Gerçek ve Travmatik Bir Hayat Hikayesinden Uyarlandı: Doğduğun Ev Kaderindir

-
Abone ol

'Doğduğun Ev Kaderindir' en çok izlenen dizilerden biri oldu. Dr. Gülseren Budayıcıoğlu'nın 'Camdaki Kız' romanının bir hikayesinden uyarlanan dizi ile kitap arasında nasıl benzerlikler ve farklılıklar var bir bakalım.

Öncelikle Gülseren Budayıcıoğlu'ndan bahsedelim. Kendisi önce Ankara'da, daha sonra İstanbul'da açtığı Madalyon Klinik'te yıllarca birçok travmatik olaya şahit olmuş çok değerli bir psikiyatrist.

Madalyon'un Türkiye'nin ilk psikiyatri kliniği olduğunu da hatırlatalım.

Bir yandan doktorluğa devam ederken, bir yandan da tanık olduğu hikayeleri bir araya getirip kitaplaştırmış. Hem de bir edebi eser niteliğinde, çok da başarılı bir yazar olarak.

Birçoğumuz onu İstanbullu Gelin dizisi ile tanıdık. Gerçek bir hayat hikayesini ele alarak yazdığı 'Hayata Dön' kitabının uyarlaması olan dizi, gelmiş geçmiş en harika dizilerdendi.

Türk dizi sektöründe Çarli İş Başında ve Flash TV dizileri de dahil olmak üzere iyi, kötü, çer çöp her şeyi izlemiş olan editörün en favori üç dizisinden biri olduğunu belirtelim.

Hatta dizideki terapi sahneleri gerçekten onun danışmanlığında yazıldı. O kadar büyüleyiciydi ki, hemen kitaplarını sırayla okumaya ve yeni uyarlama dizileri beklemeye başladık.

Süre dolsun diye anlamsız diyaloglarla vakit geçiren dizilere inat, çok gerçekçi ve vurucuydu bu terapi sahneleri.

Sonra o harika haberi aldık; 'Camdaki Kız'daki hikayelerden biri dizi oluyor dediler! Hem de yaz dizilerine sığmayan yeteneği ile artık dramda görmek istediğimiz Demet Özdemir ve uğruna kurşun atılıp kurşun yenecek karizmasını çok özlediğimiz İbrahim Çelikkol başrolde.

Camdaki Kız isimli kitaptaki Zeynep'in hikayesi baz alınarak hazırlanmış.

Yönetmenliğini Çağrı Bayrak, senaristliğini ise Eylem Canpolat ve Ayşenur Sıkı üstleniyor.

Durum böyle olunca da kitapla diziyi biraz karşılaştıralım dedik. Kitap nasıldı, dizi nasıl?

1. Zeynep, fakir bir ailenin kızı. Annesi ve babası pek düşünceli ve merhametli insanlar değiller. Hatta babası tek kelimeyle iğrenç bir herif, annesi de onu terk etmek şansı varken bunu kullanmayan bir aciz. Abisi yokluktan, bakımsızlıktan ölünce Zeynep için bir karar veriyorlar.

Kitapta da dizide de Zeynep'i, annesinin çalıştığı evin hanımı ve beyine veriyorlar. Zeynep böylece onun için fedakarlıklar yaptığını düşündüğü öz ailesi ve ona bakıp büyüten, onu çok seven ikinci ailesi arasında bir hayat sürmeye başlıyor.

2. Yine hem kitapta, hem de dizide gördüğümüz üzere kader motifinin bir mahkumu Zeynep. Onu kaderinin yönlendirdiğine inanıyor. Hukuk okuyor, aslında iyi bir eğitim alıyor ve geleceği parlak. Ama kaderinden kaçamayacağını düşünüyor.

'Kader motifi' tabirini çok kullanıyor Gülseren Hanım. İstanbullu Gelin izleyenler çoktan anladı bile. Kaderinin böyle yazıldığını ve başına hep benzer şeylerin geleceğini düşünenler, kendi sonlarını kendileri yazıyorlar. Örneğin yalnızlığa mahkum olduğunu düşünenler sürekli etrafındakilerin bir gün gideceğini düşündüklerinden tedirgin hareket ediyorlar. Çevresindeki kişilerin sevgilerini devamlı sorgulamaları, agresif tavırları ve güvensizlikleri sebebiyle de bir şekilde o kişileri kaybediyorlar. Daha sonra da "Bak gördün mü? Ben yalnızlığa mahkumum, kaderim bu benim."diyorlar. Kim bilir senin de belki böyle bir kader motifin vardır?

3. Zeynep'in bir de Faruk isminde bir sevgilisi var. Faruk varlıklı, güçlü bir adam. Zeynep'e evlenme teklifi ediyor. Buraya kadar yine aynı gidiyoruz.

4. Fakat kitapta Faruk askerdeyken Zeynep onu terk ediyor. Bir daha da asla görüşmüyorlar. Dizide ise Faruk hep hayatımızda olacak gibi, ortalığı epey karıştıracak.

Engin Hepileri

5. Peki Faruk'u neden terk ediyor Zeynep? Yine öz annesi iş başında. Yine kitapla uyumlu bir şekilde annesinin duygu sömürüsünün mağduru oluyor. Hep ikinci ailesinin isteklerine göre yaşadığını düşünüp, biraz da annesini mutlu etmek istiyor.

Ailesini oturdukları mahallede ziyaret ettikçe yüreği parçalanıyor. Kendisini yaşadığı hayat ve onlarınkini karşılaştırınca yüreği parçalanıyor.

6. Zeynep annesine geliyor ve 'onun kızı' olduğunu ona göstermek istiyor. Hatta onu mutlu etmek için ne yaptığını öğrenince saçımızı başımızı yolasımız geliyor.

Kitapta Zeynep'in her iki ailesi de Ankara'da. Mehdi'nin tayini çıkınca Malatya'ya yerleşiyorlar daha sonra. Dizide ise herkes İstanbul'da.

7. Annesinin yaşadığı mahallenin abisi, oto tamircisi Mehdi ile tesadüf eseri tanışıyorlar. Mehdi de Mehdi, mahalledeki herkes onunla evlenmek için can atıyor. Burada kitaptan ayrılıyoruz.

Çünkü kitaptaki Mehdi, ne öyle cengaver bir abimiz ne de oto tamircisi. Hatta efendi, sakin, insanlarla pek iletişim kurmayan bir doktor.

E hem yakışıklı bir doktor hem de vicdan birlikteliği olur mu? Kararı biraz daha zorlaştırmak için Mehdi'yi dizide oto tamircisi yapmışlar. Bakmışlar castta İbrahim Çelikkol var, onun o mahallenin abisi aurasından da yararlanmışlar.

Bizce böyle daha bile iyi olmuş.

8. Zeynep'in annesi allem ediyor kallem ediyor, Zeynep'e "Bir kez de benim istediğimi yap, hakkımı helal etmem!" diye Mehdi'yle evlenmesi için yol yapıyor. Allah Allaaaaaah, kızın mesleği var sevgilisi var? Gerçek hikayede, yani kitapta da aynen böyle.

Annenin bunu niye yaptığını kitabı okuyunca anlıyorsunuz. Ama bu kadının Zeynep'e ikinci annesi kadar bile merhamet duymadığını söyleyebiliriz.

Senan Kara & Zuhal Gencer

9. Mehdi'nin de annesini mutlu etmek için evlenmek istemesi gibi bir durum var. İkisi de bu iş tamamdır deyip dünya saçması bir şekilde evlenmeye karar veriyorlar!

Aman ne saçma demeyin, kitapta da aynen böyle. Kitaba da saçma diyemeyiz; çünkü o da gerçek bir olayı anlatıyor. Ciddi ciddi yaşanmış bu!

10. Hatta o kadar ki, Zeynep'in ikinci annesi bu evliliğe inanmak bile istemiyor. Kızının aklını başına getirmek için uğraşsa da olmuyor.

11. Yani bu iki insan, sadece ailelerini mutlu edebilmek, vicdan yüklerini azaltmak için evleniyorlar. Tabii biri çok güzel bir kadın, biri çok yakışıklı bir adam olduğu için "Ammaaaaan ben de evlenirim ne olacak?" diyebilirsiniz. Ama işin aslı öyle değil.

Kitapta Mehdi çok sıradan bir adam. İletişim bile kurmuyorlar doğru dürüst. Niye yapıldığı bile belli olmayan, birkaç buluşma sonrası kararlaştırılmış bir evlilikten bahsediyoruz.

12. Gelelim bir başka farklılığa. Söylediğimiz gibi kitapta Faruk bir daha Zeynep'in peşine takılmıyor. Ama dizide kolay kolay peşini bırakmayacak gibi. Hatta adamı Zeynep'in kardeşi diye tanıtıyorlar!

Adam da haksız değil hani, sevgilisini başkasıyla evlendirdiler!

13. Peki Mehdi'nin başka bir hayatı yok muydu Zeynep'ten önce? Burada da kitap ve dizi taban tabana ayrılıyorlar.

Mehdi, Benal diye mahalleden bir kadınla takılıyor. Evlilik vaatleri vermediği bu kadın, Mehdi'ye epey tutkun. Dizide Mehdi bu kadınla evlenmeden önce tüm ilişkisini bitiriyor.

İncinur Sevimli

Fakat bir talihsizlik yaşanıyor ve son ilişkilerinden hamile kalıyor Benal. Zeynep bunu bir noktada öğrenecek elbette. Dizide böyle, Mehdi pek de suçlu değil yani.

Kitapta ise hem Zeynep'le evliliğini sürdürüyor, hem de başka bir kadın ile adeta ikinci bir aile hayatı yaşıyor. Bambaşka iki hayata, iki aileye sahip bir adam yani.

Sessiz doktora bak sen... Bu arada kitapta Benal diye bir isim yok.

14. Hatta kitapta Zeynep'i çok seven ikinci babası, dizide biraz sinsi bir adam. Diziye uyarlanırken onun için de ikinci bir aile yazmışlar. Yani Zeynep darbeyi iki ayrı yerden yiyecek gibi duruyor.

Nail Kırmızıgül

15. Temelde ise kitapta olduğu gibi bu ikinci kadından, evlilikten ve anne-kız çatışmasından kaynaklı yoğun bir terapi süreci göreceğiz gibi gözüküyor. Bakalım İstanbullu Gelin'de olduğu gibi bizi içine alacak mı o sahneler de?

Keşke yine Tilbe Saran canlandırsa Gülseren Hanım'ı.

Çarşamba gibi zor bir günde yayınlansa da, dizi Kuruluş Osman'dan sonra en çok izlenen dizi. Her hafta da seyircisini arttırarak ilerlemeye devam ediyor.

Bizim alıştığımız kurgu, bir çiftin birbirine çok aşık olması ama imkansızlıklar sonucu çok çok geç kavuşmalarıdır. Şimdi ise birbirini sevemeden evlenmiş bu çift acaba birbirlerine aşık olacak mı, birbirlerinin kader motifini değiştirebilecekler mi diye merak ediyoruz.

Belki de birbirlerine iyi geleceklerdir...

Dizi çarşamba günleri TV8'de yayınlanıyor. Şimdi 8. bölümünü bekliyoruz, yol yakınken açın baştan izleyin deriz. Kitabı okumayı da ihmal etmeyin 😍

Demet Özdemir ve İbrahim Çelikkol uyumu can yakıyor müthişler!

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
Dio Banner
bbbbb

Bu diziye biraz baktım da ruhu sıkılır insanın. Bu kadar salaklık olmaz. Sarmadı beni.

alienate

Yazarın psikiyatr (psikiyatrist değil) olduğunu görünce ilginç bir hikaye bekledim. Yine klasik televizyon dramalarından öteye geçememiş.

rapsodi_

Bence kitaptaki hayrili hikaye daha güzel ve ilgi çekici, bu arada diziden bağımsız olarak kitabı herkese tavsiye ederim hiç sıkılmadan bir çırpıda okursunuz.

aysn_aysn

Çarşamba günü dizi mi varmış? Acaba abartarak çöp bir diziyi göklere nasıl çıkaracaksınız diye merak ettim ve baktım.

emre-ozturk51

aslında çoğu Türk dizisine benziyor. Ezel'den beri Türk dizisi izlememiştim. bir nedenden izliyorum bunu. Ezel'den beri derken dizi olan ezel'den beri :D

Görüş Bildir