Her Biri Zihninizdeki Çok Özel Kasaya Girmeye Aday Olan Tarihin En Büyük Soygun Hikâyeleri!

-

Her biri zekice kurgulanmış, film ve dizilerdeki soygun sahnelerini aratmayacak bu olağanüstü hikâyeler sizi oldukça şaşırtacak. 😱

8. Mona Lisa Tablosu'nun Çalınması - 1911

21 Ağustos 1911 sabahı Louvre Müzesi memurları, müzeye geldiklerinde Leonardo da Vinci'nin gizemlerle dolu, ünlü tablosu Mona Lisa'nın yerinde asılı olmadığını gördüler. Tablo çalınmıştı! Hemen polise haber verildi. Ardından müze idarecileri tarafından bir ekip oluşturuldu ve müze, tabloyu bulmak için baştan sona arandı. Müzeyi aramak yaklaşık bir hafta sürmüştü çünkü müze Sen Nehri boyunca 2200 feet uzunluğunda devam ediyordu ve 49 dönümlük bir araziye inşa edilmişti. Bir dedektif, gizli bir odaya giden merdivenlerde Mona Lisa'nın ağır çerçevesini bulmuştu. Haberler duyulduğunda birçok Fransız gazeteci olayla ilgili iddialar ortaya atmaya başlamıştı.

Polis, Pablo Picasso’yu bile sorgulamıştı.

Picasso, önceden Pieret adlı bir arkadaşından iki heykel satın almıştı. Pieret bu parçaları, Mona Lisa çalınmadan çok önce Louvre Müzesi’nden çalmıştı. "Arkadaşının Mona Lisa’yı da çalmış olabileceğini" söyleyen Picasso, suçlamalar ve halkın tepkisi üzerine yerel bir gazetede "Heykelleri geri vereceğini" duyurdu. Adının gizli kalmasını rica ettiyse de, bu mümkün olmamıştı. Sorgulamadan sonra polis, Picasso’nun  Mona Lisa’nın hırsızı hakkında hiçbir şey bilmediğine karar verdi.

Asıl hırsız ise 27 ay sonra bulundu.

Vincenzo Perugia adlı bir İtalyan, resmi İtalya'nın Floransa şehrindeki Uffizi Galerisi'ne 100.000 dolara satmaya çalışıyordu. "Resmi yurtsever bir İtalyan olduğundan ötürü çaldığını" iddia ediyordu. Pazar gecesini Louvre’da, gözlerden uzak bir odada saklanarak geçiren Perugia, pazar günü sabahı müze kapandığında, resmin bulunduğu odaya girmiş ve onu duvardan indirmişti. Merdivenlerde resmin çerçevesini keserek, resmi çıkartmıştı. Binayı terk etmeye çalışırken, kilitli bir kapıya geldi ve kapı tokmağının vidalarını çıkararak  çantasının içine koydu. Ve Müze'nin dışına çıkmayı başarmıştı.

Asıl ilginç olan ise, polisin hırsızlıktan sonra Perugia’yı sorgulamış olmasıydı.

Mona Lisa çalınmadan 10 ay önce Louvre Müzesi İdaresi, usta sanatçıların resimlerinin cam içine konulmasına karar vermişti. Perugia da bu iş için seçilen 4 adamdan biriydi. Perugia sorgu sırasındaki sakin ve rahat tavırları nedeniyle polislerde kuşku uyandırmamıştı...

7. Pensilvanya Bankası Soygunu - 1798

31 Ağustos 1798'de, Amerikan tarihinin ilk banka soygunu, Philadelphia’da gerçekleşti. Soygunun ardından bütün deliller Demirci Pat Lyon'u gösteriyordu. Lyon, tatil için kasabadan ayrılmadan sadece bir kaç gün önce banka kilitlerini değiştirmişti.

Pensilvanya Bankası'ndan, (Günümüzde de büyük bir tutar olan) 162.281 dolar çalınmıştı.

Ancak soygunun Pat Lyon ile hiçbir ilgisi yoktu. Hırsız, aynı zamanda bina sahibi de olan, Marangoz Şirket Üyesi Isaac Davis'di. Davis soygunun ardından Pensilvanya Bankası'na paranın bir kısmını yatırmak için geri geldiğinde gerçekler de ortaya çıkmıştı.

6. İkinci Dünya Savaşı'nda Naziler'in sanat yağması - 1937 - 38

Adolf Hitler'in Avusturya'nın Linz kentindeki Führer Müzesi'ni dünyanın en iyi resimleriyle doldurma girişimiyle Naziler, işgal altındaki Fransa, Hollanda, Belçika, Avusturya, Çekoslovakya, Polonya ve Rusya'da bu tür eserleri yağmaladı, el koydu ya da satın aldı.

Çalınan eserlerin toplam değeri ise, 1 milyar doların üzerinde.

Asıl ilginç olan ise eserlerden bazılarının, 80 yaşındaki Cornelius Gurlitt tarafından, evindeki eski konserve kutularından oluşma bir yığının ardında saklanmasıydı. Bu resimler Gurlitt'e, babası Hildebrand Gurlitt'ten kalmıştı. Hildebrand, Hitler'in 1938'de Nazi Müsadere Komitesi'ne atadığı tecrübeli dört Alman Modern Sanat simsarından biriydi. Hildebrand Gurlitt küçük bir alıcı değildi. Savaş yıllarında Paris'teki en pahalı dört resim satışında bir milyon Fransız frankından fazla para harcamıştı.

5. Dunbar Armoured Soygunu - 1997

ABD'deki en büyük nakit para soygunu 1997 yılında, Los Angeles Dunbar’ın servisinde gerçekleşti. 18 milyon dolarlık bu soygun o kadar iyi işlenmişti ki, soyguncular arkalarında hiçbir iz bırakmamıştı. Ancak soygunu gerçekleştiren çete üyelerinden birinde bulunan yüklü miktardaki para sayesinde hırsızlar yakalandı.

Soygun şirkette emniyet görevlisi olarak çalışan Alan Pace tarafından gerçekleştirilmişti.

Soygundan bir gün önce işinden ayrılan Pace, nöbet tutarken boş zamanlarında bu soygunu planladığını itiraf etti. Bir grup arkadaşıyla birlikte, elinde kalan bir anahtar ile gecenin geç saatlerinde binanın deposuna girdi. Soyguncular alarmı çaldırmadan korumaları alt ederek tüm parayı almayı başarmıştı.

4. Millennium Dome Soygunu - 2000

Londra’da Milenyum Kubbesi'nde sergilenen ve aralarında paha biçilmeyen Milenyum Yıldızı'nın da olduğu elmasları çalmak isteyen soyguncular, polis tarafından fark edildi. Soyguncuların hepsinin sabıkalı olması polisin dikkatini çekti ve soygun henüz yapılamadan önlendi.

Gerçekleşseydi dünyanın en büyük elmas soygunu olacaktı.

Çete üyelerinin soygun filmlerinden etkilenerek özel kıyafetler giydiği bu soygun girişiminin ardından, polislerle silahlı çatışmaya girilmişti. Eğer yakalanmasalardı yanlarında bulunan sahte elmasları asıllarıyla değiştirmeyi planlıyorlardı.

3. Anvers Elmas Soygunu - 2003

2003 yılında Belçika’daki Antwerp’te bir kasaya giren İtalyan Leonardo Notarbartolo liderliğindeki 4 soyguncu, en büyük elmas soygununu gerçekleştirdi. Antwerp’teki 14 katlı kale gibi korunan Elmas Merkezi binasının yerin 2 kat altındaki sığınağına giren soyguncular; radarlar, ısı sensörleri, manyetik alan, 10 kat güvenlik duvarı ve o güne kadar yapılan en güvenli çelik kapıyı aştılar.

Bugün bile polis, çetenin bunları nasıl yaptığını, terastan sığınağa nasıl girdiğini bilmiyor.

Çete, binanın balkonunu kullanarak içeri girdi. Buradaki tüm sensörleri devre dışı bıraktı. Oradan da artık güvenli olan terasa çıktılar. Sığınağa girdikten sonra, her şey çok kolay ve hızlı oldu. Soyguncular, önce 6 ton ağırlığındaki çelik kapıyı sonra da matkaplarla, küçük kasaları bir bir açtılar. Elmas dolu 173 kasadan, 109’unu açarak 100 milyon dolar değerindeki değerli taşla birlikte sırra kadem bastılar.

Otomobille olay yerinden kaçarken, elmas yerine torbaların bazılarının içinden boş kağıtlar, bir miktar para ve boş kutular çıktı.

beta.ems.ladbiblegroup.com

Paniğe kapılan çete, tüm bu torbaları ormanlık bir alana atarak kaçtı. Notarbartolo, çetenin diğer üyelerini bir daha hiç görmedi. Ancak kağıtlarda Notarbartolo adına düzenlenmiş bir fatura vardı. Ve polis bu kanıtları kullanarak onu yakalamayı başardı.

2. Dansk Værdihåndtering Soygunu - 2008

Brondby’de bir güvenlik firması olan Dansk Værdihåndtering’den, 62 milyon Danimarka kronu çalındı. Soygunu gerçekleştiren ağır silahlı çete, sokaklara ateş açarak ortalığı savaş alanına çevirdi.

Çete, 10'dan fazla çöp kamyonuyla polis arabalarının önünü keserek, alana erişimlerini engelledi.

Çetenin 5 üyesi, birkaç gün sonra Kopenhag’da bir otelde yakalandı. Yakalananların ifadeleri diğer çete üyelerinin de yakalanmasını kolaylaştırdı.

1. Graff Kuyumcu Soygunu - 2009

İngiltere tarihinin en büyük mücevher soygunu, 6 Ağustos 2009'da gerçekleşti. Aman Kassaye ve suç ortağı müşteri kılığında Londra, New Bond Street’deki Graff Kuyumcusu'na geldi. Mağaza vitrinlerini açması için görevlileri sıkıştıran soyguncular, eğer başarılı olabilselerdi 65 milyon dolara yakın değerde elmas ve mücevher çalacaklardı.

İkili soygundan önce yüzlerini değiştirmek için bir makyaj stüdyosunda dört saat geçirdi.

Soygunun başarısız olmasının ardından iki soyguncu kaçmak zorunda kaldı. Ancak kaçarken aceleden telefonlarını içeride unuttular. Polis incelemesinin ardından iki hırsızın kimliklerini tespit etti ve onları başarılı bir operasyonla ele geçirdi.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
saffet-filiz

Mona lisa tablosu'nun Çalındık dan sonra, hırsızlar çok sayıda kopyasını yaptırıp satıyorlar dı diye hayırlıyorum, o yalanmıymış. Belgeselini izlemiştim :(

xeamon

Günümüzde güvenlik önlemleri yüzünden soygun yapmak imkansız hale geldi. Soygun gerçekleşse bile çalınan mallar (paralar) kayıtlı olduğu için harcanmaz ve satılamaz. Ancak filmlerde ve dizilerde gerçekleşir harika soygun :)

Gizli Kullanıcı

Parayı ne şekilde çaldığınla alakalı o.. Çalıştığım firmanın bütün hesapları bende ana para işverende ve bana çok güveniyor. Eğer şerefsiz bir insan olsaydım asgari ücret değilde ayda en az 5000 lira alırdım. Hatta bunu çok düşündüm bu kadar çok sistem açığı varken benim yerimde bir başkası olursa ne yapardı diye.. İyi ki o niyetli bir insan değilim.

quentynmartell

vurgun demiyoruz ona :(

Gizli Kullanıcı

"çalınan mallar (paralar) kayıtlı olduğu için harcanmaz" kısmına değindim sadece. Hem hakkın olmayan her türlü kazanç bir vurgundur miktarın bir önemi yok.

xeamon

Frostmourne hungers diyorsun yani :)

Gizli Kullanıcı

:D ahaha aynen! ^^

erlik

Yanlış hatırlamıyorsam bizde de bir gurup geri zekalı soyguncu başarılı bir şekilde PTT şubesi miydi? Banka şubesi miydi? Soyduktan sonra tren ile Avrupa'ya kaçmaya çalışırken silahlarların hala yanlarında olduğunu hatırlayıp, mermiler ziyan olmasın (!) diye camdan ateş edince şikayet ediliyorlar. Sonuç malum. Far görmüş tavşan gibi yakalanıp hooooop hapise

hatice-bay

HAHAHA :D

Başlıklar

Amerika Birleşik DevletleriAvusturyaBelçikaFransaİngiltereİtalyaMona LisaPolisRusyaSavaşolaytatil
Görüş Bildir