Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

İlk Görüşte Aşık Olmanın İnsana Yaşattığı 15 Büyülü An

 > -

Aşk denildiğinde herkesin aklına farklı anlar, farklı duygular ve elbette farklı kişiler geliyor. Fakat aslında hepimizin ortak bir noktası var: O kişiyi ilk gördüğümüz an. Farklı ortamlarda farklı şekilde gerçekleşse de, ilk görüşte aşkın kollarına teslim olanların deneyimlediği ve oldukça güzel denilebilecek bazı anlar var. İşte onlardan bazıları;

1. O güne böyle birini göreceğinizi hissederek uyanırsınız. Daha henüz başlangıçta farklı bir şeyler olduğunu sezersiniz.

O gün diğerlerinden biraz farklıdır ve bunu daha başlangıçta hissedersiniz. Sabah uyandığınızda, içinizde size mutluluk veren bir hissiyat ile uyanırsınız. Enerjiksinizdir ve kendinizi çok iyi hissedersiniz. Farklı bir şeylerin olacağı daha o andan bellidir.

2. Kendinizi güzel/yakışıklı hissediyorsunuzdur.

O gün kendinize güveniniz tamdır. Aynaya baktığınız zaman kendinizi beğenirsiniz ve güne bu his ile devam edersiniz. Sokaklarda yürürken, iş/okul arkadaşlarınıza selam verirken, o gün sizde bir farklılık olduğu bellidir.

3. O kişi, gökten düşmüş gibi karşınızda beliriverir.

Hiç beklemediğiniz bir anda, her şey sıradan görünürken ve yaşamdan çok da bir beklentiniz olmadığı zaman, o kişi karşınızda beliriverir. Ne siz onun gelişini biliyordunuz, ne de o sizin. Fakat daha günün ilk anlarından itibaren, evren size bugün bir şeyler olacağını söylüyordu. Bunu hissedersiniz ve anın içinde kaybolup gidersiniz.

4. Kalbiniz hızla çarpmaya başlar, hayatınızda ona benzeyen hiçbir şey görmemişsinizdir daha önce.

Kalbinizden yukarı doğru sıcak bir şeylerin çıktığı hissedersiniz, midenize bir yumru çöker ve ellerinizi tam olarak kontrol edemezsiniz. Uzay boşluğunda salınıyor gibisinizdir; ne düşünürseniz düşünün, kendinize çeki düzen veremezsiniz. Bu an, bittiğiniz andır.

5. Konuşmak imkansızdır. İçinizde bir kızakla gezen yaramaz aşk çocuğunun peşinden koşarsınız.

Konuşmayı, bir şeyler söylemeyi ve iletişim kurmayı istersiniz. Fakat bu imkansızdır. Dilinizin ucuna aradığınız sözcükler gelmez. Ne söylerseniz söyleyin gereksiz ve saçma olacağını hissedersiniz. Hem konuşmak, böyle bir anın büyüsünü de bozacaktır. Sessizce kalakalırsınız öylece.

6. Uzun uzun bakarsınız ve kendinizi dünyanın en rahat gözlerinde, en güvenli bakışlarında bulursunuz.

Konuşamamanın getirdiği stres, karşınızdaki insanın gözlerinde ve bakışlarında bulduğunuz sıcak duygunun gelmesi ile bitip gider. Ne stres kalır, ne de bir konuşma endişesi. O insanın gözleri ve gözlerindeki anlam, hayatım boyunca aradığım gerçeklikti diye düşünürsünüz.

7. Ayaklarınız yerden kesilir ve gerçek olamayacak kadar harika bir anın derinliklerine doğru yolculuk yaparsınız.

Artık uçmuşsunuzdur. İçinde bulunduğunuz o kısa an, size gerçek olamayacak kadar masalsı ve harika görünür. Kendinizi bir insan gibi değil, evrenin sonsuzluğuna doğru yolculuğa çıkmış bir atom gibi hissedersiniz.

8. Onu öpmeyi, ona sarılmayı hayal bile edemezsiniz. Tek düşündüğünüz şey, içinde bulunduğunuz 'uçuyorum' hissidir.

Eğer bu bir sıradan 'hoşlaşma' durumu olsaydı, karşınızdaki insanı öpmeyi ve ona sarılmayı hayal edebilirdiniz. Belki de seviştiğinizi... Fakat bu sefer durum farklıdır. Ona dokunmayı bile aklınızdan geçiremezsiniz. Karşınızdaki kişi bir ışık süzmesi gibidir, sizin için var ile yok arasında kalmış fakat sizi her türlü mutlu eden bir varlıktır.

9. Karşınızdaki insanın diğerlerinden ne kadar da farklı olduğunu değil, direkt onun kendi varlığını hissedersiniz.

Karşınızdaki kişi normal bir insan olsaydı ve ondan yalnızca hoşlansaydınız, derhal onun diğer insanlardan farkına odaklanırdınız. "O daha güzel/yakışıklı, o daha kibar/tatlı" gibi kıyaslamalarla onu yüceltirdiniz. Fakat aşk duygusu size bunu yapma şansı vermez. Doğrudan o insana odaklanırsınız. Onu o yapan şeyler, zaten onun herkesten farkını da size hissettirecektir.

10. Sizden uzaklaştığında sanki kendinizden uzaklaşmış gibi hissedersiniz.

O an sona yaklaştığında zaten bunu hissedersiniz. Az sonra bitecektir... Siz buna hazırlanmaya çalışırken, o an gelip çatar. O kişi sizden yavaşça uzaklaşmaya başlar. Sizden uzağa attığı her adım, içinizden bir şeyleri alıp götürür ve sizi kendinizden de uzaklaştırır.

11. Bir anda içiniz yaşama umuduyla dolar.

Çok sürmeden içiniz harika bir umut duygusuyla dolar. Her şeyi unutursunuz ve hayatın ne kadar güzel olduğunu iliklerinize kadar hissedersiniz. Yaşamak harika bir deneyim dersiniz ve kendinizi şanslı hissedersiniz.

12. İnsanlığa olan güveniniz artar ve geleceğe dair arzularınız yeniden alevlenir.

Artık her şey çok hoş görünüyordur. İnsanları sevdiğinizi, dünyanın şu anki halinden çok daha güzel bir yer haline getirilebilineceğini düşünürsünüz. Gelecek size umut ve neşe dolu görünür. O an için yaşamak, her şeyin ötesinde mükemmel bir histir.

13. Maddi dertler ve günlük stres uçup gider.

Tüm negatif düşünce ve hislerle birlikte, size sıkıntı veren maddi sorunlar ve günlük hayatın dertleri de kaybolup gider. O an ne cebinizdeki parayı, ne de yetiştirmeniz gereken bir işi/ödevi düşünürsünüz. Adeta bir ışık olmuş, uzay boşluğunda savruluyorsunuzdur.

14. Kalbiniz bir farklı çarpmaya, ekseriyetiniz aşk ile savrulmaya başlar.

O anı deneyimledikten sonra, yaşama bir daha eskisi gibi devam edemezsiniz. Kalbiniz bir farklı çarpar ve içiniz aşk ile dolup taşar. Dünyayı farklı görürsünüz. Ağaçlar, dağlar, çiçekler, insanlar, yollar, şehirler ve diğer her şey size çok farklı görünür. Adeta hayatta bir basamak yukarı çıkmış, ruhunuzu huzurla doldurmuşsunuzdur.

15. Sonraki günlerde kokusunu asla unutamazsınız, bakışlarını asla aklınızdan çıkaramazsınız ve onunla olma ihtimalini düşünmekten kendinizi alamazsınız.

Bundan sonraki süreç onu en küçük detaylarına kadar hatırlamakla ve ona aşık olduğunuz o anı zihninizde yüzlerce kez tekrarlamakla geçer. Onu deliler gibi istersiniz. Bir süre başka hiçbir şey düşünemezsiniz. Tüm o eski arzular bitip tükenmiştir, tek istediğiniz yalnızca tek O'dur. Bu sürecin sonunda ya çok mutlu olacak ve aşk dolu bir yaşama başlayacaksınızdır; ya da onu elde edememenin acısıyla hüzünlü günlere adım atacaksınızdır.

BONUS: Bu da, bu süreçteki şarkınız olabilir;

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
herhangi-biri

Hiç ilk görüşte olmadım. Bir kaç kez daha görmem gerekti. İlk bi baksak sonra kaçsak oluyor mu ?

Gizli Kullanıcı

Keske o bonusu ilk anda verseydin

pnarizm

İlk bakışta aşk en güzelidir. İkinci bakışta ne mal olduğunu anlıyorsun çünkü.

ezgisen

körolmayasıca aşk .... bende bir kere yaşadım yine bize hüsran yine bize hasret var..

mazot

Beğendiğiniz bedenlere, hayallerinizde ki ruhları koyup, bunu "aşk" sanıyorsunuz. Willian Shakespeare.

Gizli Kullanıcı

direk onu anlatmış.

Gizli Kullanıcı

William Shakespeare'in böyle bir sözü yoktur. Bu söz Civan Canova'ya aittir. http://www.civancanova.net/html/ful-filizlenirken.html

mazot

Pek takmıyorum kim kimin sözü icadı bir gün başkasının sözünün altından benim ismimi görürsen sakın bu söz sana ait deme takmıyorum çünkü.

Gizli Kullanıcı

Yine bir ergen ve yine içler acısı bir cevap. Willian yazmandan belliydi tabi bu da.

mazot

Ne kadar saçmalıyorsun farkında mısın? Sanki altına adımı yazmışım biri yanlış isim yazmış ve ben onun adını vermişim adam da bunu söyleyecek potansiyel var! Herke(z) hata yapabilir en azından millet gibi ctrl+c ctrl+v yapmamışım. Git şimdi utan.

Gizli Kullanıcı

Bir üstteki yorumunu tekrar oku ve saçmalamak nasıl olur idrak et inşallah. Maşallah anlatım bozukluğu, noktalama hatası, anlam düşüklüğü her şey var. Bir de kendi adını yazsaydın yani sözü altına :D Yanlış bilgi verip bir de pişkin pişkin "ben takmıyorum yea" demene rağmen adını yazmadığın için sevinelim mi napalım :D Herke"s" hata yapabilir ama bir de "Evet haklısın ben de bu sözün kaynağını araştırmadım, millet gibi internette denk gelip ctrl+c ctrl+v yaptım" diye hatasını kabul etmek var ki işte bu erdemdir, herkese nasip olmuyor malesef. Keşke bunu anlayıp asıl utanması gereken taraf olarak o kapasiteye erişmiş olsan da nerdeee...

mazot

Hayatım boyunca yanlışımı bulmak için çabalayan insanlarla uğraştım ve hala uğraşıyorum. (hâlâ yazmadım çünkü şapkalar kalktı) Artık bunlarla uğraşmak yerine pişkinlik ve kendi çapımda protesto etmek istiyorum. Bu yüzden "ben takmıyorum yea". Tartışmayı uzatmak istiyorsan özelden yaz daha da ayrıntılı anlatayım çünkü burada herkesin önünde kendimi anlatmak istemem.

Gizli Kullanıcı

Sevgili ergen kardeşim, Türkçe ve edebiyat derslerine zamanında daha fazla eğilseydin zaten bir şey anlatacak kapasiten olurdu. Evet belli hayatın boyunca insanlar yanlışlarını düzeltmeye uğraşmış ama başarılı olamamışlar malesef.

mazot

Sen hala burada mısın? Bildirim geldiğinde çok şaşırdım bi git artık.

Gizli Kullanıcı

İstediğim an istediğim yerde olurum ayar istemesen yazmazsın.

mazot

Ne olur bana ayar ver bu aralar ayarlarım çok bozuldu.

Başlıklar

Uzayaşktatlı
Görüş Bildir