Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Kafatası Bile Kullanılmış! Spor Toplarının İlginç ve Bir O Kadar da Ürkütücü Kökenleri

-
7 dakikada okuyabilirsiniz

Bazılarının yapımında kafatası bile kullanılmış. Fildişi, domuz derisi, yosun vs. ne ararsanız var. Spor toplarının geçmişten bugüne yaşadığı evrimi okuyunca çok şaşıracaksınız.

1. Basketbol Topu

En başlarda basketbol, bir futbol topuyla oynanmıştı.  Sporun başlangıcından iki yıl sonra 1896’ya kadar, oyun için resmi top olarak daha büyük bir top kullanılmaya başlandı ve bu top Chicopee Falls, Massachusetts’te bir bisiklet üreticisi olan Overman Wheel Company tarafından yapıldı.

Topun çevresi en az 76 santimetre (30 inç) ve en fazla 81 santimetre (32 inç) olarak belirlenmişti. 1898’de topun ağırlığı 18 ile 22 ons arasında ayarlandı. Boyut ve ağırlıkta hafif değişiklikler haricinde, top bugün19. yüzyılın sonlarında olduğu gibi hala aynı şekilde kullanılmaktadır.

2. Beyzbol Topu

Beyzbol, kökenlerini ayakkabıların parçalarından veya ayakkabıcıların parçalarını lastik ayakkabılardan yapan ayakkabıcılar da dahil olmak üzere çeşitli girişimci bireylerin çabalarına borçludur. Bazı kaynaklarda geçene göre, ilk beyzbol toplarının da lastik çekirdekleri vardı ve deri kaplılardı. Daha sonraki beyzbol topları ise erimiş kauçuktan ziyade mersin balığı gözlerinden yapılmıştı. 1800’lerin ortalarında ise beyzbol oyuncularının bazen kendi beyzbol toplarını yaptıkları da oldu.

Onları kimin yaptığına veya neyden yapıldıklarını bir kenara bırakırsak, ilk beyzbol topları büyüklük ve ağırlığa göre çeşitlenirdi. İlk beyzbol topları için en önemli dış tasarımlarından biri “tek bir deri parçası dört farklı dikiş çizgisi ile bağlanmış” olan “limon kabuğu” idi. Bu toplar, günümüz de kullanılan toplardan 3 kat daha küçük ve daha hafif yapılıydılar. Daha büyük bir mesafe kat edip, daha yükseğe de fırlayabilirlerdi.

3. Bilardo Topu

İlk bilardo topları değerli dişleri için öldürülen fillerin dişlerinden yapılmıştı. Organik kökenli olmasına rağmen, fildişleri fillerin yaşıyla ortantılı olarak gittikçe sertleşir. Bu nedenle “Sert fildişi” de uzun süredir ölü olan fillerden gelir. Her yıl üretilen milyonlarca bilardo topuna gereken fildişini sağlamak için, binlerce fil katledildi ve hayvanlar kısa sürede kıtlaştı. Buna bağlı olarak fildişi fiyatları da yükseldi. Toplar, sıcaklık dalgalanmalarından etkilenip çatlamasınlar diye bir hafta boyunca “eşit bir sıcaklıkta” depolanmalıydılar. Bu sürede, yedek malzeme bulunması için bir arama yapıldı. Güney Amerika’da bulunan bir somun, fildişinden daha az elastikti ama başka türlü benzer özelliklere de sahipti. Yine de, fildişi yerine geçemedi.

Mucitleri cesaretlendirmek için 1863’te bir yarışma düzenlendi. Beş yıl sonra John Wesley Hyatt, 1851’de Alexander Parkes tarafından icat edilen selüloidi kullanmaya karar verdi. Hyatt yarışmaya bir selüloit bilardo topu ile girdi ancak 10.000 $ ödülünü kazanamadı. Hyatt’ın yaptığı top zıpladı, ama yeterince yükseğe değil.

Selüloit bilardo topları ile başka bir sorun daha vardı. Bazen patlayabiliyorlardı. Hyatt, bilardo toplarını kolodyum adı verilen bir bileşikle kapladı ve test edilmesi için bilardo salonlarına gönderdi. Kolodyum yanıcı bir madde olduğu için, toplara sigara gibi bir madde yaklaştırılırsa, ateş alabileceklerini söyledi. Daha da kötüsü, aralarında “herhangi bir şiddetli temas” meydana geldiğinde, toplar gerçekten
patlayabilirdi. Kolodyum toplarını test eden bir Colorado’lu barmen, topların her çarpışında ortaya çıkan hafif patlamaları umursamadığını, ancak müşterilerin sorun yarattığını söyledi.

4. Futbol Topu

İlk futbol topları arasında domuz başları ve İngilizlerin düşmanlarının kafatasları vardı, ancak ilk “düzgün yapılmış top” şişirilmiş bir domuzun mesanesine bağlanmış ve daha dayanıklı hale getirilmek için deriye sarılmıştı. Mesane ile yapılmış futbol topu bir ragbi topundan daha yuvarlaktı, ama tam anlamıyla küresel değildi. İngiltere’nin nemli ikliminde, toplara daha öncelerde dericilikte kullanılan bir yağ sürülmesine rağmen, toplar zamanla su geçirmeye ve hacimsel olarak
büyümeye başladı. Böyle bir topa vurmanın da ciddi boyun yaralanmalarına neden olma ihtimali vardı.

Charles Goodyear, 1836 yılında sertleştirilmiş lastiği icat etti ve 1855’te ilk sertleştirilmiş futbol toplarını tasarlayıp üretime koydu. Yedi yıl sonra, karısı akciğer kanserinden öldükten sonra, H.L. Lindon spor topları için ilk şişirilebilir kauçuk mesanelerden birini tasarladı. 1872’de İngiliz Futbol Birliği futbol topların büyüklüğünü ve ağırlığını belirledi.

5. Bowling Topu

Bowlingin tarihi, M.Ö 3200’lere Eski Mısırlılar dönemine kadar uzansa da, modern bowling 1840 civarlarında bir çim oyunu olarak başladı ve kumarbazlar arasında favoriydi. 19. yüzyılın ilk yıllarında, bowling topları, daha sonra sert kauçuk ile değiştirilen bir malzeme olan tahtadan yapılmıştır.

“Evertrue” adı verilen ilk lastik top 1905’te piyasaya sürüldü ve 1914’te Brunswick Corporation, Mineralite topu “gizemli bir lastik bileşenden” yaptı. Reklam ve pazarlama amaçlı olarak, Mineralit topları ülke çapında bir YMCA turnesinde dağıtıldı. Lastik toplar delindiğinde kötü bir koku yayıyordu, ancak polyester topları gibi 1970’lerde yaygın olarak kullanılıyorlardı.

6. Amerikan Futbolu Topu

Her şey, futbolun kurallarından sıkılan bir İngiliz oyuncunun, oyun sırasında topa ayakla vurmaktan sıkılıp, topu eline alıp koşmasıyla başlamış. Oyuna bu yeni yaklaşımın diğer oyuncuların da hoşuna gitmesi üzerine "rugby" oyunu doğmuş ve zaman içinde daha farklı kurallar konularak bugünkü Amerikan Futbolu ortaya çıkmıştır. Amerikan Futbolu, elle ve ayakla oynanmaktadır. Eliptik top, sporun en önemli malzemesidir. Uçları sivri, yayvan bir küre şeklindedir.

Amerika'da bu topa kısaca "futbol" ya da "domuzderisi" denir. Boyuna uzunluğu 28 cm, göbek kısmının çevresi 56 cm'dir.

7. Golf Topu

İlk dört asır boyunca, golf beş çeşit topla oynanmıştır: tahta, hayvan kılı, kuş tüyü, sakız ve Haskell. Tahta toplar, golfe benzeyen Colf, Crosse ve Mail gibi oyunlarda kullanıldıysa da bu topların golf oynarken kullanıldığını destekleyen hiçbir somut kanıt yoktur. Bunun nedeni, bu tür topların kayganlıklarından dolayı “iyi yol tutuş özellikleri” içermemeleri ve sadece 75 metre (246 ft) hızla ilerlemeleriydi.

Hayvan kılından üretilen golf topları, 1486’dan 1618’e kadar Hollanda’dan İskoçya’ya ithal edildi. 1554’ten başlayarak İskoçya’da da üretilmeye başlandı. Hayvan kılından üretilen golf topları, inek ve samandan yapılıyordu ama oldukça pahalıydı. Bu yüzden kuş tüyü
ile yapılan golf topları üretilmeye başladın, üretim aşaması aynıydı ve
maliyeti daha düşüktü. İskoçya’da ortaya çıkmış olan uygulamanın ne zaman başladığını bilen olmasa da, üreticilerin kuş kümeslerinden süpürülen kuş tüylerini kullandıkları söylenir. Kalitelerine bağlı olarak, kuş tüyü ile yapılmış golf toplarının her biri 2.5 ila 5 şil arasında satıldı. Hayvan kılından yapılanlara göre daha sıkı şekle girebildikileri için, 1786’da Glasgow’da yapılan “kontrollü bir test” e göre 176 metre (579 ft) ‘ye kadar fırlatılabiliyorlardı.

1848’den itibaren, guttiler (gutta-perka sakızından yapılmış toplar) tüylerin yerini almaya başladı. Guttilerin kökeni bilinmemektedir. Aslında, bu toplar pürüzsüzdü. Ancak St. Andrews’li bir eyer ustası, golfçülerin çentikli ve lekelenmiş toplar ile daha iyi performans gösterdiklerini gördükten sonra topun dışına oluklar ekledi.
Guttiler, daha ucuz ve daha dayanıklıydı ama ancak 1860’da yeteri kadar kaliteli ve popüler görüldükleri zaman tüylerin yerini alabilmişlerdi. Musselburgh’tan William Dunn, üretilmeleri için bir kalıp icat ettikten sonra guttilerin üretimi hızlandı ve satışlarda arttı. Gutta-perka sakızından yapılmış olan bu toplar, daha sonra Haskell tarafından üretilen toplar nedeniyle popülaritesini kaybetti.

1898’de bir Amerikalı olan Coburn Haskell, bir “noktalı top” ortaya çıkardı. 1912 civarında, topun kaplaması, bugün tanıdık olan küçük, çukur desenlerle değiştirildi. Haskell’den bu yana golf topu tasarımına yönelik iyileştirmeler yapılmaya devam ediliyor.

8. Voleybol Topu

1895’te Massachusetts’li William G. Morgan tarafından bulunmuş olan voleybol; beyzbol, basketbol, tenis ve hentbolun karışımı bir spordur. Tenis ya da diğer spor dallarında kullanılanlardan daha yüksek bir ağ üzerinden geçirildiği için havada tutulabilecek yeni bir top tipine ihtiyaç duyulmuştu. Bunun anlamı, topun hem hafif olması hem de hızlı hareket edebilmesi için yeterince ağır olması gerektiğiydi.

Basketbol topundan alınan iç kese işe yaramadı, bu yüzden Morgan Chicopee, Massachusetts yakınlarındaki A.G. Spaulding & Bros. fabrikasına döndü. Fabrika üç katmanlı bir top önerdi: dış bir deri tabakasının içinde bezle çevrili bir lateks kese. Bu model gerçekten işe yaradı ve günümüze gelene kadar voleybol topunun temel tasarımı çok az değişime uğramıştır.

9. Tenis Topu

Tenis'in tarihi 12. yüzyıla kadar uzanır. Günümüzde kullanılmakta olan bilindik ince tüylü lastik toplarından önce tenis topları; deri, tebeşir, yosun, insan saçı, metal, kum, yün veya koyun gevreği gibi çeşitli malzemelerden yapılmıştı.

İlk resmi olarak onaylanmış ve tenis topu yapımında kullanılan materyaller saç ve yündü. 1480’de, Fransa Kralı XI.Louis’nin kararnamesiyle, tenis toplarının saç veya yünle doldurulmuş deriden oluşması gerekiyordu. Bu dolgu maddeleri, topların sıçrama yapmasını
sağlamıştır ama günümüzde kullanılan şişirilmiş kauçuk, daha fazla sıçrama sağlar.

10. Pinpon Topu

Pinpon topları, orta sınıf Victorialıların yemek odalarının masalarını minyatür tenis kortları olarak kullandıkları için, tenisin minyatür bir versiyonu olarak kullanılmaya başlandı. Kitapları, ağları oluşturdu. Sigara kutularının kapakları raketlere dönüştü, daha sonrada bu kapakların yerini parşömen kâğıtları aldı. Kauçuk, şampanya mantarları ve ipten yapılmış toplar, pinpon topu olarak kullanıldı. James Good, 1901’de bir yolculuk sırasında ABD’de kullanımda olan selüloit topları gördükten sonra, bu toplar benimsendi.

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
walter-sullivan

Cidden ilginç bir içerik olmuş :)

Başlıklar

Amerika Birleşik DevletleriÇukurFransaGirişimciGolfİngiltereMersinfutboloyun
Görüş Bildir