Küçümsediğimiz Masumiyet: 11 Yaşındayken Katil Olan Venables-Thompson İkilisi ve 2 Yaşındaki James Bulger Cinayeti

-

James Bulger annesiyle birlikte gittiği alışveriş merkezinde bir anlık dalgınlık sonucu 11 yaşındaki iki çocuk tarafından kaçırılarak öldürüldüğünde henüz 2,5 yaşındaydı. Tarihler 12 Şubat 1993'ü gösterirken oğluyla bilrikte alışveriş merkezinde sıradan bir gün geçiren anne Denise Bulger, herkesin gözünde sadece saf iki çocuk olarak görünen 1982 doğumlu Jon Venables ve Robert Thompson'ın planlarından tamamen habersizdi.

Kan dondurucu olayın ayrıntıları içeriğimizde: 

Kaynaklar: 1, 2, 3, 4

Olay günü alışveriş merkezi kameralarından alınan görüntülerde Venables ve Thompson'ın bir kurban seçmek üzere çocukları gözlemledikleri görülüyor.

Sık sık okuldan kaçtıkları bilinen çocuklar gün içinde şekerler, bir trol bebeği, piller ve bir kutu mavi boya olmak üzere birçok farklı ürünü çalarken görüntüleniyorlar. Çocuklardan birinin daha sonra itiraf ettiğine göre asıl planları kaçırmak üzere bir çocuk bulmak, çocuğu alışveriş merkezinin yanındaki kalabalık yola götürmek ve trafiğin önüne atmaktı. 

Aynı öğleden sonra yakınlardaki Kirkby'de yaşayan James Bulger ise annesi Denise ile New Strand Alışveriş Merkezi'ne gitmişti. Saat 15.40 sularında alt kattaki kasap dükkanından alışveriş yaptıkları sırada annenin dikkatinin dağılması üzerine, Denise oğlunun ortadan kaybolduğunu fark etti. Küçük çocuğa yaklaşıp elinden tutup götüren Thompson ve Venables, James Bulger'ı alışveriş merkezinden çıkarmıştı. Bu anlar ise kameralara 15.42'de yansıdı. İki çocuk daha sonra Bulger'ı Leeds ve Liverpool Kanalı'na 4 kilometre boyunca yürüttü. Burada kafasının üstüne düşen Bulger, yüzünden yaralandı. Bu sırada Venables ve Thompson çocuğu kanala atmak konusunda şakalaşıyorlardı

Kanala giden yolda üç çocuğu toplamda 38 kişi gördü. Bulger'ın bu sırada kafasında bir şişlik vardı ve ağlıyordu. Fakat onu görenler hiçbir şey yapmadılar.

Sadece iki kişi Thompson ve Venables'ı durdurmaya çalıştı, fakat çocuklar Bulger'ın küçük kardeşleri olduğunu ya da çocuğun kaybolduğunu ve onu karakola götürdüklerini söyleyerek bu kişilerden kurtuldular. Yolculuklarının bir anında ise Bulger'ı bir evcil hayvan dükkanına götürdüler fakat bu dükkandan da kovuldular. En sonunda Walton kasabasına varan çocuklar karşılarında Walton Polis Karakolu'nu görünce tereddüt etseler de, Bulger'ı ona işkence etmeye başladıkları Anfield Mezarlığı yanındaki eski Walton ve Anfield Tren İstasyonu yakınında bulunan dik bir bayıra yönlendirdiler.

Çocuklardan biri Bulger'ın sol gözüne aynı gün çaldıkları Humbrol marka boyayı attı. Çocuğu tekmelediler, damgaladılar ve ona tuğla ve taşlar attılar. Bulger'ın ağzına pilleri yerleştirdiler ve polise göre, hiç bulunmamış olsa bile, anüse de pil yerleştirilmiş olma ihtimali bulunuyordu. En sonunda ise tren yolunun bağlama papucu olan 10 kiloluk demir bir çubuğu Bulger'ın üzerine attılar. Patolog Dr. Alan Williams'a göre, demir çubuk ile kafasına aldığı darbe sonucu kafatasında 10 adet çatlak oluşan Bulger o kadar fazla yara almıştı ki (toplamda 42), yaralanmaların hiçbirini ölüm nedeni olarak gösterilemezdi. Thompson ve Venables daha sonra bir trenin çarpması ve ölümün kaza gibi görünmesini umuduyla Bulger'ı tren raylarına yatırdı, kafasına moloz parçaları koydu. Olay yerini terk ettikten sonra Bulger'ın bedeni bir tren tarafından ikiye bölündü, bedeni ise iki gün sonra 14 Şubat 1993 tarihinde bulundu. Adli patolog ölümünün tren çarpmasından önce gerçekleştiğini doğruladı.

Bulger'ın ayakkabılarının, çoraplarının, pantolonunun ve iç çamaşırlarının çıkarılmış olması, polisi ortada cinsel bir suç olduğu düşüncesine itti.

Patologun raporu Bulger'ın sünnet derisinin zorla çekildiğini ortaya koydu. Saldırının bu yönleri dedektifler ve çocuk psikiyatristi tarafından sorgulandığında ise Thompson ve Venables detay vermek istemedi ve pillerden bazılarını Bulger'ın anüsüne yerleştirdiklerini inkar ettiler. Şartlı tahliyesinin ardından konuşan Venables'ın psikiyatristi Dr. Susan Bailey ise "Bu konuyu Jon ile küçükken ve şimdi bir ergen olarak konuştuğumuzda saldırıda cinsel bir unsur olduğunu hiç söylemiyor" demişti.

Olayın ardından polis alışveriş merkezi kameralarından Bulger'ın kimliği belirlenemeyen iki çocuk tarafından kaçırıldığını gözler önüne seren görüntüleri buldu. Olayın duyumasının ardından Bulger'ın bedeninin bulunduğu tren rayları yüzlerce demet çiçekle donatıldı. Sorgu için göz altına alınan ve ardından salınan çocuklardan birinin ailesi aldıkları tehditlerden dolayı şehri terk etmek durumunda kaldı. Olayda ilerleme ise bir kadının kamera görüntülerini televizyonda görüp, o gün okuldan kaçan Venables ve Thompson'ı tanımasıyla yaşandı. Kadının polise ulaşması ile çocuklar tutuklandı.

Şüphelilerin çok küçük olması ise olayı araştıran polis memurları için şok edici oldu.

Çocukların yaşlarının kamera görüntülerinden anlaşılması zor olduğu için şüphelilerden en başta "iki genç" şeklinde bahsediliyordu fakat adli testlerin iki çocuğun da kyafetlerinde Bulger'ın vücudunda bulunan mavi boyanın bulunduğu, ve ayakkabılarında Bulger'ın kanıyla eşleşen kan lekelerinin olduğu kanıtlaması üzerine olaylar netleşmeye başladı. Bulger'ın yüzündeki ezik Thompson'ın ayakkabısının üst kısmı ile eşleşti, Venables'ın ayakkabısının ucundaki boya izi ise Bulger'ı tekmelerken güç kullanmış olduklarını gösteriyordu. Ayrıca Thompson'ın polise iki yaşındaki çocuğun "tekrar canlandırmak için" hastaneye götürülüp götürülmediğini sorduğu iddia edildi. 

İki çocuk da 20 Şubat 1993'de James Bulger'ı öldürmekten suçlu bulundular ve davayı beklemek üzere gözaltındayken 22 Şubat günü Güney Sefton Çocuk Mahkemesi'ne çıktılar. tutuklanmalarının ardından Çocuk A (Thompson) ve Çocuk B (Venables) olarak bahsedilen çocuklar duruşmaya kadar süresiz olarak göz altında kaldıkları emniyette tutuldular.

Suçluların ebeveynleri aldıkları ölüm tehditleri ardından yeni kimliklerle ülkenin başka kısımlarına taşındılar.

Bir yetişkin davası şeklinde yürütülen, suçluların ailelerinden, jüriden ve mahkeme yetkililerinden uzaktaki bölmede tutulduğu duruşma 1 Kasım 1993 günü başladı.

Çocuklar cinayet, kaçırma ve kaçırmaya teşebbüs suçlarını inkar ettiler. Kaçırma teşebbüsü suçlaması Bulger'ın öldürüldüğü gün yaşanan başka bir olaydan kaynaklanıyordu. Thompson ve Venables iki yaşındaki başka bir çocuğu kaçırmaya çalışmış fakat çocuğun annesi bunu engellemişti.

İki sosyal hizmet uzmanının yanında, yetişkinler için tasarlanmış bölmelerindeki yükseltilmiş sandalyelerde oturan çocukların duruşması 1999 yılında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından adil olmamakla suçlanmış olsa da, Thompson ve Venables'ın konuşmadığı ve sadece 20 saatin üzerindeki ifade kayıtları üzerinden gerçekleştirilen duruşmanın ardından, Temmuz 1994'te çocukların en az 15 yıl gözetim altında tutulacağı, yani Şubat 2008'de, 25 yaşına geldiklerinde salınacakları açıklandı.

24 Kasım 1993'te hüküm giymelerinin ardından çocuklar 20 yüzyılın en genç hüküm giymiş katilleri oldular.

Duruşmanın sonunda jüri yayın yasaklarını kaldırdı ve çocukların ismini açıkladı. Bunun nedenini ise "Bunu yaptım çünkü kamu çıkarları davalıların çıkarlarını ezip geçiyor. Bilgili bir halkın genç çocuklar tarafından işlenmiş suçları tartışması gerekiyordu." şeklinde açıkladı.

Thompson'ın başrolü oynadığı düşünülen olayda, Bulger'ı tren yoluna götürmeyi önerenin Venables olduğu ortaya çıkarken, Venables, Bulger'ın ondan hoşlanıyormuş gibi göründüğünü, elini tuttuğunu ve ölümüne giden yolda kucağına almasına izin verdiğini söyledi. Duruşmalar süresince Venables defalarca kıyafetlerini "James'in tıpkı bir bebek kokusu gibi olan kokusunu alabildiği" gerekçesiyle parçaladı.

Duruşma sırasında kanıt olarak kutudaki 27 tuğla, kan lekeli bir taş, Bulger'ın iç çamaşırları ve tren yolunun bağlama papucu olan paslı demir çubuk gösterildi.

Patolog, Bulger'ın aldığı yaraların taslağını çıkarmak için 33 dakika harcadı, bacaklarındaki yaraların çoğu trenin vücudunu ikiye ayırması sonucu olmuştu. Beyin zedelenmesi geniş çaplıydı ve beyin kanaması mevcuttu.

Haziran 2001'de ise şartlı tahliye kurulu çocukların artık topluma zararlı olmadıkları kararına vardı ve birkaç hafta içinde çocuklar yeni kimliklerle serbest bırakıldı.

Venables öncelikle 2010'da tahliye kurallarına uymadığı için 2013'e kadar hapse girdi, çıktığında yeni bir kimlik oluşturuldu. 2017'de ise çocuk istismarına dair görüntüler bulundurduğu için hapse girdi. İkilinin serbest bırakıldığı andan itibaren ise, kimlikleirni ortaya çıkarmak için onlarca girişimde bulunuldu, onlara benzediği düşünülen masum insanlar saldırlara uğradı. James Bulger'ın annesi ise yasak olmasına rağmen bir keresinde anonim bir kaynağın Thompson'ın yerini belirlemesine yardımcı olduğunu, fakat onun yanına gittiğinde görünce nefretten donup kaldığını söylüyor.

Olay çeşitli şekillerde medyada yer edindi.

Ocak 2019 tarihinde ise olayı konu alan Detainment (Gözaltı) isimli film 91. Akademi Ödülleri'nde (Oscar) En İyi Kısa Film (Canlı Aksiyon) kategorisinde aday gösterilince, filmin çıkışından önce danışılmayan Bulger'ın annesi filmin kaldırılması için bir kampanya başlattı. Filmin yönetmeni Vincent Lambe ise filmi geri çekmeyeceğini, bunun "filmin yapılış amacını yenmek olacağını" söyledi.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
turk_kizi

Eeee sonra nolmuş orospu çocuklarına onu da bileydik umarım intihar etmişlerdir

rivaille

çocuk değil şeytan bunlar. zaten bu şeytanlardan biri yetişkinken çocuk pornosu çektiği için tekrar tutuklanmıştı. Çocuk demeden idam edilmelilerdi en bastan

lrbst

Adil yargılama yapılmamışmış vay babam vay. Cani veletlere bir de madalya taksaymışsınız, bu gereksiz hümanizm mide bulandırıcı, 2 yaşında bir masum işkence ile öldürülmüş canileri nasıl aklasak diye çalışılmış belli. Bizler de çocuktuk, yerde can çekişen bir sineğin kanadının birini koparmıştım diye sonradan nasıl vicdan azabı çekmiştim.

enimum

iyi bok yedin cani herif

yusuf-ayyildiz1

zalime gösterilen merhamet mağdura zulümdür

Başlıklar

DarbeKatilLiverpoolPolisanneolaytahliye
Görüş Bildir