Hollywood'un Usta Oyuncusu Morgan Freeman'dan Hayatta Başarılı Olmak Konusunda 10 Tavsiye

-

Amerikalı bir oyuncu, yapımcı ve seslendirme sanatçısı olan Morgan Freeman'ı hepimiz bir yerlerde izlemiş ve kendisine hayran kalmışızdır. Milyonluk Bebek filmi ile Akademi Ödülü kazanan, Bayan Daisy'nin Şoförü, Esaretin Bedeli ve Yenilmez gibi filmlerle de aday gösterilen Freeman'ı hepimiz derin sesi ve içten oyunculuğu ile tanırız.

Peki 1937 yılında siyahi olmak halen zorluklara neden olurken Memphis'te doğan bu adam, nasıl oldu da yaklaşık 70 farklı yapımda yer aldı ve Hollywood'un en önemli aktörlerinden biri haline geldi? Gelin başarıya giden yolda hayatına uyarladığı bakış açılarını, verdiği röportajlar aracılığıyla inceleyelim:

Kaynak: 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8.

1. "Kendiniz olun."

Henüz oyunculuk yapmadığı bir dönemde Freeman, İş ve İş Bulma Kurumu aracılığıyla katip olmak için iş aramaktaymış. Fakat iş arama sürecinde Freeman, aslında yapmak istediğinin bu olmadığını, sadece zorunlu hissettiği için bu işi aradığını fark etmiş ve harekete geçmeye karar vermiş. Bu konuyu şu sözlerle aktarıyor: "Bir gün düşündüm ki katip olarak çalışmak zorunda bırakılamam. Bu yüzden İş ve İş Bulma Kurumu'na gittim ve müdürü görmek istediğimi söyledim. Daha sonra beni kızıl saçlı tatlı bir kadının ofisine yönlendirdiler. İsmi Bayan Lipton'dı. 'Senin için ne yapabilirim?' dedi. Ben de dedim ki, 'Beni olmadığım bir şey olmaya zorluyorsunuz. Dışarı çıkmak ve katip olmak için iş aramak zorundayım. Ama ben bir katip değilim, ben oyuncuyum. O yüzden buna devam edemem.' Sonra kadın sadece damgasını aldı ve işçi belgemi damgaladı. 'Altı ayın var, git oyuncu ol.' dedi. O yüzden Bayan Lipton eğer bugün hayattaysa şunu söylemek isterim... Bayan Lipton, ben bir oyuncuyum."

2. "İnsanların hakkınızda konuşmasını sağlayın."

Morgan Freeman, yaptığınız iş ne olursa olsun mutlaka insanların işiniz üzerine konuşabilmesi gerektiğini düşünüyor. Üzerine konuşulmayan bir şeyin ne kadar iyi olursa olsun gerçek bir başarı yakalayamayacağı konusunda şöyle bir anısını anlatıyor. "Shawshank Redemption (Esaretin Bedeli) çıktığında bir Box Office başarısı olan film Salak ile Avanak'tı. Film oldukça iyi eleştiriler aldı fakat kimse 'Shawshank Redemption' diyemediği için adı dilden dile dolaşmıyordu. Bir filmin ne kadar reklamını yaparsanız yapın, eğer insanlar hakkında konuşamıyorsa, reklamını yapmıyorsunuz demektir. Filmin bilet gişesinde başarılı olamamasının nedeni buydu. Kimse hakkında konuşamıyordu."

3. "Gözü pek olun."

Siyahi olmanın halen zorluk demek olduğu bir dönemde Memphis'te doğan Freeman, zorlukların üstesinden gelmenin sadece ve sadece bireye bağlı olduğunu şu güzel sözlerle açıklıyor: "Ben Memphis, Tennessee'de doğdum. Orada buraya gelene kadar uzun bir yolum vardı, fakat buradayım. Bazı insanlara her koyunun kendi bacağından asılması gerektiğini söylediğinizde zor olduğunu söylüyorlar. Saçmalık. Bunu herkes yapabilir. Ama herkes yapmıyor. Cesaret. Cesaret hayatın anahtarıdır. İçinden çıkamayacaklarını düşündükleri durumların içinde doğduklarını düşünen birçok insan var, öyle düşündükleri için de çıkmıyorlar. Şunu, şunu yapmış olmak isterdim diyen insanlara 'Yapabilirdin' diyorum. Onlar da 'Eh, buradan çıkıp gidemedim' diyor. İyi de otobüsler her gün çalışıyor. Düşünebiliyorsanız, yapabilirsiniz. İnsanlık budur, hayal edebiliyorsak yapabiliriz. Her bireyin durumu budur." Bu sözler gerçek birer ders değil mi?

4. "Her zaman elinizden gelenin en iyisini yapın."

Morgan Freeman, eğer bir iş size verildiyse, o işi yapacak yeteneğe ya da kapasiteye sahip olduğunuzu düşünerek ilerlemenizi öğütlüyor: "Bir aktör olarak işiniz elinizden gelenin en iyisini yapmaktır. O yüzden, yeteneğimin sağladığı en iyi şekilde rol yapacağım ve eğer altından kalkabileceğimi düşünmüyor olsalar bana rolü vermeyecekleri ya da benim rolü almayacağım düşüncesiyle ilerliyorum." Unutmayın ki, eğer birileri size bir işi verdiyse, mutlaka yapabilecek kapasiteye sahip olduğunuzu düşünmüş olmalıdır. Size düşen tek şey, gerçekten elinizden gelenin en iyisini yapmak olmalıdır.

5. "Becerilerinizi yaşayın."

Hayatın kimi nereye götüreceği asla belli olmaz, fakat ne yaparsanız yapın, yeteneklerinizi, becerilerinizi ve tutkularınızı silip atmayın. Onlara ufak da olsa yer ayırın, tıpkı Freeman gibi: "Bir keresinde, birisi bir aktör olmasaydım ne yapacağımı sordu. Hiçbir fikrim yok, bir yerlerde rol yapardım. Belki bir taksi şoförü olurdum, belki birinin tarlasında çalışırdım. Ne yapıyor olursam olsayım, birisinin küçük tiyatro grubuna ait olurdum. Rol yapardım. Çünkü yapmazsam ölürüm."

6. "Kendi yolunuzu keşfedin."

Morgan Freeman, büyüdüğü dönemde İkinci Dünya Savaşı'nın yaşanması ve konuyla ilgili birçok kahramanlık filmi olması nedeniyle uçma fikrine aşık olmuş ve durumu kafasında romantize ettiğinin farkında olmadan Hava Kuvvetleri'ne girmiş. Yaptığının bir hata olduğunu anlaması ise uzun sürmemiş: "Hava Kuvvetleri'ne girdiğimde aklım başıma geldi. Irkçılık orada da yaygındı ve askeri yaşama, çoğunun aptalca olduğunu düşündüğüm şeyleri sorgulamadan uygulamaya uygun değildim. O yüzden erkenden ayrıldım. Bu neredeyse onur kırıcı bir şeydi... Fakat eğitimdeyken fark ettim ki, bu hiçbir şekilde istediğim şey değildi. Bu, film değildi. Gerçekti. Manevra kolundaki kırmızı düğme gerçek mermilerle dolu, gerçek silahları kontrol ediyordu. Jet eğitimi sırasında orada bir süre oturdum ve anladım ki, eğer taaruz ateşi açıyorsam, orada kameraya ihtiyacım vardı. İnsanların tekrar ayağa kalkıp başlangıç çizgisine geçmesine ihtiyacım vardı.O yüzden o uçağın içinden çıktım ve arkamı dönüp oyunculuğa yürüdüm. Her şeyin filmlerle alakalı olduğunu biliyordum. Umrumda olan tek şey filmlerdi."

7. "Yapın gitsin."

Sahneye ilk kez 8 yaşındayken çıkan Freeman, ikinci kez sahneye çıktığında 12 yaşındaymış ve bir drama yarışmasının kazananı olmuş. Oyunculukta başarılı olduğu bu noktada bilinen Freeman şöyle diyor: "13 yaşına geldiğimde, öğretmenlerimin, ebeveynlerimin, diğer herkesin aklında oyunculuğun benim olayım olacağı düşüncesi vardı. Bense oyuncu olacağım konusunda bilinçli bir karar vermemiştim. Bilinçli kararlar verdiğimizi düşünmüyorum, yaptığınız şeyin bu olduğunu fark ediyorsunuz." Tabii hepimiz 13 yaşındayken bu tarz farkındalıklara varma şansına sahip olmuyoruz, fakat geç değil, sevdiğiniz, iyi olduğunuz şeylerin farkına varın, onları yapmaya devam edin. Sadece yapın.

8. "Çevrenizdekilerden ders alın."

Oyunculukta geçirdiği uzun yıllar boyunca birçok akıl hocası olan Morgan Freeman, onları ve onlardan aldığı dersleri şu sözlerle anıyor: "New York'ta ilk sahneye çıktığında Stacy Keach ile Viveca Lindfors için çalışıyordum. Benim için harika bir deneyimdi. Ustalık eğitiminden bahsediyorsanız, bu tam olarak oydu. Stacy sanırım Yale Üniversitesi'nden çıkmaydı ve sahnede benim olduğumdan çok daha ileri düzeyde bir aktördü. Fakat kulaklarım açıktı, öğrenmeye hazırdım. O yüzden oturdum ve izledim. Bunlar hep bir dersti. Pearl Bailey ile çalışmaktan öğrendiğim şey profesyönellikti. Kendisi tam bir profesyöneldi. Her zaman elinden geleni %100, hatta %110 ortaya koydu. Ben de onu çok dikkatli izledim. Kendisi 'Bu işte, işte böyle olunmalı' dedirten bir oyuncuydu. Anı yaşayın, yaptığınız şeyi bilin, her şeyinizle yapın, elinizdeki her şeyi ortaya koyun. Bu bir derstir."

9. "Manevi değerlerinizi kaybetmeyin."

Morgan Freeman manevi değerlerini mesleği için feda etmeyişini bir anısı üzerinden aktarıyor: "Sürekli sinemaya gidiyordum, izliyordum ve bir noktada filmlerde rol almıyor oluşum bana dramatik bir darbe koydu. İstediğim şekilde rol almıyor olmak yani. Eğer o dönemdeki kıyamet filmlerine bakarsanız, gezegende hayatta kalan karakterlerin hepsi beyazdı. O yüzden hedefim, bir rolü alırsam bununla ilgili konuşabilmek oldu. Eğer yapabiliyorsam, bununla ilgili konuşmak istiyordum. Bu yüzden 1980'lerin başında hiçbir işin gelmediği bir dönem oldu, çünkü bu tarz sorular soruyordum. Seçmelere bile alındığımı sanmıyorum. 'Şey' filminin yeniden çekilmesi için bir görüşmeye gittim. Senaryoyu okudum ve seçmeler için tekrar gittim. Yapımcı ya da yönetmen, onlardan biri, 'Senaryoyu okudun mu, ne düşünüyorsun?' dedi. Ben de 'Güney Kutbu'nda 11 kişi var, içlerinden sekizi bilim insanı, sonra bir aşçı, mekanik ve bir şey daha var. Hepsi siyahi. Bilim insanlarınınsa hiçbiri değil. Ne düşündüğümü sanıyorsunuz?' dedim. O işi alamadım. Beni dahil edecek şeylere ihtiyacım var. Oturup düşünmeme neden olacak şeylere. İnsanları kötüleyecek şeylerin bir parçası olmak istemiyorum."

10. "Eğlenin!"

Çünkü eğlenmiyorsanız ne anlamı var ki!

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
ssensei

"yapın gitsin" en sevdiğim.

ufukdiyoki

Eğlenme olayı garipseniyor ya. Bugün öğle yemeğinde arkadaşla, portakal kabuğundaki hidrojen karbürü inceliyorduk. Herkes garipsedi. Çakmağa doğru sıkıyor olmamızın nesi garip :/

mertyler

Yeşilçamın ustalarından bravo üstad...

blizzard

Tanrı dendiği zaman 500 yıllık Michelangelo eserindeki ihtiyar değil de Morgan Freeman gözümde canlanıyor. Bir siyahın toplumsal alanda yapabileceği en büyük devrimi Siyahi Tanrı imajıyla yapmıştır kendisi.

gzm-ynklr

Çok beğendiğim başarılı,özel bir oyuncu.

Başlıklar

Amerika Birleşik DevletleriBilimDarbeMorgan FreemanTiyatrotatlı
Görüş Bildir