Yemekten Sonra 1-2 Tane Yeterli: Mutfaktaki O Baharat Çiğnendiğinde Bambaşka Etki Gösteriyor
Ayva tatlısından kompostoya, kurabiyeden sıcak içeceklere kadar pek çok tarifte kullandığımız karanfil, çoğu evde baharat dolabının bir köşesinde sırasını bekliyor. Ancak bu küçük kurutulmuş çiçek tomurcuğu, asıl etkisini yemeğe katıldığında değil çiğnendiğinde gösteriyor. Uzmanlar günde 1-2 tane karanfilin yemekten sonra yavaşça çiğnenmesini öneriyor. Ağız sağlığından sindirime, kan şekerinden karaciğere uzanan etkiler için bilim insanları da karanfilin içindeki tek bir bileşeni işaret ediyor.
Kaynak: Healthline
Çiğnenen karanfil ağızdaki bakterilerin sayısını azaltmaya yardımcı oluyor
Karanfili yemeğe atmakla tek başına çiğnemek arasındaki farkın sebebi, tomurcuğun içinde saklı uçucu yağlar. Çiğneme sırasında dişler tomurcuğu parçaladıkça bu yağlar doğrudan ağız içine yayılıyor. Karanfile kendine özgü keskin kokusunu ve dili hafifçe uyuşturan tadını veren başlıca bileşen ise öjenol.
Öjenol, laboratuvar çalışmalarında ağızda yaşayan zararlı bakterilere ve mantarlara karşı güçlü bir etki gösteriyor. Bu nedenle karanfil çiğnemek, ağız kokusunu nane şekeri gibi yalnızca bastırmakla kalmıyor; kokuya yol açan bakterilerin azalmasına da katkı sağlayabiliyor. Diş etlerindeki hafif hassasiyet ve küçük ağrılarda karanfile yıllardır başvurulmasının nedeni de öjenolün bu hafif uyuşturma etkisi.
Yine de önemli bir ayrıntıyı atlamamak gerekiyor: Karanfilin ağız sağlığına katkısı ancak düzenli diş fırçalama ve iyi bir ağız hijyeniyle birlikte anlam kazanıyor. Yani yemek sonrası çiğnenen bir iki tomurcuk, diş fırçasının ya da diş hekimi kontrolünün yerini tutmuyor.
Karanfil ekstresi alanlarda yemek sonrası kan şekeri yüzde 27'ye kadar düştü
Karanfilin sindirim sistemi üzerinde de olumlu etkileri olduğu düşünülüyor. Yemekten sonra çiğnenen bir iki tomurcuğun sindirim enzimlerinin salgılanmasını destekleyebildiği; şişkinlik, hazımsızlık ve gazın yol açtığı kramplarda rahatlama sağlayabildiği belirtiliyor. Yüksek antioksidan içeriği sayesinde karanfil, vücutta hücrelere zarar veren serbest radikallerle mücadeleye de destek oluyor.
Kan şekeriyle ilgili en dikkat çekici bulgu ise 2019'da BMC Complementary and Alternative Medicine dergisinde yayımlanan küçük bir pilot çalışmadan geldi. 13 gönüllü, 30 gün boyunca öğle yemeğinin hemen ardından 250 miligram karanfil ekstresi aldı. Çalışmanın sonunda yemek sonrası kan şekeri, açlık şekeri normal olan grupta yüzde 21,5, gizli şeker sınırındaki grupta ise yüzde 27,2 oranında düştü. Katılımcı sayısının az olduğunu ve bütün karanfil yerine yoğunlaştırılmış ekstre kullanıldığını da not etmek gerekiyor.
2022'de hayvanlar üzerinde yapılan bir başka çalışmada ise karanfil ekstresinin, özellikle de öjenolün, toksik maddelerin karaciğerde yol açtığı hasarı hafiflettiği görüldü. Bu sonucun insanlarda doğrulanması için daha fazla araştırmaya ihtiyaç var.
Günde 1-2 tanenin aşılmaması önerisinin de bir nedeni var: Fazla tüketildiğinde karanfil midede hassasiyete yol açabiliyor. Öjenol kanın pıhtılaşmasını etkileyebildiği için kan sulandırıcı kullananların, kan şekerini düşürücü etkisi nedeniyle de diyabet ilacı kullananların karanfili düzenli tüketmeden önce doktorlarına danışması öneriliyor. Karanfil yağının ise ağızdan alınması, özellikle çocuklar için güvenli kabul edilmiyor.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın