article/comments
article/share
Haberler
Psikologlara Göre Yemeği Eliyle Yiyen Kişilerin Ortak Noktası

Psikologlara Göre Yemeği Eliyle Yiyen Kişilerin Ortak Noktası

google-g-white cross-white onedio-o-white
Onedio’yu Google’da tercih edilen kaynak olarak ekleyin plus-blue

Lahmacunu dürüm yapıp eline alan da, pideyi koparıp sosa banan da çoğu zaman aynı bakışla karşılaşır: 'Çatal bıçak yok mu?' Oysa psikologlar, yemeği elle yemenin bir görgü eksikliğinden çok daha fazlasını anlattığını söylüyor. Uzmanlara göre bu alışkanlık duyularla, kültürel kimlikle ve yemekle kurulan duygusal bağla yakından ilişkili.

Kaynak: El Cronista

İçeriğin Devamı Aşağıda chevron-right-grey
Reklam

Hindistan'dan Etiyopya'ya milyonlarca sofrada çatal yerine el kullanılıyor

Hindistan'dan Etiyopya'ya milyonlarca sofrada çatal yerine el kullanılıyor

Batı'da sofra adabının dışında görülen bu alışkanlık, dünyanın pek çok yerinde gündelik hayatın ta kendisi. Hindistan'da pilav ve sebze yemekleri parmak uçlarıyla toplanıyor, Etiyopya'da injera adı verilen ekşi mayalı yassı ekmek hem tabak hem kaşık görevi görüyor. Orta Doğu'nun birçok ülkesinde de ortak tabaktan elle yemek yaygın.

Bu sofralarda elle yemek dağınıklık sayılmıyor; aksine kuşaktan kuşağa aktarılan, aile bağlarını güçlendiren bir ritüel olarak görülüyor. Aslında bizim sofralarımız da bu gelenekten çok uzak değil. Lahmacun, dürüm, pide ya da ekmekle sıyrılan menemen tavası, çoğumuzun çatal bıçağa hiç ihtiyaç duymadığı yemekler.

Beyin yemeğin tadını dokunuşla birlikte algılıyor

Beyin yemeğin tadını dokunuşla birlikte algılıyor

Peki eller sofraya dahil olunca ne değişiyor? Psikologlar bunu 'çok duyulu bütünleşme' kavramıyla açıklıyor. Beyin yemeğin tadını tek başına değil; dokusu, sıcaklığı ve dokunma hissiyle birlikte işliyor.

Yemek ele alındığında beyin, lokma daha ağza ulaşmadan dokunsal bilgiyi almaya başlıyor. Ekmeğin kabuğundaki çıtırlık, sosun sıcaklığı ya da bir dilim karpuzun serinliği deneyimin parçası haline geliyor. Bu yüzden elle yenen yemekleri daha keyifli ve daha kişisel bulanlar az değil. Üstelik elle yemek lokmaları yavaşlatıyor, insanın tabağındakine daha fazla dikkat etmesini sağlıyor.

Bir deneyde peyniri eliyle yiyenler aynı peyniri daha lezzetli buldu

Bir deneyde peyniri eliyle yiyenler aynı peyniri daha lezzetli buldu

Bu etkiyi ölçmeye çalışan çalışmalar da var. ABD'deki Stevens Teknoloji Enstitüsü'nden araştırmacı Adriana Madzharov, Journal of Retailing dergisinde yayımlanan çalışmasında üniversite öğrencilerine küp şeklinde kesilmiş peynir tattırdı. Katılımcıların yarısı peyniri eliyle, diğer yarısı kürdanla yedi.

Yemeden önce iki grubun peynir hakkındaki değerlendirmesi farksızdı. Tadına bakıldıktan sonra ise peyniri eliyle yiyenler onu daha iştah açıcı buldu. İlginç olan, bu farkın yalnızca yemek konusunda kendini kontrol edebildiğini söyleyen kişilerde ortaya çıkmasıydı. Yeme davranışını kontrol etmekte zorlandığını söyleyenlerde böyle bir fark görülmedi.

Elle yemek insanı köklerine bağlayan bir köprü olabiliyor

Elle yemek insanı köklerine bağlayan bir köprü olabiliyor

İşin bir de aidiyet tarafı var. Sosyal Kimlik Kuramı'na göre insanlar aidiyet duygusunun bir kısmını içinde büyüdükleri topluluğun geleneklerinden ediniyor. Elle yemek de bu kimliğin bir parçası olabiliyor ve önceki kuşakların hatırasını sofrada canlı tutuyor.

Özellikle göçmen ailelerin çocukları için bu alışkanlık, ailenin geldiği topraklarla kurulan bir bağ işlevi görüyor. Psikoloji, tekrarlanan bu tür ritüelleri duygusal öz düzenlemeyle de ilişkilendiriyor: Hep aynı şekilde kurulan sofralar öngörülebilirlik yaratıyor, öngörülebilirlik de insana sakinlik ve iyi oluş hissi veriyor. Yani birinin çatalı bırakıp eline ekmek aldığını gördüğünüzde, karşınızdaki tablo görgüsüzlükten çok bir alışkanlığın, bir hatıranın ya da yemekten daha fazla keyif alma isteğinin işareti olabilir.

Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!

category/test-white Test
category/gundem-white Gündem
category/magazin-white Magazin
category/video-white Video

Bu içerikler de ilginizi çekebilir:

Yorumlar ve Emojiler Aşağıda chevron-right-grey
Reklam
2019 yılında TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümü'nde lisans eğitimime başladım, 2024 yılında da mezun oldum. Eğitimim süresince çeşitli platformlar ve gazete topluluklarında çeviri ve yerelleştirme alanlarında aktif rol aldım, bu süreçte dil becerilerimi ve kültürler arası iletişim yetkinliğimi geliştirdim. 2022 yılının Mayıs ayında Onedio’da stajyer olarak başladığım editörlük kariyerime, “Yaşam” kategorisinde sosyal medyadaki trendleri, günümüz ilişki dinamiklerini ve toplumsal meseleleri okuyuculara ulaştırarak devam ediyorum. İçeriklerimde, okuyucuların kendilerinden birer parça bulmasını amaçlıyorum.
Tüm içerikleri
right-dark
category/eglence BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
0
0
0
0
0
0
0
Yorumlar Aşağıda chevron-right-grey
Reklam
ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?
Yorum Yazın