14 Maddede Verilere Göre '2014 Türkiye'sinde Genç Olmak'
Gençlik dönemi gerek birey açısından, gerekse toplumlar açısından dönüşümün gerçekleştiği bir dönemi ifade etmektedir. Bu nedenle gençlik döneminde birey kendisi için ne kadar yatırım yaparsa gelecekte o kadar kaliteli ve refah bir hayat sürecektir. Diğer yandan ülkeler geleceğin mimarı olan gençlere yönelik ne kadar politika üretir ve uygularsa ekonomik ve sosyal kalkınma konusunda o denli başarılı olunur, özellikle Türkiye gibi genç nüfusun yoğunlukta olduğu ülkelerde. Bu noktada gelecekte ülkemizin hangi gelişmişlik aşamasında olacağı konusunda gençlikle ilgili veriler önemli ipuçları sağlayabilir. Hazırladığımız tabloların siz okuyucular için; 2014 Türkiye'sinde, 'genç' olmanın hem zorlukları hem de bilinmeyen yönleriyle ilgili bir ayna görevi üstleneceğini umut ediyoruz.
Reklam
Antoine Helbert'in İllüstrasyonlarıyla 11 Maddede Fetih Öncesi İstanbul Tarihi
Yunanistan'dan gelen Megaralılar M.Ö. 680'lerde Marmara Denizi'ni geçerek İstanbul'a ulaştılar ve bugünkü Kadıköy'de Halkedon adını verdikleri bir kent kurdular. 'Körler Ülkesi' olarak da anılan Halkedon'un halkı tarımla uğraşıyordu. M.Ö. 660'larda da Trak kökenli komutanları Bizans önderliğinde yola çıkan Mega'lıların diğer bir kolu bugünkü Sarayburnu'nun olduğu yerde başka bir kent daha kurdu.(Metin ibb.gov.tr 'den alınmıştır.)
Reklam
Reklam
16 Fotoğrafla Geleceğin Konutlarına Bir Örnek "Nagakin Kapsül Kulesi"
Hemen herkesin aklında, insanlığın geleceğiyle alakalı farklı fikirler ya da hayaller vardır. Birçoğunun da aşağıdaki gibi bir yaşamı resmetmediğine eminiz. Ancak giderek artan dünya nüfusu, yaşam alanlarının iç içe geçmesi ve doğal kaynakların azalması gibi sorunlar yüzünden, geleceğimizin tıpkı örneğini aşağıda göreceğiniz klostrofobik bir kabusa dönüşmesi de muhtemeldir.  İşte Japonya’dan yayılmaya başlayan kapsül ev merakı…
Reklam
Türünün Son Örneği 10 İlkel Kabile
Hepimizin, zamanla yarıştığı, daha fazla şey elde etmek için didinip durduğu, sürekli cep telefonlarına yapışık şekilde yaşadığı bu dünyada, çok az da olsa tıpkı yüzyıllar önce olduğu gibi doğayla iç içe yaşayan birileri var. İklim değişikliği ve modern sömürü düzeni onların nüfusunun azalmasına neden olsa da, bu 10 kabile hala hayatta.
Reklam
Psikoloji Öğrencilerine Söylenen 8 Klişe Söz
Tebrikler, psikoloji bölümüne yerleşmişsinizdir, hadi hayırlı olsundur. İnsanlığınızın sınırlarını zorladığınız berbat ve stresli dönem bitmiştir. Artık test çözmeden geçirdiğiniz tek bir saniye bile içinizde değişik bir sıkıntıya sebep olan ‘vicdan sızlamaları’ geride kalmıştır. Hem lise ödevlerinize ve sınavlarınıza hem de dershane denemelerine ve testlerine yetişmeye çalışmaktan yirmi dört saatin size yetmediğini düşündüğünüz, bir günün daha fazla saat olmasını dilediğiniz zamanlar geçmiştir. Vakit gün ışığı görme vaktidir, dışarı çıkıp arkadaşlarla buluşma, bol bol gezip tozma, aileyle doyasıya vakit geçirme ve tüm bunları kafada ‘Denemede kaçıncı oldum acaba ya?’ kaygısı olmadan yapma vaktidir! Üstelik psikolog olacaksınızdır, farklısınızdır, ‘vay be!’sinizdir. Peki ya üniversite? O nasıl bir yerdir? Yeni arkadaşlarınız nasıldır? Kaç tanesini hakikaten sevecek ve dost edineceksinizdir? Kaç tanesiyle lisedeki gibi espriler, geyikler çevirebileceksinizdir? Yine ‘inek’ler olacak mıdır? Ya da bir dakika, yoksa siz de mi ‘inek’ olacaksınızdır? Bla bla bla… Bölüme yerleştiğinizi gördüğünüz veya haberini aldığınız an, tüm bu düşünceler ve daha fazlası film şeridi gibi aklınızdan geçer. Bu, ilk adımdır. İşin ikinci adımı, bu mutlu haberi akrabalara, arkadaşlara, eşe dosta yaymaktır. Zaten fazla çabaya gerek yoktur, herkes arayıp sorar, sormayana da hafiften bir kıl kaparsınız (şimdi doğruya doğru). Peki, psikoloji okuyacağınızı duyan eş dost, söz birliği etmiş gibi neden hep aynı cümleleri söyler? Valla nedenini bilemeyeceğim, bilsem de yazamayacağım. Çünkü bu klişe sözleri bir an önce yazmak için sabırsızlanıyorum. Hadi bakalım, sizin de aklınıza gelmeye başlamıştır bile bu sözler, hazırsanız başlayalım:
Reklam