Kleopatra'nın Güzellik Sırları
Efsanevi güzelliğiyle kralları bile kendisine aşık etmeyi başaran, kraliçe Kleopatra‘nın bu dillere destan güzelliğini duymayan yoktur sanırım. Kleopatra güzelliği ve bakımı için hiç kimsenin bilmediği yöntemler kullanırdı.Hepimizin evinde uygulayabileceği Kleopatra’nın bu yöntemlerine gelin hep birlikte bir göz atalım.Süt banyosuKleopatra eşek sütü, bal ve badem yağından oluşan bir banyo suyu kullanırdı. Eşek sütünü nereden bulalım dediğinizi duyar gibiyim. Korkmayın; bu muhteşem banyoyu hazırlamak için her türlü sütü kullanabilirsiniz. Sadece 3 bardak sütü yarım su bardağı bal ve 6 yemek kaşığı badem yağı ile iyice karıştırın. Sonrasında hazırladığınız sıcak banyo suyuna bu karışımı ilave edin ve muhteşem banyonuzun keyfini çıkarın. Bu banyo suyu cildinizi pamuk gibi yapacak.Deniz tuzuCildimizdeki ölü deriler gözeneklerimizi tıkar ve vücudumuzun hava almasını engeller. Cildimizi bu ölü derilerden arındırmamız gerekir. Cildimizdeki ölü deriyi arındırmak için kullanılabilecek en doğal malzemelerden birisi deniz tuzudur. Az önce yazdığımız süt banyosundan sonra tüm vücudunuzu deniz tuzu ile ovarak cildinizdeki ölü derilerden kurtulun. Cildinizin daha taze, yumuşak ve canlı olduğunu fark edeceksiniz.Gül suyunu tonik olarak kullanınGül suyu etkili bir nemlendiricidir. Kleopatra gül suyunu cildini nemlendirmek için kullanırdı. Sprey olarak veya pamukla yüzünüze uygulayacağınız gül suyu cildinizin nem dengesini korur ve canlılık verir.Üzümlü cilt maskesiÜzümlü cilt maskesi fazla bronzlaşmış ciltler için uygundur. Kleopatra’nın cildi bu maske sayesinde her zaman parlak görünürdü. 100 gr yeşil üzümü iyice ezin ve üzerine iki kaşık bal ekleyin. Temizlediğiniz yüzünüze sürün ve 15 dakika bekletin. Sonra iyice durulayın.Elma sirkeli yüz temizleme suyuElma sirkesinin; kan dolaşımını arttırdığı ve cildimizin pH dengesini koruduğu bilinmektedir. Kleopatra’da bunun farkına varmış ve yüzünü temizlemek için elma sirkesi kullanmıştı.Kleopatra’nın yüz temizleme suyunu hazırlamak için büyük bir kabın içine  1/4 su bardağı elma sirkesi ekleyin ve iyice karışmasını sağlayın. Yüzünüzü bu suyla yıkayın ve kendiliğinden kurumasını bekleyin, hepsi bu.Dudaklar için aşı boyası, gözler için sürmeKleopatra katı yağ ile aşı boyasını karıştırıp belkide Dünya’nın ilk rujunu yapmıştı. Gözlerini daha büyük ve çekici göstermek için ise sürme kullanırdı.Oje yerine kına Kına tırnakları besler ve güçlendirir. Ayrıca kına kendine özgü kırmızı rengiyle tırnaklar için doğal bir boyadır. Kleopatra ellerini ve ayaklarını kınayla boyardı.Bal maskesiBir sürü maske tarifi denemiş olabilirsiniz, birde balı deneyin. Bal; harika bir yüz maskesidir. Kleopatra yüzüne düzenli olarak bal maskesi uygulardı.Kleopatra’nın Saç bakım maskesiKleopatra’nın saçları çok sağlıklı ve parlaktı. Yapılan araştırmalar sonucu tam olarak bu maskenin sırrı bulunamasa da, uzmanlar onun kullandığına benzer bir saç maskesi için şu tarifi veriyor;3 yemek kaşığı bal1 yemek kaşığı badem yağı (yoksa zeytin yağı da kullanılabilir)Malzemeleri güzelce karıştırın ve yeni yıkanmış saçınıza iyice yedirerek 15 dakika bekletin ve sonrasında durulayın. Özellikle yıpranmış saçlar için idealdir.Kleopatra’nın kullandığı yüz kremiKleopatra’nın güzellik alışkanlıklarını yıllardır bir çok uzman araştırdı ve sonuç olarak uzmanlar, en ideal Kleopatra yüz kremi için şu tarifi verdiler;Malzemeler:2 yemek kaşığı bal mumu2 yemek kaşığı aloe vera suyu4 damla gül yağı1 yemek kaşığı badem yağıHazırlanışı:2 yemek kaşığı bal mumunu bir tavada ısıtın, bal mumu iyice eriyince içine 2 yemek kaşığı aloe vera suyu, 4 damla gül yağı ve 1 yemek kaşığı badem yağını ilave edin. İçine 1 ampulde E vitamini ekleyebilirsiniz. Hazırladığınız bu krem karışımını cam bir kap içinde soğutun ve buzdolabında saklayın.
Mutlaka Tanışmanız Gereken 8 Türk Süper Kahraman
Süper Gücü: Gizem:  Kahramanımızda tek tweetle milyonlarca takipçi edinen ünlü gizemi var 😎Gariban dostluğu: Kendisi iyilerin dostu, kötülerin kabusu, emekli dul ve yetimin emicaoğludur. O kızı üzen karşısında onu bulur.💪 Elf görüş gücü: Kendisinin İstanbul'a göç eden kuş sayısından bile haberi vardır. (Not: Yardıma ihtiyacı olanların mesaj masraflarını bile cebinden ödüyor, öyle kral adam)Zayıf Yönleri: YOK!
Her Sarhoş Kızın Yapabileceği 15 Hata
Sadece eğlenmekti amacımız elbette..Ama bazen çok çılgın şeyler de yapabiliyoruz, değil mi kızlar? Hepimiz bu yollardan geçtik ve en azından bu hatalardan bir tanesini yapmışızdır. Tabii ki önerimiz, daha bilinçli bir şekilde içmeniz ve bu hataları yapmamanız. Ama hepimiz biliyoruz ki bizi yoldan çıkaran arkadaşlarımız var. Eğer eğlenceli ve keyifli vakit geçirmek istiyorsanız, nerede durmanız gerektiğini bilmelisiniz. Yediklerinize, içtiklerinize ve ne kadar vakit geçirdiğinize dikkat edin. Ve yanınızda hep arkanızda olan en iyi arkadaşlarınız olsun !!!
Reklam
İnsanların Hangi Kafayla Ne Düşünerek Vücutlarına Yaptırdığı Belli Olmayan 14 Dövme Örneği
'Kalbin İçinden Geçen Ok' , 'Akrep' , 'Latince, Çince, İngilizce Anlamlı Sözler'. Bu temada olan dövmeleri görmeye alışığız ve yadırgamayız. Ama bu içerikte göreceğiniz dövmeleri yaptırmak pek de akıl kârı durmuyor. Birilerinin bu dövmeleri yaptıran insanlara, dövmenin kalıcı ve özel olması gerektiğini söylemesi gerek galiba. 😀Not: Cinsellik, küfür, argo vb. içeren görseller olabilir.
Reklam
Karıncaların Yaşamından 6 İlginç Bilgi
Çoğumuz yaşamımız sürüp giderken karşılaştığımız karıncaları küçük, diğer böcekler kadar iğrenç olmasa da istenmeyen misafirler olarak görürüz. Oysa karıncalar en az insanlar kadar girift bir sistem dahilinde yaşarlar. Derek Bickerton, Adem'in Dili isimli kitabında bir karınca kolonisi ile bir insan şehrinin çok da farklı olmadığını söyler ve haklıdır. Karıncalar ve insanlar arasındaki en büyük fark, insanların 'bireysel bilinç'inin de olması, ancak karıncalarda tek bir karınca neredeyse bilinçsizken, ancak bir 'grup' karınca bir araya geldiğinde bilinçli davranıyorlar. Her bir karıncayı, insan vücudunun sinir hücrelerine benzetebiliriz: Birkaç feromon salgılamaktan ötesini beceremeyen her bir karıncanın bu minik mesajları, bir araya geldiğinde en az insan beyni kadar karmaşık bir bilinç oluşturur. Ve bu yüzden, karınca kolonilerine 'süperorganizma' denir. Karıncaların en az insan kadar girift bir yaşam kurabilmelerinin sırrı bu 'kovan bilinci'ndedir. Bu çalışmada, karınca türlerinin yaşamlarından, insan yaşamına has bir çok işlev ve motifi göreceksiniz.
Beatles'ın Bunca Zamandır Özenle Saklanıp Kimselere Gösterilmemiş 11 Fotoğrafı
Yok Paul McCartney yıllar önce öldü, yok yerine başka biri geçirildi falan derken sürekli değişik haberler aldığımız Beatles'tan sonunda bir de güzel haber aldık. Geçtiğimiz aylarda Beatles ve Rolling Stones'un daha önce hiç yayınlanmamış fotoğrafları Ebay'de açık artırmaya konuldu. 1960'lı yıllarda bu iki grubun da menajeri olan Bob Bonis tarafından ortaya çıkartılan bu fotoğraflar umarız ki sizi heyecanlandıracaktır.
Türkiye'nin Baraj Problemi: HDP Barajı Aşabilir mi?
Esasında normal olan seçimlere siyasi hareketlerin parti olarak girmesi. 1980 darbesinin ürünü olan anti demokratik ve son derece yüksek seçim barajı 2002 yılında Türkiye'yi farklı bir manzara ile karşı karşıya bıraktı. Son derece yüksek oranda oy almasına rağmen bir çok parti, seçim barajının yüksekliği nedeniyle TBMM'de temsil imkanından yoksun kaldı.2007 yılında, bu durumun yarattığı sorunu çözmek için bazı yazar ve düşünürler küçük partilerin bağımsız adaylarla seçimlere girmesini önererek, bu halde bu siyasi hareketlerin TBMM'de temsil imkanına kavuşacağını ifade ettiler. Gerçekten de yapılan simulasyonlarda Demokratik Toplum Partisi ile bazı partilerin seçimlere bağımsız adaylarla girmesi halinde milletvekili çıkartabileceği gözüküyordu.Bu şartlar altında DTP, ÖDP, EMEP ve SDP 'Bin Umut Adayları' adı altında birleşerek bağımsız adaylarla seçimlere girdiler. Türkiye çapında 1 milyon 335 bin oy alan ve 22 milletvekili çıkartan bu hareket, anti demokratik seçim barajı engelini pratikte kadük duruma düşürüyordu.
Reklam
2015 İlkbahar/Yaz Modası
2015 İlkabahar / Yaz Modası hayli renkli geçeceğe benziyor. Özellikle 70 'li yıllara dönüş moda! Retro akımı bu ilkbara ve yaza damgasını vuracak. İşte 2015 İlkbahar ve Yaz trendleri:
Eski Sevgilini Unutamadığının 11 Kanıtı
Unuttuğunu düşünürsün, aradan çok fazla vakit geçer. ''Oh, sonunda atlattım!'' dersin... Ve sonra ''yeni bir mesaj'' ;Seni çok özledimAl işte. Kalbin çıkacak gibi atmaya başlar ve işte o an atlatamadığını anlarsın.  Bütün bu saçmalıklara kendini inandırdığını... Ben unuttum, o zaman neden bu kadar heyecanlanıyorum? Kalbin cevabını verir; ''Sen öyle sanıyorsun.''
Reklam
Bilmeniz Gereken, Tarihe Damga Vurmuş 5 Kadın Matematikçi
Matematik tarihinde ünlü matematikçiler denildiğinde erkek matematikçilerin adları anılsa da bu kadın matematikçilerin olmadığı anlamına gelmez. Erkek matematikçilere göre işleri zordur çünkü gerek ailelerinin gerekse toplumun baskısını da çözmek zorundadırlar. Bütün bunlara rağmen tarihe adını yazdırmış bazı kadın matematikçileri matematikciler.org olarak sizler için bir araya getirdik.
Reklam
'Denizli Adamı' Fosili 1.2 Milyon Yaşında
DENİZLİ'nin Honaz İlçesi Kocabaş Mahallesi'nde 2002'de mermer ocağında bir işçi tarafından bulunan ve 'Denizli Adamı' ismi verilen fosil kafatasının 1.2 milyon yaşında olduğu çeşitli testlerle kesinleşti. İnsanlık tarihine ışık tutacak fosil kafatasının; anatomik ve kesin yaş bulguları ile Anadolu'da bilinen ilk ve tek taş devri insanı olduğu açıklandı.İlk bulunduğunda 500 bin yıllık olduğu tahmin edilen 'Homo Erectus' fosili için kesin yaşının belirlenmesi amacıyla Fransa'nın Marsilya Üniversitesi'ndeki laboratuvarda, paleomanyetizma ve kozmik radyasyon yöntemleri uygulandı. 1 milyon 200 bin yaşında olduğu saptanan ve Dünya bilim çevrelerinin dikkatini çeken fosil kafatasının insanlık tarihine ışık tutacağı vurgulandı. Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) Fen Edebiyat Fakültesi Konferans Salonu'nda buluntuyla ilgili 'Denizli Taş Devri İnsanı' adlı konferans düzenlendi. Çok sayıda bilim adamı ve öğrencinin izlediği etkinlikte; PAÜ Jeoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Cihat Alçiçek, Ankara Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Işın Yalçınkaya, Marsilya Üniversitesi'nde Öğretim Görevlisi Dr. Amelie Vialet konuşmacı olarak yer aldı.'AVRUPALILARIN ATASI ANADOLULU'Buluntuyla ilgili yapılan incelemelerden söz eden PAÜ Jeoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Alçiçek, 'Fosilin dijital çekimleri, PAÜ Hastanesi'nde Bilgisayarlı Tomografi ile gerçekleştirildi. Karşılaştırmalı anatomik özelliklerinin taş devri insanına ait olduğu belirlendi. Ancak fosil üzerine uygulanan yaşlandırma eksikliği nedeniyle bu büyük buluş uzun süre hak ettiği alakayı görmemişti. Denizli adamı, TÜBİTAK ve CNRS (Centre National de la Recherche Scientifique) desteği ile Aix-Marseille Üniversitesi bünyesindeki CEREGE'nin (Centre Européen de Recherche et d'Enseignement des Géosciences de l'Environnement) çalışmaları sonrası 2014'te gündemde hak ettiği yere oturdu. CEREGE laboratuvarlarında paleomanyetizma ve kozmik radyasyon yöntemleriyle fosilin yaşının 1.2 milyon yıl olarak saptandı. Anatomik ve kesin yaş bulguları ile Anadolu'da bilinen ilk ve tek taş devri insanı belgelenmiş oldu. Sonuçlar 2014 yılı başında ünlü Earth and Planetary Science Letters dergisinde yayınlandı. Ayrıca, Anthropologie dergisinin 2014 yılı ilk sayısının tamamı bu fosile adandı. Çalışma sonuçları Avrupalıların atasının Anadolu kökenli olduğu yönü ile uluslararası basın ve bilimsel kuruluşlarının gündeminde geniş yer buldu. The Economist, SciLogs, Pour la Science gibi ünlü yayın organlarında; Chris Stringer, Robin Wylie ve François Savatier gibi ünlü yazarlar tarafından Europevia Turkey, Geology and the First Europeans ve Le deuxieme vague d'Homo erectus datee başlıkları ile uluslararası boyutta gündemde yer aldı' dedi. Prof. Dr. Alçiçek, ayrıca traverten mermer ocaklarında gergedan, geyik, timsah, mamut ve zürafa gibi hayvanların da fosillerini bulduklarını söyledi.AVRUPA'YA GÖÇÜN AYDINLATILMASINDAKİ ÖNEMİ VURGULANDIDenizli Adamı'nın Avrupa'ya göçün aydınlatılmasına dair günümüzün en önemli antropolojik buluşu olduğunu söyleyen Prof. Dr. Işın Yalçınkaya, 'Bu bulgu ile kıtalararası köprü konumundaki Anadolu'nun insanların dünyaya yayılırken yaşadığı yerlerden biri olduğu ve Avrupa'ya buradan geçtiği varsayımı ispatlanmış oldu. Denizli Adamı, taş devri insanının tarihi ve dünyaya yayılış öyküsüne dair yeni ufuklar açılmasını sağladı. Anadolu'da benzer çalışmaların sürdürülmesi ve yeni bulgular edinilmesi, taş devri insanının göçüne dair yeni bilgiler sunacağı şüphesizdir. Denizli'de taş devri yaşamını anlamak, yaşam şartları ve ürettiği taş alet endüstrisini ve teknolojisini araştırmak amacıyla Kültür ve Turizm Bakanlığı izniyle gerçekleştirilen ilk çalışmalarda, bu insanların kullandığı oldukça önemli taş alet endüstrisi ve teknolojik bulgulara rastlandı. Kültür ve Turizm Bakanlığı projesinin ilerleyen aşamalarında taş devri insanının yaşadığı düşünülen mağaralarda sistematik kazılar başlatılması ve bu sayede yaşamları, kültürleri, teknoloji ve endüstrilerinin anlaşılması amaçlanmaktadır. Böylece taş devrinden günümüze kadar Anadolu'da insanlığın yaşam ve kültürel gelişimleri anlaşılabilecektir. Mermer, taş ve kömür ocaklarında nesilleri tükenmiş hayvan ve insan kalıntılarına rastlanıyor. Bu işletmelerde çalışmalar Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın kontrolünde yapılmalıdır' diye konuştu. Yalçınkaya, şu anda Pamukkale'de bulunan sıcak suyun eski dönemlerde traverten mermer ocaklarının bulunduğu alanlarda olduğunu ve insanlar ile hayvanları bu suyun çektiğini sözlerine ekleyerek, 'Bu alanlarda nesilleri tükenmiş hayvanların da izlerine rastlıyoruz' dedi.Marsilya Üniversitesi'nde görevli Dr. Amelie Vialet de Denizli Adamı'nın Anadolu'nun tek insan fosili olduğunu hatırlatarak, 'En eski insan fosili Afrika'da bulundu. Afrika'da bulunan fosilin yaşının 2 milyon 8 bin yıllık olduğu belirlendi. Gürcistan'da bulunan bir başka insan fosili de 1 milyon 800 bin yıllık. Denizli'de bulunan fosil, insanlık tarihi açısından çok önemli. Bu fosil, ilk Afrika insanından biraz farklı. Denizli'de bulunan fosilin kafatası biraz daha küçük ve ince' dedi.Denizli Adamı ile ilgili 11 Mart'ta İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Konferans Salonu'nda; 13 Mart'ta Ankara Üniversitesi Rektörlük binasında iki ayrı konferans daha yapılacağı kaydedildi.Ferah IŞIK- Ramazan ÇETİN/DENİZLİ, DHA
Reklam