durak önce inip yürüyebilirsiniz.Yemekleri iyi çiğneyinYapılan araştırmalara göre lokmalarını 40 kez çiğneyenler, ortalama olarak 15 kez çiğneyenlere göre %12 oranında daha az kalori alıyor. Çiğneme sayısınız arttıkça vücudunuzda açlık hormonu seviyeniz düşer ve beyninize tokluk hissinin sinyalleri gitmeye başlar. Kısacası daha yavaş yemek yediğinizde, daha çabuk doyacak ve daha az kalori almış olacaksınız.Düşük kalorili içecekler tüketinŞeker deposu meyve suları, alkollü içecekler ve kremalı kahveler, yaklaşık olarak 600 kalori içerirler. Bu da günlük almanız gereken kalori miktarının büyük bir kısmını kaplar. Şeker oranı yüksek içecekler içmek yerine, evde taze meyvelerden hazırlayacağınız meyve sularını tercih edebilirsiniz. Ancak içeceğinizi hazırlarken içerisine asla şeker ilave etmemelisiniz.Tabağınızın hepsini bitirmeyinÖğünlerinizde porsiyonlarınızın yaklaşık olarak %25'i kadarını tabağınızda bırakın. Örneğin, günlük 2000 kalori aldığınızı düşünelim. Her porsiyonunuzun çeyreği kadarını yemediğinizde gün içinde yaklaşık olarak 500 kalori daha az almış olursunuz. Ayrıca büyük boy tabaklarda yemek yemek yerine orta boy tabakları tercih ederseniz, yine fazladan 500 kalori almamış olursunuz.
Reklam
Abartmadan Kas Yapma Teknikleri
Market poşetlerini kolayca taşıyabilmek mi yoksa baklava dilimli bir vücuda sahip olabilmek için mi kas yapmak istiyorsunuz? İşte püf kas yapma teknikleri:Market poşetlerini kolayca taşıyabilmek mi yoksa baklava dilimli bir vücuda sahip olabilmek için mi kas yapmak istiyorsunuz? Yrd. Doç. Dr. Gamze Şenbursa, güvenli ve verimli bir egzersiz programının püf noktalarını sizler için yazdı.Kuvvetlendirme ya da dirençli egzersizde tipik olarak ağırlık makinaları, serbest ağırlıklar ve dirençli bantlar gibi ekipmanlar kullanılır. Bu egzersizler kemik kaybına karşı koruyucudur ve kas yapımını sağlar. Aynı zamanda vücudunuzdaki kas kitlesinin oranını artırır. Bu yüzden egzersiz rutininizde önemli bir yere sahiptir.Teknik olarak, kuvvetlendirme ya da dirençli egzersizleri duvara karşı şınav veya dambıl kaldırma gibi kaslarınızın normalden daha fazla kuvvetle karşılaştığı herhangi bir zamanda ve yerde yapabilirsiniz. İlerleyerek artan ağırlıklar ya da artan direnç kasları kuvvetlendirir. Küçük nüanslar bir yana, kuvvetlendirme egzersizleri; market poşetlerini taşımak, merdiven çıkmak, sandalyeden kalkmak, otobüse yetişmek gibi günlük aktivitelerinizin kolayca yapılabilmesi için gerekli olan fonksiyonel kuvveti sağlar.Güncel kuvvetlendirme egzersiz programları ana kas grupları için (bacaklar, kalça, bel, göğüs, karın, omuzlar ve kollar) haftada 2 veya daha fazla kez yapılmasını öneriyor. Her seans için tek set etkili olur ancak 2 veya 3 set daha iyi olabilir. Her egzersizi 8 ile 12 kez tekrar edin. Kuvvetlendirme egzersizleri seansları arasında toparlanma ve yenilenme için vücudunuz en az 48 saate ihtiyaç duyar.HAYDİ BAŞLAYIN!Aşağıdaki öneriler egzersiz programınızı güvenli ve verimli bir şekilde yapmanızı sağlayacak.5-10 DAKİKA ISININ VE SOĞUYUNYürümek ısınmak için iyi bir yoldur. Germe ise soğuma için mükemmel bir yoldur.FORMUNUZA ODAKLANIN, KİLONUZA DEĞİLVücudunuzu düzgün bir şekilde pozisyonlayın ve egzersiz sırasında rahatça hareket edin. Formunuzun zayıf olması yaralanmalara ve yavaş kazanımlara yol açar. Birçok uzman kuvvetlendirme egzersizlerinin rutinini öğrenirken ağırlıksız ya da çok hafifi ağrılıklarla başlamayı öneriyor. İzole kas grubunda çalışırken yavaş, düzgün bir şeklide kaldırmaya ve eşit şekilde kontrollü bir şekilde indirmeye konsantre olun. Belirli kasları bilinçli bir şekilde kasıp gevşetirken vücudunuzu spesifik bir pozisyonda tutarak kasları izole edebilirsiniz.TEMPO! TEMPO!Tempo, hızlanma yüzünden daha düşük kas kuvveti kazanmaya karşı daha kontrollü olmayı sağlar. Örneğin; dambılı indirirken 3’e kadar sayın ve başlangıç pozisyonuna kaldırırken de 3’e kadar sayın.NEFES ALINKuvvetlendirme egzersizleri sırasında eğer nefesinizi tutarsanız kan basıncınız yükselir. Kaldırma, itme ya da çekme gibi dirence karşı çalışırken nefesinizi verin, gevşerken de nefes alın.
Sonbaharda Fazla Kilolara Veda!
Sonbaharın ilk günlerini geride bıraktık ve yazın aldığımız kilolarla başbaşayız! Uzman Diyetisyen Gamze Şanlı Ak, fazla kilolardan kurtulmanızı sağlayan modern hayat tüyoları veriyor!Sonbaharın ilk ayına merhaba dedik ve kış kapıda… Diyet listeleri çoktan elden ele dolaşmaya başladı.Kadın-erkek fark etmeden birçok kişiyi yazın aldıkları kiloları verme ve kışı fit karşılama telaşı sardı. Çünkü kış demek, kilo almak demek.Uzman Diyetisyen Gamze Şanlı Ak bu süreçte neler yapılmalı konusuna önerileri ile ışık tutuyor.İşte işin uzmanından modern hayat ve dengeli beslenme tavsiyeleri…Kahvaltı aşkına!Güne sağlıklı bir kahvaltıyla başlamanın ne kadar önemli olduğunu birçok kez duymuşsunuzdur. Kahvaltı, metabolizmayı hızlandırmanın yanı sıra kan şekeri seviyenizi dengeleyerek öğlen yemeğinde fazla yemenizi engeller. Yapılan çalışmalar kahvaltı yapan bireylerin günün diğer saatlerinde daha sağlıklı beslendiklerini ve daha az kalori aldıklarını göstermektedir.Eğer özel bir davet öncesinde birkaç kilo kaybetmek istiyorsanız; kahvaltınızın kadınlarda 250 kalori- erkeklerde 350 kaloriyi geçmemesine ve vücudunuza yeterli enerjiyi vermesi için uzun süre tokluk hissi sağlayan protein (yumurta, peynir, süt, yoğurt) ile sağlıklı karbonhidratlar (tam tahıllar, meyve, sebze) kombinasyonunu içermesine özen gösterin.Kalori bombası sıvı içecekleri bırakın!Meyveli sodalar, şekerli-gazlı içecekler, meyve suları ve kremalı kahveler tanıdık mı geliyor?Yüksek kalori içeren bu içeceklerden uzak durup onun yerine ‘0’ kalori olan SU içmeye ne dersiniz? Düşünün; her gün içtiğiniz 2 kutu şekerli-gazlı içeceği kaldırmanız ay sonunda yaklaşık 7500 kalori kar etmeniz ve 1 kiloya elveda demeniz anlamına gelir. Ne kadar basit değil mi sadece içtiklerimize dikkat ederek ayda 1 kilo verilebilir.Aynı zamanda 1 kutu gazlı içecekte 12 küp şeker olduğundan yola çıkarsak iki kutu içtiğinizde ayda maalesef 720 küp şeker vücudunuza giriyor ve kilo aldırmanın dışında hücrelerinizi yaşlandırıyor demektir.Nişastayı azaltın!Makarna, ekmek ve pirinç gibi besinleri doğal olarak yemeye eğilimliyiz çünkü karbonhidratlar mutlu olmamızı sağlayan serotonin kimyasalının artmasını sağlarlar.Ancak forma girmek istiyorsanız biraz daha özen göstermeniz ve nişasta alımında ölçülü olmanız gerekir. Yapılan bir çalışmada; karbonhidrat isteği yüksek olanların diğer bireylere oranla günde  800 veya daha fazla kalori aldığı ve fazla kilolu ya da obez bireyler olduğu ortaya çıkmıştır.Favori sandviçinizi tek ekmekle tercih ederek, ana yemek olarak koca bir tabak kremalı makarna veya risotto yemek yerine yağsız etinizin yanına kadınlar için 2-3 kaşık, erkekler için 4-5 kaşık makarna/pilav alarak, nişasta alımınızı azaltabilirsiniz.İncelmek için pişirin!Tufts Üniversitesi’nde yapılan çalışmalar, evde yemeğini kendi yapıp yemek yerine restoranlarda yemek yemeği seçenlerin %33 daha fazla kalori aldığını gösteriyor.Restoran yemekleri çoğu zaman oldukça büyük porsiyonlarda ve yağ içerikleri yüksek olduğundan sandığınızdan daha çok kalori yüklüdür.Modern hayatın getirileri içinde evde yemek pişirmek zor olabilir ancak öğle yemeğinizi restoranlarda yeme zorunluluğunuz varsa en azından akşam yemekleri için evi tercih edin.Gerçek ya da tatlandırıcı – Şekeri hayatınızdan uzaklaştırın!Kesin olan bir gerçek var ki şekeri hayatınızdan çıkardığınızda kilo vermek için önemli bir adım atmış olacaksınız.Tatlandırıcılar iyi bir alternatif olarak gözükse de yapılan bazı çalışmalar, diyet içecekler içmenin ya da yemenin fazla kilolu olma riskini arttırdığı yönünde.Şeker tüketimi kalıcı mutluluk vermez aksine etkisi geçtikten sonra kendinizi daha yorgun hissetmeniz kaçınılmazdır.
Sıkı Kalçalar İçin En Etkili Egzersizler
Kim istemez ki, sımsıkı, seksi görünümlü kaçları olmasını? Bunun için en iyi yolun squat denilen, çömelme hareketlerine ağırlık veren bir egzersiz programı uygulamak olduğunu söylüyor egzersiz eğitmenleri.Pegarose sayfalarında size, ABD’li egzersiz eğitmeni Dianne Sykes Scope’ın önerdiği kalça sıkılaştıran hareketleri göstereceğiz. Scope’ın önerisi, gün aşırı, her bir hareketi 12 tekrardan oluşan 3 set halinde tekrarlamanız.İşte, sıkı kalçalar için en etkili egzersizler…
Reklam
Uykusuzluğun Bilmediğiniz 9 Tehlikesi
Geceleri iyi uyuyamadığınızda sabahları yorgun uyanırsınız ve bütün gün canınız bir şey yapmak istemez. Uykusuzluğun bundan başka sağlığınız için çok zararlı olduğunu biliyor muydunuz?Lifehack isimli internet sitesinde yer alan habere göre, uykusuzluk depresyondan kalp hastalığına kadar çok ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor. İşte uykusuz kalmanın getirdiği hastalıklar:1. Anksiyete seviyesini yükseltiyor: Uykusuzluk tüm anksiyete seviyesini artırarak beynin önceki reaksiyonlarını da çoğaltıyor.2. Depresyonu artırır: Uykusuzluk ruh halinizi düzenleyen nörotransmitterlerde azalmaya yol açıyor ve böylece depresyonu artırıyor.3. Hasar görmüş idrak: Aşırı uykusuzluk hafızanın hasar görmesine yol açıyor, düşünme yeteneği ile bilgi işlemeye zarar veriyor.4. Hipertansiyon riski artıyor: Gecede 5-6 saat arasında uyumak yüksek kan basıncına yakalanma riskinizi artırıyor.5. Kalp hastalığı riski artıyor: Uyuduğumuz zaman kan basıncımız düşer. Ancak uyumadığımız zaman geceleri kan basıncındaki düşüş olmayacak ve bu durum da kalp hastalığı için risk oluşturacak.6. Şeker hastalığı riski artıyor: Uykusuzluk stres yanıtımızı tetikliyor, bu da stres hormonu kortizol ile insülin direnciyle alakalı noradrenalin salgılanmasına yol açıyor.7. Sağlıksız iştah sorunu: Uyku açlık ya da tokluk hissetmenizi sağlayan hormonların dengede kalmasına yardım ediyor. Uykusuzluk ise açlık hormonunun artmasına ve tokluk hormonunun ise düşmesine neden oluyor.8. Göğüs kanser riski: Gece geç saatte ışığa maruz kalmak östrojen üretimini bozan melatonin üretimini artırıyor. Çok fazla östrojen ise göğüs kanseri oluşumunu destekliyor.9 Vücudun doğal saatinde kesinti: Uykusuzlukla oluşan bu kesinti beyaz kan hücrelerinin sağlıksız olmasına neden olur ve böylece fiziksel stres cevabınız zayıflıyor. Yetişkinlerin neredeyse yüzde 40’ı en az ayda bir kez uykusuzluk yaşamıştır.Lifehack | Zaman
Kulak Çubuğundaki 5 Tehlike
Uzmanlar uyarıyor: Kulak çubuğu deyip geçmeyin!Acıbadem Kozyatağı Hastanesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Dr. Serdar Baylançiçek, normalde kulak kepçesindeki kıvrımlı yerlerin temizlenmesi amacıyla üretilen kulak çubuklarının, kulak kanallarının içini temizlemek amacıyla bilinçsizce derinliklere sokularak temizlenmesi durumunda mantardan kulak zarında delinmeye, enfeksiyondan işitme kaybına dek birçok hastalığa yol açabileceğini belirterek uyarıyor.Dr. Baylançiçek, kulak çubuğundaki o 5 tehlikeyi anlattı.DIŞ KULAK YOLUNDA ÇİZİK YA DA ZEDELENME MEYDANA GELİYORÖzellikle yaz aylarında havuz, deniz ve duş esnasında suyla temas artarken; kulağını sık sık temizleme ihtiyacı hisseden ve kulak çubuğuyla karıştıran insanlar, dış kulak yolunda gözle görülmeyen bazı çiziklere, zedelenmelere yol açabiliyor. O zedelenmeler ve çatlaklardan bakteriler kolayca girerek dış kulak yolunda enfeksiyona neden olabiliyor. Haliyle çok kolay enfeksiyon kapılıyor. O nedenle bilinçli hareket etmek, kulak çubuklarını kulakların derinliklerine doğru koyuvermemek gerekiyor.KİRLER DAHA DA DİBE İTİLİYORNormalde dış kulak yolu kahverengi bir salgı yapıyor. Dış kulak yolunu enfeksiyonlardan koruyan bu salgı normalde dış kulak yolu tarafından dışarı atılıyor ama biz onu günlük yaşantımızda göremiyoruz. Dışarı atılmasında problem olması durumunda ise bu içeride birikebiliyor. İşte o salgıyı kulak çubuğu ile temizleyeceğiz derken aslında tam tersi o birikenleri daha da içeri atıp birikmesine neden olabiliyor, dış kulak yolu kanalını kapatabiliyoruz.İŞİTME KAYBINA YOL AÇABİLİYORKulağımız doğal yapısı gereği kendi kendini temizleme özelliğine sahip. Üstelik kulak kirleri sanılanın aksine kulağımız için faydalı. Ama kulak çubuğu ile bu faydalı kirlere müdahalede bulunarak kendi kendimize kötülük yapıyoruz. Zira bilinçsiz kullanım kulak tıkanıklıklarını hatta işitme kaybını beraberinde getirebiliyor.KULAK ZARINDA DELİNME MEYDANA GELEBİLİYORKulak zarı yaklaşık 2.5-3 santim ileride yer alıyor. Ani ve aşırı basınç değişikliklerinin yanı sıra, patlama, aşırı ses, travma, Tokat atma ve darp gibi sebeplerle delinebilen kulak zarı, kulak çubuğu ve şişle kulağı kurcalama sonucunda da aynı sorunla karşı karşıya kalabiliyor. Bu nedenle özellikle havuz, deniz ve duştan sonra kulağın nemini almak yeterli oluyor.MANTARA NEDEN OLABİLİYORKulak çubukları normalde kulak kepçesindeki kıvrımlı yerlerin temizlenmesi amacıyla üretilmesine karşın, kulak kanallarının içini temizlemek için bilinçsizce derinliklere sokulması kulağın kendi kendini doğal yoldan temizleme mekanizmasını bozduğu gibi buşon denilen tıkaçların ortaya çıkması ve suyla temasıyla mantar gelişimine de neden olabiliyor.Milliyet
Leke Giderici Maske Nasıl Hazırlanır?
Muhakkak ki herkesin bir leke problemi oluyor maalesef güneşten korunmamız zorlaşıyor ve bizlere diş fırçalamak ne kadar zor geliyorsa, güneş kremi de bir o kadar anlamsız ve zor gelmekte fakat leke olarak geri dönüşümleri de çoğu kişinin canını acıtmaktadır.Size bir maske önerim var; bu maskeyi kesinlikle 24 gün boyunca her akşam yapın maskeyi yaptıktan sonra dışarı çıkmıyoruz. Haftada 2 kere bozulmuş süt ile yıkayın ve durulayın.Tarif : Öncelikle bir kâseye 3-4 damla limon suyu sıkın, 1 bardak su katıp karıştırın pamuk yardımıyla yüzünüzü temizleyin..
Reklam
İstanbul'da Korkutan Ebola Şüphesi
Şişli Etfal hastanesinde ebola şüphesiyle gözlem altında tutulan Nijerya uyruklu bir hasta, ayrıntılı tanım yapılması için yoğun güvenlik önlemler altında Haseki'ye sevk edildiİstanbul'da Nijerya uyruklu 43 yaşındaki Fabian Chiman Egeolu , Ebola şüphesiyle gözlem altına alındığı Şişli Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nden, ayrıntılı tanının yapılması için Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne sevk edildi.Anadolu Ajansı'nın haberine göre, Şişli Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi Yöneticisi Doç. Dr. Hasan Sinan Uslu , yaptığı açıklamada, Nijerya uyruklu hastanın 21 Eylül'de Türkiye'ye giriş yaptığını söyledi.Egeolu'nun bugün 06.40'ta yüksek ateş, sağ bacakta ağrı, kaslarda tutulma şikayetleriyle hastanenin erişkin acil polikliniğine başvurduğunu ifade eden Uslu, şunları kaydetti: 'Hastaneye başvurduktan sonra Nijerya'dan gelmesiyle beraber gerekli ön tanılar için tetkikleri tamamlanıyor. Hastayı, ön tanıyı aldıktan sonra hızlıca izole bir odaya aldık. Burada hem temas hem de damlacık izolasyonunu sağlayacak tarzda bir önlem aldık. Ön tanısının gerçekleşmesinin hemen arkasından da ilgili yer olan Haseki Eğitim ve Araştırma Hastane'sinin enfeksiyon bölümüyle konuşuldu.Hasta, İl Sağlık Müdürlüğü'nden gelen ambulanslarla güvenli şekilde transfer edildi. Yapılan testler viral testler olduğu için henüz bir sonuç yok. Mevcut olan testlerin çoğu klasik, yaptığımız testler ve gerçekten tanı koydurucu değil, ön çalışmalardır bunlar. Bunlar hep ön bulgudur.'Egeolu'nun, özel giysili sağlık personelince ambulansa konularak Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne götürüldüğü görüldü.T24
Reklam
Uykusunda 36 Kilo Aldı
ABD'NİN New Jersey kentinde az yemesine rağmen birkaç yıl içinde 36 kilo alan Chris Perez'in 'uykuda yeme hastası' olduğu ortaya çıktı.Tıpta 'Nocturnal Sleep Related Eating Disorder (NSRED)' olarak bilinen bu hastalıktan muzdarip olanlar uyurken yataklarından kalkıp, aşırı yemeye başlıyorlar. Uyandıklarında hiçbir şey hatırlamıyorlar.Chris Perez'in hastalığa ilk kez 2009'da yakalandığını tahmin ediyor. Bu tarihe kadar ideal kiloda olan Perez bir anda kilo almaya başlıyor. Yediklerine dikkat edip ve daha fazla spor yapan Perez şişmanlığı durdumamayınca doktora gidiyor.Uzun süren tıbbi testlerden sonra Perez'in uykuda yeme hastası olduğu kesinleşiyor. Doktorun tanısının ardından eve güvenlik kamerası taktıran Perez gördükleri karşısında şaşkına dönüyor.Yaşadıklarını anlatan talihsiz genç, 'Uyandığımda yatağımda yemek kırıntıları görür anlam veremezdim. Buzdolabındaki yemekleri teyzemin yediğini düşünürdüm. Meğer suçlu benmişim' dedi.Sabah
Coca Cola ve Pepsi Anlaştı
ABD’li içecek şirketleri ürünlerindeki kalori oranını azaltmak konusunda anlaşmaya vardı. Yapılan anlaşmaya göre, ABD'de satılan içecekler artık daha küçük olacak ve daha az kaloriye sahip olacak.Coca Cola ve Pepsi gibi içecek üreticileri ABD’de sattıkları ürünlerdeki kalori oranını ve ürünlerinin boyutunu azaltmak konusunda anlaşmaya vardı.Anlaşma çerçevesinde Coca Cola, Pepsi ve Dr Pepper’ın ürettiği içecekler artık yüzde 20 daha az kaloriye sahip olacak.Şirketlerin dün New York’ta düzenlenen ‘Clinton Global Initiative’ kapsamında yaptıkları anlaşma çerçevesinde içeceklerin porsiyonu da eskiye oranla bir miktar küçülecek.ABD’nin obezite ile olan savaşına önemli bir katkı sağlıyacağı düşünülen bu kararın ardından tüketicinin reaksiyonunun ne olacağı ise, şimdiden en çok merak edilen sorulardan biri oldu.Milliyet
Burun Estetiği Konusunda Bilinmesi Gerekenler
Burun ameliyatı estetiği, doğal görünümün en önemli unsuru olmasa bile bu konuda problem yaşayan kişiler için son derece önemli bir ameliyat. Bu neden ile her hastaya bilgisayarda farklı tasarımlar yapılması gerekmektedir. Ameliyat hem iyi yapılmış olmalı hem de ameliyat yapıldığı başka kişiler tarafından anlaşılmamalıdır.Burun yüz bölgesine estetiklik katan en önemli unsurdur. Estetik burun ameliyatının tıpta dilinde rinoplasti adı ile anılır. Burun estetik ameliyatı buruna şekil vermek için uygulanır, burun inceltip sivrileştirilebilir ya da tam tersi kalınlaştırılabilir, burun ucu indirilip kalınlaştırılabilir, burunda her hangi bir eğiklik varsa düzeltile bilir, burun delikleri büyükse küçültüle bilir.Sadece burun şekli amacı ile değil aynı zamanda burundaki kemik ve kıkırdakların oluşturduğu nefes alma zorlu estetik ameliyatı ile birlikte spetum deviasyonu yapılırsa nefes alırken ki zorluktan kurtula bilirsiniz. Fiyatları ve özellikleri bakımından ise özellikle Ankara için..
Reklam