article/comments
article/share
Haberler
Mutsuz İnsanların Bir An Önce Bırakması Gereken 9 Alışkanlık

Mutsuz İnsanların Bir An Önce Bırakması Gereken 9 Alışkanlık

google-g-white cross-white onedio-o-white
Onedio’yu Google’da tercih edilen kaynak olarak ekleyin plus-blue

Herkes zaman zaman kendini mutsuz, isteksiz veya umutsuz hissedebilir. Ancak fark etmeden tekrarladığımız bazı alışkanlıklar, bu duyguların daha uzun sürmesine neden olabilir. Sürekli olumsuz düşünmekten sosyal çevreden uzaklaşmaya kadar günlük hayatta sıkça yapılan bazı davranışlar, kişinin kendini daha kötü hissetmesine yol açabilir. İşte farkında olmadan mutsuzluğu besleyebilen 9 alışkanlık...

Kaynak: https://gq.com.tr/kaybettiginiz-uykuy...
İçeriğin Devamı Aşağıda chevron-right-grey
Reklam

Mutluluk, hayatın her anında iyi hissetmek anlamına gelmiyor.

Hepimizin kötü günleri, hayal kırıklıkları ve kontrol edemediği durumlar var. Ancak bazı düşünce ve davranış biçimleri, geçici bir mutsuzluğun zamanla sürekli bir ruh haline dönüşmesine neden olabiliyor.

Özellikle olayların yalnızca olumsuz tarafına odaklanmak, sürekli şikayet etmek, sosyal çevreden uzaklaşmak veya geçmişte yaşanan kırgınlıkları zihinde tekrar tekrar yaşatmak, kişinin kendisini içinde bulunduğu döngüden çıkarmasını zorlaştırabiliyor.

İşte mutsuzluk hissini besleyebilen 9 alışkanlık...

1. Hayatın Her Zaman Zor Olacağına İnanmak

“Ben zaten şanssızım” veya “Hiçbir şey yolunda gitmez” düşüncesi, karşılaşılan fırsatları fark etmeyi zorlaştırabilir.

Hayat zaman zaman zorlayıcı olsa da her olumsuzluğu kaçınılmaz bir kader gibi görmek, kişinin kendi etkisini küçümsemesine neden olabilir. Yaşananları her zaman değiştiremeyiz ancak verdiğimiz tepkileri değiştirebiliriz.

2. Sürekli Olumsuzluklara Odaklanmak

Bir günün kötü geçtiğini düşünmek, gerçekten her şeyin kötü olduğu anlamına gelmeyebilir. Zihin bazen olumsuz ayrıntıları seçerek diğer gelişmeleri arka plana atabilir.

İş yerindeki küçük bir problem, gün boyunca yaşanan güzel anların tamamını gölgede bırakabilir. Her şeyi olumlu görmek gerekmiyor; önemli olan yalnızca olumsuzluklara takılı kalmamak.

3. Hayatınız Üzerinde Söz Hakkınız Olmadığını Düşünmek

Başkalarının başarılarını yalnızca şansa bağlamak, kendi çabanızı görmezden gelmenin kolay bir yolu olabilir.

Geçmişte başardığınız şeyleri hatırlamak bu noktada önem taşıyor. Zor bir dönemi atlatmak, yeni bir işe başlamak veya uzun süredir ertelediğiniz bir adımı atmak yalnızca şansla açıklanamaz.

4. Gün Boyunca Hareketsiz Kalmak

Hareketsizlik yalnızca fiziksel sağlığı değil, ruh halini de etkileyebilir. Düzenli fiziksel aktivitenin enerji seviyesi ve genel iyilik hali üzerinde olumlu etkileri bulunuyor.

Bunun için ağır antrenmanlar yapmak gerekmiyor. Gün içinde yürümek, merdiven kullanmak veya kısa egzersizler yapmak bile hareketsizliği azaltabilir.

5. Kendinizi Dünyadan Soyutlamak

Canınız sıkkın olduğunda yalnız kalmak istemeniz normal. Ancak bunun kalıcı hale gelmesi yalnızlık hissini artırabilir.

Arkadaşları sürekli geri çevirmek, aileyle iletişimi azaltmak ve sosyal ortamlardan tamamen çekilmek yerine, güvendiğiniz insanlarla kısa da olsa vakit geçirmek daha iyi bir seçenek olabilir.

6. Her Konuda Şikayet Etmek

Trafik, hava, iş, kahve, komşu... Her gün yeni bir şikayet konusu bulmak mümkün.

Elbette can sıkan şeyleri dile getirmek sorun değil. Ancak şikayet etmek çözüm aramanın önüne geçtiğinde, dikkatimiz sürekli olarak sorunlara yönelebilir. Bu nedenle “Bunu değiştirebilir miyim?” sorusunu sormak faydalı olabilir.

7. Asıl Problemlerden Kaçmak

Bazen insanı rahatsız eden gerçek meseleyle yüzleşmek yerine daha küçük sorunlarla uğraşmak daha kolaydır.

İşinizden memnun değilseniz kahvenin tadına söylenmek veya ilişkinizdeki problemi konuşmak yerine başka konulara odaklanmak kısa süreli bir kaçış sağlayabilir. Fakat temel mesele ortadan kalkmadığı sürece huzursuzluk da devam eder.

8. Sürekli Negatif İnsanlarla Vakit Geçirmek

Çevremizdeki insanların ruh halimiz üzerinde etkisi olabilir. Zor zaman geçiren birine destek olmak başka, bütün sosyal çevrenin sürekli şikayet ve karamsarlık üzerine kurulması başka.

Her buluşma aynı sorunların konuşulduğu bir hale geldiyse sosyal çevrenizi gözden geçirmenin zamanı gelmiş olabilir.

9. Geçmişe Kinle Tutunmak

Bazı kırgınlıkların etkisi yıllarca sürebiliyor. Yaşanan bir ihaneti veya tartışmayı tekrar tekrar düşünmek, geçmişteki bir olayı bugünün parçası haline getirebilir.

Affetmek, yapılanı onaylamak anlamına gelmez. Bazen yalnızca geçmişte yaşananların bugünkü hayatınızı yönetmesine izin vermemektir.

Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!

category/test-white Test
category/gundem-white Gündem
category/magazin-white Magazin
category/video-white Video

İlginizi çekebilir:

Yorumlar ve Emojiler Aşağıda chevron-right-grey
Reklam
2019 yılında TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümü'nde lisans eğitimime başladım, 2024 yılında da mezun oldum. Eğitimim süresince çeşitli platformlar ve gazete topluluklarında çeviri ve yerelleştirme alanlarında aktif rol aldım, bu süreçte dil becerilerimi ve kültürler arası iletişim yetkinliğimi geliştirdim. 2022 yılının Mayıs ayında Onedio’da stajyer olarak başladığım editörlük kariyerime, “Yaşam” kategorisinde sosyal medyadaki trendleri, günümüz ilişki dinamiklerini ve toplumsal meseleleri okuyuculara ulaştırarak devam ediyorum. İçeriklerimde, okuyucuların kendilerinden birer parça bulmasını amaçlıyorum.
Tüm içerikleri
right-dark
category/eglence BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
1
1
0
0
0
0
0
Yorumlar Aşağıda chevron-right-grey
Reklam
ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?
Yorum Yazın