Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Paris’te Hafta Sonu Geçirmeden Baharı Geçirmem Diyenlere 8 Benzersiz Öneri!

-

Ye, Alışveriş Yap, Sev!

Ah, Paris… Baharda açan çiçekler gibi her daim capcanlı! Fakat size klişelerle ilgili bir sır verelim: Onların klişeleşmelerinin bir nedeni var. Dolayısıyla gözlerinizi devirmeyi bırakın ve -romantik ya da maceraperest fark etmez- Paris’teki hafta sonu kaçamağınız sırasında aşağıda sıraladığımız 8 önerinin keyfini çıkarın. Daiy Secret tarafından sunulan bu öneriler sizi Cuma gecesinden Pazara kadar taşıyacak!

1. Cuma gecesine gurme bir akşam yemeği ile başlayın

Hafta sonunuza Pirouette’teki tavandan yere uzanan pencerelerin önündeki bir masaya kurularak start verin. Şehrin en iyi tutulan sırlarından biri olan Les Halles’deki bu küçük bistroda tam bir gurme deneyimi yaşamak için altı tabaklık tadım menüsünü (60€) sipariş edin ve kusursuz bir gastronomik haz yaşayın.

5 rue Mondétour, Les Halles, + 33 (0) 1 4026 4781. 

2. Ardından Beyoncé’nin favori içkisinden bir kadeh alın

İncelikli bir akşam yemeğinin ardından geceyi tamamlamak için varmanız gereken tek bir durak var -- o da yürüme mesafesinde bulunuyor. De Beefclub restoranın içerisinde kendine yer edinen Le Ballroom du Beefclub’ta göreceksiniz ki atmosfer samimi, kokteyller ise sofistike bir şekilde sizi tavlıyor. Söylentilere göre üstelik, Beyoncé ve Jay-Z de viski, Fernet-Branca, akçaağaç şurubu ve rendelenmiş limon kabuğunun bir karışımı olan Kiroki ile tıpkı şarkıdaki gibi çılgınca bir aşk yaşamışlar. Heyecanlı!

58 rue Jean-Jacques Rousseau, Les Halles, +33 (0) 9 5252 89 34

3. Kim demiş Cumartesi sabahı tembellik olmaz diye? Kendinizi şımartın!

Bir mola vermek için asla çok erken değildir. Kaldı ki Cumartesi her yer hıncahınç dolu olacağından tavsiyemiz güne Les Thermes de Lutèce’de çift kişilik bir özel hamamla başlamanız olacaktır. Bu tek göz berber dükkânının alt katında gizlenen şık buhar odasında kaygılarınız yalnızca temizlenmeyecek, aynı zamanda 90 dakikalık ovalama seansında masajla kendilerinden geçecekler. Kendinizi şımartın.

70 Quai de l'Hôtel de ville, Marais, +33 (0) 1 4277 7620

4. Sandviç deyip geçmeyin, hem hafifini hem lezzetlisini seçin

Yenilenmiş bir şekilde antik Saint-Germain-des-Prés’ye doğru yola çıkın. Cosi’ye uğrayın ve burada taze malzemelerle hazırlanmış, mekânın imzasını taşıyan focaccia sandviçlerden birini midenize indirin. Bizim tavsiyemiz mozzarella, domates ve roka ile yapılan Stonker. Bununla beraber Cosi au nutella da kalplerimizde özel bir yere sahip tabii. Hey, endişelenmeyin; hakkıyla kazandığınız tüm kalorileri semtin dar sokakları, sanat galerileri ve antika dükkânları arasında dolaşarak her daim yakabilirsiniz.

54 rue de Seine, Saint-Germain-des-Prés,+33 (0) 1 4633 35 36

5- Alışveriş için çanlar sonuna kadar çalarken kayıtsız kalmayın (Kalamazsınız ki!)

Bu alışveriş cennetini muhtemelen daha önce duydunuz -- ne de olsa, Le Bon Marché dünyanın en ünlü alışveriş merkezlerinden biri. Ünü, yer verdiği yüksek kalitedeki çok çeşitli ürünlere (selam, Chanel!) dayansa da, burası aynı zamanda özü gereği Parizyen bir deneyim sunuyor. Bir kere içeri girdiğinizde ihtişamı tüm hücrelerinizde hissedeceksiniz.

24 rue de Sèvres, Saint-Germain-des-Prés

6- Falınız fallanmasın ama kahveniz kavrulsun

Tüm o alışverişin ve yürüyüşün ardından enerjinizi yeniden toplamanız gerekiyor. Ve şunu söylemek mümkün ki Coutume’de kahve bir bilim ve bir din. Oturun ve mekânda kavrulan, el yapımı bir Florence Marzocco espresso makinesinde işlenen tek bir bölgede yetişmiş kahvenin tadını çıkarın. Peki, açlık durumunuz nedir? Eğer karnınız guruldamaya başladıysa kahvenizin yanında organik salatalardan ya da kutsal çorbalardan birini siparişinize muhakkak ekleyin.

47 rue de Babylone, 7th Arrondissement, +33 (0) 1 4551 50 47

7- Sürü psikolojisi bazen iyidir, gördüğünüz gibi peşlerine takılın

Günün son durağı tüm manzaraya hâkim bir yer olsun. Bu anlamda bir çatı katı barı olan Le Perchoir bacalı çatılara, Sacré-Cœur Bazilikası’na ve genişleyen kent merkezine panoramik bir bakış sunuyor. Le Perchoir’ın herhangi bir tabelası yok; fakat köhne bir binayı ve 14 numarayı bulduğunuzda doğru yerde olduğunuzu hemen anlayacaksınız (Yedinci kata çıkmak için bekleyen kalabalık da sırrı açık edebilir). Hadi bakalım,
tırmanıyoruz.

14 rue Crespin du Gast, Ménilmontant, __+ 33 (0)1 48 06 18 48

8- Ağzınıza koyarken veda brunch’ını şehre o türlü bakmayın; yine gelin

Çok az bilinen bir gerçek: Fransızlar brunch’ı en az Varoluşçuluk kadar ciddiye alırlar. Onlar için brunch bir seçenek değil, hayatın bir gerçeğidir. Siz de bu nedenle bir restoran-butik otel olan Mama Shelter’a gidin ve kendinizi bir açık büfenin karşısında bulun. 42€ karşılığında klasik kahvaltı seçeneklerinden gurme aperatiflere ve tatlılara, sizin tarafınızdan denenmeyi bekleyen bir sürü lezzetle karşılaşacaksınız. Tavsiyemize kulak verin ve kremşanti ve Nutella ile hazırlanmış ev yapımı waffle’ı deneyin. Bu, “adieu” demek için en mükemmel yol - ta ki tekrar görüşene dek!

109 rue de Bagnolet, 20th Arrondissement, +33 (0)1 4348 48 48

Brunch 12.30-14.30 saatleri arasında servis ediliyor. Masanızı
buraya tıklayarak rezerve edin.

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
taflan-kandemir1

9. Seyahati çok daha ucuza ve çok daha eğlenceli hale getirmek için bedava öneriler; www.kesfetsene.com/paris-gezi-rehberi

Görüş Bildir