Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Güzelliği Her Yerde Arayan "Güzellik Atlası" Projesinde Yer Alan Türkiye'den Kadınlar

-

The Atlas of Beauty, yani Güzellik Atlası, Mihaela Noroc adlı gezgin-fotoğrafçının başlattığı bir proje. Mutlaka duymuşsunuzdur ve hatta Onedio'da konuyla ilgili içerikler de mevcut. Mihaela bu proje kapsamında dünyanın her yerini dolaşıp bölge kadınlarını fotoğraflayarak bize aslında kültürel bir çalışma miras bırakmakta.

The Atlas of Beauty (Güzellik Atlası) Nedir?

Mihaela, içten ve dıştan, her haliyle güzel olan, kendisine bir şekilde ilham veren, çevresine ışık saçan kadınları fotoğraflıyor. Bunlar arasında popüler güzellik anlayışına uyanı da var, uymayanı da. 

Bu projeden bahseden (Onedio da dâhil) popüler sitelerde, günümüz güzellik standartlarına uyan kadınların fotoğraflarının listelenmiş olması sizi yanıltmasın. Dünya kadınlarının güzelliğini yine kadın gözünden bize sunan bu projeyi direkt kendi sayfasından incelemekte fayda var.  

Proje için birbirinden çok farklı, bir sürü kadın fotoğraflanmış. Bu linkten "All Photos" (Tüm Fotoğraflar) kısmına giderseniz fotoğrafların neredeyse hepsine ulaşabilirsiniz.

Proje sahibi Mihaela Noroc'u tanıyalım

30 yaşındaki Romanyalı Mihaela, 3 yıldır dünyayı dolaşıyor ve dünyanın her yerinden kadınları fotoğraflıyor. 27 yaşında olağan hayatını terk edip tüm birikimini ve enerjisini bu işe harcamış Mihaela. Babası ressam olduğu için renklere ve çevresinde görülmemiş güzellikleri görmeye küçüklüğünden beri alışkın olduğunu söylüyor. Kendini tanıttığı küçük İngilizce metni şuradan okuyabilirsiniz.

Tabii ki Türkiye'den, bu topraklardan kadınlar da projede yer alıyor.

Bu içerikte, Mihaela'nın Türkiye gezisi sırasında fotoğrafladığı kadınlar listelendi. Onları gören Türklerin tepkileri ikiye ayrılıyor. Bu paylaşımın altına da benzer yorumların yapılması muhtemel.Yorumlardan ilki: "Çoğuna sokakta sürekli rastlıyoruz, bunların neresi güzel?" Bunu diyenlere hatırlatalım, zaten amaç ender bulunan güzelliklerin peşine düşmek değil. Kaldı ki projenin Facebook sayfasında, bu içerikte göreceğiniz kadınlara yabancıların yaptığı yorumların %90'ı, ne kadar güzel ve büyüleyici oldukları yönünde. Maddelerdeki, sizi orijinal fotoğrafa götürecek linkleri incelerseniz beautiful, amazing, mesmerising, stunning gibi sıfatların havada uçuştuğunu göreceksiniz. Her fotoğrafın altına temsilen birkaç yorum seçildi, daha çok yorum görmek isteyenler linklere tıklasın.

Gelen ikinci tipteki yorumlar ise fotoğraftaki kadınları beğenenler, ancak beğenisini "Biz sokakta böyle güzel kadınları neden göremiyoruz?" şeklinde belirtenlerden oluşuyor.

Bu durumda iki yorumu harmanlamak şöyle mümkün: İlkinde de denildiği gibi aşağıda göreceğiniz kişilerin benzerlerinin aslında ülkemizde her yerde görülebileceğine katılmakla birlikte, yorumun devamındaki "Bunların neresi güzel" kısmına katılmak zor. 

Olay, bu topraklarda uzun süre yaşadığımız için kadın-erkek birbirimizin güzelliğine alışmamız ve birbirimizin gözünde sıradanlaşmamızda. Bir yabancı gelip, bizi bize övmeden bizim de birbirimize alıcı gözle bakmadığımızı söyleyebiliriz. Bayrakları astıysak başlayabiliriz!

"Bir çay bahçesi. İstanbul, Türkiye"

Fotoğraf için tıklayınız

Fotoğraf için gelen yorumlardan bazıları;

  • "Bu muhteşem! Hatta diyebilirim ki, Mona Lisa'nın 'gülüşünden' daha güçlü. Resmen gözlerinizi ondan alamıyorsunuz. Bu fotoğrafı salonuma asmak isterdim. Mükemmel bir iş!"

  • "Gerçekten bir melek gibi, gözleri resmen büyüleyici!"

"İstanbul, Türkiye, Temmuz 2015"

Fotoğraf için tıklayınız

Fotoğraf için gelen yorumlar biri;

  • "Hermione'nin Türk versiyonu gibi!!"

(Hermione Granger: Harry Potter serisinin karakterlerinden biri.)

"Kendisi bir Türk ve onu temmuz ayında (2015), İstanbul'da fotoğrafladım."

Fotoğraf için tıklayınız

12 binin üzerinde like ile projenin en çok beğeni alan fotoğraflardan biri de bu. Fotoğraftaki kişiyi çok güzel bulduğunu söyleyen insanların dışında, bir süre ülkemizde yaşayıp şöyle bir analiz yapan da var: "Ben Türkiye'de yaşadım. Bu fotoğraf benim için ülkenin batısındaki şehirlerde yaşayan genç ve kentli kadınların sembolü niteliğinde. Genelde açık görüşlü, eğitimli, bilinçli, biraz 'çılgın' ama aynı zamanda 'saf'... Ve güzel demiş miydim? Daha doğrusu büyüleyici."

(Yorumu İngilizce olarak yazan kişi, 'çılgın' ve 'saf' kelimelerini Türkçe şekliyle yazmış.)

"Ayça ile 2 gün önce (Mayıs 2016), o akrabalarını ziyarete gelmişken İzmir'de tanıştım."

Fotoğraf için tıklayınız

Proje sahibi Mihaela, fotoğrafı paylaşırken Ayça'nın hikâyesini de anlatmış; "Ayça'nın dedesi, 1960'lı yıllarda Almanya'ya göç eden ilk Türk işçiymiş. 1970'te Almanya Cumhurbaşkanı Ayça'nın dedesini onurlandırmak için onu yeni yıl kutlama törenine davet etmiş. Tam 40 yıl sonra, bu kez Ayça'nın babası aynı törene davet edilmiş ve Alman kültürüne entegrasyon konusunda çok iyi bir örnek teşkil ettiği için onurlandırılmış. Almanya'ya hiç dil bilmeden gelen bir göçmen işçinin oğlu olmasına rağmen çok çalışıp tıp okumuş ve başarılı bir oftalmolog olmuş. Ayça Almanya'da sağlık ekonomisi okuyormuş ve hedefi bir yardım kuruluşunda çalışıp dünyanın her yerindeki insanlara yardım edebilmekmiş."

Fotoğrafa gelen yorumlarsa hem Ayça'nın kendisine hem de hikâyesine yönelik. Bir örnek: 

  • "Güzel, akıllı, ailesine saygılı - çok başarılı olacak."

"Bir ilkokul öğretmeni adayı olan İpek'le 2 hafta önce (Mayıs 2016) tanıştım."

Fotoğraf için tıklayınız

Mihaela'nın fotoğrafla ilgili yorumu özetle şöyle: "Bu fotoğrafta Türkiye'nin tipik unsurlarını görebiliriz. Bir çarşı, çay içen insanlar, bayraklar, Atatürk portresi. Türkiye'de tipik olmayan şeyse, insanların neye benzedikleridir. İskandinavların sarışın, mavi gözlü ve uzun boylu olduğunu, Türklerin hepsinin koyu renk saçları ve gözleri olduğunu varsayarız. Bazen de ne yazık ki karşımızdakinin ülkesini veya ırkını baz alarak onun iyi veya kötü bir insan olduğu varsayımını yaparız. Ama dünyada hayal ettiğimizden daha çok çeşitlilik vardır ve her bir insan farklıdır."

Gelen yorumlardan bazıları da fotoğrafçının bu yorumunu destekler nitelikte:

  • "Türkiye'deki ten, saç ve göz rengi çeşitliliği beni çok şaşırtmıştı! Orada hiç bulunmamış olanlar bunu anlayamaz. Orada her şey çok çeşitli, özellikle de manzaraları. Çok güzel."

  • "Ten, göz, saç renkleri ne olursa olsun, Türk kadınları müthiş. Çok güzeller!"

"Onunla 1 yıl önce (2015), İstanbul sokaklarında karşılaştım. Oyuncu olmak için uğraşıyordu."

Fotoğraf için tıklayınız

Mihaela, fotoğrafını çektiği kişiyle tanışmadan önce şehrin huzurlu olduğunu söylüyor ve ekliyor: "Geçen yıl İstanbul'da birçok terör saldırısı oldu ve aklım, bundan ve dünyanın her yerinde buna benzer saldırılardan etkilenen insanlara gitti. Karışıklıkların olduğu bölgeleri gezerken fark ettim ki bunların asıl sebebi ne din, ne renk ne de ırk. Asıl sebepler, küçük grupların egoları ve açgözlülüğü. Bu gruplar, sıradan insanların arasına nefret salmak ve bizi savaşlarında taraf etmek için her şeyi yaparlar. Umarım bizim sevgimiz, onların hırsından daha güçlüdür." 

Proje için gelen yorumlardan biri şöyle: 

  • "Atlas projesinde yayınladığın her kadına, hikâyeye ve manzaraya tek kelimeyle âşık oluyorum. Dünyada pek çok güzellik ve bizi şaşırtan pek çok insan var. Bunlar beni umutlandırıyor ve günüm bu sayede iyi geçiyor - ülkeler arasında bir sürü çatışmalar olmasına rağmen. Not: (Fotoğraftaki kadının) dudaklarına bayıldığımı söylemiş miydim?"

"İstanbul-Türkiye'de genç bir Kürt kadını."

Fotoğraf için tıklayınız

Fotoğraf için gelen yorumlar biri;

  • "Çok sade ve çok güzel. Evet, böyleler."

"Kıbrıslı bir Türk, İstanbul, Türkiye."

Fotoğraf için tıklayınız

Fotoğraf için gelen yorumlar biri;

  • "Aman tanrım! O bir model mi yoksa yoldan geçen sıradan vatandaşlardan biri mi? Ne kadar etkileyici bir ifade. Tebrikler Mihaela!"

(Mihaela da en az çektiği kadınlar kadar övgü alıyor elbette.)

"Onur Yürüyüşü. Dün (28 Haziran 2015), İstanbul, Türkiye"

Fotoğraf için tıklayınız

Fotoğraf için gelen yorumlar biri;

  • "Gurbetçi bir Amerikalının kısıtlı bakış açısından bir yorum yapacağım: Bu fotoğrafta ilerleyen, modern bir millet görüyorum. Olaylara hazırlıklı, ama yine de rahatlamış ve hatta gülümseyen polisler görüyorum. Kafasını nasıl göründüğüyle değil, çevresindeki dünyayla meşgul eden cesur ve modern bir kadın görüyorum. Geleneksel olmayan görüşlerini halka açık bir platformda, utanmaksızın ve can güvenliğinden korkmaksızın açıklamanın özgürlüğünü sonuna kadar yaşıyor. Görüşleri hakkında ne düşünürsek düşünelim şu bir gerçek ki, gerçek demokrasilerde herkesin kendine ait görüşleri olabilmeli ve insanlar bunları paylaşabilmeli – doğru ya da yanlış, kabul edelim ya da etmeyelim. Karşılığında bizim de bu görüşlere katılmama hakkımız var. İşte bu sebeplerden bu fotoğrafı duvarımda paylaştım. Bu fotoğraf, sekülaristlerle dindar-gelenekçiler arasındaki politik karmaşaya rağmen, Türkiye'nin hâlâ bir ONUR Yürüyüşü’nde boy gösteren genç bir kadın barındırabildiğini bize gösteriyor. Türkiye bununla gurur duymalı!" 

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
thecenk

Bana "trip"in fotoğrafını çekebilir misin Mihaela ?

ferhat-kozcaz

Türk kızı candır, egosu azaptır yalnızlıktan geberse elinin tersi ile iter çünkü aileden böyle yetişiyorlar. =)

ayip-adam..

ayçayı yerler ♥♥

varda-chimera

hala mı? neyse fotoğraflar iyiymiş. ama çingeneleri unutmuş :D

okan191

Türk kızları her zaman iyidir, bir numaradır, efsanedir, candır. Türk kızlarını beğenmeyen dingiller başka ülkelere göç edebilir.

Başlıklar

2016AlmanyaFacebookHarry PotterİstanbulİzmirMona LisaTerörçaygezginkadınlarolayonedio
Görüş Bildir