onedio
Sana Uygun Olan Seyahat Türünü Söylüyoruz!
Kimimiz şöyle böcü börtü sesiyle turlaya turlaya, kimimiz bir çırpıda orada olayım yaaa, kimiz çılgınlar gibi eğlenip yılın yorgunluğunu atayım düşüncesiyle seyahat etmek ister. Senin tercihini bulalım bakalım!
Yengeç Burcu İnsanları Hakkındaki Düşüncelerini Mizahla Harmanlayarak Anlatan 17 Kişi
''Yengeç burcu insanları gülmeyi aşırı derecede sever ve çelişkili bir yapıya sahiptir. Mizah duyguları gelişmiştir. Arkadaşlığa ve dostluğuna önem verir. Yardıma ihtiyacı olan herkese elini uzatır. Sempatik bir kişiliği vardır. Zamanla onu daha yakından tanıyan kişiler onun içten içe acı çektiğini düşünebilir. Ya çok sevinçlidir ya da ölümcül derecede üzüntülü.''Bunlar yengeç burcu insanları hakkında genel olarak kabul ettiğimiz şeyler. Pekii Twitter ahalisi bu konu hakkında ne düşünüyor? Hep beraber bakıyoruz.İyi eğlenceler. 😂
"Best of Dijital" Yarışmasında Dijitalin En İyileri Seçildi: Ödüller 24 Mayıs'ta!
Hızla gelişen ve değişen iletişim teknolojileriyle birlikte bizlerin de aktif olarak kullandığı iletişim mecraları değişti, trendlerimiz çağa ayak uydurarak dijitalleşti.Günümüzün büyük birçoğunu içerisinde geçirdiğimiz, 4. Sanayi devrimi olarak nitelendirilen dijital dünyanın binlerce oyuncusunun arasından tabi ki sıyrılarak herkesin beğenisini kazanmış projeler, girişimciler ve kullanıcılar mevcut.
Adichie'den Beyonce'ye, Dior'a ve Sokaklara Uzanan Çarpıcı Bir Slogan: Hepimiz Feminist Olmalıyız!
etiket
Chimamanda Ngozi Adichie, ödüllü Nijeryalı feminist yazar, 'Mor Amber' romanı 2003'te yayımlandı ve bugüne kadar 28 dile çevrilerek tüm dünyada çok satanlar listelerinde yer aldı. 2012 yılında Time dergisinin 'Dünyadaki En Etkili 100 İsim' listesinde yer alan Adichie, 2013'te gerçekleştirdiği 'Hepimiz Feminist Olmalıyız' konuşmasıyla tüm dünyada feminizmin daha iyi anlaşılması için ilham kaynağı oldu. Bugün 'Hepimiz Feminist Olmalıyız' tüm dünyanın gururla dile getirdiği bir slogana dönüştü. Adichie'den Beyonce'ye, Dior'a ve sokaklara uzanan bu slogana biraz yakından bakalım!
Reklam
Reklam
Reklam
'Gün Gelir de Lazım Olur' Diye Atmaya Kıyamayıp Her Şeyi İstifleyenlerin Çok İyi Bildiği 13 Şey
Birçoğumuzun evi atmaya kıyamadığımız, muhakkak lazım olur dediğimiz eşyalarla dolu. Malumunuz buna halk arasında istifçilik diyoruz. Bu yalnızca bir şeyleri istifleyenler için makul olan diğer insanların ne yazık ki bir türlü anlam veremediği ve istifçilik huyuna sahip olanları bitmek bilmez sorularla bunalttığı bir durum. Ama ya gün gelir de lazım olursa? İşte, her şeyi istifleyenlerin çok iyi bildiği 13 şey!
Reklam
Ünlü Roman ve Öykülerdeki Sofraları Gerçeğe Dönüştüren Fotoğraf Projesi: Kurmaca Ziyafetler
İtiraf edelim Kırmızı Başlıklı Kızın sepetindeki çörekleri hepimiz merak ettik. Alice Harikalar Diyarı'ndaki mis gibi kekleri, pastaları, üzerinde buharı tüten çaydanlıkları gerçek hayatta görmek istemez misiniz? Sanatçı Charles Roux'un devam etmekte olan serisi 'Kurmaca Ziyafetler'i sizler için Slate'den derledik. Roux bu seriyi 2014 yılında Paris'te Icart Photo'da öğrenci olduğu günlerden bu yana yapıyor. Okumayı çok sevdiği için projelerinden birini böylelikle edebiyata odaklamak onu çok mutlu etmiş. Bu projede de çok sıradan bir şey olan yiyeceklerin hikaye anlatımına olan sıradışı etkisini yakalamayı hedefliyor.
Prenses Kate Baldız Oldu! Pippa Middleton'un Enteresan Kurallarıyla Bir İngiliz Kraliyet Düğünü
Dünyanın en sevdiği Prenses Diana'nın oğlu Prens William ile evlenen Kate Middleton'u bilirsiniz. Geçtiğimiz haftasonu kızkardeşi Pippa da kraliyete yaraşır bir düğünle dünya evine girdi. Annesi Carole Middleton, Prenses Eugenie ve kayın valide Jane Matthews'ün ışıl ışıl parladığı düğünde bazı tuhaf davet kuralları da vardı. Buram buram monarşi kokan düğüne gelin bir göz atalım!
Reklam
Saldırgan Vücut Dilini Nasıl Anlayabileceğinizi Gösteriyoruz!
Vücut dili, istisnasız olarak hepimizin istemsiz olarak dışa vurduğu ve asıl hislerimizi açığa çıkaran bir iletişim şeklidir. Ve bazı durumlarda mikro ifadeleri ve vücut dilini bilmek ve gözlemlemek sizi olası bir tehditten koruyabilir.Doğduğumuz andan itibaren, beynimiz ve vücudumuz kendisini korumaya  otomatik olarak programlıdır. Yeni doğmuş bir bebeğin gözüne doğru elinizle hızlıca bir hareket yapsanız gözünü istemsiz hızlıca ve sımsıkı kapatır. Bir yetişkine elinizi hızlıca kaldırsanız ya vücudunu istemsiz hızlıca geri çeker ya da elini yine istemsiz kendine kalkan yaparcasına kaldırır. Bunlar istemsiz ama beynin otokontrol mekanizması tarafından yönetilen bir çeşit savunma mekanizmasıdır. Bu iki basit örnek bize gösterir ki, beyin aslında insanoğlunun en büyük ve en tehlikeli silahıdır. Beyin, tehdit anlarında önce kendisini ve vücudu savunur, sonra tehdidi etkisiz hale getirir ve sonra da gerekirse bu tehdide cevap verir. Buna kısaca 'durumsal farkındalık' denir.
Reklam