Her Annenin Az veya Çok Yaşadığı Doğum Sonrası Yaşanan En Zor Dönemlerden Biri: Postpartum Depresyonu Nedir?

-

Lohusa depresyonu, doğum sonrası depresyonu ya da postpartum depresyon... Etrafınızda doğum yapmış kadınlar varsa mutlaka en az birini duymuşsunuzdur bunların. Hamilelik ve doğum zaten yeterince zorken, bunun bir de psikolojik sonuçlarıyla yüzleşen kadınların çok daha ağır savaşlar verdiğini görüyoruz. Aslında en basit tanımıyla doğumdan sonra bir kadında gerçekleşen fiziksel, duygusal ve davranışsal değişimlerin bir karışımı diyebiliriz postpartum için. Fakat bazen yalnızca iki hafta bazense tam iki sene sürebilen bu depresyon, düşünüldüğünden daha karmaşık. 

O halde gelin doğum sonrası depresyonu ya da daha bilinen adıyla postpartum depresyon neymiş hep birlikte bakalım...

Postpartum, lohusa ya da doğum sonrası depresyonu...

Doğumdan sonra kendini farklı farklı şekillerde gösterir postpartum depresyon; ağlama krizleri, eski hayatını özleme, suçluluk duygusu, üstlendiğin bu büyük sorumluluğu kaldıramayacağını düşünme, yalnızlık...

Aslında içinde bulunduğu bu muhteşem durumu annenin görmesi çok zorlaşır.

Çünkü hamilelikte artan hormon seviyesi doğumdan sonra aniden düşer. Ayrıca lohusa depresyonunu tetikleyen sebepler de oldukça fazladır. Bunun yanında annenin yaşadığı bu büyük fiziksel ve duygusal değişimleri dışarıdan gören insanların neler olduğunu anlaması da çok zordur. Bu açıdan bilgili ve deneyimli insanların, annelerin yanında olması onlar için büyük bir şanstır.

Hamilelik esnasında artan hormonlar, doğum sonrasında 3 gün içerisinde hamilelik öncesi seviyelerine iner.

Hormon değişimi ve depresyon arasında net bir bilimsel bağ kurulmasa da, bu durum göz önüne alındığında kulağa oldukça mantıklı geliyor. Bunun yanında bebek sahibi olmanın sosyal ve psikolojik değişiklikler yaratması da haliyle depresyon riskini arttırıyor.

Dışarıdan bakıldığında bir annenin doğum sonrası depresyonunda olduğunu nasıl anlarsınız?

Doğumdan sonra oldukça normal karşılanabilecek belirtilerdir aslında bunlar; az uyuma ya da uyuyamama, iştah azalması ya da artması, aşırı yorgunluk hali ve sürekli değişen duygusal durumlar. Ancak asıl lohusa depresyonu, tüm bunlara ek majör depresyon belirtileri de gösteriliyorsa ortaya çıkar: Depresif ruh hali, haz kaybı, değersizlik hissi, umutsuzluk ve acizlik...

Asıl riski arttıran faktörler;

Her anne doğum sonrası depresyonu yaşayabilir ancak yapılan araştırmalar, hamilelikte depresyon yaşayan, yaşı oldukça genç, hamileliğinden emin olamayıp kesin karar veremeyen, çok çocuklu annelerde; daha önce depresyon geçmişi olan, premenstrüel disforik bozukluğa (PMDB) sahip, yalnız yaşayan, sosyal bir desteği olmayan annelerin doğum sonrası depresyon yaşama ihtimallerinin daha yüksek olduğunu söylüyor.

Önemli olan, yalnız olmadığınızı ve bunun geçici bir durum olduğunu; tedavi olunabileceğini bilmek.

Uzmanların söylediğine göre yeni annelerin çoğunda doğumdan sonra ''bebek melankolisi'' denen durum gözleniyor. Ancak bu genelde aile desteğiyle kolayca atlatılabilen bir evre. Asıl sorun, bu evrenin daha uzun ve şiddetli bir şekilde sürmesi sonrası gözlemleniyor. Her 10 kadından 1'i lohusa depresyonunu şiddetli ve uzun bir şekilde yaşarken; her 1000 kadından 1'inde postpartum psikozu denen çok daha ciddi ve ileri seviye bir depresyon görülebiliyor.

Kendinizi gerçekten iyi hissetmiyorsanız ya da yakınınızdaki bir annenin iyi olmadığını gözlemlediyseniz en yakın fırsatta bir uzmana danışmalısınız.

Eğer bir annedeki depresyon belirtilerinin iki haftadan fazla sürdüğünü gözlemlediyseniz, günlük durumlarla başa çıkamıyorsa, normal olmayan hareketler gözlemlediyseniz, kendisine ya da bebeğine zarar vermeyi düşünüyorsa, günün çoğunu aşırı endişeli, korkmuş veya panik halde geçiriyorsa ortada ciddi bir durum olabilir. Yapmanız gereken bir profesyonelden yardım almaktır.

Bu duruma gelmeden alınabilecek önlemler ise çok açık aslında:

  • Yardım isteyin! Diğerlerine size nasıl yardımcı olabileceklerini söyleyin. 

  • Kendiniz ve bebeğiniz için beklentilerinizde gerçekçi olun. 

  • Egzersiz yapın, yürüyüş yapın ve bir süreliğine evden çıkın. 

  • Bazı günlerin iyi, bazılarının kötü olacağının farkında olun. 

  • Akla yakın bir diyet uygulayın; alkol ve kafeinden kesinlikle uzak durun! 

  • Eşinizle ilişkinizi geliştirin, birbirinize zaman ayırın. 

  • Aile ve arkadaşlarınızla iletişim içinde olun kendinizi izole etmeyin. 

  • Eve ilk çıktığınızda ziyaretçilere sınır koyun (bir de onlarla uğraşmayın). 

  • Telefon konuşmalarınızı eleyin. Herkesin hayırlı olsun dileklerini kabul etmek zorunda değilsiniz. 

  • Bebeğiniz uyuduğunda uyuyun veya dinlenin, kendinize ne kadar olursa olsun zaman ayırıp rahat bir nefes alın.

  • Yapabildiğiniz kadar insanların saçma soru ve yorumlarına kulaklarınızı tıkayın.

Annelerin Doğum Sonrası Karşılaştığı Fiziksel ve Ruhsal Zorlukları En Gerçekçi Haliyle Sergileyen Fotoğraflar - onedio.com
Annelerin Doğum Sonrası Karşılaştığı Fiziksel ve Ruhsal Zorlukları En Gerçekçi Haliyle Sergileyen Fotoğraflar - onedio.com
Ayaklarının Altı Öpülür! Yeni Annelerin Motivasyonunu Yükseltecek 15 Doğum Sonrası Fotoğrafı - onedio.com
Ayaklarının Altı Öpülür! Yeni Annelerin Motivasyonunu Yükseltecek 15 Doğum Sonrası Fotoğrafı - onedio.com
Lohusa Depresyonunu Dibine Kadar Yaşayan Annelerin Bilmenizi İstediği Sarsıcı Gerçekler! - onedio.com
Lohusa Depresyonunu Dibine Kadar Yaşayan Annelerin Bilmenizi İstediği Sarsıcı Gerçekler! - onedio.com

Kaynak 1, 2

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
arsenic

Eskiden aileler tek basina degildi. Ev kalabalik olurdu. Kayinvalide, anne, kiz kardesler yani akraba destegi vardi. Cocukla anne bu kadar dip dibe, yuz yuze olmazdi. Eskiden kadinda bu kadar kariyer baskisi yoktu. Simdi hem okudugun okulun hakkini vermek, hem de tek basina anne olmak zorunda cogu Maddi ve manevi gelecek kaygısı arttı. Özel okuldur, çocukların artık sokaklarda oynayamaz, kendi başına vakit geçiremez olması anneliği boğucu bir hale getirdi. Sosyal medya ile baskalarinin hayatini gözetler olduk. Doğumdan sonra hala güzel olma kaygısı, para, pul, keyifli yaşam ve sürekli kıyaslanan hayatlar.

Görüş Bildir