Bilim İnsanları 47 Yılın Hesabını Çıkardı: Grönland Ve Antarktika'dan 12 Trilyon Ton Buz Eridi
Dünyanın en büyük iki buz kütlesi yarım asırdır durmadan eriyor. 58 bilim insanının imzasını taşıyan ve Scientific Data dergisinde yayımlanan yeni rapora göre Grönland ve Antarktika, 1979'dan bu yana 12,5 trilyon ton (11,3 trilyon metrik ton) buz kaybetti. Bu, yaklaşık 3 katrilyon galon suya denk geliyor ve küresel deniz seviyesini 31,4 milimetre yükseltmeye yetti.
[Kaynak: ScienceAlert]
Buzun büyük kısmı yüzeyde erimiyor, okyanusa doğru hızlanan buzullarla denize dökülüyor.
Buz Tabakası Kütle Dengesi Karşılaştırma Çalışması (IMBIE) ekibi, 27 farklı uydu görevinden gelen verileri birleştiren 42 bağımsız ölçümü tek bir kayıtta topladı. ESA'nın CryoSat'ı, Copernicus Sentinel uyduları ve ABD-Almanya ortaklığındaki GRACE görevleri bu listede yer alıyor. Eski Landsat arşivi sayesinde kayıtlar Grönland için 1972'ye, Antarktika için 1979'a kadar uzanıyor.
Ortaya çıkan en dikkat çekici sonuç ise erimenin mekanizması oldu. Toplam kaybın yüzde 84'ü, hızlanan buzulların okyanusa daha fazla buz boşaltmasından kaynaklanıyor; yüzey erimesinin payı yalnızca yüzde 16. Çalışmayı yöneten Northumbria Üniversitesi'nden Dr. Inès Otosaka, '1970'lere kadar geri giderek buz tabakalarının yarım asırda nasıl değiştiğini artık görebiliyoruz. Kaybedilen buzun beşte dördünden fazlası, yüzeyde erimek yerine daha hızlı akan buzullarla okyanusa taşındı' ifadelerini kullandı.
Görseldeki Grönland'ın Jakobshavn Buzulu bunun en net örneklerinden biri: buzul, günde 50 metreye varan bir hızla geri çekiliyor.
Antarktika'da ise kaybın neredeyse tamamı ısınan okyanus sularından kaynaklanıyor.
Güney Kutbu'ndaki buz tabakası, 1980'lerde yılda ortalama 48 milyar ton buz kaybediyordu. 2010'lara gelindiğinde bu rakam 202 milyar tona çıktı, yani dört katından fazla arttı. Antarktika'nın 1979-2023 arasında deniz seviyesine katkısı 13,3 milimetre olarak hesaplandı.
ESA'nın açıklamasına göre bu kayıp tamamen okyanusun etkisiyle gerçekleşiyor: ılıyan sular buz tabakasını alttan ve yanlardan aşındırıyor, buzulların denize akışını hızlandırıyor. Özellikle Batı Antarktika'da okyanusa taşınan buz miktarı, kayıtların tutulduğu her on yılda bir öncekini geçti.
Görselde yer alan ve 'Kıyamet Buzulu' lakabıyla bilinen Thwaites ile komşusu Pine Island buzulları, bu hızlanmanın merkezinde bulunuyor.
Grönland'daki tablo daha da sert: 1970'lerde dengede olan buz tabakası, 2010'larda yılda 264 milyar ton eriyordu.
1980'lerde yıllık kayıp 60 milyar ton civarındaydı. Sonraki otuz yılda bu rakam dört kattan fazla büyüdü ve Grönland, iki buz tabakası arasında deniz seviyesine en çok katkı yapan taraf oldu: 1979-2023 döneminde tek başına 18,1 milimetrelik bir yükselişe yol açtı.
Hızlanma 2000'lerde başladı, 2010'larda ise belirgin şekilde sertleşti. Grönland'da da kaybın önemli bölümü, buzulların uç kısımlarının okyanusla buluştuğu noktalarda yaşanıyor. Ilık deniz suyu buzul cephelerini kemirdikçe, arkadaki buz kütlesi denize doğru daha hızlı kayıyor.
2020-2023 arasındaki yavaşlama ise bilim insanlarına göre kalıcı bir iyileşme anlamına gelmiyor.
Veriler, son yıllarda kısa bir nefes alındığını gösteriyor. 2020-2023 arasında Doğu Antarktika'ya rekor düzeyde kar yağdı ve bu, kıtanın başka bölgelerindeki kayıpları kısmen dengeledi. Grönland'da ise görece ılıman geçen yazlar yüzey erimesini azalttı.
Ancak araştırmacılar bu tablonun iklimden değil, kısa vadeli hava koşullarındaki dalgalanmalardan kaynaklandığının altını çiziyor. En güncel ölçümler de 2023'ün ardından hızlanmanın yeniden başladığına işaret ediyor. IMBIE'nin kurucusu Prof. Andrew Shepherd'a göre değişimler küresel ısınmanın onlarca yıl gerisinden geliyor, bu da erimenin devam etmesinin beklendiği anlamına geliyor.
Üç santimetre küçük bir rakam gibi görünse de milyonlarca insan için sel ve erozyon riski demek.
'Üç santimetrelik deniz seviyesi artışı az gibi görünebilir, ancak bu, altı ila dokuz milyon kişiyi daha kıyı taşkınları ve erozyon riskiyle karşı karşıya bırakıyor' diyen Shepherd, rakamın gerçek karşılığını böyle özetledi. Otosaka'nın hesabına göre deniz seviyesindeki her 1 santimetrelik artış, her yıl 2 ila 3 milyon kişinin daha sel yaşaması demek.
Çalışmanın ortak yazarlarından Kaliforniya Üniversitesi Irvine'den (UC Irvine) Eric Rignot da tabloyu sert bir dille yorumladı: 'Buz tabakaları hızla eriyip gidiyor. Kutup bölgelerini eritiyoruz, deniz seviyesi dünya genelinde yükseliyor ve bu, kıyı bölgelerinin kırılganlığını artıracak.'
Washington Üniversitesi Uygulamalı Fizik Laboratuvarı'ndan Dr. Tyler Sutterley ise uydu verilerinin önemine dikkat çekti: 'Uydular bize şu anda ne olduğuna dair kıta ölçeğinde, yıldan yıla kanıt sunuyor. Modelleri test etmek ve gelecekteki deniz seviyesi tahminlerindeki belirsizlikleri daraltmak için tam olarak buna ihtiyacımız var.' Bu yeni kayıt, önümüzdeki on yılların kıyı planlamasında temel referanslardan biri olarak kullanılacak.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın