Öğrenci Evinde Yaşanan Felaketler: Bunları Yaşamayan Yoktur!
Öğrenci evi, insanın “Ben artık kendi ayaklarımın üzerinde duruyorum” diyerek çıktığı ama birkaç hafta sonra annemin evinde neden bu kadar rahatmışım diye düşünmeye başladığı yerdir. Çünkü burada her gün yeni bir macera, her maceranın sonunda da “Bunu kim yaptı?” sorusu vardır.
En Beklenmedik Felaket: Elektronik Eşyaların Bozulmasıdır!
Tam da her şeyin yolunda gittiği bir anda, çamaşır makinesinin ya da buzdolabının bozulmasıyla birlikte evde büyük bir kriz patlak verir. Yerde dağ gibi biriken kirli çamaşırlar ve panik içinde temiz kıyafet arayışı... Buzdolabında zaten az kalan yemeklerin çöpe gitmesi ise sanıyoruz en büyük stres.
Açlık: Buzdolabında Sadece Ketçap Kalır
Ayın başında dolu olan buzdolabında ayın sonuna doğru sadece ketçap, yarım limon ve ne zamandır orada olduğu bilinmeyen bir yoğurt vardır. Ama hiç merak etmeyin o evden akşam yemeği bir şekilde çıkar!
Evde Yemek Yapmaya Çalışırken Tüp Biter
Bazen de dolap doludur ama yemek pişirmek imkansızdır! Mesela tüm malzemeler hazırlanmıştır. Tencere ocaktadır. Tam yemek olacakken... Bir de bakarsın tüp bitmiştir. Haydi akşam yine dışarıdan yemek söyleyelim!
Bulaşık Makinesi Yoktur: Peki Sıra Kimde?
Elektroniklerin bozulması dedik ama bulaşık makinesinden söz etmedik. Zira öğrenci evinde bulaşık makinesi biraz fazla lüks olabilir. Bu arada lavabodaki bulaşıklar da her gün biraz daha yükselir. Herkes görür ama kimse dokunmaz.
Bir noktadan sonra ise yazı tura, taş kağıt makas ya da batak oynayarak bulaşıkları kimin yıkayacağını belirmektir. Çünkü mutfağı temizleme sırasının kimde olduğunu kimse bilmiyordur.
Sınav Sabahı Alarm Çalmaz
Aman dikkat, bir önceki gün ev arkadaşınla dalga geçtiğin durum senin de başına gelir. Bunu her öğrenci illa ki yaşar! Sınav 09.00'dadır ve sen gözlerini bir açarsın saat 08.47... İşte o an kahvaltı, duş ve hazırlanmak tamamen rafa kalkar. Şimdi koş!
Büyük Hayallerle Birlikte Eve Çıkarsın Ama Ev Arkadaşıyla Anlaşamazsın!
Biri sabaha kadar ışığı açık bırakır, diğeri karanlıkta yaşamak ister. Biri evi toplar, diğeri dağınıklığı sorun etmez. Bir süre sonra aynı evde değil, iki farklı ülkede yaşıyor gibi olursunuz. İşte kaos o zaman başlar.
Anne “Yarın Geliyorum” Der
Sen darmadağın bir evde yaşayabilirsin ama annen 'Yarın geliyorum' derse... İşler tam da o an değişir ve 15 dakika içinde evin bütün dengesi değişir. Çamaşırlar toplanır, bulaşıklar yıkanır, buzdolabı temizlenir. Anne gelmeden ev öğrenci evinden örnek eve dönüşür.
Ev Arkadaşının Sevgilisi Eve Yerleşir
Önce hafta sonları gelir. Sonra birkaç gün kalır. Bir bakmışsınız evde sizden çok onun eşyası vardır. Peki sen yeni bir ev arkadaşına daha hazır mısın?
Ev Arkadaşı Memleketine Gider: Artık Özgürüm Sanırsın!
İlk gün ev sessizdir. İkinci gün huzurludur. Üçüncü gün ise konuşacak birinin eksikliği hissedilir. Çünkü ne kadar kavga etseniz de ev arkadaşlığı biraz da birbirine alışmaktır.
Ay Sonu Geliyor: Ayın 20’sinde Para Biter
Ayın başında herkes zengindir. Ayın 20’sinde ise hesap bakiyesiyle göz göze gelmek bile istemezsiniz. Bir de kira derdi var tabii... Kim ödeyecek şimdi kirayı? Peki ya faturalar?
Akşam yemeği ise makarna. Sonra yine makarna, yine makarna...
Ev Sahibi Eve Gelenlerden Şikayet Eder
Ev sahibi de sessiz sedasız kalmayacaktı değil mi? Evde arkadaşlarınızın oturması bile mesele olabilir. Gürültü yapmasanız da bir süre sonra kapı her çaldığında evde küçük çaplı bir panik başlar: “Şimdi kim geldi?” Aman sessiz olun ev sahibi olmasın!
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın