Kendilerine Biçilen Rolü Reddedip Sakallarını Uzatan Kadınların Sayısı Günden Güne Artıyor!

-

Polikistik Over Sendromu olarak bilinen ve kadınların yüzlerinde sakal şeklinde kıllar çıkmasına neden olan üreme sistemi sorunu birçok kadının kendine olan güvenini kaybetmesine neden oluyor. Lakin son zamanlarda bazı kadınlar yaşadıkları bu cilt sorunuyla barışıp, kendilerini oldukları gibi kabul etmeye çalışıyorlar. Üstelik bu kararı veren kadınların sayısı günden güne artıyor.

Toplum tarafından kabul edilmesi çok zor görünen bu durumla ilgili içeriğimizi sizler için Daily Mail ve Unilad'dan derledik.

Kaynak: 1 2 3

Kaliforniya'da yaşayan Annalisa Hackleman, 13 yaşından bu yana toplumun baskısıyla ve birilerinin zorbalığıyla uğraşıyordu.

Tanı konulduktan sonra sürekli yüzündeki kıllardan kurtulmaya çalıştı. Ama bir süre sonra bunun gerçekten çok zorlayıcı olduğunu, kurtulmanın zor olduğunu anladı. Annesi Annalisa'yı o dönemlerde lazer tedavisine gönderdi. Ama lazer de işe yaramadı.

Yıllar önce sürekli çıkan sakallarının, insanları neden bu kadar rahatsız ettiğini anlamıyordu.

Ama zamanla insanların olumsuz yorumlarından ve zorbalıklarından bıkmaya başladı. Durumu kabul edip, toplumun isteklerine göre hareket etmeye başladı. İşler iyice çığırından çıkana kadar tabii. 

"Üç yıl önce günde iki kere tıraş oluyordum. Hiç bitmeyen bir savaş gibiydi artık. Evden dışarı çıkamıyordum, her dışarı çıkışımı planlamak zorunda kalıyordum. Evden dışarı çıktığımda da daha da endişeleniyordum, ağlıyordum. Öyle ki artık sakinleşemiyordum."

Eşi David ile tanıştıktan sonra her şey değişmeye başladı.

Şimdi kendini çok daha "Özgür, kadınsı ve öz güvenli" hissettiğini, bir daha sakallarını tıraş etmek isteyip istemeyeceğinden emin olmadığını söyledi. "David inanılmaz derecede destek oluyordu ve beni olduğum gibi kabul ediyordu. Sakalımı sevdiğini sanmıyorum ama beni seviyor ve tek önemli olan bu. Yaşadığım bütün sıkıntılardan sonra neyse ki eşim bana yardım etti ve ikimizin de hayatını mahveden bu durumun içinden bir şekilde çıkmamı sağladı."

24 yaşındaki Alma Torres de Annalisa ile aynı sorunları yaşıyordu. Hatta Alma'nın durumu biraz daha ileri derecedeydi.

24 yaşındaki Alma Torres de Annalisa ile aynı sorunları yaşıyordu. Hatta Alma'nın durumu biraz daha ileri derecedeydi.
24 yaşındaki Alma Torres de Annalisa ile aynı sorunları yaşıyordu. Hatta Alma'nın durumu biraz daha ileri derecedeydi.

Alma'nın rahatsızlığı 16 yaşındayken ortaya çıkmıştı. Çevresinde "Çok çirkin göründüğünü, kendisini öldürmesi gerektiğini, ağda yapması gerektiğini" söyleyenler oluyordu. Bu süreçte kilo da almaya başladı. Hormonları olması gerektiği gibi çalışmıyordu. 16 yaşından bu yana birçok sıkıntı yaşadı. Fiziksel olarak yumurtalık ağrısı, kas ağrısı, aşırı yorgunluk ve regl düzensizliği yaşıyordu. Ruhsal olarak da sürekli bir anksiyete ve depresyon durumunun içindeydi. Hatta kısırlık da var olan etkiler arasında yerini aldı.

22 yaşındaki erkek arkadaşı Taylor ile tanıştığında her şeyi anlattı. Taylor ise bu konuda sevgilisine çok büyük destek verdi.

"Taylor'a sevgili olduğumuzda sakallarımla ilgili durumu anlattım. O zamanlar tıraş oluyordum dolayısıyla bazen beni bıkkın görürdü ve bana yardım ederdi. Bir gün 'Bebeğim sakallarımı kesmesem senin için sorun olur mu?' diye sordum. O da bana, "Sorun olmayacağını, bunun normal olduğunu söyledi."

Taylor kız arkadaşının her gün yaşadığı bu sıkıntının ve verdiği mücadelenin farkındaydı. Dolayısıyla sonuna kadar destekledi.

"Benim için hala çok güzel ve sakalı onun kim olduğunu göstermiyor. Alt tarafı tüy ve birinin nasıl hissettiğiyle hiçbir ilgisi yok. Bu durum bir şeyler değiştirmemeli. Benim için karşımdaki kişinin karakteri önemli. Ayrıca bu çok normal bir şey. Herhangi bir sakınca görmüyorum."

Alma şimdilerde kendisiyle aynı sıkıntıları yaşayan bütün kadınlara yardımcı olmaya çalışıyor.

"İnsanlar genellikle yüzüme karşı yorum yapmıyorlar, internet üzerinden söylüyorlar. Sokakta beni durdurup, gülüp, fotoğrafımı çekmek isteyenler oluyor. Gülümseyip, poz veriyorum. Çok önemli olduğunu düşünmüyorum. Herkesin kendince sıkıntıları olduğunun farkındayım. Kendilerini daha öz güvenli hissetmek için başkalarına zorbalık yapıyorlar. Başkalarının da kendini iyi hissetmesi için yardım ediyorum. Sakallarımın olması beni çok daha iyi bir insan haline getirdi. Kendime daha fazla güveniyorum ve başkalarını da bu konuda cesaretlendirmek istiyorum. Benimle aynı durumu yaşayanlar, onlar için her konuda yardımcı olabileceğimi ve her zaman burada olduğumu bilsinler."

Ve son olarak 27 yaşındaki rekortmen Harnaam Kaur...

Harnaam da okul yıllarında birçok insanın zorbalığıyla uğraşmış bir genç kadın. 'Sakallı Kadın' olarak bilinen Harnaam, deneyimlerini sosyal medyada kendisinden destek isteyen herkesle paylaşıyor. Genç yaşına rağmen moda dünyasındaki tabuları çoktan yerle bir etti. 2016 yılı mart ayında Londra Moda Haftası'nda podyumda yer alan ilk sakallı kadın oldu. Yine aynı yıl eylül ayında ise Guinness Rekorlar Kitabı'na 'En Genç Sakallı Kadın' olarak girdi.

Harnaam yaşadığı zorlukların şu an olduğu kişi olmasına yardımcı olduğunu belirtti.

"Benim farklı vücudum kişiliğimi şekillendirdi. Hepsinden önemlisi sakallı veya sakalsız hala çok güçlüyüm. Her zaman motivasyon veren kişi olacağım ve sözlerim insanlara yardım edecek. Ben vücudumu da, içinde bulunduğum durumu da seviyorum. Şimdi ise insanların da kendi bedenlerini sevmesi için yardım etmek için buradayım."

Ayrıca bu seçimi yapan kadınların sayısının günden güne artışının da sebebini açıkladı.

"Her geçen gün daha fazla kadının değerini anladığını düşünüyorum. Kadınların bedenleriyle barışık olmaları ve kendilerini çok daha öz güvenli hissetmeleri için başlatılan bu akımda çok büyük ilerlemeler oluyor. Sakalla yaşamanın özellikle de kadınlar için biçilen güzellik standartlarının olduğu toplumlarda inanılmaz derecede zor olduğunu biliyorum. Kişisel olarak kimseyi zorlamıyorum o yüzden. Yalnızca 'Benim bedenim, benim kurallarım' ilkesiyle yaşıyorum. Ve herkesin de böyle yaptığını umut ediyorum."

Bu kadınların aldıkları kararlar da, yaşadıkları hayat da gerçekten zor aslında. Cesaretlerinden ötürü tebrik ediyoruz!

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
ilker-ilerler

Harnaam ın sakalallarını kafaya takmayıp bacaklarını alışı ? Elbette zordur kabul ama biraz reklam kokan hareketler mayk.

devemavisi

Bakın böyle şeyler hep Türkiye dışındaki ülkelerde oluyor. Neden? Çünkü sizin gibi geri kafalılar yüzünden ülkede insanlar kendini rahatça ifade edemiyor. Milletin dilediğini yapması size mi zarar? Şu ülke bi he deyip geçmeyi öğrenemedi ya.. Her şeye yorum yapacak kendi fikrini ölesiye haklı çıkaracak... Mutlusunuz dimi insanların sizin uydurduğunuz kalıba uymak zorunda kalmalarından? Aferin devam.

hipergrafi

O kendini rahatça ifade eden insanlar kendi ülkelerinde karşılaştıkları geri kafalı zorbalardanda bahsetmişler dikkat ettiysen. Kimse hiç bir kalıba uymak zorunda değil Pelin. İstersen sen de sakal bırak. Tuhaf bir şey gördüğünde, alay eden, ayıplayan, olumsuz yönde fikir belirten, hiç bir şey yapmazsa bile gözümü dikip bakan insanlar dünyanın her yerinde var. Kendi ülkeni, milletini aşağılamak için bu kadar hevesli olma sev yada nefret et senin ülken burası. Olumsuz algı yaratma. Nereye gidersen git sadece Pelin Ercan olarak değil buranın insanı olarak da bakacaklar sana.

Gizli Kullanıcı

Yalnız yazmak istedim de,ben uzun zaman önce görmüştüm çalıştığım yerde bir abla.Sakalları vardı,ilk defa gördüğüm için acayip şaşırdım.Çaktırmadan bakıyodum öyle bir şok.Ama ben yeni girdiğimden.Millet tanıyor,herkes normal.Kimse kadına dönüp bakmıyodu bile.Yani Ayça'ya katılıyorum.Aslında bu konularda bir nebze daha anlayışlı bile olabiliriz.Çok sık rastlanan bir durum olmadığından tabi ki şaşırıyoruz bakıyoruz ama kendini öldür demeyiz mesela.

devemavisi

Gerçekler kendi ülkemi aşağılayacak durumda bile olsa gerçektir. Ben aşağılamadım, sadece gerçekleri söyledim. Katılmıyorsan sen söyle, yorumumda gerçek olmayan bir şey var mı? Sen yabancı ülkelerde de zorbalar var demişsin bu noktada san katılıyorum. Ama fark ettiysen böyle bir habere bile dislike atan insanlarımız ve yabancı ülkelerde bu ve bu tür haberlerin desteklenmesi aradaki farkı apaçık ortaya seriyor. Ben yabancı ülkelerde zorba yok demedim, orada insanlar birbirine daha saygılı ve çekinmeden kendilerini ülkemize kıyasla daha rahat ifade ediyor, demek istedim. Ayrıca Türklüğümü gururla taşıyorum, benim hakkında söylediklerin doğru değil. Başka bir şeye vurgu yaptım yorumumda ama sen bambaşka bir anlam çıkardın.

devemavisi

Söylediklerine bakılırsa ben Ayça'dan pek farklı bir yorum yapmadım, insanların kendileri gibi yaşamalarını söyledim. Ayçayla tartıştığımız konu daha farklı. Anlamadım ne demek istediğini.

Gizli Kullanıcı

Pelin, "Tuhaf bir şey gördüğünde, alay eden, ayıplayan, olumsuz yönde fikir belirten, hiç bir şey yapmazsa bile gözümü dikip bakan insanlar dünyanın her yerinde var." yazmış ya Ayça,buna katılıyorum dedim.Hatta bizim insanımız(birkaç yıl öncesine kadar) bu konularda daha bile anlayışlıydı.İkinci fotoğraftaki kadına kendini öldürmelisin diyen bile olmuş,bizim insanımız bunu söylemez mesela bunu demek istedim. Ayça'yla tartıştığınız konuya girmedim,senin ilk yorumuna cevap yazdım,Ayça'da örneğini vermiş o yüzden katılıyorum dedim.

hipergrafi

Kim kendini daha rahat ifade ediyor yahu! Dikkat çekmek için saçma sapan, iğrenç iğrenç şeyler yapıl sosyal medya hesabından yayınlanın adı ifade özgürlüğü oldu diye bu salaklıklar orada az tepki görüyor zannettin herhalde. Araştır bakalım anoreksiya hastalığı dünyaya nereden yayılmış, 36 beden üstü mankenler Avrupa'da hangi kategoride iş bulabiliyorlar, biraz dolgun hatlara sahip olan ünlülere internetten gelen aşağılayıcı yorumlara bak, akran zorbalığı en çok ABD'de mi var yoksa bizde mi bi ara bakalım... Onlar bizden beter demiyorum yanlış anlama. O kadar da batı hayranı olma gidersen hayal kırıklığına uğrarsın, insan dünyanın her yerinde insan diyorum.

merve-yildiz24

madem kıl tüy serbest kaşları da salın onlar neden yay gibi muntazam ?

birinci-tekil-birey

Aynısını sorcaktım... Kaşlar kalem, bacaklar ağdalı.... Şov yapacaklarına tedavi olsunlar madem.

aryayildirim

keşe azıcık araştırsanız .bu hastalığa sahip kişilerde erkek tipi tüylenme olur .yani çenede olması gerekenden fazla tüylenme olur.tabiki kendilerine bakıcaklar kaşlarını bacaklarını istedikleri gibi alabilirler ama yüzündeki erkek tipi tüylenmenin tedavisi çok az .tek sonuç lazer ancak fayda etmiyor.şov yapacak durumda olduklarını da düşünmüyorum

devemavisi

Canı istediği için mesela?

benimadm13

Yahu şuna bak dislikelar kızgın yüzler yağmış bu bir hastalık işte yani güzel durmuyor olabilir ama bu sakallarını bırakmak onların seçimi ve saygı duymalısınız

suspicious

her insan dilediği gibi yaşamakta özgürdür... tamam da... bu nedir amk?

eluine

Teşekkür ederim.

suspicious

ne demek..

aryayildirim

zaten onlar özgürüm bahanesiyle sakal bırakmıyor .hastalıklarının sonuçlarını yaşamak zorunda kaldıkları için bu durumdalar

suspicious

sen de haklısın Arya...

Görüş Bildir