Mutsuz İnsanların Bir An Önce Bırakması Gereken 9 Alışkanlık
Herkes zaman zaman kendini mutsuz, isteksiz veya umutsuz hissedebilir. Ancak fark etmeden tekrarladığımız bazı alışkanlıklar, bu duyguların daha uzun sürmesine neden olabilir. Sürekli olumsuz düşünmekten sosyal çevreden uzaklaşmaya kadar günlük hayatta sıkça yapılan bazı davranışlar, kişinin kendini daha kötü hissetmesine yol açabilir. İşte farkında olmadan mutsuzluğu besleyebilen 9 alışkanlık...
Mutluluk, hayatın her anında iyi hissetmek anlamına gelmiyor.
Hepimizin kötü günleri, hayal kırıklıkları ve kontrol edemediği durumlar var. Ancak bazı düşünce ve davranış biçimleri, geçici bir mutsuzluğun zamanla sürekli bir ruh haline dönüşmesine neden olabiliyor.
Özellikle olayların yalnızca olumsuz tarafına odaklanmak, sürekli şikayet etmek, sosyal çevreden uzaklaşmak veya geçmişte yaşanan kırgınlıkları zihinde tekrar tekrar yaşatmak, kişinin kendisini içinde bulunduğu döngüden çıkarmasını zorlaştırabiliyor.
İşte mutsuzluk hissini besleyebilen 9 alışkanlık...
1. Hayatın Her Zaman Zor Olacağına İnanmak
“Ben zaten şanssızım” veya “Hiçbir şey yolunda gitmez” düşüncesi, karşılaşılan fırsatları fark etmeyi zorlaştırabilir.
Hayat zaman zaman zorlayıcı olsa da her olumsuzluğu kaçınılmaz bir kader gibi görmek, kişinin kendi etkisini küçümsemesine neden olabilir. Yaşananları her zaman değiştiremeyiz ancak verdiğimiz tepkileri değiştirebiliriz.
2. Sürekli Olumsuzluklara Odaklanmak
Bir günün kötü geçtiğini düşünmek, gerçekten her şeyin kötü olduğu anlamına gelmeyebilir. Zihin bazen olumsuz ayrıntıları seçerek diğer gelişmeleri arka plana atabilir.
İş yerindeki küçük bir problem, gün boyunca yaşanan güzel anların tamamını gölgede bırakabilir. Her şeyi olumlu görmek gerekmiyor; önemli olan yalnızca olumsuzluklara takılı kalmamak.
3. Hayatınız Üzerinde Söz Hakkınız Olmadığını Düşünmek
Başkalarının başarılarını yalnızca şansa bağlamak, kendi çabanızı görmezden gelmenin kolay bir yolu olabilir.
Geçmişte başardığınız şeyleri hatırlamak bu noktada önem taşıyor. Zor bir dönemi atlatmak, yeni bir işe başlamak veya uzun süredir ertelediğiniz bir adımı atmak yalnızca şansla açıklanamaz.
4. Gün Boyunca Hareketsiz Kalmak
Hareketsizlik yalnızca fiziksel sağlığı değil, ruh halini de etkileyebilir. Düzenli fiziksel aktivitenin enerji seviyesi ve genel iyilik hali üzerinde olumlu etkileri bulunuyor.
Bunun için ağır antrenmanlar yapmak gerekmiyor. Gün içinde yürümek, merdiven kullanmak veya kısa egzersizler yapmak bile hareketsizliği azaltabilir.
5. Kendinizi Dünyadan Soyutlamak
Canınız sıkkın olduğunda yalnız kalmak istemeniz normal. Ancak bunun kalıcı hale gelmesi yalnızlık hissini artırabilir.
Arkadaşları sürekli geri çevirmek, aileyle iletişimi azaltmak ve sosyal ortamlardan tamamen çekilmek yerine, güvendiğiniz insanlarla kısa da olsa vakit geçirmek daha iyi bir seçenek olabilir.
6. Her Konuda Şikayet Etmek
Trafik, hava, iş, kahve, komşu... Her gün yeni bir şikayet konusu bulmak mümkün.
Elbette can sıkan şeyleri dile getirmek sorun değil. Ancak şikayet etmek çözüm aramanın önüne geçtiğinde, dikkatimiz sürekli olarak sorunlara yönelebilir. Bu nedenle “Bunu değiştirebilir miyim?” sorusunu sormak faydalı olabilir.
7. Asıl Problemlerden Kaçmak
Bazen insanı rahatsız eden gerçek meseleyle yüzleşmek yerine daha küçük sorunlarla uğraşmak daha kolaydır.
İşinizden memnun değilseniz kahvenin tadına söylenmek veya ilişkinizdeki problemi konuşmak yerine başka konulara odaklanmak kısa süreli bir kaçış sağlayabilir. Fakat temel mesele ortadan kalkmadığı sürece huzursuzluk da devam eder.
8. Sürekli Negatif İnsanlarla Vakit Geçirmek
Çevremizdeki insanların ruh halimiz üzerinde etkisi olabilir. Zor zaman geçiren birine destek olmak başka, bütün sosyal çevrenin sürekli şikayet ve karamsarlık üzerine kurulması başka.
Her buluşma aynı sorunların konuşulduğu bir hale geldiyse sosyal çevrenizi gözden geçirmenin zamanı gelmiş olabilir.
9. Geçmişe Kinle Tutunmak
Bazı kırgınlıkların etkisi yıllarca sürebiliyor. Yaşanan bir ihaneti veya tartışmayı tekrar tekrar düşünmek, geçmişteki bir olayı bugünün parçası haline getirebilir.
Affetmek, yapılanı onaylamak anlamına gelmez. Bazen yalnızca geçmişte yaşananların bugünkü hayatınızı yönetmesine izin vermemektir.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın