Televizyon Yayıncıları Derneği'nden Açıklama: "En Güvenilir Mecra Televizyondur"
Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan ve kamuoyunu derinden sarsan olayların ardından Televizyon Yayıncıları Derneği bir açıklama yayımladı. Açıklamada, hayatını kaybedenler için başsağlığı, yaralılar için acil şifa dilekleri iletildi. Dernek açıklamasında, çocukların ve gençlerin korunmasına yönelik tartışmaların tek bir mecra üzerinden yürütülmesinin doğru olmadığı vurgulandı.
Televizyon Yayıncıları Derneği, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'taki yasa boğan okul saldırılarının ardından açıklama yayınladı.
Televizyon Yayıncıları Derneği, açıklamasında çocukların ve gençlerin korunmasına yönelik tartışmaların tek bir mecra üzerinden yürütülmesinin doğru olmadığını vurguladı. Bu tür olayların aile, eğitim, sosyal çevre, dijital mecralar ve diğer toplumsal faktörlerle birlikte çok boyutlu şekilde ele alınması gerektiği ifade edildi.
Açıklamada, son günlerde televizyon içeriklerinin hedef gösterilmesine ilişkin değerlendirmelere de yer verilerek, sosyal medya platformları ve dijital oyun ortamlarında denetim eksikliğinin dikkat çektiği belirtildi. Şiddet içerikleri, dezenformasyon ve zararlı içeriklerin bu mecralarda daha kolay yayılabildiği ifade edildi.
Televizyon Yayıncıları Derneği, bildiride şu ifadeleri kullandı:
Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan olaylar hepimizi derinden üzmüş ve sarsmıştır.
Hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, ailelerine ve yakınlarına başsağlığı,
yaralılarımıza da acil şifalar diliyoruz.
Bu tür acı olayların ardından toplumda farklı değerlendirmelerin yapılması anlaşılır bir
durumdur. Ancak böylesine ciddi ve çok boyutlu hadiselerin nedenlerini tek bir mecra
ya da içerik türü üzerinden açıklamaya çalışmanın, meseleyi tüm yönleriyle
değerlendirmeyi zorlaştırabileceği kanaatindeyiz.
Çocukların ve gençlerin korunması, güvenliğinin sağlanması ve sağlıklı gelişimlerinin
desteklenmesi; aile, eğitim ortamı, sosyal çevre, dijital mecralar ve diğer toplumsal
etkenler dahil olmak üzere çok boyutlu bir yaklaşımı gerekli kılmaktadır.
Televizyon yayıncıları olarak, bu tür hassas konularda genelleyici değerlendirmeler
yerine, tüm boyutları gözeten sağduyulu bir yaklaşımın benimsenmesinin önemli
olduğuna inanıyoruz.
Yapılan incelemelerde ortaya çıkan bazı bulgular, çocukların maruz kaldıkları içeriklerin
ve çevresel faktörlerin önemini bir kez daha gündeme getirmiştir. Bu çerçevede, tüm
paydaşların ortak bir sorumluluk bilinciyle hareket etmesinin, çocukların korunması ve
toplumsal farkındalığın artırılması açısından kritik olduğu değerlendirilmektedir.
Olayların ardından yapılan değerlendirmelerde, farklı mecralara yönelik çeşitli yorum ve
yaklaşımların kamuoyuna yansıdığı görülmektedir. Ancak neredeyse hiçbir denetimin
ve kuralın olmadığı sosyal medya ve zararlı içeriklere sahip oyun platformlarını işaret
eden tüm bu bilgi ve bulgulara rağmen olayın hemen ardından suçlu ve hedef olarak
televizyon kanallarının gösterilmesi yanlış bir bakış açısıdır. Bu yanlış yönlendirme
neticesinde her türlü şiddet, provokasyon ve dezenformasyonun kol gezdiği sosyal
medya ve şiddeti özendiren dijital oyunların mercek altına alınması gerektiğini
düşünmekteyiz.
Reklamların sosyal medya ve zararlı içeriğe sahip oyun platformlarına yönelmesi
buralardaki şiddet içerikli paylaşımların artmasını sağlamaktadır. Çünkü daha fazla
görüntülenme, izlenme ve tık alma çabası; şiddeti, dezenformasyonu ve toplumu
rencide edici içerik üretimini beslemektedir. Söz konusu mecralar sınırları kesin olarak
çizilmiş kurallara tabi olmadıkları ve yeterli denetlenemedikleri için zararlı içerikleri
engellemek de kolay kolay mümkün olmamaktadır.
Unutulmamalıdır ki televizyon kanallarımız ülkemize yatırım ve istihdam sağlamaktadır.
İstatistiklere göre Türkiye’deki en güvenilir mecra televizyondur.
Türkiye’ye değer katan ve denetlenen köklü televizyon kanalları yerine denetimsiz ve
şeffaf olmayan sosyal medya ve zararlı içeriğe sahip dijital oyun platformları gibi
mecralara yönlenilmesi bu tarz mecralardaki zararlı içerikleri daha da artıracaktır.
Televizyon yayıncıları olarak böylesine hassas konularda, genelleyici ve tek taraflı
değerlendirmeler yerine, çok boyutlu ve sağduyulu bir yaklaşımın benimsenmesi
gerektiğine inanıyoruz.
Televizyon yayıncılığı, uzun yıllardır ülkemizde toplumsal sorumluluk bilinciyle faaliyet
göstermekte; denetim mekanizmaları ve yayın ilkeleri doğrultusunda içerik üretmeye
devam etmektedir. Bu çerçevede, tüm medya mecralarının ortak bir hassasiyetle
hareket etmesi ve çocukların korunmasını önceleyen bir anlayışın güçlendirilmesi büyük
önem taşımaktadır.
Kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi ve sağduyulu değerlendirmelerin öne çıkması
adına bu görüşlerimizi saygıyla paylaşıyoruz.
Televizyon Yayıncıları Derneği
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın